1924 yı­lın­da ka­la­ba­lık bir aile­nin ikin­ci ço­cu­ğu ola­rak Küçük Taş­ha­ne Ma­hal­le­si’nde dün­ya­ya geldi. Baba adı Beh­zat, anne adı Ru­ki­ye’dir. İlk Öğ­re­ni­mi­ne bu­gün­kü Mer­kez Camii’nin ya­nın­da­ki med­re­se­de baş­la­dı. İlko­ku­lu bi­tir­dik­ten sonra on iki yaş­la­rın­da iken İstan­bul’a gitti.
MA­YIN­LAR ARA­SIN­DA GUR­BET YOL­CU­LU­ĞU
Okula Ça­ye­li’nde bir med­re­se­de baş­la­yan İsha­koğ­lu, tah­si­li­ne 1933-34’lerde gel­di­ği İstan­bul’da devam etti. Bir söy­le­şi­sin­de İstan­bul yol­cu­lu­ğu­nu şöyle an­la­tı­yor: “Çok en­te­re­san bir yol­cu­luk­tu. Am­bar­da hay­van­lar­la in­san­la­rın bir arada yol­cu­luk yap­tı­ğı bir de­vir­di. Kap­tan­lar rüş­vet alır­lar­dı hay­van sa­hip­le­rin­den. Dol­du­rur­lar­dı in­san­lar­la be­ra­ber hay­van­la­rı. Pa­ra­sı olan mevki ile ge­lir­di. Bir köy­lü­müz­le be­ra­ber gel­di­ğim için ve­ya­hut param yoktu bi­le­mi­yo­rum, am­bar­da gel­me­ye mec­bur oldum. Yol­cu­luk, de­ni­ze dö­şen­miş Rus ma­yın­la­rın­dan do­la­yı gece ve fır­tı­na­lı du­rum­lar­da yol alı­na­ma­dı­ğın­dan, beş – yedi gün ci­va­rı sü­rer­di.” Ahmet Hamdi Bey, or­ta­oku­lu Be­yoğ­lu Or­ta­oku­lu’nda okudu. Bun­dan sonra eği­ti­me devam et­me­di.
TİCA­RE­TE BA­BA­SI­NIN YA­NIN­DA BAŞ­LA­DI
Ahmet Hamdi İsha­koğ­lu, iş ha­ya­tın­da daima gay­ret­li, ça­lış­kan ve proje üre­te­bi­len biri oldu. Or­ta­okul­da okur­ken bir yan­dan da ba­ba­sı­nın dük­kâ­nın­da ça­lı­şa­rak ken­di­si­ni ye­tiş­tir­di.
Ba­ba­sı Beh­zat İsha­koğ­lu da diğer ak­ra­ba­la­rı gibi de­niz­ciy­di. Beh­zat Bey, Rusya’ya mal gö­tü­rüp ge­ti­ren Ahmet Hay­dar İsha­koğ­lu’nun tek­ne­sin­de ma­ki­nist­lik yap­mak­tay­dı. Kırım’da dört yıl kal­mış­lı­ğı vardı. Beh­zat Bey, Sü­ley­man İsha­koğ­lu’nun ab­la­sı Ru­ki­ye Hanım’la ev­len­miş, on­la­rın da sekiz ço­cu­ğu ol­muş­tu: Mus­ta­fa, Ahmet Hamdi, İhsan, Ab­dur­rah­man ve Temel, sonra Fatma, Mü­nev­ver ve Nuran. Ahmet Hamdi, aile­nin ikin­ci ço­cu­ğuy­du.
İSHA­KOĞ­LU AİLESİ
İsha­koğ­lu aile­si, 1917 Rus Bol­şe­vik dev­ri­mi­ne kadar Si­vas­to­pol’a na­ren­ci­ye ta­şı­ma­cı­lı­ğı yaptı. Kar­şı­lı­ğın­da giyim eş­ya­sı, iğne, un gibi mal­ze­me­ler ge­ti­rir­ler­di. 1917’de Rus İhti­la­li olun­ca aile İstan­bul’a yö­nel­di. İler­le­yen yıl­lar­da ka­yın­pe­de­ri ola­cak olan da­yı­sı Sü­ley­man Sabit İsha­koğ­lu, 1923 se­ne­sin­de Ka­ra­köy’de bir boya dük­kâ­nı açtı. 1923’ten sonra ise ba­ba­sı Beh­zat Bey aile­nin diğer fert­le­ri gibi bo­ya­cı­lık işine girdi. Ahmet Hamdi Bey, 1950 yı­lın­da da­yı­sı­nın kızı, Ce­mi­le Ha­nım­la dünya evine girdi. Bu ev­li­lik­ten Metin, Faruk ve Ya­semin dün­ya­ya geldi.
TÜRKİYE’NİN İLK YERLİ BOYA ÜRETİCİSİ
1957 yı­lın­da hiç­bir ya­ban­cı tek­no­lo­ji ol­ma­dan ta­ma­men kendi bilgi ve tec­rü­be­siy­le İsha­koğ­lu Boya Kimya Sa­na­yi (İBS) adıy­la kendi ima­lat­ha­ne­si­ni açtı.
1958’de kendi fab­ri­ka­sı­nı aç­tık­tan sonra da İstan­bul Sa­na­yi Odası Mec­lis Üye­li­ği’ne se­çil­di.
Her alan­da aktif bir ki­şi­li­ğe sahip olan Ahmet Hamdi İsha­koğ­lu;
İstan­bul Ti­ca­ret Odası Mes­lek Ko­mi­te­si baş­kan­lı­ğı yaptı. Be­yoğ­lu Eği­tim ve Kül­tür Vakfı, Tak­sim Camii Kül­tür ve Sanat Vakfı, İş Dün­ya­sı Vakfı, İstan­bul Eği­tim Vakfı, Rize Vakfı, İstan­bul İlim­ler Vakfı, Ça­ye­li Eği­tim Vakfı, Milli Kül­tür Vakfı gibi ku­ru­luş­la­rın yö­ne­ti­min­de yer aldı.
HER ZAMAN HAYIR İŞLERİNİN İÇİNDE OLDU
Bir Ça­ye­li sev­da­lı­sı olan Ahmet Hamdi İsha­koğ­lu, İsha­koğ­lu Dev­let Has­ta­ne­si, İsha­koğ­lu Camii, Sağ­lık Mes­lek Li­se­si, İsha­koğ­lu İlköğ­re­tim Okulu, De­niz­ci­lik Mes­lek Li­se­si, Ana­do­lu Li­se­si ve Ça­ye­li Doğa Mü­ze­si’ni yap­tı­ra­rak Ça­ye­li’ne büyük hiz­met­ler­de bu­lun­du. İler­le­yen ya­şı­na rağ­men Ça­ye­li’ndeki hiz­met­le­ri­ne ye­ni­le­ri­ni ek­le­mek dü­şün­ce­sin­dey­di.
Hu­zu­re­vi ve Ti­ca­ret Mes­lek Li­se­si bu pro­je­ler­den yal­nız­ca iki­siy­di. Cum­hu­ri­yet ta­ri­hin­de Rize’ye ilk dev­let has­ta­ne­si­ni ve okulu yap­tı­ran Sü­ley­man İsha­koğ­lu, böy­le­ce adını ta­ri­he yaz­dı­rır.
İstan­bul’daki Moda Camii’ni de o yap­tır­mış­tır. Tür­ki­ye’nin ilk yerli boya üre­ti­mi­ni ger­çek­leş­ti­ren İsha­koğ­lu aile­si­nin bir üyesi olan Ahmet Hamdi İsha­koğ­lu, 3 Ocak 2006 ta­ri­hin­de sek­sen üç ya­şın­da vefat etti. Kabri, Eyüp aile me­zar­lı­ğın­da bu­lun­mak­ta­dır. Ahmet Hamdi Bey, ya­şa­mı bo­yun­ca hem Tür­ki­ye, hem de mem­le­ke­ti Ça­ye­li ve Rize için fikir üret­mek­ten, et­ra­fın­da­ki­le­re her ma­na­da kı­la­vuz­luk et­mek­ten bir an bile geri dur­ma­yan örnek bir şah­si­yet­ti.
Allah cc rah­met ey­le­sin.