Author Archives: yenicayeli

Skoda’dan Muslera’ya Çiçek

Geç­ti­ği­miz sezon Rize dep­las­ma­nın­da Skoda ile gir­di­ği po­zis­yon­da ta­lih­siz bir şe­kil­de sa­kat­la­nan Fer­nan­do Mus­le­ra’ya mü­ca­de­le ön­ce­sin­de Skoda çiçek verdi.

Geç­ti­ği­miz sezon Rize’de oy­na­nan kar­şı­laş­ma­da Milan Skoda ile gir­di­ği po­zis­yon­dan sonra Fer­nan­do Mus­le­ra’nın ayağı kı­rıl­mış ve uzun bir süre te­da­vi­si sü­re­ci ge­çir­miş­ti.
Skoda bu olayı unut­ma­dı. Süper Lig’in 31. haf­ta­sın­da Türk Te­le­kom Stad­yu­mu’nda oy­na­nan Ga­la­ta­sa­ray – Ri­zes­por maçı ön­ce­sin­de Skoda, Mus­le­ra’ya çiçek verdi. İkili daha sonra bir­bir­le­ri­ne sa­rıl­dı.


Haber Merkezi

Vali Çeber Başkanlığında Rize’nin Turizm Geleceğine Yönelik Toplantı

Rize Va­li­si Kemal ÇEBER Baş­kan­lı­ğın­da, Tu­rizm Mas­ter Planı Ko­nu­lu top­lan­tı ger­çek­leş­ti­ril­di.

Vali ÇEBER Baş­kan­lı­ğın­da ger­çek­leş­ti­ri­len top­lan­tı­ya; her biri ala­nın­da uzman ve ülke ça­pın­da say­gın­lı­ğa sahip olan şehir plan­cı­la­rı, kent­sel ta­sa­rım, dağ ya­tı­rım­la­rı ve fi­nans­man uz­man­la­rı ile aka­de­mis­yen­ler­den olu­şan yet­kin isim­ler ka­tı­lır­ken, Vali ÇEBER’e, Vali Yar­dım­cı­sı Gül­ha­ni Ozan SARI, İkiz­de­re Kay­ma­ka­mı Cafer KAY­MAK­ÇI, İl Özel İdare Genel Sek­re­te­ri Ümit Hü­se­yin SARI ve İl Kül­tür ve Tu­rizm Mü­dü­rü Esra ALEM­DA­ROĞ­LU eşlik etti.
Top­lan­tı­da; Rize’nin hali ha­zır­da­ki tu­rizm var­lı­ğı ve ha­re­ket­li­li­ği, ya­pı­mı­na devam eden pro­je­ler ve bu pro­je­le­rin önü­müz­de­ki dö­nem­de Rize tu­riz­mi­nin ge­li­şi­mi­ne et­ki­le­ri ko­nu­la­rı ele alı­nır­ken, il­gi­li uz­man­lar ta­ra­fın­dan fark­lı ül­ke­ler­de­ki ben­zer ör­nek­ler­den ha­re­ket­le Rize’nin tu­rizm ge­le­ce­ği­ne yö­ne­lik po­tan­si­ye­li ve neler ya­pı­la­bi­le­ce­ği ko­nu­la­rı ele alın­dı. Vali ÇEBER ta­ra­fın­dan ya­pı­lan de­ğer­len­dir­me­de; Rize’nin coğ­raf­ya­sı­nın, ta­bi­atı­nın, kül­tü­rel ya­pı­sı­nın ve folk­lo­rik de­ğer­le­ri­nin önem­li bir mi­ra­sa sahip ol­du­ğu, ha­li­ha­zır­da devam eden Ha­va­li­ma­nı gibi büyük öl­çek­li ya­tı­rım­la­rın, ula­şı­la­bi­lir­li­ği ko­lay­laş­tı­ra­ca­ğı, bu du­ru­mun tu­rizm fa­ali­yet­le­ri­nin çe­şit­len­di­ril­me­si­ni ve daha pro­fes­yo­nel bir bakış açısı ile ele alın­ma­sı­nı zo­run­lu hale ge­ti­rir­ken, mut­la­ka il ge­ne­lin­de makro öl­çek­te bir plana sadık ka­lın­ma­sı­nın, ko­ru­ma kul­lan­ma den­ge­si­nin sağ­lan­ma­sı, çevre tah­ri­ba­tı­na yol açıl­ma­ma­sı açı­sın­dan önem­li ol­du­ğu vur­gu­lan­dı. Bir mas­ter plan çer­çe­ve­sin­de sür­dü­rü­lecek olan ça­lış­ma­lar kap­sa­mın­da, Ri­ze­li hem­şeh­ri­le­rin bu sü­re­cin önem­li bir pay­da­şı ol­du­ğu ve tu­rizm ha­re­ket­li­li­ği­ne ortak edil­me­si­nin sür­dü­rü­le­bi­lir­li­ğin sağ­lan­ma­sı nok­ta­sın­da zo­run­lu­luk ol­du­ğu be­lir­til­di. İl ge­ne­lin­de­ki tu­rizm po­tan­si­ye­li ol­du­ğu dü­şü­nü­len sa­ha­la­rın ana­liz edi­le­ce­ği is­ti­şa­re ve de­ğer­len­dir­me top­lan­tı­la­rı­nın önü­müz­de­ki sü­reç­te sek­tö­rün pro­fes­yo­nel­le­ri ve top­lu­mun fark­lı ke­sim­le­rin­den gu­rup­lar­la belli ara­lık­lar­la devam et­ti­ri­le­ce­ği ifade edil­di.

Haber Merkezi

Rizeliler Rehavete Kapılmamaya Özen Gösteriyor

Sağ­lık Ba­ka­nı Fah­ret­tin Koca’nın pay­laş­tı­ğı gün­cel ko­ro­na­vi­rüs ha­ri­ta­sın­da va­ka­la­rın azal­dı­ğı göz­le­nen Rize’de va­tan­daş­lar ’re­ha­vet’ ko­nu­sun­da du­yar­lı dav­ra­nı­yor.

Sağ­lık Ba­ka­nı Fah­ret­tin Koca, 6-12 Mart ta­rih­le­ri­ne iliş­kin yeni vaka ha­ri­ta­sı­nı açık­la­ya­rak Rize’nin geç­ti­ği­miz hafta 208,21 ola­rak açık­la­nan her yüz binde vaka sa­yı­sı­nın bu hafta 188.18’e düş­tü­ğü­nü ve vaka sa­yı­la­rın­da yük­sek dü­şü­şün yer al­dı­ğı iller ara­sın­da ol­du­ğu­nu du­yur­du.
Açık­la­ma­sı­nın ar­dın­dan ise Rize’deki va­tan­daş­lar re­ha­ve­te ka­pıl­ma­mak ve ted­bi­ri elden bı­rak­ma­mak ge­rek­ti­ği­ni dile ge­ti­re­rek mavi ka­te­go­ri­ye inmek için sab­ret­mek ge­rek­ti­ği­ni dile ge­tir­di. Bey­tul­lah Çolak isim­li Ri­ze­li va­tan­daş Bakan Koca’nın açık­la­ma­sın­dan sonra re­ha­ve­te ka­pıl­ma­mak ve ted­bi­ri elden bı­rak­ma­mak ge­rek­ti­ği­ni dile ge­ti­re­rek “İnsan­lar re­ha­ve­te ka­pıl­ma­sın. Yine dik­ka­ti elden bı­rak­ma­ya­lım, sos­yal me­sa­fe­yi ko­ru­ya­lım. Sağ­lı­ğı­mız için ge­re­ken neyse yap­ma­mız ge­re­ki­yor. Rize Mer­kez’in vaka sa­yı­la­rın­da bir düşüş var. Vaka sa­yı­la­rı­nın se­be­bi sos­yal me­sa­fe. Rize’de ku­ral­la­ra dik­kat eden de var et­me­yen de var. İç içe otu­ran da var. Daha da dik­kat et­me­miz ge­re­ki­yor. İnşal­lah bun­dan yakın za­man­da kur­tu­lu­ruz” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı. Ali Çarım isim­li va­tan­daş ise ce­za­la­rın ye­ter­siz ol­du­ğu­nu sa­vu­na­rak “İnşal­lah Rize ma­vi­ye döner ama böyle çok zor. Biraz ceza ke­sil­se düşer de ce­za­sız ol­mu­yor bu iş” dedi. Gö­rev­li­le­rin uya­rı­da bu­lun­ma­sı­nın bile ge­rek­siz ol­du­ğu­nu, her­ke­sin kendi ted­bi­ri­ni kendi al­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni sa­vu­nan Hasan Çelik “Dev­le­tin bizi dü­şün­dü­ğü kadar biz ken­di­mi­zi dü­şün­mü­yo­ruz. Oğ­lu­mun ya­şın­da­ki bir gö­rev­li neden bana ‘sos­yal med­ya­nı koru’ desin? Veya ‘bu­ra­sı yasak bu­ra­ya otur­ma’ neden desin? Bunu hep yapan biz in­san­la­rız. Biz ken­di­miz hiç önem­se­mi­yo­ruz. Bu yan­lış bir şey. Yani dev­le­tin bizi ko­ru­du­ğu kadar biz ken­di­mi­zi ko­ru­mu­yo­ruz. Bu işe bakan gü­ven­lik kuv­vet­le­ri­nin de gö­re­vi­ni yap­ma­sı lazım. Ceza ise ceza, taviz ve­ril­me­me­si ge­re­kir. İda­re­ci­ler önlem aldı diye böyle vaka sa­yı­la­rı azal­dı. Yoksa bu in­san­la­ra kalsa azal­maz­dı” şek­lin­de ko­nuş­tu.


Haber Merkezi

Kaliteli Çay Hasadı Kuru Çay Kalitemizi Dünya Piyasasında Aranır ve İstenir Kılacaktır

2021 Çay Se­zo­nu­nun Yak­laş­ma­sı İle Bir­lik­te Çay­kur’da Fab­ri­ka­la­rın Bakım Ona­rım ve Te­miz­lik Ça­lış­ma­la­rı Baş­la­tıl­dı. Genel Müdür Yusuf Ziya Alim Ça­lış­ma­la­rı Biz­zat Ye­rin­de Takip edi­yor.

2021 yılı yaş çay se­zo­nu­nun yak­laş­ma­sı ile bir­lik­te Çay­kur 30’a yakın fab­ri­ka­sın­da hum­ma­lı bir ça­lış­ma baş­lat­tı. Bakım ona­rım ve te­miz­lik iş­lem­le­ri­nin yü­rü­tül­dü­ğü fab­ri­ka­lar­da ki ça­lış­ma­la­rı, Genel Müdür Yusuf Ziya Alim ve ekibi biz­zat ye­rin­de takip eder­ken; Covid 19 ted­bir­le­ri hu­su­sun­da bilgi ak­ta­rı­mın­da bu­lu­na­rak üre­ti­ci­le­re ak­ta­rı­la­cak hij­yen ku­ral­la­rı, çay bu­da­ma­sı ve hasat edi­lecek çay için bil­gi­len­dir­me­ler ya­pı­yor.
‘’Ka­li­te­li Çay Alımı İçin Bahçe ve Eks­per Çok Önem­li’’
Bu yıl daha da ka­li­te­li çay ha­sa­dı ya­pıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni, bunun kuru çay ka­li­te­mi­zi dünya pi­ya­sa­sın­da ara­nır ve is­te­nir kı­la­ca­ğı­nı be­lir­ten Genel Müdür Alim; ‘’Bu bizim çay de­ğe­ri­mi­zi ve ya­rın­la­ra sağ­lık­lı çay bah­çe­le­ri tes­lim et­me­mi­zi sağ­la­ya­cak­tır. Biz bu gün­den çaba gös­ter­me­li­yiz ki ge­lecek nesil de çay ürü­nün­den ümi­di­ni kes­me­sin. İnşal­lah üre­ti­ci ile bir­lik­te daha iyi bir ge­lecek için ça­yı­mı­za ve ka­li­te­si­ne önem ve­re­ce­ğiz.’’dedi.
Ka­li­te­li Çay Ha­sa­dı Kuru Çay Ka­li­te­mi­zi Dünya Pi­ya­sa­sın­da Ara­nır ve İste­nir Kı­la­cak­tır.


Haber Merkezi

ÇANAKKALE ZAFERİNİN 106. YILI KUTLU OLSUN

Ça­nak­ka­le Za­fe­ri­nin 106. Yıl Dö­nü­mü ve­si­le­siy­le Ça­ye­li Genç­lik Der­ne­ği Baş­ka­nı Vatan KA­RA­KAŞ bir mesaj ya­yın­la­dı. Me­sa­jın­da KA­RA­KAŞ;

Mil­le­ti­miz, ta­ri­hin zorlu sı­nav­la­rın­dan ge­çe­rek bu­gün­le­re ulaş­mış­tır. Mil­let ola­rak im­kân­sız­lık­lar için­dey­ken bile Ça­nak­ka­le Ge­çil­mez de­dir­ten sağ­lam bir inan­cın, sar­sıl­maz bir ruhun mi­ras­çı­la­rı­yız.
Ay­dın­lık ge­le­ce­ği­mi­zin te­mi­na­tı dün ol­du­ğu gibi bugün de bu ruh, bu inanç­tır. Bu yüz­den Ça­nak­ka­le Za­fe­ri, sa­de­ce geç­mi­şi­mi­zin bir aziz ha­tı­ra­sı ola­rak değil, ge­le­ce­ğe yü­rü­yü­şü­mü­zün de en güçlü ilham kay­nak­la­rın­dan biri ol­ma­ya devam ede­cek­tir. Bu­gün­kü var­lı­ğı­mı­zı ve ba­ğım­sız­lı­ğı­mı­zı, Ça­nak­ka­le’de ve Kur­tu­luş Sa­va­şı’nda yur­du­nu sa­vun­mak için şehit olan­la­ra borç­lu­yuz. Ça­nak­ka­le Za­fe­ri’nin yıl­dö­nü­mün­de, bize bı­rak­tık­la­rı mi­ra­sın ve ver­dik­le­ri mü­ca­de­le­nin bi­lin­ciy­le başta Mus­ta­fa Kemal Ata­türk ve silah ar­ka­daş­la­rı­nı, kah­ra­man şe­hit­le­ri­mi­zi rah­met ve say­gıy­la anı­yor, ga­zi­le­ri­mi­ze, dev­le­ti­mi­zin va­rol­ma mü­ca­de­le­sin­de emeği ge­çen­le­re şük­ran­la­rı­mı su­nu­yo­rum dedi.


Haber-Foto: Mustafa SAKLI

Ak Parti İl Başkanı Alim; Vatandaşımız İfşa Etsin

İl Baş­ka­nı Alim Kamu Ku­rum­la­rın­da Memur ya da Bü­rok­rat­la­rın Va­tan­daş­la­rın İşle­ri­ni Çöz­mek Ye­ri­ne Si­ya­se­te Yön­len­dir­me­si­ni Eleş­ti­re­rek, “Bu Tarz İş Yapan Bü­rok­rat veya Me­mu­ru­muz Varsa Va­tan­da­şı­mı­za Ben Bu­ra­dan Söy­lü­yo­rum. İfşa Et­sin­ler” Dedi.

AK Parti Rize İl Baş­ka­nı İshak Alim ka­tıl­dı­ğı canlı yayın prog­ra­mın­da gün­de­me dair açık­la­ma­lar­da bu­lun­du. İl Baş­ka­nı Alim özel­lik­le çözüm odak­lı ol­ma­sı ge­re­ken kamu ku­rum­la­rın­da­ki bü­rok­rat ve me­mur­la­rın va­tan­daş­la­rı si­ya­se­te yön­len­dir­me­si­ni, “Si­ya­se­te git ora­dan bizi ara­sın­lar’ söy­lem­le­ri­ni sert bir dille eleş­ti­re­rek, “Memur ya da bü­rok­rat va­tan­da­şı­mı­zın işini çöz­mek­le mü­kel­lef­tir. O kol­tuk­ta ‘git si­ya­se­te, si­ya­set­ten bize gel­sin­ler’ demek için otur­mu­yor.” dedi.
“O Kol­tuk­ta ‘Git Si­ya­se­te, Si­ya­set­ten Bize Gel­sin­ler’ Demek İçin Otur­mu­yor.”
İl Baş­ka­nı Alim si­ya­set üze­rin­de Suni bir gün­dem oluş­tu­rul­ma­ya ça­lı­şıl­dı­ğı­nı be­lir­te­rek, “ Bu ya art ni­yet­li ya­pı­lı­yor ya da ca­hil­lik­ten, bil­gi­siz­lik­ten ya­pı­lı­yor. Va­tan­da­şı­mız bir ku­ru­ma gi­di­yor. İşini çöz­me­si için me­mur­la ya da bü­rok­rat­la mu­ha­tap olu­yor. Bü­rok­rat ya da memur orada va­tan­da­şın işini çöz­mek­ten zi­ya­de so­run­lu gör­dü­ğü için uzak­laş­tır­ma gay­re­ti­ne dü­şü­yor. Ne­re­ye iti­yor? En rahat iti­lecek yer ne­re­si­dir? ‘İkti­dar par­ti­si­ne git. Ke­sin­lik­le ora­dan ara­sa­lar bu iş çö­zü­lür.’ söy­lem­le­ri­ni gö­rü­yo­ruz. Va­tan­da­şın işini çözün. Ne demek par­ti­ye git ora­dan çö­zer­sin. Bu tarz iş yapan bü­rok­rat veya me­mu­ru­muz varsa va­tan­da­şı­mı­za ben bu­ra­dan söy­lü­yo­rum. İfşa et­sin­ler. Söy­le­sin, açık­la­sın. Memur ya da bü­rok­rat va­tan­da­şı­mı­zın işini çöz­mek­le mü­kel­lef­tir. O kol­tuk­ta ‘git si­ya­se­te, si­ya­set­ten bize gel­sin­ler’ demek için otur­mu­yor. Çözüm odak­lı ola­cak. Va­tan­da­şın işini çö­zecek orda. Va­tan­da­şı kan­dır­ma­ya­cak. Çö­ze­me­di­ği­nin ne­de­ni­ni an­la­ta­cak, niçin ol­ma­dı­ğı­nı ifade edecek. Memur ya da bü­rok­rat biz­den daha si­ya­set­çi olmuş. Kötü biz iyi memur ya da bü­rok­rat.” dedi.
İl Baş­ka­nı Alim artık alım­la­rın yüzde yüz kura ile ol­du­ğu­nu ve buna da si­ya­se­tin mü­da­ha­le et­me­di­ği­ni be­lir­te­rek, “Git il baş­ka­nı­na İl Baş­ka­nı arar­sa olur. Yıl­lar­dır alı­şı­la gel­miş bir durum var. Si­ya­set­çi is­ter­se olur diye. Ol­mu­yor, geçti o dö­nem­ler. Ada­let var. Ada­let­le biz işi­mi­zi ya­pı­yo­ruz. TYP ça­lış­ma prog­ram­la­rı­na ele­man­lar alı­nı­yor. Asıl ve ye­dek­ler kura ile be­lir­le­ni­yor ve alı­nı­yor. Ama va­tan­da­şı­mız buna inan­mı­yor. An­la­tı­yo­ruz.
Gö­rü­yo­ruz ki az önce bah­set­ti­ği­miz memur yada bü­rok­rat­lar, ‘De­dik­le­ri gibi değil git si­ya­set­ten bir tor­pil bul gel.’ Böyle bir şey olmaz bunu yapan memur ya da bü­rok­rat kimse va­tan­da­şı­mız ifşa etsin. Ba­ka­lım kim ce­sa­ret edi­yor buna. Biz böyle bir işin için­de de­ği­liz.” dedi.
İl Baş­ka­nı Alim Çay­kur’daki işçi alı­mı­na da de­ği­ne­rek, “Şimdi çay­kur ele­man alımı ya­pa­cak. Yüzde yüz noter hu­zu­run­da ya­pı­la­cak bir kura ola­cak. Va­tan­da­şı­mız ge­li­yor ‘baş­ka­nım İl baş­ka­nı­nın il­la­ki bir ko­ta­sı var­dır.” Diyor. Yok, yüzde yüz kura ile ya­pı­la­cak­tır kura.” dedi.


Haber Merkezi

Beykoz Rizeliler Derneği’nden Yeni Normalleşme De Nasıl Yaşayacağız Konferansı

Bey­koz Ri­ze­li­ler Der­ne­ği İstan­bul’da 1 Mart’tan iti­ba­ren yeni nor­mal­leş­me dü­ze­ni­ne ge­çil­me­si ve der­nek­le­rin ku­ral­la­ra ri­ayet ede­rek fa­ali­yet­le­ri­ne izin ve­ril­me­si ile bu haf­ta­da gün­cel bir ko­nu­da; ikin­ci yı­lı­na baş­lar­ken CO­VID-19 pan­de­mi­sin­de nasıl ya­şa­ya­ca­ğız baş­lık­lı bir kon­fe­rans dü­zen­le­di.

Bey­koz Ri­ze­li­ler Der­ne­ği İstan­bul’da 1 Mart’tan iti­ba­ren yeni nor­mal­leş­me dü­ze­ni­ne ge­çil­me­si ve der­nek­le­rin ku­ral­la­ra ri­ayet ede­rek fa­ali­yet­le­ri­ne izin ve­ril­me­si ile bu haf­ta­da gün­cel bir ko­nu­da; ikin­ci yı­lı­na baş­lar­ken CO­VID-19 pan­de­mi­sin­de nasıl ya­şa­ya­ca­ğız baş­lık­lı bir kon­fe­rans dü­zen­le­di.
Bey­koz Ri­ze­li­ler Der­ne­ği­nin Ka­va­cık ’ta ki mer­ke­zin­de dü­zen­le­nen ve in­te­rak­tif bir şe­kil­de süren et­kin­li­ğin ko­nuş­ma­cı­la­rı Bey­koz Dev­let Has­ta­ne­si Baş­he­ki­mi Op. Dr. Sü­ley­man Er­doğ­du ile En­fek­si­yon Has­ta­lık­la­rı ve Mikro Bi­yo­lo­ji Uz­ma­nı Dr. Hü­se­yin Atil­la Tüy­süz oldu.
Baş­he­kim Sü­ley­man Er­doğ­du’nun, yeni nor­mal­leş­me de nasıl ya­şa­ma­mız ge­rek­ti­ği­ne iliş­kin bil­gi­len­dir­me­de bu­lun­du­ğu prog­ram­da, En­fek­si­yon Uz­ma­nı Dr. Hü­se­yin Atil­la Tüy­süz’de Ko­vid-19 ile il­gi­li ve­ri­le­ri de­ğer­len­di­re­rek, ge­ri­de kalan bir yıl­lık sü­reç­ten ya­şan­mış­lık­la­rı pay­la­şa­rak, ko­nuk­lar­dan gelen so­ru­la­ra cevap verdi.
BAŞ­KAN AK­YIL­DIZ, “KO­RO­NA İLLETİ İLE YA­ŞA­MA­YA ÇA­LI­ŞA­CA­ĞIZ”
Kon­fe­rans ön­ce­si Bey­koz Ri­ze­li­ler Der­ne­ği Baş­ka­nı Mi­ka­il Ak­yıl­dız da, Ocak ayın­da adeta ba­ha­rı ya­şar­ken Mart’ın ikin­ci haf­ta­sın­da soğuk bir kış ak­şa­mın­da da­vet­le­ri­ne ica­bet eden ko­nuk­la­ra te­şek­kür ede­rek baş­la­dı­ğı ko­nuş­ma­sın­da, “Mev­sim­le­rin ka­rış­ma­sı gibi bir yı­lı­nı ta­mam­la­dı­ğı­mız COVID – 19 pan­de­mi dö­ne­min­de he­pi­mi­zin ya­şa­mın­da da çok şey­ler de­ğiş­ti. Ha­va­lar ısı­nın­ca ko­ro­na gider di­yen­le­ri­miz ol­du­ğu gibi ikin­ci, üçün­cü dal­ga­sı ge­lecek di­yen­le­ri­miz­de oldu. Öyle de oldu. Bir yıl ge­ri­de kaldı ve artık co­ro­na il­le­ti ile ya­şı­yo­ruz. Daha doğ­ru­su ya­şa­ma­ya ça­lı­şı­yo­ruz. İlk za­man­lar te­da­vi­si ko­nu­sun­da be­lir­siz­lik­ler vardı. Ka­yıp­la­rı­mız da çok olu­yor­du. Şimdi te­da­vi­sin­de me­sa­fe alın­ma­ya baş­lan­dı ama bu kez mu­tas­yon­lar­la sal­gın ar­ta­rak devam edi­yor, risk sü­rü­yor” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.
Baş­kan Ak­yıl­dız, ko­nuş­ma­sı­nın de­va­mın­da, “Der­nek ola­rak pan­de­mi sü­re­cin­de fa­ali­yet­le­ri­miz kı­sıt­lan­dı­ğın­dan sı­nır­lı sa­yı­da, ge­ne­le açık ol­ma­yan ak­ti­vi­te­ler ger­çek­leş­tir­dik. Yeni nor­mal­leş­me sü­re­cin­de pan­de­mi ko­şul­la­rı­na, ku­ral­la­ra uygun ola­rak fa­ali­yet­le­ri­mi­zi sür­dü­re­ce­ğiz. Bu akşam da ara­mız­da pan­de­mi­ye, ko­ro­na­ya dair söy­le­yecek söz­le­ri, hatta ya­şan­mış­lık­la­rı olan iki de­ğer­li ko­nu­ğu­muz, ho­ca­mız var. Ken­di­le­ri­ne tek­rar hoş gel­di­niz diyor, bize pay­la­şa­cak­la­rı de­ğer­li bil­gi­le­ri için şim­di­den te­şek­kür edi­yo­rum” dedi.
Her iki uzman ko­nu­ğun bi­yog­ra­fi­le­ri­nin okun­du­ğu prog­ram­da ilk ko­nuş­ma­yı Baş­he­kim Dr. Sü­ley­man Er­doğ­du yaptı.
BAŞ­HEKİM ER­DOĞ­DU, “HAS­TA­NEMİZ NOR­MA­LE DÖNDÜ”
Baş­he­kim Er­doğ­du, bu prog­ra­mın eği­tim amaç­lı ol­du­ğu­nu ve ken­di­le­ri­ne dü­şe­nin­de bil­dik­le­ri­ni an­lat­mak ol­du­ğu­nu be­lir­te­rek pan­de­mi sü­re­cin­de özel­lik­le ilk ay­lar­da Bey­koz İlçede ve genel ola­rak kar­şı­laş­tık­la­rı so­run­la­rı, son­ra­sın­da dün­ya­da en ba­si­tin­den cihaz yok­lu­ğun­dan bo­ğu­la­rak ölen in­san­lar olur­ken ül­ke­miz­de kat edi­len me­sa­fe­le­ri, sağ­lık per­so­ne­li­nin fe­da­kar­lık­la­rı­nı ve sü­reç­te ya­şa­dık­la­rı il­ginç va­ka­la­rı ör­nek­le­riy­le an­lat­tı.
BEY­KOZ DEV­LET HAS­TA­NESİ NOR­MA­LE DÖNDÜ
“Maske, me­sa­fe ve te­miz­lik ku­rul­la­rı­na son de­re­ce ri­ayet et­me­li, bun­dan asla ödün ver­me­me­miz lazım. Mas­ke­yi tak­ma­dı­ğı­mız zaman vi­rü­se da­ve­ti­ye çı­kar­tı­yor­su­nuz. Me­sa­fe­ye dik­kat et­mez­se­niz bu­laş­ma hı­zı­nı art­tı­rır­sı­nız” diyen Baş­he­kim Er­doğ­du’nun Bey­koz­lu hem­şe­ri­le­ri­ne de bir me­sa­jı oldu.
Baş­he­kim Er­doğ­du, “Has­ta­ne­le­rin do­lu­lu­ğu ve ko­ro­na kor­ku­suy­la ame­li­yat­la­rı­nı, te­da­vi­le­ri­ni ak­sa­tan­la­rın, er­te­le­yen­le­rin ol­du­ğu­nu bi­li­yo­ruz. Artık diğer sağ­lık so­run­la­rı­mı­zı önem­se­me­li­yiz.

Haber Merkezi

Karadeniz’de mart ayında ağlara takılan palamut balıkçıları şaşırttı

Gi­re­sun Pi­ra­ziz Su Ürün­le­ri Ko­ope­ra­ti­fi Baş­ka­nı Hamdi Ars­lan: “Göç eden pa­la­mut git­miş, kalan da Ka­ra­de­niz’de kal­mış. Bunun ne­de­ni de deniz suyu sı­cak­lı­ğı­nın bu ba­lı­ğa uygun ol­ma­sı­dır.”

Gi­re­sun Pi­ra­ziz Su Ürün­le­ri Ko­ope­ra­ti­fi Baş­ka­nı Hamdi Ars­lan, uzun yıl­lar­dır ilk kez mart ayın­da çok az mik­tar da olsa pa­la­mut av­lan­dı­ğı­nı söy­le­di.
Ars­lan, ey­lül­de baş­la­yan pa­la­mut avı­nın ara­lık ayına kadar sür­dü­ğü­nü be­lirt­ti. Bu ba­lı­ğın deniz suyu sı­cak­lı­ğı­na göre göç et­ti­ği­ne dik­ka­ti çeken Ars­lan, “Deniz suyu erken so­ğu­du­ğun­da pa­la­mut erken göç ede­bi­lir. Ni­te­kim de kü­re­sel iklim de­ğiş­ti. Bu, de­niz­le­re de etki etti.” dedi.
Ars­lan, kıyı ba­lık­çı­la­rı­nın bu yıl mart ayın­da pa­la­mut av­la­dı­ğı­nı ifade ede­rek, şöyle ko­nuş­tu:
“35-40 yıl­dır de­niz­de av­cı­lık ya­pı­yo­rum, ilk kez mart ayın­da pa­la­mut av­la­dım. Özel­lik­le Gi­re­sun’un bazı böl­ge­le­rin­de pa­la­mut küçük ba­lık­çı­lar ta­ra­fın­dan av­la­nı­yor. Tabii bu av çok az mik­tar­lar­da. Her böl­ge­de her zaman av­la­nı­yor gibi durum söz ko­nu­su değil. Göç eden pa­la­mut git­miş, kalan da Ka­ra­de­niz’de kal­mış. Bunun ne­de­ni de deniz suyu sı­cak­lı­ğı­nın bu ba­lı­ğa uygun ol­ma­sı­dır.”
Şu anda az mik­tar­da av­la­nan pa­la­mu­dun ge­lecek av se­zo­nu­na bir et­ki­si­nin ol­ma­ya­ca­ğı­nı kay­de­den Ars­lan, bu ba­lık­la­rın yu­mur­ta bı­rak­ma­ya­ca­ğı­nı ak­tar­dı. Ars­lan, va­tan­daş­lar­dan tez­gah­lar­da pa­la­mut ko­nu­sun­da dik­kat­li ol­ma­la­rı­nı is­te­ye­rek, “Pa­la­mu­dun başka bir çe­şi­di olan, ba­lık­çı­lık li­te­ra­tü­rün­de ‘tom­bik’ ola­rak ad­lan­dı­rı­lan bir tür, pa­la­mut gibi sa­tı­lı­yor. Va­tan­daş­la­rı­mız bun­la­ra kan­ma­sın­lar, al­dan­ma­sın­lar.” diye ko­nuş­tu. Av se­zo­nu­nun bit­me­si­ne çok az bir süre kal­dı­ğı­na işa­ret eden Ars­lan, söz­le­ri­ni şöyle ta­mam­la­dı:
“Zaten şu an böl­ge­miz­de tez­gah­lar­da sa­tı­lan 10 çeşit balık varsa bun­la­rın ya­rı­dan faz­la­sı Ege Böl­ge­si’nden gelen ba­lık­lar. Bu, Ka­ra­de­niz için dü­şün­dü­rü­cü bir durum. Bu yıl ham­siy­le il­gi­li bazı ka­rar­lar alın­dı ama geç ka­lın­dı. Ka­ra­de­niz’in ge­le­ce­ği teh­li­ke­de. İnşal­lah yet­ki­li­ler daha ra­di­kal ka­rar­lar alır­lar.”

Haber Merkezi

Karadeniz´e ‘çay göçü’ öncesi kritik ‘vaka’ uyarısı

Doğu Ka­ra­de­niz´de, mayıs ayın­da baş­la­ya­cak çay ta­rı­mı için hasat dö­ne­min­de geçen yıl ol­du­ğu gibi büyük kent­ler­den böl­ge­ye 100 binin üze­rin­de üre­ti­ci­nin gel­me­si bek­le­ni­yor.

Ka­ra­de­niz Tek­nik Üni­ver­si­te­si (KTÜ) Tıbbi Mik­ro­bi­yo­lo­ji Ana­bi­lim Dalı Baş­ka­nı Prof. Dr. Faruk Aydın, Tür­ki­ye´de Co­vid-19 va­ka­la­rın­daÇok yük­sek risk­li´ ka­te­go­ri­sin­de yer alan Doğu Ka­ra­de­niz´deki il­le­re çay top­la­mak için ge­lecek üre­ti­ci ve iş­çi­le­rin vi­rü­sü ta­şı­ya­bi­le­ce­ği­ne dik­kat çe­ke­rek, "Mayıs ayına gi­ril­me­den önce va­ka­la­rı azalt­mak için daha fazla çaba har­can­ma­sı ge­re­ki­yor" uya­rı­sın­da bu­lun­du. Doğu Ka­ra­de­niz´deki Rize, Trab­zon, Art­vin ve Gi­re­sun il­le­rin­de, 830 bin dekar alan­da 1 mil­yon üre­ti­ci aile ta­ra­fın­dan ya­pı­lan yaş çay üre­ti­min­de hasat dö­ne­mi yak­la­şı­yor. Çay ta­rı­mın­da geçen yıl ol­du­ğu gibi büyük kent­ler­den böl­ge­ye 100 binin üze­rin­de üre­ti­ci ve işçi ge­lecek. Büyük ço­ğun­lu­ğu İstan­bul ve An­ka­ra'dan böl­ge­ye ge­lecek üre­ti­ci­le­rin mayıs ayı ba­şın­da yola çık­ma­sı bek­le­ni­yor. Sağ­lık Ba­kan­lı­ğı'nın ve­ri­le­ri­ne göre 'Çok yük­sek risk­li iller' ara­sın­da yer alan Ka­ra­de­niz il­le­ri­ne ya­pı­la­cak çay göçü vaka ar­tış­la­rı­na neden ola­bi­le­ce­ği en­di­şe­si oluş­tur­du. Uz­man­lar bu ta­ri­he kadar va­ka­la­rın azal­tıl­ma­sı­nın önem­li ol­du­ğu uya­rı­sın­da bu­lu­nu­yor.

VİRÜSÜ TA­ŞI­MA İHTİMAL­LERİ VAR´
KTÜ Tıbbi Mik­ro­bi­yo­lo­ji Ana­bi­lim Dalı Baş­ka­nı Prof. Dr. Faruk Aydın, Ka­ra­de­niz´in önem­li eko­no­mik ürün­le­rin­den çay ta­rı­mın­da sezon ön­ce­si uya­rı­lar­da bu­lun­du. Tür­ki­ye´de Co­vid-19 va­ka­la­rın­da `Çok yük­sek risk­li´ ka­te­go­ri­sin­de yer alan Doğu Ka­ra­de­niz´e çay top­la­mak için ge­lecek iş­çi­le­rin vi­rü­sü ta­şı­ya­bi­le­ce­ği­ne dik­kat çeken Prof. Dr. Faruk Aydın, mayıs ayına gi­ril­me­den önce va­ka­la­rı azalt­mak için daha fazla çaba har­can­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni ifade etti. Çay top­la­mak üzere Co­vid-19 va­ka­la­rı­nın yük­sek sey­ret­ti­ği Doğu Ka­ra­de­niz´de ge­lecek iş­çi­le­rin sı­kın­tı ya­şa­ya­bi­le­ce­ği­ne vurgu yapan Prof. Dr. Faruk Aydın, “Yaz se­zo­nu­na ha­zır­lan­dı­ğı­mız bu gün­ler­de çok yakın bir za­man­da çay se­zo­nu baş­lı­yor. Çay se­zo­nu Ka­ra­de­niz için çok önem­li bir eko­no­mik sek­tör ve bölge eko­no­mi­si­nin te­mel­le­rin­den bi­ri­dir. Çay se­zo­nun­da da iş­çi­ye çok fazla ih­ti­yaç var­dır. İl dı­şın­dan, bölge hatta ülke dı­şın­dan iş­çi­ler çay sür­gün­le­ri­ni top­la­mak üzere gel­mek­te­dir. Bu sayı po­zi­tif­li­ğin devam et­me­si du­ru­mun­da iş­çi­le­rin bu­ra­ya gel­me­sin­de sı­kın­tı­lı oluş­tu­ra­cak­tır. Gelse dahi bulaş ola­sı­lı­ğı ol­du­ğu için de bun­la­rın dö­nüş­le­rin­de git­tik­le­ri böl­ge­le­re vi­rü­sü ta­şı­ma ih­ti­mal­le­ri var. O ne­den­le böl­ge­nin ciddi de­re­ce­de ken­di­ni ye­ni­den de­ğer­len­dir­me­si lazım ve bu eko­no­mik bir kayba neden ola­ca­ğı açık olan kır­mı­zı alan­da bu­lun­ma du­ru­mun­dan hız­lı­ca kur­tul­mak için yeni de­ğer­len­dir­me­ler yap­mak lazım” dedi. ‘MAYIS´A SAR­KIT­MA­MA­MIZ LAZIM’ Çay ta­rı­mı­nın et­ki­len­me­me­si için sezon ön­ce­sin­de sıkı ted­bir­ler alın­ma­sı uya­rı­sın­da bu­lu­nan Prof. Dr. Aydın, “En azın­dan bunu mayıs ayına asla sar­kıt­ma­ma­mız ge­re­ki­yor. O ne­den­le top­lum­dan ve bütün sek­tör­ler­den bu ko­nu­da des­tek is­ti­yo­ruz. Bu vi­rü­sün bu­la­şı­nı bir şe­kil­de dur­dur­ma­mız lazım. Dev­le­tin ala­ca­ğı ön­lem­le­rin ya­nın­da bu­ra­da va­tan­daş­la­rın da ya­pa­ca­ğı çok şey var. O ne­den­le va­tan­daş dev­let el ele bunu ba­şa­ra­bi­lir” diye ko­nuş­tu.

‘AYNI HA­TA­NIN TEK­RA­RI GİBİ OLUR’
Geçen yıl çay se­zo­nun­da Co­vid-19 ta­şı­yı­cı­sı ki­şi­le­rin böl­ge­ye ge­le­rek va­ka­la­rın art­ma­sın­da etken ol­du­ğu­na vurgu yapan Prof. Dr. Aydın, “Bu yıl ise risk kay­na­ğı hem bölge içe­ri­sin­de hem de dı­şa­rı­da.
Geçen yıl uy­gu­la­nan sağ­lık ta­ra­ma­la­rı­nın bu sezon ar­tı­rı­la­rak ya­pıl­ma­sı­nı ge­re­ki­yor. Ta­rım­la uğ­ra­şan in­san­lar bunun için ortak karar alın­ma­sı­nı sağ­la­ya­bi­lir­ler­se, çay ta­rı­mın­da ça­lı­şan iş­çi­le­rin ta­ra­ma­la­rı ya­pı­la­bi­lir, aşı­lı­lar, has­ta­lı­ğı ge­çi­ren­ler, test­le­ri ya­pı­lıp sağ­lık so­ru­nu ol­ma­yan­lar­la ça­lı­şı­lır­sa risk azal­tı­la­bi­lir. Vi­rü­sün geçen yıl dı­şa­rı­dan gel­di­ği gibi dü­şü­nül­düy­se şimdi yerli kay­nak­lar­dan ola­bi­lecek. So­nuç­ta yaşam ve ça­lış­ma şekli elden ele temas gibi fak­tör­ler­de bu­laş­tı­rı­cı­lı­ğa el­ve­riş­li bir ortam. Vi­rü­sü ta­ran­mış ve bu­laş­tı­rı­cı ol­ma­yan in­san­la­rın is­tih­dam edil­me­si temel çö­züm­dür. Bunun ya­pıl­ma­ma­sı du­ru­mun­da geçen yıl ya­pı­lan ha­ta­nın biraz daha de­ğiş­ti­ri­le­rek yine böl­ge­nin kendi için­den kay­nak­la­nan bir bu­la­şa se­be­bi­yet ve­re­bi­li­riz ve aynı ha­ta­nın tek­ra­rı gibi olur. Bu da kabul edil­me­si zor bir du­rum­dur. O ne­den­le tarım iş­çi­le­ri ça­lış­tı­rı­lır­ken sağ­lık du­rum­la­rı­nın göz­den ge­çi­ril­me­si, ge­re­ki­yor­sa test­le­ri­nin ya­pıl­ma­sı, aşı ve HES kod­la­rı­nın kont­ro­lüy­le mut­lak de­net­le­ne­rek sek­tör­de is­tih­dam edil­me­le­ri ge­re­ki­yor. Aksi halde sorun geçen yıl aynı halde tek­rar­lar” dedi.
`ÇAY ÜRETİCİLERİ HAS­SAS DAV­RA­NA­CAK’
Çay üre­ti­ci­le­ri­nin pan­de­mi ile il­gi­li ilk sı­na­vı geçen yıl ver­di­ği­ni ifade eden Çay Üre­ti­ci­le­ri Da­ya­nış­ma Der­ne­ği (ÇA­YÜ­DAD) Baş­ka­nı Mus­ta­fa Mavi, “Çay üre­ti­ci­le­ri ola­rak pan­de­mi sü­re­ci ile il­gi­li en zor sü­re­ci geçen yıl at­lat­tık. Üre­ti­ci­ler Rize’ye geldi, ko­ro­na­vi­rüs test­le­ri­ni oldu, izole sü­re­ci­ni ge­çir­di, çay­lık­la ev ara­sın­da za­ma­nı­nı ge­çi­re­rek bu has­sas sü­re­ci at­lat­tık. Bu yıl da üre­ti­ci­le­ri­mi­ze gü­ve­ni­yo­ruz, kont­rol­lü bir şe­kil­de ge­lin­di­ği vakit her­han­gi bir sı­kın­tı ya­şan­ma­ya­cak­tır. İl dı­şın­dan böl­ge­mi­ze ge­lecek olan çay üre­ti­ci­le­ri pan­de­mi ku­ral­la­rı çer­çe­ve­sin­de has­sa­si­yet­le­ri­ni or­ta­ya ko­ya­cak­tır. Bir sorun ya­şa­na­ca­ğı­na inan­mı­yo­rum” dedi. Çay üre­ti­ci­si Ahmet Ak­te­pe, “Üre­ti­ci­ler çay böl­ge­si­ne ge­lir­ken HES kod­la­rı­na ba­kı­la­rak gi­riş­le­ri sağ­lan­sın. İnsan­lar artık du­yar­lı. Geçen yıl sıkı ön­lem­ler alın­mış­tı. Çünkü kar­şı­mız­da tam ola­rak bil­me­di­ği­miz bir has­ta­lık sü­re­ci vardı. Bu yıl artık her şeyi bi­li­yo­ruz, üre­ti­ci­ler de yap­ma­sı ge­re­ke­ni bi­li­yor. Ge­rek­li has­sa­si­ye­ti gös­te­ri­le­cek­tir, bir sorun ya­şa­na­ca­ğı­nı dü­şün­mü­yo­rum” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı. Ali Kasap ise “Vi­rü­sün mu­tas­yo­na uğ­ra­dı­ğı bir sü­reç­te böl­ge­nin kır­mı­zı ol­du­ğu bir dö­nem­de­yiz. Üre­ti­ci­ler çayda gübre za­ma­nı gel­di­ği için artık yavaş yavaş böl­ge­ye gel­me­ye baş­la­ya­cak­lar. Üre­ti­ci­ler ola­rak geçen yıl hiç bil­me­di­ği­miz bir sü­re­ci bence ba­şa­rıy­la at­lat­tık. İl dı­şın­dan gelen üre­ti­ci­ler daha dik­kat­li dav­ra­na­cak­tır. Ancak yine de ge­rek­li ted­bir­le­rin alın­ma­sı adına ku­ral­lar ko­nul­ma­lı­dır” dedi.


Haber Merkezi

Rize’de ‘risk azaltma’ planıyla sel afetlerinde can ve mal kayıplarının nedenini belirlendi

İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı’nca pilot il se­çi­len Tür­ki­ye’nin en çok yağış alan ili Rize’de, bir yıl süren ça­lış­ma ile ‘İl Afet Risk Azalt­ma Planı’ (İRAP) ha­zır­lan­dı.

Rize’de yüzde 96’sı sel ve he­ye­lan­la­rın neden ol­du­ğu afet­ler­de, can ve mal kay­bı­nın ya­şan­ma ge­rek­çe­le­ri or­ta­ya ko­nu­lan plan­da, ha­ta­lı ev ve yer­le­şim yeri se­çim­le­ri, dere ya­tak­la­rı­na ev ya­pıl­ma­sı, je­olo­jik etüt ya­pıl­ma­dan açı­lan ha­ta­lı yol­lar, ev yapan va­tan­daş­la­rın hiç­bir uz­man­dan bilgi al­ma­dan rast­ge­le yer­le­re ev in­şa­sı gibi tes­pit­le­re yer ve­ril­di. Vali Kemal Çeber, “De­re­le­ri­mi­zin içe­ri­sin­den ev sök­mek is­te­mi­yo­ruz. Bunun için hep be­ra­ber mü­ca­de­le ede­ce­ğiz” dedi. İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı Afet ve Acil Durum Yö­ne­ti­mi Baş­kan­lı­ğı’nca İl Afet Risk Azalt­ma Planı’ ça­lış­ma­la­rı­nın baş­la­tıl­ma­sı için pilot il ola­rak se­çi­len Rize’de doğal afet­ler du­ru­mun­da risk teş­kil eden so­run­lar tes­pit edi­le­rek, ‘İl Afet Risk Azalt­ma Planı’ ha­zır­lan­dı. 1 yıl­dır devam eden ça­lış­ma­lar­da Rize’de sel ve he­ye­lan­lar­da, risk teş­kil eden so­run­lar be­lir­len­di. Kent­te, yüzde 96’sı sel ve he­ye­lan­la­rın neden ol­du­ğu afet­ler­de, can ve mal kay­bı­nın ya­şan­ma ge­rek­çe­le­ri or­ta­ya ko­nul­du. 52 kurum ve ku­ru­luş ile kent­te­ki mes­lek oda­la­rı tem­sil­ci­le­ri­nin de önem­li katkı sağ­la­dı­ğı ça­lış­ma ve ana­liz­ler­de; ha­ta­lı ev ve yer­le­şim yeri se­çim­le­ri, dere ya­tak­la­rı­na ev ya­pıl­ma­sı, je­olo­jik etüt ya­pıl­ma­dan açı­lan ha­ta­lı yol­lar, ev yapan va­tan­daş­la­rın hiç­bir uz­man­dan bilgi al­ma­dan rast­ge­le yer­le­re ev in­şa­sı gibi tes­pit­le­re yer ve­ril­di.

VALİ: DE­RE­LERİMİZİN İÇERİSİNDEN EV SÖK­MEK İSTEMİYORUZ


Rize Va­li­si Kemal Çeber, kent­te il afet risk azalt­ma plan­la­rı için bir yıl­dır ça­lış­tık­la­rı­nı be­lir­te­rek, “Rize’nin afet fo­toğ­ra­fı­nı çek­tik. Afet risk­le­ri­ni or­ta­ya çı­ka­ran çok kap­sam­lı ve çok de­tay­lı bir plan or­ta­ya koy­duk. Bun­dan sonra Rize’de ya­pı­la­cak tüm ya­tı­rım­lar ‘İl Afet Risk Azalt­ma Planı’ dik­ka­te alı­na­rak ya­pı­la­cak. De­re­le­ri­mi­zin içe­ri­sin­den ev sök­mek is­te­mi­yo­ruz. Artık her sene sel gel­di­ğin­de, o selle be­ra­ber giden köp­rü­ler, kamu ya­tı­rım­la­rı ve özel ya­tı­rım­la­rı is­te­mi­yo­ruz. En önem­li­si de can kaybı is­te­mi­yo­ruz. Bunun için hep be­ra­ber mü­ca­de­le ede­ce­ğiz. Aynen vi­rüs­le mü­ca­de­le gibi afet mü­ca­de­le­si de top­lu­mun tüm ke­sim­le­ri­ni kap­sa­yan bir mü­ca­de­le­dir. Top­lum­sal ola­rak bu mü­ca­de­le­yi yap­maz­sak hiç­bir ku­ru­mun tek ola­rak bu yükün al­tın­dan kalk­ma­sı müm­kün de­ğil­dir” dedi.

‘RİZE AFET­LER­DEN ÇOK ÇEKTİ’

Rize’nin afet­ler­den çok çeken bir vi­la­yet ol­du­ğu­nu söy­le­yen Vali Kemal Çeber, “Özel­lik­le su kay­nak­lı doğal afet­ler­den he­ye­lan, kaya düş­me­si ve sel gibi afet­ler­de Tür­ki­ye’de li­de­riz. Yıl­lık or­ta­la­ma 620 ci­va­rın­da irili ufak­lı afe­ti­miz olu­yor. Bir veya iki büyük afet ya­şa­rız. Ma­ale­sef can ka­yıp­la­rı­mız da olur. Hem coğ­ra­fi öze­lik­le­ri­miz hem fi­zi­ki şart­la­rı­mız, Rize’yi ve bu böl­ge­yi bu an­lam­da çok zor­lu­yor. Biz de bunun için her türlü ted­bi­ri almak için gay­ret edi­yo­ruz. Bu yıl ‘afet far­kın­da­lık eği­tim yılı’dır. İnsan­la­rı bi­linç­len­dir­me nok­ta­sın­da eli­miz­den gelen ne varsa ya­pa­ca­ğız” diye ko­nuş­tu.

‘RTEÜ’DE HE­YE­LAN UY­GU­LA­MA VE ARAŞ­TIR­MA MER­KEZİ KUR­DUK’


Rize Va­li­li­ği ile Recep Tay­yip Er­do­ğan Üni­ver­si­te­si (RTEÜ) ara­sın­da ‘Afet Far­kın­da­lık Eği­tim İşbir­li­ği’ pro­to­ko­lü im­za­lan­dı­ğı­nı be­lir­ten RTEÜ Rek­tö­rü Prof. Dr. Hü­se­yin Ka­ra­man da, “Bizim bir gö­re­vi­miz de bu­lun­duğu­muz top­lu­mun so­run­la­rıy­la il­gi­len­mek ve çözüm üret­mek­tir. İlimiz afet­ler ko­nu­sun­da has­sas bir il. Her yağ­mur yağ­dı­ğın­da türlü sı­kın­tı­lar ya­şı­yo­ruz. Çö­züm­ler nok­ta­sın­da ça­lış­ma­lar ya­pı­yo­ruz.
Üni­ver­si­te ola­rak yak­la­şık bir ay önce He­ye­lan Uy­gu­la­ma ve Araş­tır­ma Mer­ke­zi kur­duk” diye ko­nuş­tu.

HER YAĞ­MUR­DA KOR­KU­YO­RUZ’


Yöre sa­ki­ni İsmail To­pa­loğ­lu, “Bu­ra­da bi­raz­dan ba­kar­sın yağ­mur yağar, bir afet olur. Bu bölge afet­ler­den çok çekti. Benim de ara­zim he­ye­lan se­be­biy­le zarar gördü. Daha fazla can kaybı, mal kaybı ol­ma­dan çözüm bu­lun­ma­sı lazım” dedi.
Meh­met Yıl­maz ise, “Her yağ­mur­da kor­ku­yo­ruz, de­re­le­rin taş­ma­sın­dan en­di­şe edi­yo­ruz. Yan­lış yer­le­re evler ya­pı­yo­ruz, fazla ya­ğın­ca de­re­ler tı­ka­nı­yor ve önün­de ne varsa zarar ve­ri­yor. Artık ka­lı­cı çö­züm­ler üret­mek gerek” diye ko­nuş­tu.

Haber Merkezi

Rize İl Özel İdaresi Yargıyı da dinlemiyor Bakanı da!

Da­nış­tay’ın iptal et­ti­ği ve yü­rüt­me­nin dur­du­rul­ma­sı ka­ra­rı ver­di­ği Yeşil Yol’da ısrar eden Rize İl Özel İda­re­si, 2025 yı­lı­na kadar Yeşil Yol kap­sa­mın­da 12 adet yol iha­le­si ya­pa­cak. Ara­lık 2020’de ha­zır­la­nan 2020-2024 St­ra­te­jik Plan­da yer alan ya­tı­rım prog­ra­mın­da Yeşil Yol ıs­ra­rı­nı sür­dü­ren Rize İl Özel İda­re­si ile Va­li­lik, mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı uy­gu­la­ma­dı­ğı gibi Bakan’ın “mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı uy­gu­la­yın” şek­lin­de­ki ta­li­ma­tı­nı da din­le­mi­yor.

Ko­nuy­la il­gi­li ola­rak Çevre ve Şe­hir­ci­lik Ba­ka­nı Murat Kurum’a 16.07.2020 tarih ve 7/32487 Esas Sa­yı­lı Ya­zı­lı Soru Öner­ge­si ile bazı so­ru­lar yö­nel­ten CHP İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu, Bakan’ın öner­ge­ye ver­di­ği ce­vap­ta, il mü­dür­lük­le­ri­ne “Mah­ke­me ka­rar­la­rı­na uygun işlem tesis et­me­le­ri” yö­nün­de ver­di­ği ta­li­ma­tı ha­tır­lat­tı. Be­ka­roğ­lu, Rize Va­li­li­ği ve İl Özel İda­re­si­nin yargı ka­rar­la­rı­nı uy­gu­la­ma­dı­ğı gibi Bakan’ın ta­li­ma­tı­nı da din­le­me­di­ği­ni be­lir­te­rek, ye­ni­le­ye­rek ver­di­ği soru öner­ge­sin­de, “Yeşil Yol kap­sa­mın­da bu­lu­nan, yay­la­la­rı tah­rip eden yol in­şa­at­la­rı mah­ke­me ka­rar­la­rı­na ve Bakan’ın ‘mah­ke­me ka­rar­la­rı­na uyul­ma­sı” ta­li­ma­tı­na rağ­men devam et­mek­te­dir. Yeşil Yol pro­je­si­nin uy­gu­la­yı­cı ku­ru­lu­şu olan DOKAP’ın 2021-2023 Eylem Planı Bel­ge­sin­de yay­la­lar­da yeni yol in­şa­at­la­rın­dan söz edil­mi­yor olsa da Rize İl Özel İda­re­si­nin Ara­lık 2020’de ha­zır­la­mış ol­du­ğu 2020-2024 St­ra­te­jik Pla­nın­da Tu­rizm Yol­la­rı ve Yeşil Yol­la­rın Ya­pı­mı baş­lı­ğı al­tın­da 2025 yı­lı­na kadar 12 adet yol iha­le­si ya­pı­la­ca­ğı be­lir­til­mek­te­dir.” dedi.
Rize İl Özel İda­re­si ve Rize Va­li­li­ği­nin yargı ka­rar­la­rı­nı umur­sa­ma­dı­ğı gibi, Bakan’ın yargı ka­rar­la­rı­na uyul­ma­sı yö­nün­de­ki ta­li­ma­tı­nı da dik­ka­te al­ma­dı­ğı­nı ifade eden Be­ka­roğ­lu, Bölge hal­kı­nın, mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı uy­gu­la­ma­yan yet­ki­li­le­re olan gü­ve­ni­ni yi­tir­di­ği­ni, artık mah­ke­me ka­rar­la­rı­nın da bir et­ki­si­nin ol­ma­dı­ğı in­ti­ba­ına ka­pıl­dı­ğı­nı vur­gu­la­ya­rak, Bakan Kurum’dan şu so­ru­la­rı­na cevap is­te­di:

  1. Rize İl Özel İda­re­si, St­ra­te­jik Bel­ge­de be­lir­til­di­ği gibi yeşil yol kap­sa­mın­da yeni yol iha­le­le­ri ya­pa­cak mıdır?
  2. Yar­gı­nın iptal ve yü­rüt­me­yi dur­dur­ma ka­rar­la­rı­na rağ­men Rize İl Özel İda­re­si­nin yeşil yol ıs­ra­rı­nın ne­de­ni nedir?
  3. Bakan ola­rak mah­ke­me ka­rar­la­rı­nın uy­gu­lan­ma­sı yö­nün­de ver­di­ği­niz ta­li­ma­tı Rize İl Özel İda­re­si­nin ye­ri­ne ge­tir­me­me se­be­bi nedir?
  4. Rize Va­li­li­ği ile İl Özel İda­re­si; Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Hü­kü­me­ti­nin, Ana­ya­sa­sı­nın, Ya­sa­la­rı­nın ve Yar­gı­sı­nın üze­rin­de yahut dı­şın­da mıdır?
  5. Mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı uya­rı­nı­za rağ­men uy­gu­la­ma­yan Rize İl Özel İda­re­si ve Rize Va­li­li­ği hak­kın­da so­ruş­tur­ma aça­cak mı­sı­nız?
    Haber: Mus­ta­fa SAKLI

RİZE KÜLTÜR VE SANAT AKADEMİSİ EĞİTİM VERMEYE BAŞLADI

Rize Türk Te­le­kom Güzel Sa­nat­lar Li­se­si­nin ar­dın­da, Aydın Adnan Men­de­res Üni­ver­si­te­si Müzik Öğ­ret­men­li­ği Bö­lü­mü me­zu­nu, Ri­ze­li Eği­tim­ci, Sa­nat­çı İsmail Mü­ca­hit ÖKSÜZ ta­ra­fın­dan açı­lan, Rize Kül­tür ve Sanat Aka­de­mi­si eği­tim ver­me­ye baş­la­dı.

Rize Mer­kez Kazım Ka­ra­be­kir Cad­de­si Ku­yum­cu­lar Sokak, Şe­hir­li iş ha­nın­da, Güzel Sa­nat­lar Li­se­si Ha­zır­lık Üni­ver­si­te Sı­nav­la­rı­na Ha­zır­lık Müzik Ders­le­ri, Nota, Sol­fej Eği­ti­mi ve Ritim ders­le­ri­nin ve­ril­di­ği Aka­de­min ku­ru­cu sa­hi­bi, Eği­tim­ci, Sa­nat­çı İsmail Mü­ca­hit ÖKSÜZ, “Ala­nın­da Üni­ver­si­te me­zu­nu öğ­ret­men kad­ro­muz­la eğit­tim veren, Rize Kül­tür ve Sanat Aka­de­mi­miz de 4 yaş­tan iti­ba­ren tüm yaş grup­la­rı­na uygun müzik eği­tim­le­ri, Enst­rü­man eği­tim­le­ri ver­me­yi he­def­le­yen özel bir müzik oku­lu­muz­dur. Aka­de­mi­miz de her türlü çalgı aleti bu­lun­mak­ta­dır.
Müzik Öğ­ret­me­ni ola­rak şah­sın ve diğer pro­fes­yo­nel müzik eği­tim­ci­le­ri­miz ta­ra­fın­dan tüm ders­le­ri bi­re­bir ki­şi­ye özel ola­rak ver­mek­te­yiz. Rize Kül­tür ve Sanat Aka­de­mi­si mü­zi­ğe ve Enst­rü­man çal­ma­ya te­orik bil­gi­ler da­hi­lin­de baş­la­yıp son­ra­sın da uy­gu­la­ma­lı ola­rak eği­tim­le­re devam et­mek­te­yiz. Eği­tim sü­re­sin­ce dü­zen­li ola­rak her ders­ten sonra öğ­ren­ci­le­rin se­vi­ye­si­ni ve iler­le­me­si­ni tes­pit etmek için öğ­ret­men­ler ta­ra­fın­dan kayıt al­tı­na alın­mak­ta­dır. Rize Kül­tür ve Sanat Aka­de­mi­miz, Rize ‘ de Müzik eği­ti­mi­ni, Müzik kül­tü­rü­nü, Sanat kül­tü­rü­nü art­tır­ma­yı, her türlü müzik ter­ci­hi­nin ya­nın­da yöre mü­zi­ği­ni de ge­liş­tir­mek ve sa­hip­len­mek­le bir­lik­te, çev­re­ye du­yar­lı, ol­duk­ça hoş­gö­rü­lü, say­gı­lı, nazik bi­rey­ler ola­rak genç­le­ri­mi­zi ye­tiş­tir­me­yi ilk hedef ola­rak gör­mek­te­dir.” şek­lin­de açık­la­dı.


Ha­ber-Fo­to: Bay­ram Ali Ka­val­cı

GENÇLERİN İNTERNET DÜNYASI

Bil­gi­sa­yar, in­ter­net, fa­ce­bo­ok ve twit­ter ba­ğım­lı­lı­ğı, te­le­viz­yon, cep te­le­fo­nu gibi ol­maz­sa olmaz hale gelen araç­lar, gü­nü­müz genç­li­ği­nin temel so­run­la­rı ola­rak gö­rül­mek­te­dir. Gü­nü­müz­de ço­cuk­la­rın ve genç­le­rin elin­den cep te­le­fo­nu düş­mü­yor.
Evde, so­kak­ta, yolda ve ara­ba­da, yani her yerde cep te­le­fo­nuy­la sü­rek­li ko­nu­şu­yor­lar ya da dur­ma­dan bir yer­le­re mesaj çe­ki­yor­lar, gelen me­sa­jı oku­yor­lar. Ço­cuk­lar ve genç­ler için ev; in­ter­net demek, te­le­viz­yon de­mek­tir, hayat oyun ala­nı­dır, nefse hoş gelen özel­lik­ler­dir. Bu bağ­lam­da genç­lik; te­le­viz­yon­suz, mü­zik­siz, film­siz, in­ter­net­siz, çet­siz ve cep­siz bir ya­şan­tı­yı artık dü­şü­ne­mi­yor. Genç­le­rin tek­no­lo­jik ay­gıt­la­rı aşırı ve uy­gun­suz kul­la­nı­ma karşı bil­gi­len­di­ril­me­si, oluş­ma­sı muh­te­mel so­run­la­rı azal­ta­cak­tır.
Ana-ba­ba­la­rın; çocuk ve genç­le­rin sağ­lı­ğı­nı ko­ru­mak ve güç­len­dir­mek, so­rum­lu­luk duy­gu­la­rı ve öz gü­ven­le­ri­ni ge­liş­tir­mek, boş za­man­la­rı­nı olum­lu yönde de­ğer­len­dir­mek, top­lum­sal­laş­ma­la­rı­na yar­dım­cı olmak, ken­di­le­ri­ni yö­ne­te­bil­me­le­ri­ni sağ­la­mak, uyum­lu, ba­şa­rı­lı ve ah­lâk­lı birer birey ol­ma­la­rı­na yar­dım­cı olmak gibi temel gö­rev­le­ri­ni unut­ma­ma­la­rı ge­re­kir.
İnter­net ama­cı­nın dı­şın­da ve ol­duk­ça uzun sa­at­ler­ce kul­la­nı­lır­sa, ba­ğım­lı­lık­la bir­lik­te kötü ah­lâ­ka sebep olur, aile­den uzak tutar, obez yapar, ki­şi­yi tem­bel­leş­ti­rir. Or­gan­la­rın uzun zaman ha­re­ket­siz ka­lın­ma­sı so­nu­cu vü­cu­dun belli nok­ta­la­rın­da ve bir kısım or­gan­lar­da ki­reç­le­me ve ha­re­ket­siz­li­ğe neden olur.
Bugün gör­sel ve ya­zı­lı med­ya­da hemen her gün fa­ce­bo­ok gibi in­ter­net­te ya­pı­lan sanal soh­bet or­tam­la­rı bir­çok ev­li­li­ğin yı­kıl­ma­sı­na sebep olu­yor. Bu sa­yı­lan­la­rın dı­şın­da, in­ter­ne­tin daha bir­çok za­rar­la­rı da var­dır. Çocuk ve genç­le­rin bil­gi­sa­yar ve in­ter­net­le olan iliş­ki­si, ca­ğı­mı­zın ge­re­ği ola­rak, ka­çı­nıl­maz hale gel­miş­tir. Bu se­bep­le hem ken­di­mi­zi, hem de ço­cu­ğu­mu­zu bil­gi­sa­yar kul­la­nı­mı ko­nu­sun­da di­sip­li­ne etmek ve ya­pı­la­cak­la­rı plan­la­mak ge­re­kir. Can­sız hiç­bir şey kendi ba­şı­na ne fay­da­lı­dır ne de za­rar­lı. Fayda veya za­ra­rı, sizin onu nasıl kul­lan­dı­ğı­nı­za bağ­lı­dır. Do­la­yı­sıy­la in­ter­net kul­la­nı­mı­na çok dik­kat et­me­li­yiz.

Kay­nak: Genç­le­rin Dün­ya­sı

KİM, NASIL ANT İÇİYOR?

Dün­ya­da­ki bir­çok ül­ke­de okul­lar­da öğ­ren­ci­ler, ana­oku­lun­dan 12. sı­nı­fa kadar her sabah derse baş­la­ma­dan önce “bağ­lı­lık ye­mi­ni” edi­yor.
ABD’de ço­cuk­lar sı­ra­la­rın­da ayağa kal­kı­yor ve sağ el­le­ri­ni kalp­le­ri­nin üze­ri­ne ko­ya­rak ant içi­yor­lar. Ül­ke­de öğ­ren­ci­le­rin bir­ço­ğu ta­ra­fın­dan oku­nan ve 1892 yı­lın­da Fran­cis Bel­lamy ta­ra­fın­dan ya­zı­lan ant ise şöyle:
“Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri’nin bay­ra­ğı­na ve onun tem­sil et­ti­ği cum­hu­ri­ye­te bağ­lı­lık ye­mi­ni edi­yo­rum: Tan­rı­nın gö­ze­ti­min­de tek ve bö­lün­mez bir mil­let, her­ke­se öz­gür­lük ve ada­let.”
Mek­si­ka’da, ana­oku­lun­dan or­ta­oku­la kadar tüm okul­lar­da ve bazı li­se­ler­de haf­ta­da bir olmak üzere her pa­zar­te­si bir tören ya­pı­lı­yor. Tö­ren­de ülke bay­ra­ğı gön­de­re çe­ki­le­rek ulu­sal marş oku­nu­yor. Bu tö­ren­de öğ­ren­ci andı oku­mak da zo­run­lu. Öğ­ren­ci­le­rin sağ el­le­ri­ni göğüs hi­za­sın­da tu­ta­rak andı oku­ma­la­rı ge­re­ki­yor.
“Mek­si­ka’nın bay­ra­ğı, kah­ra­man­la­rı­mı­zın mi­ra­sı, ata­la­rı­mı­zın ve kar­deş­le­ri­mi­zin bir­li­ği­nin sim­ge­si. Ha­yat­la­rı­mı­zı ada­dı­ğı­mız ana­va­ta­nı­mı­zı in­san­cıl ve cö­mert bir ba­ğım­sız ülke yapan öz­gür­lük ve ada­let de­ğer­le­ri­ne sadık kal­mak için ant içi­yo­ruz.”
Fi­li­pin­ler’de her sabah (Ge­nel­lik­le Pa­zar­te­si, ama bazı yer­ler­de haf­ta­nın başka bir günü ola­bi­li­yor) ulu­sal mar­şın ar­dın­dan ülke bay­ra­ğı­na “bağ­lı­lık ye­mi­ni” etmek zo­run­lu. Yemin sı­ra­sın­da öğ­ren­ci­ler sağ el­le­ri­ni omuz hi­za­sı­na kal­dı­ra­rak avuç­la­rı­nı açı­yor­lar. Andın söz­le­ri ise şöyle:
“Ben bir Fi­li­pin­li­yim. Fi­li­pin­le­rin bay­ra­ğı­na ve onun tem­sil et­ti­ği ül­ke­ye bağ­lı­lık andı içi­yo­rum. Gurur, ada­let ve öz­gür­lü­ğün ol­du­ğu bir ulus için. Tanrı için. İnsan­lar için. Doğa ve ülke için.”
Hin­dis­tan da zo­run­lu öğ­ren­ci an­dı­nın ol­du­ğu ül­ke­ler­den biri. Her sabah top­la­nan öğ­ren­ci­le­rin oku­du­ğu ant ise şöyle:
“Hin­dis­tan benim ül­kem­dir. Tüm Hint­li­ler benim kar­deş­le­rim­dir. Ül­ke­mi se­ve­rim ve onun zen­gin mi­ra­sın­dan gurur du­ya­rım. Her zaman buna değer ol­ma­ya ça­lı­şa­ca­ğım. Ebe­veyn­le­ri­me, öğ­ret­men­le­ri­me ve tüm yaş­lı­la­ra saygı duyup her­ke­se hür­met ede­ce­ğim. Ül­ke­me ve in­san­la­rı­ma bağ­lı­lık ye­mi­ni edi­yo­rum. On­la­rın mut­lu­lu­ğu ve re­fa­hı benim mut­lu­lu­ğum­dur.”
Sin­ga­pur’da il­ko­kul ve or­ta­okul dü­ze­yin­de­ki tüm okul­lar­da, ders­ler baş­la­ma­dan önce top­la­nan öğ­ren­ci­ler her gün ulu­sal marşı ve ar­dın­dan ulu­sal andı oku­yor. Açık ha­va­da ya­pı­lan tören, her tür hava şar­tın­da ger­çek­le­şi­yor. Ant sı­ra­sın­da öğ­ren­ci­ler sağ yum­ruk­la­rı­nı kalp­le­ri­nin üze­ri­ne koy­mak zo­run­da­lar. Sin­ga­pur ulu­sal an­dı­nın söz­le­ri ise şöyle:
“Biz, Sin­ga­pur va­tan­daş­la­rı, ır­kı­mız, di­li­miz ya da di­ni­miz ne olur­sa olsun, bir olmuş in­san­lar ola­rak ada­le­te ve eşit­li­ğe da­ya­nan de­mok­ra­tik bir top­lum ya­rat­mak için ve aynı za­man­da ulu­su­mu­zun mut­lu­lu­ğu, re­fa­hı ve iler­le­me­si için ant içe­riz.”
Öğ­ren­ci andı ya da An­dı­mız, Tür­ki­ye’deki il­köğ­re­tim okul­la­rın­da 1933-2013 yıl­la­rı ara­sın­da her sabah öğ­ren­ci­ler derse gir­me­den oku­tul­muş olan ant­tır. Ku­ru­lu­şun­dan beri KKTC’de oku­tul­ma­ya devam edil­mek­te­dir.
Dö­ne­min Millî Eği­tim Ba­ka­nı Reşit Galip ta­ra­fın­dan ha­zır­lan­dı ve 1933 yı­lın­da uy­gu­la­ma­ya ko­nul­du. Daha sonra 1972 ve 1997 yı­lın­da çe­şit­li de­ği­şik­lik­le­re uğ­ra­ya­rak bu­gün­kü ha­li­ni aldı.
Çözüm sü­re­ci kap­sa­mın­da ya­pı­lan yasal de­ği­şik­lik­ler­le, HDP’nin de ta­le­bi doğ­rul­tu­sun­da 2013’te Tür­ki­ye’de okul­lar­da okun­ma­sı uy­gu­la­ma­sı­na son ve­ril­di. Türk Eği­tim Sen’in uy­gu­la­ma­nın son­lan­dı­rıl­ma­sı­na iliş­kin ola­rak Da­nış­tay’da aç­tı­ğı da­va­nın so­nu­cun­da Da­nış­tay 8. Da­ire­si, 2018 yı­lın­da oy çok­lu­ğuy­la al­dı­ğı ka­rar­da, andı yü­rür­lük­ten kal­dı­ran dü­zen­le­me­nin ip­ta­li­ne karar verdi. Ancak bu karar, yü­rüt­me ta­ra­fın­dan uy­gu­la­ma­ya alın­ma­dı. Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı, ka­ra­rı tem­yiz etti ve dosya Da­nış­tay İdari Dava Da­ire­le­ri Ku­ru­lu­na geldi. Kurul, Mart 2021’de iti­ra­zı oy çok­lu­ğuy­la kabul ede­rek, Da­nış­tay 8. Da­ire­si­nin yö­net­me­li­ği iptal eden ka­ra­rı­nı kal­dır­dı. Okul­lar­da An­dı­mız’ın okun­ma­sı­nın öğ­ren­ci dav­ra­nış­la­rı üze­rin­de de önem­li bir et­ki­si ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­rum. Sabah zilin çal­ma­sıy­la oyun, eğ­len­ce, ko­şuş­tur­ma ye­ri­ni bir cid­di­ye­te, dik­ka­te bı­ra­kır­dı. Bütün öğ­ren­ci­ler bah­çe­de sıra olur­lar­dı. Sonra hep be­ra­ber An­dı­mız oku­nur­du; baş­lar yu­ka­rı­da, göz­ler çak­mak çak­mak…
“Türk’üm, doğ­ru­yum, ça­lış­ka­nım,
İlkem: kü­çük­le­ri­mi ko­ru­mak, bü­yük­le­ri­mi say­mak, yur­du­mu, mil­le­ti­mi özüm­den çok sev­mek­tir.
Ülküm: yük­sel­mek, ileri git­mek­tir.
Ey Büyük Ata­türk!
Aç­tı­ğın yolda, gös­ter­di­ğin he­de­fe dur­ma­dan yü­rü­ye­ce­ği­me ant içe­rim.
Var­lı­ğım Türk var­lı­ğı­na ar­ma­ğan olsun.
Ne mutlu Türk’üm di­ye­ne!”
Öğ­ren­ci­le­rin yü­zün­de ‘okul­da­yım, ders­le­re ha­zı­rım’ cid­di­ye­ti ve mut­lu­lu­ğu olu­şur­du.
Bu ruhla ders­le­re gi­rer­di öğ­ren­ci­ler. Öğ­ret­men­ler de…
Şimdi mi?
Ne sen sor, ne de ben söy­le­ye­yim.

9 YILDA 3.100 METRELİK DALLIKAVAK TÜNELİ DELİNEMEDİ

Doğu Ka­ra­de­niz’i doğu Ana­do­lu ve GAP a bağ­la­ya­cak en kısa ve gü­ven­li ka­ra­yo­lu­nun 3 önem­li Tü­ne­lin­den en kü­çü­ğü olan 3100 metre uzun­lu­ğun­da­ki Dal­lı­ka­vak Tü­ne­lin­de bir sü­re­dir ça­lış­ma­nın dur­ma­sı tep­ki­le­re sebep oldu. Bu Tü­ne­lin de­lin­me­si­ne 2012 yı­lın­da baş­lan­mış­tı.

2640 metre ra­kım­dan geçen Ovit Tü­ne­lin­den sonra 2380 metre ra­kım­lı Göl­yurt Da­ğı­nı ekar­te edecek 7200 metre uzun­lu­ğun­da­ki Kırık Tü­ne­li ve 3.100 metre uzun­lu­ğun­da­ki Dallı Kavak pro­je­le­ri ta­mam­lan­dı­ğın­da 259 ki­lo­met­re­lik uzun­luk yak­la­şık 195 ki­lo­met­re­ye inecek ve bugün 4 sa­at­te gi­di­len Ri­ze-Er­zu­rum ara­sın­da 2 sa­at­te ula­şım sağ­lan­mış ola­cak. Bu kı­sal­ma sa­ye­sin­de hem za­man­dan hem akar­ya­kıt­tan ta­sar­ruf ya­pıl­mış ola­cak.

Tü­ne­lin % 70 ‘i de­lin­di
Dal­lı­ka­vak Tü­ne­lin­de %70 delme %50 be­ton­la­ma ça­lış­ma­sı­nın bit­ti­ği öğ­re­ni­lir­ken yük­le­ni­ci Bay­burt­lu fir­ma­nın işi bi­tir­me­me­si yol­dan se­ya­hat eden­le­rin ve yöre hal­kı­nın tep­ki­si­ni çekti.
Kırık ve Dal­lı­ka­vak Tü­nel­le­ri hak­kın­da bir süre önce Er­zu­rum AK Parti Mil­let­ve­ki­li İbra­him Ay­de­mir Ulaş­tır­ma Ba­ka­nıy­la gö­rüş­me­ler yap­mış, İYİ Parti Er­zu­rum Mil­let­ve­ki­li Meh­met Naci Ci­nis­li tünel niye ta­mam­lan­ma­dı diye Ulaş­tır­ma Ba­ka­nı­na soru sor­muş­tu.
Er­zu­rum eski İl Genel Mec­lis Üyesi Tah­sin Bay­ra­moğ­lu’da yap­tı­ğı açık­la­ma­da ‘Er­zu­rum, Ovit, Kırık ve Dal­lı­ka­vak tü­nel­le­ri­nin ta­mam­lan­ma­sıy­la de­ni­ze sa­hi­le ve li­ma­na ka­vu­şa­cak.
Bu yol bizi de­ni­ze ulaş­tı­ra­cak en kısa ve en gü­ven­li ka­ra­yo­lu­dur.
Ovit Tü­ne­li hiz­me­te girdi, Kırık Tü­ne­li de­lin­me­ye devam edi­yor ama Dallı kavak Tü­ne­lin­de ça­lış­ma­nın dur­ma­sı­nı an­la­mak zor.
Ça­lış­ma niye stop etmiş. Ri­ze-Er­zu­rum-GAP yo­lu­nun ta­mam­lan­ma­sı zaman ve yakıt ba­kı­mın­dan ta­sar­ruf de­mek­tir.
Dal­lı­ka­vak ve Kırık bit­me­den Ovit bir mana teş­kil et­mi­yor.
Doğu’nun ve Güney’in kısa yol­dan li­ma­na ulaş­ma­sı için sö­zü­nü et­ti­ği­miz bu tü­nel­le­rin bir an önce bi­ti­ril­me­si ge­re­kir’ dedi.
Dallı kavak Tü­ne­li yolu 4400 metre kı­sal­tı­yor
2012 yı­lın­da de­lin­me­ye baş­lan­dı­ğın­da 2019 yı­lın­da hiz­me­te gi­re­ce­ği söy­len­me­si­ne rağ­men tü­nel­de bir sü­re­dir delme ça­lış­ma­sı dur­muş du­rum­da.
Kop Tü­ne­li­ni yapan Bay­but­lu fir­ma­nın Dal­lı­ka­vak Tü­ne­lin­de işi dur­dur­ma­sı tep­ki­le­ri be­ra­be­rin­de ge­tir­di.
Ulaş­tır­ma Ba­kan­lı­ğın­dan ya­pı­lan açık­la­ma­la­ra göre Dallı kavak Tü­ne­li 2022 de, Kırık Tü­ne­li ise 2023’e kadar ula­şı­ma açı­la­cak.
Dal­lı­ka­vak Tü­ne­li ta­mam­lan­dı­ğın­da 2349 metre ra­kım­lı dağ­da­ki eski yol ge­çi­şi­ni 4.400 metre kı­salt­mış ola­cak.


Ha­ber-Fo­to: İsmet KÖ­SOĞ­LU

« Older Entries Recent Entries »