O HAYATIN İÇİNDEN GELİYORDU KARADENİZ TÜRKÜLERİNİN YÜREĞİ AYHAN ALPTEKİN VEFAT ETTİ

Sözün bit­ti­ği yer­de­yiz! Ka­ra­de­niz tür­kü­le­ri­nin yü­re­ği güzel insan Ayhan Alp­te­kin’ın vefat ha­be­ri­ni üzün­tüy­le öğ­ren­di. Ayhan Alp­te­kin’in Ka­ra­de­niz­li­nin gön­lün­de ayrı bir yeri var­dır. Bu gün yü­re­ği­mi­ze ateş düştü. Ka­ra­de­niz tür­kü­le­ri yasta. Ayhan Alp­te­kin tah­si­li­ni soran bir ga­ze­te­ci­ye, “Rize’de mes­lek li­se­sin­de oku­dum, mezun ola­ma­dım, tas­dik­na­me aldım” der. Ayhan Alp­te­kin du­ru­şuy­la ve sa­na­tıy­la in­san­lık oku­lun­dan “pe­ki­yi” ile dip­lo­ma al­mış­tır. Sahne al­dı­ğı veya git­ti­ği her yerde iz bı­rak­mış, müzik dün­ya­sı­na ölüm­süz eser­ler ka­zan­dır­mış­tır.


AVARE AYHAN
1965 yı­lın­da Ar­de­şen’de doğdu. Mes­lek Li­se­sin­de okudu. Dokuz ya­şın­dan beri mü­zi­ğe il­gi­si var. İlk enst­ru­ma­nı me­lo­di­ka ve man­do­lin idi. Genç­li­ğin­de mü­zik­le uğ­raş­tı­ğı için aile­si ona tepki gös­ter­me­di, özel­lik­le ağa­be­yi onu teş­vik etti ve des­tek oldu. Fakat bazı in­san­lar ona, o za­man­lar “avare” , “işsiz” gibi isim­ler taktı. İlk sahne de­ne­yi­mi­ni bir dü­ğün­de sahne ala­rak ya­şa­dı. Ar­ka­daş­la­rıy­la “Grup Yıl­dız­lar” isim­li müzik gru­bu­nu kurdu. “Grup Yıl­dız­lar” 1983-85 yıl­la­rı ara­sın­da Hopa Ke­mal­pa­şa’dan Rize’ye kadar çe­şit­li köy ve il­çe­ler­de, düğün ve top­lan­tı­lar­da sahne aldı.
HALK ONU ÇOK SEVDİ
Sanat mü­zi­ğin­de kanun, halk mü­zi­ğin­de bağ­la­ma, ta­ver­na mü­zi­ğin­de org ile prog­ram­lar yaptı. As­ker­lik son­ra­sı eko­no­mik şart­lar­dan do­la­yı grup­la­rı da­ğıl­dı. O da key­bo­ard ile müzik yap­ma­ya baş­la­dı. Un­ka­pa­nı pi­ya­sa­sı ile ta­nı­şa­na kadar ta­ver­na mü­zi­ği ya­pı­yor­du. Daha sonra re­per­tu­arı ba­ba­an­ne­si, an­ne­an­ne­si ve Nuri Dede’den duy­du­ğu Lazca şar­kı­lar ile zen­gin­leş­ti ve kim­lik ka­zan­dı. İlk al­bü­mü 1993 yı­lın­da çıktı. Lazca şar­kı­lar ve ano­nim des­tan­la­rı halk ta­ra­fın­dan se­vil­di.
BAM­BAŞ­KA BİR SOLUK
”Oy Nana” isim­li al­bü­mü ile Ka­ra­de­niz­li sa­nat­çı­la­ra yol gös­ter­di ve onun­la diğer sa­nat­çı­la­rın müzik an­la­yış­la­rı de­ğiş­ti. 2003 yı­lın­da “Ah ulan ah” isim­li, için­de Lazca şar­kı­lar da olan bir albüm çı­kar­dı. Ayhan Alp­te­kin, Gel Beni Dinle, Gelme, Sin­do­ma Ay­han-La­zu­ri, Oy Nana, Şah­lan­dı Ka­ra­de­niz, Ah Ulan Ah – Hülya, Hey Gidi Gönül, Çona, Ka­ra­de­niz Ta­ver­na­sı 1, Ka­ra­de­niz Ta­ver­na­sı 2 ve Ayhan Alp­te­kin Box Set isim­li al­büm­le­re imza attı.

LAZCA YA­ŞA­MA­LI
Ay­rım­cı­lık­tan ve etnik dü­şün­ce­ler­den uzak, Laz­ca­nın ya­şa­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni dü­şü­nü­yor. Yü­re­ğin­de Laz di­li­nin derdi ol­du­ğu için Lazca şar­kı­lar söy­lü­yor ve böy­le­ce eski dile omuz ve­ri­yor. Evli ve dört çocuk (iki kız, iki erkek) ba­ba­sı­dır. Ağa­be­yi Engin Alp­te­kin, Ka­ra­de­niz mü­zis­yen­le­ri­ne ho­ca­lık yapan ve güzel eser­le­re imza atan de­ğer­li bir mü­zis­yen­dir. Oğlu Gök­han Alp­te­kin, böl­ge­mi­zin se­vi­len ve ba­şa­rı­lı tulum sa­nat­çı­la­rın­dan­dır.
AR­DE­ŞEN’DE DOĞDU, GÖ­NÜL­LE­RE TAHT KURDU
Ayhan Alp­te­kin’in ka­le­min­den müzik ya­şan­tı­sı: 1965 yı­lın­da Ar­de­şen Or­ta­alan Kö­yün­de dün­ya­ya gel­dim. Mü­zi­ğe il­ko­kul üçün­cü sı­nıf­ta baş­la­dım. İlk enst­ru­ma­nım, me­lo­di­ka ve man­do­lin oldu. Ailem müzik ile il­gi­len­me­me hiç­bir zaman karşı çık­ma­dı. Ağa­be­yim Engin Alp­te­kin ço­cuk­lu­ğum­dan beri beni mü­zi­ğe teş­vik etti ve des­tek oldu. Buna rağ­men çev­re­miz­de: Avare, Çal­gı­cı, Boş Gezen la­kap­la­rı ile ya­şa­dık. Mes­lek Li­se­sin­de, Rize’de oku­dum hatta mezun ola­ma­dım. Tas­dik­na­me­li­yim yani…
HEY GİDİ HEY
1982 yı­lın­da ilk ola­rak bir dü­ğün­de sahne aldım. 1983 yı­lın­da Besim Öz­yıl­dız ho­ca­nın ön­der­li­ğiy­le Sadık, Şahin, Engin, Cavit ve ben Grup Yıl­dız­lar’ı kur­duk (or­kest­ra), te­orik ola­rak hiç­bir bil­gi­miz yoktu, ama he­pi­mi­zin ku­la­ğı çok sağ­lam ve ye­te­nek­liy­di. 1983-85 yıl­la­rı ara­sın­da Hopa Ke­mal­pa­şadan Rizeye kadar çe­şit­li köy­ler­de ve il­çe­ler­de ya­pı­lan düğün ve top­lan­tı­lar­da sahne aldık. On yılı aşkın bir süre Engin Ağa­be­yim ve mem­le­ket­te­ki mü­zis­yen ar­ka­daş­la­rım­la ama­tör­ce ça­lış­tık.
Ça­lış­ma­la­rı­ma asker oca­ğın­da da devam ettim. Kanun, Bağ­la­ma, Org ile prog­ram­lar yap­tım. İkinci eği­ti­mim Asker ocağı oldu ordu evin­de de­ğer­li mü­zis­yen üst devre ar­ka­daş­la­rım­dan en azın­dan pra­tik ve te­orik ola­rak bilgi sa­hi­bi oldum. As­ker­den sonra kendi ken­di­mi veya mes­lek­taş­la­rım­la fikir alış­ve­ri­şi yap­tık. As­ker­lik son­ra­sı eko­no­mik şart­lar­dan do­la­yı gru­bu­muz da­ğıl­dı. Key­bo­art fur­ya­sı­na ka­pıl­dım. Un­ka­pa­nı pi­ya­sa­sıy­la ta­nı­şa­na kadar ta­ver­na mü­zi­ği ya­pı­yor­dum.
OY NANA
İlk ka­se­tim 1993 yı­lın­da pi­ya­sa­ya çıktı. Lazca mü­zik­le­rim ve ano­nim des­tan­la­rım çok se­vil­di ve be­ğe­ni top­la­dı. Ağa­be­yim ve benim teş­vi­kim ile yir­mi­den fazla mü­zis­yen ar­ka­daş şuan bu işten ekmek yi­yor­lar. Hep­si­ne ver­di­ği­miz emek­ler helal olsun. Po­pü­ler olan­la­rın­da dâhil ol­du­ğu otuz kadar sa­nat­çı ar­ka­da­şı­mı­za; ye­tiş­tir­me, alt yapı, bes­te­le­rim­le emek ver­dim. Ağa­be­yim­le bir­lik­te Lazca ve Türk­çe üç yüz adet beste yap­tık ve yap­ma­ya devam edi­yo­ruz.
İkinci ka­se­tim; ‘Oy Nana’dan sonra Ka­ra­de­niz­li sa­nat­çı­la­rı­mız­da alt­ya­pı an­la­yı­şı­nın de­ğiş­ti­ği­ni ve mo­dern folk mü­zi­ği­nin teş­vik un­su­ru­nun ”Oy Nana” ol­du­ğu­nu söy­le­ye­bi­li­rim. Daha sonra yap­tı­ğı­mız al­büm­ler ve eser­ler­le ça­lış­ma­la­ra devam ettik. Ağa­be­yim ile yap­tı­ğım bes­te­le­rin ez­gi­le­ri, her ne kadar ori­ji­nal Laz ez­gi­si ol­ma­sa da, yöre ez­gi­le­ri­ne yakın, uygun no­ta­lar seç­me­ye ça­lı­şı­yo­rum. Tar­zı­mı, aşı­rı­ya kaç­ma­dan çok sesli yap­ma­yı dü­şü­nü­yo­rum. Mek­tep­li de­ği­lim nor­mal yur­dum in­sa­nı gibi okul son­ra­sı ça­lış­mak zo­run­da idik. Çorum’da amele İstan­bul’da bu­la­şık­çı, Mem­le­ket­te or­man­cı gibi.. Ya­şan­tı­mın nor­mal sey­rin­de devam edi­yo­rum. İniş­le­ri­miz çı­kış­la­rı­mız ol­muş­tur. Bun­lar yüce ya­ra­ta­nın ön­ce­den be­lir­le­di­ği pro­je­ler­dir. Gücüm ve aklım bi­te­ne kadar mü­zi­ğe devam ede­ce­ğim. Ka­ra­de­niz mü­zi­ği­ni Zihni Cinan Bey’in tav­si­ye­si üze­ri­ne yap­tım.
Türk mü­zi­ği kö­ken­li­yim. Bu gün yö­re­sel mü­zik­te Ayhan Alp­te­kin’e ait ken­di­ne has bir müzik tarzı oluş­tu. Çev­rem­de biraz seç­me­ce ha­re­ket edi­yo­rum. Hiç­bir si­ya­si görüş ve ide­olo­ji­si­ni mü­zi­ğe yan­sıt­ma­yan Ka­ra­de­niz­li yo­rum­cu veya mü­zis­yen­le­ri takip eder, din­le­rim. Ana­do­lu’da ya­şa­yan bütün hal­kı­mı, yedi böl­ge­mi, Tür­ki­ye’mi çok se­vi­yo­rum.