Monthly Archives: Eylül 2021

“Ağustos ayında üretici ve market arasındaki en fazla fiyat farkı yüzde 233 ile marulda yaşandı”

TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar:

“Ağustos ayında üretici ve market arasındaki en fazla fiyat farkı yüzde 233 ile marulda yaşandı”

Tür­ki­ye Zi­ra­at Oda­la­rı Bir­li­ği (TZOB) Genel Baş­ka­nı Şemsi Bay­rak­tar, ağus­tos ayı üre­ti­ci mar­ket fi­yat­la­rı, ser­ti­fi­ka­lı tohum ve yer fıs­tı­ğı ko­nu­la­rın­da ya­şa­nan ge­liş­me­le­re iliş­kin de­ğer­len­dir­me­ler­de bu­lun­du.

Ağus­tos ayı üre­ti­ci ve mar­ket ara­sın­da­ki fi­yat­la­rın­da­ki de­ği­şi­mi de­ğer­len­di­ren Bay­rak­tar, üre­ti­ci ile mar­ket ara­sın­da­ki fiyat fark­la­rı­nın 3 katı aş­tı­ğı­nı be­lirt­ti.
Marul ve sivri bi­be­rin 3,3 kat, may­da­no­zun 3,1 kat, elma ve pat­lı­ca­nın 3 kat, ka­ba­ğın 2,8 kat faz­la­ya tü­ke­ti­ci­ye sa­tıl­dı­ğı­nı vur­gu­la­yan Bay­rak­tar, “Üre­ti­ci­de 1 lira 45 kuruş olan marul 4 lira 83 ku­ru­şa, 1 lira 95 kuruş olan siv­ri­bi­ber 6 lira 44 ku­ru­şa, 69 kuruş olan may­da­noz 2 lira 16 ku­ru­şa, 2 lira 20 kuruş olan elma 6 lira 65 ku­ru­şa, 2 lira olan pat­lı­can 5 lira 99 ku­ru­şa, 2 lira 20 kuruş olan kabak 6 lira 11 ku­ru­şa tü­ke­ti­ci­ye sa­tıl­mak­ta­dır” dedi.
Ağus­tos ayın­da üre­ti­ci ve mar­ket ara­sın­da­ki en fazla fiyat far­kı­nın yüzde 233,10 ile ma­rul­da ya­şan­dı­ğı­na dik­ka­ti çeken Bay­rak­tar, fiyat far­kı­nın sivri biber de yüzde 230,26, may­da­noz­da yüzde 213,04, el­ma­da yüzde 202,27, pat­lı­can da 199,50 ol­du­ğu­nu bil­dir­di.
Bay­rak­tar, ağus­tos ayın­da mar­ket­te 26, üre­ti­ci­de 18 ürün­de fiyat ar­tı­şı; mar­ket­te 15, üre­ti­ci­de 8 ürün­de fiyat dü­şü­şü ol­du­ğu­nu; üre­ti­ci­de 5 ürü­nün fi­ya­tı­nın de­ğiş­me­di­ği­ni bil­dir­di.
“Mar­ket­te en fazla fiyat ar­tı­şı sa­la­ta­lık­ta, en fazla fiyat dü­şü­şü ise tavuk etin­de gö­rül­dü”
Ağus­tos ayın­da mar­ket­te en fazla fiyat ar­tı­şı­nın yüzde 69,07 ile sa­la­ta­lık­ta gö­rül­dü­ğü­nü bil­di­ren Bay­rak­tar, şun­la­rı kay­det­ti:
“Sa­la­ta­lık­ta­ki fiyat ar­tı­şı­nı yüzde 55,09 ile yeşil fa­sul­ye, yüzde 41,76 ile kabak, yüzde 41,61 ile limon, yüzde 36,76 ile pat­lı­can, yüzde 29,14 ile marul, yüzde 20 ile may­da­noz takip etti.
Mar­ket­te en fazla fiyat dü­şü­şü yüzde 23,06 ile tavuk etin­de gö­rül­dü. Tavuk etini yüzde 16,92 ile zey­tin­ya­ğı, yüzde 14,26 ile do­ma­tes, yüzde 9,95 ile pi­rinç, yüzde 9,09 ile ay­çi­çek yağı iz­le­di.”
“Üre­ti­ci­de en fazla fiyat dü­şü­şü kuru so­ğan­da, en fazla fiyat ar­tı­şı ise sa­la­ta­lık­ta oldu”
Ağus­tos ayın­da üre­ti­ci­de en fazla fiyat dü­şü­şü­nün yüzde 41,88 ile kuru so­ğan­da ol­du­ğu­nu be­lir­ten Bay­rak­tar, şu bil­gi­le­ri verdi:
“Kuru so­ğan­da­ki fiyat dü­şüş­le­ri­ni yüzde 29,63 ile havuç, yüzde 17,02 ile sivri biber, yüzde 16,67 ile ıs­pa­nak, yüzde 14 ile yeşil soğan, yüzde 7,66 ile do­ma­tes, yüzde 0,16 ile kuzu eti ve yüzde 0,07 ile dana eti iz­le­di.
Elma, kuru fa­sul­ye, pi­rinç, kuru ka­yı­sı, kuru üzüm fi­ya­tın­da bir de­ği­şim mey­da­na gel­mez­ken, üre­ti­ci­de en fazla fiyat ar­tı­şı yüzde 95,71 ile sa­la­ta­lık­ta gö­rül­dü.
Sa­la­ta­lık­ta­ki fiyat ar­tı­şı­nı yüzde 63,93 ile pat­lı­can, yüzde 56,03 ile kabak, yüzde 38,40 ile yeşil fa­sul­ye, yüzde 36,54 ile pa­ta­tes, yüzde 34,64 ile nohut, yüzde 23,08 ile şef­ta­li, yüzde 22,45 ile kuru incir, yüzde 21,65 ile limon, yüzde 15 ile may­da­noz, yüzde 14,81 ile yu­mur­ta, yüzde 13,36 ile kır­mı­zı mer­ci­mek, yüzde 8,71 ile yeşil mer­ci­mek, yüzde 6,62 ile marul, yüzde 6,12 ile fın­dık içi, yüzde 4,60 ile an­tep­fıs­tı­ğı, yüzde 1,36 ile süt, yüzde 0,52 ile zey­tin­ya­ğı takip etti.”
“Ha­sat­la­rın baş­la­ma­sı, ta­le­bin azal­ma­sı, sı­cak­lık, ku­rak­lık gibi se­bep­ler­le fi­yat­lar­da de­ği­şim­ler gö­rül­müş­tür”
TZOB Genel Baş­ka­nı Şemsi Bay­rak­tar fiyat de­ği­şim­le­ri­nin ge­rek­çe­le­ri­ni ise şöyle açık­la­dı:
“Ağus­tos ayın­da fi­ya­tı en fazla düşen ürün kuru soğan ol­muş­tur. Kuru so­ğan­da fiyat dü­şü­şü Amas­ya Böl­ge­si’nde ha­sa­dın baş­la­ma­sıy­la bir­lik­te artan arz­dan kay­nak­lan­mış­tır. Ha­vuç­ta­ki fiyat dü­şü­şü ise, yaz ay­la­rın­da ha­vu­ca olan ta­le­bin azal­ma­sı ve halen üre­ti­ci­nin elin­de ve de­po­lar­da ürü­nün ol­ma­sı ne­de­niy­le havuç fi­yat­la­rı geçen aya göre ge­ri­le­miş­tir. Is­pa­nak ve yeşil so­ğan­da­ki fiyat dü­şü­şü aşırı sı­cak­lar ne­de­niy­le ka­li­te kay­bın­dan kay­nak­lan­mak­ta­dır. Siv­ri­bi­ber ve do­ma­tes­te arz faz­la­lı­ğı fi­yat­la­rın düş­me­si­ne sebep oldu.
Fi­ya­tı artan ürün­le­re bak­tı­ğı­mız­da sa­la­ta­lık, pat­lı­can, kabak, yeşil fa­sul­ye gibi ürün­ler­de hasat edi­len ürün mik­ta­rın­da­ki azal­ma fi­ya­tı et­ki­le­miş­tir. Bak­la­gil­ler gru­bun­da­ki nohut, kır­mı­zı ve yeşil mer­ci­mek­te ku­rak­lık­tan do­la­yı ve­rin­de ya­şa­nan düşüş fiyat ar­tı­şın­da rol oy­na­dı. Şef­ta­li­de, güneş ya­nık­lık­la­rın­dan kay­nak­la­nan so­run­lar ne­de­niy­le ka­li­te­li ürün ar­zın­da­ki azal­ma fiyat ar­tış­la­rı­na sebep ol­muş­tur. Kuru in­cir­de­ki fiyat ar­tı­şı, bir ön­ce­ki sezon ile kı­yas­la­ma ya­pıl­ma­sı ve ya­şa­nan ku­rak­lık ne­de­niy­le re­kol­te dü­şü­şün­den kay­nak­lan­mak­ta­dır.
Pa­ta­tes­te geçen yıl ürü­nün üre­ti­ci­nin elin­de kal­ma­sı se­be­biy­le bu yıl ekim ala­nın­da­ki da­ral­ma fiyat ar­tı­şı­na sebep ol­muş­tur. Li­mon­da­ki fiyat ar­tı­şı­na de­po­lar­da­ki ürün­le­rin azal­ma­sı ve er­ken­ci limon ha­sa­dı­na yeni izin ve­ril­me­si neden ol­muş­tur. Yu­mur­ta­da ki fiyat ar­tı­şı üre­ti­ci­le­rin uzun süre ma­li­ye­ti­nin al­tın­da yu­mur­ta sat­mak zo­run­da kal­ma­sı ne­de­niy­le bir­çok üre­ti­ci­nin sek­tör­den ay­rıl­ma­sı ve üre­ti­min azal­ma­sın­dan kay­nak­lan­mış­tır. Marul ve yeşil so­ğan­da hasat edi­len ürün mik­ta­rın­da­ki azal­ma fi­ya­ta artış ola­rak yan­sı­mış­tır.”

“Ser­ti­fi­ka­lı buğ­day to­hum­lu­ğu­na ya­pı­lan zam­dan vaz­ge­çil­me­li”
TZOB Genel Baş­ka­nı Şemsi Bay­rak­tar, ser­ti­fi­ka­lı tohum ko­nu­sun­da da yap­tı­ğı açık­la­ma­da, ta­rım­sal üre­tim­de ürü­nün eki­min­den hasat dö­ne­mi­ne kadar geçen süre bo­yun­ca girdi kul­la­nı­mı­nın zo­run­lu­lu­ğu­na dik­kat çe­ke­rek, artan girdi fi­yat­la­rıy­la il­gi­li şu bil­gi­le­ri verdi:
“Ta­rım­sal üre­tim­de başta ser­ti­fi­ka­lı to­hum­luk olmak üzere girdi kul­la­nı­mı ürün ar­zı­nı be­lir­le­yen en önem­li un­sur­dur. Do­la­yı­sıy­la girdi kul­la­nı­mı üre­tim ma­li­ye­ti­ni, tek­no­lo­jik ge­liş­me­yi, re­ka­bet edi­le­bi­lir­li­ği önem­li öl­çü­de et­ki­le­mek­te­dir.
Gıda ar­zı­na olan ih­ti­ya­cın daha da art­tı­ğı gü­nü­müz­de to­hu­mun önemi de her geçen gün art­mak­ta­dır. Temel üre­tim gir­di­si olan ka­li­te­li to­hum­luk, ve­rim­li­li­ğe et­ki­si fazla olan gir­di­le­rin ba­şın­da gel­mek­te­dir. Bu ne­den­le yük­sek va­sıf­lı to­hu­mun za­ma­nın­da ve uygun fi­yat­la çift­çi­le­re ulaş­tı­rıl­ma­sı üre­ti­min ar­tı­rıl­ma­sı için ge­rek­li­dir.”
“To­hum­luk fi­yat­la­rı yüzde 40 ile yüzde 63 arttı”
Tarım İşlet­me­ler Genel Mü­dür­lü­ğü’nün (TİGEM) 2021 yılı serin iklim ta­hıl­la­rı ser­ti­fi­ka­lı tohum fi­yat­la­rı­nı açık­la­dı­ğı­nı ha­tır­la­tan Bay­rak­tar, tohum fi­yat­la­rı­na iliş­kin açık­la­ma­sı­nı şöyle sür­dür­dü:
“TİGEM açık­la­dı­ğı fi­yat­la­ra göre ma­kar­na­lık buğ­day fi­yat­la­rı 3 bin 500 TL/ton, ek­mek­lik buğ­day ve yulaf to­hum­luk fi­ya­tı 3 bin 300 TL/ton, arpa ve tri­ti­ka­le to­hum­luk fi­ya­tı ise 3 bin 250 TL/ton’dur. Geçen yıla göre; ma­kar­na­lık buğ­day to­hum­luk fi­ya­tın­da yüzde 40, ek­mek­lik buğ­day to­hum­luk fi­ya­tın­da yüzde 43,5, arpa to­hum­luk fi­ya­tın­da yüzde 62,5, tri­ti­ka­le to­hum­luk fi­ya­tın­da yüzde 54,8, yulaf to­hum­luk fi­ya­tın­da ise yüzde 57,2’lik bir artış ya­şan­mış­tır.
Buğ­day to­hum­lu­ğun­da­ki bu ar­tış­lar şüp­he­siz özel sek­tör­de de kar­şı­lı­ğı­nı bu­la­cak­tır. Üre­ti­ci ser­ti­fi­ka­lı to­hu­mu kul­lan­ma­yı is­te­se bile fi­yat­la­rın­dan do­la­yı kul­la­na­ma­ya­cak­tır.
İklim şart­la­rı ta­rım­sal üre­tim­de re­kol­te­yi et­ki­le­yen en önem­li un­sur­lar­dan bi­ri­dir. Ancak re­kol­te­nin düş­me­sin­de tek sebep de­ği­şen iklim ko­şul­la­rı de­ğil­dir. Önem­li et­ken­ler­den biri de üre­ti­ci fi­yat­la­rı­nın düşük ol­ma­sı ne­de­niy­le üre­ti­ci­nin fazla gelir ge­ti­ren diğer ürün­le­re yö­nel­me­si veya üre­tim­den uzak­laş­ma­sı­dır.
Bu yüz­den TİGEM açık­la­mış ol­du­ğu 2021 yılı to­hum­luk fi­yat­la­rı­nı ye­ni­den göz­den ge­çir­me­li ve bu yıl ya­şa­nan ve üre­ti­mi olum­suz et­ki­le­yen ku­rak­lık ko­şul­la­rı­nı göz önüne ala­rak fi­yat­la­rı ar­tır­ma­ma­lı­dır. Yüzde 63’lere varan ar­tış­lar­la çift­çi­nin ser­ti­fi­ka­lı tohum kul­lan­ma­sı müm­kün de­ğil­dir. Arpa to­hu­mun­da­ki ya­şa­nan ar­tış­lar ise zaten büyük dar­bo­ğaz ya­şa­yan hay­van­cı­la­rı­mı­zı olum­suz et­ki­le­ye­cek­tir.
Bu yıl ya­şa­nan ku­rak­lık ne­de­niy­le hem ül­ke­miz hem de çift­çi­le­ri­miz ol­duk­ça zor gün­ler ge­çir­mek­te­dir. Buğ­day­da 2021 re­kol­te tah­mi­ni­miz 18 mil­yon tonun al­tın­da olup, ül­ke­miz iç tü­ke­ti­mi ise 19-20 mil­yon ton se­vi­ye­le­rin­de­dir. Bu durum hem tarım hem de buğ­day ekim alan­la­rı­mız­da­ki azal­may­la bir­lik­te buğ­day it­ha­la­tı­mız­da ar­tı­şa sebep ola­cak­tır.
Ya­şa­nan tüm bu olum­suz­luk­lar tarım po­li­ti­ka­la­rı­mı­zı göz­den ge­çir­me­miz ge­rek­ti­ği­ni çok net gös­ter­mek­te­dir. Po­li­ti­ka­la­rı göz­den ge­çir­me­ye baş­la­ma­dan önce de ser­ti­fi­ka­lı tohum fi­yat­la­rın­da­ki ar­tış­lar­dan vaz­geç­me­li ve zor şart­lar al­tın­da üre­ti­me devam eden çift­çi­le­ri­mi­ze des­tek ol­ma­lı­yız.”
“Ser­ti­fi­ka­lı buğ­day to­hu­mu üre­ti­mi­miz ar­tı­yor ama ye­ter­li değil”
TZOB Genel Baş­ka­nı Bay­rak­tar, “Son 15 yılda ser­ti­fi­ka­lı buğ­day tohum üre­ti­mi­miz 212 bin ton­dan 501 bin tona çık­mış­tır” di­ye­rek bu ar­tı­şın da halen ül­ke­miz için ye­ter­li bir artış ol­ma­dı­ğı­nı be­lir­te­rek söz­le­ri­ni şöyle sür­dür­dü:
“Ser­ti­fi­ka­lı buğ­day to­hu­mu­nun da­ğı­tım mik­ta­rı 205 bin ton­dan 485 bin tona yük­sel­miş­tir. De­ka­ra or­ta­la­ma 25 ki­log­ram ekim nor­muy­la ve 3 yılda bir ser­ti­fi­ka­lı to­hu­mun ye­ni­len­di­ği­ni kabul eder­sek; yeni To­hum­cu­luk Ka­nu­nu’nun yü­rür­lü­ğe gir­di­ği 2006 yı­lın­da 8,48 mil­yon hek­tar olan buğ­day ekim alanı için 707 bin ton olan ser­ti­fi­ka­lı buğ­day tohum ih­ti­ya­cı­nın 212 bin ton üre­tim­le ancak yüzde 30’unu kar­şı­la­ya­bi­li­yor­ken, 2020 yı­lın­da 6,92 mil­yon hek­tar­lık ekim alanı için 577 bin ton olan ser­ti­fi­ka­lı tohum ih­ti­ya­cı­nın 501 bin ton ser­ti­fi­ka­lı tohum üre­ti­miy­le yüzde 87’si kar­şı­lan­mış­tır.
Bu ar­tı­şa to­hum­luk­ta Ar-Ge ça­lış­ma­la­rın­da­ki olum­lu ge­liş­me­ler ve ser­ti­fi­ka­lı tohum sa­tı­şı yapan firma sa­yı­sın­da­ki ar­tış­la­rın et­ki­si ol­muş­tur. Ancak ekim alan­la­rı­nın ve üre­ti­ci­nin alım gü­cü­nün azal­ma­sı gibi ger­çek­ler buğ­day üre­ti­mi­ni olum­suz et­ki­le­mek­te­dir.
Top­lam ser­ti­fi­ka­lı tohum üre­tim mik­ta­rı­mız ve ser­ti­fi­ka­lı buğ­day tohum üre­tim mik­ta­rı­mız­da ge­liş­me­le­rin so­nu­cu­nu ala­bil­mek için üre­ti­ci­le­ri­mi­zin ser­ti­fi­ka­lı tohum kul­la­nı­mı­nın daha da ar­tı­rıl­ma­sı ge­re­kir.”
“Ser­ti­fi­ka­lı tohum fi­yat­la­rı da­ya­nı­la­bi­lir dü­zey­de ol­ma­lı”
Bay­rak­tar, “Ku­rak­lı­ğın et­ki­si­ni azalt­ma­da to­hu­mun öne­mi­nin bi­lin­ciy­le üre­tim ma­li­yet­le­ri­nin dü­şü­rül­me­si, ser­ti­fi­ka­lı tohum kul­la­nı­mı­nın ar­tı­rıl­ma­sı ve ta­rım­da sür­dü­rü­le­bi­lir­li­ğin sağ­lan­ma­sı için TİGEM’in açık­la­dı­ğı 2021 yılı ser­ti­fi­ka­lı tohum fi­yat­la­rı ekim dö­ne­mi baş­la­ma­dan re­vi­ze edi­le­rek geçen yılla aynı se­vi­ye­de tu­tul­ma­lı­dır” vur­gu­su ya­pa­rak, şu bil­gi­le­ri verdi:
“Bu yıl ku­rak­lık­tan do­la­yı kar elde ede­me­yen üre­ti­ci­le­ri­mi­zin tohum alma gücü za­yıf­la­mış­tır. Bu durum re­kol­te­de ve ka­li­te­de ka­yıp­la­ra neden ola­bi­le­cek­tir. Üre­tim­de verim ve ka­li­te­nin ar­tı­rıl­ma­sı için ser­ti­fi­ka­lı tohum kul­la­nı­mı­na ve­ri­len des­tek­ler ar­tı­rıl­ma­lı ve üre­ti­ci teş­vik edil­me­li­dir.
Ser­ti­fi­ka­lı tohum fi­yat­la­rı ola­bil­di­ğin­ce düşük tu­tul­ma­lı­dır. Buğ­day üre­ti­ci­le­ri­miz, üç yılda bir tohum ye­ni­le­mek su­re­tiy­le bile olsa ol­duk­ça iyi bir nok­ta­ya gel­miş olan ser­ti­fi­ka­lı tohum kul­la­nı­mın­dan uzak­laş­tı­rıl­ma­ma­lı­dır.
Daha yük­sek va­sıf­lı çe­şit­le­re ait ser­ti­fi­ka­lı tohum üre­ti­mi­ni ka­mu-özel sek­tör iş­bir­li­ğiy­le ar­tı­ra­rak ve çift­çi­mi­ze her türlü des­te­ği ve­re­rek, ül­ke­miz tarım sek­tö­rü için buğ­day it­ha­la­tı­nı müm­kün ol­du­ğu kadar aşağı se­vi­ye­le­re çek­me­li ve ih­ra­cat­çı ül­ke­ler ara­sın­da hak et­ti­ği­miz yeri al­ma­lı­yız.”
“Çok zen­gin besin de­ğe­riy­le çok fay­da­lı bir yi­yecek: Yer fıs­tı­ğı”
TZOB Genel Baş­ka­nı Şemsi Bay­rak­tar, yer­fıs­tı­ğı ko­nu­sun­da da bir açık­la­ma yaptı. Do­ğa­nın in­san­lı­ğa sun­du­ğu gü­zel­lik­ler­den biri olan yer fıs­tı­ğı­nın için­de bu­lu­nan yüzde 45-55 yağ, yüzde 20-25 pro­te­in, yüzde 16-18 kar­bon­hid­ra­tın yanı sıra fos­for ve vi­ta­min­ler açı­sın­dan da zen­gin ol­ma­sı ne­de­niy­le besin de­ğe­ri ol­duk­ça yük­sek bir yi­yecek ol­du­ğu­nu vur­gu­la­yan Bay­rak­tar, yer fıs­tı­ğıy­la il­gi­li açık­la­ma­sı­nı şöyle sür­dür­dü:
“Yer fıs­tı­ğı, ül­ke­miz­de genel ola­rak ka­buk­lu ya da iç ha­lin­de kav­ru­la­rak tü­ke­ti­lir. Çe­rez­lik ka­li­te­si iyi ol­ma­yan ta­ne­ler yağ sa­na­yi­sin­de de­ğer­len­di­ri­lir. Ay­rı­ca pasta, çi­ko­la­ta, vb. ürün­le­rin ya­pı­mın­da da kul­la­nı­lır. Yağı ye­mek­lik ola­rak katı ve sıvı halde kul­la­nıl­dı­ğı gibi balık kon­ser­ve­ci­li­ğin­de, bis­kü­vi, pasta, şe­ker­le­me ve sabun ya­pı­mın­da da kul­la­nı­lır. Da­ne­le­rin­den ise fıs­tık ez­me­si ya­pı­lır. Yer fıs­tı­ğı­nın hay­van bes­le­me­de de önemi bü­yük­tür.
2000-2010 yıl­la­rı ara­sın­da kişi ba­şı­na yer fıs­tı­ğı tü­ke­ti­mi yılda or­ta­la­ma 1 ki­log­ra­mın al­tın­da iken 2010’dan iti­ba­ren ar­ta­rak 2020 yı­lın­da 2 ki­log­ra­mın üze­ri­ne çık­mış­tır. 10 yıl ön­ce­ki dünya or­ta­la­ma­sı 1,4 ki­log­ra­mın al­tın­da olan kişi ba­şı­na yer fıs­tı­ğı tü­ke­ti­mi 2018’de 1,9 ki­log­ra­mın olan dünya or­ta­la­ma­sı­nın üs­tü­ne çı­ka­rak 174 ülke ara­sın­da 46’ncı sı­ra­ya yük­sel­miş­tir.
Ül­ke­miz­de, yer fıs­tı­ğı sap­la­rı yeşil yem ola­rak doğ­ru­dan, ku­ru­tu­la­rak bal­ya­la­nıp kışın hay­van yemi ola­rak da kul­la­nı­lır. Meyve ka­buk­la­rı­nın bir kısmı sunta ya­pı­mın­da kul­la­nıl­sa da ço­ğun­luk­la yem sa­na­yin­de katkı mad­de­si ola­rak de­ğer­len­di­ri­lir.
Yer fıs­tı­ğı top­lam yağlı to­hum­lar üre­ti­min­den yüzde 5,9 pay al­mak­ta­dır. Son on yılda yer fıs­tı­ğı üre­ti­min­de önem­li ar­tış­lar gö­rül­müş­tür. 2015 yı­lın­da 148 bin ton olan üre­tim 2020 yı­lın­da yüzde 54 ar­ta­rak 216 bin tona ulaş­mış­tır.
Ül­ke­miz­de 18 ili­miz­de yer fıs­tı­ğı üre­ti­mi ya­pıl­mak­ta­dır. Tür­ki­ye yer fıs­tı­ğı üre­ti­mi­nin yüzde 77,3’ü Adana ve Os­ma­ni­ye il­le­rin­de ya­pıl­mak­ta­dır. Adana 113 bin 460 ton üre­tim ile ilk sı­ra­da yer alır­ken, Os­ma­ni­ye’de 53 bin 554 ton üre­tim ile ikin­ci sı­ra­da­dır. Bu il­le­ri­mi­zi, Şır­nak, Hatay, An­tal­ya, Kah­ra­man­ma­raş, Aydın, Ga­zi­an­tep ve Mer­sin il­le­ri takip et­mek­te­dir.”
“Yer fıs­tı­ğı üre­ti­mi daha da yay­gın­laş­tı­rıl­ma­lı”
“Ül­ke­miz­de çe­rez­lik ola­rak tü­ke­ti­len yer fıs­tı­ğın­da it­ha­lat son yıl­lar­da ar­ta­rak 2020 yı­lın­da 14 bin 538 tona ulaş­mış ve 20 mil­yon dolar gelir elde edil­miş­tir. Yer fıs­tı­ğı ih­ra­ca­tı ise ol­duk­ça azdır” bil­gi­si­ni pay­la­şan TZOB Genel Baş­ka­nı Bay­rak­tar, yer fıs­tı­ğı üre­ti­mi­nin daha da yay­gın­laş­tı­rıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­nin al­tı­nı çizdi. Bay­rak­tar şöyle devam etti:
“Yer fıs­tı­ğı üre­ti­mi Tür­ki­ye’de genel ola­rak Ak­de­niz ik­li­mi­nin hâkim ol­du­ğu Ak­de­niz ve Ege böl­ge­le­ri­nin su­la­na­bi­len kıyı ova­la­rın­da ya­pıl­mak­ta­dır. GAP Böl­ge­sin­de ya­pı­lan araş­tır­ma ça­lış­ma­la­rı so­nu­cun­da böl­ge­nin su­la­ma­ya açıl­ma­sıy­la bir­lik­te yer fıs­tı­ğı ye­tiş­ti­ri­ci­li­ği yö­nün­den büyük bir po­tan­si­yel ola­ca­ğı tes­pit edil­miş­tir. Bu böl­ge­de önem­li bir bak­la­gil ve yağ bit­ki­si olan yer fıs­tı­ğı­nın da ye­ri­ni al­ma­sı bek­len­mek­te­dir.
Yer fıs­tı­ğı hasat ve har­ma­nın­da çok iş­çi­lik is­te­me­si, iklim ve top­rak yö­nün­den se­çi­ci ol­ma­sın­dan do­la­yı ekim alanı fazla de­ğil­dir. Ül­ke­miz­de yer fıs­tı­ğı fi­yat­la­rı­nın yük­sek ol­ma­sı ne­de­niy­le, bit­ki­sel yağ sa­na­yi­ne gi­re­me­mek­te ve ta­ma­mı­na ya­kı­nı çe­rez­lik ola­rak tü­ke­til­mek­te­dir.
Üre­ti­len yer­fıs­tık­la­rın­da hasat son­ra­sın­da af­la­tok­sin olu­şu­mu önem­li bir sorun teş­kil et­mek­te­dir. Zira af­la­tok­sin insan sağ­lı­ğı açı­sın­dan za­rar­lı olup ürü­nün eko­no­mik de­ğe­ri­ni 2-3 kat azalt­mak­ta­dır. Özel­lik­le ikin­ci ürün­de af­la­tok­si­ne karşı mo­dern ku­rut­ma te­sis­le­ri­ne ih­ti­yaç var­dır.
Öte yan­dan Os­ma­ni­ye ilin­de ye­ti­şen yer fıs­tı­ğı­nın, coğ­ra­fi işa­ret uy­gu­la­ma­sı­nın al­tın­da yer alan ‘menşe işa­re­ti’ bün­ye­sin­de ‘Os­ma­ni­ye Yer fıs­tı­ğı’ adıy­la ürün işa­ret­len­me­si ya­pıl­mış­tır. Bu sa­ye­de Os­ma­ni­ye Yer fıs­tı­ğı eti­ke­ti ta­şı­yan ürü­nün sa­de­ce Os­ma­ni­ye ili sı­nır­la­rı dâ­hi­lin­de ye­tiş­ti­ri­le­bi­le­ce­ği gü­ven­ce al­tı­na alın­mış­tır. Bu durum, ve­ri­mi, ka­li­te­si ve lez­ze­ti ba­kı­mın­dan da ara­nan bir çeşit olan Os­ma­ni­ye Yer fıs­tı­ğı için önem­li bir ka­za­nım­dır.”
-“Yer fıs­tı­ğın­da mü­da­ha­le alım­la­rı ya­pıl­ma­lı, bu ürün prim des­te­ği kap­sa­mı­na alın­ma­lı­dır”
“Üre­ti­ci­ler­den gelen önem­li ta­lep­ler­den bi­ri­nin, yer fıs­tı­ğı­nın da Top­rak Mah­sul­le­ri Ofisi (TMO) ta­ra­fın­dan mü­da­ha­le alımı kap­sa­mı­na alın­ma­sı­dır. Ül­ke­mi­zin yağlı to­hum­lar it­ha­la­tı çok faz­la­dır. Yağ açı­ğı­nın ka­pa­tıl­ma­sı için yağ­lık yer fıs­tı­ğı üre­ti­mi de prim des­te­ği kap­sa­mı­na alın­ma­lı­dır.
Bir diğer bek­len­ti ise yeşil ak­sa­mı­nın hay­van bes­le­me açı­sın­dan de­ğer­li ol­ma­sı ne­de­niy­le hay­van­sal üre­tim­de kul­la­nıl­dı­ğı için yer fıs­tı­ğı­na da yem bit­ki­si des­te­ği ve­ril­me­si­dir” diye ko­nuş­tu.
“Fi­yat­lar ma­li­yet­te­ki ar­tı­şı kar­şı­la­maz­sa üre­ti­ci borç­tan kur­tu­la­maz”
“Son bir yılda DAP gübre fi­ya­tı yüzde 155, üre güb­re­si fi­ya­tı yüzde 130, bazı zirai ilaç­lar yüzde 60, elekt­rik fi­yat­la­rı yüzde 56 ar­ta­rak girdi fi­yat­la­rı rekor kırdı.
Oda­la­rı­mız­dan alı­nan bil­gi­ler ışı­ğın­da, 2021 yılı ürün ma­li­ye­ti ki­log­ram­da 7 lira 60 ku­ruş­tur. Genel ola­rak üre­ti­ci­nin fiyat bek­len­ti­si ise 10-12 lira ol­mak­la bir­lik­te bazı üre­ti­ci­ler geçen yılki fiyat olan 15 li­ra­yı dik­ka­te ala­rak, bek­len­ti­le­ri­ni 16-17 lira ola­rak be­lirt­miş­tir.
Yer fıs­tı­ğı ha­sa­dı eylül ayın­da baş­la­ya­cak­tır. Sü­rek­li kredi kul­lan­mak­tan başka ça­re­si ol­ma­yan yer fıs­tı­ğı üre­ti­ci­le­ri, üre­tim mas­ra­fı ve emek­le­ri­nin kar­şı­lı­ğı­nı doğru düz­gün ala­bil­mek için ürün­le­ri­ni de­ğe­ri fi­ya­tın­dan sat­ma­yı bek­le­mek­te­dir.”


Ha­ber-Fo­to: TZOB Basın Ofisi

RİZE’DE KÖYLERE KURULAN OYUN PARKLARI ÇOCUKLARI SEVİNDİRDİ

Rize’de, ço­cuk­la­rın daha sağ­lık­lı ve gü­ven­li or­tam­da oy­na­ma­la­rı ve vakit ge­çir­me­le­ri ama­cıy­la Çevre ve Şe­hir­ci­lik Ba­kan­lı­ğı­nın da des­te­ğiy­le 70 köye oyun parkı ku­rul­du. Rize’de ço­cuk­la­rın daha sağ­lık­lı ve gü­ven­li or­tam­da oy­na­ma­la­rı ve vakit ge­çir­me­le­ri ama­cıy­la Çevre ve Şe­hir­ci­lik Ba­kan­lı­ğı­nın da des­te­ğiy­le 70 köye oyun parkı ku­rul­du.

Yeni tip Ko­ro­na­vi­rüs (Ko­vid-19) sü­re­cin­de va­tan­daş­la­rın köy­ler­de daha çok vakit ge­çir­me­ye baş­la­ma­sıy­la İl Genel Mec­li­si ve İl Özel İda­re­si ta­ra­fın­dan kır­sal alan­lar­da­ki alt­ya­pı ve üst­ya­pı ek­sik­lik­le­ri­nin gi­de­ril­me­si için ça­lış­ma baş­la­tıl­dı.
Söz ko­nu­su ek­sik­lik­le­rin yanı sıra ço­cuk­la­rın köy­ler­de daha sağ­lık­lı ve gü­ven­li or­tam­da oy­na­ma­la­rı ve vakit ge­çir­me­le­ri ama­cıy­la oyun parkı ih­ti­yaç­la­rı­nı da göz önün­de bu­lun­du­ran İl Özel İda­re­si, il ge­ne­lin­de ilk etap­ta nüfus yo­ğun­lu­ğu fazla olan 70 köye 2 kay­dı­rak, 2 sa­lın­cak, 1 tah­te­re­val­li, 1 ahşap otur­ma bankı ve 1 ahşap çar­dak­tan olu­şan oyun alan­la­rı ima­la­tı ger­çek­leş­tir­di.
Ça­lış­ma kap­sa­mın­da şu ana kadar mer­ke­zin yanı sıra, Ça­ye­li, Ar­de­şen, Pazar, Fın­dık­lı, Kal­kan­de­re, Gü­ney­su, İyi­de­re, İkiz­de­re, De­re­pa­za­rı ve Hem­şin il­çe­le­ri­ne bağlı köy­ler­de ço­cuk­lar için oyun park­la­rı ku­rul­du.
İl Genel Mec­li­si Baş­ka­nı İbra­him TÜRÜT, ga­ze­te­ci­le­re yap­tı­ğı açık­la­ma­da, park­la­rın hiz­me­te açıl­ma­sıy­la yak­la­şık 6 aydır yü­rüt­tük­le­ri pro­je­nin ne kadar ye­rin­de bir ça­lış­ma ol­du­ğu­nu gör­dük­le­ri­ni söy­le­di.
Fi­nans­ma­nın bir kıs­mı­nı Çevre ve Şe­hir­ci­lik Ba­kan­lı­ğın­dan al­dık­la­rı­nı be­lir­ten TÜRÜT, “Park­lar ço­cuk­la­rı­mı­zın kul­la­nı­mı­na açıl­dı.
Ço­cuk­la­rı­mız ya­pı­mı biter bit­mez oyun park­la­rın­da bu­luş­tu­lar. Güzel bir hiz­met. Geri dö­nüş­le­rin­de çok olum­lu me­saj­lar aldık.” diye ko­nuş­tu. Baş­kan TÜRÜT, sal­gın sü­re­cin­de köy­le­re il­gi­nin art­tı­ğı­na dik­ka­ti çe­ke­rek, şun­la­rı kay­det­ti: “Pan­de­mi sü­re­ciy­le be­ra­ber köy­le­re doğru bir göçün de ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­ruz. Köy­le­ri­mi­ze yap­tı­ğı­mız alt­ya­pı ve üst­ya­pı ya­tı­rım­la­rı­mız­la be­ra­ber kon­fo­ru da ar­tır­dık­ça artık va­tan­daş­la­rı­mız köyde daha çok zaman ge­çir­di. Yav­ru­la­rı­mız köy­ler­de bir araya gelip oyun alanı bu­la­mı­yor­lar­dı. İnşal­lah bu ek­sik­li­ği de gi­der­miş ola­ca­ğız. Sa­de­ce oyun park­la­rıy­la bi­tir­me­ye­ce­ğiz. Ek ola­rak aile­le­rin de bu­ra­da rahat bir şe­kil­de zaman ge­çir­me­si­ni sağ­la­ya­cak diğer pro­je­le­ri de in­şal­lah bu sene içe­ri­sin­de ha­ya­ta ge­çir­me­yi dü­şü­nü­yo­ruz.” dedi.


Haber: Bay­ram Ali Ka­val­cı
Foto: Rize İl Genel Mec­lis Basın Bü­ro­su

Çay Kanunu Geliyor

CHP’nin Ri­ze­li olan İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu, böl­ge­nin CHP’li Mil­let­ve­kil­le­ri ile bir­lik­te ha­zır­la­dı­ğı Çay Ka­nu­nu Tek­li­fi’ni TBMM’ye sundu. Tek­lif, CHP Rize İl Baş­kan­lı­ğın­da ya­pı­lan basın top­lan­tı­sı ile ka­mu­oyu­na açık­lan­dı.

Top­lan­tı­ya böl­ge­de görev yapan basın men­sup­la­rı­nın ya­nı­sı­ra tek­li­fi ha­zır­la­yan İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu, Trab­zon Mil­let­ve­ki­li Ahmet Kaya, Gi­re­sun Mil­let­ve­ki­li Ne­ca­ti Tığlı, CHP’nin Rize İl Baş­ka­nı Sal­tuk Deniz ve Gi­re­sun İl Baş­ka­nı Fikri Bilge ile çok sa­yı­da ilçe baş­ka­nı ka­tıl­dı.
Çay Kanun Tek­li­fi’ni, Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­sin­de yak­la­şık 1 mil­yon in­sa­nın doğ­ru­dan geçim kay­na­ğı du­ru­mun­da olan çay ta­rı­mı, sa­na­yi­si ve ti­ca­re­ti­nin sağ­lık­lı bir ya­pı­ya ka­vuş­tu­ru­la­rak sür­dü­rü­le­bi­lir du­ru­ma gel­me­si, böl­ge­den ba­tı­ya doğru göçün azal­tıl­ma­sı ve in­san­la­rın doğ­du­ğu top­rak­lar­da ba­rı­na­bil­me­le­ri­nin sağ­lan­ma­sı ama­cıy­la ha­zır­la­dık­la­rı­nı söy­le­yen Be­ka­roğ­lu, “Böl­ge­sel kal­kın­ma prog­ra­mı ola­rak Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­si­nin ka­de­ri­ni de­ğiş­ti­rip yok­sul­luk­tan kur­ta­ran çay ta­rı­mın­da ne­oli­be­ral po­li­ti­ka­la­rın uy­gu­lan­ma­ya baş­la­ma­sıy­la so­run­lar or­ta­ya çık­mış­tır. 1984 yı­lın­da yü­rür­lü­ğe giren ve yaş çayı üre­ti­ci­den doğ­ru­dan alıp iş­le­me­yi ger­çek ve tüzel ki­şi­le­re ser­best bı­ra­kan mev­cut çay ka­nu­nu; çay ta­rı­mı, sa­na­yi­si ve ti­ca­re­ti ko­nu­la­rın­da hiç­bir dü­zen­le­me içer­me­mek­te­dir. Çay sek­tö­rü yü­rür­lük­te­ki çe­şit­li ka­nun­la­ra göre yü­rü­mek­te; kont­rol­süz, de­ne­tim­siz ‘ser­best pi­ya­sa’ ko­şul­la­rın­da sek­tö­rün tüm ke­sim­le­ri olan yaş ve kuru çay üre­ti­ci­le­ri, tü­ke­ti­ci­ler ve dev­let açı­sın­dan mut­suz­luk üret­mek­te­dir. Mev­cut Çay Ka­nu­nu, so­run­la­rı çöz­me­di­ği gibi, bi­za­ti­hi so­run­la­rın kay­na­ğı du­ru­mun­da­dır.” dedi.
DEV­LET ZAYIF OLANI KORUR
CHP İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu; böl­ge­nin CHP’li Mil­let­ve­kil­le­ri(Trab­zon Mil­let­ve­ki­li Ahmet Kaya, Gi­re­sun Mil­let­ve­ki­li Ne­ca­ti Tığlı, Art­vin Mil­let­ve­ki­li Uğur Bay­rak­tu­tan) bir­lik­te ha­zır­la­nan Kanun Tek­li­fi ile çay ta­rı­mı­nın, sa­na­yi­si­nin ve ti­ca­re­ti­nin ak­sa­yan yön­le­ri­ne mü­da­ha­le edil­di­ği­ni, tüm ke­sim­le­ri mem­nun edecek, dev­le­tin ko­ru­ma­sı ge­re­ken zayıf du­rum­da­ki yaş çay üre­ti­ci­le­ri­nin ya­nın­da ve adil bir yasal zemin ha­zır­lan­dı­ğı­nı, sür­dü­rü­le­bi­lir böl­ge­sel kal­kın­ma prog­ra­mı ola­rak çayın ge­lecek ku­şak­la­ra ak­ta­rıl­ma­sı ama­cıy­la çe­şit­li dü­zen­le­me­ler ya­pıl­dı­ğı­nı ifade etti.
TBMM’ye su­nu­lan “Çay Kanun Tek­li­fin’de şu ye­ni­lik­ler yer alı­yor:
Çay Stan­dart­la­rı­nı Be­lir­le­me Ko­mis­yo­nu ku­rul­mak­ta­dır. Bu Ko­mis­yon eliy­le çayın her aşa­ma­sı­na stan­dart­lar ge­ti­ril­mek­te­dir. Çay bah­çe­le­ri, yaş çay, yaş çay iş­le­me te­sis­le­ri ve kuru çay için stan­dart­la­rın be­lir­len­me­si, bu stan­dart­la­rın dı­şı­na çı­kıl­ma­ma­sı ön­gö­rül­mek­te­dir. Yaş çayın alımı, fi­ya­tı ve öde­me­le­ri­ne iliş­kin dü­zen­le­me­ler ya­pıl­mak­ta­dır; Yaş çay alım fi­ya­tı, Ba­kan­lık ta­ra­fın­dan her yıl Şubat ayı­nın so­nu­na kadar; ÇAY­KUR, çay ekim alanı ola­rak tes­pit edil­miş olan il­le­rin Zi­ra­at Oda­la­rı, Esnaf ve Sa­nat­kâr­lar Oda­la­rı, Ti­ca­ret ve Sa­na­yi Oda­la­rı, ÇAY­KUR’da yet­ki­li sen­di­ka­lar, Çay Üre­ti­ci­le­ri Ko­ope­ra­tif­le­ri ve tü­keti­ci der­nek­le­ri­nin öne­ri­le­ri ile yaş çayın ma­li­ye­ti ve TÜFE artış oran­la­rı dik­ka­te alı­na­rak be­lir­le­nip açık­la­na­cak­tır. ‘Taban fiyat’ ola­rak açık­la­nan fi­ya­tın al­tın­da alım ya­pıl­ma­sı ya­sak­lan­mak­ta­dır. Yaş çay ürün be­del­le­ri, alım ya­pı­lan ayı takip eden ay so­nu­na kadar öden­mek zo­run­da­dır. Çayda des­tek­le­me pri­mi­nin, ürün be­de­li­nin % 10’undan az ol­ma­ma­sı ön­gö­rül­mek­te­dir. ÇAY­KUR’a, özel fab­ri­ka­lar­la an­laş­ma ya­pa­rak kuru çay üret­tir­me im­kâ­nı ge­ti­ril­mek­te­dir. İlave ya­tı­rım yap­ma­dan ÇAY­KUR, mev­cut atıl ka­pa­si­te­yi kul­la­na­rak kendi ka­pa­si­te­si­ni ar­tır­mış ola­cak­tır. Bu şe­kil­de çay müs­tah­si­li­nin en büyük kâ­bu­su olan kota ve kon­ten­jan bü­tü­nüy­le or­ta­dan kalk­mak­ta­dır. Kanun, çay üre­ti­mi­ni ar­tır­ma­yı, diğer çay üre­ti­ci­si ül­ke­le­re göre iklim avan­taj­la­rın­dan do­la­yı or­ga­nik çay pi­ya­sa­sı oluş­tu­ra­bil­me po­tan­si­ye­li­ni ha­re­ke­te ge­çir­me­yi teş­vik et­mek­te­dir. Sağ­lık­lı iş­le­yen; yaş ve kuru çay üre­ti­ci­le­ri­nin, dev­le­tin ve tü­ke­ti­ci­le­rin hak­la­rı­nın ko­run­ma­sı­nı sağ­la­ya­cak bir Çay Bor­sa­sı­nın ku­rul­ma­sı ön­gö­rül­mek­te­dir. ÇAY­KUR, Var­lık Fo­nun­dan çı­ka­rıl­mak­ta­dır. Bir İkti­sa­di Dev­let Te­şek­kü­lü ol­mak­tan öte sos­yal dev­le­tin bir aracı gibi ça­lı­şan ÇAY­KUR’un sek­tör­de­ki be­lir­le­yi­ci po­zis­yo­nu güç­len­di­ril­mek­te­dir.
KAYA: ÇAYIN BÜTÜN SO­RUN­LA­RI­NIN ÇÖ­ZÜ­MÜ BU TEKLİFTE
Top­lan­tı­da söz alan CHP Trab­zon Mil­let­ve­ki­li Ahmet Kaya, 3 yıl­dır Par­la­men­to’da Trab­zon Mil­let­ve­ki­li ola­rak görev yap­tı­ğı­nı be­lir­te­rek, “Sa­mi­mi­ye­tim­le ve açık yü­rek­li­lik­le şunu söy­le­mem lazım: Çok sa­yı­da kanun tek­li­fi gör­düm, çok sa­yı­da kanun tek­li­fi oku­dum, ir­de­le­dim, in­ce­le­dim ama bu kadar güzel ha­zır­lan­mış, me­se­le­ye bu kadar hâkim ve çözüm odak­lı bir kanun tek­li­fi gör­me­dim. O yüz­den bu­ra­dan ben de ik­ti­dar yet­ki­li­le­ri­ne ses­le­ni­yo­rum. Mut­la­ka bu me­tin­den fay­da­lan­sın­lar. Bir kanun tas­la­ğı için­de­ler. Mil­let­ten, üre­ti­ci­den ve çayın bi­le­şen­le­rin­den ba­ğım­sız ola­rak kendi ara­la­rın­da bir kanun tek­li­fi ha­zır­la­dık­la­rı du­yu­mu var. Ben on­la­ra Rize’den çayın baş­ken­tin­den ses­le­ni­yo­rum. Bu kanun tek­li­fi­ni bizim sa­yı­sal ola­rak gü­cü­müz Mec­lis’ten ge­çir­me­ye yet­mi­yor. Ama lüt­fen eğer çay üre­ti­ci­si­ni dü­şü­nü­yor­sa­nız, bu mil­le­ti dü­şü­nü­yor­sa­nız bu kanun tek­li­fi­ni alın, bun­dan fay­da­la­nın ve çayın bi­ri­ken bütün so­run­la­rı­nı el bir­li­ğiy­le çö­ze­lim. Bizim der­di­miz çözüm üret­mek. İste­nir­se çözüm var. İşte çözüm bu tek­lif­te. Ben bu tek­li­fi ha­zır­la­yan Sayın Be­ka­roğ­lu’na, eki­bi­ne, emek veren her­ke­se şük­ran­la­rı­mı su­nu­yo­rum. Ger­çek­ten mü­kem­mel ha­zır­lan­mış. Bütün ko­nu­yu özet­le­yen, bütün sı­kın­tı­la­ra çözüm odak­lı bir kanun tek­li­fi­dir. Hep bir­lik­te bun­dan fay­da­la­nıl­sın is­ti­yo­rum. Çay üre­ti­ci­le­ri­mi­zin so­ru­nu­na der­man ola­lım is­ti­yo­rum” diye ko­nuş­tu.
BE­KA­ROĞ­LU: HAL­KI­MI­ZA SÖ­ZÜ­MÜZ­DÜR
Mec­lis’te bu tek­li­fin ya­sa­laş­ma­sı­nı sağ­la­ya­cak sa­yı­sal ço­ğun­lu­ğa sahip ol­ma­dık­la­rı­nı ha­tır­la­tan Be­ka­roğ­lu, CHP’nin ‘dost­la­rıy­la’ bir­lik­te ik­ti­da­ra yü­rü­dü­ğü­nü ha­tır­la­ta­rak, “2023’e kadar gi­de­mez, en geç 2022 son ba­ha­rın­da seçim ola­cak ve yeni ik­ti­dar dö­ne­min­de bu tek­li­fi daha da ge­liş­ti­re­rek ka­nun­laş­ma­sı­nı sağ­la­ya­ca­ğız. Bu, hal­kı­mı­za ta­ah­hü­dü­müz­dür.” dedi.


Ha­ber-Fo­to: Mus­ta­fa SAKLI