Türkiye’de Yaşanan Yangın Felaketleri Ciğerlerimizi Yaktı

Tür­ki­ye Zi­ra­at Oda­la­rı Bir­li­ği (TZOB) Genel Baş­ka­nı Şemsi Bay­rak­tar, tem­muz ayı üre­ti­ci mar­ket fi­yat­la­rı, ku­rak­lık ve girdi fi­yat­la­rı ko­nu­sun­da ya­şa­nan ge­liş­me­le­re iliş­kin de­ğer­len­dir­me­ler yaptı.

Bay­rak­tar açık­la­ma­sı­na Tür­ki­ye’de son gün­ler­de ya­şa­nan yan­gın­lar için geç­miş olsun di­lek­le­ri­ni ile­te­rek baş­la­dı:
“Tür­ki­ye bir­bi­ri ar­dı­na çıkan orman yan­gın­la­rıy­la sar­sıl­dı. Ül­ke­mi­zin çe­şit­li yer­le­rin­de 28 Tem­muz ta­ri­hin­de baş­la­yan yan­gın­lar­da ci­ğer­le­ri­miz yandı. Bu­gü­ne kadar çıkan yan­gın­la­rın bir kısmı kont­rol al­tı­na alı­nır­ken, bir kısmı ise ma­ale­sef halen devam edi­yor.
Yan­gı­nın çık­tı­ğı ilk andan iti­ba­ren hem dev­let yet­ki­li­le­ri­miz hem gö­rev­li per­so­nel­le­ri­miz hem de yan­gın böl­ge­sin­de ya­şa­yan va­tan­daş­lar var gü­cüy­le yan­gın­la­ra mü­da­ha­le edi­yor.
Yan­gın­lar­da ha­ya­tı­nı kay­be­den­le­re Allah’tan rah­met, aile­le­ri­ne sabır ve baş sağ­lı­ğı di­li­yo­rum. Yan­gın­dan et­ki­le­nen tüm va­tan­daş­la­rı­mı­za geç­miş olsun di­lek­le­ri­mi ile­ti­yo­rum. Orman yan­gın­la­rın­da ci­ğer­le­ri­miz yandı. Te­la­fi­si zor olsa da el bir­li­ğiy­le güçlü bir Tür­ki­ye ola­rak ya­ra­la­rı­mı­zı sa­ra­ca­ğız. Allah ül­ke­mi­zi her türlü fe­la­ket­ten ko­ru­sun. Yan­gın­dan et­ki­le­nen böl­ge­ler hü­kü­me­ti­miz­ce afet böl­ge­si ilan edil­di. Afet böl­ge­si ilan edi­len böl­ge­le­re ya­pı­la­cak olan des­tek­ler zarar gören va­tan­daş­la­rı­mı­zın ha­ya­ta tu­tun­ma­sı için önem­li adım­lar­dır.
Des­tek­ler­le ya­ra­la­rın en kısa sü­re­de sa­rı­la­ca­ğı­na ina­nı­yo­ruz. Tür­ki­ye Zi­ra­at Oda­la­rı Bir­li­ği ola­rak da bizde bu ko­nu­da ge­rek­li yar­dım­la­rı ya­pa­ca­ğız. Tür­ki­ye’nin dört bir ya­nın­da­ki Zi­ra­at Oda­la­rı­mız, yan­gın­dan et­ki­le­nen böl­ge­le­ri­miz­de­ki Zi­ra­at Oda­la­rı­mız va­sı­ta­sıy­la, afet­ten zarar gören çift­çi­le­ri­mi­zin acil ih­ti­yaç­la­rı­nı gi­der­mek üzere se­fer­ber ol­du­lar.
Çift­çi­le­ri­mi­zin temel ih­ti­yaç­la­rı ile bir­lik­te özel­lik­le hay­van­cı­lık yapan çift­çi­le­ri­mi­zin hay­van­la­rı için ge­rek­li olan yem saman ve ot gibi ih­ti­yaç­la­rı­nı da kar­şı­lı­yor­lar. Her zaman ol­du­ğu gibi bu da­ya­nış­ma ru­hu­nu gös­te­ren Oda Baş­kan­la­rı­mı­zı ve çift­çi­le­ri­mi­zi teb­rik edi­yo­rum.” Bay­rak­tar, tem­muz ayın­da üre­ti­ci ile mar­ket ara­sın­da­ki fiyat far­kı­nın 4 kata yak­laş­tı­ğı­nı be­lir­te­rek şöyle devam etti: “Pat­lı­can 3,6 kat, sa­la­ta­lık 3,2 kat, kabak 3,1 kat, nohut ve may­da­noz 3 kat faz­la­ya tü­ke­ti­ci­ye sa­tıl­mak­ta­dır.” Üre­ti­ci­de 1 lira 22 kuruş olan pat­lı­can mar­ket­te 4 lira 38 ku­ru­şa, 1 lira 40 kuruş olan sa­la­ta­lık 4 lira 43 ku­ru­şa, 1 lira 41 kuruş olan kabak 4 lira 31 ku­ru­şa, 4 lira 35 kuruş olan nohut 13 lira 7 ku­ru­şa ve 60 kuruş olan may­da­noz 1 lira 80 ku­ru­şa sa­tıl­mak­ta­dır. Üre­ti­ci ve mar­ket ara­sın­da­ki fiyat far­kı­nın en fazla yüzde 259,02 ile pat­lı­can­da gö­rül­mek­te­dir. Pat­lı­ca­nı, yüzde 216,43 ile sa­la­ta­lık, yüzde 205,67 ile kabak, yüzde 200,46 ile nohut ve yüzde 200 may­da­noz ile takip et­mek­te­dir. Tem­muz ayın­da mar­ket­te 26, üre­ti­ci­de 17 ürün­de fiyat ar­tı­şı; mar­ket­te 9, üre­ti­ci­de 9 ürün­de fiyat dü­şü­şü; mar­ket­te ve üre­ti­ci­de 7 ürün­de fiyat de­ğiş­me­di. Fi­ya­tı en fazla artan ürün mar­ket­te kar­puz, üre­ti­ci­de kuru soğan; fi­ya­tı en fazla düşen ürün mar­ket­te çilek ve üre­ti­ci­de pa­ta­tes oldu.”
“Mar­ket­te en fazla fiyat ar­tı­şı kar­puz­da, en fazla fiyat dü­şü­şü ise çi­lek­te gö­rül­dü”
Tem­muz ayın­da mar­ket­te en fazla fiyat ar­tı­şı­nın yüzde 57,33 ile kar­puz­da gö­rül­dü­ğü­nü bil­di­ren Bay­rak­tar, şun­la­rı kay­det­ti: “Kar­puz­da­ki fiyat ar­tı­şı­nı yüzde 46,63 ile kuru soğan, yüzde 26,57 ile sa­la­ta­lık, yüzde 20,76 ile taze fa­sul­ye, yüzde 20,34 ile şef­ta­li, yüzde 16,41 ile do­ma­tes, yüzde 15,87 ile nohut, yüzde 15,73 ile kır­mı­zı mer­ci­mek, yüzde 14,68 ile pa­ta­tes takip etti.
Tem­muz ayın­da mar­ket­te kuru ka­yı­sı, kuru incir, kuru üzüm, fın­dık içi, Antep fıs­tı­ğı, yu­mur­ta ve toz şeker fi­ya­tın­da bir de­ği­şim mey­da­na gel­me­di.
Mar­ket­te en fazla fiyat dü­şü­şü yüzde 16,61 ile çi­lek­te ya­şan­dı. Çi­lek­te­ki fiyat dü­şü­şü­nü yüzde 16,37 ile kiraz, yüzde 8,33 ile marul, yüzde 3,52 ile pat­lı­can, yüzde 2,60 ile yeşil soğan, yüzde 2,45 ile pi­rinç, yüzde 2,05 ile zey­tin­ya­ğı iz­le­di.”
“Üre­ti­ci­de en fazla fiyat dü­şü­şü pa­ta­tes­te, en fazla fiyat ar­tı­şı ise kuru so­ğan­da oldu”
Tem­muz ayın­da üre­ti­ci­de fi­ya­tı en fazla düşen ürü­nün yüzde 32,90 ora­nın­da pa­ta­tes­te ol­du­ğu­nu söy­le­yen Bay­rak­tar, şu bil­gi­le­ri verdi: “Pa­ta­tes­te­ki fiyat dü­şü­şü­nü yüzde 11,76 ile may­da­noz, yüzde 7,14 ile şef­ta­li, yüzde 6,67 ile kuru ka­yı­sı, yüzde 3,57 ile havuç ve yu­mur­ta, yüzde 1,61 ile pat­lı­can iz­le­di. Üre­ti­ci­de en fazla fiyat ar­tı­şı yüzde 290,24 ile kuru so­ğan­da gö­rül­dü.
Kuru so­ğan­da­ki fiyat ar­tı­şı­nı yüzde 150 ile kar­puz, yüzde 40,69 ile nohut, yüzde 35,78 ile limon, yüzde 35,90 ile yeşil mer­ci­mek, yüzde 35,06 ile sivri biber, yüzde 31,71 ile ıs­pa­nak, yüzde 27,55 taze soğan, yüzde 22,81 ile sa­la­ta­lık, yüzde 18,75 ile çilek, yüzde 13,81 ile Antep fıs­tı­ğı ve 9,81 ile do­ma­tes takip etti. Tem­muz ayın­da üre­ti­ci­de, elma, pi­rinç, kuru fa­sul­ye, kuru üzüm, kuru incir fın­dık içi ve zey­tin­ya­ğın­da fi­ya­tın­da bir de­ği­şim mey­da­na gel­me­di.
“Hasat edi­len ürün mik­ta­rın­da­ki ar­tış­lar fi­yat­la­rın düş­me­si­ne neden oldu”
TZOB Genel Baş­ka­nı Şemsi Bay­rak­tar fiyat de­ği­şim­le­ri­nin ge­rek­çe­le­ri­ni ise şöyle açık­la­dı: “Pa­ta­tes, may­da­noz, şef­ta­li­de fiyat dü­şü­şü­nün ne­de­ni ha­sa­dın yo­ğun­laş­ma­sın­dan kay­nak­la­nı­yor. Tem­muz ayın­da fi­ya­tı en fazla artan ürün kuru so­ğan­dır.
Kuru so­ğan­da fiyat yeni se­zo­na ait olup, fiyat ar­tı­şı sezon sonu ol­ma­sın­dan ku­rak­lık­tan do­la­yı ye­ter­li ürün ol­ma­ma­sı ve ta­lep­te­ki ar­tış­tan kay­nak­lan­mak­ta­dır.
Kar­puz­da ise Adana ve bazı böl­ge­ler­de ha­sa­dın bit­me­si ne­de­niy­le arz­da­ki ya­vaş­la­ma ve yaz ay­la­rın­da­ki talep ar­tı­şı et­ki­li ol­muş­tur. Li­mon­da ih­ra­cat­ta­ki artış ve de­po­lar­da­ki ürü­nün azal­ma­sı fiyat ar­tı­şı­na yol açtı.
Sivri biber, taze soğan, sa­la­ta­lık, çilek ve do­ma­tes­te fiyat ar­tı­şı ih­ra­cat ve yur­ti­çi talep ar­tı­şın­dan mey­da­na geldi. Kır­mı­zı mer­ci­mek ve yeşil mer­ci­mek­te ku­rak­lık­tan do­la­yı ürün ar­zı­nın düş­me­si fiyat ar­tı­şın­da rol oy­na­dı.”
“Bir­li­ği­mi­zin ku­rak­lık­la il­gi­li bütün tah­min­le­ri doğru çı­kı­yor”
Bay­rak­tar, yıl­lar­dır ül­ke­mi­zi et­ki­si al­tı­na alan ku­rak­lı­ğın 2021 yı­lın­da gün­de­min bi­rin­ci mad­de­si ol­du­ğu­nu be­lir­te­rek, bu afe­tin daha uzun bir süre de öne­mi­ni ar­tı­ra­rak ye­ri­ni ko­ru­ya­ca­ğı­nın al­tı­nı çizdi ve şöyle devam etti: “Sa­de­ce bir­kaç böl­ge­yi değil ne­re­dey­se bütün ül­ke­yi et­ki­si al­tı­na alan ku­rak­lık­la be­ra­ber bir­çok ili­miz­de gö­rü­len don, dolu, fır­tı­na, sel, he­ye­lan, tro­pi­kal rüz­gâr gibi sıra dışı me­te­oro­lo­jik olay­la­rın ta­rım­sal üre­tim­de mey­da­na ge­tir­di­ği ürün ka­yıp­la­rı tah­min­le­rin ol­duk­ça üs­tün­de sey­ret­mek­te­dir. Ta­rım­sal ürün kay­bı­nın gıda sek­tö­rü­nün te­da­rik zin­ci­rin­de oluş­tur­du­ğu ak­sak­lık­lar ise hızlı fiyat ar­tış­la­rı­na neden ol­mak­ta, böy­le­ce fır­sat­çı­la­ra da gün doğ­mak­ta­dır. Tür­ki­ye Zi­ra­at Oda­la­rı Bir­li­ği ola­rak 10 Ara­lık 2020 ta­ri­hin­de yap­tı­ğı­mız basın açık­la­ma­sın­da; 2021 yı­lı­nın 2020 yı­lın­dan daha risk­li ol­du­ğu­nu ifade etmiş ve bu riski ku­rak­lı­ğın oluş­tur­du­ğu­nu net ola­rak ka­mu­oyu­na du­yur­muş­tuk. Ay­rı­ca aynı açık­la­ma­da, Ara­lık 2020 or­ta­la­rı­na kadar yağış ala­maz­sak, ris­kin daha çok ar­ta­ca­ğı­nı da vur­gu­la­mış­tık.
Ku­rak­lık fe­la­ke­tiy­le il­gi­li ola­rak 2021 yı­lı­nın nisan, mayıs ve ha­zi­ran ay­la­rın­da yap­tı­ğı­mız kap­sam­lı açık­la­ma­lar­da ve ka­mu­oyuy­la pay­laş­tı­ğı­mız “TZOB 2020-2021 Ta­rım­sal Üre­tim Dö­ne­mi Ku­rak­lık Risk Tah­min Ra­po­ru”nda da ay­rın­tı­lı şe­kil­de ön­gö­rü ve ta­lep­le­ri­mi­zi açık­la­dık.
Ül­ke­miz­de­ki ku­rak­lı­ğın ta­rım­sal üre­ti­mi ne denli olum­suz et­ki­le­di­ği­ni en ya­kın­dan mü­şa­he­de eden top­lum ke­si­mi üre­ti­ci­le­ri­miz­dir. Gıda ar­zı­mı­zın ye­gâ­ne gü­ven­ce­si olan üre­ti­ci­le­rin se­si­ne mut­la­ka kulak ve­ril­me­si ge­re­kir. Ya­yın­la­dı­ğı­mız ra­por­lar­da­ki ön­gö­rü­le­ri­mi­zin ma­ale­sef ta­ma­mı doğru çıktı. Bu ne­den­le, ku­rak­lı­ğın ya­kı­cı et­ki­le­ri­ni en aza in­dir­mek ama­cıy­la ha­zır­la­dı­ğı­mız ve ka­mu­oyuy­la, il­gi­li kurum ve ku­ru­luş­lar­la sü­rek­li pay­laş­tı­ğı­mız ta­lep­le­ri­mi­zin bir an önce ger­çek­leş­ti­ril­me­si­ni bek­le­mek­te­yiz.”
“Ku­rak­lı­ğa karşı ciddi ön­lem­ler alın­maz­sa et­ki­le­ri yıl­lar­ca sürer”
Dün­ya­da ve ül­ke­miz­de ku­rak­lık ris­ki­ne karşı bi­lim­sel, ciddi ve ka­lı­cı ön­lem­le­ri şim­di­den al­maz­sak ve ye­ter­li üre­ti­mi sağ­la­ya­maz­sak kısa za­man­da gıda gü­ven­ce­sin­den de bah­se­de­mez bir du­ru­ma ge­le­ce­ği­mi­zin vur­gu­su­nu yapan TZOB Genel Baş­ka­nı Bay­rak­tar, söz­le­ri­ni şöyle sür­dür­dü: “Üre­ti­ci ül­ke­ler­den ucuz buğ­day, et, süt ve diğer ürün­le­ri temin etme im­kâ­nı­mız bir süre sonra ya kal­ma­ya­cak ya da yük­sek ma­li­yet­le­re almak zo­run­da ka­la­ca­ğız. Bu ül­ke­ler­den alım yap­tı­ğı­mız­da sa­de­ce ürün it­ha­la­tı yap­mış ol­ma­ya­ca­ğız, ‘gıda enf­las­yo­nu’ da ithal etmiş ola­ca­ğız.
Ger­çek­leş­me ih­ti­ma­li çok fazla olan bu durum ül­ke­miz­de­ki bir­çok in­sa­nı­mı­zın gı­da­ya ula­şa­ma­ma­sı de­mek­tir. Kaldı ki, pa­ra­mız olsa da bazı ürün­le­rin it­ha­la­tı ma­ale­sef müm­kün ol­ma­ya­cak­tır. Gün­de­min ilk sı­ra­sı­na otu­ran ku­rak­lık bize asla unut­ma­ma­mız ge­re­ken bir ger­çe­ği öğ­ret­ti; ‘Elden gelen öğün olmaz, o da vak­tin­de bu­lun­maz’. Devam eden pan­de­mi riski sü­re­ci­ne bir de ku­rak­lık ris­ki­ni ek­le­di­ği­miz­de; ge­lecek yıl­lar­da gıda ris­ki­nin çok daha büyük bo­yut­lar­da ola­ca­ğı­nı söy­le­ye­bi­li­riz.
Ge­rek­li ted­bir­le­ri za­ma­nın­da al­ma­yan ül­ke­le­ri önü­müz­de yıl­lar­da zor gün­ler bek­li­yor. Ül­ke­miz­de daha ön­ce­ki yıl­lar­da duy­du­ğu­muz “kıt­lık” ve “erzak kar­ne­si” gibi ke­li­me­le­ri ke­sin­lik­le unut­ma­ma­lı­yız ve ku­rak­lık yü­zün­den bun­lar­la kar­şı­laş­ma­mak için en köklü ted­bir­le­ri al­mak­ta da asla ge­cik­me­me­li­yiz.
Pan­de­mi sü­re­ci­ni ya­şa­ma­ya baş­la­dı­ğı­mız 2020 yı­lın­dan bu yana, gıda gü­ven­li­ği en­di­şe­si, iklim de­ği­şik­li­ği gibi ne­den­ler­le it­ha­lat­çı ül­ke­le­rin fazla alım yap­ma­la­rı, ih­ra­cat­çı ül­ke­le­rin ise ih­ra­cat­la­rı­nı kı­sıt­la­ma­la­rı, dur­dur­ma­la­rı veya stok­la­rı­nı ar­tır­mak is­te­me­le­ri gibi ne­den­ler­le talep yö­nün­de sı­kın­tı­lar ya­şan­mak­ta­dır. Bu durum dünya fi­yat­la­rın­da yu­ka­rı yönlü bir ha­re­ket­len­me­ye sebep olmuş, ol­ma­ya da devam et­mek­te­dir. Diğer yan­dan buğ­day, kır­mı­zı mer­ci­mek, ay­çi­çe­ği, soya, mısır gibi ithal etmek zo­run­da kal­dı­ğı­mız bir­çok ürün dik­ka­te alın­dı­ğın­da ulus­la­ra­ra­sı pi­ya­sa­lar­da ya­şa­nan fiyat ha­re­ket­le­ri­nin ül­ke­miz pi­ya­sa­la­rı­nı doğ­ru­dan et­ki­le­di­ği­ni söy­le­ye­bi­li­riz. Buna kur­da­ki olası ha­re­ket­len­me de ek­le­nin­ce ithal et­ti­ği­miz ürün­le­rin ma­li­yet­le­ri tü­ke­ti­ci fi­yat­la­rı­nı ar­tı­ra­cak­tır ve yük­sek gıda enf­las­yo­nu riski devam ede­cek­tir. Şu­ra­sı da bir ger­çek­tir ki, artan fi­yat­lar­dan çoğu zaman ya­rar­la­na­ma­yan üre­ti­ci­ler aşırı fiyat dal­ga­lan­ma­la­rın­dan da olum­suz et­ki­le­ne­cek­tir. Ku­rak­lı­ğın gi­de­rek büyük ka­yıp­la­ra neden ol­du­ğu ta­rım­sal üre­tim­de ül­ke­mi­zin kendi po­tan­si­ye­li­ne odak­la­na­rak ku­rak­lık ris­ki­ni avan­ta­ja dö­nüş­tür­me im­kâ­nı var­dır.”
“Üre­ti­ci­le­ri­miz ka­za­nır­sa, ül­ke­miz ka­za­nır, top­lum ka­za­nır”
“Ta­raf­sız ve uzman bir ku­ru­luş ta­ra­fın­dan ül­ke­sel öl­çek­te ya­pı­la­cak olan bir ça­lış­may­la tarım ürün­le­ri it­ha­la­tı­na har­ca­nan pa­ray­la ta­rım­sal üre­ti­mi­mi­zi daha fazla des­tek­le­me­nin sağ­la­ya­ca­ğı üre­tim ar­tı­şı­nın ka­zan­cı kar­şı­laş­tı­rıl­dı­ğın­da, elde edi­lecek so­nuç­lar tarım ürün­le­ri te­da­ri­kin­de iz­len­me­si ge­re­ken yolu gös­te­re­cek­tir” bil­gi­si­ni pay­la­şan Bay­rak­tar, önem­li ola­nın ya­ban­cı ül­ke­le­rin üre­ti­ci­le­ri ile it­ha­lat­çı tüc­car­la­rın gö­ze­til­me­si değil ül­ke­mi­zin fe­da­kâr üre­ti­ci­le­ri­nin ger­çek­ten des­tek­len­me­si­dir” di­ye­rek söz­le­ri­ni şöyle devam et­tir­di: “Üre­ti­ci­le­ri­miz ka­za­nır­sa, ül­ke­miz ka­za­nır ve top­lu­mu­muz makul fi­yat­lar­la sa­tı­lan gıda ürün­le­ri­ne her zaman ko­lay­ca eri­şe­bi­lir. Ku­rak­lık­tan faz­la­sıy­la olum­suz et­ki­le­nen ta­rım­sal üre­ti­min daha çok des­tek­len­me­sin­den sağ­la­na­cak ül­ke­sel ka­zanç, it­ha­la­ta da­ya­lı te­da­rik­ten sağ­la­na­cak olan ve belli bir ke­si­me yö­ne­lik ka­zanç­tan daha hak­ka­ni­yet­li ola­cak­tır. Ku­rak­lık ris­ki­nin ne­re­dey­se ke­sin­ti­siz bir doğal afete dö­nüş­tü­ğü­ne dair bütün işa­ret­le­ri al­dı­ğı­mız bir dö­nem­de ta­rım­sal üre­ti­mi ar­tır­mak için acil ola­rak ted­bir­ler al­ma­lı­yız.”
“Ba­sınç­lı su­la­ma­nın yay­gın­laş­ma­sı için bütün im­kân­lar se­fer­ber edil­me­li”
Ku­rak­lık se­be­biy­le ya­şa­nan su so­run­la­rı­na dik­kat çeken Bay­rak­tar, söz­le­ri­ni şöyle sür­dür­dü: “Su­lan­ma­yan alan­la­rın su­la­ma­ya açıl­ma­sı başta olmak üzere ya­pı­sal so­run­la­ra odak­lan­ma­lı, es­ki­yen su­la­ma ka­nal­la­rı ye­ni­len­me­li, ba­sınç­lı su­la­ma sis­tem­le­ri yay­gın­laş­tı­rıl­ma­lı, ku­rak­lı­ğa da­ya­nık­lı tür ve çe­şit­ler des­tek­le­ne­rek böl­ge­le­re göre ürün de­sen­le­ri oluş­tu­rul­ma­lı­dır. Ay­rı­ca üre­ti­ci­le­ri­mi­zin bu dö­nem­de zaten yük­sek olan elekt­rik ve su ma­li­yet­le­ri daha da ar­ta­ca­ğı için ivedi ola­rak elekt­rik ve su­la­ma üc­ret­le­rin­de in­di­ri­me gi­dil­me­li, üre­ti­ci­le­ri­mi­ze de ve­ri­len des­tek­ler ar­tı­rıl­ma­lı­dır. Bu ted­bir­ler sa­ye­sin­de ül­ke­mi­zi baş­ka­la­rı­na muh­taç et­me­yen üre­ti­ci­le­ri­mi­zin, top­ra­ğı terk et­me­le­ri­nin önüne geç­me­li­yiz. Ku­rak­lı­ğa bağlı ya­şa­nan su kıt­lı­ğı so­nu­cun­da ih­ti­yaç­la­rı­mı­zı kar­şı­la­ma­yan üre­tim­le karşı kar­şı­ya ka­lı­rız. Bu yüz­den suyu ta­rım­da en ta­sar­ruf­lu şe­kil­de kul­lan­ma­nın yol­la­rın­dan biri olan mo­dern su­la­ma sis­tem­le­ri­ne üre­ti­ci­le­ri­miz daha fazla teş­vik edil­me­li­dir. Su­la­ma sis­te­mi kamu ke­si­mi ta­ra­fın­dan ku­ru­lup üre­ti­ci­nin kul­la­nı­mı­na ve­ri­le­rek kredi borç­lan­ma­sı ya­pı­la­bi­lir ve belli bir sü­re­den sonra makul tak­sit­ler­le te­si­sin geri öde­me­si baş­la­tı­la­bi­lir. Dev­le­ti­miz ku­rak­lı­ğın olum­suz­luk­la­rı­nı azal­ta­cak olan böyle ya­tı­rım­la­rı üre­ti­ci­nin yap­ma­sı­nı bek­le­me­den ya­pa­bi­lecek güç­te­dir. Aksi halde, çift­çi­le­ri­miz su­la­ma sis­te­mi pa­zar­la­yan şir­ket­le­rin ve buna kredi sağ­la­yan ku­rum­la­rın pek çok şar­tı­nı kabul etmek du­ru­mun­da kal­mak­ta ve kısa va­de­li aşırı borç­lan­ma­ya kat­la­na­ma­ya­cak­la­rı­nı gö­rün­ce de bu su­la­ma sis­tem­le­ri­ni kur­mak­tan vaz­geç­mek­te­dir. Ta­rım­sal üre­tim için kul­la­nı­lan kredi borç­la­rı­nı, ku­rak­lık­tan do­la­yı mah­sul ala­ma­dık­la­rı için öde­ye­me­yen üre­ti­ci­le­rin de mağ­du­ri­yet­le­ri gi­de­ril­me­li­dir.”
“Kredi borç­la­rı­nın ya­pı­lan­dı­rıl­ma­sı sa­ha­da­ki ger­çek­ler­le ör­tüş­me­li”
Doğal afet­ler ne­de­niy­le kredi borç­la­rı­nın er­te­len­me­si ve ya­pı­lan­dı­rıl­ma­la­rı 03 Ocak 2020 ta­rih­li Resmî Ga­ze­te’de ya­yım­la­nan 2015 sa­yı­lı Cum­hur­baş­ka­nı Ka­ra­rı (T.C. Zi­ra­at Ban­ka­sı A.Ş. ve Tarım Kredi Ko­ope­ra­tif­le­rin­ce Ta­rım­sal Üre­ti­me Dair Düşük Fa­iz­li Ya­tı­rım ve İşlet­me Kre­di­si Kul­lan­dı­rıl­ma­sı­na İliş­kin Karar) hü­küm­le­ri­ne göre yü­rü­tül­dü­ğü­nü ha­tır­la­tan Bay­rak­tar, ko­nu­ya iliş­kin söz­le­ri­ni şöyle sür­dür­dü:
“Ku­rak­lık­tan do­la­yı zaten önem­li verim ka­yıp­la­rı ne­de­niy­le büyük za­rar­lar­la se­zo­nu son­lan­dır­mış olan üre­ti­ci­le­ri­mi­ze bu mev­zu­at ile sağ­la­nan borç ya­pı­lan­dır­ma­sı­na yö­ne­lik sağ­la­nan ‘ko­lay­lık­lar’ ma­ale­sef ye­te­rin­ce yar­dım­cı ol­ma­mak­ta­dır. Do­la­yı­sıy­la, bu ka­ra­rın ye­ni­den dü­zen­len­me­si ve ku­rak­lık­tan et­ki­le­nen üre­ti­ci­le­ri­mi­ze yar­dım­cı ola­cak fi­nan­sal ko­lay­lık­lar ya­pı­la­rak bir süre de olsa sı­kın­tı­la­rı­nın gi­de­ril­me­si sağ­lan­ma­lı­dır.”
“Gir­di­ler­de­ki fiyat ar­tış­la­rı rekor se­vi­ye­le­ri gördü”
Geç­ti­ği­miz hasat dö­ne­min­de üre­ti­ci­le­ri­mi­zi en çok zor­la­yan ko­nu­la­rın ba­şın­da gelen girdi fi­yat­la­rı­na iliş­kin, “Büyük öl­çü­de dışa ba­ğım­lı ol­du­ğu­muz mazot, gübre, tohum, yem ham­mad­de­si ve bitki ko­ru­ma ürün­le­ri fi­yat­la­rı dünya fi­yat­la­rı ve döviz kur­la­rı­nın art­ma­sıy­la rekor se­vi­ye­le­re yük­sel­di” bil­gi­si­ni pay­la­şan Bay­rak­tar, söz­le­ri­ni şöyle sür­dür­dü:
“Girdi kul­la­nı­mın­da dü­şü­şe sebep ola­cak bu durum ta­rım­sal üre­tim­de azal­ma­yı be­ra­be­rin­de ge­ti­recek, ül­ke­miz gıda gü­ven­ce­si­ni olum­suz et­ki­le­ye­cek­tir. Son bir yılda, üre­ti­ci ma­li­yet­le­rin­de önem­li ağır­lı­ğı olan üre güb­re­si yüzde 123, DAP güb­re­si yüzde 158, bazı ta­rım­sal ilaç­lar yüzde 75, besi yemi yüzde 60, süt yemi yüzde 63, elekt­rik fi­yat­la­rı ise yüzde 56 art­mış­tır. Üre­ti­ci­le­ri üre­ti­me küs­tür­me­mek için ta­rım­sal girdi fi­yat­la­rı­nı dü­şü­recek ted­bir­ler alın­ma­sı, dev­le­ti­mi­zin yap­ma­sı ge­re­ken en önem­li ko­nu­la­rın ba­şın­da gel­mek­te­dir. Güb­re­de ve­ri­len des­tek­le­ri ar­tı­ra­rak ma­zot­ta ol­du­ğu gibi gübre fi­ya­tı­nın yüzde 50’si des­tek ola­rak ve­ril­me­li, des­tek ve­ril­me­yen karma yem ve bitki ko­ru­ma ürün­le­ri­ne des­tek ge­ti­ril­me­li, ta­rım­sal su­la­ma­da kul­la­nı­lan elekt­rik­te vergi ve fon­lar kal­dı­rıl­ma­lı fi­yat­ta düşüş sağ­lan­ma­lı­dır.”
“Elekt­rik ke­sin­ti­si üre­ti­mi ke­sin­ti­ye uğ­ra­tır”
Son gün­ler­de Gü­ney­do­ğu Ana­do­lu Böl­ge­sin­de gün­de­me gelen elekt­rik ke­sin­ti­si uy­gu­la­ma­sı ko­nu­su­na da de­ği­nen Bay­rak­tar, şu açık­la­ma­yı yaptı: “Elekt­rik ke­sin­ti­le­ri böl­ge­de­ki üre­ti­ci­le­ri­mi­zi zor du­rum­da bı­rak­mış­tır. Kar­şı­la­şı­lan bu yan­lış uy­gu­la­may­la il­gi­li ola­rak Şan­lı­ur­fa Zi­ra­at Oda­la­rı Baş­kan­la­rı ortak bir basın açık­la­ma­sıy­la mağ­du­ri­yet­le­ri­ni ka­mu­oyu­na du­yur­du­lar. Ke­sin­ti­le­rin devam et­me­si du­ru­mun­da hem Şan­lı­ur­fa eko­no­mi­si hem de ku­rak­lık­tan daha sır­tı­nı doğ­rul­ta­ma­yan çift­çi büyük bir darbe ala­cak­tır diyen Oda Baş­kan­la­rı, ‘DEP­SAŞ elekt­rik şir­ke­ti­nin ya­şa­nan ku­rak­lık­tan do­la­yı ener­ji sar­fi­ya­tı­nın ar­ta­ca­ğı­nı bil­me­si ge­re­kir­di ve plan­la­ma­sı­nı ona göre yap­ma­lıy­dı’ di­ye­rek şi­kâ­yet­le­ri­ni dile ge­tir­miş­ler­dir. Ko­nuy­la il­gi­li ola­rak Şan­lı­ur­fa Zi­ra­at Odası Baş­kan­la­rı­mız ta­ra­fın­dan Bir­li­ği­mi­ze gön­de­ri­len açık­la­ma­da da; çift­çi­le­ri­mi­zin sağ­lık­lı elekt­rik ala­cak­la­rı şe­kil­de ekim plan­la­ma­la­rı­nı yap­tık­la­rı­nı be­lir­ti­le­rek, elekt­rik ku­ru­mu­nun bu ke­sin­ti­le­re der­hal son ver­me­si ve çift­çi­le­ri­mi­ze sağ­lık­lı elekt­rik ver­me­si ge­rek­ti­ği vur­gu­lan­mış­tır. Aksi halde üre­ti­ci­le­ri­mi­zin zarar ede­ce­ği ifade edil­miş­tir.”


Haber-Foto: Mustafa SAKLI