Author Archives: yenicayeli

Rize Belediyesi kanunlara uymakta neden zorluk çekiyor?

Rize Be­le­di­ye­sin­de­ki mal alım­la­rı­nın iha­le­siz ola­rak doğ­ru­dan temin yön­te­miy­le ya­pıl­ma­sı­nın ya­sa­la­ra ay­kı­rı ol­du­ğu­nu be­lir­ten CHP İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu, Sa­yış­tay de­ne­ti­min­de bir­çok usul­süz uy­gu­la­ma­sı tes­pit edi­len Rize Be­le­di­ye­si­nin ka­nun­la­ra uy­mak­ta neden zor­luk çek­ti­ği­ni sordu.

İçiş­le­ri Ba­ka­nı Sü­ley­man Soylu’nun ce­vap­la­ma­sı is­te­miy­le TBMM Baş­kan­lı­ğı­na ver­di­ği soru öner­ge­sin­de Sa­yış­tay ta­ra­fın­dan ya­yın­la­nan Rize Be­le­di­ye­si 2019 yılı De­ne­tim Ra­po­run­da­ki, “Be­le­di­ye ta­ra­fın­dan ger­çek­leş­ti­ril­miş olan mal alım­la­rı­nın önem­li bir bö­lü­mü­nün iha­le­siz bir şe­kil­de doğ­ru­dan temin yön­te­miy­le ya­pıl­dı­ğı ve doğ­ru­dan temin sı­nı­rı için ön­gö­rü­len %10 li­mi­ti­nin aşıl­dı­ğı” bul­gu­su­na dik­kat çeken CHP İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu, ya­sa­lar­da mal alım­la­rın­da doğ­ru­dan temin yön­te­mi­nin bütçe ka­le­mi­nin yüzde 10’unu aş­ma­sı du­ru­mun­da Kamu İhale Ku­ru­mu­nun uy­gun­luk gö­rü­şü­nün alın­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni be­lirt­ti.
Rize Be­le­di­ye­sin­de ya­pı­lan in­ce­le­me­de; mal alım­la­rı için 25.740.000 TL öde­nek ay­rıl­dı­ğı, söz ko­nu­su öde­ne­ğin 5.755.037,09 li­ra­lık kıs­mı­nın doğ­ru­dan temin yön­te­miy­le mal alımı ola­rak ger­çek­leş­ti­ril­di­ği­ni ifade eden Be­ka­roğ­lu, bunun ay­rıl­mış olan öde­ne­ğin % 22,36’sına te­ka­bül et­ti­ği­ni, mal alım öde­ne­ği­nin %10’unu aşan 3.181.037,09 li­ra­lık kısım için Kamu İhale Ku­ru­mun­dan uy­gun­luk gö­rü­şü alın­ma­sı ge­re­kir­ken uy­gun­luk gö­rü­şü alın­ma­dan mal alımı ya­pıl­dı­ğı­nın Sa­yış­tay ta­ra­fın­dan tes­pit edil­di­ği­ni ha­tır­la­ta­rak, “Rize Be­le­di­ye­si, ka­nu­nun açık hü­küm­le­ri­ni çiğ­ne­miş; say­dam­lık, re­ka­bet, eşit mu­ame­le, ka­mu­oyu de­ne­ti­mi gibi temel il­ke­le­re ay­kı­rı ola­rak mal alımı yap­mış­tır.” dedi.

Be­ka­roğ­lu, Bakan Soylu’dan şu so­ru­la­rı­na cevap is­te­di:
1. Rize Be­le­di­ye­sin­de tes­pit edi­len bu usul­süz­lük, diğer be­le­di­ye­ler­de de rast­la­nan rutin uy­gu­la­ma­lar­dan mıdır?
2. Rize Be­le­di­ye­sin­ce ya­pı­lan bir bölüm iha­le­ler­de; say­dam­lı­ğı,re­ka­be­ti, eşit mu­ame­le­yi, gü­ve­ni­lir­li­ği, giz­li­li­ği, ka­mu­oyu de­ne­ti­mi­ni, ih­ti­yaç­la­rın uygun şart­lar­la ve za­ma­nın­da kar­şı­lan­ma­sı­nı ve kay­nak­la­rın ve­rim­li kul­la­nıl­ma­sı­nı sağ­la­mak gibi il­ke­le­re neden uyul­ma­mak­ta­dır?
3. Rize Be­le­di­ye­sin­de ya­pı­lan iha­le­ler­de doğ­ru­dan temin usu­lü­nün se­çil­me­sin­de­ki ısrar ne­re­den kay­nak­lan­mak­ta­dır? Bu ko­nu­da bir araş­tır­ma yap­tır­ma­yı dü­şü­nü­yor mu­su­nuz?
4. Bu şe­kil­de ihale usu­lün­de ısrar ne­de­niy­le ne ka­dar­lık kamu za­ra­rı­na yol açıl­mış­tır? Varsa kamu za­ra­rı­nın il­gi­li­ler­den tah­sil edil­me­si için gi­ri­şim­de bu­lun­ma­yı dü­şü­nü­yor mu­su­nuz?
5. Bu usul­süz uy­gu­la­ma­la­rı yapan il­gi­li­ler hak­kın­da adli ve idari so­ruş­tur­ma ta­ra­fı­nız­ca baş­la­tıl­mış mıdır?
6. Sa­yış­tay de­ne­ti­min­de bir­çok usul­süz uy­gu­la­ma­sı tes­pit edi­len Rize Be­le­di­ye­si, ka­nun­la­ra uygun işlem tesis et­mek­te neden zor­lan­mak­ta­dır? Ya­sa­lar­da be­le­di­ye­le­rin uy­ma­sı müm­kün ol­ma­yan mad­de­ler mi var­dır yoksa uy­gu­la­yı­cı­la­rın ek­sik­li­ği mi söz ko­nu­su­dur? Haber Mer­ke­zi

İYİ Parti’den Yusuf Ziya Alim’e hayırlı olsun ziyareti

İYİ Parti Rize il teş­ki­la­tı Çay­kur Genel Mü­dü­rü Yusuf Ziya Alim’e ha­yır­lı olsun zi­ya­re­ti ger­çek­leş­ti­ril­di.

İYİ Parti Rize İl Baş­ka­nı Ay­şe­gül Ak­yıl­dız Öz­ya­nık, teş­ki­lat baş­ka­nı Mus­ta­fa Al­pe­ren, mer­kez ilçe baş­ka­nı Gönül Er, il sek­re­te­ri Meh­met Başar Yıl­maz ve il baş­kan yar­dım­cı­sı Şenol Köse ile bir­lik­te 20121/46 Sa­yı­lı Cum­hur­baş­kan­lı­ğı ka­ra­rıy­la ve­ka­le­ten yü­rüt­tü­ğü Çay­kur Genel Mü­dür­lü­ğü ve Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­kan­lı­ğı­na asa­le­ten ata­nan Yusuf Ziya Alime ha­yır­lı olsun zi­ya­re­ti ger­çek­leş­tir­di.
Yeni gö­re­vin­de Alim’e ba­şa­rı­lar di­le­yen il baş­ka­nı Ay­şe­gül Ak­yıl­dız Öz­ya­nık, mi­sa­fir­per­ver­li­ğin­den do­la­yı te­şek­kür eder­ken ”Çayin ve şeh­ri­mi­zin genel so­run­la­rı­nı, pay­daş­la­rın kar­şı­lık­lı so­rum­lu­luk­la­rı­nın neler ol­du­ğu­nu ve çayın ge­le­ce­ği için neler ya­pıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni ko­nuş­tuk.Ken­di­si­ne ba­şa­rı­lar di­li­yo­rum” dedi.
Haber Merkezi

MHP İl Başkanı İhsan Alkan ‘Çayeli Belediyesi’ Hakkındaki İddiaları Yanıtladı

MHP Rize İl Baş­ka­nı İhsan Alkan ka­tıl­dı­ğı canlı yayın prog­ra­mın­da Ça­ye­li Be­le­di­ye Baş­ka­nı İsmail Hakkı Çift­çi’nin ağa­be­yi­ni işe al­ma­sı ko­nu­su­nu de­ğer­len­di­re­rek id­di­ala­ra cevap verdi.

Mil­li­yet­çi Ha­re­ket Par­ti­si (MHP) Rize İl Baş­ka­nı İhsan Alkan, Çay TV ek­ran­la­rın­da ya­yın­la­nan Meh­met Can Peçe ile Can’lı Gün­dem prog­ra­mı­nın ko­nu­ğu oldu. Ga­ze­te­ci Meh­met Can Peçe’nin so­ru­la­rı­nı ya­nıt­la­yan Baş­kan Alkan, Ça­ye­li Be­le­di­ye Baş­ka­nı İsmail Hakkı Çift­çi’nin ağa­be­yi­ni Ça­ye­li Be­le­di­ye­si’nde işe al­ma­sı ko­nu­sun­da­da ko­nu­şa­rak id­di­ala­ra cevap verdi. Baş­kan Alkan aynı za­man­da Ça­ye­li Be­le­di­ye­si’nin dev­ral­dık­la­rın­da eski Baş­kan Atil­la Esmen’den kalan borcu da açık­la­dı.
Ça­ye­li Be­le­di­ye baş­ka­nı İsmail Hakkı Çift­çi’nin ağa­be­yi­ni işe al­ma­sın­da tek sı­kın­tı­nın söz ko­nu­su ki­şi­nin Be­le­di­ye Baş­ka­nı’nın ağa­be­yi ol­ma­sı ol­du­ğu­nu ve onun dı­şın­da bir sı­kın­tı gör­me­di­ği­ni dile ge­ti­ren MHP Rize İl Baş­ka­nı İhsan Alkan “Rize’deki 3 be­le­di­ye­miz­de el­le­rin­den ge­le­ni ya­pı­yor­lar. Eko­no­mi­de ül­ke­miz­de önem­li bir bütçe da­ral­ma­sı oldu. So­rul­du­ğu zaman be­le­di­ye baş­kan­la­rı­mız ne ol­du­ğu­nu an­la­ta­bi­li­yor­lar. Ça­ye­li Be­le­di­ye baş­ka­nı­mız aday ol­du­ğun­da da söy­le­miş­ti, Be­le­di­ye baş­ka­nı ol­du­ğum zaman maaş al­ma­ya­ca­ğım. Bunu İstan­bul’da An­ka­ra’da ya­şa­yan va­tan­daş­la­rı­mız­da bi­li­yor. İsmail baş­ka­nın be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı ma­aşı­na ih­ti­ya­cı yok. Abi­si­nin de yok. Ça­ye­li’nin ima­rıy­la ala­ka­lı ciddi bir sı­kın­tı vardı. Baş­ka­nı­mı­zın da İstan­bul Büyük Şehir Be­le­di­ye­sin­de imar mü­dür­lü­ğü yap­mış bir abisi vardı. Gelip Ça­ye­li Be­le­di­ye­sin­de de in­san­la­ra yar­dım­cı olu­yor­du. İmar ko­nu­sun­da her şe­kil­de orada va­tan­da­şı­mı­za yar­dım­cı olma hu­su­sun­da her şeyi ya­pı­yor­du. Bir mec­lis top­lan­tı­sın­da top­lan­tı­da ki ar­ka­daş­la­rı­mız neden bu iş­le­re ka­rı­şı­yor di­ye­rek tepki gös­ter­di. Orada da di­yor­lar ki madem öyle işe alın ken­di­si­ni. Baş­ka­nı­mız da tamam diyor. Bunu söy­ler­ken de al­tı­nı çi­ze­rek söy­le­ye­lim ora­dan maaş al­mı­yor. Be­le­di­ye baş­ka­nı­mız­da maaş ol­mu­yor aynı şe­kil­de kar­de­şi de maaş al­mı­yor. Bu­ra­da tek sı­kın­tı be­le­di­ye baş­ka­nı­mı­zın abisi ol­ma­sı. Bu sü­reç­le ala­ka­lı bizim Ça­ye­li ile ala­ka­lı De­re­pa­za­rı ve İkiz­de­re be­le­di­ye­siy­le ala­ka­lı emek­li olmuş, bu­ra­lar­la il­gi­li pro­je­si olan planı olan İstan­bul ve ya başka bir be­le­di­ye de ba­şa­rı­lı bir şe­kil­de görev yap­mış va­tan­daş­la­rı­mız varsa para al­ma­dan be­le­di­ye­le­ri­ne hiz­met etmek is­te­yen­ler varsa, bu­yur­sun gel­sin. Biz bu­nu­la mut­lu­luk du­ya­rız.” Dedi.
Esmen’den 28 Mil­yon Borç Kal­mış!
Ça­ye­li Be­le­di­ye­si’nin AK Par­ti­li Atil­la Esmen’den dev­ra­lın­dı­ğı zaman 28 mil­yon borcu ol­du­ğu­nu ve bu bor­cun yüzde 50’sinin öde­ne­rek 14 mil­yo­na kadar dü­şü­rül­dü­ğü­nün al­tı­nı çizen Alkan “Ça­ye­li be­le­di­ye­si ile ala­ka­lı ben bir iki örnek ve­re­yim. Ça­ye­li Be­le­di­ye­si’ni 28 mil­yon borç ile İsmail Hakkı Çift­çi dev­ral­dı. Şu­an­da 14 mil­yon ci­va­rın­da bir bor­cu­muz var. Özel­lik­le bu pan­de­mi sü­re­cin­de bor­cu­mu­zu yarı ya­rı­ya in­dir­dik. Bunu da çöp top­la­ma­ya­rak ve ya başka kı­sıt­la­ma­la­ra gi­de­rek azalt­ma­dık. Ça­ye­li be­le­di­ye­si yine ça­lış­ma­la­rı­na devam ede­rek do­ğal­gaz ile ala­ka­lı bir sürü prog­ram­la­ma­lar yaptı. Su pro­je­si ile ala­ka­lı be­le­di­ye baş­ka­nı­mız­la be­ra­ber gi­de­rek ça­lış­ma­la­rı­mı­zı ya­pı­yo­ruz. Yakın zaman da Ça­ye­li büyük bir sel fe­la­ke­ti ya­şa­dı ve buna rağ­men bor­cu­muz 14 mil­yo­na kadar indi” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.
Haber Merkezi

Rize’de Karadeniz Somonu İhracatından 32 Milyon 654 Bin 674 Dolar Gelir Sağlandı

Rize’den 2020’de ya­pı­lan Ka­ra­de­niz so­mo­nu ih­ra­ca­tı bir ön­ce­ki yıla göre yüzde 55 ar­ta­rak 32 mil­yon 654 bin 674 do­la­ra ulaş­tı.

Doğu Ka­ra­de­niz İhra­cat­çı­lar Bir­li­ği (DKİB) ve­ri­le­rin­den yap­tı­ğı der­le­me­ye göre, Rize’den geçen yıl 7 ül­ke­ye 6 bin 926 ton Ka­ra­de­niz so­mo­nu ihraç edil­di, ih­ra­cat­tan da 32 mil­yon 654 bin 674 dolar gelir sağ­lan­dı.
Buna göre 2020’de ih­ra­cat, 3 bin 665 ton Ka­ra­de­niz so­mo­nu kar­şı­lı­ğı 21 mil­yon 38 bin 120 dolar ka­zanç elde edi­len 2019’a göre mik­tar­da yüzde 89, de­ğer­de yüzde 55 arttı.
Ka­ra­de­niz so­mo­nu dış sa­tı­mın­da 30 mil­yon 656 bin 44 do­lar­la Rusya Fe­de­ras­yo­nu ilk sı­ra­da yer aldı. Bu ül­ke­ye 6 bin 359 ton­luk ih­ra­cat ger­çek­leş­ti­ril­di.
Kent­ten ön­ce­ki yıl ise Rusya’ya 3 bin 595 ton Ka­ra­de­niz so­mo­nu ihraç edi­le­rek 20 mil­yon 670 bin 358 dolar ka­za­nıl­mış­tı. Böy­le­ce, Rusya’ya ger­çek­leş­ti­ri­len ih­ra­cat­ta da ön­ce­ki yıla oran­la mik­tar­da yüzde 77, de­ğer­de yüzde 48 artış sağ­lan­dı.
Rize’den 2019’da Rusya ve Gür­cis­tan’a Ka­ra­de­niz so­mo­nu ihraç edi­lir­ken, 2020’de bu ül­ke­le­rin yanı sıra Po­lon­ya, Fran­sa, Hol­lan­da, Beyaz Rusya ve Ka­za­kis­tan’a da Ka­ra­de­niz so­mo­nu sa­tı­şı ya­pıl­dı.

  • “İhra­ca­tın yüzde 92’si Rusya Fe­de­ras­yo­nu’na ger­çek­leş­ti­ril­di”
  • DKİB Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Saf­fet Kal­yon­cu, Rize’nin 2020’de Ka­ra­de­niz so­mo­nu ih­ra­ca­tı­nı rekor dü­zey­de bir ar­tış­la ka­pat­tı­ğı­nı söy­le­di.
  • İhra­ca­tın yüzde 92’sinin Rusya Fe­de­ras­yo­nu’na ger­çek­leş­ti­ril­di­ği­ne işa­ret eden Kal­yon­cu, Ka­ra­de­niz so­mo­nu­nun son yıl­lar­da böl­ge­nin önem­li ihraç ürün­le­ri ara­sın­da yer al­dı­ğı­nı, son 5 yılda da çok önem­li çıkış ya­pa­rak, ih­ra­ca­tı­nı yüzde 100’lere yakın dü­zey­de ar­tır­ma ba­şa­rı­sı gös­ter­di­ği­ni be­lirt­ti.
  • Kal­yon­cu, Ka­ra­de­niz so­mo­nu­nun ta­ma­men böl­ge­de üre­ti­le­rek, böl­ge­nin is­tih­dam ve gay­ri­sa­fi ha­sı­la­sı­na katkı yap­tı­ğı­nı kay­de­de­rek, Fın­dık­lı il­çe­sin­de ku­ru­lan mo­dern te­sis­te 500’e yakın yöre in­sa­nı­na is­tih­dam sağ­lan­dı­ğı­nı ifade etti.
  • Haber Merkezi

Rizeli Kadınların Yaptıkları Paçika Ve Uşakopo’lar Beğeni Topluyor

Ça­lış­ma azmi ve ka­rar­lı­lı­ğı ile bi­li­nen Ka­ra­de­niz ka­dın­la­rı, Ku­ze­yin Ka­dın­la­rı Da­ya­nış­ma Der­ne­ği (KKDD) ça­tı­sı al­tın­da bir araya ge­le­rek emek­le­ri­ni gö­rü­nür hale ge­tir­di­ler. Ku­ze­yin ka­dın­la­rı­nın üret­ti­ği ‘Pa­çi­ka’ ve ‘Uşa­ko­po’ isim­li bez be­bek­ler, hem ev eko­no­mi­si­ne kat­kı­da bu­lun­mak is­te­yen ka­dın­la­ra ilham olu­yor hem de yö­re­nin ta­nı­tı­mı­na katkı sağ­lı­yor.

İlçemize bağlı Ma­den­li Bel­de­si’nde bir araya ge­le­rek Ku­ze­yin Ka­dın­la­rı Da­ya­nış­ma Der­ne­ği’ni kuran ka­dın­lar, el sa­nat­la­rı hü­ner­le­ri ile ka­zanç elde et­me­ye baş­la­dı­lar. 3 yıl önce ‘Ku­ze­yin Ka­dın­la­rı’ adıy­la atöl­ye fa­ali­yet­le­ri­ne baş­la­yan yöre ka­dın­la­rı, Ça­ye­li yö­re­sin­de küçük kız ço­cuk­la­rı­na söy­le­nen ‘Pa­çi­ka’ ve erkek ço­cuk­la­rı­na söy­le­nen ‘Uşa­ko­po’ ismi ile mar­ka­laş­tır­dık­la­rı bez be­bek­le­ri dik­me­ye baş­la­dı­lar. Der­nek üyesi ka­dın­lar, tüm dün­ya­yı et­ki­si al­tı­na alan pan­de­mi sü­re­cin­de ise bez maske üre­ti­mi de ya­pa­rak hem kendi ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­lar­ken, hem de ev eko­no­mi­le­ri­ne kat­kı­da bu­lun­du­lar. Kuzey Ka­dın­la­rı Da­ya­nış­ma Der­ne­ği Baş­ka­nı Öğr. Gör. Yıl­dız Genç, der­nek ola­rak dü­zen­le­dik­le­ri top­lan­tı ve eği­tim­ler­le ka­dın­la­rın öz gü­ven­le­ri­ni art­tır­mak için ki­şi­sel ge­li­şim ve mes­le­ki eği­tim üze­ri­ne ça­lış­ma­lar yap­tık­la­rı­nı dile ge­ti­re­rek “Ma­den­li Bel­de­si’ndeki bir­kaç ka­dı­nın bez bebek üre­ti­mi is­te­ği ile küçük bir ‘Pa­çi­ka’ atöl­ye­si ku­rul­du. Daha sonra biz daha fazla ka­dı­na ulaş­mak ama­cıy­la bir der­nek kurma ih­ti­ya­cı duy­duk. Şu anda 24 üye­miz var.
Ki­şi­sel ge­li­şim ve mes­le­ki eği­tim fa­ali­yet­le­ri­mi­zin ya­nın­da sos­yal et­kin­lik­ler de dü­zen­le­mek­te­yiz.
Maske, bez bebek, bez çanta ve ti­şört ta­sa­rı­mı gibi el sa­nat­la­rı ile tu­riz­me de katkı sağ­la­ya­bil­di­ği­miz ürün­le­ri­miz var.
Böy­le­ce hem ka­dın­la­rın aile eko­no­mi­si­ne kat­kı­da bu­lun­ma­la­rı­nı hem de sos­yal­leş­me­le­ri­ni amaç­lı­yo­ruz” dedi.
Ka­zan­cı­nı sağ­la­ya­bil­di­ği için ken­di­si­ni öz­gü­ven­li his­set­ti­ği­ni ifade eden der­nek üyesi Ha­ni­fe Şeker ise “3 yıl­dır bu işin içe­ri­sin­de­yiz ama ondan ön­ce­sin­de 5 yıl­lık bir eği­tim aşa­ma­sın­dan geç­tik.
Daha sonra atöl­ye­mi­zi kur­duk. Sağ olsun ho­ca­mız da ya­nı­mız­dan hiç ay­rıl­ma­dı, des­tek­le­ri­ni biz­ler­den esir­ge­me­di. Bu işe baş­la­dı­ğı­mız gün­den bu­gü­ne biz­le­re des­tek­le­ri­ni esir­ge­me­yen Ça­ye­li Bakır İşlet­me­le­ri’ne, Bü­yük­de­re Va­di­si İskan Vakfı’na, Ma­den­li Be­le­di­ye­si, Ça­ye­li Kay­makam­lı­ğı ve Ça­ye­li Halk Eği­tim Mü­dür­lü­ğü’ne te­şek­kür edi­yo­ruz” şek­lin­de ko­nuş­tu. KKDD’nin ilk etap­ta bir elin par­mak­la­rı­nı geç­me­yecek sa­yı­da ka­dı­nın bir araya gel­me­siy­le ku­rul­du­ğu­nu dile ge­ti­ren Usta Öğ­re­ti­ci Zey­nep Yurt­taş da “Yö­re­miz­de ka­dı­nın ge­liş­me­si, sos­yal­leş­me­si, ge­lecek için maddi ma­ne­vi bir şey­ler yap­ma­sı çok önem­li. El be­ce­ri­le­ri­miz­le üret­ti­ği­miz ürün­le­ri­miz var.
Özel­lik­le bez be­bek­le­ri­miz

çok güzel. Bütün ev ha­nım­la­rı­na da örnek olu­yo­ruz. 4-5 ka­dı­nın bir araya gel­me­sin­den oluş­tu bu 24 kişi. Bu sayı daha da ar­ta­cak­tır. Ka­dın­la­rı­mız ye­te­nek­li ve bu tür ürün­le­ri ev­le­rin­de zaten bi­rey­sel ola­rak yap­mak­ta­lar.
Bir araya ge­le­rek daha plan­lı ve prog­ram­lı ça­lış­mak­ta­yız.
İler­le­yen za­man­lar­da daha da güzel işler ya­pa­ca­ğı­mı­za inan­cı­mız tam­dır” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.
Haber Merkezi

Gürcistan’a geçiş başlıyor ama şartları var

Gür­cis­tan Hü­kü­me­tin­ce alı­nan ka­rar­la, iki doz Ko­vid-19 aşısı ol­duk­la­rı­nı bel­ge­le­ye­bi­len tüm ya­ban­cı ülke va­tan­daş­lar Gür­cis­tan’a giriş ya­pa­bi­lecek.

Tif­lis Bü­yü­kel­çi­li­ği’nden ya­pı­lan açık­la­ma­da;
Gür­cis­tan Hü­kü­me­tin­ce alı­nan ka­rar­la, iki doz Ko­vid-19 aşısı ol­duk­la­rı­nı bel­ge­le­ye­bi­len tüm ya­ban­cı ülke va­tan­daş­la­rı­nın Gür­cis­tan’a giriş ya­pa­bi­le­ce­ği ve mev­cut tüm aşı çe­şit­le­ri­nin kabul edi­le­ce­ği açık­lan­mış­tır.
Va­tan­daş­la­rı­mı­za say­gıy­la du­yu­ru­lur.” de­nil­di.
Haber Merkezi

Türk VatandaşlarınınKimlik GösteripGirebildiği Ülkelerin Sayısı 5’e Yükseldi

74 ül­ke­ye vize al­ma­dan pa­sa­port­la gi­de­bi­len Türk va­tan­daş­la­rı’nın, sa­de­ce kim­lik gös­te­rip gi­re­bil­di­ği ül­ke­le­rin sa­yı­sı da beşe yük­sel­di. Sı­ra­da Rusya ve Be­la­rus var.

Türk va­tan­daş­la­rı­nın sa­de­ce kim­lik­le yurt dı­şı­na çı­ka­rak se­ya­hat ede­cek­le­ri ül­ke­le­rin sa­yı­sı ar­tı­yor.
Son ola­rak Türk va­tan­daş­la­rı­nın Azer­bay­can’a yap­tık­la­rı se­ya­hat­ler­de vize ve pa­sa­port en­ge­li or­ta­dan kalk­tı.
Bun­dan sonra Azer­bay­can’dan Tür­ki­ye’ye, Tür­ki­ye’den de Azer­bay­can’a ya­pı­la­cak se­ya­hat­ler­de sa­de­ce kim­lik ye­ter­li ola­cak.
Böy­le­ce Türk va­tan­daş­la­rı­nın, vize al­ma­dan ve pa­sa­port­suz gi­de­bi­le­ce­ği ülke sa­yı­sı beşe yük­sel­di.
VİZE YOK, PA­SA­PORT YOK
Daha önce Gür­cis­tan, KKTC, Mol­do­va ve Uk­ray­na ile kar­şı­lık­lı kim­lik­le se­ya­hat ko­lay­lı­ğı sağ­la­nır­ken bu yıl için­de ay­rı­ca Be­la­rus ve Rusya ile de ben­zer an­laş­ma­la­rın ya­pıl­ma­sı plan­la­nı­yor.
Kim­lik­le se­ya­hat­le bir­lik­te va­tan­daş­lar, yurt dışı se­ya­hat­le­ri için uğ­raş­tı­rı­cı ve yo­ru­cu vize iş­le­rin­den kur­tul­muş olu­yor.
Öte yan­dan Türk va­tan­daş­la­rı­nın vize al­ma­dan sa­de­ce pa­sa­port ile gi­de­bi­le­cek­le­ri ülke sa­yı­sı da 5’e yük­sel­di.
Bugün Türk va­tan­daş­la­rı kar­şı­lık­lı ola­rak vize uy­gu­la­ma­sı­nın kal­dı­rıl­dı­ğı 74 ül­ke­yi sa­de­ce pa­sa­port ile zi­ya­ret ede­bi­li­yor.
Haber Mer­ke­zi

Bölgemizin Teminatı Çay ve ÇAYKUR İçin Alınacak Tedbirler!..

Dün­ya­da, en çok para bı­ra­kan şey­ler­den biri olan sıvı içe­cek­ler yeni pa­zar­lar edin­mek için kı­ya­sı­ya mü­ca­de­le için­de­ler. Bunun için zin­cir cafe mar­ka­la­rı üre­til­di. Bu mar­ka­lar dün­ya­nın bir­çok ye­rin­de öne çık­tı­lar ve peş­le­rin­den yerel ca­fe­le­ri sü­rük­le­di­ler.

ÇA­YI­MIZ VE GE­LE­CEĞİ İÇİN TEDBİRLER
Ül­ke­miz­de bu tür bin­ler­ce cafe var. Bir tür kı­ra­at­ha­ne/kahve kül­tü­rü­mü­zün mo­dern hali olan ca­fe­ler, ya­ban­cı sıcak içe­cek­le­rin tem­sil­ci­le­ri ol­du­lar. Ha­liy­le yerel ca­fe­ler­de on­la­rı takip et­ti­ler.
Bugün orta yaş üstü in­san­la­rı bu ca­fe­le­re sokun orada su­nu­lan içecek tür­le­rin­den sa­de­ce kahve ve çayı ta­nı­dık­la­rı­nı, di­ğer­le­ri­nin hiç­bi­ri­nin ad­la­rı­nı dahi bil­me­dik­le­ri­ni gö­re­cek­si­niz.
Hala bu tü­ke­tim pa­za­rı otur­muş değil ve yeni yeni ürün­ler ken­di­le­ri­ne yer bul­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar.
Dün­ya­da, bu içecek çe­şit­le­ri­nin için­de en önde olan kahve ve Ancak Tür­ki­ye’de durum ter­si­ne­dir ve çay tü­ke­ti­mi baş­ta­dır. Diğer içe­cek­le­rin çayı tah­tın­dan in­dir­me­si için çok uğ­ra­şıl­mış olsa da bunun ba­şa­rıl­ma­sı müm­kün ol­ma­dı. Diğer içe­cek­ler pa­za­rı­nı bü­yü­tür­ken çay tü­ke­tim pa­za­rı da bü­yü­dü. Ve bu pazar git gide daha da bü­yü­yor. Bu durum göz­le­rin Tür­ki­ye çay pa­za­rı­na di­kil­me­si­ne yol açı­yor. Her­kes bu çok kârlı olan pa­zar­dan pay almak is­ti­yor ve kı­ya­sı­ya bir yarış söz ko­nu­su..
Bu ya­rı­şın bir­çok ak­tö­rü var;
Baş­lan­gıç­ta Türk ça­yı­nın tek ad­re­si Çay­kur’du. Son­ra­sın­da çay, özel sek­tö­re de açıl­dı. Türk ça­yı­nın üre­ti­mi ve tü­ke­ti­mi arttı.
Bu arada bil­has­sa Doğu il­le­ri­miz­de de kaçak çay­la­rın pazar payı bü­yü­dü. Bu çay­lar kaçak yol­lar­la gel­di­ği için Türk ça­yın­dan ucuz­du. Bir tür ka­çak­çı­lık üze­rin­den ge­li­re dö­nü­şen ya­ban­cı men­şe­li çay­lar bu böl­ge­ler­de damak tadı oluş­tur­du ve kök­leş­ti.
Diğer yan­dan Türk çay sek­tö­rü­ne giren bazı özel fir­ma­lar Çay­kur çay­la­rı­nın oluş­tur­du­ğu damak ta­dı­nı gev­şe­te­rek pazar pa­yı­nı bü­yüt­me he­de­fiy­le Türk çayı ile ya­ban­cı çay­la­rı har­man­la­yıp kendi mar­ka­la­rıy­la pi­ya­sa­da yer edin­me­ye ça­lış­tı­lar. Bu gibi gi­ri­şim­ler ya­ban­cı çay­la­ra olan il­gi­yi ar­tır­dı.
Bugün, çay tü­ke­tim pa­za­rı­na bak­tı­ğı­mız­da artık ya­ban­cı men­şe­li çay­lar (resmî/gayri resmî) önem­li bir pa­za­ra sahip.
Çok­la­şan tü­ke­ti­ci ter­cih­le­ri ne­de­niy­le de pa­zar­da her tür aktör boy gös­te­ri­yor.
Bir­çok gıda sek­tö­rün­de ol­du­ğu gibi çay tü­ke­tim pa­za­rın­da da sah­te­kar­lar, hi­le­baz­lar, ka­çak­çı­lar, kolay ka­zanç elde etmek is­te­yen­ler bu pa­za­rın için­de­ler ve (tabir ca­iz­se) uzun yıl­lar­dır bu pa­zar­da at oy­na­tı­yor­lar. Bugün kuru çay pa­za­rın­da mev­cut olan­la­ra ba­kı­lın­ca şu man­za­ra­lar­la kar­şı­la­şı­rız;
-Pi­ya­sa­da­ki en pa­ha­lı Türk çayı olan Çay­kur çay­la­rın­da git gide ka­li­te­nin düş­tü­ğü, en pa­ha­lı Çay­kur ça­yı­nın da di­ğer­le­ri­ne ben­ze­me­si­nin yanı sıra es­ki­den beri ya­pı­lan bir sah­te­kâr­lı­ğın sür­dü­ğü, sahte Çay­kur pa­ket­le­ri­nin içi­nin ka­li­te­siz çay­lar­la dol­du­ru­lup pi­ya­sa sü­rül­dü­ğü tah­min edil­mek­te­dir.
– Çay atık­la­rı, çay çöp­le­ri ve 4. Sür­gün de­ni­le­rek ko­pa­rı­lan odun­su çay­la­rın içine boya ve diğer renk­len­di­ri­ci vs gibi ürün­ler ka­tı­la­rak elde edi­len çay­lar.
– Türk Çayı ile İran çayı gibi şek­len Türk çay­la­rı­na ben­ze­yen çay­la­rın har­man­lan­ma­sıy­la oluş­tu­ru­lan çay­lar.
– Resmî yol­lar­la ül­ke­ye giren, ithal edi­len mar­ka­lı, yük­sek fi­yat­lı pa­tent­li çay­lar.
– Mar­ka­lı ya­ban­cı çay pa­ket­le­ri­nin sah­te­si­ni üre­tip, içine başka çay­lar ko­nu­lup, aynı fi­yat­lar­dan sa­tı­şa su­nul­muş çay­lar.
– Türk mar­ka­sı olup, içine ithal çay­la­rın kon­du­ğu ve ya­ban­cı çay diye Tür­ki­ye’de sa­tı­lan çay­lar
– ihraç kay­dıy­la ithal edi­lip,Tür­ki­ye’de or­ga­ni­ze ve ser­best böl­ge­ler­de pa­ket­le­nip ihraç edi­len ve aynı za­man­da aynı mar­ka­lar­la yurt için­de de sa­tı­lan ya­ban­cı çay­lar.
– Kaçak yol­lar­la yurda so­ku­lup hem ya­ban­cı mar­kay­la, hem Türk pa­tent­li ya­ban­cı isim­li mar­kay­la sa­tı­lan çay­lar
– Kaçak çayla har­man­lan­mış Türk çayı diye pi­ya­sa­ya sü­rül­müş çay­lar

  • Çe­şit­li isim­ler al­tın­da açık ola­rak sa­tı­lan çay­lar. Şu an kuru çay pa­za­rın­da­ki mev­cut tablo bu. Bu tab­lo­yu ana­liz et­ti­ği­miz­de şöyle bir so­nuç­la kar­şı­la­şı­rız; -Tür­ki­ye kuru çay tü­ke­tim pa­za­rı cazip hale gel­di­ği için re­ka­bet kı­zı­şı­yor -Ül­ke­ye kaçak çay gi­ri­şi hızla devam edi­yor -Çay­kur ka­li­te­li çay üre­te­mi­yor ve bu durum ka­li­te­li çay ara­yı­şı­nı hız­lan­dı­rı­yor. -Çay sek­tö­rün­de­ki özel ku­ru­luş­lar ka­li­te­yi yük­sel­te­rek para ka­zan­ma­nın zor ol­du­ğu­nu gör­dük­le­ri için, çay üze­rin­den para ka­zan­mak adına çe­şit­li yol­la­ra baş vu­ru­yor­lar. Bu so­nuç­lar­dan da an­la­şıl­dı­ğı gibi pi­ya­sa­da çay­dan en kolay ka­zanç yolu, hile ya­pı­la­rak üre­ti­len çay­lar­dan ve kaçak çay­lar üze­rin­den sağ­la­nı­yor.. Peki çay ül­ke­ye hangi yol­lar­la kaçak ola­rak gi­ri­yor?
    • Kaçak Çay yo­lu­nun bi­rin­ci­si ser­best böl­ge­ler, or­ga­ni­ze böl­ge­ler; Art ni­yet­li fir­ma­lar ya­ban­cı men­şe­li çay­la­rı ihraç kay­dıy­la ser­best böl­ge­ye in­di­ri­yor­lar, bu­ra­da pa­ket­le­yip yurt dı­şı­na sa­ta­cak­la­rı­nı beyan et­tik­le­ri için vergi öde­mi­yor­lar. Ancak bu çayın ya tü­mü­nü ya da bir kıs­mı­nı yurt için­de sa­tı­yor­lar. De­ği­şik, kirli yön­tem­ler­le çayı ihraç et­tik­le­ri­ni gös­te­ri­yor­lar.
    • Kara yo­luy­la tran­sit geçiş yani başka ül­ke­ye çay gö­tür­dük­le­ri­ni beyan edip bu çaya vergi öde­me­yip, içe­ri­de sa­tı­yor­lar. Bu tır­la­rın pla­ka­la­rı başka tır­la­ra ta­kı­lı­yor ve güm­rük­ler­den çıkIş ya­pı­yor. Bazın çay tır­la­rı­nın izi bu­lu­na­mı­yor veya sı­nır­lar­dan çık­mış gibi gö­rü­nü­yor­lar.
      -Bil­has­sa Doğu sı­nır­la­rı­mız­dan at, eşek sır­tın­da diğer kaçak ürün­le­ri gibi çay ge­ti­ri­yor­lar.
      -Sı­nır ti­ca­re­tin­den çı­ka­rıl­mış ol­ma­sı­na rağ­men kont­rol­ler­den bir şe­kil­de ge­çe­rek yurda so­ku­lan, yolcu be­ra­be­rin­de ver­gi­siz ya­ban­cı çay ge­ti­ri­yor­lar.
      -Ek­sik ve fark­lı be­yan­da bu­lu­nup güm­rük­ler­den bir şe­kil­de fazla çay ge­çi­ri­yor­lar.
      -(Geç­miş­te or­ta­ya çı­ka­rı­lan güm­rük rüş­vet­le­rin­den an­la­şıl­dı­ğı­na göre)Bir tek fa­tu­ray­la on­lar­ca çay dolu tır yurt dı­şın­dan yurda so­kul­muş­tu.
      Bu ve ben­ze­ri yön­tem­ler­le her yıl ül­ke­miz­de üret­ti­ği­miz kuru çayın üçte biri ka­da­rı­nın da yurt dı­şın­dan kaçak ola­rak yur­du­mu­za gir­di­ği tah­min edil­mek­te..
      PEKİ BUN­LA­RI ÖN­LE­MEK İÇİN NELER YA­PIL­MA­LI
      Ön­ce­lik­le şunu be­lirt­me­li; Çay it­ha­li ol­duk­ça zor­laş­tı­rıl­mış, ithal çay fi­yat­la­rı­na alt sınır ve 145 vergi kon­muş­tur. O ne­den­le bi­ri­le­ri­nin be­lirt­ti­ği gibi ithal çay­la­rın Türk ça­yıy­la har­man­lan­ma­sı cazip de­ğil­dir. Har­man­lan­mış çay için­de­ki ya­ban­cı men­şe­li çay kaçak de­ğil­se cazip olmaz. O ne­den­le ithal çay ko­nu­su bu tar­tış­ma­la­rın dı­şın­da­ki bir tar­tış­ma­dır.
      Ya­pı­la­cak­la­ra ge­lin­ce;
      -Har­man­lan­mış çay­la­rın için­de­ki çay­lar ve oran­la­rı paket üze­rin­de be­lir­til­me­li­dir.
      -Açık çay sa­tış­la­rı ya­sak­lan­ma­lı­dır. Zira bun­la­rın de­ne­ti­mi has­sas şe­kil­de ya­pıl­ma­dı­ğı İçin men­şe­le­ri be­lir­siz­dir.
      -Bi­rey­sel ana­liz için ana­liz mer­kez­le­ri ku­rul­ma­lı, satın al­dı­ğı çay­dan kuş­ku­la­nan kişi bunu üc­ret­siz tah­lil yap­tı­ra­bil­me­li­dir.
      -Pi­ya­sa­da ya­ban­cı isim­le sa­tı­lan çay­la­rı da il­gi­li ba­kan­lı tah­lil et­me­li, iç­le­rin­de ne ol­du­ğu ka­mu­oyu­na açık­lan­ma­lı­dır. (Bu­gü­ne kadar ba­kan­lık sa­de­ce bazı Türk mar­ka­lı çay­la­rı tah­lil ede­rek iç­le­rin­de boya ve katkı mad­de­si olan­la­rı teş­hir et­miş­tir. Oysa, ya­ban­cı mar­ka­lı çay­la­rın için­de sağ­lı­ğa za­rar­lı her türlü katkı mad­de­si­nin ol­du­ğu iddia edil­mek­te­dir.)
      -Mar­ka kont­rol­le­ri sık­laş­tı­rıl­ma­lı­dır. Bazı fir­ma­la­rın pa­ket­le­ri­nin sah­te­le­ri ba­sıl­mak­ta iç­le­ri kötü çayla dol­du­rul­mak­ta­dır. Bu du­rum­dan Sri­lan­ka çay kon­se­yi bile şi­ka­yet­çi olmuş, Tür­ki­ye’de sa­tı­lan Sri­lan­ka men­şe­li çay­la­rın sah­te­le­ri­nin üre­til­di­ği­ni basın yo­luy­la du­yur­muş­lar­dır.
      -Ka­çak çay­la­rı satın alan­lar­la, on­lar­la iş­bir­li­ği ya­pan­la­rın tes­pi­ti ha­lin­de sek­tör­de­ki fa­ali­yet­le­ri ya­sak­lan­ma­lı­dır.
      -Çay ka­çak­çı­la­rı­na ve­ri­lecek ce­za­lar ar­tı­rıl­ma­lı­dır.
      -Ça­yın gü­ven­ce­si olan Çay­kur ikin­ci sa­tı­cı­ya pa­ket­siz, torba çay sat­ma­ma­lı­dır.
      -Ge­rek güm­rük­ler­de, ge­rek­se çay fab­ri­ka­la­rın­da, pa­ket­le­me­ler­de de­ne­tim­ler sı­kı­laş­tı­rıl­ma­lı­dır.
      -Türk çayı pa­ket­le­yen pa­ket­le­me­ler çay ih­ti­sas güm­rü­ğü­nün ol­du­ğu böl­ge­de ol­ma­lı­dır.
      -Kuru çay üre­ti­mi çe­şit­len­di­ril­me­li, pa­zar­da­ki ya­ban­cı çayın pa­za­rı da­ral­tıl­ma­lı­dır. Böy­le­ce bu pa­za­rın ka­çak­çı­lar için ca­zi­be­si kıs­men aza­la­cak­tır. Elbet bu ted­bir­ler ço­ğal­tı­la­bi­lir. Önem­li olan bu mü­ca­de­le­de ka­rar­lı olmak, kim­se­ye hiç­bir şe­kil­de göz yum­ma­mak.
      Haber: A.O.

TEBRİK

ARDEŞEN’İN SESİ GAZETESİ’NİN 48. KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ EN SAMIMI DUYGULARIMLA “TEBRİK” EDER,

Tam 47 yıldır tüm “ARDEŞEN’in ve ARDEŞENLİLERİNSesi, gözü ve kulağı” olan ARDEŞEN’İN SESİ GAZETESİ’nin başta kurucusu ve şuanki Başyazarı olan  Av. SEDAT KAHYA, olmak üzere, İmtiyaz Sahibi CEVRİYE KAHYA, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü SELİM GÜNER, Sayfa Editörü OSMAN REMZİ KULABER, Muhabirler MURAT UÇKAN ve SAVAŞ KALYONCU ile birlikte diğer katkı sağlayan Emekçi arkadaşlarımı da ayrı ayrı “TEBRİK” ediyor ve “BAŞARILARININ”devamlarını diliyorum.

Ayrıca 13 Aralık 2020 tarihinde de vefat ederek aramızdan ayrılan AHMET ÖZCAN’ı da bir kez daha “RAHMET”le anıyor ve tüm ailesine, sevenlerine, dostlarına ve okurlarına da “SABIRveBAŞSAĞLIĞI” diliyorum.

RİZE GAZETECİLER DERNEĞİ

“Rİ-GA-DER” YÖNETİM KURULU BAŞKANI

FAİK BAKOĞLU

(TGF DENETLEME KURULU BAŞKANI)

ZÜMRÜT RİZE GAZETESİ GENEL YAYIN YÖNETMENİVE TGF RİZE İL TEMSİLCİSİ

Rize’ye 5 adet 4×4 yeni ambulans

Sağlık Bakanlığınca Rize iline 5 adet 4×4 ambulans tahsis edildi. Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı Acil Sağ­lık Hiz­met­le­ri Genel Mü­dür­lü­ğü ta­ra­fın­dan Rize İl Sağ­lık Mü­dür­lü­ğü­ne bağlı 112 is­tas­yon­la­rın­da kul­la­nıl­mak üzere gön­de­ri­len 4×4 olmak üzere 5 adet tam do­na­nım­lı am­bu­lans­lar 112 İl Am­bu­lans Ser­vi­si Baş­he­kim­li­ği­ne tes­lim edil­di.

Sağ­lık Ba­kan­lı­ğın­dan Rize’ye gön­de­ri­len am­bu­lans­lar Mer­kez 9 Nolu, Ça­ye­li 2 Nolu, Pazar 2 Nolu, Çam­lı­hem­şin 1 Nolu ve Ar­de­şen 1 Nolu Acil Sağ­lık Hiz­met­le­ri İstas­yon­la­rı ta­ra­fın­dan kul­la­nı­la­cak­tır.
Am­bu­lans­lar Sağ­lık Hiz­met­le­ri Baş­ka­nı Op.​Dr.​Talip Başak ta­ra­fın­dan is­tas­yon so­rum­lu­la­rı­na da­ğı­tım tö­re­ni eş­li­ğin­de tes­lim edil­di.
İl Sağ­lık Mü­dü­rü Dr. Mus­ta­fa Tepe, konu ile il­gi­li ola­rak yap­tı­ğı açık­la­ma­da, “Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­mız ta­ra­fın­dan ili­mi­ze gön­de­ri­len yeni 4×4 ni­te­lik­te­ki am­bu­lans­la­rı­mız ili­mi­ze ge­le­rek İl Am­bu­lans Ser­vi­si Baş­he­kim­li­ği­ne tes­lim edil­di.” dedi.
Yeni am­bu­lans­la­rın gerek il­çe­le­rin vaka yo­ğun­lu­ğu­na ge­rek­se de mev­cut am­bu­lans­la­rın kul­la­nım öm­rü­ne göre plan­lan­dı­ğı­nı be­lir­ten Tepe, 112 Acil Sağ­lık Hiz­met­le­ri İstas­yon­la­rı­mı­zın fi­zi­ki im­kân­la­rı güç­len­di­ril­di­ği gibi do­na­nım ve tıbbi yön­den de des­tek­le­ri­miz devam et­mek­te ol­du­ğu­nu söy­le­di.
Yeni gelen son tek­no­lo­ji im­kân­lar­la do­na­tıl­mış am­bu­lans­la­rı­mız 112 fi­lo­mu­za güç kat­tı­ğı­nı ifade eden Tepe, “Am­bu­lans­la­rı­mız ke­sin­ti­siz hal­kı­mı­za hiz­met ver­mek­te­dir.
Bu ve­si­le ile am­bu­lans­la­rı­mı­zı ili­mi­ze ka­vuş­tu­ran başta Sağ­lık Ba­ka­nı­mız Dr. Fah­ret­tin Koca olmak üzere Bakan Yar­dım­cı­mız Dr. Şu­ayip Bi­rin­ci ve Acil Sağ­lık Hiz­met­le­ri Genel Mü­dü­rü­müz Dr. Semih Kor­kut’a te­şek­kür edi­yo­ruz ve yeni am­bu­lans­la­rı­mı­zın hal­kı­mı­za ha­yır­lı ol­ma­sı­nı is­ti­yo­rum.” diye ko­nuş­tu.
Ha­ber-Fo­to: Mus­ta­fa SAKLI

Rize’de Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında Yapıların Yıkımı Sürüyor

Rize’de ze­mi­nin­de­ki kayma ne­de­niy­le yan yat­ma­ya baş­la­dı­ğı için “Pisa Ku­le­le­ri” diye ad­lan­dı­rı­lan iki bi­na­nın da ara­la­rın­da bu­lun­du­ğu ya­pı­la­rın, Kent­sel Dö­nü­şüm Pro­je­si kap­sa­mın­da yı­kı­mı devam edi­yor.

Rize'de Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında Yapıların Yıkımı Sürüyor

Çevre ve Şe­hir­ci­lik Ba­kan­lı­ğı ile Rize Be­le­di­ye­si iş bir­li­ğiy­le yak­la­şık iki yıl­dır devam eden kent­sel dö­nü­şüm ve ka­mu­laş­tır­ma ça­lış­ma­la­rı so­nu­cun­da 3 bin 88 met­re­ka­re­lik alan­da­ki 12 bi­na­da, 8 Ocak’ta baş­la­yan yıkım iş­lem­le­ri sü­rü­yor.
Ze­mi­nin­de­ki kayma ne­de­niy­le yan yat­ma­ya baş­la­dı­ğı için “Pisa Ku­le­le­ri” diye ad­lan­dı­rı­lan iki bi­na­nın daha önce yı­kıl­dı­ğı ça­lış­ma­lar kap­sa­mın­da bir blo­ğun yı­kı­mı da kont­rol­lü şe­kil­de ger­çek­leş­ti­ril­di. Ça­lış­ma­la­rın kısa sü­re­de ta­mam­lan­ma­sı plan­la­nı­yor.
Kent­sel Dö­nü­şüm Pro­je­si kap­sa­mın­da yı­kı­lan bi­na­la­rın ye­ri­ne ye­ni­le­ri inşa edi­lecek.


Haber Merkezi

Din Görevlilerinden Örnek Davranış

Tür­ki­ye Di­ya­net Vakfı ta­ra­fın­dan, kurak böl­ge­ler­de ya­şa­yan in­san­la­rın temiz su ih­ti­ya­cı­nı kar­şı­la­mak mak­sa­dıy­la baş­la­tı­lan ‘ Bir Damla Hayat Su Ku­yu­su’ pro­je­si­ne bir des­tek te Rize il ge­ne­lin­de görev yapan din gö­rev­li­le­rin­den geldi.

Tür­ki­ye Di­ya­net Vakfı’nın hayri hiz­met­le­ri­ne halkı teş­vik ede­rek her zaman des­tek olan din gö­rev­li­le­ri, bu sefer de gö­nül­lü­lük esa­sı­na da­ya­lı ola­rak biz­zat ken­di­le­ri kat­kı­da bu­lu­na­rak hayır ya­rı­şın­da öncü ol­du­lar.
Bir damla suya has­ret in­san­la­rın yü­zü­nü gül­dür­mek ve ku­rak­lık ya­şa­nan böl­ge­ler­de­ki in­san­la­rın temiz su ih­ti­ya­cı­nı kar­şı­la­mak mak­sa­dıy­la Tür­ki­ye Di­ya­net Vakfı Rize Şu­be­si’ne ba­ğış­ta bu­lu­nan din gö­rev­li­le­ri, Af­ri­ka ül­ke­si olan Zim­bab­ve’de su ku­yu­su aça­rak, orada ya­şa­yan in­san­la­rın suya ka­vuş­ma­sı­na ve­si­le oldu.
Tür­ki­ye Di­ya­net Vakfı Rize Şu­be­si Baş­ka­nı İl Müf­tü­sü Naci Çak­mak­çı, İslam di­ni­nin can­lı­la­rı suya ka­vuş­tur­ma­yı tav­si­ye et­ti­ği­ni ve bu doğ­rul­tu­da İslam me­de­ni­ye­ti­nin, in­sa­nın ol­du­ğu her kö­şe­ye suyu ulaş­tır­dı­ğı­nı be­lir­te­rek, “Tür­ki­ye Di­ya­net Vakfı’mız, ha­yır­se­ver­le­rin des­tek­le­riy­le temiz içme su­yu­na eriş­mek­te güç­lük ya­şa­nı­lan her coğ­raf­ya­da su ku­yu­su ve vakıf çeş­me­si aça­rak ec­da­dın bı­rak­tı­ğı mi­ra­sı ya­şat­ma­ya gay­ret edi­yor.” dedi.
Çak­mak­çı, özel­lik­le Af­ri­ka’da mil­yon­lar­ca in­sa­nın, hiç­bi­ri­mi­zin bı­ra­kın iç­me­yi elini dahi yı­ka­ya­ma­ya­ca­ğı suyla ha­yat­ta kal­ma­ya ça­lış­tık­la­rı­nı ifade ede­rek, ki­lo­met­re­ler­ce yol gi­de­rek omuz­la­rın­da ta­şı­dık­la­rı ve çok da hij­ye­nik ol­ma­yan suyu içe­rek ha­ya­ta tu­tun­ma­nın mü­ca­de­le­si­ni ver­dik­le­ri­ni söy­le­di.
İl Müf­tü­sü Çak­mak­çı, Tür­ki­ye Di­ya­net Vakfı ta­ra­fın­dan ha­ya­ta ge­çi­ri­len ‘Bir Damla Hayat Su Ku­yu­su’ pro­je­si kap­sa­mın­da, Rize il ve ilçe şu­be­le­ri ola­rak bu za­ma­na kadar Mo­ri­tan­ya’da 11, Zim­bab­ve’de 2 olmak üzere top­lam­da 13 su ku­yu­su aç­tık­la­rı­nı ifade ede­rek, önü­müz­de­ki gün­ler­de Af­ga­nis­tan’da açı­la­cak olan 14. su ku­yu­su için de ça­lış­ma­la­rın devam et­ti­ği­ni bil­dir­di.
Çak­mak­çı, “Zim­bab­ve’de ku­rak­lık­la mü­ca­de­le eden in­san­la­rın suya ka­vuş­ma­sı­na ve­si­le olan ve Vak­fı­mı­zın bütün fa­ali­yet­le­ri­ne gö­nül­den des­tek ve­re­rek ön­cü­lük yapan, yap­tık­la­rı iyi­lik­le örnek dav­ra­nış ser­gi­le­yen bütün din gö­rev­li­le­ri­mi­zi teb­rik edi­yor, des­tek­le­ri­ni hiç­bir zaman esir­ge­me­yen tüm hal­kı­mı­za da te­şek­kür edi­yo­rum.” dedi.
Haber Merkezi

“COVID–19 döneminde kök hücre bağışından vazgeçmeyin”

Anadolu Sağlık Merkezi Hematolojik Onkoloji ve Kemik İliği Nakli Merkezi Direktörü, Avrupa ve Amerika Kemik İliği Nakli Dernekleri Üyesi Prof. Dr. Zafer Gülbaş araştırma çıktıları ve kök hücre bağışı konusunda önemli bilgiler paylaştı.

Ül­ke­miz­de, başta lö­se­mi has­ta­la­rı olmak üzere kök hücre ba­ğı­şı bek­le­yen bin­ler­ce insan ol­ma­sı­na kar­şın top­lu­mu­muz­da konu ile il­gi­li bağış son­ra­sı ka­lı­cı yan etki ve ağ­rı­lı bir süreç ol­ma­sı, has­ta­ne­ye yatma ge­rek­li­li­ği gibi bir­çok yan­lış bilgi do­la­şı­yor. Pfi­zer On­ko­lo­ji ve Twen­tify araş­tır­ma şir­ke­ti, bu tür yan­lış bil­gi­le­ri or­ta­dan kal­dır­mak ve kök hücre ba­ğı­şı far­kın­da­lı­ğı­na dik­kat çek­mek için “Tür­ki­ye Kök Hücre Ba­ğı­şı Far­kın­da­lık Araş­tır­ma­sı” ger­çek­leş­tir­di.

Kök hüc­re­ler ken­di­le­ri­ni sü­rek­li ye­ni­le­ye­bil­me ve fark­lı, ta­ma­men olgun hüc­re­le­re dö­nü­şe­bil­me ye­te­ne­ği­ne sahip hüc­re­ler.
İhti­yaç olan du­rum­lar­da ken­di­le­rin­den son­ra­ki hüc­re­le­re dö­nü­şe­rek, hüc­re­le­rin ge­li­şi­mi­ni, ol­gun­laş­ma­sı­nı ve ço­ğal­ma­sı­nı sağ­lı­yor­lar. Sağ­lık­lı kök hüc­re­ler yaşam için ge­rek­li.
He­ma­to­lo­jik kan­ser­le­rin ve kemik iliği yet­mez­li­ği­nin te­da­vi­si için kök hücre nakli en iyi te­da­vi se­çe­nek­le­rin­den biri ola­rak or­ta­ya çı­kı­yor.
Kimi zaman kemik iliği nakli ola­rak isim­len­di­ri­len he­ma­to­po­etik kök hücre nakli, has­ta­ya sağ­lık­lı he­ma­to­po­etik kök hüc­re­le­rin ve­ril­me­si­ni sağ­la­yan bir pro­se­dür şek­lin­de uy­gu­la­nı­yor.
Kök hücre ba­ğı­şı far­kın­da­lık araş­tır­ma­sın­dan dik­kat çe­ki­ci so­nuç­lar
Araş­tır­ma, Tür­ki­ye’nin 7 coğ­ra­fi böl­ge­sin­de­ki şe­hir­ler­den top­lam 900 kişi ile ger­çek­leş­ti­ril­di.
%57’sinin erkek, %43’ünün ka­dın­lar­dan oluş­tu­ğu araş­tır­ma gru­bu­nun %43’ü lise me­zu­nuy­ken, %30’u da üni­ver­si­te me­zu­nu. Ka­tı­lım­cı­la­rın %25’i lö­se­mi­nin tüm yaş grup­la­rın­da or­ta­ya çı­ka­bi­le­ce­ği dü­şün­ce­sin­de. Ka­dın­lar­da ve sos­yo­eko­no­mik ola­rak daha yük­sek grup­ta­ki ki­şi­ler­de bu oran daha yük­sek. Ka­tı­lım­cı­la­rın %72’si ise lö­se­mi­nin ço­cuk­lar­da gö­rü­len bir has­ta­lık ol­du­ğu al­gı­sı­na sahip. Ka­tı­lım­cı­la­rın %61’i her­han­gi bir lö­se­mi tü­rü­nü bil­me­di­ği­ni ifade edi­yor. Ka­tı­lım­cı­la­rın yal­nız­ca %25’i lö­se­mi­nin her yaşta gö­rü­le­bi­le­ce­ği­ni bi­li­yor. Ka­tı­lım­cı­la­rın %65’i lö­se­mi­nin kıs­men ya da ta­ma­men te­da­vi edi­le­bi­lir bir has­ta­lık ol­du­ğu dü­şün­ce­sin­de, Ka­tı­lım­cı­la­rın %17’si lö­se­mi­nin her­han­gi bir te­da­vi­si olup ol­ma­dı­ğı­nı bil­mi­yor. Ka­tı­lım­cı­la­rın %73’ü kök hücre ba­ğı­şı­nı daha önce duy­duk­la­rı­nı be­lir­ti­yor. Ancak genel ola­rak, ka­tı­lım­cı­la­rın %41’inin kök hücre ba­ğı­şı ile il­gi­li hiç­bir bil­gi­si yok. Ka­tı­lım­cı­la­rın %72’si ise hangi kan­ser tür­le­ri­nin te­da­vi­sin­de kök hücre ba­ğı­şı ya­pı­la­bi­le­ce­ği hak­kın­da bilgi sa­hi­bi değil veya yan­lış bil­gi­ye sa­hip­ler.
Donör olma ko­nu­sun­da en büyük iki çe­kin­ce
Araş­tır­ma­ya göre ka­tı­lım­cı­la­rın donör ol­ma­nın en büyük iki çe­kin­ce­si: Ka­lı­cı yan et­ki­ler ola­ca­ğı (%34) ve işlem sı­ra­sın­da canın çok ya­na­ca­ğı (%32).
Araş­tır­ma­da;
Ka­tı­lım­cı­la­rın %87’si ken­di­si dâhil çev­re­sin­de her­han­gi bi­ri­nin kök hücre ba­ğış­çı­sı ol­ma­dı­ğı­nı be­lir­ti­yor. Ka­tı­lım­cı­la­rın yal­nız­ca %32’si kök hücre ba­ğı­şı­nın ne­re­de ve nasıl ya­pıl­dı­ğı hak­kın­da bilgi sa­hi­bi. Ka­tı­lım­cı­la­rın %76’sı kök hücre ba­ğış­çı­sı ola­bi­le­ce­ği­ni dile ge­ti­ri­yor.
Kök hücre ba­ğı­şıy­la bir­çok hasta ya­şa­ma tu­tu­nu­yor ve iyi­le­şi­yor
Ana­do­lu Sağ­lık Mer­ke­zi He­ma­to­lo­jik On­ko­lo­ji ve Kemik İliği Nakli Mer­ke­zi Di­rek­tö­rü, Av­ru­pa ve Ame­ri­ka Kemik İliği Nakli Der­nek­le­ri Üyesi Prof. Dr. Zafer Gül­baş şun­la­rı söy­le­di: “Her or­ga­nın bir kök hüc­re­si var­dır. Ama bugün için kök hüc­re­nin en çok ko­nu­şul­du­ğu kısım he­ma­to­po­etik(kan ya­pı­cı) kök hücre de­di­ği­miz kemik ili­ğin­de­ki kök hüc­re­dir. Kök hüc­re­yi ba­ğış­la­ma­nın önemi şudur: Ki­şi­nin lö­se­mi, len­fo­ma, ap­las­tik anemi, mye­lo­ma gibi bir has­ta­lı­ğı ol­du­ğu zaman ön­ce­lik­le bu has­ta­lık­lar­da ama daha az ola­rak da başka has­ta­lık­lar­da kök hücre nakli ya­pı­la­rak has­ta­la­rın has­ta­lı­ğı or­ta­dan kal­dı­rı­lı­yor ve ya­şa­mı kur­tu­lu­yor. Do­la­yı­sıy­la kök hücre ba­ğış­lar­sa­nız bir­çok has­ta­lık­lı ki­şi­nin tek­rar ya­şa­ma tu­tun­ma­sı­nı ve iyi­leş­me­si­ni sağ­lar­sı­nız. Bu yüz­den kök hücre ba­ğı­şı çok önem­li­dir ve bu has­ta­lık­lar­da kök hücre nakli dı­şın­da başka bir te­da­vi yön­te­mi ba­şa­rı­sı ge­nel­lik­le de azdır.”
Ül­ke­miz­de yılda 5000’e yakın kişi kök hücre ba­ğı­şı bek­li­yor
Tür­ki­ye’de TÜR­KÖK is­miy­le T.C. Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan ku­ru­lan Tür­ki­ye Kök Hücre Ko­or­di­nas­yon Mer­ke­zi’nin son beş yılda önem­li bir ba­şa­rı­ya imza at­tı­ğı­nı dile ge­ti­ren Prof. Dr. Zafer Gül­baş söz­le­ri­ne şöyle devam etti: “Şu anda Tür­ki­ye’de 700.000’in üze­rin­de ba­ğış­çı bu­lu­nu­yor. Fakat bu sa­yı­nın ar­tı­rıl­ma­sın­da fayda var. Bu sa­yı­yı daha da yük­selt­ti­ği­miz zaman, daha çok in­sa­nın ya­şa­mı­nı kur­ta­ra­ca­ğız. TÜR­KÖK’teki sis­te­min iş­le­yi­şi ve bağış oran­la­rı ger­çek­ten gurur ve­ri­ci. Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı­mı­zın şu an­da­ki bu ko­nu­yu iş­le­yi­şi ise dün­ya­ya örnek bir iş­le­yiş di­ye­bi­li­riz. Dün­ya­da ise 25 mil­yon kök hücre ba­ğış­çı­sı var yani diğer ül­ke­ler­de ye­te­rin­ce far­kın­da­lık var. Dün­ya­da en büyük kök hücre bağış prog­ra­mı Al­man­ya’da ve 5 mil­yo­na yakın ba­ğış­çı­la­rı var. Bizim Al­man­ya kadar nü­fu­su­muz var ancak ba­ğış­çı sa­yı­mız 700.000 ci­va­rın­da. Do­la­yı­sıy­la he­de­fi­miz bu sa­yı­yı 5 mil­yon­la­ra doğru çı­kar­mak ol­ma­lı, ba­ğış­çı sa­yı­mı­zın art­ma­sı ge­re­ki­yor do­la­yı­sıy­la far­kın­da­lı­ğı ar­tı­rı­cı prog­ram­lar, pro­je­ler kök hücre ba­ğı­şı far­kın­da­lı­ğa önem­li katkı sağ­la­ya­cak­tır. Ül­ke­miz­de yılda 5000’e yakın kişi kök hücre ba­ğı­şı bek­li­yor.
Kök hücre ba­ğı­şı bu has­ta­lık­lar için ge­re­ki­yor
Prof. Dr. Zafer Gül­baş: “Kök hücre ba­ğı­şı lö­se­mi, len­fo­ma ve ap­las­tik ane­mi­de özel­lik­le ge­rek­li­dir. Kro­nik lö­se­mi tür­le­rin­de, ge­liş­ti­ri­len yeni ilaç te­da­vi­le­ri sa­ye­sin­de has­ta­la­rın sa­de­ce yüzde 5 ila yüzde 10’unda kök hücre ba­ğı­şı ge­rek­li olu­yor. Ap­las­tik ane­mi­li has­ta­la­rın ise yüzde 30 ila 40’ında bağış ge­rek­li olu­yor. Esas ola­rak kök hücre ba­ğı­şı, kemik ili­ği­nin ye­ter­li sa­yı­da sağ­lık­lı kan hüc­re­si üre­te­me­di­ği mi­ye­lo­disp­las­tik send­rom­da ve akut lö­se­mi­ler­de ge­rek­li­dir. Bu has­ta­lık­lar esas ola­rak kök hücre nakli uy­gu­la­dı­ğı­mız has­ta­lar” dedi.
Kök hücre ba­ğı­şın­da doğru bi­li­nen yan­lış­lar
Kök hücre ba­ğı­şı ko­nu­sun­da doğru sa­nı­lan yan­lış­lar ol­du­ğu­nu ifade eden Prof. Dr. Zafer Gül­baş söz­le­ri­ni şöyle sür­dür­dü: “Kök hücre ba­ğı­şın­da bu­lun­du­ğu­nuz zaman tek­rar bu hüc­re­le­ri ye­ri­ne ko­ya­ma­ya­bi­lir­si­niz, sizi de kan­ser­li hale ge­ti­re­bi­lir ve ka­nı­nız­da­ki hüc­re­ler ek­si­le­bi­lir gibi yan­lış bil­gi­ler var. Bun­lar top­lum ara­sın­da çok ko­nu­şu­lu­yor ancak hiç­bi­ri doğru değil. Tür­ki­ye Kök Hücre Ba­ğı­şı Far­kın­da­lık Araş­tır­ma­sı’nın da far­kın­da­lı­ğı or­ta­ya koy­ma­sı­nı ve bu ko­nu­ya dik­kat çek­me­si­ni çok fay­da­lı bu­lu­yo­rum. Bağış yapan ki­şi­ler ba­ğı­şı iki şe­kil­de ya­pa­bi­lir; bi­rin­ci­si kemik ili­ğin­den ya­pı­lı­yor bir di­ğe­ri kol ka­nın­dan ya­pı­lı­yor. Özel­lik­le ap­las­tik anemi ve kro­nik mye­lo­id lö­se­mi­de, ço­cuk­lar­da gö­rü­len bazı has­ta­lık­lar­da kemik ili­ğin­den kök hücre top­la­ma fayda sağ­lı­yor. Bunun dı­şın­da kök hücre top­la­ma iş­le­mi­ni kol­dan ya­pı­yo­ruz. Kemik ili­ğin­de olan kök hüc­re­le­rin kol­da­ki mik­ta­rı­nın art­ma­sı için beş gün bo­yun­ca sabah ve akşam iğne ve­ri­yo­ruz. Beş günün so­nun­da kök hüc­re­ler kemik ili­ğin­den kana ge­çi­yor. Bir kol­da­ki da­ma­ra iğne ile gi­ri­yo­ruz, kan hücre ayı­rı­cı ci­ha­zın içine ge­li­yor ve kök hüc­re­le­ri bunun için­de ayı­rıp geri kalan kanın hep­si­ni öbür kol­dan has­ta­ya geri ve­ri­yo­ruz. Hasta işlem bit­ti­ğin­de yü­rü­ye­rek gi­di­yor, işine dö­nü­yor. İşlem 3,5 saat kadar sü­rü­yor ve kişi bu hüc­re­le­ri or­ta­la­ma iki hafta için­de ye­ri­ne ko­yu­yor. Vü­cu­dun­dan ek­si­len her­han­gi bir şey ol­mu­yor diğer böb­rek nakli, ka­ra­ci­ğer nakli gibi du­rum­lar­da­ki gibi bir or­ga­nı verip o or­ga­nın ek­sil­me­si du­ru­mu söz ko­nu­su ol­mu­yor.”
Yaşam kur­tar­mak is­ti­yor­sa­nız kök hücre ba­ğı­şın­da bu­lu­nun
Özel­lik­le 20 ve 40 yaş ara­sın­da­ki ki­şi­ler, bi­ri­si­nin ya­şa­mı­nı kur­tar­mak is­ti­yor­lar­sa ve bunun coş­ku­su­nu ya­şam­la­rın­da his­set­mek is­ti­yor­lar­sa mu­hak­kak Kı­zı­lay’ın kan mer­kez­le­rin­de gö­nül­lü kan ba­ğı­şı prog­ram­la­rı­na kayıt ol­sun­lar vur­gu­su yapan Prof. Dr. Zafer Gül­baş: “Bu ka­yıt­la be­ra­ber check up da uy­gu­la­nı­yor. Bu işlem sı­ra­sın­da he­pa­tit B ve bir­çok test ya­pı­lı­yor, yine kök hücre top­la­na­ca­ğı zaman ay­rın­tı­lı check up sağ­la­nı­yor. Bu check up nor­mal­den çok daha ay­rın­tı­lı ya­pı­lı­yor ve eğer ki­şi­ye zarar ve­re­ce­ği tes­pit edi­lir­se bağış yap­ma­sı­na izin ve­ril­mi­yor. Do­la­yı­sıy­la do­nö­rün en yakın kan mer­ke­zi­ne gidip, kök hücre bağış prog­ra­mı­na dahil ola­rak ge­rek­li pro­se­dür­le­ri ye­ri­ne ge­tir­me­si ge­rek­mek­te­dir” dedi.
Bağış bek­le­yen­le­rin umut­la­rı­nı CO­VID-19 ne­de­niy­le sön­dür­me­yin
COVID–19 dö­ne­min­de kök hücre ba­ğı­şın­da sı­kın­tı çek­tik­le­ri­ni ifade eden Prof. Dr. Gül­baş: “Şu so­run­la karşı kar­şı­ya­yız: Gö­nül­lü ba­ğış­çı olmuş ve hasta do­nö­rü bu­lun­muş, do­nö­re ula­şıl­mış, donör bağış ya­pa­yım diye gel­miş ve tet­kik­le­ri­ni yap­tır­mış. Sonra ise CO­VID-19’a ya­ka­la­nı­rım diye ba­ğı­şa git­mi­yor, vaz­ge­çi­yor. Bu durum ba­ğış­çı­lar ara­sın­da yak­la­şık yüzde 20-25 ora­nın­da art­mış du­rum­da. Hal­bu­ki bu sene zaten kök hücre top­la­ma mer­kez­le­ri­ne CO­VID-19 so­ru­nu olan­lar gi­re­mi­yor. Mer­kez­ler­de CO­VID-19’a ya­ka­lan­ma ih­ti­mal­le­ri so­kak­ta­kin­den fazla değil az. Mev­cut ba­ğış­çı ola­rak kay­dı­nı yap­tı­ran­lar: Lüt­fen siz de donör ola­rak eş­leş­ti­ği­niz iş­le­mi sür­dü­rü­nüz. Çünkü has­ta­ya; “donör bu­lun­du ancak vaz­geç­ti” de­di­ği­miz zaman has­ta­nın bütün umut­la­rı­nı yok edi­yor­su­nuz ve ger­çek­ten has­ta­da çok yı­kı­cı bir trav­ma or­ta­ya çı­kı­yor. Ya hiç bağış için mer­kez­le­re uğ­ra­ma­ma­la­rı gö­nül­lü ol­ma­ma­la­rı ge­re­ki­yor, ya da baş­la­dık­la­rı zaman so­nu­na kadar te­da­vi­ye devam et­me­le­ri ge­re­ki­yor. Üzü­le­rek söy­lü­yo­rum ki CO­VID-19 dö­ne­min­de yurt dı­şın­dan bul­du­ğu­muz do­nör­ler­den hiç­bi­ri­sin­de vaz­geç­me du­ru­mu söz ko­nu­su ol­ma­dı. Ancak Tür­ki­ye’deki do­nör­le­rin yüzde 25 ka­da­rı vaz­geç­ti. Ger­çek­ten bu yan­lış, ba­ğış­çı aday­la­rı boş yere kor­ku­ya ka­pıl­ma­sın­lar. Mer­kez­le­re gel­dik­le­ri zaman ayrı bir odada ve ge­rek­li ön­lem­ler alı­na­rak bu işlem ya­pı­lı­yor, ken­di­le­ri­ni gü­ven­de his­se­de­bi­lir­ler. Lüt­fen git­sin­ler ve has­ta­la­ra onlar da bir kat­kı­da bu­lun­sun­lar. İnsan­la­rın ya­şa­mı­nı kur­tar­mak­tan daha güzel bir duygu ola­maz. Biz he­kim­ler has­ta­la­rı­mız iyi­leş­ti­ği zaman o duygu bize her yö­nüy­le ye­ter­li olu­yor. Zaten mes­le­ği sev­me­nin en önem­li yanı da bu… Bizim has­ta­ya sağ­la­mak is­te­di­ği­mi­zi nor­mal in­san­lar dok­tor ol­ma­dan ye­ri­ne ge­tir­miş olu­yor­lar. Ne mutlu on­la­ra!”
Ha­ber-Fo­to: Ata Ulaş Dağ­lı­oğ­lu

“İlk maçta hocamızın kırmızı kart görmesine çok üzüldüm”

Süper Lig’in 22. haf­ta­sın­da dep­las­man­da Fe­ner­bah­çe’ye 1-0 ye­ni­len Çay­kur Ri­zes­por’un kulüp baş­ka­nı Hasan Kar­tal, mü­sa­ba­ka­nın ha­ke­mi Ab­dul­ka­dir Bi­ti­gen’in tüm tak­dir hak­la­rı­nı sa­rı-la­ci­vert­li­ler­den yana kul­lan­dı­ğı­nı sa­vun­du.

Ülker Stadı’nda oy­na­nan maçın ar­dın­dan basın men­sup­la­rı­na açık­la­ma­lar­da bu­lu­nan Kar­tal, ta­kım­la­rı­nın iyi bir per­for­mans ser­gi­le­di­ği­ni be­lir­te­rek, “Ta­kı­mı­mız gayet iyi ve di­renç­liy­di. Ön­ce­den iz­le­di­ği­miz Ri­zes­por’dan çok daha iyi du­rum­day­dı. Bun­dan sonra daha iyi ola­ca­ğı­na da ina­nı­yo­rum.” dedi.
Hakem Bi­ti­gen’i eleş­ti­ren Kar­tal, “Hakem ha­ta­la­rı her za­man­ki gibi bu­ra­da da vardı. Po­zis­yo­nu ye­ni­den iz­le­di­ği­miz­de gol mü, değil mi an­la­ya­bi­li­riz. Bizim ho­ca­ya neden kır­mı­zı kart ver­di­ği­ni bil­mi­yo­rum. Her­hal­de Ru­men­ce küfür etti. Bizim hakem an­la­dı­ğı için ikin­ci sarı kart­tan kır­mı­zı kart ver­di­ği­ni dü­şü­nü­yo­rum. Yoksa bizim önü­müz­de ol­ma­sı­na rağ­men ne yap­tı­ğı­nı gör­me­dik. Hakem ta­ma­men tak­dir hak­la­rı­nı diğer ta­kım­dan yana kul­lan­dı.

İnşal­lah önü­müz­de­ki maçta daha iyi oy­na­rız ve ileri doğru gi­de­riz.” diye ko­nuş­tu.
Tek­nik di­rek­tör­le­ri Ma­ri­us Su­mu­di­ca’nın ilk ma­çın­da kır­mı­zı kart gör­me­si­ne üzül­dü­ğü­nü ak­ta­ran Kar­tal, “Oyun­cu­muz Fab­ri­cio Ba­i­ano’nun gör­dü­ğü ikin­ci sarı kar­tın doğru ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­rum.

İlk maçta ho­ca­mı­zın kır­mı­zı kart gör­me­si­ne çok üzül­düm. Sarı kart bu kadar kolay gös­te­ril­me­me­li.” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.
Hasan Kar­tal, yeni trans­fer­le­rin oy­na­ma­ya baş­la­ma­sı ve eksik fut­bol­cu­la­rı­nın dön­me­siy­le çok daha iyi bir takım ola­cak­la­rı­nı söz­le­ri­ne ek­le­di.


Haber Mer­ke­zi

DANIŞTAY’DAN ELEKTRİK FATURALARI HAKKINDA KARAR

Hal­kın Kur­tu­luş Par­ti­si’nin (HKP), Elekt­rik şir­ket­le­ri­nin ağır­la­ma, se­ya­hat ve daha bir­çok har­ca­ma­sı­nın yurt­ta­şın fa­tu­ra­sı­na yan­sı­ya­cak be­del­le­ri­nin ip­ta­li için Da­nış­tay’a aç­tı­ğı da­va­da karar açık­lan­dı.

Ener­ji Pi­ya­sa­sı Dü­zen­le­me Ku­ru­mu’nun (EPDK) Elekt­rik şir­ket­le­ri­ne ait ağır­la­ma, se­ya­hat ve daha bir­çok har­ca­ma­sı­nın va­tan­da­şın fa­tu­ra­sı­na yan­sı­tıl­ma­sın­da tar­tış­ma­lar sü­rer­ken, Hal­kın Kur­tu­luş Par­ti­si (HKP) ko­nu­yu yar­gı­ya ta­şı­mış­tı.
HKP Avu­kat­la­rı, EPDK teb­liğ­le­ri­nin hu­kuk­suz ol­du­ğu­nu vur­gu­la­ya­rak yü­rür­lü­ğü­nün dur­du­rul­ma­sı ve iptal edil­me­si is­te­miy­le Da­nış­tay 13. Da­ire­sin­de dava aç­mış­tı.
Açı­lan dava ka­mu­oyu ta­ra­fın­dan des­tek­len­miş ve gelen tep­ki­le­rin ar­dın­dan EPDK dü­zen­le­me­le­ri geri çek­mek zo­run­da kal­mış­tı. Ancak HKP’nin aç­tı­ğı da­va­dan sonra geri çek­ti­ği için, Da­nış­tay 13. Da­ire­si, EPDK’ ye “HKP’nin avu­kat­lık üc­ret­le­ri­ni öde­ye­cek­sin” dedi.
Ko­nuy­la il­gi­li açık­la­ma yapan HKP avu­kat­la­rı, “Da­va­da­ki hak­lı­lı­ğı­mı­zın te­yi­di­dir. Hal­kı­mı­zın, fakir fu­ka­ra­nın hak­kı­nı ye­dir­me­mek için her an ve her alan­da mü­ca­de­le­ye devam ede­ce­ğiz. İşsiz­li­ğe pa­ha­lı­lı­ğa, zamma ve zulme son di­ye­ce­ğiz. Yı­kı­la­cak bu soy­gun ve sö­mü­rü dü­ze­ni” de­di­ler.
Ha­ber-Fo­to: Hü­rey­ra OFLAZ

« Older Entries Recent Entries »