Monthly Archives: Temmuz 2021

Çay ithalatı Tarım Bakanını ilgilendirmiyormuş!

İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu, çay üret­me­yen Azer­bay­can’dan çay ül­ke­si Tür­ki­ye’ye çay it­ha­la­tı­nın ne­de­ni­ni sordu, Tarım ve Orman Ba­ka­nı Bekir Pak­de­mir­li, çay it­ha­lat kota tah­si­si­nin kendi görev ala­nın­da ol­ma­dı­ğı­nı bil­dir­di.

Be­ka­roğ­lu, “Çay it­ha­la­tı ko­nu­su Çay­kur’un bağlı ol­du­ğu Tarım Ba­ka­nı­nı il­gi­len­dir­mi­yor­sa kimi il­gi­len­di­ri­yor? Böyle so­rum­suz­luk olmaz” dedi.
2 Mart 2021 tarih ve 31411 Sa­yı­lı Resmi Ga­ze­te’de ya­yım­la­nan 3583 Nolu Cum­hur­baş­ka­nı Ka­ra­rı ile Azer­bay­can’dan 300 ton’a kadar ya­pı­la­cak çay it­ha­la­tı­nın güm­rük ver­gi­sin­den muaf ol­ma­sı­na CHP İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu tepki gös­ter­miş; Çay­kur’un de­po­la­rı çayla do­luy­ken, Çay­kur’a, yaş ve kuru çay üre­ti­ci­le­ri­ne darbe ni­te­li­ğin­de­ki bu ka­ra­rın ne­de­ni­ni Tarım ve Orman Ba­ka­nı Bekir Pak­de­mir­li’ye sor­muş­tu. TBMM baş­kan­lı­ğı­na ver­di­ği Ya­zı­lı Soru Öner­ge­sin­de; üre­ti­mi tü­ke­ti­mi­ni kar­şı­la­ma­yan Azer­bay­can’dan bir çay ül­ke­si olan Tür­ki­ye’ye ya­pı­la­cak çay it­ha­la­tı­na ge­ti­ri­len güm­rük mu­afi­ye­ti­nin an­lam­sız ol­du­ğu­nu ve “iha­net” ola­rak al­gı­lan­dı­ğı­nı be­lir­ten Be­ka­roğ­lu, bi­ri­le­ri­nin özel çı­kar­la­rı için bütün Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­si­nin göz­den çı­ka­rıl­dı­ğı­nı sa­vun­muş­tu.
Bakan Pak­de­mir­li’ye kamu ve özel sek­tör eliy­le üre­ti­len ve stok faz­la­sı bu­lu­nan çayın, Çay­kur’un ve bölge hal­kı­nın aley­hi­ne olan bu ka­ra­rın hangi çev­re­le­rin is­te­ği ile alın­dı­ğı­nı soran Be­ka­roğ­lu, çay it­ha­la­tın­da­ki güm­rük mu­afi­ye­ti ka­ra­rı­nın Türk ça­yı­na, ta­rı­mı­na kat­kı­sı­nın ne ol­du­ğu­nun ve 300 ton çayı Azer­bay­can’dan kim­le­rin ge­ti­re­ce­ği­nin açık­lan­ma­sı­nı is­te­miş­ti.
Özel bir çıkar grubu adına alın­dı­ğı iz­le­ni­mi veren ve ka­mu­oyu­nun tep­ki­si­ni çeken bu ka­ra­rın iptal edil­me­si­ni is­te­yen Be­ka­roğ­lu, Çay­kur’un stok­la­rın­da­ki çay­la­rın sa­tıl­ma­sı için Ba­kan­lı­ğın ne tür gi­ri­şim­le­ri ol­du­ğu­nu da sor­muş­tu.
BAKAN’DAN ŞA­ŞIR­TAN CEVAP
Tarım ve Orman Ba­ka­nı Bekir Pak­de­mir­li, sü­re­si geç­tik­ten sonra öner­ge­ye ver­di­ği ce­vap­ta çay it­ha­lat kota tah­si­si­nin Ba­kan­lı­ğı­nın görev ala­nın­da ol­ma­dı­ğı­nı, ülke ih­ti­yaç­la­rı doğ­rul­tu­sun­da be­lir­len­di­ği­ni ifade etti.
Çay­kur’un çay sa­tış­la­rı­nın ar­tı­rıl­ma­sı için yurt için­de ve yurt dı­şın­da ya­pı­lan ça­lış­ma­la­rın devam et­ti­ği­ni söy­le­yen Pak­de­mir­li’nin ce­va­bı­nı ye­ter­siz bulan Be­ka­roğ­lu, “Tarım Ba­ka­nı, ta­rım­sal ürün­le­rin it­ha­la­tı­nın Tarım Ba­kan­lı­ğı­nın görev ala­nın­da ol­ma­dı­ğı­nı söy­lü­yor, bu nasıl iş? Çay it­ha­lat ko­ta­la­rı be­lir­len­me­si Tarım Ba­ka­nı­nı il­gi­len­dir­mi­yor­sa, ko­ta­lar be­lir­le­nir­ken Ba­ka­na so­rul­mu­yor­sa orada ne için otu­ru­yor? Böyle so­rum­suz­luk olur mu? Ül­ke­ye güm­rük­süz çay so­ku­lu­yor ve Tarım Ba­ka­nı ‘bu konu benim görev ala­nım­da değil’ di­yor­sa o Bakan is­ti­fa etsin. Bu ül­ke­nin Tarım Ba­ka­nı bu ül­ke­nin çift­çi­si­nin, çay, fın­dık, tütün üre­ti­ci­si­nin hak­kı­nı gö­zet­me­li­dir.” dedi. Be­ka­roğ­lu, “Bu Azeri ça­yı­nı kim­ler pa­zar­lı­yor, yük­lü­ce rek­lam büt­çe­si ayı­ran­lar kim­ler­dir? Azer­bay­can’da ihraç edecek kadar çay üre­til­me­di­ği­ne göre; Tür­ki­ye’ye ihraç ede­cek­le­ri çay ne­re­den ge­li­yor?” diye sordu.


Ha­ber-Fo­to: Mus­ta­fa SAKLI

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un “İletişim Başkanlığının Üçüncü Kuruluş Yıldönümü” Dolayısıyla Açıklama Yaptı

Kur­ban Bay­ra­mı­nın hemen ar­dın­dan, 24 Tem­muz’da Cum­hur­baş­kan­lı­ğı İle­ti­şim Baş­kan­lı­ğı ola­rak ku­ru­lu­şu­mu­zun üçün­cü yı­lı­nı kut­la­ma­nın mut­lu­lu­ğu­nu ya­şı­yo­ruz.

24 Tem­muz’un ay­rı­ca Aya­sof­ya-i Kebir Ca­mi-i Şe­ri­fi­nin “aziz bir kitap gibi” ye­ni­den açı­lı­şı­nın bi­rin­ci se­ne­idev­ri­ye­si ol­ma­sı se­vin­ci­mi­zi ve he­ye­ca­nı­mı­zı kat­lı­yor.
Bu üç an­lam­lı zaman di­li­mi­ni bir arada idrak et­me­nin güzel bir te­va­fuk ol­du­ğu­na ina­nı­yo­rum.
Baş­kan­lık ola­rak ilk gün­den bu yana Sayın Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın li­der­li­ğin­de bütün im­kan­la­rı­mız­la bir ile­ti­şim se­fer­ber­li­ği yü­rü­tü­yo­ruz. Milli çı­kar­la­rı­mız doğ­rul­tu­sun­da oluş­tur­du­ğu­muz ve uy­gu­la­dı­ğı­mız ka­mu­sal ile­ti­şim st­ra­te­ji­siy­le, ulu­sal ve ulus­la­ra­ra­sı bo­yut­ta ül­ke­mi­zin say­gın­lı­ğı­nı ko­ru­yup yük­sel­tecek fa­ali­yet­ler ger­çek­leş­ti­ri­yo­ruz. Mil­le­ti­mi­zin se­si­ni, dev­le­ti­mi­zin haklı mü­ca­de­le­si­ni bütün dün­ya­ya du­yur­mak için var gü­cü­müz­le ça­lı­şı­yo­ruz. Kamu dip­lo­ma­si­sin­den halk­la iliş­ki­le­re, kriz yö­ne­ti­min­den ka­mu­sal ile­ti­şim fa­ali­yet­le­ri­ne, geniş bir yel­pa­ze­de, mis­yo­nu­mu­zu ve so­rum­lu­luk­la­rı­mı­zı hak­kıy­la ye­ri­ne ge­tir­mek için gay­ret gös­te­ri­yo­ruz. Bütün ba­kan­lık­la­rı­mız ve il­gi­li ku­rum­la­rı­mız­la eş güdüm ve uyum ha­lin­de iş­le­yen bir sis­tem için­de, Tür­ki­ye’nin ba­şa­rı hi­ka­ye­si­ni, tez­le­ri­ni an­lat­mak için ile­ti­şi­min tüm araç ve yön­tem­le­riy­le, geniş ka­tı­lım­lı ve çok pay­daş­lı bir süreç yö­ne­ti­yo­ruz. Po­zi­tif ile­ti­şim kam­pan­ya­la­rın­dan de­zen­for­mas­yon­la mü­ca­de­le­ye kadar ger­çek­leş­tir­di­ği­miz bütün ça­lış­ma­la­rı her zaman ve sa­de­ce ha­ki­kat te­me­li üze­ri­ne yük­sel­ti­yo­ruz. Bun­dan sonra da Tür­ki­ye mar­ka­sı­nı güç­len­dir­mek adına ulu­sal ve ulus­la­ra­ra­sı bo­yut­ta öncü ve ye­ni­lik­çi ça­lış­ma­la­ra imza at­ma­yı sür­dü­re­ce­ğiz. Bu yoğun ve zorlu sü­reç­te gay­ret ve sa­mi­mi­yet­le ça­lı­şan, her biri büyük emek ve öz­ve­ri gös­te­ren de­ğer­li mesai ar­ka­daş­la­rı­ma yü­rek­ten te­şek­kür edi­yo­rum. Kıy­met­li des­tek­le­ri­ni her zaman his­set­ti­ği­miz Sayın Cum­hur­baş­ka­nı­mı­za bir kez daha şük­ran­la­rı­mı su­nu­yo­rum.


Haber: Mus­ta­fa SAKLI

FELAKET GÜNÜ ÇEVRECİLİĞİ!

Bir fe­la­ket ya­şan­dık­tan sonra ge­nel­de her­kes çev­re­ci olur. Fe­la­ket­le­rin se­be­bi yok taş ocak­la­rı­dır, yok HES ler­dir, yok dere ya­tak­la­rı­nın da­ral­tıl­ma­sı­dır vs…
Hani bun­lar dev­let ya­tı­rı­mı değil miydi?
Bir so­nu­ca var­mak için ille de bir fe­la­ket mi ya­şa­mak lazım? Bir olay ya­şan­dık­tan sonra ahkam kes­mek ko­lay­dır. Olay ya­şan­ma­dan önce ola­bi­le­cek­le­ri dü­şün­mek, bu ko­nu­da uya­rı­da bu­lun­mak ise bir ön­gö­rü, bilgi, bi­ri­kim işi­dir.
HES ve taş ocak­la­rıy­la mü­ca­de­le­miz sü­re­cin­de karşı kar­şı­ya kal­dı­ğı­mız hak­sız­lık­la­rı, ya­şa­dı­ğı­mız zor­luk­la­rı, ku­rum­la­rın ve şir­ket­le­rin plan­sız, hu­kuk­suz ça­lış­ma­la­rı­nı, yan­daş­la­rın şir­ket­le­re ken­di­le­ri­ni nasıl siper et­ti­ği­ni, bilir ki­şi­le­rin nasıl satın alın­dı­ğı­nı daha önce de­fa­lar­ca an­lat­mış­tık, an­lat­ma­ya da devam ede­ce­ğiz.
Ancak şeh­ri­miz­de ya­şa­nan fe­la­ket­le­rin henüz ya­ra­la­rı sa­rıl­ma şa­ma­sın­day­ken fe­la­ket­ler­le il­gi­li bir­kaç kelam et­me­nin daha uygun ola­ca­ğı dü­şün­ce­sin­de­yiz.
Doğu Ka­ra­de­niz böl­ge­miz­de yılın aynı dö­nem­le­rin­de ya­şa­nan ya­ğış­lar­da hep aynı man­za­ra­lar­la kar­şı­la­şı­yo­ruz: De­re­ler ta­şı­yor, dere ya­tak­la­rın­da­ki evler sular al­tın­da ka­lı­yor ve Ka­ra­de­niz Sahil Yolu’nun bir bö­lü­mü yı­kı­lı­yor. Bu durum, ya­şa­dık­la­rı­mı­zın daha çok plan­sız ve çar­pık kent­leş­me ile va­di­ler­de­ki plan­sız ça­lış­ma­la­rın so­nu­cu ol­du­ğu­nu gös­te­ri­yor.
Evet, doğu Ka­ra­de­niz böl­ge­si gerek coğ­ra­fi ya­pı­sı ne­de­niy­le ge­rek­se al­dı­ğı yağış mik­ta­rı iti­ba­riy­le sel ve he­ye­lan­la­ra açık bir böl­ge­dir. Ancak bize ve il­gi­li ku­rum­la­ra düşen görev bu risk­le­ri azal­ta­cak ted­bir­ler almak, bu ko­nu­da­ki uya­rı­la­ra kulak ver­mek­tir.
Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­si’nin dar va­di­le­ri­ne on­lar­ca iş ma­ki­ne­siy­le gir­mek, on­lar­ca taş ocağı açmak, bir­bi­ri­ni ar­dı­na HES leri diz­mek, bu HES leri ya­par­ken de dere ya­tak­la­rı­nı da­ralt­mak, de­re­nin akış yö­nü­nü de­ğiş­tir­mek adeta fe­la­ket­le­re da­ve­ti­ye çı­kar­mak­tır.
Ay­rı­ca in­şa­at ça­lış­ma­la­rı, ma­den­ci­lik ça­lış­ma­la­rı, ya­ra­tı­lan yapay tit­re­şim­ler gibi mü­hen­dis­lik ça­lış­ma­la­rı yanı sıra fark­lı ola­rak yer­le­şim bi­rim­le­rin­den kay­nak­la­nan su sı­zın­tı­la­rı gibi fak­tör­ler he­ye­la­nı te­tik­le­yen insan kay­nak­lı et­ken­ler­dir.
Bunun ya­nın­da va­di­ler­de ge­li­şi­gü­zel ya­pı­lan yol­lar, orman alan­la­rı­nın azal­tıl­ma­sı, orman bikri ör­tü­sü ye­ri­ne ça­lı­lık­la­rın ve çay­lık alan­la­rın ço­ğal­ma­sı sel ve he­ye­lan­la­rın ar­tı­şın­da önem­li rol oy­na­mak­ta­dır..
Bir diğer prob­lem böl­ge­nin arazı ya­pı­sı, doğal bitki ör­tü­sü­nün bo­zul­ma­sı ve ara­zi­le­rin yan­lış kul­la­nıl­ma­sı­dır. Geniş alan­la­ra ya­yı­lan fın­dık ve çay bah­çe­le­rin­de ya­pı­lan bi­na­lar ve ula­şım yol­la­rı top­rak yü­kü­nün daha da art­ma­sı­na neden ol­mak­ta­dır.
Bu doğal ko­şul­la­rı bir risk ha­li­ne ge­ti­re­rek he­ye­lan­la­rın te­tik­len­me­sin­de insan un­su­ru önem­li role sa­hip­tir.
Ko­nuy­la il­gi­li bu­gü­ne kadar ya­pı­lan in­ce­le­me ve de­ğer­len­dir­me­ler­de, dört ortak nok­ta­nın öne çık­tı­ğı­nı göz­lem­li­yo­ruz: İlki dere ya­tak­la­rın­da­ki ya­pı­laş­ma, ikin­ci­si Ka­ra­de­niz Sahil Yolu’nun oluş­tur­du­ğu setin de­re­le­rin Ka­ra­de­niz’e ulaş­ma­sı­na engel ol­ma­sı, üçün­cü­sü HES’ler ne­de­niy­le de­re­le­rin akış re­ji­mi­nin bo­zul­ma­sı, dör­dün­cü­sü de va­di­ler­de açı­lan taş ocak­la­rı­dır. Bu dört temel sorun çö­zü­me ka­vuş­tu­rul­ma­dan, bölge hal­kı­nın can ve mal gü­ven­li­ği­nin sağ­lan­ma­sı müm­kün de­ğil­dir.
İlgili ku­rum­lar ise bu so­run­la­rı çöz­mek ye­ri­ne, so­run­la­rı ka­lı­cı hale ge­ti­re­rek böl­ge­nin yüz yüze ol­du­ğu teh­di­din daha da bü­yü­me­si­ne neden ol­mak­ta­dır.
Dere ya­tak­la­rı­na ya­pıl­mış yer­le­şim­le­re ruh­sat ve­ril­mek­te, de­re­le­rin üst­le­ri ka­pa­tı­la­rak-de­re ya­ta­ğı be­ton­laş­tı­rı­la­rak suyun doğal yol­lar­la de­ni­ze ulaş­ma­sı en­gel­len­mek­te, böl­ge­de yo­ğun­la­şan HES ve Ma­den­ci­lik fa­ali­yet­le­ri ne­de­niy­le doğal bitki ör­tü­sü yok edil­mek­te, Ka­ra­de­niz Sahil Yolu ve dolgu alan­lar­la bölge adeta sel­le­re karşı sa­vun­ma­sız hale ge­ti­ril­mek­te­dir.
Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­miz daha büyük fe­la­ket­ler ya­şa­ma­dan bu yan­lış­lar­dan geri dö­nül­me­si ge­rek­mek­te­dir. Bilim adam­la­rı­nın böl­ge­ye iliş­kin uya­rı­la­rı dik­ka­te alın­ma­lı­dır. Do­ğay­la ve in­san­la ba­rı­şık, plan­lı kent­leş­me, ula­şım ve ener­ji po­li­ti­ka­la­rı ha­ya­ta ge­çi­ril­me­li­dir.
HES ve taş ocak­la­rı­na karşı mü­ca­de­le eden çev­re­ci­le­rin kay­gı­la­rı dik­ka­te alın­ma­lı­dır.
Ya­şa­nan fe­la­ket­ten zarar gören hem­şe­ri­le­ri­mi­ze bir kez daha geç­miş olsun di­lek­le­ri­mi­zi ile­ti­yor, ya­şa­nan­la­rın bir­kaç gün sonra unu­tul­ma­ma­sı­nı, ya­ra­lar sa­rıl­dık­tan hemen sonra bütün Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­si’ndeki va­di­ler­de bü­tün­cül havza plan­la­ma­sı­nın ya­pıl­ma­sı­nı, va­di­le­rin ölüm fer­ma­nı olan Hes ve taş ocak­la­rı­nın der­hal iptal edil­me­si­ni is­ti­yo­ruz ve yet­ki­li­le­ri se­si­mi­ze kulak ver­me­ye ça­ğı­rı­yo­ruz.

GÜNEYSU’DA HEYELANA KARŞI AK PARTİ AFİŞLİ TEDBİR

14 Tem­muz­da ya­şa­nan sel fe­la­ke­ti­ne karşı va­tan­daş­la­rın al­dı­ğı ted­bir­ler­de dik­kat çe­ki­yor.

Maddi hasar ve can kay­bı­nın ol­du­ğu Gü­ney­su il­çe­si­nin Or­ta­köy kö­yün­de çay bah­çe­si­nin he­ye­lan­la kop­ma­sı kar­şı­sın­da daha yu­kar­da olan ev için ted­bir AK Parti pan­kart­lı afiş top­rak ze­mi­ni­ne dö­şe­ne­rek alın­dı. He­ye­lan mey­da­na gelen yerin ilk nok­ta­sı­na AK Parti pan­kar­tı dö­şe­yen va­tan­daş­la­rın çö­zü­mü göz­le­yen­ler ta­ra­fın­dan dik­kat çe­ki­yor.


Ha­ber-Fo­to: İsmet KÖ­SOĞ­LU

GÜNEYCE TÜNELİ DÖKÜLÜYOR

Rize-İkiz­de­re ara­sın­da ya­pı­lan 3820 metre uzun­lu­ğun­da­ki çift tüplü tü­ne­lin du­va­rın­da ya­pı­lan kap­la­ma­la­rın düş­me­si va­tan­daş­la­rın tep­ki­si­ni çe­ki­yor.

Gü­ney­ce Tü­ne­li­nin Ce­viz­lik Köyü mev­ki­in­de­ki çıkış ağ­zın­da beton du­var­lar ya­pıl­mış­tı. Beton du­var­lar­da ya­pı­lan mer­mer türü kap­la­ma­la­rın düş­me­si tepki çe­ker­ken va­tan­daş­lar ’bu­ra­ya para ve­ril­di. Bu taş­la­rı bu­ra­ya ko­yan­lar işin so­nu­na bak­mı­yor mu? Hiç mi kont­rol ya­pıl­mı­yor. Tü­ne­lin tes­li­ma­tı belki ya­pıl­ma­dı ama yeni ya­pı­lan böyle bir ça­lış­ma kesin ka­bu­lü ya­pıl­ma­dan niye dö­kü­lü­yor. Yazık gü­nah­tır. Taş­la­rın eksik mal­ze­me kul­la­nıl­dı­ğı için düş­tü­ğü ka­nı­sın­da­yız. Uma­rım yük­le­ni­ci firma veya Ka­ra­yol­la­rı bu arı­za­yı gö­re­rek ta­mam­lan­ma­sı­na yar­dım­cı olur­lar’ de­di­ler.

Ha­ber-Fo­to: İsmet KÖ­SOĞ­LU

Çaykur Rizespor Yeni Sezon Öncesi Düzce’de Hazırlıklarını Sürdürdü

Yeni sezon ön­ce­si Düzce’de kamp yapan Çay­kur Ri­zes­por, çift ant­ren­man­la ha­zır­lık­la­rı­na devam etti.

Kay­naş­lı il­çe­sin­de­ki Fe­ner­bah­çe Ser­kan Acar Re­sort & Sports Topuk Yay­la­sı Te­sis­le­ri’nde sezon ön­ce­si 3. kam­pı­nı yapan Ka­ra­de­niz ekibi, tek­nik di­rek­tör Bü­lent Uygun yö­ne­ti­min­de sabah ve akşam sa­at­le­rin­de ger­çek­leş­tir­di­ği id­man­lar­la ça­lış­ma­la­rı­nı sür­dür­dü.
Günün ilk ant­ren­ma­nın­da ısın­ma ve kuv­vet ça­lış­ma­sı­nın ar­dın­dan is­tas­yon­da ça­lış­ma yapan fut­bol­cu­lar, akşam id­ma­nın­da ise ko­or­di­nas­yon ça­lış­ma­sı ger­çek­leş­tir­di.
İdmana ka­tı­lan yeni trans­fer­ler Gök­han Gönül ve Alper Potuk, gös­ter­dik­le­ri per­for­mans­la tec­rü­be­li ça­lış­tı­rı­cı Uygun’u mem­nun etti. Öte yan­dan Çay­kur Ri­zes­por’un golcü oyun­cu­su Loic Remy takım ar­ka­da­şı ile gir­di­ği ikili mü­ca­de­le­de sa­kat­lık ge­çir­di. Uzun süre sa­ha­da acı çeken Remy, kulüp sağ­lık ekip­le­ri­nin eş­li­ğin­de sa­ha­yı terk etti. Bü­lent Uygun, yap­tı­ğı açık­la­ma­da, yeni sezon ha­zır­lık­la­rı­nın tüm hı­zıy­la devam et­ti­ği­ni be­lir­te­rek, “Topuk Yay­la­sı’ndaki güzel or­tam­da ça­lış­ma­la­rı­mı­za devam edi­yo­ruz. 3. kamp dö­ne­mi­miz şu anda ek­sik­le­ri­mi­zi gör­mek adına ve oy­na­ya­ca­ğı­mız ha­zır­lık maç­la­rıy­la gayet güzel ge­çi­yor.” diye ko­nuş­tu.

Haber Merkezi

Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Uygun: “Kendilerini dünya futboluna kanıtlamış 3 futbolcuyu aramıza katacağız”

Süper Lig ekip­le­rin­den Çay­kur Ri­zes­por’un tek­nik di­rek­tö­rü Bü­lent Uygun, çok ye­te­nek­li, ken­di­le­ri­ni dünya fut­bo­lu­na ka­nıt­la­mış 3 fut­bol­cu­yu daha trans­fer ede­cek­le­ri­ni bil­dir­di.

Kay­naş­lı il­çe­sin­de­ki Fe­ner­bah­çe Ser­kan Acar Re­sort & Sports Topuk Yay­la­sı Te­sis­le­ri’nde sezon ön­ce­si 3. kam­pı­nı yapan Ka­ra­de­niz eki­bi­nin tec­rü­be­li ça­lış­tı­rı­cı­sı Uygun, sezon ha­zır­lık­la­rı­nın hızla devam et­ti­ği­ni söy­le­di.
Ta­kı­ma çok önem­li tak­vi­ye­ler ya­pıl­dı­ğı­nı an­la­tan Uygun, “Yap­tı­ğı­mız trans­fer­ler, ta­kı­ma çok önem­li tak­vi­ye­ler sağ­la­dı. Anıl, Alper, Hol­men gibi çok önem­li trans­fer­le­ri­miz var. Çok ye­te­nek­li ar­ka­daş­lar ken­di­le­ri. 2. eta­bı­mız­da ta­kı­mı­mı­za yine tak­vi­ye­le­ri­miz oldu. Onlar tabii bazı sı­kın­tı­lar­dan do­la­yı 1 ay kadar ge­le­me­di­ler, o yüz­den id­man­sız ol­ma­la­rı bizim için han­di­kap­tı.” diye ko­nuş­tu. Trans­fer ça­lış­ma­şa­rı­nın devam et­ti­ği­ni bil­di­ren Uygun, “Tabii trans­fer kolay ol­mu­yor. Baş­ka­nı­mız, is­te­di­ği­miz isim­ler üze­rin­de ça­lı­şı­yor. İste­di­ğim 2 fut­bol­cu daha vardı. Onlar bazı ne­den­ler­le ara­mı­za ka­tıl­ma­ya­bi­lir ama çok ye­te­nek­li, ken­di­si­ni dünya fut­bo­lu­na ka­nıt­la­mış 3 fut­bol­cu­yu daha ara­mı­za ka­ta­ca­ğız.” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı. Uygun, Gök­han Gönül trans­fe­rin­den duy­du­ğu mem­nu­ni­ye­ti dile ge­ti­re­rek, oyun­cu­nun son 10 yılda Türk fut­bo­lu­na damga vur­du­ğu­nu, tec­rü­be­siy­le ta­kı­ma çok şey ka­ta­ca­ğı­nı dü­şün­dü­ğü­nü kay­det­ti.
“Ya­ban­cı oyun­cu ku­ra­lı, teker teker dü­şü­rül­me­liy­di”
Tür­ki­ye Fut­bol Fe­de­ras­yo­nu (TFF) ta­ra­fın­dan alı­nan ya­ban­cı oyun­cu ka­ra­rı­nı da de­ğer­len­di­ren Bü­lent Uygun, söz­le­ri­ni şöyle sür­dür­dü: “Ku­ra­lın de­ğiş­me­siy­le eli­miz­de 14 ya­ban­cı oyun­cu­muz bu­lu­nu­yor­du. Yerli oyun­cu­nun kı­sıt­lı ol­ma­sı, alt­ya­pı­da­ki olu­şu­mun çok kötü ol­ma­sı, alt­ya­pı ho­ca­la­rı­mı­zın ma­aş­la­rı­nın çok kötü ol­du­ğu bir or­tam­da, Türk oyun­cu­nun ye­tiş­me sü­re­ci biraz sı­kın­tı­lı ge­çi­yor. İnşal­lah fe­de­ras­yon bu ko­nuy­la il­gi­li ça­lış­ma ya­pa­cak­tır. Fe­de­ras­yon, ya­ban­cı oyun­cu ku­ra­lı­nı teker teker dü­şür­sey­di, ku­lüp­ler zarar gör­mez­di. 6 oyun­cu­yu oy­nat­ma­sa­nız ve sizin id­ma­nı­nız­da çekip git­me­ye kalk­sa, ay­rı­ca sizin idman dü­ze­ni­ni­zi bozsa ku­lü­be ver­di­ği za­ra­rı büyük olur. En azın­dan ya­ban­cı ku­ra­lı için 11 fut­bol­cu­ya izin ve­ril­se ve 3 fut­bol­cu yedek tu­tul­sa çok doğru olur­du. Ay­rı­ca alt­ya­pı ça­lış­mı­yor ki, milli ta­kım­da sol bek bu­la­mı­yor­su­nuz. Ku­lüp­le­ri­mi­zin alt­ya­pı­la­rı çok kötü. Maaş ve saha ol­ma­yan or­tam­da fut­bol­cu ye­tiş­mez. Biz­ler sokak ara­la­rın­da ye­tiş­tik ama o za­man­ki fut­bol bü­yük­le­ri­miz, bize her türlü bilgi pay­la­şı­mı­nı ya­pı­yor­du. Siz­ler ant­re­nör­le­ri top­la­yıp, ‘Türk fut­bo­lu için ne yap­ma­lı­yız?’ diye sor­du­nuz mu? Yö­ne­ti­ci­ler ola­rak yap­tı­ğı­nız top­lan­tı­lar­da al­dı­ğı­nız ka­rar­lar sa­de­ce Türk fut­bo­lu­na ve­ri­len za­rar­lar… İnşal­lah kısa süre içe­ri­sin­de doğru, in­te­rak­tif ve uzak­tan eği­tim­le Av­ru­pa fut­bo­lun­da oy­na­yan Türk genç­le­ri­ni çı­kar­tır ve ye­tiş­ti­ri­riz.”
“Ku­lüp­le­ri­miz ho­ca­la­rı­nı eği­tim al­ma­la­rı için yurt dı­şı­na yol­la­ma­lı”
Son dö­nem­de ya­ban­cı ye­ri­ne Türk ça­lış­tı­rı­cı­la­rı­nın ter­cih edil­me­si­nin güzel bir ge­liş­me ol­du­ğu­nu fakat ant­re­nör­le­rin ken­di­si­ni ge­liş­ti­re­rek yurt dı­şı­na açıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni an­la­tan Uygun, “Türk ho­ca­lar ola­rak yurt dı­şı­na bir türlü açı­la­ma­dık. Ya dil prob­le­mi­miz var ya da başka prob­lem­ler­den do­la­yı ama ya­ban­cı fut­bol­cu ge­tir­me ko­nu­su­na ba­kıl­dı­ğın­da ma­şal­la­hı­mız var. Bazı ho­ca­la­rı­mız ken­di­le­ri­ni çok ge­liş­tir­di ama çok büyük ho­ca­la­rı­mız ara­sın­dan ara­mı­za ka­tı­lan hoca ol­ma­dı. Her­kes kendi ken­di­ne ça­ba­la­ya­rak ken­di­si­ni ge­liş­tir­me­ye ça­lı­şı­yor. Bence böyle ol­ma­ma­lı. Ku­lüp­le­ri­miz, ho­ca­la­rı­nı eği­tim al­ma­la­rı için yurt dı­şı­na yol­la­ma­lı.” şek­lin­de ko­nuş­tu. Uygun, yeni se­zon­da ta­raf­tar­la­rı­na ka­vu­şa­cak­la­rı için çok mutlu ol­duk­la­rı­nı ama sal­gı­nın henüz bit­me­di­ği­ne dik­ka­ti çe­ke­rek, çok dik­kat­li olun­ma­sı­nı is­te­di.


Haber Merkezi

Çaykur Rizespor 10 numarasını buldu

Çay­kur Ri­zes­por, Bre­zil­ya­lı Ro­nal­do Cesar Men­des de Me­de­iros ile 2 yıl­lık söz­leş­me im­za­la­dı.

İstan­bul’da ger­çek­le­şen imza tö­re­nin­de Çay­kur Ri­zes­por Kulüp Baş­kan Yar­dım­cı­sı ve Basın Söz­cü­sü Selim Se­li­moğ­lu da hazır bu­lun­du.
Ku­lüp­ten ya­pı­lan resmi açık­la­ma­da, ken­di­si­ni 2 yıl­lı­ğı­na mavi yeşil renk­le­re bağ­la­yan im­za­yı atan Men­des için, “Ro­nal­do Men­des’e ku­lü­bü­mü­ze Hoş gel­din diyor, ken­di­si­ne ba­şa­rı­lar di­li­yo­ruz.” de­nil­di.
2016 yı­lın­dan beri Bir­le­şik Arap Emir­lik­le­ri 1. Ligi ta­kım­la­rın­dan Al-Wash’ın oyun­cu­su olan ve geç­ti­ği­miz üç se­zo­nu bu ku­lüp­te ge­çi­ren 28 ya­şın­da­ki orta saha oyun­cu­su Men­des, ka­ri­ye­ri­ne Bre­zil­ya Serie B ta­kım­la­rın­dan Cent­ro Spor­ti­vo Ala­go­ano’da baş­la­mış­tı.


Haber Merkezi