Category Archives: İsmet KÖSOĞLU

LOJİSTİK NİYE DENİZE KAYDIRILDI

Ha­fı­za­yı yok­la­yın­ca bu gün­ler­de çok ko­nu­şu­lan İyi­de­re Lo­jis­tik Li­ma­nın bir­kaç yıl ön­ce­si hak­kın­da yaz­mak is­te­dim.
Ha­ya­ti Ya­zı­cı’nın Ti­ca­ret Ba­ka­nı ol­du­ğu yıl­lar o dö­nem­de­ki se­çim­ler­de AK Parti’li par­ti­li­le­rin çok büyük ya­tı­rım, proje diye dil­ler­den dü­şür­me­dik­le­ri Lo­jis­tik İyi­de­re dere boyu olan Va­di­de içe­ri­ye doğru ya­pı­la­cak­tı.
Ka­mu­oyun­da ve ba­sın­da de­fa­lar­ca bu ha­ber­ler pay­la­şıl­dı ya­yın­lan­dı.
Avu­kat Ateş Ha­ti­noğ­lu dos­tu­muz yazdı. Önem­li ol­du­ğu için ha­tır­la­ya­lım diye sü­tu­nu­ma al­dı­ğım pa­rag­raf aynen şöyle’’ Lo­jis­tik Mer­kez Lo­jis­tik Mer­ke­zin ilk pro­je­sin­de Ka­la­pa­to­moz De­re­si bo­yun­ca içe­ri­ye doğru inşaa edi­le­ce­ği­ni bi­li­yor­duk.
An­la­tı­lan ve gös­te­ri­len pro­je­de; Lo­jis­tik mer­ke­zin dere ya­ta­ğı bo­yun­ca içe­ri­ye doğru Deniz gören, Yay­la­cı­lar ve Ka­le­cik köy­le­ri­ni içer­di­ği ve bu alan­da; Yö­ne­tim Mer­ke­zi, Ti­ca­ri Alan­lar, Ti­ca­ri De­po­la­ma, Ant­re­po, Güm­rük­le­me alan­la­rı, Sa­na­yi Alan­la­rı, Fuar Alanı, Park­lar, Dini Tesis Alan­la­rı, Spor Alan­la­rı ile Bakım ve de Akar­ya­kıt is­tas­yon­la­rı yer al­dı­ğı söy­len­miş­ti.
Şimdi bun­dan vaz ge­çe­rek bütün bu alanı de­ni­ze dolgu ya­pa­rak oluş­tur­ma­ya neden karar ve­ril­di? Bu hu­sus­ta ka­mu­oyu­nun bi­lim­sel ve tek­nik ge­rek­çe­ler­le ay­dın­la­tıl­ma­sı ge­rek­mez mi?’’
Proje hak­kın­da çok ko­nu­şul­du
20.4.2014 Mil­let­ve­ki­li Hasan Karal’ ’İyi­de­re hav­za­sın­da ya­pı­mı plan­la­nan lo­jis­tik üs için Orman Ba­kan­lı­ğı­nın bu havza gi­ri­şin­de bu­lu­nan te­sis­le­rin kal­dı­rıl­ma­sı için ça­lış­ma­lar sü­rü­yor. Orman Ba­kan­lı­ğı­nın bu havza gi­ri­şin­de bu­lu­nan Of Fi­dan­lı­ğı­nı kal­dır­mak için ça­lış­ma­lar sü­rü­yor. Orman Ba­kan­lı­ğı­na eş de­ğer­de 3 ayrı yerde arazı bu­lun­du ancak Orman Ba­kan­lı­ğı bu ara­zi­le­ri kabul et­me­di. Bunun üze­ri­ne Orman Ba­kan­lı­ğı 140 mil­yon arazı be­de­li ola­rak para is­te­di ve Ma­li­ye Ba­kan­lı­ğın­dan bu pa­ra­nın çık­ma­sı­nı bek­li­yo­ruz. Yakın bir ta­rih­te ÇET ra­po­ru iha­le­si ya­pı­la­cak” dedi.
Dö­ne­min AK Parti Mil­let­ve­ki­li Hasan Karal 29 Ha­zi­ran 2016 da yap­tı­ğı bir başka açık­la­ma­da “İyi­de­re lo­jis­tik mer­ke­zi­mi­zin proje iha­le­si so­nuç­lan­dı ve iha­le­yi alan fir­ma­da belli oldu. Proje ça­lış­ma­la­rı fi­ilen baş­la­ya­cak. Lo­jis­tik mer­kez pro­je­si Rize’nin değil Tür­ki­ye’nin en büyük pro­je­le­rin­den bir ta­ne­si­dir. Mayıs ayın­da iha­le­si ger­çek­leş­ti­ri­len İyi­de­re Lo­jis­tik Mer­ke­zin proje iş­le­ri iha­le­si­nin so­nuç­lan­dı­ğı­nı ve iha­le­yi Denar Deniz Araş­tır­ma­la­rı Ano­nim Şir­ke­ti­nin al­dı­ğı­nı ve ihale be­de­li­nin 257.500.00 TL ol­du­ğu­nu, İş sü­re­si­nin ise 310 gün ol­du­ğu­nu ‘’söy­le­miş­ti.
CHP Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu’da araş­tır­mış
Vadi bo­yun­ca ya­pı­la­ca­ğı açık­lan­dı­ğın­da dö­ne­min Ulaş­tır­ma, De­niz­ci­lik ve Ha­ber­leş­me Ba­ka­nı Ahmet Ars­lan ta­ra­fın­dan ce­vap­lan­dı­rıl­ma­sı için CHP İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Ri­ze­li Meh­met Be­ka­roğ­lu ta­ra­fın­dan 17.4.2018 ta­rih­li ya­zı­lı bir soru öner­ge­si ve­ril­miş ama cevap alı­na­ma­mış­tı.
Be­ka­roğ­lu öner­ge­sin­de şun­la­rı so­rul­muş­tu,
2013 yı­lın­dan iti­ba­ren AK Parti Hü­kü­me­ti ba­kan­la­rı ve mil­let­ve­kil­le­ri ta­ra­fın­dan dile ge­ti­ri­len Rize İyi­de­re Lo­jis­tik Üst Mer­ke­zi Pro­je­si, ilk gün­den bu yana çok tar­tı­şıl­mış, yeri ve ra­kam­sal bü­yük­lü­ğü ko­nu­sun­da uz­laş­ma sağ­la­na­ma­mış­tır. Tür­ki­ye’nin en büyük lo­jis­tik mer­ke­zi ola­rak ifade edi­len proje, 2014 yı­lın­da Doğu Ka­ra­de­niz En­düst­ri­yel Mer­ke­zi ola­rak ad­lan­dı­rıl­mış­tır. Dö­ne­min AK Parti Rize Mil­let­ve­ki­li Hasan Karal ta­ra­fın­dan söz ko­nu­su proje için Ba­kan­lar Ku­ru­lu onayı bu­lun­du­ğu ve bu kap­sam­da İyi­de­re va­di­si­nin lo­jis­tik alan ola­rak ilan edil­di­ği, lo­jis­tik alan önün­de ti­ca­ri bir li­ma­nın da gün­dem­de ol­du­ğu ifade edil­miş­tir. Aynı yıl ka­bi­ne­de de­ği­şik­lik ya­pıl­mış, İyi­de­re Köprü’den İyi­de­re mer­ke­ze kadar uza­nan liman ve bunun ya­nın­da Lo­jis­tik Mer­kez pro­je­si­nin, yeni Güm­rük ve Ti­ca­ret Ba­ka­nı ta­ra­fın­dan ma­li­yet­li bu­lu­na­rak kü­çül­tül­dü­ğü iddia edil­miş­tir.
Pro­jey­le il­gi­li ola­rak 2015 yı­lın­da ya­pı­lan başka bir açık­la­ma­da, pro­je­nin Doğu Ka­ra­de­niz En­düst­ri­yel Mer­ke­zi ola­rak ad­lan­dı­rıl­dı­ğı, proje için de­ni­zin dol­du­ru­la­ca­ğı ve ka­mu­laş­tı­rıl­ma­la­rın bir an önce ya­pıl­ma­sı ge­rek­ti­ği kayda ge­çi­ril­miş­tir.
Nisan 2018 ta­ri­hin­de dö­ne­min AK Parti Rize Mil­let­ve­ki­li Hasan Karal ta­ra­fın­dan daha önce iha­le­si­nin ya­pıl­dı­ğı be­lir­ti­len proje için daha önce pro­je­yi al­dı­ğı iddia edi­len Denar adlı şir­ke­tin 2017 yı­lın­da pro­je­yi tes­lim et­me­di­ği, bu ne­den­le Ekim ve Kasım ay­la­rın­da ye­ni­den ihale ya­pı­la­ca­ğı be­lir­til­miş­tir. İha­le­nin ar­dın­dan ça­lış­ma­la­ra baş­la­nı­la­ca­ğı­nın be­lir­til­di­ği açık­la­ma­da, pro­je­nin ilk ihale be­de­li de 450 tril­yon ola­rak ifade edil­miş­tir.
Rize Va­li­li­ği 2018 ya­tı­rım prog­ra­mın­da ve Ulaş­tır­ma, De­niz­ci­lik ve Ha­ber­leş­me Ba­kan­lı­ğı ya­tı­rım­la­rın­da hiç­bir şe­kil­de be­lir­til­me­yen söz ko­nu­su proje için AK Parti Rize Mil­let­ve­ki­li Hasan Karal dı­şın­da Ba­kan­lar ve Hü­kü­met yet­ki­li­le­ri ta­ra­fın­dan her­han­gi bir açık­la­ma da ya­pıl­ma­mış­tır. Ulaş­tır­ma, De­niz­ci­lik ve Ha­ber­leş­me Ba­kan­lı­ğı­nın ya­tı­rım­la­rı ara­sın­da Rize İyi­de­re için sa­yı­lan tek ya­tı­rım Rize İyi­de­re Lo­jis­tik Li­ma­nı Etüt-Pro­je iş­le­ri ola­rak gö­rün­mek­te­dir.

İKİZDEREDE KORUYANDA RİZELİ YIKANDA RİZELİ

İkiz­de­re Va­di­si, dün­ya­da 200 ko­run­ma­sı ge­re­ken doğal Va­di­den bir ta­ne­si. Ka­ra­de­niz’e akan, böl­ge­de­ki ta­bi­ata hayat veren bu va­di­nin kıl­cal da­mar­lar­dan bi­ri­si­de İşken­ce­de­re­si.
İşte bu cen­net va­di­de bir haf­ta­dır iş ma­ki­ne­le­ri köy­lü­nün kes­me­ye kı­ya­ma­dı­ğı ağaç­la­rı ko­par­ma­ya kır­ma­ya baş­la­dı. Ya­zı­mın baş­lı­ğı­na koy­du­ğum, ka­mu­oyun­da dil­len­di­ri­len ’ko­ru­yan­da Ri­ze­li, yı­kan­da Ri­ze­li ’sözü ko­nu­ya cuk diye otur­du.
Ri­ze­li, ünlü çev­re­ci, De­re­le­rin Kar­deş­li­ği Plat­for­mu’ndan, Avu­kat Remzi Kaz­maz bo­şu­na ko­nuş­maz, Kaz­maz çok id­di­alı “Cen­giz’in milli parkı taş ocağı yapma gi­ri­şi­mi hu­kuk­suz­dur” diyor. Liman ya­pı­mı için taş oca­ğı­na ih­ti­yaç var. Liman böl­ge­si­ne 5 km, 10 km me­sa­fe­de ruh­sat­lı Taş ocak­la­rı du­rur­ken şir­ke­tin 35 km me­sa­fe­de­ki İşken­ce­de­re Va­di­si’nden neden taş ta­şı­ya­ca­ğı merak ko­nu­su. Remzi Kaz­maz, “Pis ko­ku­lar var” di­yor­sa bo­şu­na de­ğil­dir.
İddi­ala­ra göre Ja­pon­ya’dan kredi bu­lun­muş. Bu kre­di­nin önem­li kısmı taş çı­kar­ma ve nak­li­ye işin­de har­ca­na­cak. Nak­li­ye­yi yapan ta­şe­ron şir­ke­tin de eski AK Parti’li bir mil­let­ve­ki­li ol­du­ğu­nu söy­lü­yor Avu­kat Kaz­maz. İkiz­de­re­li ünlü ses sa­nat­çı­sı Tar­kan, Ri­ze­li çev­re­ci Remzi Kaz­maz ve köy­lü­ler, or­man­da, kı­yı­da, koyda rant pe­şin­de koşan bu Ri­ze­li­ye karşı di­re­ni­yor.
Tar­kan’ın şu söz­le­ri çok şey an­la­tı­yor “Güzel mem­le­ke­ti­mi­ze bu kat­li­am­la­rı reva gö­ren­ler… bi durun artık, yeter ’“Ya­nı­nız­da­yım”. İkiz­de­re köy­lü­le­ri di­re­niş­le­rin­de yal­nız değil. İkti­dar hariç bir­çok si­ya­si parti tem­sil­ci­le­ri­ni her gün orada gör­mek müm­kün. Köy­lü­ler gün­ler­dir yeşil bitki ör­tü­sü bo­zul­ma­sın or­ma­nı­mız harap ol­ma­sın diye di­re­ni­yor.
Jan­dar­ma gü­ven­li­ği sağ­la­mak için gün­ler­dir köylü ile iş ma­ki­ne­si ara­sın­da yeşil hat gibi ko­ru­ma du­va­rı örmüş. ba­zen­de bi­ber­ga­zı ik­ra­mın­da bu­lun­muş. Tek te­sel­li­miz si­lah­la bu­gü­ne kadar işlem ya­pıl­ma­ma­sı,
İnşa­atı yapan şir­ket Meh­met Cen­giz’e ait. Remzi Kaz­maz’ın söy­le­di­ği gibi ’Hani, et­ti­ği küfür ile “unu­tul­maz­lar” ara­sı­na giren, Meh­met Cen­giz’in do­zer­le­ri­ni yığ­dı­ğı or­ma­nın bi­ti­şi­ğin­de kendi il­çe­si Kal­kan­de­re var. Yok, ede­ce­ği do­ğa­nın ku­ca­ğın­da doğ­muş. Son asrın en ay­rı­ca­lık­lı mü­te­ah­hi­di olup ününe ün kat­mış’. İkiz­de­re Va­di­sin­den taş ala­ca­ğız diye doğa kat­li­amı ya­şan­dı­ğı bir ger­çek. Bu ger­çe­ği gör­mez­den gelen AK Parti hü­kü­me­ti yöre in­sa­nı­nın tep­ki­si­ni çe­ki­yor. Bu­gü­ne kadar Dev­le­tin Va­tan­daş­tan ko­ru­du­ğu or­man­la­rı ne acı­dır ki şimdi Va­tan­daş Dev­le­tin ko­ru­ma­sın­da­ki Cen­giz hol­din­gin iş ma­ki­ne­le­rin­den ko­ru­ma­ya ça­lı­şı­yor.

RİZEDE PANDEMİ KİM İÇİN

Be­şik­taş ile oy­na­nan fut­bol ma­çın­da tri­bün­de Pan­de­mi ku­ral­la­rı­na uyul­ma­ma­sı çok tepki çekti.
Ma­dem­ki maça giriş ser­best­ti, diğer tri­bün­le­re se­yir­ci niye alın­ma­dı.
TSYD İl Tem­sil­ci­si, usta ga­ze­te­ci Osman Can işin için­de ol­du­ğu için de­tay­lı­ca aşa­ğı­da­ki me­sa­jı pay­laş­tı.
Bana göre çok önem­li ol­du­ğu için Osman Can üs­ta­dı­mın ya­zı­sı­nı aynen sü­tu­nu­ma al­mak­ta fayda gö­rü­yo­rum. Ben bir ga­ze­te­ci ola­rak tri­bü­ne alın­mı­yo­rum ama bunca se­yir­ci nasıl gi­ri­yor.
Osman Can’ın ya­zı­sı’ ’KA­PAN­MAY­LA SAL­GI­NI ÖN­LE­YE­CEK­LERİNİ SÖY­LE­YEN­LE­RE İTHAF OLU­NUR !!!
Pan­de­mi ku­ral­la­rı kim­le­re uy­gu­la­nı­yor ???
Ko­ra­na vi­rüs­le mü­ca­de­le kap­sa­mın­da en uzun sü­re­li pan­de­mi ka­pan­ma­sı­nın baş­la­dı­ğı sa­at­ten 1, 5 saat sonra Rize’de oy­na­nan ÇAY­KUR Ri­zes­por- Be­şik­taş ma­çın­da sta­dın du­ru­mu.
Hani es­ki­den bir deyim vardı kim takar Ya­lo­va Kay­ma­ka­mı­nı diye ((gerçi Ya­lo­va artık vi­la­yet oldu. Kay­ma­ka­mı kal­ma­dı) Tüm dün­ya­da ol­du­ğu gibi lig­le­ri­miz­de de kar­şı­laş­ma­la­ra se­yir­ci alın­ma­sı ya­sak­lan­mış­tı.
Bu ne per­hiz ne la­ha­na tur­şu­su.
ÇAY­KUR Ri­zes­por – Be­şik­taş ma­çın­da ku­ral­lar rafa kal­dı­rıl­dı.
Nor­mal maç­lar­da gö­rül­me­yen bir ka­la­ba­lık vardı.
Stat dı­şın­da da araç par­kın­da yer yoktu. Rize sta­dın­da pan­de­miy­le adeta dalga ge­çil­di.
Bu­ra­sı Tür­ki­ye her kural las­tik gibi asıl­dı­ğın o ta­ra­fa gelir..
Be­şik­taş’ın 20 ki­şi­lik kon­ten­ja­nı vardı. 19 ki­şiy­le kon­ten­ja­nı­nı ka­pat­tı. Be­şik­taş Baş­ka­nı Trab­zon­lu olun­ca su kur­naz­lı­ğıy­la yo­lu­nu bulup Cum­hur­baş­kan­lı­ğı kon­ten­ja­nın­dan 20 ki­şi­lik ek ak­re­di­tas­yon kon­ten­jan al­ma­yı ba­şar­dı Trab­zon­lu dost­la­rı için. Tri­bü­nün dol­ma­sı­na se­yir­ci kalan Fe­de­ras­yon tem­sil­ci­si emir yu­kar­dan ge­lin­ce ça­re­siz kaldı. Pan­de­mi ya­sa­ğı­nın baş­la­dı­ğı saat 19 dan sonra bu kadar ki­şi­nin nasıl so­ka­ğa çık­tı­ğı­nı kim açık­la­ya­cak, do­ğa­cak so­nuç­lar­dan kim so­rum­lu ola­cak merak edi­yo­rum’’. Osman Can ar­ka­da­şı­mın ya­zı­sı aynen böyle. An­la­ma­dı­ğım Rize’de ku­ral­lar, ka­nun­lar, ko­nu­lar ada­mı­na göre mi de­ği­şir.
Büyük ta­kım­dan isen, AK Par­ti­li isen, Trab­zon­lu isen ve de Sa­ra­ya yakın isen ku­ral­sız­lık mı ol­ma­lı. Yazık ki yazık Rize’me. Kim­le­rin elin­de kal­dın.
Yet­ki­li ara­ma­ya gerek yok ka­nı­sın­da­yım, yet­ki­siz­lik had saf­ha­da çünkü.

LOJİSTİK İÇİN 75 YIL FAZLA

İyi­de­re lo­jis­tik için deniz dol­gu­su­na taş ta­şı­na­cak.
Yer ve uzak­lık ko­nu­su tar­tı­şıl­ma­ya değer.
35 km den daha yakın yer­ler var­ken uzak me­sa­fe ter­ci­hi neden.
Gün­ler­dir ya­pıl­ma­sı plan­la­nan yerde köy­lü­ler ve ilçe halkı Ra­ma­zan günü oruç­lu halde nö­bet­te.
Ya­şa­tı­lan ezi­yet­ten kimse mem­nun değil.
Taş Ocağı ya­pıl­mak is­te­nen arazi hiç bo­zul­ma­mış bakir bir alan.
Mev­cut yer­den 3-5 km aşa­ğı­da 2 tane ruh­sat alın­mış taş ocağı var.
Yöre in­sa­nı­nın haklı di­le­ği İşken­ce­de­re­den değil bu ocak­lar­dan taş alın­ma­sı.
Ay­rı­ca bir de­ta­yı kimse dik­ka­te ala­rak ses­len­dir­mi­yor.
İşken­ce­de­re Va­di­sin­de ya­pıl­mak is­te­nen Taş Ocağı ÇED dos­ya­sın­da be­lir­til­di­ği­ne gö­re­75 yıl iş­le­necek.
Bu 75 yıl çok uzun bir süre ol­du­ğu için tepki çe­ki­yor ama kim­se­nin umu­run­da değil.
Taş ta­şı­na­rak do­la­cak olan İyi­de­re Lo­jis­tik ya­pı­mı 75 yıl mı sü­recek.
Her­kes bilir ki hiç­bir proje 75 yıl devam etmez. Böyle uzun bir pro­je­ye hiç­bir şir­ket he­ves­len­mez.
Dün­ya­nın en uzun çift tüplü tü­ne­li Ovit 6 yılda de­lin­di.
Deniz dol­du­ru­la­rak hiz­me­te açı­lan ilk ha­va­li­ma­nı­mız Or­du-Gi­re­sun 3 yılda ta­mam­lan­dı.
2017 de deniz dol­du­ru­la­rak baş­la­nan Ri­ze-Art­vin Ha­va­li­ma­nı sona ermek üzere demek ki 4-5 yılda ya­pı­la­bi­li­yor.
Bunca örnek var­ken İyi­de­re Lo­jis­tik dol­gu­su için 75 yıl­lık bir Taş Oca­ğın­da ısrar etmek niye.
Bu­ra­dan an­la­şı­lan şu ki, Lo­jis­tik dol­gu­su ya­pıl­dık­tan sonra en az 70 yıl bu­ra­dan kaya, taş, kum alı­na­rak bi­ri­le­ri para ka­za­na­cak.
Plan­la­nan 100 hek­tar­lık bir alan. ÇED 29 yıl­dan faz­la­sı­na izin ver­mi­yor. İzin ver­me­di­ği için­de 30+30+30 ola­rak plan­lan­mış buda yak­la­şık 75 yıla denk ge­li­yor. An­la­dı­ğı­mız liman ta­mam­la­nın­ca bu Ocak­tan 70 yıl taş alı­na­cak.
Bölge in­sa­nı­nın tep­ki­si de buna.
İkti­dar sa­hip­le­ri yöre in­sa­nı­nı adam ye­ri­ne ko­ya­rak bil­gi­len­dir­me hiç yap­ma­dı. Se­be­bi ne bil­mi­yo­ruz.
Ra­ma­zan günü yaşlı genç kadın erkek iftar sa­at­le­ri­ne kadar bunca hak sa­hi­bi­ne cefa çek­ti­rip bed­dua al­dık­la­rı­nın far­kın­da mı?
Maz­lu­mun ga­ri­ba­nın duası kabul olur.
Mü­ba­rek ayda o ara­zi­yi bu­gü­ne kadar bek­le­yen, ko­ru­ya­rak ge­çi­mi­ni sağ­la­yan köy­lü­nün suçu ha­in­lik yap­ma­mak mı?
O köy­lü­le­rin kes­me­ye kı­ya­ma­dı­ğı ko­ca­man ağaç­lar iş ma­ki­ne­le­ri­nin ca­na­var diş­le­ri ara­sın­da yok olu­yor.
İçi kan ağ­la­yan İkiz­de­re in­sa­nı­nın sesi du­yu­lur mu merak edi­yo­rum.

ZÜMRÜT RİZE 72 YAŞINDA

5 MAYIS 1950 Züm­rüt Rize’nin doğum günü.
Geçen yıl ol­du­ğu gibi 2021 deki doğum yı­lı­mı­zı da ko­ro­na virüs kap­sa­mın­da aile ara­sın­da buruk kut­la­ya­ca­ğız.
Züm­rüt Ga­ze­te­si 5 Mayıs günü İstan­bul’da yayın ha­ya­tı­na baş­la­dı.
Yal­nız böl­ge­nin değil Tür­ki­ye’nin sa­yı­lı ga­ze­te­le­ri ara­sın­da ha­yat­ta olan, aman­sız yıl­la­ra da­ya­nan Züm­rüt Rize Ga­ze­te­si kim­se­nin değil hal­kın sesi ola­rak 1950 den bu yana çok şükür ya­yı­nı­na ara­lık­sız devam edi­yor.
Yal­nız Ana­do­lu’da değil İstan­bul’da dahi bir­çok ga­ze­te eko­no­mik se­bep­ler­den ke­penk ka­pa­tır­ken Rize’de 72 yıl­dır ya­yın­lan­mak hiç te kolay iş değil dost­lar.
72 yılı ge­ri­de bı­ra­kır­ken çok sı­kın­tı­lar çek­tik. Bugün dün­ya­da ya­şa­nı­lan Ko­ro­na­vi­rüs teh­li­ke­si­ni bizde ya­kın­dan his­set­ti­ği­miz için Züm­rüt Rize’nin do­ğu­şu­nu ses­siz se­da­sız geçen yıl ol­du­ğu gibi buruk kut­lu­yo­ruz.
Çok kıt im­kân­lar­la ya­yın­lan­mak sabır ister, be­ce­ri ister, mü­ca­de­le ister.
Bir in­sa­nın or­ta­ma öm­rü­nü elli alt­mış sa­yar­sak demek ki bu ga­ze­te insan öm­rü­nü aşan sü­re­de yayın ha­ya­tı.
Bugün Tür­ki­ye’de 72 ya­şı­nı aşan gün­lük ga­ze­te sa­yı­sı çok azdır. Sa­yı­la­rı iki el par­mak­la­rı­nı geç­me­yen kı­dem­li Ga­ze­te­ler ara­sın­da say­gın bir yer edi­nen Züm­rüt Ga­ze­te­miz bin bir türlü maddi zor­lu­ğa rağ­men yıl­ma­dan ya­yın­lan­ma­ya devam edi­yor.
Yal­nız Rize değil Bölge Ba­sı­nı için­de çok önem­li bir bel­ge­sel olan Züm­rüt Ga­ze­te­si­nin var­lı­ğı inkâr edi­le­me­yecek kadar mühim ve önem­li­dir.
Yaşı iti­ba­riy­le Yerel Ba­sı­nın Rize’deki Oku­lu­dur. İsim­le­ri­ni sa­ya­ma­ya­ca­ğım bir­çok ga­ze­te­ci bu okul­dan geç­miş­tir.
Züm­rüt Rize Ga­ze­te­si 72 yıl­dır çok önem­li bir boş­lu­ğu dol­dur­muş ve üze­ri­ne düşen gö­re­vi her geçen gün daha bir özen­le yap­mak­ta­dır.
Gü­nü­müz­de Rize’nin so­run­la­rı­na par­mak basan ve çözüm ara­yan yayın ku­ru­lu­şu par­mak­la ara­nır oldu. Sesi çıkan ga­ze­te sa­yı­sı çok az.
Rize Züm­rüt Ga­ze­te­si hal­kın is­tek­le­ri­ne ve ya­pıl­ma­yan ko­nu­la­ra par­mak bas­tı­ğı için uya­rı­cı ro­lü­ne so­yun­muş, dev­le­tin ya­nın­da, mil­le­ti­nin hiz­me­tin­de po­li­ti­ka iz­le­me­ye kim­se­nin kuş­ku­su ol­ma­sın devam ede­cek­tir.
Rize Züm­rüt Ga­ze­te­si ya­zar­la­rı ara­sın­da her si­ya­si gö­rüş­te ar­ka­da­şı­mız var ama par­ti­ler üstü yayın yapar. Si­ya­set için­de­dir fakat si­ya­se­tin em­rin­de de­ğil­dir. Rize men­fa­ati ol­ma­yan ha­ber­le­re yer ver­mez.
Sesi çık­ma­yan top­lum­lar hak­sız­lı­ğa, yok­lu­ğa ve unu­tul­muş­lu­ğa mah­kûm­dur.
Züm­rüt Rize, Rize’nin ilk va­sıf­lı ofset ga­ze­te­si­dir.
Züm­rüt Rize Ga­ze­te­si 72 yıl­dır hiç ak­sa­ma­dan, sü­rek­li çı­ka­rak Rize’nin ba­ğı­ran sesi, gören gözü, işi­ten ku­la­ğı ol­muş­tur.
Ben bu Ga­ze­te­de 1995 yı­lın­dan beri köşe ya­zı­sı ve haber ya­zı­yo­rum.
Bu sü­tun­la­ra daha dün gibi yaz­ma­ya baş­la­dı­ğım ya­zı­la­rın üze­rin­den ta­ri­he ba­kar­sa­nız 26 sene geç­miş. Mu­ha­bir­lik ya­nın­da yak­la­şık 10 yıl­dır Baş­ya­zar­lık gö­re­vi­ni yü­rü­tü­yo­rum. 3 yıla ya­kın­dır Züm­rüt Ga­ze­te­si­nin kad­ro­sun­dan basın kartı sa­hi­bi­yim.
Bu güne kadar çe­şit­li yerel ve ulu­sal ba­sın­da haber yaz­dım. Ulu­sal Ba­sı­na yaz­dı­ğı­nız ha­ber­ler Tür­ki­ye ge­ne­lin­de oku­na­ca­ğı için çok daha se­çi­ci olu­yor. Her yaz­dı­ğı­nız haber ya­yın­lan­maz. Fazla ma­ga­zin­sel de­ğil­se ga­ze­te­ye hiç koy­maz­lar.
Oysa Rize’mizin öz ga­ze­te­si, se­si­miz ve gö­zü­müz Züm­rüt Rize 72 yıl­dır Rize’de gör­dü­ğü­mü­zü, is­te­ği­mi­zi ve ek­si­ği­mi­zi yaz­mak­ta.
Züm­rüt Ga­ze­te­si ol­ma­say­dı yıl­lar­ca ko­nu­şu­lan OVİT Tü­ne­li gün­dem­de böy­le­si yer bul­maz­dı.
Rize ‘ye hiz­met yapan kim olur­sa olsun, hangi ce­nah­ta bu­lu­nur­sa bu­lun­sun dün ol­du­ğu gibi bugün ve ya­rın­da ya­nın­da­yım. Yasal olan her ko­nu­da, gayrı meşru ol­ma­yan her işte Rize’mize hiz­met­te varım.
Biz Ga­ze­te­ci ola­rak nasıl ya­za­rak gö­re­vi­mi­zi ya­pı­yor­sak gö­rev­de­ki her­kes va­zi­fe­si­ni ya­pa­cak.
Yap­maz­sa demek ki biz yaz­ma­ya devam ede­ce­ğiz.
72 yıl­dır Rize’nin Sesi ol­ma­sı­nı ba­şa­ran Züm­rüt Ga­ze­te­mi­ze nice 72 yıl­lar di­li­yo­rum.
Ga­ze­te­nin ha­zır­lan­ma­sın­da, ba­sıl­ma­sın­da ve siz okur­la­ra ulaş­ma­sın­da emeği geçen isim­siz kah­ra­man­la­rı­mı­za te­şek­kür edi­yor ba­şa­rı­lar di­li­yo­rum.
Rize’deki basın ha­ma­lı Züm­rüt Ga­ze­te­mi­ze sağ­lık­lı nice 70 yıl­lar di­li­yo­rum.

GÜNDEME DAİR

Mart ayı ba­şın­da İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı, “Yük­sek ve çok yük­sek risk gru­bun­da bu­lu­nan il­le­ri­miz­de halen uy­gu­lan­mak­ta ol­du­ğu gibi ce­na­ze­le­re ka­tı­lım 30 kişi ile sı­nır­lan­dı­rı­la­cak­tır” açık­la­ma­sı yap­mış­tı.
Ana­do­lu’da kovit ile ve­fa­tı ger­çek­le­şen ga­ri­ba­nın ce­na­ze­si­ne ka­tı­lım en ya­kı­nı 30 kişi ile sı­nır­lan­dı­rı­lır­ken bir zen­gin, bir ta­ri­kat şeyhi veya si­ya­set­çi­nin ce­na­ze­si le­ba­lep ka­tı­lım­la kal­dı­rı­lı­yor.
Al­dı­ğı ka­ra­ra uy­ma­yan Hü­kü­me­tin çe­li­şen ha­re­ke­ti ol­mu­yor mu bu dav­ra­nış.
Sen sı­nır­la sen uyma oh ne ala mem­le­ket.
Ti­ca­ret Ba­ka­nı vardı, hak­kın­da etik ol­ma­yan ti­ca­ret alış­ve­ri­şi olmuş. Aile şir­ke­tin­den iha­le­siz ba­kan­lı­ğı­na yüklü mik­tar­da de­zen­fek­te mal­ze­me­si al­dı­ğı id­di­ası gün­ler­dir ko­nu­şul­du.
Bu olum­suz­lu­ğa ses çı­kar­ma­yan atan­mış Ba­ka­nı­mız yap­tı­ğı ha­ta­yı kabul eder­ce­si­ne hep sus­kun kaldı.
Bi­li­yor­su­nuz sus­mak ik­rar­dan gelir.
Du­yar­lık gös­te­ren Cum­hur­baş­ka­nı Er­do­ğan si­ya­set dı­şın­dan gelen ata­dı­ğı Bayan Ba­ka­nı bu gece ya­rı­sı ope­ras­yo­nu ile gö­rev­den aldı ve en iyi­si­ni yaptı. Ya­kı­şan bu ol­ma­lıy­dı.
Komşu Ba­kan­sız kal­mı­yor.
Ulaş­tır­ma Ba­ka­nın­dan ha­tır­la­ya­lım ata­nan Trab­zon­luy­du gö­rev­den alı­nın­ca ye­ri­ne ata­nan da yine Trab­zon­lu.
Reis Ri­ze­li ama ekibi ma­şal­lah hep Trab­zon­lu­lar­dan.
Demek ki Reis Ri­ze­li­den daha çok Trab­zon­lu­la­ra gü­ve­ni­yor. Ri­ze­li­ye gü­ven­sey­di bir Bakan atar­dı. Ri­ze­li yal­nız OY ver­sin yeter, Ba­kan­lık ne­yi­ne.
Güven her şey­den önce gelir. Daha önce gö­rev­den az­le­di­len 2 Ba­kan­da Trab­zon­luy­du biri damat Berat Al­bay­rak di­ğe­ri Cahit Tur­han.
17 Ba­kan­lı hü­kü­met­te Trab­zon­lu atan­mış Bakan sa­yı­sı damat Ada­let Ba­ka­nıy­la bir­lik­te 5,5 oldu.
Dik­kat çe­ki­yor ata­nan­la­rın yal­nız­ca 1 ta­ne­si mer­kez ta­ra­fın­dan di­ğer­le­rin­den 3 ta­ne­si Of So­lak­lı Va­di­sin­den son ata­nan 3 dönem İstan­bul Mil­let­ve­kil­li­ği yapan Sür­me­ne­li.
Nük­le­er Ener­ji ve Ulus­la­ra­ra­sı Pro­je­ler Genel Mü­dür­lü­ğü­ne AK Parti Gurup Baş­ka­nı Naci Bos­tan­cı’nın oğlu Afşin Burak Bos­tan­cı atan­mış.
84 mil­yon içe­ri­sin­de sa­de­ce AK Parti’li­le­rin ço­cuk­la­rı­nın ka­fa­sı çok iyi ça­lış­tı­ğı için mi tüm kol­tuk­la­ra ata­ma­la­rı ya­pı­lı­yor. 3-5 maaş alan­lar ayrı ekip, ama on­lar­da AK Parti’li dost­lar. Yiyin tık­sı­rın­ca­ya kadar yiyin. İşsiz­lik had saf­ha­da iken Allah şahit hak­kı­nı helal et­me­yen mil­yon­lar­ca insan var. Siz­ler li­ya­kat değil itaat sa­hi­bi ya­kın­la­rı­nı­zı ma­ka­mın gü­cü­nü kul­la­na­rak kol­tuk­la­ra oğul, kız eniş­te hısım ak­ra­ba de­me­den dol­dur­ma­ya bakın. ‘’Ema­ne­ti eh­li­ne verin’’ ha­di­si­ne ina­nan Müs­lü­man­lar­da­nız ya siz.

OH CANIM TÜRKİYE

Kar­tal­la­ra 56 bin lira maaş.
Oh be Tür­ki­ye’de ne tatlı maaş var.
Mil­let açlık sı­nı­rın­da can çe­ki­şir­ken AK Parti’nin buy­ru­ğu­na gi­ren­ler maddi sal­ta­nat için­de.
Fu­ka­ra­lık­tan mil­le­te be­da­va soğan pa­ta­tes şov­la­rı ya­pı­lı­yor. Bir kısım zümre 56 bin li­ra­cık az bir maaş niye bu kadar ko­nu­şu­lu­yor.
Dev­le­tin bir ku­ru­mu­nun Genel Mü­dür­lü­ğün­den alı­nıp başka bir yerde görev ve­ri­len zatın ala­ca­ğı maaşı du­yun­ca ağzım açık kaldı.
Tür­ki­ye’de 56 bin lira maaş ve­ri­li­yor. Mil­let açlık ve iş­siz­lik sı­nı­rın­da iken yan­daş­la­ra ya­pı­lan bu mil­let­le alay et­mek­tir.
Mil­let­ve­ki­li, Vali o pa­ra­yı ala­mı­yor ama Kar­tal İHL me­zu­nu ol­ma­sın­dan başka bir vasfı ve tec­rü­be­si ol­ma­yan adam­la­ra ka­sa­dan ulufe da­ğı­tı­lı­yor.2500 lira ol­ma­yan as­ga­ri üc­ret­le 10 mil­yo­na yakın insan ya­şa­ma­ya ça­lı­şır­ken 56 bin lira maaş Allah’ın gü­cü­ne gider bey­ler.
Bu ödeme belki ya­sal­dır ama pa­ta­tes ve so­ğa­na muh­taç edi­len mil­let için ETİK DEĞİLDİR.
56 bin li­ra­lık ve bir­kaç ma­aş­lık ar­pa­lık­la­rı gö­rün­ce bari hak ve ada­let­ten bah­set­me­yin.
Al­man­ya’da kalan AK Parti’liler
Ma­lat­ya’dan Al­man­ya se­ya­ha­ti
AK Parti’li Ma­lat­ya’nın bir il­çe­sin­den Be­le­di­ye bilgi görgü ge­li­şi­mi için Al­man­ya’ya gör­gü­süz bil­gi­siz yaşı 30’un al­tın­da va­tan­daş gön­de­ril­miş.
Al­man­ya se­ya­ha­ti­ne giden 45 AK Parti’li özel pa­sa­port­lar­la ra­hat­ça gidip 2 ta­ne­si ancak dön­müş.
Dö­nen­ler her­hal­de sürü sa­hi­bi 2 kişi
Gö­rev­li gi­den­le­rin pa­sa­port­la­rı sü­re­li ol­du­ğu için iade­si ge­re­ki­yor.
Bilgi ar­tı­rı­mı için giden bil­gi­siz 45 AK Parti’liden 2 ta­ne­si 45 pa­sa­por­tu ge­ti­rip tes­lim etmiş ama pa­sa­port sa­hip­le­rin­den 43 ta­ne­si or­ta­da yok Al­man­ya’da unu­tul­muş.
Or­ta­da aca­yip bir dolap dö­nü­yor. Ara­dan 7 ay geç­miş bi­ri­le­ri sız­dı­rın­ca ka­mu­oyu­na yan­sı­dı. Bu ne ay­maz­lık­tır.
As­lın­da ay­maz­lık de­ğil­de ça­re­siz­li­ğin gös­ter­ge­si bu se­ya­ha­tin iç­yü­zü.
Mem­le­ket­te iş yok va­tan­daş bir şey yi­yecek, her­kes 56 bin lira maaş al­mı­yor ki.
Dü­me­ni ayar­la­yan bilgi görgü ar­tı­rı­mı aya­ğı­na özel pa­sa­port ve Be­le­di­ye Vali des­te­ği ile ver elini Ala­man­ya.
Küçük bir de­tay­da her gün açık­la­ma da bu­lu­nan atan­mış Ba­kan­lar ve AK Parti gurup baş­kan­la­rı, Ma­lat­ya Mil­let­ve­kil­le­rin­den çıt çık­ma­ma­sı hayra ala­met mi. Belki de böyle çok se­ya­hat­ler olmuş ha­be­ri­miz yok.

VİRÜS KIRMIZILIĞI DEVAM EDİYOR

Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 Virüsü tüm hızıyla bilhassa Doğu Karadeniz Bölgemizde etkisini sürdürüyor.

Bizim gibi birçok gazeteci arkada- şım ve başta İl Sağlık Müdürlüğümüz olmak üzere bütün idarecilerimiz defalarca tedbirlere uyalım çağrısında bulundu.

Yapılan çağrı ve duyurular adeta bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkıyor.

Görülen Virüs vakaları ortada. Açıklanan rakamların gerçekliği tartışılır ama gerçek olan tek şey var vaka sayısında azalma yok. Her geçen gün azalma yerine artışlar var.

Türkiye Vaka sayısında Avrupa’da birinci, dünyada ise Brezilya’dan sonra ikinci sırada. Mavi, sarı, turuncu şehirleri-

miz kalmadı, Doğu Karadeniz’in öncülük yaptığı Kırmızı 81 vilayete yayıldı.

Günlük vaka sayısı 50 bini geçerken vefat eden sayıları 3’lü rakamlarda dolaşıyor.

Dokunduğumuz her şeyden, yan yana konuştuğumuz her insandan bulaşma riski en üst seviyeye ulaştı.

Çoğunluk Rize’de olmak üzere bölgemizde önümüzdeki günlerde ÇAY toplamak için gurbetçiler yine yollara düşecek. Geçen yıl yaşananları unutmayalım. Tedbirler şimdiden önemle gözden geçirilmeli.

Yayılmayı önlemek için başka illerden Rize’ye gelecekler için acilen kontrol noktaları oluşturulmalı. Rize giriş ve çıkış- larında geçen yıl olduğu gibi ölçümler sık

bir şekilde yapılmalı, vakalı olanlar kesinlikle karantinaya alınmalı veya girişlerine izin verilmemeli.

Vaka artışlarının devam edeceği yönünde endişelerimiz var inşallah gerçek olmaz.

Aşılama çalışmaları devam ederken, virüse yakalanan insanlarımız için sağlık çalışanları gerçekten büyük bir özveri gösteriyor. Bizler hele gözlüklü insanlar maske takmada çok zorlanırken bütün gün boyunca maske ve astronot elbisesi içinde çalışan sağlıkçılarımızın hakkını ne yapsak ödeyemeyiz. Tedbirlere uyarak onların verdiği çabayı boşa çıkarmayalım.

Her geçen gün bu dalga daha da yayılıyor. Devletimiz tarafından katı tedbirler

alınmalı. Mesela şehirlerarası seyahatlere kısıtlama, haftada 1-2 değil 3-4 günlük sokağa çıkmama olabilir. Toplu taşıma araçlarında yolcu ve sefer sayılarında azaltmalar olabilir. Lokanta ve kahvehaneler kapalı ama burasını işletenlere de ekonomik yönden destek olunmalı. Kira ödeyen adam çalıştıran vergi veren işletmelere destek verilmeli.

Çözüm ne ise Yol yordam ne ise Sokağa çıkma yasağı ise o Gerekli cezai tedbirlerin artırılması ve uygulanmasıyla olacaksa o Belli ki bu iş bugüne kadar alınan tedbirlerle olmadı olmayacak da. Bu iş uyarmayla da cezayla da olmuyor. Salgın krizini en iyi yöneten ülkeler İsrail, Almanya Güney Kore ne yaptıysa onu yapmalıyız.

RİZE’YE YAZIK OLUYOR

2023’de hizmete açılacak Hastane Son yıllarda Rize gündemini ençok işgal eden konulardan birisi 2023 yılında hizmete açılacak sözü verilen 800 yataklı Rize Hastanesi.

Yakından takip edenler iyi biliyor önce taşınan Çay Paketleme yeri dendi, yok burası ufak daha büyük yer lazım denilerek sanki Konya Ovamız var gibi Rize’nin kıt arazisinde Ankara’nın talimatıyla 200-300 dönüm arazi aranmaya başlandı.

Kamuoyunun yönlendirmeleriyle Düzköy olsun, Salaha olsun diyerekten henüz yer bulunmamışken siyasilerimiz ani- den deniz doldurularak Gündoğdu’da yapılacağı müjdesini verince bayağı sevinmiştik.

2023 yılında hizmete açılacağı sözü verilen 800 yataklı Hastane ne durumda Rizeli kardeşlerim. Bu ara Taşlıdereden öteye geçemedim Gündoğdu’daki Karadeniz’de Hastane yapımına başlandı mı? Kısa süre önce Ordu’da ki Hastanenin ihalesi yapılarak çalışmalara başlanmış üstelik orada Cumhurbaşkanının köy evi de yok.

Rize’de Gazeteci yok mu? TRT ve Rize

Bölgemizde TRT yayını olarak her gün yayın yapan tek radyo var. TRT Trabzon Radyosunda her gün mü oluyor dinleyeme- diğim için bilmiyorum sabahları yayınlanan bölgenin gündemi var.

Bölgeden Radyo kanalıyla bölge il- lerinin haberlerini dinlemek güzel.

Bir ara ben ve B. Ali Kavalcı arkadaşımda bu gündem programına alınmıştık. Sonra ne olduysa beğenilmedik ki aranmadık.

Olabilir belki saçımız ağardı başımız kel diye beğenmediler ama başka kimse yok muydu?

Salı günü tesadüfen denk gelince dinledim.

TRT Radyosunda, Trabzon günde- mini gayet normal olarak Trabzon’dan bir Gazeteci arkadaşımız anlattı. Trabzon’un kı- demli gazetecisi değerli arkadaşım Yusuf Turgut Trabzon’un birçok konusunu detaylıca güzelce konuştu, kaç dakika olduğunu bilemem çünkü radyoyu açtığımda yayındaydı.

Trabzon gündeminden sonra Rize Gündemini hangi Gazeteci arkadaşımız söyleyecek diye beklerken baktım aynı arkadaşımız Rize’yi yalnız 2 atanmış doktor haberiyle geçiştirdi.

Ardından Artvin gündemi, baktım yine aynı arkadaş Yusufeli yangınından bahsediyor.

Devamla Gümüşhane gündemi geliyor ve yine Trabzon’daki arkadaşımız bölge illerinin gündemini dile getiriyor.

Ey TRT, el insaf, Rize’nin Artvin’in veya Gümüşhane’nin gündemini bildirecek Gazeteci bu illerde bulamadınız mı? Haber olduğunda ararsınız ama Radyoda telefonla gündem almak için bir Gazeteci bulamadınız öylemi?

TRT Trabzon Radyosunu kınıyorum.

Rize Merkezde ferahlık

Rize’de deniz dolgusunda yapılan çürük binaların yıkılması çok güzel oldu.

Merkezin ortası ferahladı.

Atatürk Caddesi esen deniz yeliyle üşüyor çünkü önü çok açıldı.

Çin Seddi gibi merkezi saran Kara- yollarının üst geçidi de olmasaydı bu alana hiç bina yapılmasın diyecektim.

Halil Bakırcı Başkan döneminde çok seslendirilen ve haklı olarak gündem- den hiç düşmeyen Belediye Blokları ve çevresinin yıkılmasının kolay olmadığını bilirim.Yıllarca uğraşıldı. Esnaf zor ikna edildi, mağdur olan yok mu elbette olacak ama güzel bir Rize için katlanmak zorundayız.

Bu yıkımda Rize’nin markaları Huzur, Liman, Durak lokantalarımız darma- dağın edildi. Bu lokantalar Rize’nin sembo- lüydü. Huzur’un Pidesindeki lezzet, Liman’ın sabah Kavurması, Durak’ın güler yüzlü hizmetini çok özleyeceğiz.

Halil Bakırcı’nın gündeme getirerek başlattığı proje Reşat Kasap döneminde hayat bulamadı ama biraz daha gecikti.

Reşat Kasap etrafını saran sarmalın içinden görev süresince ancak Atatürk Heykelini kaldırarak meydanı açma proje- siyle uğraştı.

Gelinen süreçte Hükümet desteğinden başka Belediye Başkanı Rahmi Metin ve ekibinin kararlı duruşu bu yıkım ça- lışmasında çok önemli yol aldı.

Yıkılamaz, yapılamaz denilen ger- çek bugün ortada.

Başkan Rahmi Metin ve ekibini bir kez daha kutluyorum, söz verdiği gibi 500 günde bu projenin hayata geçmesiyle mer- kez çok önemli bir görünüm ve temizliğe kavuşacaktır. Kolay gelsin Başkanım.

POLİS 176 YAŞINDA

10 Nisan 1845 Polis teş­ki­la­tı­mı­zın ku­ru­luş ta­ri­hi.
Yur­ti­çin­de can ve mal gü­ven­li­ği­mi­zin te­mi­na­tı olan Türk Polis teş­ki­la­tın­da büyük ge­liş­me ve ye­ni­lik­ler olu­yor.
Ge­li­şen tek­no­lo­ji­yi bütün ça­lış­ma­la­rın­da kul­la­nan Türk Polis teş­ki­la­tı bir yaş daha kı­dem­leş­ti di­ye­bi­li­riz.
Yaş iti­ba­riy­le ne­re­dey­se yarım asır ön­ce­sin­de­ki im­kân­lar­la hiz­met yapan Polis teş­ki­la­tı­nı da bi­li­riz.
Hiz­met­te ka­li­te­nin ya­ka­lan­ma­sı için, va­tan­da­şa daha gü­ven­li ve hızlı hiz­met için alet ede­vat yani tek­nik ola­rak do­na­tı­lan Po­li­si­miz eği­tim ba­kı­mın­dan da çok ön saf­la­ra geçti. Eği­tim de­diy­sem polis me­mur­la­rın­da­ki tah­sil du­ru­mu­nu be­lirt­tim.
Po­li­sin ön­ce­lik­le tah­sil se­vi­ye­si yük­sel­di. İyi ha­tır­la­rım benim ak­ran­la­rı­mın bir ön­ce­ki dev­re­sin­de Or­ta­okul me­zun­la­rın­dan Polis me­mu­ru alı­nır­ken şimdi Üni­ver­si­te me­zu­nu polis olu­yor. Ay­rı­ca bir­çok eği­ti­ci aşa­ma­lar­dan geç­me­le­ri de işin başka ay­rın­tı­sı.
Polis gü­ven­dir der­ken abart­mı­yo­rum.
He­pi­miz kabul et­me­li­yiz ki şe­hir­de ma­hal­le­de her ba­şı­mız sı­kış­tı­ğın­da 155 alo Polis te­le­fo­nu­nu mu­hak­kak bir kez çe­vir­di­ği­miz ol­muş­tur. Gü­nü­müz­de ya­şa­dı­ğı­mız Pan­de­mi şart­la­rın­da dahi biz­ler için canla başla ça­lı­şan Em­ni­yet ca­mi­ası ile karşı kar­şı­ya­yız.
Polis teş­ki­la­tın­da gerek tah­sil se­vi­ye­si­nin yük­sel­me­si gerek tek­nik alet ede­vat, silah, mü­him­mat do­na­nım ve en önem­li­si bil­gi­li di­ra­yet­li ve ko­nu­la­ra vakıf amir memur ve Mü­dür­le­rin gö­rev­de ol­ma­la­rı va­tan­daş ola­rak avan­ta­jı­mız­dır.
Rize’de Po­li­si­miz­den bah­se­der­sem 3 yıl önce ma­ka­mın­da men­fur bir hain sal­dı­rı­da ha­ya­tı­nı kay­be­den Rah­met­li Altuğ Verdi Mü­dü­rü­me Allah’tan Rah­met di­li­yo­rum. Altuğ Müdür görev an­la­yı­şı, ki­şi­ler­le di­ya­lo­ğu ve yak­la­şı­mı ile apay­rı bir şah­si­yet­ti.
Rize ve il­çe­le­rin­de giriş ve çı­kış­lar­da Polis ta­ra­fın­dan ko­nu­lan uy­gu­la­ma kont­rol nok­ta­la­rı in­sa­nı­mı­zın gü­ven­li­ği için­dir.
Polis nok­ta­sın­dan kimse kork­ma­ma­lı. Gayet ye­rin­de, bu ça­lış­ma­la­rın sür­dü­rül­me­sin­den ya­na­yım, de­va­mı sağ­lan­ma­lı­dır.
Ya­zı­mın ba­şın­da Polis gü­ven­dir der­ken ina­nın her polis kont­rol nok­ta­sı gör­dü­ğüm­de ken­di­mi em­ni­yet­te ve hu­zur­lu his­se­di­yo­rum. Pan­de­mi sü­re­ci hariç, ara­cım­la görev icabı çok se­ya­hat eden bi­ri­si­yim. Rize dı­şı­na çık­tı­ğım­da ka­ra­yo­lun­da­ki en büyük gü­ven­cem ce­fa­kâr Türk Po­li­si­dir.
10 Nisan 1845 de ku­ru­lan Em­ni­yet teş­ki­la­tı­mız 176 yıl­dır bizim için görev ba­şın­da.
Can mal gü­ven­li­ği­miz için gö­rev­de olan Türk Polis Teş­ki­la­tı­nın yeni yaş yı­lı­nı kut­lu­yor ve teb­rik ede­rim.
Polis gü­ven­dir, gü­ve­ni kont­rol için is­te­yen is­te­di­ği nok­ta­da veya ma­kam­da Po­li­si­mi­zin sıcak ça­yı­nı içe­bi­lir.
Asa­yiş gö­re­vi kolay değil, bu sü­reç­te görev ba­şın­da çok şe­hit­le­ri­miz ol­muş­tur. Bütün Şe­hit­le­ri­mi­zi Rah­met­le min­net­le anı­yo­rum.
Rize’de in­sa­nı­mı­zın tra­fik, asa­yiş ve can gü­ven­li­ği, uyuş­tu­ru­cu nar­ko­tik ko­nu­la­rın­da ya­şa­na­bi­lecek ortam için 24 saat eki­biy­le bir­lik­te gö­rev­de olan İl Em­ni­yet Mü­dü­rü­müz Sn. Nu­ret­tin Gök­du­man adı geçen ko­nu­la­ra tec­rü­be­siy­le vakıf.
Rize Em­ni­yet teş­ki­la­tı­nın bütün ça­lı­şan­la­rı­nı başta Nu­ret­tin Gök­du­man Mü­dü­rüm olmak üzere teb­rik eder va­zi­fe­le­rin­de ba­şa­rı­lar di­li­yo­rum.
Polis teş­ki­la­tı­mı­zın 176.yı­lı­nı kut­lu­yo­rum, iyi ki var­sı­nız.

ADLİYE KAPATILMASI

1952 Yı­lın­da ilçe yeni ku­rul­muş. Hü­kü­met Ko­na­ğı ya­pıl­ma­ya baş­lan­dı. Hü­kü­met bi­na­sı ya­pı­lır­ken Ad­li­ye­siz ilçe olmaz de­ni­le­rek alt katı Ad­li­ye­ye ay­rıl­mış­tı.
O za­ma­nın zor eko­no­mik şart­la­rı al­tın­da Rah­met­li Men­de­res dö­ne­min­de açı­lan İkiz­de­re Ad­li­ye­si 60 yıl sonra 2012 yı­lın­da Ri­ze­li ol­du­ğu­nu bil­di­ği­miz Recep Tay­yip Er­do­ğan’ın Hü­kü­me­ti ta­ra­fın­dan ta­sar­ruf ge­rek­çe­siy­le ka­pa­tıl­mış­tı.
Ad­li­ye­nin iş hacmi az­lı­ğı ge­rek­çe­siy­le ka­pa­tıl­ma­sı İkiz­de­re’ye, İkiz­de­re­li­ye ya­pı­lan en büyük kö­tü­lük ol­muş­tur. Bu­gün­de aynı ka­na­at­te­yim, Ad­li­ye­nin ka­pa­tıl­ma­sı yan­lış ol­muş­tur. Dev­let üç beş ku­ru­şun he­sa­bı­nı yap­maz, va­tan­da­şı­na hiz­met için var­dır.
O gün­ler­de bir­çok ya­zı­lar yaz­dım. Se­si­mi­zi duyan ol­duy­sa da kaale alın­ma­dı. Zira ik­ti­dar­da bu­lu­nan­lar Ad­li­ye­mi­zi ka­pa­tan­lar­dı. Yan­lış ol­du­ğu­nun on­lar­da far­kın­day­dı ama tü­kür­dük­le­ri­ni ya­la­mak is­te­me­dik­le­rin­den do­la­yı açmak için hiç te­şeb­büs­te bu­lun­ma­dı­lar.
Ad­li­ye­ler ta­sar­ruf yeri değil hak arama ye­riy­di. Üç beş kuruş para 5-10 per­so­nel ta­sar­ruf ede­cek­si­niz diye Ada­let ara­yan­la­ra büyük hak­sız­lık­lar, ada­let­siz­lik­ler ya­pıl­ma­ma­lıy­dı.
Bir­çok in­sa­nı­mız İkiz­de­re dı­şın­da­ki Ad­li­ye­le­re gidip dava aç­ma­ya veya hak ara­ma­ya çe­kin­miş­tir ve aç­ma­mış­tır,
O dö­nem­de böl­ge­de furya gibi artan 26 HES pro­je­si vardı.
İlçede bir­çok köy ve ma­hal­le­de Ka­dast­ro iş­lem­le­ri baş­la­tıl­mış, ha­ta­lı ya­pı­lan Ka­dast­ro ça­lış­ma­la­rı için Ka­dast­ro Mah­ke­me­le­rin­de yüz­ler­ce dava açıl­mış­tı. Ad­li­ye ka­pa­tı­lıp önce Kal­kan­de­re sonra Rize sonra yine Kal­kan­de­re Ad­li­ye­le­ri­ne gö­çe­be gibi gi­di­lin­ce bir­çok in­sa­nı­mız dava aç­ma­ya git­me­miş, işin zor­luk­la­rı­na yenik düş­müş­tü.
14 Ha­zi­ran 2012’de HSYK ta­ra­fın­dan alı­nan ka­rar­la ilk aşa­ma­da yurt ge­ne­lin­de 146 ka­pa­tıl­mış­tı. Ka­pa­tı­lan İlçe Ad­li­ye­le­ri komşu İlçe veya İl Ad­li­ye­le­ri­ne bağ­lan­mış­tı.
Ko­nu­nun öne­mi­ni kav­ra­yan, Ad­li­ye­le­ri ka­pa­tıl­mış si­ya­si­ler ve ak­lı­se­lim adam­la­rı­nın An­ka­ra’ya yap­tı­ğı bas­kı­lar so­nu­cu ka­pa­tıl­dık­tan 1 hafta sonra ka­pa­tıl­mış Ad­li­ye­ler­den 44 ta­ne­si tek­rar­dan açıl­mış­tı.
Aynı ka­rar­la Rize’nin 4 İlçe Ad­li­ye­si ka­pa­tıl­mış, o il­çe­ler­de ya­şa­yan in­san­lar bu ka­pat­may­la adeta ce­za­lan­dı­rıl­mış­tır. Bi­ti­şik kom­şu­muz Trab­zon’da ka­pa­tı­lan 7 ad­li­ye­den 3 ü ya­pı­lan bas­kı­lar so­nu­cu 1 hafta sonra açıl­mış­tı. Demek ki baskı ol­say­dı Rize’deki Ad­li­ye­den 1 veya 2 ta­ne­si tek­rar­dan açı­la­bi­lir­di.
Kal­kan­de­re Ad­li­ye­si­ne bağ­la­nan İkiz­de­re il­çe­si in­sa­nı­nın Hak arama mü­ca­de­le­si üzü­le­rek be­lirt­me­li­yim ki sek­te­ye uğ­ra­mış­tır. İkiz­de­re­li me­sa­fe­nin uzak ol­ma­sı do­la­yı­sıy­la Kal­kan­de­re’deki Ad­li­ye­ye git­mek­ten im­ti­na edi­yor. Çünkü işi­nin bir veya bir­kaç kez de so­nuç­lan­ma­ya­ca­ğı­nı bil­di­ğin­den maddi kül­fet ve sı­kın­tı çek­me­mek için dava açma, mü­ra­ca­at gibi yasal hak­kın­dan mağ­dur ola­rak fe­ra­gat et­mek­te­dir.
Kal­kan­de­re Ad­li­ye­si­ne mec­bu­ri giden va­tan­daş­la­rın bir is­te­ği yol, yön gös­te­ren ta­be­la gibi uya­rı­cı lev­ha­lar ya­pıl­ma­lı.
Ri­ze-Er­zu­rum ka­ra­yo­lu üze­rin­de Kal­kan­de­re ilçe sı­nır­la­rı için­de bu­lu­nan Ad­li­ye Kal­kan­de­re Ad­li­ye­si ola­rak bi­li­ni­yor, zira ta­be­la­sın­da Kal­kan­de­re Ad­li­ye­si ya­zı­yor. Oysa bu­ra­sı ya­pıl­ma­ya baş­lan­dı­ğın­da Kal­kan­de­re-İkiz­de­re ortak Ad­li­ye­si diye ta­mam­lan­mış ama bugün İkiz­de­re ile il­gi­li hiç­bir yazı, ta­be­la­sı yok.
Mağ­du­ri­yet ve sı­kın­tı ya­şan­ma­ma­sı için İkiz­de­re’den Ad­li­ye­ye gi­decek va­tan­daş için uma­rım uya­rı­cı yön ve yol gös­te­ren işa­ret­ler Kal­kan­de­re Ad­li­ye­sin­de uygun yer­le­re ko­nu­lur.

ÜNİVERSİTEMİZİ BAŞARILI BULDUM

TÜBİTAK Araş­tır­ma Prog­ram­la­rı Baş­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan ya­yın­la­nan is­ta­tis­tik sı­ra­la­ma­sın­da RTEÜ pro­je­si onay­la­nan Üni­ver­si­te­ler ara­sın­da yer al­ma­sın­dan mem­nun oldum.
RTEÜ onay­la­nan 50 pro­je­siy­le 2016 – 2020 yıl­la­rın­da 5 yıl­lık proje is­ta­tis­tik­le­ri­ne göre Tür­ki­ye’de 2000 yı­lın­dan sonra ku­rul­muş olan 125 Üni­ver­si­te ara­sın­dan 4. ol­muş­tur.
TÜBİTAK’ın araş­tır­ma­sı­nı önem­se­rim ve gü­ve­ni­rim.
Cum­hur­baş­ka­nı ve hü­kû­me­tin çok yakın des­te­ği­nin ol­du­ğu RTEÜ’nin her alan­da ba­şa­rı­lı ol­ma­sı­nı is­te­riz.
Ba­şa­rı ça­lış­mak­la olur, öğ­ren­ci­le­ri teş­vik ede­rek itecek ufku geniş hoca ve aka­de­mis­yen­le­rin ara­lık­sız ça­lış­ma­sıy­la olur.
Rize’nin sem­bol­le­rin­den bi­ri­si olan Üni­ver­si­te­mi­zin şe­hir­le bü­tün­leş­me­me­si, ba­rı­şık ol­ma­ma­sı önem­li bir sı­kın­tı.
Kam­pü­se sı­kı­şan Üni­ver­si­te­mi­zin yal­nız Rize’nin değil böl­ge­nin araş­tı­rıl­ma­yan ko­nu­la­rı için kafa yo­ra­cak so­rum­lu­la­ra ih­ti­ya­cı var.
Aka­de­mis­yen ola­rak bi­lim­sel ya­pı­lan proje sa­yı­sı çok daha art­tı­rı­la­bi­lir.
Bitki ve sebze için çok za­rar­lı olan Ja­po­ni­ka de­ni­len Ke­le­bek ya­pı­la­bi­lecek çok et­ki­li pro­je­ler­le ön­len­me­li.
Üni­ver­si­te­miz­de Ja­po­ni­ka de­ni­len canlı ile çok daha de­tay­lı ça­lış­ma­lar ol­ma­lı.
Doç.Dr. Mus­ta­fa Akı­ner ho­ca­nın iki üç kişi ile ya­pa­ca­ğı ça­lış­ma ye­ter­li ol­ma­ya­bi­lir. Böl­ge­de­ki bu za­rar­lı ile mü­ca­de­le­de büyük des­te­ğe ih­ti­yaç var.
RTEÜ 2000 yı­lın­dan sonra ku­ru­lan 125 Üni­ver­si­te ara­sın­da 4. sı­ra­da yer al­ma­sı el­bet­te ba­şa­rı­dır ve kü­çüm­se­ne­me­yecek kadar önem­li­dir.
Bu ka­te­go­ri­de Gebze Tek­nik Üni­ver­si­te­si bi­rin­ci, İstan­bul Me­di­pol Üni­ver­si­te­si ikin­ci, TOB Eko­no­mi ve Tek­no­lo­ji Üni­ver­si­te­si ise üçün­cü sı­ra­da bu­lun­mak­ta.
ODTÜ’nün 1. Ol­du­ğu genel Üni­ver­si­te sı­ra­la­ma­sın­da 36.sı­ra­da yer al­ma­sı­nı al­kış­lı­yo­rum.
RTEÜ ha­zır­la­ya­rak onay­la­nan 50 pro­je­si ile 171 Üni­ver­si­te­yi ge­ri­de bı­rak­tı. Dev­let ve Vakıf dâhil ül­ke­miz­de­ki tüm Üni­ver­si­te­ler ka­te­go­ri­sin­de ise 36. Sı­ra­da yer almış.
Üni­ver­si­te­mi­zin ba­şa­rı­la­rı­nı duy­mak çok güzel.
Her ne kadar bazı Fa­kül­te­ler­de yö­ne­tim­ler­den kay­nak­la­nan sı­kın­tı­lar olu­yor­sa da gi­de­ril­me­si­ni bek­li­yo­ruz.
Bu sı­kın­tı­lar ko­nu­sun­da Rek­tö­rü­müz Prof. Dr. Hü­se­yin Ka­ra­man ho­ca­mı­za çok iş dü­şü­yor.
Bil­has­sa su­la­rın du­rul­ma­dı­ğı Tıp Fa­kül­te­sin­de kaos ve kar­ma­şa­ya son ve­ril­me­li. En son ay­rı­lan aka­de­mis­yen­ler­den Prof.​Dr. Engin Dur­sun ho­ca­nın yeri uma­rım en yakın za­man­da dol­du­ru­lur.
Böl­ge­nin çok önem­li Kan­ser te­da­vi mer­ke­zi, On­ko­lo­ji Has­ta­ne­miz uzman, titri yük­sek ho­ca­la­rın hiz­met ede­ce­ği üs du­ru­mu­na ge­ti­ril­me­li.
RTEÜ ‘nden uzak­la­şıp giden değil hiz­met yapan, bi­li­me do­ku­nan aka­de­mis­yen or­du­su­na çok ih­ti­ya­cı var.
RTEÜ şa­hıs­la­rın değil şeh­rin, böl­ge­nin he­pi­mi­zin ma­lı­dır.
Her geçen yıl daha iyi ol­ma­sı için dü­şün­ce­ye sahip ak­lı­se­lim her­ke­sin sa­hip­len­me­si ge­re­kir.
Rek­tö­rü­müz Hü­se­yin Hocam, Üni­ver­si­te­mi­zin şehri ku­cak­la­ma­sı için ön­ce­lik­le siz­le­re çok iş dü­şü­yor.

OVİT TÜNELİNE EKREM ORHON ADI-106

Böl­ge­de önem­li bir ge­çi­din adı­dır Ovit Dağı ge­çi­di.
Yılda 4-6 ay arası kar ve çığ do­la­yı­sıy­la ka­pa­lı kalan Ri­ze-Er­zu­rum dev­let ka­ra­yo­lu­nu ula­şı­ma açık tut­mak ama­cıy­la dün­ya­da 3. uzun çift tüplü tü­ne­lin ya­pıl­dı­ğı yer­dir Ovit Dağı.
Ovit Da­ğı­nın ka­ra­yo­lu geçen zir­ve­si­nin ra­kı­mı 2640 met­re­dir.
Yük­sek zir­ve­de kış mev­si­min­de yağan kar yer yer 3 met­re­yi aşar.
Gü­zer­gâ­hın 12 ay ula­şım sağ­la­ma­sı yıl­lar­dır dü­şü­nü­lür­dü. Bu­ra­sı­nın sü­rek­li açık ol­ma­sı için en çok kafa yo­ran­lar­dan bi­ri­si Reis Ekrem Orhon’dur bunu kimse inkâr ede­mez.
1983 yı­lın­da vefat eden Ekrem Orhon Re­is­ten sonra bu yol için dü­şü­nü­len pro­je­ler hiç dur­ma­dı ama ilk ateşi yakan mer­hum Re­is­tir.
Ovit Tü­ne­li­nin, 2012 Yı­lın­da Baş­ba­kan hem­şe­ri­miz Recep Tay­yip Er­do­ğan ta­ra­fın­dan biz­zat baş­lan­gı­cı ya­pıl­dı yani te­me­li atıl­dı.
6 yıl­lık bir ça­lış­ma so­nu­cu 2018 yı­lın­da bu kez Cum­hur­baş­ka­nı Recep Tay­yip Er­do­ğan ta­ra­fın­dan tra­fi­ğe açıl­dı yani hiz­me­te so­kul­du. Ken­di­le­ri­ne bu ko­nu­da her zaman mü­te­şek­ki­riz bir kez daha te­şek­kür edi­yo­rum.
Tünel ya­pıl­dı yolu ya­pıl­ma­dı diye de­fa­lar­ca uya­rı­cı ya­zı­lar yaz­dım yaz­ma­ya da devam edi­yo­rum. Çünkü İkiz­de­re-Tü­nel ara­sın­da yıl­lar geçti halen bir ça­lış­ma baş­la­tıl­ma­dı. Bu­gün­kü konum Ovit Tü­ne­li­nin adı ne ol­ma­lı.
Tünel Ovit Dağı ile anı­lı­yor. Şu an­da­ki isim­de öyle. Geç­miş­te hiz­met ya­pan­la­rı unu­ta­ma­yız.
Bu­ra­da öncü olan in­san­la­rı unut­ma­ma­lı­yız. Vefa ni­şa­ne­si ola­rak Ovit Tü­ne­li­nin ismi Ekrem Orhon Ovit Tü­ne­li ola­rak ad­lan­dı­rı­la­bi­lir. Yö­re­miz in­sa­nı Ekrem Orhon’u ger­çek­ten se­ver­di. İyi­de­re’den iti­ba­ren baş­la­yan Ka­ra­yo­lu­na çok emek ver­miş­tir. Bu yolun Er­zu­rum’a ulaş­ma­sı nok­ta­sın­da her ram­pa­da, her viraj da din­le­ne­rek kafa yor­du­ğu­na, şan­ti­ye ba­ra­ka­la­rın­da sa­bah­la­dı­ğı­na şa­hit­le­ri­miz var.
Tü­ne­le isim ve­ri­le­cek­se Ekrem Orhon ol­ma­lı.
Unu­tul­ma­yan isim­ler­den Ekrem Orhon ula­şım için yol, köprü, tünel uz­ma­nıy­dı. Başka bir yere o isim ya­kış­maz. En uygun yer ka­mu­oyun un da is­te­ği olan Tü­ne­le Ekrem Orhon Ovit Tü­ne­li is­mi­nin ve­ril­me­si­ni bek­li­yo­ruz.

ÜNİVERSİTELERİMİZ

Dün­ya­da ba­şa­rı sı­ra­la­ma­sın­da üni­ver­si­te­ler ye­ri­ni aldı.
Geç­miş­te ol­du­ğu gibi şim­di­de ilk 500 ara­sı­na giren Türk Üni­ver­si­te­si yok ma­ale­sef.
Dev­le­ti­mi­zi yö­ne­ten­ler sık sık dün­ya­da söz sa­hi­bi dev­let­le­ra­ra­sın­da­yız diyor ama Üni­ver­si­te­miz niye bu ka­te­go­ri­de yok.
Lise gibi her Vi­la­ye­te bir değil bir­kaç Üni­ver­si­te açı­lı­yor ama eği­tim öğ­re­tim ka­li­te­si aran­mı­yor. Hoca başta olmak üzere sos­yal, kül­tü­rel gibi bir­çok ek­sik­li­ğin­den do­la­yı eği­tim­de ka­li­te yok, se­vi­ye yük­se­le­mi­yor.
Bugün bir­çok ili­miz­de­ki Üni­ver­si­te­ler 50 ön­ce­si­nin Li­se­le­ri ka­li­te­sin­de değil. Öğ­ren­ci­ler müş­te­ri gibi gö­rül­dük­le­ri şe­hir­ler­de yal­nız­ca fo­toğ­raf­lı im­za­lı mü­hür­lü gös­te­riş­li Üni­ver­si­te Dip­lo­ma­sı sa­hi­bi ola­rak ev­le­ri­ne dö­nü­yor.
Tür­ki­ye’de 130 Dev­let 73 Özel olmak üzere top­lam­da 203 tane Üni­ver­si­te var. Bu Üni­ver­si­te­le­rin bir­ço­ğu İstan­bul’da.
2021 dünya Üni­ver­si­te­ler arası sı­ra­la­ma­sın­da Tür­ki­ye’deki 203 Üni­ver­si­te ara­sın­da yal­nız Koç Üni­ver­si­te­si yer almış.
Koç Üni­ver­si­te­si, yük­se­köğ­re­tim de­re­ce­len­dir­me ku­ru­lu­şu QS ta­ra­fın­dan her yıl ya­yım­la­nan dün­ya­nın en iyi üni­ver­si­te­le­ri lis­te­si­ne geçen yıla göre 14 sıra ge­ri­le­ye­rek 465’nci sı­ra­dan girdi.
İşin doğ­ru­su 500 üni­ver­si­te ara­sın­da tek Üni­ver­si­te­miz var.
İlk 1000’de ise Tür­ki­ye’den 9 Üni­ver­si­te.
RTEÜ bu sı­ra­la­ma­da ol­ma­lıy­dı.
Rize’de dün değil 17 Mart 2006 yı­lın­da ku­ru­lan Rize Üni­ver­si­te­si son­ra­dan ismi de­ği­şe­rek RTEÜ olan gü­zi­de Üni­ver­si­te­miz ka­çın­cı sı­ra­da bil­mi­yo­rum.
Kısır çe­kiş­me­le­rin bir ta­ra­fa bı­ra­kı­la­rak, si­ya­se­tin elini çek­ti­ği ilim bilim yo­lun­da yük­sek se­vi­ye­le­re çı­ka­cak Üni­ver­si­te­mi­zi çok hayal edi­yo­rum.
RTEÜ’nin iyi se­vi­ye­ler­de ol­ma­ma­sı Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın adına ya­kış­mı­yor. Dünya li­de­ri­nin is­mi­ni ta­şı­yan Üni­ver­si­te­miz keşke ilk bin değil de ilk 500 için­de yer al­say­dı.

DEDEKTİF ŞAKİR-12

Çin sed­di­ni kim yaptı
Tarih öğ­ret­me­ni sı­nıf­ta Türk-Çin ko­nu­su­nu işler. Der­sin so­nun­da öğ­ren­ci­ye
-‘oğlum söyle Çin Sed­di­ni kim yaptı ’diye sorar.
Ko­nu­yu din­le­me­miş olan öğ­ren­ci te­laş­la,
-‘valla ben yap­ma­dım hocam ’der.
Bu ce­va­ba si­nir­le­nen öğ­ret­men doğ­ru­ca müdür oda­sı­na gider ve du­ru­mu an­la­tır.
Mü­dü­rün ka­fa­sı başka ko­nuy­la meş­gul ol­du­ğun­dan öğ­ret­me­ni din­le­ye­mez ve o da,
‘bun­lar hep böy­le­dir hocam, hem ya­par­lar hem de yap­ma­dım der­ler­sen al­dır­ma bun­la­ra’
Öğ­ret­men şa­şır­dı kaldı.
Baş­he­kim görse
Uçak, eski Ye­şil­köy’den kalk­mış­tı.
Ba­kır­köy’deki Akıl Has­ta­ne­si­nin üze­rin­den ge­çer­ken Pilot bir­den gül­me­ye baş­la­dı.
-Hos­tes bu gü­lü­şün se­be­bi­ni so­run­ca şu ce­va­bı verdi.
-‘Baş­he­kim kaç­tı­ğı­mı öğ­re­nin­ce kim bilir nasıl şa­şı­ra­cak’
Bağış hangi dille
Cuma na­maz­la­rı­nı ka­çır­ma­yan bizim Temel cami çı­kı­şın­da ka­pı­da duran ima­mın ’ca­mi­ye yar­dım ’diye yar­dım top­la­ma­sı üze­ri­ne me­rak­la ya­nı­na yak­la­şır ve sorar,
-‘hocam af­fı­na sı­ğı­na­rak bir şey sor­mak is­ti­yo­rum’
-‘tabi iki ev­la­dım sor der imam,
-ca­mi­ye yar­dım is­ter­ken söz­le­rin Türk­çe,
-‘evet, tabii ki Türk­çe söy­le­ye­ce­ğim, ya nece söy­le­ye­ce­ğim’
-‘iyi ama sen hep Arap­ça oku­yor, hep Arap­ça dua edi­yor­sun, yar­dı­mı da Arap­ça is­te­se­ne’
-İmam me­rak­la Te­me­le bakar,
-‘sen man­yak­mı­sın oğlum, Arap­ça yar­dım is­ter­sem kim anlar?’
Temel aslan ka­fe­sin­de
Temel hay­va­nat bah­çe­si­ni ge­zer­ken açık gör­dü­ğü bir ka­fe­sin içine girer.
Gö­rev­li panik için­de koşar,
-‘hey ne ya­pı­yor­sun hem­şe­rim hemen çık ora­dan’
-te­mel kı­za­rak sor­muş,
-‘ne olmuş ki niye çı­ka­yım bu­ra­dan’
-Gö­rev­li ’orası as­la­nın ka­fe­si yahu’ diye ba­ğır­mış.
-Te­mel geri dön­müş su­ra­tı­nı asa­rak gö­rev­li­le­re söy­len­miş.
-‘ne olmuş yani, ne ba­ğı­rı­yor­sun. Sanki as­la­nı­nı­zı yedik’.
Temel’in ba­ru­tu
Temel de­niz­de yüzen kıza doğru kulaç atın­ca kız,
-‘bana yak­laş­ma­yın lüt­fen ’diye ba­ğı­rır.
-Te­mel durur kıza me­rak­la ba­ka­rak’neden’diye sorar.
Genç kız, ‘ateş­le barut bir arada olmaz ’de­yin­ce,
Temel, ’sen hiç merak etme kızım, nasıl olsa su­da­yız ıslak barut pat­la­maz ’der.
Geç­mi­şi öğ­ren­mek
Ön­ce­den si­ya­set­le hiç il­gi­len­me­yen adam ya­pı­la­cak se­çim­de ani­den po­li­ti­ka­ya atıl­mış.
Ta­nı­dık­la­rı merak et­miş­ler. Her şey ak­lı­mı­za ge­lir­di de senin po­li­ti­ka­ya atı­la­ca­ğı­nı dü­şü­ne­mez­dik, ne oldu sana’.
Adam açık­la­mış ’benim ama­cım po­li­ti­ka yap­mak değil ki. Soyum sopum hak­kın­da ye­ter­li bil­gi­ye sahip de­ği­lim. Merak edi­yo­rum. Se­çim­le­re kadar nasıl olsa ra­kip­le­rim ge­rek­li araş­tır­ma­yı ya­par­lar, bende böy­le­ce geç­mi­şi­mi öğ­ren­miş olu­rum. Bi­raz­da si­ya­set­ten na­sip­le­ni­riz ’dedi.
Geç­miş olsun me­saj­la­rı
Ata­türk dö­ne­min­de ya­ban­cı dev­let adam­la­rı Ata­türk’le gö­rüş­mek için sık sık Tür­ki­ye’yi zi­ya­ret eder­di.
Yu­gos­lav­ya kralı Alek­san­dır Ka­ra­cor­ce­vic’de bun­lar­dan bi­riy­di.
Kral 1933 yı­lın­da eşi Mari ile bir­lik­te İstan­bul’a geldi. Dol­ma­bah­çe Sa­ra­yın­da­ki da­vet­te Yu­gos­lav Kralı bir ara Ata­türk’e,
-‘ek­se­lans’dedi’in­gil­te­re Baş­ba­ka­nı Sör Llyod Ge­or­ge Ana­do­lu’nun işgal edil­me­si­ni Yu­na­nis­tan’dan önce bize tek­lif et­miş­ti ama ben iş­ga­li red­det­tim’.
Kral Alek­san­der Ata­türk’ten bir tak­dir bir te­şek­kür bek­li­yor­du ama Ata­türk ona gü­lüm­se­ye­rek şöyle dedi.
‘Geç­miş olsun ma­jas­te­le­ri, çok büyük teh­li­ke at­lat­mış­sı­nız’.
Allah’ın işine ka­rış­mam
Temel Ka­ra­de­niz’deki kö­yü­nü zi­ya­ret etmiş.
Ona ’bu yıl fit­re­ni kime ve­re­cek­si­niz ’diye sor­muş­lar.
Temel gayet sakin bir şe­kil­de,
‘köyün zen­gi­ni­ne ve­re­ce­ğim ’demiş.
Köy­lü­ler şa­şır­mış. ‘aman Te­mel­ci­ğim o kadar fakir var­ken niye zen­gi­ne ve­re­cek­si­niz? Diye sor­muş­lar.
Temel’val­la­hi’demiş’ben Allah’ın işine ka­rış­mam kime ve­ri­yor­sa bende ona ve­ri­rim’.
Te­me­lin si­gor­ta se­vin­ci
Temel’in güle güle gel­di­ği­ni gören ar­ka­da­şı Dur­sun me­rak­la sorar,
-Ula temel bu neyin ne­si­dur
Temel an­la­tur
-ge­çen­ler­de araba si­gor­ta­sı yap­tır­dım. Çok geç­me­den ara­bam tra­fik ka­za­sın­da parça parça oldu.
Dur­sun şa­şı­rır
-buna se­vi­ni­lir mi lan sa­lak­mı­sın
Temel devam eder ’öyle deme. Sonra evimi si­gor­ta et­tir­dim. Ne oldu bi­li­yor musun? Bir süre sonra evim­de yandı!’
Dur­sun daha da şa­şır­dı.
-peki, bu se­vinç neden’
-şim­di bizim ha­nı­mı yani Fa­di­me’yi de si­gor­ta et­tir­dim de se­vin­mem ondan’
Avcı pa­lav­ra­sı
Bir avcı otur­muş eski anı­la­rı­nı an­la­tı­yor.
-ge­çen­ler­de yakın köy­ler­den bi­ri­ne git­miş­tim. Bak­tım bir ördek sü­rü­sü uçu­yor. Hemen çif­te­me sa­rıl­dım, atı­yo­rum dü­şü­yor, atı­yo­rum dü­şü­yor, atı­yo­rum dü­şü­yor, atı­yo­rum düşü….’
Din­le­yen­ler­den biri sö­zü­nü keser.
-’Kar­de­şim nasıl iş bu hep atı­yor­sun da, çif­te­yi hiç dol­dur­mu­yor musun?
-Avcı boşta bu­lu­nup şöyle cevap verir ‘çif­te­yi dol­dur­ma­ya vakit mi var’

« Older Entries