ACIMIZ BÜYÜK

Acı­mız büyük. Artık yaz­ma­ya­ca­ğım.
Ben, kar­de­şim İsmet Kö­soğ­lu ve diğer ar­ka­daş­lar, Rize’mizin taş­kın ve he­ye­lan­la­rı­nı, so­run­la­rı­nı yaz­mak­tan ve dile ge­tir­mek­ten, ağ­zı­mız­da tüy bitti Rize de­yi­miy­le. Yine kriz ko­mi­te­le­ri ku­ru­lur. Sarı çiz­me­ler gi­yi­lir. Fe­la­ket ala­nı­na gi­di­lir. Acı­lar, üzün­tü­ler kar­şı­sın­da, sağa sola ba­kı­lır ba­kı­lır…
Ben unut­tum.
Kaç bin defa ‘’KRİZ KOMİTESİ’’ ye­ri­ne , ‘’RİSK KOMİTESİ’’ ku­ra­lım dedim. Ve so­ru­nu ön­ce­den çö­ze­lim. Hır­sız ka­pı­mı­za da­yan­ma­dan dedim mi? Dedim.
Bir an evvel ‘’SU KAY­NAK­LA­RI BA­KAN­LI­ĞI’’nı ihdas ede­lim dedim mi? Dedim.
Sa­de­ce sel taş­kın ve he­ye­lan­lar değil, ku­rak­lık so­ru­nu da ka­pı­mız­da ül­ke­miz­de. ’ÇOK­SU-YOK­SU’’ benim slo­ga­nım­dır. Bunu, her in­şa­at mü­hen­di­si ola­cak öğ­ren­ci­me, bık­ma­dan söy­lü­yo­rum, söy­le­me­ğe devam edi­yo­rum. Zira, her ikisi de, ül­ke­miz de büyük so­run­lar ya­ra­tı­yor. ‘’ALLAH RI­ZA­SI İÇİN’’, öm­rü­nün 52 yı­lı­nı bu alan­da araş­tı­ran ve ça­lı­şan bir ki­şi­ye, bir yet­ki­li, bir bilim ada­mı­nı davet edip, da­nış­maz mı? Eğer ge­rek­mi­yor­sa, biz bu alan­da yan­lış kürek çek­mi­şiz. Eyvah…
Yaz­ma­ya­ca­ğım. Yaz­ma­ya­ca­ğım. Ko­nuş­ma­ya­ca­ğım…