Monthly Archives: Temmuz 2021

HAZİRAN 2021 ASGARİ GEÇİM SONUÇLARI AÇIKLANDI

Tür­ki­ye Ka­mu-Sen Araş­tır­ma Ge­liş­tir­me Mer­ke­zi’nin yap­mış ol­du­ğu 2021 Ha­zi­ran ayına ait as­ga­ri geçim en­dek­si so­nuç­la­rı açık­lan­mış­tır. Tür­ki­ye Ka­mu-Sen Ar-Ge Mer­ke­zi’nin yap­mış ol­du­ğu araş­tır­ma­yı de­ğer­len­di­ren Tür­ki­ye Kamu Sen Genel Baş­ka­nı Önder Kah­ve­ci, sa­de­ce he­def­le­nen enf­las­yo­na değil, ger­çek­le­şen enf­las­yon, har­ca­ma­lar­da­ki artış ve bü­yü­me­nin de dik­ka­te alın­dı­ğı bir sis­tem­de maaş zam­la­rı­nın be­lir­len­me­si ge­rek­ti­ği­nin al­tı­nı çizdi.

Tür­ki­ye İsta­tis­tik Ku­ru­mu’ndan alı­nan Ha­zi­ran 2021 fi­yat­la­rı­na göre ya­pı­lan araş­tır­ma­da ça­lı­şan tek ki­şi­nin yok­sul­luk sı­nı­rı 4.206,39 TL ola­rak he­sap­lan­mış­tır. Dört ki­şi­lik bir aile­nin as­ga­ri geçim haddi ise 8.804,97 lira ola­rak be­lir­len­miş­tir. So­nuç­lar, dört ki­şi­lik bir aile­nin as­ga­ri geçim had­di­nin bir ön­ce­ki aya göre 149,85 TL, %1,73 ora­nın­da art­tı­ğı­nı gös­ter­mek­te­dir.
Ça­lı­şan tek ki­şi­nin açlık sı­nı­rı ise bir ön­ce­ki aya göre 53,85 TL, %1,67 ora­nın­da yük­sel­miş ve 3.270,51 lira ola­rak he­sap­lan­mış­tır. Tür­ki­ye’de 4 ki­şi­lik bir aile­nin or­ta­la­ma gıda ve ba­rın­ma har­ca­ma­la­rı top­la­mı ise Ha­zi­ran ayın­da 3.263,58 lira ola­rak tah­min edil­miş­tir.
Ya­pı­lan araş­tır­ma­da, 4 ki­şi­lik bir aile­nin sağ­lık ku­ru­luş­la­rı­nın be­lir­le­di­ği gibi sağ­lık­lı bir bi­çim­de bes­le­ne­bil­me­si için ge­rek­li har­ca­ma­nın Ha­zi­ran 2021 ve­ri­le­ri­ne göre gün­lük 69,459 lira ol­du­ğu be­lir­len­miş­tir. Aile­nin aylık gıda har­ca­ma­sı top­la­mı ise 2.083,77 lira ol­muş­tur.
Ha­zi­ran 2021 iti­ba­ri ile or­ta­la­ma 4.806,24 TL ücret alan bir me­mu­run aile­si için yap­tı­ğı gıda har­ca­ma­sı, ma­aşı­nın %43,36’sini oluş­tur­muş­tur.
Tür­ki­ye İsta­tis­tik Ku­ru­mu ve­ri­le­rin­de 1.179,81 lira ola­rak be­lir­le­nen kira gi­de­ri ise Ha­zi­ran 2021 or­ta­la­ma ma­aşı­nın %24,55’ine denk gel­miş­tir. Buna göre bir memur, or­ta­la­ma ma­aşı­nın %67,91’ini yal­nız­ca gıda ve ba­rın­ma har­ca­ma­la­rı­na ayır­mak zo­run­da kal­mış­tır. Diğer ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­mak için ise ma­aşı­nın %32,09’u kal­mış­tır.
Or­ta­la­ma üc­ret­le ge­çi­nen bir memur aile­si­nin ula­şım, sağ­lık, eği­tim, ha­ber­leş­me, giyim gibi diğer zo­run­lu ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­ma­sı için Ha­zi­ran 2021 ma­aşın­dan ge­ri­ye yal­nız­ca 1.542,32 TL kal­mış­tır.
KAH­VECİ: NE ZA­MA­NA KADAR, MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİ HE­DEF­LE­NEN ENF­LAS­YON KADAR MAAŞ ZAMMI GİRDA­BI­NA MAH­KÛM OLA­CAK­TIR?
Tür­ki­ye Ka­mu-Sen Ar-Ge Mer­ke­zi’nin yap­mış ol­du­ğu araş­tır­ma­yı de­ğer­len­di­ren Tür­ki­ye Kamu Sen Genel Baş­ka­nı Önder Kah­ve­ci, sa­de­ce he­def­le­nen enf­las­yo­na değil, ger­çek­le­şen enf­las­yon, har­ca­ma­lar­da­ki artış ve bü­yü­me­nin de dik­ka­te alın­dı­ğı bir sis­tem­de maaş zam­la­rı­nın be­lir­len­me­si ge­rek­ti­ği­nin al­tı­nı çi­ze­rek, “Aile­le­riy­le bir­lik­te yak­la­şık 20 mil­yon va­tan­da­şı­mı­zı ya­kın­dan il­gi­len­di­ren Toplu Söz­leş­me sü­re­ci­ne sa­yı­lı gün­ler kala, sa­de­ce he­def­le­nen enf­las­yo­na değil, ger­çek­le­şen enf­las­yon, har­ca­ma­lar­da­ki artış ve bü­yü­me­nin de dik­ka­te alın­dı­ğı bir sis­tem­de maaş zam­la­rı­nın be­lir­len­me­si­nin ha­ya­ti de­re­ce­de önem­li ol­du­ğu or­ta­ya çıktı. Geç­ti­ği­miz hafta açık­la­nan Ha­zi­ran ayı enf­las­yon ra­ka­mı­nın ar­dın­dan toplu söz­leş­me­de %3 ola­rak be­lir­le­nen ora­nın üs­tü­ne %5.45 enf­las­yon farkı ve­ril­me­si bu ger­çe­ği iyice su yü­zü­ne çı­kar­mış­tır.
%8,45 memur ma­aş­la­rı­na 2021 yı­lı­nın ikin­ci ya­rı­sı için ya­pı­la­cak zammı ifade et­me­mek­te, yılın ilk yar­sın­da ma­aş­la­rı­nın %5,45 ora­nın­da eri­di­ği­ni tes­cil et­mek­te­dir. Buna göre memur ma­aş­la­rı 2021 yılı bo­yun­ca sü­rek­li eri­miş, ger­çek­le­şen enf­las­yon ocak ayın­da ve­ri­len %3’lük zammı ne­re­dey­se 3’e kat­la­mış­tır.
Kamu ça­lı­şan­la­rı­mız ve memur emek­li­le­ri­miz ma­sa­da ba­ğıt­la­nan ra­ka­mın ne­re­dey­se üç katı ora­nın­da enf­las­yon farkı ala­cak­tır. Daha önce de her plat­form­da de­fa­lar­ca dile ge­tir­di­ği­miz gibi, resmi ra­kam­la­rın ya­nın­da çarşı pa­zar­da­ki enf­las­yon sabit ve dar ge­lir­li­nin be­li­ni bü­kecek de­re­ce­de yük­sel­miş­tir.
Bu durum göz ardı edi­le­mez. Me­mur­la­rı­mı­zı ve emek­li­le­ri­mi­zi zo­run­lu ih­ti­yaç­la­rı­nı bile kar­şı­la­ya­ma­ya­cak du­ru­ma dü­şür­mek­ten kur­tar­ma­nın za­ma­nı çok­tan gel­miş­tir.
Ar-Ge Mer­ke­zi­mi­zin yap­tı­ğı araş­tır­ma da gös­ter­miş­tir ki, gün geç­tik­çe alım gücü azal­mak­ta­dır. Sa­de­ce bir ön­ce­ki aya göre he­sap­lan­dı­ğın­da bile, as­ga­ri geçim haddi yak­la­şık 150 TL art­mış­tır. 4 ki­şi­lik bir aile­nin or­ta­la­ma gıda ve ba­rın­ma har­ca­ma­la­rı top­la­mı 3.270 TL ol­muş­ken me­mur­la­rı­mız ve memur emek­li­le­ri kalan ma­aşı­nı ne­re­ye ye­tiş­ti­re­cek­ler­dir?
Kur­ban­lık fi­yat­la­rı or­ta­da­dır. Bu du­rum­da kur­ban ke­se­rek dini ve­ci­be­le­ri­ni bile ye­ri­ne ge­ti­re­me­yecek du­rum­da olan kamu ça­lı­şan­la­rı­na bay­rak ik­ra­mi­ye­si­ni çok gören an­la­yı­şı kabul etmek müm­kün de­ğil­dir. Diğer ça­lı­şan­la­ra ve emek­li­le­re bay­ram ik­ra­mi­ye­si ve­ri­lir­ken sa­de­ce me­mur­la­ra ve­ril­me­me­si­ni an­la­mı­yo­ruz. Bay­ram ön­ce­si bir müjde ver­mek bu kadar zor ol­ma­ma­lı­dır diye dü­şü­nü­yo­ruz.
Hal böyle iken, sabit ve dar ge­lir­li ne­re­ye kadar da­ya­na­cak, ne za­ma­na kadar ma­aş­lar­da eri­me­ye mah­kûm ola­cak­tır? Me­mur­la­rı­mız ve emek­li­le­ri­miz yıl­lar­dan beri ancak enf­las­yon kadar maaş zammı ala­bil­mek­te­dir. Bu da ma­aş­la­rın ger­çek­te hiç art­ma­dı­ğı, memur ve emek­li­le­re yıl­lar­dır sıfır zam ve­ril­di­ği an­la­mı­na gel­mek­te­dir. Eko­no­mik bü­yü­me de he­sa­ba ka­tıl­dı­ğın­da ülke zen­gin­le­şir­ken ge­li­ri düşen ve sü­rek­li fa­kir­le­şen tek gru­bun memur ve emek­li­ler ol­du­ğu gö­rül­mek­te­dir.
Gün bu­gün­dür. Sa­de­ce he­def­le­nen enf­las­yo­na değil, ger­çek­le­şen enf­las­yon, har­ca­ma­lar­da­ki artış ve bü­yü­me­nin de dik­ka­te alın­dı­ğı bir sis­tem­de maaş zam­la­rı­nın be­lir­le­ne­rek kamu ça­lı­şan­la­rı­na zam ya­pıl­ma­sı­nı bir kez daha talep edi­yo­ruz. Geç­miş yıl­lar­da­ki ka­yıp­la­rı­mı­zın te­la­fi edil­me­si nok­ta­sın­da ay­lar­dır dile ge­tir­di­ği­miz ek zam bir an önce kamu gö­rev­li­le­ri­ne ve­ril­me­li­dir. Bu ek zam aynı za­man­da eko­no­mi­ye de ciddi kat­kı­lar sağ­la­ya­cak ve pi­ya­sa­yı ha­re­ket­len­di­re­cek­tir.
Bu eko­no­mik şart­lar al­tın­da bu maaş ar­tış­la­rı­nın hak­ka­ni­yet, ada­let ve eko­no­mik ger­çek­ler­le bağ­da­şır hale gel­me­si için ta­lep­le­ri­mi­zin ha­ya­ta geç­me­si­ni is­ti­yo­ruz.
Toplu söz­leş­me gö­rüş­me­le­ri için gün sa­yar­ken memur ve emek­li­le­rin ma­sa­ya ala­cak­lı ola­rak otur­ma­ma­la­rı için bu eri­me­nin mut­la­ka te­la­fi edil­me­si ge­rek­mek­te­dir. Hak­kı­mız olanı is­te­mek­ten başka bir ga­ye­miz yok­tur.
Ya­şa­nı­lan zor­luk­la­ra rağ­men en kri­tik za­man­lar­da canla başla ça­lı­şan kamu ça­lı­şan­la­rı­nın hak et­ti­ği maaşı al­ma­sı­nı is­ti­yo­ruz” dedi.


Haber: Cey­hun KA­LEN­DER

Üniversite, burs imkanlarını duyurdu

Yük­se­köğ­re­tim Ku­rum­la­rı Sı­na­vı (2021-YKS) geç­ti­ği­miz gün­ler­de ger­çek­leş­ti. İstan­bul Ru­me­li Üni­ver­si­te­si de, sınav son­ra­sı aday öğ­ren­ci­le­re sağ­la­ya­ca­ğı burs­lar hak­kın­da de­tay­lı bil­gi­ler verdi. Üni­ver­si­te, ken­di­le­ri­ni ter­cih eden aday­la­ra ‘Yöre Bursu, Ter­cih Bursu ve Ru­me­li Bursu’ ve­re­ce­ği­ni du­yur­du.

6 yıl­lık genç bir üni­ver­si­te ol­ma­la­rı­na rağ­men, dünya üni­ver­si­te­si olma yo­lun­da hızlı adım­lar­la iler­le­dik­le­ri­ni dile ge­ti­ren İstan­bul Ru­me­li Üni­ver­si­te­si Reh­ber­lik Uz­ma­nı Tuğba Zırıh öğ­ren­ci­le­re sun­duk­la­rı burs im­kân­la­rı ile il­gi­li bilgi verdi. “Üni­ver­si­te­mi­zin Yöre Bursu, Ter­cih Bursu ve Ru­me­li Bursu olmak üzere üç çeşit burs se­çe­ne­ği yer alı­yor” diyen Zırıh söz­le­ri­ne şöyle devam etti;
“İlk 3 ter­cih­te %45 Yöre Bur­su­muz, İstan­bul İli Ar­na­vut­köy, Av­cı­lar, Ba­şak­şe­hir, Bey­lik­dü­zü, Bü­yük­çek­me­ce, Ça­tal­ca, Esen­yurt ve Si­liv­ri İlçe­le­ri Te­kir­dağ İli ve tüm il­çe­le­ri, Kırk­la­re­li İli ve tüm il­çe­le­ri, Edir­ne İli ve tüm il­çe­le­ri­ni kap­sı­yor. Li­sans ve ön li­sans prog­ram­la­rı için (İlk ve Acil Yar­dım Prog­ra­mı ha­ri­cin­de), ilk üç ter­cih­te yazan ve yer­le­şen tüm öğ­ren­ci­le­ri­mi­ze yüzde 45 ora­nın­da yöre bursu ve­re­rek öğ­ren­ci­le­ri­mi­ze aka­de­mik eği­tim im­kâ­nı su­nu­yo­ruz.’’
Zırıh, ‘’Bir diğer bur­su­muz olan, ilk 5 ter­cih­te %30 ter­cih bur­su­muz ile ilk 5 ter­cih­te üni­ver­si­te­mi­zi ter­cih eden ve ÖSYM Ba­şa­rı bursu ile yer­le­şen tüm öğ­ren­ci­le­re tüm bölüm ve prog­ram­lar­da + yüzde 30 ora­nın­da Ter­cih Bursu ola­na­ğı sağ­lı­yo­ruz’’dedi.
Tuğba Zırıh, “Yöre Bursu kap­sa­mı dı­şın­da kalan böl­ge­ler­de üni­ver­si­te­mi­zin tüm li­sans bö­lüm­le­ri (Psi­ko­lo­ji Bö­lü­mü Hariç) ile Ön­li­sans Prog­ram­la­rın­da (İlk ve Acil Yar­dım Prog­ra­mı Hariç) tam üc­ret­li ola­rak ilk 3 ter­ci­hin­de yazan ve yer­le­şen öğ­ren­ci­le­re 2020 – 2021 Eği­tim öğ­re­tim üc­re­ti mali ka­yıt­la­rın­da Li­sans Bö­lüm­le­rin­de, yüzde 30+ yüzde 30, ön­li­sans bö­lüm­le­rin­de ise yüzde 30 + yüzde 15 ora­nın­da ilk 3 ter­cih­te Ru­me­li Bursu uy­gu­la­na­cak­tır” dedi ve ek­le­di:
“YKS so­nuç­la­rı­nın 4 Ağus­tos’ta açık­lan­ma­sı plan­la­nı­yor. So­nuç­lar açık­lan­dık­tan sonra öğ­ren­ci­ler ter­cih­le­ri­ni ya­par­ken, bu burs de­tay­la­rı­nı in­ce­le­mek ve bilgi almak için call cen­ter üze­rin­den üni­ver­si­te yet­ki­li­le­ri­ne ya da web si­te­miz­den de­tay­lı bil­gi­ye ula­şa­bi­lir­ler’’


Ha­ber-Fo­to: Teni Tapık Çimen

Koruyucu maske ve tulum ihracatında hibe şartları kaldırıldı

2020’de pan­de­mi­nin et­ki­siy­le ih­ra­cat­ta re­kor­lar kıran me­di­kal tek­nik teks­til ürün­le­rin­de Dev­let Mal­ze­me Ofisi’ne hibe şartı kal­dı­rıl­dı.

Sek­tör, me­di­kal teks­til ih­ra­ca­tı­nın dü­şü­şe geç­ti­ği­ni ve bu ka­ra­rın geç alın­dı­ğı gö­rü­şün­de.
Ege İhra­cat­çı Bir­lik­le­ri Ko­or­di­na­tör Baş­ka­nı ve Ege Teks­til ve Ham­mad­de­le­ri İhra­cat­çı­la­rı Bir­li­ği Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Jak Es­ki­na­zi, “5 adet cer­ra­hi maske ih­ra­ca­tı için 1 adet cer­ra­hi maske hibe, 10 adet ko­ru­yu­cu tulum ih­ra­ca­tı için 1 adet ko­ru­yu­cu tulum ya da 3 adet ko­ru­yu­cu tulum ih­ra­ca­tı için 20 adet cer­ra­hi maske hibe şartı bu­lu­nu­yor­du. Yak­la­şık 2 se­ne­dir devam eden pan­de­mi­nin so­nu­na doğru me­di­kal ürün gru­bun­da re­ka­be­ti za­yıf­la­tan mev­cut hibe şart­la­rı­nın kal­dı­rıl­ma­sı sek­tö­rü­müz için çok geç alı­nan bir karar.” dedi.
Es­ki­na­zi, geçen sene Tür­ki­ye ge­ne­li Ha­zi­ran ayın­da me­di­kal teks­til ih­ra­ca­tı­nın 247 mil­yon do­lar­ken bu sene 20 mil­yon do­lar­da sey­ret­ti­ği­ni ve yüzde 92 düşüş ol­du­ğu­nu açık­la­dı.
“2021’in ilk ya­rı­sın­da da me­di­kal teks­til ih­ra­ca­tı­mız 566 mil­yon do­lar­ken bu sene yüzde 42 dü­şüş­le 329 mil­yon do­la­ra ge­ri­le­di. Bu tablo bize karar için çok geç ol­du­ğu­nu ve pa­zar­la­rın kay­be­dil­di­ği­ni açık­ça gös­te­ri­yor. Pan­de­mi baş­la­dı­ğın­dan beri hibe şar­tı­nın kal­dı­rıl­ma­sı ta­le­bi­mi­zi her mec­ra­da yi­ne­le­dik, çağ­rı­lar yap­tık. Ha­zır­gi­yim, kon­fek­si­yon teks­til sek­tör­le­ri­nin pan­de­mi dö­ne­min­de ayak­ta kal­ma­sın­da kü­re­sel ta­le­bin yoğun ol­du­ğu me­di­kal ürün­le­rin payı bü­yük­tü. 2020’de Tür­ki­ye ge­ne­li me­di­kal teks­til ih­ra­ca­tı­mız yüzde 2 bin 204 ar­tış­la 1,4 mil­yar dolar ola­rak ger­çek­leş­miş­ti. Me­di­kal tek­nik teks­til ih­ra­ca­tı­nın ar­tı­şın­da da asıl payı oluş­tu­ran cer­ra­hi el­bi­se­ler ve mas­ke­ler­di. Hemen ref­leks gös­te­ril­sey­di du­ru­mu le­hi­mi­ze çe­vi­rip yıl­lık ih­ra­ca­ta yak­la­şık 5 mil­yar dolar katkı sağ­la­ya­bi­lir­dik. Ne­ti­ce­de çağ­rı­mız geç de olsa kar­şı­lık bul­muş oldu.” Jak Es­ki­na­zi, ka­ra­rın ne­ti­ce­len­di­ril­me­sin­de büyük rol oy­na­yan Cum­hur­baş­ka­nı Recep Tay­yip Er­do­ğan, Ti­ca­ret Ba­ka­nı Dr. Meh­met Muş, Sağ­lık Ba­ka­nı Dr. Fah­ret­tin Koca ve Tür­ki­ye İhra­cat­çı­lar Mec­li­si Baş­ka­nı İsmail Gülle’ye te­şek­kür­le­ri­ni ilet­ti.

Ha­ber-Fo­to: Murat DEMİRCAN

Şeker Hastalığı (Diyabet) Nasıl Kontrol Altında Tutulur?

Di­ya­bet, diğer bir adıy­la di­abe­tes mel­li­tus, kan­da­ki şeker (gli­koz) se­vi­ye­si­nin aşırı de­re­ce­de yük­sel­me­si­ne (hi­perg­li­se­mi) neden olan bir has­ta­lık­tır. Di­abe­tes mel­li­tus, Yu­nan­ca’da şe­ker­li idrar an­la­mı­na gelir. Bunun ne­de­ni kanda çok yoğun olan şe­ke­rin id­ra­ra ka­rış­ma­sı­dır. Bu has­ta­lık, ka­lıt­sal ve çev­re­sel et­ken­le­rin bir­le­şi­mi ile olu­şur. Di­ya­bet, bir­çok has­ta­lı­ğın oluş­ma­sın­da bi­rin­ci sı­ra­da rol alır. İnsan­la­rın sağ­lı­ğı­nı teh­dit eden bu has­ta­lık tüm dün­ya­da yay­gın şe­kil­de gö­rül­mek­te­dir ve tıbbi ge­liş­me­ler sa­ye­sin­de mak­si­mum de­re­ce­de kont­rol al­tın­da tu­tul­mak­ta­dır. Di­ya­be­ti kont­rol al­tın­da tu­ta­bil­mek için son dö­nem­de yeni ci­haz­lar da üre­til­mek­te­dir. Bu ci­haz­lar sa­ye­sin­de has­ta­la­rın kan şe­ke­ri öl­çüm­le­ri sü­rek­li ve anlık ola­rak ya­pı­la­bil­mek­te­dir. Ölçüm so­nuç­la­rı, mobil ay­gıt­la­ra anlık ola­rak gön­de­ri­le­bil­mek­te veya in­ter­net üze­rin­den fark­lı veri ta­ban­la­rı­na kay­de­di­le­bil­mek­te­dir.
Pank­re­as, karın boş­lu­ğun­da, omur­ga­nın bel bö­lü­mü­nün önün­de yer alan salgı be­zi­dir. Pank­re­as, ye­ter­li mik­tar­da in­sü­lin hor­mo­nu üre­te­me­di­ğin­de veya üre­ti­len in­sü­lin hor­mo­nu­nu vü­cut­ta et­ki­li şe­kil­de kul­la­nı­la­ma­dı­ğın­da di­ya­bet olu­şur. Di­ya­bet­li bir has­ta­da, kana geçen gli­koz hüc­re­ler­de kul­la­nı­la­maz ve gli­ko­zun kan­da­ki se­vi­ye­si yük­se­lir.
Kan Şe­ke­ri Öl­çü­mün­de Umut Ve­ri­ci Ge­liş­me­ler
Son dö­nem­de tıp dün­ya­sın­da, di­ya­be­tin te­da­vi­siy­le il­gi­li kay­de­di­len be­lir­gin bir iler­le­me söz ko­nu­su de­ğil­dir. Bir asır­dan daha yakın bir zaman önce, di­ya­bet kont­rol edi­le­mez bir has­ta­lık ola­rak gö­rü­lü­yor­du ve özel­lik­le “tip 1 di­ya­bet” ölüm­cül bir has­ta­lık ola­rak kabul edi­li­yor­du. 1920’lerde in­sü­li­nin keşfi ve hasta bi­rey­ler­de kul­la­nı­mı, di­ya­be­ti be­lir­li bir öl­çü­de kont­rol ede­bil­me im­ka­nı sağ­la­mış­tır. Ancak kan şe­ke­ri testi tek­nik­le­ri o ta­rih­ten iti­ba­ren 50 yıl daha müm­kün ol­ma­mış­tır. Hasta bi­rey­ler yak­la­şık son 40 yıl­dır kendi kan test­le­ri­ni ya­pa­rak şeker oran­la­rı­nı takip ede­bil­mek­te­dir.
Es­ki­den has­ta­la­rın gün­lük ya­şam­la­rı di­ya­be­tin te­da­vi­si ve kont­rol al­tın­da tu­tul­ma­sı et­ra­fın­da dö­nü­yor­du. Bu durum şı­rın­ga­la­rı kay­nat­mak, hay­van­sal in­sü­lin for­mü­las­yon­la­rı, katı ve de­ğiş­mez di­yet­ler ve gün­lük spor ak­ti­vi­te­le­riy­le kan şe­ke­ri se­vi­ye­le­ri­ni kı­sıt­lı bir şe­kil­de kont­rol ede­bil­me­yi içe­ri­yor­du. Son on yılda di­ya­bet­le il­gi­li önem­li ge­liş­me­ler kay­de­dil­miş­tir. Özel­lik­le, has­ta­la­rın kan şe­ke­ri se­vi­ye­le­ri­ni kont­rol ede­bil­me­le­ri için ge­liş­ti­ri­len ci­haz­lar test için ge­re­ken za­ma­nı ol­duk­ça aza in­dir­miş­tir. Sa­ni­ye­ler için­de öl­çüm­ler ya­pa­rak kan­da­ki şeker mik­ta­rı­nı test etmek müm­kün­dür. Bu sa­ye­de in­sü­lin te­da­vi­si­nin doğru za­man­da ve şe­kil­de uy­gu­la­na­bil­me­si sağ­lan­mak­ta­dır. İnsü­lin te­da­vi­si­nin amacı kan­da­ki gli­koz se­vi­ye­si­ni nor­ma­le ge­tir­mek­tir. Gli­koz se­vi­ye­si­nin nor­ma­le dön­me­si komp­li­kas­yon­la­rın ge­liş­me ris­ki­ni azalt­mak­ta­dır.
Özel­lik­le son bir­kaç yılda ge­liş­ti­ri­len yeni ci­haz­lar sa­ye­sin­de kanda bi­ri­ken gli­koz mik­ta­rı­nın tes­pit edil­me­si ve kayıt al­tı­na alın­ma­sı çok ko­lay­laş­mış­tır. Vü­cu­da her­han­gi bir şey ba­tır­ma­dan ve do­ku­yu ka­nat­ma­dan sü­rek­li ölçüm so­nu­cu ala­bil­mek müm­kün ol­muş­tur. Hatta çıkan so­nuç­la­ra göre in­sü­lin uy­gu­la­ma­sı da oto­ma­tik hale dö­nüş­tü­rül­müş­tür. Ci­haz­lar artık sü­rek­li ola­rak vü­cu­da bağlı şe­kil­de dur­mak­ta­dır ve anlık öl­çüm­ler­le ih­ti­yaç olan doğru mik­tar­da­ki in­sü­li­ni kana ver­mek­te­dir.
Yeni Ci­haz­lar Di­ya­bet Kont­ro­lü­nü Ko­lay­laş­tı­rı­yor
Yeni araş­tır­ma­lar, sü­rek­li kan şe­ke­ri öl­çü­mü yapan sen­sör­ler ile in­sü­lin pom­pa­la­rı­nın bir­leş­ti­ril­me­si­ni sağ­la­mış­tır. Bu sa­ye­de takip ve te­da­vi daha dü­zen­li ya­pı­la­bil­mek­te­dir. Bu sis­tem ön­ce­ki ge­le­nek­sel yön­tem­le­re göre kan şe­ke­ri kont­ro­lü­nün daha iyi ya­pı­la­bil­me­si­ni sağ­la­mak­ta­dır. Kan­da­ki şeker mik­ta­rı ye­mek­ten önce ve uyku sı­ra­sın­da düşer, tok­luk ha­li­ne yük­se­lir. Gün bo­yun­ca de­ğiş­ken­lik gös­te­ren kan şe­ke­ri dü­zen­li ola­rak öl­çül­me­li ve doğru bir şe­kil­de kayıt al­tı­na alın­ma­lı­dır. Bu ka­yıt­lar he­kim­ler ta­ra­fın­dan kont­rol edi­le­rek has­ta­lı­ğın seyri ve te­da­vi yön­tem­le­ri be­lir­le­nir. Ma­ale­sef has­ta­lar ölçüm so­nuç­la­rı­nın doğru şe­kil­de kay­de­dil­me­si ko­nu­su­na ye­te­ri de­re­ce­de ri­ayet et­me­mek­te­dir. Hasta ya­kın­la­rı ise sü­rek­li ola­rak buna bir çözüm ara­mak­la meş­gul olur­lar ve has­ta­yı ikna et­me­ye ça­lı­şır­lar. Ancak çoğu zaman ba­şa­rı­sız olur­lar. Ge­le­nek­sel yön­tem­de ölçüm so­nuç­la­rı has­ta­lar ta­ra­fın­dan ma­ni­pü­le edi­le­bi­lir. Çünkü çıkan so­nuç­la­rın takip çi­zel­ge­si­ne doğru bir şe­kil­de ya­zıl­ma­sı ta­ma­men has­ta­nın ini­si­ya­ti­fin­de­dir. Has­ta­lar, rutin dok­tor kont­ro­lün­den, has­ta­ne­ye git­mek­ten veya in­sü­lin uy­gu­la­ma­sın­dan bık­tık­la­rı için ölçüm so­nuç­la­rı­nı fark­lı şe­kil­de kayıt al­tı­na ala­bil­mek­te­dir. Bu so­ru­nun çö­zü­mü için ih­ti­yaç olan şey oto­ma­tik ola­rak ça­lı­şan ci­haz­lar­dır. Yeni üre­ti­len bu ci­haz­lar has­ta­nın vü­cu­du­na bağlı kalır. Be­lir­li sü­re­ler­de vü­cu­da bağlı sen­sör­le­rin ye­ni­len­me­si ge­re­kir. Bunun dı­şın­da ci­haz­la­rın kul­la­nı­mı ve ba­kı­mı ge­le­nek­sel yön­tem­le­re göre ol­duk­ça ko­lay­dır. Hasta ini­si­ya­ti­fi­ni devre dışı bı­ra­kan bu sis­tem­ler gü­nü­müz­de üre­til­mek­te­dir ve her­ke­sin ula­şa­bil­me­si için makul fi­yat­lar­da sa­tıl­mak­ta­dır. Di­ya­bet­le il­gi­li takip ve kont­ro­lü ko­lay­laş­tı­ran bu ci­haz­la­rın genel adı mobil sağ­lık takip sis­te­mi­dir. Bu ci­haz­lar, ya­pı­lan öl­çüm­le­ri hem kendi ha­fı­za­la­rı­na kay­de­der hem de ki­şi­nin cep te­le­fo­nu­na gön­de­rir. Bunun dı­şın­da, veri ta­ban­la­rı­na in­ter­net üze­rin­den kay­de­di­len ölçüm so­nuç­la­rı is­te­nil­di­ğin­de has­ta­lar, hasta ya­kın­la­rı veya he­kim­ler ta­ra­fın­dan gra­fik­sel ola­rak da in­ce­le­ne­bi­lir. Böy­le­ce has­ta­lı­ğın top­lum­da­ki da­ğı­lı­mı ve te­da­vi et­kin­li­ği is­ta­tis­tik­sel ola­rak da de­ğer­len­di­ri­le­bi­lir ve yeni te­da­vi yak­la­şım­la­rı­nın ge­liş­ti­ril­me­si­ne katkı sağ­la­ya­bi­lir. Di­ya­bet­te kul­la­nı­lan ci­haz­lar dı­şın­da tan­si­yon alet­le­ri, pulse ok­si­met­re ci­haz­la­rı ve bas­kül­ler gibi evde kul­la­nı­lan bir­çok tıbbi cihaz da bir­bi­riy­le ha­ber­le­şe­bi­lir veya öl­çüm­le­ri in­ter­net üze­rin­den kayıt al­tı­na ala­bi­lir şe­kil­de ge­liş­ti­ril­miş­tir. Yeni ge­liş­ti­ri­len ve ta­ma­men oto­ma­tik ça­lı­şan bu ci­haz­la­rın öl­çüm­le­ri akıl­lı te­le­fon­lar­dan da takip edi­le­bil­mek­te­dir. Ay­rı­ca, ölçüm so­nuç­la­rı has­ta­nın ya­kı­nı­na veya pri­mer he­ki­mi­ne SMS ola­rak gön­de­ri­le­bi­lir. Bu sa­ye­de ba­kı­ma ih­ti­yaç duyan has­ta­lar sü­rek­li ola­rak kont­rol al­tın­da tu­tu­la­bi­lir. Ölçüm so­nuç­la­rı ha­ya­ti de­ğer­le­rin dı­şın­da olur­sa acil durum pro­se­dür­le­ri­ni hız­lı­ca uy­gu­la­mak müm­kün ola­bi­lir. Bu ci­haz­lar sa­ye­sin­de öl­çüm­ler ve in­sü­lin uy­gu­la­ma­la­rı oto­ma­tik hale dö­nüş­müş­tür. Bu durum hem ve­ri­le­rin doğru ve oto­ma­tik ola­rak iş­len­me­si­ni hem de ki­şi­nin ra­hat­sız­lık­la­rı­nın rutin bir iyi­leş­me sü­re­ci­ne gir­me­si­ni sağ­la­mak­ta­dır. Ya­pı­lan kli­nik ça­lış­ma­lar, dü­zen­li öl­çüm­le­rin ve sü­rek­li ta­ki­bin di­ya­bet has­ta­la­rın­da olum­lu so­nuç­lar do­ğur­du­ğu­nu gös­ter­mek­te­dir. Mobil takip sis­tem­le­ri hem has­ta­la­rın 24 saat kont­rol al­tın­da ol­ma­sı­nı ve öl­çüm­le­ri­ni dü­zen­li bir şe­kil­de yap­ma­sı­nı hem de sü­rek­li ola­rak aile ve dok­tor gö­ze­ti­min­de ol­ma­sı­nı sağ­la­mak­ta­dır. Bir­bir­le­riy­le ile­ti­şim ku­ra­bi­len mobil tıbbi ci­haz­lar artık sağ­lı­ğı­mı­zın bir par­ça­sı ol­muş­tur. Saat gibi kola ta­kı­la­bi­len gli­koz öl­çü­mü yapan ci­haz­lar da pi­ya­sa­ya su­nul­muş­tur. Yakın bir za­man­da di­ya­bet­li has­ta­lar par­mak­tan kan alma yön­te­miy­le kan şe­ke­ri ölç­mek­ten kur­tu­la­cak­lar­dır. Mobil sağ­lık takip sis­tem­le­ri­ne en­teg­re edi­le­bi­len bu tip ürün­ler ile öl­çüm­ler oto­ma­tik ola­rak in­ter­net üze­rin­de sak­lan­mak­ta­dır. Bu da has­ta­la­rın ve sağ­lık pro­fes­yo­nel­le­ri­nin üze­rin­de­ki büyük bir yükü or­ta­dan kal­dır­mak­ta­dır. Ay­rı­ca hasta ya­kın­la­rı­na güven veren bir durum oluş­tur­mak­ta­dır. Bu sis­tem­le­re ek­le­nen üc­ret­siz tıbbi da­nış­ma hiz­met­le­ri sa­ye­sin­de de hasta veya hasta ya­kın­la­rı is­te­dik­le­ri an te­le­fo­nun diğer ucun­da bir uzman he­kim­le gö­rüş­me fır­sa­tı bu­la­bil­mek­te­dir.

RİZE ŞEHRİ BEGONYA AÇTI

Rize Be­le­di­ye­si yaz mev­si­mi­nin baş­la­ma­sıy­la, renga reng la­le­ler­le süs­le­di­ği şehri mer­ke­zi gi­ri­şi ve şeh­ri­nin dört bir ya­nın­da bu­la­nan park­lar­dan ki çok be­ğe­ni­len lale ve çi­çek­ler­den sonra, mev­si­mi­ne göre fark­lı fark­lı çi­çek­ler­le şeh­ri­nin dört bir ya­nı­nı süs­le­me­ye devam edi­yor.

Rize Be­le­di­ye­si’nin yaz mev­si­mi için baş­lat­mış ol­du­ğu çi­çek­len­dir­me ça­lış­ma­la­rıy­la bir kısmı be­le­di­ye sera ala­nın­da üre­ti­len 200 bin be­gon­ya ve ka­di­fe çi­çe­ği şehri süs­le­yecek.
Rize Be­le­di­ye­si Park ve Bah­çe­ler Mü­dür­lü­ğü ta­ra­fın­dan şeh­rin fark­lı yer­le­rin­de­ki park ve bah­çe­le­rin ba­kı­mı ve re­füj­le­rin çi­çek­len­di­ril­me­si ça­lış­ma­la­rı sür­dü­rü­lü­yor. Bu ça­lış­ma­lar kap­sa­mın­da Çif­te­ka­vak, Ali­pa­şa, La­le­li cad­de­si, Sa­na­yi kav­şa­ğı, Dağ­di­bi kav­şa­ğı, Pa­ket­le­me Kav­şa­ğı, Araş­tır­ma kav­şa­ğı ve yol gü­zer­ga­hı ve şehir mer­ke­zi içe­ri­sin­de bu­lu­nan nok­ta­lar­da çi­çek­len­dir­me ve bakım ça­lış­ma­la­rı ya­pı­lı­yor. 110 bin çi­çe­ğin di­ki­mi­nin ta­mam­lan­dı­ğı, 90 bin çi­çe­ğin daha di­ki­le­ce­ği ça­lış­ma­lar ta­mam­lan­dı­ğın­da top­lam­da 200 bin adet çiçek şehre ayrı bir gü­zel­lik ka­zan­dı­ra­cak.

Haber: Bay­ram Ali Ka­val­cı
Foto: Rize Be­le­di­ye Basın

Varlık Barışı Sezgin Baran Korkmazlar için mi?

Ka­ra­pa­ra ak­la­mak su­çun­dan Tür­ki­ye ve ABD ta­ra­fın­dan ara­nan, geç­ti­ği­miz gün­ler­de Avus­tur­ya’da ya­ka­la­na­rak gö­zal­tı­na alı­nan Sez­gin Baran Kork­maz’ın Kings­ton Kar­deş­le­rin de yer al­dı­ğı Cum­hur­baş­ka­nı ile çe­kil­miş fo­toğ­ra­fı­nın içler acısı ol­du­ğu­nu söy­le­yen Be­ka­roğ­lu, AK Parti dö­ne­min­de 11 kez Vergi affı ve Var­lık ba­rı­şı ge­ti­ril­di­ği­ni, bun­lar­dan 5’inin doğ­ru­dan Var­lık ba­rı­şı­nı kap­sa­dı­ğı­nı be­lir­te­rek, yasa çı­kar­tı­la­rak TBMM’nin bu iş­le­re alet edil­di­ği­ni söy­le­di.

TBMM’de dü­zen­le­di­ği basın top­lan­tı­sın­da geç­ti­ği­miz gün­ler­de or­ta­ya çıkan Sez­gin Baran Kork­maz ve Kings­ton kar­deş­ler­le Cum­hur­baş­ka­nı Er­do­ğan’ın çek­tir­di­ği fo­toğ­ra­fı gös­te­ren Be­ka­roğ­lu, “Kara para ak­la­mak su­çun­dan ara­nan Sez­gin Baran Kork­maz ile Tür­ki­ye’de her ke­sim­den, her sek­tör­den, si­ya­si­ler­den, bü­rok­ra­si­den, yar­gı­dan, ba­sın­dan iliş­ki kur­ma­yan ne­re­dey­se kimse kal­ma­mış” dedi.
VAR­LIK BA­RI­ŞI İLE TBMM ALET EDİLDİ
Sez­gin Baran Kork­maz’ın henüz bu kara para ak­la­ma iş­le­ri or­ta­ya çık­ma­dan önce ba­şa­rı­lı ve ha­yır­se­ver işa­da­mı ola­rak ta­nı­tıl­dı­ğı­nı be­lir­ten CHP İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu, Kork­maz’ın Cum­hur­baş­ka­nı’na ne zaman baş­vur­sa kar­şı­lık­sız bı­rak­ma­dı­ğı­nı, ya­ban­cı işa­dam­la­rı ile gö­rüş­me ta­lep­le­ri­ni hiç red­det­me­di­ği­ni söy­le­di­ği­ni ha­tır­lat­tı. Kork­maz’ın, Cum­hur­baş­ka­nı ile işa­dam­la­rı­nın gö­rüş­me­le­ri­nin hemen son­ra­sın­da Tür­ki­ye’ye 270 mil­yon dolar para gir­di­ği­ni övü­ne­rek an­lat­tı­ğı ko­nuş­ma­la­rı bu­lun­du­ğu­nu kay­de­den Be­ka­roğ­lu, Tür­ki­ye’de Ada­let ve Kal­kın­ma Par­ti­si dö­ne­min­de 11 tane Vergi ve Var­lık Ba­rı­şı ge­ti­ren ya­sa­nın TBMM’de onay­lan­dı­ğı­nı söy­le­di. Bun­la­rın 5’inin doğ­ru­dan var­lık ba­rı­şı­nı içer­di­ği­ni ifade eden Be­ka­roğ­lu, şun­la­rı söy­le­di: “Dı­şa­rı­da ver­gi­len­di­ril­me­miş pa­ra­lar Tür­ki­ye’ye ge­lir­se vergi araş­tır­ma­sı ya­pıl­ma­ya­cak, bu­ra­da sis­te­me gi­recek. Var­lık ba­rı­şı özet­le bu. Bu para bu ka­nu­na da­ya­na­rak ge­li­yor. Ga­ze­te­ci­si, bü­rok­ra­tı, sav­cı­sı, si­ya­set­çi­si, ba­ka­nı hepsi bu işin için­de. Ma­ale­sef TBMM de bu işin için­de. Bu­ra­da bu kanun çı­kı­yor ve bu ka­nun­la ge­li­yor bu pa­ra­lar bu­ra­ya. Var­lık ba­rı­şı ka­nu­nu Plan ve Bütçe Ko­mis­yo­nu­na gel­di­ği zaman de­fa­lar­ca biz orada sor­duk, söy­le­dik; bu pa­ra­la­rın kay­na­ğı so­rul­mak zo­run­da­dır. Vergi araş­tır­ma­sı ya­pı­la­maz, tamam ama hiç­bir şe­kil­de so­ruş­tur­ma açı­la­maz, kay­na­ğı so­ru­la­maz den­me­me­li­dir. Ya eroin ti­ca­re­tin­den, insan ti­ca­re­tin­den,ko­ka­in ti­ca­re­tin­den, çocuk por­no­sun­dan elde edil­miş­se bu para; hiç­bir şe­kil­de kay­na­ğı so­ru­la­ma­ya­cak! İşte bu ka­nun­lar çı­ka­rıl­dı Tür­ki­ye’de ve bu in­san­lar bu fo­toğ­raf ka­re­le­ri­ni oluş­tur­du­lar, bu pa­ra­lar Tür­ki­ye’ye geldi. Bun­dan do­la­yı kre­di­bi­li­te­si tü­ken­di. Şimdi gi­di­yor­lar üçün­cü dör­dün­cü de­re­ce ül­ke­ler­le; Katar’la, Çin’le, Azer­bay­can’la, Ma­lez­ya ile swap an­laş­ma­sı yap­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar. Güya para ge­tir­me­ye ve mil­le­tin gö­zü­nü bo­ya­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar.
VAR­LIK BA­RI­ŞI İLE TÜRKİYE’YE NE KADAR PARA GELDİ?
Bunu ben dö­ne­min Ba­ka­nı’na ve Baş­ba­kan Bi­na­li Yıl­dı­rım’a sor­dum; Var­lık ba­rı­şı ile ne kadar para Tür­ki­ye’ye geldi, ne ka­da­rı bu­ra­da kaldı, ne ka­da­rı tek­rar dı­şa­rı çıktı? Bun­la­rı sor­dum, Bakan önce gör­mez­den geldi, sonra dedi ki, bu para bize gel­mi­yor, ban­ka­la­ra gi­di­yor. O zaman bu ban­ka­la­rın, güm­rü­ğün tabi ol­du­ğu Baş­ba­kan’a sor­dum; ne­re­den geldi diye. Hiç­bi­ri ciddi bir şe­kil­de cevap ver(e)medi.
KAÇ TANE KINGS­TON VAR, KAÇ TANE SBK?
Şimdi biz bir tek olay­dan söz edi­yo­ruz; bir Kings­ton Kar­deş­ler, Sez­gin Baran Kork­maz… Bu kadar mı? Bu­ra­dan so­ru­yo­rum; daha kaç tane Kings­ton Kar­deş­ler var. Kaç tane Kings­ton’ı Var­lık ba­rı­şı­nı kul­la­na­rak akla­dık. Kaç tane daha Sez­gin Baran Kork­maz var? Ama bun­la­rın sonu ge­lecek; ga­ze­te pat­ron­la­rı­nın büyük ço­ğun­lu­ğu bu ka­ran­lık iliş­ki­le­rin için­de. Onun için bu fo­toğ­ra­fı haber yap­mı­yor­lar. Gün­ler­den beri kara pa­ra­yı ko­nu­şu­yo­ruz, Sez­gin Baran Kork­maz’ı, ga­ze­te­ci­le­ri, ha­kim­le­ri, sav­cı­la­rı ko­nu­şu­yo­ruz ama bu fo­toğ­ra­fı hiç kimse haber yap­mı­yor.
Yerin di­bi­ne bat­ma­mız ge­re­kir. Yargı var­mış, Tür­ki­ye hukuk dev­le­tiy­miş, basın var­mış, hür­müş; bun­la­rın hepsi yalan! Bu kadar kısa bir sü­re­de koca bir ülke büyük bir hayal kı­rık­lı­ğı ile ku­rum­la­rın içi­nin bo­şal­tıl­ma­sı, çü­rü­me, ah­la­ki çö­kün­tü, ku­ral­sız­lık, hu­kuk­suz­luk… Ne­re­ye gi­di­yo­ruz, bun­la­rı kim nasıl to­par­la­ya­cak?
ÇARE ERKEN SEÇİM
Bun­la­rın tek bir ça­re­si var, nor­mal­leş­me için seçim ge­re­ki­yor. Böyle ka­ran­lık or­tam­lar­dan se­çi­me gi­de­rek bir çı­ka­bil­mi­şiz. Tür­ki­ye’nin der­hal seçim ka­ra­rı ver­me­si ge­rek­li­dir ve bu ik­ti­dar git­me­li­dir. Bu fo­toğ­ra­fın haber ol­ma­sı ve he­sa­bı­nın ve­ril­me­si ge­re­ki­yor. Zaten bir­bir­le­ri­ne gir­di­ler, gö­rü­yor­su­nuz. Cum­hur­baş­ka­nı’nın Ba­ka­nı’nı gay­ri­res­mi or­ta­ğı sa­vu­nu­yor. Bu, or­tak­lı­ğın ya­kın­da çat­la­ya­ca­ğı­nı gös­te­ri­yor. Çünkü, bu kadar ka­ran­lı­ğı ta­şı­ya­cak hiç­bir or­tak­lık yok­tur.


Haber: Mus­ta­fa SAKLI

BAZI YARALARI ZAMAN DEĞİL, SABIR İYİLEŞTİRİR

İnsan­la­rın akıl­cı dav­ran­ma­la­rı­nı en­gel­le­yen en önem­li se­bep­ler­den biri, sa­bır­sız­lık­la­rı ne­ti­ce­sin­de or­ta­ya çıkan fevri dü­şün­ce­le­ri ve fevri ta­vır­la­rı­dır.
Ani bir öfke ya da hırsa ka­pıl­mak aklı ka­pa­tır ve in­sa­nı bir anda hiç dü­şün­me­den ha­re­ket et­me­ye ite­bi­lir.
Aynı şe­kil­de korku, alın­gan­lık, dar­gın­lık gibi ta­vır­lar da in­sa­nın man­tık­lı ve akıl­cı dü­şün­me­si­ni en­gel­le­ye­bi­lir.
Sab­re­de­me­yen kim­se­ler, ha­yat­la­rı­nın büyük bö­lü­mün­de bu tür duy­gu­la­rı­na yenik düşer ve akıl­cı­lık­tan uzak­la­şır­lar.
Sabır, ince dü­şü­ne­bil­me­yi ve in­ce­lik­le­ri gö­re­bil­me­yi sağ­lar, Sab­rın önem­li bir başka özel­li­ği de, in­san­la­ra ilk anda gö­re­me­dik­le­ri de­tay­la­rı gös­te­re­bil­me ve bu yönde akıl yü­rü­te­bil­me fır­sa­tı ka­zan­dır­ma­sı­dır.
Sa­bır­sız in­san­lar, her şeyin bir an önce hal­le­dil­me­si­ni hedef edi­nir ve bunun dı­şın­da­ki de­tay­lar­la pek il­gi­len­mez­ler.
Do­la­yı­sıy­la belki de ken­di­le­ri için son de­re­ce önem­li olan ay­rın­tı­la­rı ka­çı­rır ve yan­lış ka­rar­lar alır­lar.
Yine aynı şe­kil­de kar­şı­la­rın­da­ki in­san­la­rın içe­ri­sin­de bu­lun­du­ğu du­ru­mu da gö­re­mez, on­la­rın ih­ti­yaç­la­rı­nı fark ede­mez ve bu ne­den­le de dü­şün­ce­siz ve in­sa­ni­yet­siz ta­vır­lar ser­gi­le­me ha­ta­sı­na dü­şe­bi­lir­ler.
Ak­si­ne sabır, in­sa­nın nef­si­nin pek çok kötü özel­li­ği­nin üs­te­sin­den ge­le­bil­me­si­ni ve böy­le­ce güzel dav­ra­nış­lar­da bu­lu­na­bil­me­si­ni sağ­lar.
Ancak unut­ma­mak ge­re­kir ki, bu, sa­de­ce iman eden­le­re has bir özel­lik­tir.
Allah’tan kork­ma­yan ve gös­ter­di­ği ah­la­kın ahi­ret­te kar­şı­lık bu­la­ca­ğı­nı unu­tan kim­se­ler nefis mü­ca­de­le­si için çaba sarf et­mez­ler.
Kar­şı­lı­ğın­da dün­ye­vi bir men­fa­at su­nul­ma­dı­ğı sü­re­ce, can­la­rı­nın is­te­di­ği gibi dav­ran­ma­mak için bir sebep gör­mez­ler.
Di­ye­lim ki bir ki­şi­nin eşi­nin an­ne­si has­ta­lan­dı­ğı için ev­le­ri­ne alıp bak­mak du­ru­mun­da ka­lır­lar.
Bu yaşlı ki­şi­ye ba­kıl­ma­sı ge­re­kir.
Bu, bir insan için el­bet­te sa­bır­la ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si ge­re­ken bir ha­yır­dır. Ancak sabır an­la­yı­şı­nı kav­ra­ya­ma­yan bir insan buna bir süre süre ta­ham­mül gös­te­re­bi­lir.
Bir süre sonra söy­len­me­ye, ar­dın­dan da “bir ba­kı­me­vi­ne ve­re­lim, ben ba­ka­ma­ya­ca­ğım” de­me­ye baş­lar. Hatta bir süre sonra fe­da­kâr­lık gös­ter­mek ve sab­ret­mek ye­ri­ne ba­kı­ma muh­taç olan an­ne­si yü­zün­den eşini ra­hat­lık­la terk ede­bi­lir.
Kay­nak: Sta­bil Hayat

TARIM MÜÜDÜRLÜĞÜNDEN YALAK DAĞITILDI

Rize İl Tarım ve Orman Mü­dür­lü­ğü ta­ra­fın­dan İkiz­de­re’de hay­van­la­rın su iç­me­si için Yalak da­ğı­tı­mı ya­pıl­dı.

İkiz­de­re Kay­ma­ka­mı Cafer Kay­mak­çı, Rize İl Tarım ve Orman Mü­dü­rü Murat Genç’in ka­tı­lı­mıy­la ilçe Kül­tür Mer­ke­zi sa­lo­nun­da konu hak­kın­da açık­la­ma­lar ya­pıl­dı. Köy ve Ma­hal­le Muh­tar­la­rı­nın ka­tıl­dı­ğı bil­gi­len­dir­me top­lan­tı­sın­da metal Su Ya­lak­la­rı (Sıvat) ih­ti­yaç bu­lu­nan köy­le­re sevk edil­di. İkiz­de­re İlçe Tarım ça­lı­şan­la­rı­nın kont­ro­lün­de Rize İl Tarım ve Orman Mü­dür­lü­ğü­müz ta­ra­fın­dan yap­tı­rı­lan 40 adet Yalak (Sıvat) ın da­ğı­tı­mın­da temel ama­cın hay­van­la­rın me­ra­da temiz sağ­lık­lı su iç­me­le­ri ol­du­ğu be­lir­til­di. İhti­yaç ol­du­ğun­da yine Sıvat te­da­rik edi­le­ce­ği­ni söy­le­yen Kay­ma­kam Cafer Kay­mak­çı’ temel ama­cı­mız il­çe­de hay­van­cı­lı­ğın ge­liş­me­si ve eko­no­mi­ye kat­kı­da bu­lun­ma­sı­dır. İl Tarım Mü­dür­lü­ğü­müz ih­ti­yaç his­se­di­len ve tes­pi­ti ya­pı­lan köy­le­ri­mi­ze Su Ya­lak­la­rı­nı tes­lim etti. Hay­van sa­hip­le­ri­miz bun­la­rı ko­ru­ya­rak hay­van­la­rı­na sağ­lık­lı temiz su iç­me­le­ri­ne kat­kı­da bu­lun­ma­lı­dır’ dedi.


Ha­ber-Fo­to: İsmet KÖ­SOĞ­LU

Çaykur Rizesporlu Futbolcular Sezon Öncesi Sağlık Kontrolünden Geçti

Süper Lig temsilcimiz Çay­kur Ri­zes­por’da yeni sezon ön­ce­si fut­bol­cu­lar sağ­lık kont­ro­lün­den geçti.

Ku­lüp­ten ya­pı­lan açık­la­ma­ya göre, yeşil ma­vi­li fut­bol­cu­la­rın Er­zu­rum Ata­türk Üni­ver­si­te­si Sağ­lık Araş­tır­ma ve Uy­gu­la­ma Mer­ke­zi’nde, sağ­lık kont­ro­lün­den geç­ti­ği be­lir­til­di.
De­tay­lı kan tet­kik­le­ri ya­pı­lan tek­nik ekip ve spor­cu­lar, efor test­le­ri ya­pı­lıp kalp eko­la­rı ve ak­ci­ğer film­le­ri çe­kil­dik­ten sonra or­to­pe­di, da­hi­li­ye, genel cer­ra­hi, ve kar­di­yo­lo­ji bö­lüm­le­rin­de mu­aye­ne edil­di.


Haber Merkezi

Çaykur Rizespor’dan 36 yaşındaki Gökhan Gönül’e resmi teklif

Süper Lig ekibi Fe­ner­bah­çe ile olan söz­leş­me­si sona eren sağ bek oyun­cu Gök­han Gönül’e Çay­kur Ri­zes­por talip oldu.

Çay­kur Ri­zes­por, Alper Potuk, Se­bas­ti­an Hol­men ve Ce­ma­li Ser­tel’den sonra gö­zü­nü Gök­han Gönül’e dikti.
Çay­kur Ri­zes­por, Fe­ner­bah­çe ile söz­leş­me­si sona eren tec­rü­be­li sağ bek ile bir araya geldi. Çay­kur Ri­zes­por, Alper Potuk, Se­bas­ti­an Hol­men ve Ce­ma­li Ser­tel’den sonra gö­zü­nü Gök­han Gönül’e dikti. Çay­kur Ri­zes­por, Fe­ner­bah­çe ile söz­leş­me­si sona eren tec­rü­be­li sağ bek ile bir araya geldi. Gö­rüş­me­nin olum­lu so­nuç­lan­dı­ğı be­lir­ti­lir­ken, 36 ya­şın­da­ki fut­bol­cu­nun kısa süre için­de imza ata­bi­le­ce­ği ifade edil­di. Ser­best oyun­cu ko­nu­mun­da­ki Gök­han, geçen sezon Fe­ner­bah­çe ile çık­tı­ğı 22 maçta 2 gol ve 2 asist kay­det­ti. Fatih Ka­ra­güm­rük’ün de adı oyun­cuy­la anı­lı­yor.


Haber Merkezi

Çaykur Rizespor Halter, Altın Madalya Kazandı

Afyonda 285 spor­cu­nun ka­tı­lı­mıy­la dü­zen­le­nen Genç­ler ve U-23 Hal­ter Tür­ki­ye Şam­pi­yo­na­sında Çay­kur Ri­zes­por hal­ter­ci­le­ri Onur De­mir­ci, Tür­ki­ye şam­pi­yo­nu oldu.

Onur De­mir­ci’nin altın ma­dal­ya al­ma­sıy­la Çay­kur Ri­zes­por Hal­ter Ta­kı­mı’nın şam­pi­yo­na­da ka­za­na­dı­ğı ma­dal­ya sa­yı­sı 2’ye yük­sel­di.


Haber Merkezi

OSB 2. Etapta Kamu yararı yok, maliyet hesabı var!

Kalkandere OSB’nin 2. Etabı için proje değişikliğine gidilerek 1. sınıf tarım arazilerinin kamulaştırılmasının nedenini Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a soran CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na göre alternatif daha uygun yer varken verimli tarım arazilerinin başka amaçla kullanılamayacağını belirtti.

Konuyu TBMM gündemine taşıyan Bekaroğlu, Rize’nin Kalkandere İlçesi Aksu Mahallesinde yapımı planlanan Organize Sanayi Bölgesi 2. Etabı için kamulaştırma ve altyapı maliyetlerinin yüksekliğinden dolayı bundan vazgeçildiği ve 2. Etabın toplam alanı 240.728,17 m2 olan 96 adet taşınmazın yer aldığı Hüseyinhoca Köyüne kaydırıldığı yönünde basında yer alan haberlere vurgu yaptı. Ayrıca kamulaştırılmak istenen arazilerin hak sahiplerinden çok sayıda şikayet aldığını belirten Bekaroğlu, “Aksu Mahallesindeki arsa niteliğindeki taşınmazların daha yüksek kamulaştırma bedellerine sahip olması ve altyapı maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle İdarenin proje değişikliğine giderek, maliyetlerini düşürmek için 2. Etabı Hüseyinhoca Köyüne kaydırdığı iddia edilmektedir.” dedi.

PROJE DEĞİŞİKLİĞİNDE KAMU YARARI YOK, AMAÇ MALİYETİ DÜŞÜRMEK  

Hüseyinhoca Köyündeki arazilerin tamamının eğimsiz, son derece verimli 1. Sınıf tarım arazisi olup, bu arazilerde çay tarımı yapıldığını ifade eden Bekaroğlu, “Proje değişikliğinin kamu yararından değil, idarenin maliyet hesabından kaynaklandığı ifade edilmekte, bunda kamunun herhangi bir yararı olmadığı, aksine zarar gördüğü belirtilmektedir.” dedi.

Anayasa’nın 44 ve 45. maddeleri ile “toprağın, tarım arazilerinin korunması ve işletilmesi için gerekli tedbirleri almakla görevlendirilen” devlete, “Tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırmak” ödevlerinin de yüklendiğini anlatan Bekaroğlu, “Doğu Karadeniz Bölgesinde sınırlı miktarda olan düşük eğimli ve verimli 1. Sınıf tarım arazilerinin başka amaçla kullanılması çeşitli kanun hükümleri ile de yasaklanmıştır.” Dedi.

ALTERNATİF VAR, TARIM ARAZİLERİ KAMULAŞTIRILAMAZ

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 13. maddesinde Alternatif alan bulunmaması halinde ve Kurul’un uygun görmesi şartıyla; d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar, … için bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.” hükmü yer aldığını kaydeden Bekaroğlu, “Bu yasal düzenlemelere göre; mutlak tarım arazisi olarak korunması gereken Hüseyinhoca Köyündeki arazilerin tarımsal amaç dışı kullanıma tahsis edilmesi için idareye yetki verilmiş olsa da bu yetki, “alternatif başka bir alan olmaması” koşulu ile sınırlandırılmış ve Toprak Koruma Kurulu’nun uygun görmesine bağlanmıştır. Rize Organize Sanayi Bölgesinin 2. Etabı için alternatifsizlik söz konusu değildir. Burada idarenin kıraç ve tarıma daha az elverişli olan araziyi kullanmak yerine, kamulaştırma ve altyapı maliyetlerini düşürmek için düz ve verimli mutlak tarım arazilerine yöneldiği izlenimi doğmaktadır.” ifadelerini kullanarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’tan şu sorularına yanıt istedi:

  1. Rize OSB 2. Etabı için Aksu Mahallesindeki araziden niçin vazgeçilmiştir? Bunun nedeni, iddia edildiği gibi kamulaştırma ve altyapı maliyetinin yüksek olması mıdır? 
  2. Anayasa’nın ve yasaların korunmasını emredici hükümlerine istinaden başka amaçla kullanılması yasaklanmış olan Hüseyinhoca Köyündeki tarım arazilerinin kamulaştırılması kararını gözden geçirip, ilgili meslek örgütleri ile üniversitelerden temsilcilerden oluşan uzman bir heyete araştırma yaptırıp yeniden inceleme yapacak mısınız? 
  3. Bu araştırma sonucunda kamulaştırma kararının yanlış olduğunun ortaya çıkması durumunda bu kararı iptal edecek misiniz? 
  4. Tarım arazilerinin başka amaçla kullanılması için alternatif başka alan bulunmaması koşulu sağlanmadığı halde tarım arazileri nasıl kamulaştırılabilmiştir? 
  5. Rize OSB’nin 2. Etabı için daha az verimli başka alanları değerlendirecek misiniz? 
  6. Gıda kıtlığı olan dünyada tarım arazilerinin önemi giderek artarken, ülkemizdeki verimli tarım arazilerinin başka amaçla kullanılmasını uygun görüyor musunuz? 

Haber: Mustafa SAKLI

AMERİKA GÖÇMENLİK İŞLEMLERİNDE OLUMLU GELİŞMELER

Theabridge 2011’den bu yana Amerika Birleşik Devletleri için göçmenlikalanında hizmet sunan bir danışmanlıkfirmasıdır. Hedefleri en kaliteli hizmeti sunmak olan firmanın kurucusu Yasemin Elmas, Amerika Birleşik Devletleri yeni başkanı Joe Biden’ın başkanlığının ilk haftasından itibaren göçmenlik konusundaki bazı kararlarıyla bu alanda verdiği sözleri tutmaya oldukça hızlı başladığını, ilk yaptığı şeylerden birinin Müslüman ve Afrikalı’lara karşı olan yasağı ve ‘Sıfır Tolerans’ uygulaması ile sağlık ve finans konularında göçmenlere ve sponsorlarına oldukça ağır yükler getiren “Kamu Ücreti” kuralını kaldırmak olduğunu belirtti.

Theabridge, ABD’de yatırımcı, çalışma ve daimi oturma izni olan Green Card işlemleri başta olmak üzere, göçmenlik veya geçici vize başvuruları hazırlama, vatandaşlık, şirket kurma, iş planı yaptırma, statü değiştirme ve benzeri pek çok konuda hizmet sunuyor.  

Nisan ayı itibarıyla Biden’ın, önceki Başkan Trump’ın 62 adet Kanun Hükmünde Kararname’sini ters çevirerek iptal ettiğini anlatan Elmas, geçtiğimiz günlerde açıklanan haberler ışığında Biden’in yasal göçmenlik sürecini yeniden inşa edip, genişletmek için oldukça önemli düzeyde çaba gösterdiğini,özellikle ABD içinden yapılan başvurularda, gözle görülür bir olumlu ivme ve bekleme sürelerinde hızlanma görüldüğünü kaydetti. Theabridge yetkilisinin ilettiği bir başka güzel haber de, EB-5 Yatırımcı Green Card başvuruları için Trump tarafından Kasım 2019’da 900,000 / 1,800,000 dolara çıkarılmış olan yatırım miktarlarının mahkeme kararıyla, eski rakamlar olan 500,000 / 1,000,000 dolara geri indirildiği. “Işık Köprüsü” anlamına gelen ismi gibi, amaçları danışanlarına aydınlık bir köprü olabilmek olan Theabridge Türkiye’de hukuk uzmanları ve diğer kalifiye profesyonellerle çalışmakta ve Los Angeles ana ofisi ile Houston ve İstanbul uydu ofisleri aracılığıyla Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında iş yapmak isteyen bireyler ve şirketler için ihtiyaçları doğrultusunda hizmetler sunmakta. Trump zamanında çok zorlu gecen göçmenlik döneminin ardından, Theabridge yeni ABD Başkanı Biden’in göçmenlik konusunda verdiği sözler ve buna bağlı olarak görülmeye başlanan göçmenlik konusundaki olumlu gelişmelerin ışığında, uzman ekibi ile bu zorlu ve stresli olabilen süreci daha kolay hale getirerek müşterilerine hizmet vermeye devam ediyor.

Haber-Foto: Nur ULUSOY

Dijitalpark Teknokent’in Temeli Atıldı

Sa­na­yi ve Tek­no­lo­ji Ba­ka­nı Sayın Mus­ta­fa Va­rank’ın ka­tı­lı­mıy­la RTEÜ ve Türk-Al­man Üni­ver­si­te­si or­tak­lı­ğın­da ya­pı­la­cak olan Tek­no­lo­ji Ge­liş­tir­me Böl­ge­si Di­ji­tal­park Tek­no­kent’in te­me­li atıl­dı.

Di­ji­tal­park Tek­no­kent’in İstan­bul Çek­me­köy Yer­leş­ke­si’nde ger­çek­leş­ti­ri­len tö­ren­de, Di­ji­tal­park Genel Mü­dü­rü Prof. Dr. Tah­sin Engin, Türk Alman Üni­ver­si­te­si Rek­tö­rü Prof. Dr. Halil Ak­ka­nat, RTEÜ Rek­tö­rü Prof. Dr. Hü­se­yin Ka­ra­man, Recep Tay­yip Er­do­ğan Üni­ver­si­te­si Ge­liş­tir­me Vakfı Baş­ka­nı ve Di­ji­tal­park Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Nus­ret Bay­rak­tar ile Sa­na­yi ve Tek­no­lo­ji Ba­ka­nı Sayın Mus­ta­fa Va­rank açı­lış ko­nuş­ma­sı yaptı.
RTEÜ Rek­tö­rü ko­nuş­ma­sı­na, Di­ji­tal­park Tek­no­kent’in temel atma tö­re­ni­ne ka­tı­lan­la­rı se­lam­la­ya­rak baş­la­dı. Bu yıl RTEÜ’nin ku­ru­lu­şu­nun 15. yılı ol­du­ğu­nu be­lir­ten KA­RA­MAN, “Ma­lum­la­rı­nız ol­du­ğu üzere 15 yıl bir RTEÜ’nin ku­rul­ma­sı, ge­liş­me­si ve ku­rum­sal­laş­ma­sı için kısa bir zaman di­li­mi­dir. Ancak say­gı­de­ğer Cum­hur­baş­ka­nı­mı­zın des­tek­le­ri, RTEÜ Ge­liş­tir­me Vak­fı­nın kat­kı­la­rı ve aka­de­mik ve idari per­so­ne­li­mi­zin öz­ve­ri­li ça­lış­ma­la­rı ne­ti­ce­sin­de Recep Tay­yip Er­do­ğan Üni­ver­si­te­si, geçen bu zaman zar­fın­da fi­zi­ki alt yapı, aka­de­mik kadro, eği­tim-öğ­re­tim ka­li­te­si ile aka­de­mik per­for­mans ve ba­şa­rı açı­sın­dan çok önem­li me­sa­fe­ler kat et­miş­tir.” di­ye­rek RTEÜ’nin ulu­sal ve ulus­la­ra­ra­sı alan­da­ki aka­de­mik per­for­mans ve ba­şa­rı­la­rın­dan bah­set­ti. KA­RA­MAN, RTEÜ bün­ye­sin­de Tek­no­kent kur­mak için uzun bir sü­re­dir etüt ça­lış­ma­la­rı yap­tık­la­rı­nı ifade ede­rek, “Ancak özel­lik­le Rize’de sa­na­yi­nin çok sı­nır­lı ol­ma­sı bizim önü­mü­zü ka­pa­tı­yor­du. Tam da bu aşa­ma­lar­da Türk Alman Üni­ver­si­te­si ile ortak tek­no­kent kurma fikri gün­de­me geldi. 21/05/2019 ta­ri­hin­de kur­muş ol­du­ğu­muz di­ji­tal­park tek­no­kent 01/06/2020 ta­ri­hin­de fa­ali­ye­te geçti. Bugün de bu­ra­da temel atma tö­re­ni ger­çek­leş­ti­ri­yo­ruz.” dedi. Di­ji­tal­park Tek­no­kent’in RTEÜ ve ül­ke­mi­zin ar-ge po­tan­si­ye­li­nin ge­liş­me­si ile ül­ke­mi­zin milli sa­na­yi ham­le­si­ne kat­kı­sı ol­ma­sı te­men­ni­sin­de bu­lu­nan KA­RA­MAN ko­nuş­ma­sı­nı şöyle ta­mam­la­dı: “Tek­no­kent kurma gi­ri­şi­mi­mi­ze en ba­şın­dan iti­ba­ren des­tek veren ve bugün de bu mutlu gü­nü­müz­de ara­mız­da olan Sa­na­yi ve Tek­no­lo­ji Ba­ka­nı­mız Sayın Mus­ta­fa Va­rank’a, her daim ya­nı­mız­da olan ve RTEÜ’ne des­tek veren RTEÜ Ge­liş­tir­me Vakfı Baş­kan ve Üye­le­ri­ne, tek­no­kent­te or­tak­la­rı­mız olan Türk Alman Üni­ver­si­te­si­nin de­ğer­li Rek­tö­rü ile Türk Alman Üni­ver­si­te­si­ni Des­tek­le­me Vak­fı­nın baş­kan ve üye­le­ri­ne, arazi ko­nu­sun­da­ki yar­dım­la­rı do­la­yı­sıy­la Çek­me­köy Be­le­di­ye Baş­ka­nı­na, kı­sa­ca kat­kı­sı olan her­ke­se şah­sım ve RTEÜ adına ayrı ayrı te­şek­kür edi­yor, şük­ran­la­rı­mı su­nu­yo­rum.”


Sa­na­yi ve Tek­no­lo­ji Ba­ka­nı Sayın Mus­ta­fa Va­rank ise ko­nuş­masın­da, bugün son on dokuz yılda ne­re­dey­se sı­fır­dan inşa edi­len ‘Ar-Ge ve Ye­ni­lik’ eko­sis­te­mi­ne yeni bir ak­tö­rün daha dahil ol­du­ğu­na işa­ret ede­rek, tek­no­park­la­rın, tek­no­lo­jik bil­gi­nin üre­til­me­si ve ti­ca­ri­leş­ti­ril­me­si sü­re­cin­de­ki kri­tik rol­le­ri do­la­yı­sıy­la eko­sis­te­min önem­li bir par­ça­sı ol­du­ğu­nu söy­le­di. Bakan Va­rank, Ar-Ge ve gi­ri­şim­ci­lik kül­tü­rü olan bir eko­sis­te­min ve ni­te­lik­li is­tih­da­mın oluş­ma­sı­na Ba­kan­lık ola­rak tek­no­park­lar ara­cı­lı­ğıy­la ara­cı­lık et­tik­le­ri­ni dile ge­ti­re­rek, şun­la­rı kay­det­ti: “Tabii, üni­ver­si­te­le­ri­mi­zin de bi­lim­sel ve tek­no­lo­jik yet­kin­li­ğe sahip ol­ma­sı ve bu yet­kin­li­ği­ni eko­sis­te­min ya­ra­rı­na sun­ma­sı da üze­rin­de dur­du­ğu­muz ve tek­no­park­lar va­sı­ta­sıy­la elde et­ti­ği­miz de­ğer­li bir sonuç. Bu doğ­rul­tu­da, bugün te­me­li­ni at­tı­ğı­mız tek­no­par­kı­mı­zın, üni­ver­si­te­le­ri­mi­zi gi­ri­şim­ci ve ye­ni­lik­çi birer üni­ver­si­te olma yo­lun­da güç­len­di­re­ce­ği­ne ina­nı­yo­rum. İstan­bul ve Rize’deki yer­leş­ke­le­riy­le bir­lik­te tam ka­pa­si­te­ye ulaş­tı­ğın­da, 4 bin tam za­man­lı Ar-Ge per­so­ne­li­nin ça­lış­tı­ğı 300 gi­ri­şim­ci­ye ev sa­hip­li­ği ya­pa­cak önem­li bir ya­tı­rım­dan bah­se­di­yo­ruz, ha­yır­lı olsun.” Bakan Va­rank, “Des­tek­le­di­ği­miz tek­no­lo­ji ge­liş­tir­me mer­kez­le­ri, ku­luç­ka mer­kez­le­ri ve tek­no­lo­ji trans­fer ofis­le­ri de eko­sis­te­me ön­cü­lük eden diğer ak­tör­ler. Gi­ri­şim­ci­le­re ve genç­le­re ev sa­hip­li­ği yapan bütün bu ak­tör­ler aynı za­man­da, Milli Tek­no­lo­ji Ham­le­mi­zin de vaz­ge­çil­mez pay­daş­la­rı. Pay­daş­la­rı­mı­zı, ‘fi­kir­den ürüne, ürün­den pa­za­ra olan tüm sü­reç­ler­de’ iyi kur­gu­lan­mış des­tek­le­ri­miz­le teş­vik edi­yo­ruz.” di­ye­rek ya­pı­lan des­tek ça­lış­ma­la­rı ve ve­ri­len teş­vik­ler hak­kın­da bilgi verdi. Di­ji­tal­park Tek­no­kent’in de alt­ya­pı, idare bi­na­sı ve ku­luç­ka mer­ke­zi in­şa­sı­na şim­di­ye kadar yak­la­şık 15 mil­yon TL’lik hibe ver­dik­le­ri­ni ve önü­müz­de­ki dö­nem­de de des­tek­le­me­ye devam ede­cek­le­ri­ni dile ge­ti­ren Bakan Va­rank ko­nuş­ma­sı­nı ta­mam­la­dı. Açı­lış ko­nuş­ma­la­rı­nın ar­dın­dan yet­ki­li­ler bu­to­na ba­sa­rak, temel atma iş­le­mi­ni ger­çek­leş­tir­di.
Temel atma tö­re­ni­ne, Tek­no­lo­ji ve Sa­na­yi Ba­ka­nı Sayın Mus­ta­fa Va­rank, RTEÜ Rek­tö­rü Prof. Dr. Hü­se­yin Ka­ra­man, Türk Alman Üni­ver­si­te­si Rek­tö­rü Prof. Dr. Halil Ak­ka­nat, İstan­bul Vali Yar­dım­cı­sı, Çek­me­köy Kay­ma­ka­mı Adem Ars­lan, San­cak­te­pe Kay­ma­ka­mı Adnan Ça­kı­roğ­lu, Çek­me­köy ve San­cak­te­pe Be­le­di­ye Baş­kan yar­dım­cı­la­rı, RTEÜ Ge­liş­tir­me Vakfı Baş­ka­nı ve Di­ji­tal­park Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Nus­ret Bay­rak­tar, Türk-Al­man Üni­ver­si­te­si Vakfı Baş­ka­nı Doç. Dr. Nejat Aday, Di­ji­tal­park Genel Mü­dü­rü Prof. Dr. Tah­sin Engin, STK baş­kan­la­rı, si­ya­si parti baş­kan ve tem­sil­ci­le­ri ile diğer yet­ki­li­ler ka­tıl­dı.


Ha­ber-Fo­to: RTEÜ BASIN

ŞÜKRAN YAĞCI OKURLARI İLE BULUŞTU

Rize’nin en genç ya­zar­la­rın­dan olan Şük­ran Yağcı il­çe­miz­de dü­zen­le­nen imza günü ile okur­la­rı ile bu­luş­tu.

Pan­de­mi ku­ral­la­rı dik­ka­te alı­na­rak açık alan­da ger­çek­le­şen imza gü­nün­de ilçe dı­şın­dan da çok sa­yı­da okur ka­tıl­dı.

YAĞCI yap­tı­ğı açık­la­ma­da şöyle ko­nuş­tu,
Hayal kur­mak in­san­la­ra bah­se­dil­miş en güzel me­zi­yet­tir pey­gam­ber efen­di­miz (sav)in ha­li­fe­le­rin­den haz­re­ti Osman’ın ifade et­ti­ği gibi Allah nasip et­me­ye­ce­ği hiç­bir şeyi hayal et­tir­mez ne güzel bir söz değil mi in­sa­na hayal gücü ve­ril­miş ha­yal­le­ri­ni ger­çek­leş­tir­mek için de akıl ve dü­şün­me ye­ti­si ve­ril­miş ben yü­rü­me en­gel­li­yim ama benim na­za­rım­da siz­den hiç­bir far­kım yok tek far­kım otu­ru­yor olmam ama şu an bazı fo­toğ­raf ka­re­le­rin­de gö­rü­yo­rum ki o fark da ka­pan­mış siz­den ricam aya­ğı­nız gi­der­ken yü­rü­yün koşun ku­la­ğı­nız du­yar­ken kuşu ke­di­yi kö­pe­ği do­ğa­yı din­le­yin duyun gö­rü­yor­ken et­ra­fı­nı­zı iz­le­yin ha­ya­tı keş­fe­din üşen­me­yin ha­yal­le­ri­niz için çaba har­ca­yın ça­lı­şın az­me­din ben ya­pa­bi­li­yor­ken sizde dur­ma­yın.
Bu gün benim için an­la­tıl­maz gü­zel­lik­te bir imza günü oldu o kadar mutlu oldum ki an­la­ta­mam ke­li­me­ler yet­mez ya işte öyle bir mut­lu­luk.
En başta or­ga­ni­zas­yo­nu yapan Vatan Ka­ra­kaş abime Halil İbra­him Aydın abime Emel Gü­nay­dın-Ak­taş ab­la­ma meto ka­fe­nin sa­hi­bi­ne, or­ga­ni­zas­yon­da emeği geçen her­ke­se ve siz de­ğer­li ka­tı­lım­cı­la­rı­mı­za ha­yal­le­ri­me adım at­tı­ğım yolda ya­nım­da ol­du­ğu­nuz için çok te­şek­kür edi­yo­rum dedi.

Ha­ber-Fo­to: Mus­ta­fa SAKLI

« Older Entries