ARAMIZDAN AYRILIŞININ 16. YILDÖNÜMÜ ANISINA KAZİM’A YAŞADIM ŞARKILAR ŞAHİDİMDİR

Ya­şa­dım!
Erik ağaç­la­rı şa­hi­dim­dir
Yıl­dız­lar şa­hi­dim
Ya­şa­dım!
Avuç­la­rı­mın gücü yet­ti­ği kadar
Ya­şa­dım!
Yol­lar ve sev­gi­li tür­kü­ler şa­hi­dim­dir. O ya­şa­dı. Yol­lar gördü ya­şa­dı­ğı­nı. Şar­kı­lar tür­kü­ler gördü. Ço­cuk­lar, genç­ler gördü… Ha­yal­le­ri­ne ve ce­sa­re­ti­ne gü­ven­di­ği, ar­ka­daş­la­rım de­di­ği genç­ler… Onun tıl­sım­lı se­si­ne ve mü­zi­ği­ne ken­di­ni bı­ra­kan genç­ler… Gördü. Ama o gitti. Dağ­la­rı, de­niz­le­ri, gök­le­ri bize bı­ra­ka­rak… Ba­har­la­rı, yaz­la­rı, kış­la­rı… Kuş­la­rı, ba­lık­la­rı, ke­di­le­ri… Şar­kı­la­rı, tür­kü­le­ri, yol­la­rı bize bı­ra­ka­rak gitti. Ya­şa­ma en çok ya­kı­şan Ka­ra­de­niz’in hır­çın ço­cu­ğu son­suz­lu­ğa uçtu. Kuş­lar kadar özgür artık ta­nı­dık bil­dik gök­le­rin­de. Doğ­du­ğu, bü­yü­dü­ğü top­rak­la­ra, Hopa’ya uğur­la­dık onu. Oysa ne çok sev­gi­miz vardı ona ve­re­bi­le­ce­ği­miz. Ne çok coş­ku­muz, yürek atı­şı­mız, kon­ser­ler­de pay­la­şa­bi­le­ce­ği­miz. O sah­ne­de en güzel aşk şar­kı­la­rı­nı söy­ler­ken hü­zün­le­necek, ke­men­çe­nin tu­lu­mun se­siy­le co­şa­cak­tık. Bir­lik­te ho­ro­na du­ra­cak­tık. Ol­ma­dı. İlk defa sö­zü­nü tu­ta­ma­dı. Ar­ka­daş­la­rım de­di­ği din­le­yi­ci­le­ri­ni, bütün se­ven­le­ri­ni ar­ka­sın­da bı­ra­ka­rak gitti.
YÜREĞİMİZE KONAN KE­LE­BEK
O bizim yü­rek­le­ri­mi­ze konan mavi bir ke­le­bek­ti. Ke­le­bek­le­rin öm­rü­nü bi­lir­si­niz. O kısa öm­rü­nü ka­rın­ca­nın te­la­şıy­la ça­lı­şa­rak dol­dur­du. Gi­di­şiy­le Ka­ra­de­niz, şar­kı­lar, tür­kü­ler, yetim kaldı. Onun­la aynı gök­yü­zü­nü pay­la­şa­ma­ya­ca­ğız artık. Be­yoğ­lu’nda, İstik­lal cad­de­sin­de uzun saç­la­rı, gü­lüm­se­yen göz­le­riy­le bir anda kar­şı­mı­za çıkma ih­ti­ma­li yok. “Bu­ra­sı da bizim mem­le­ke­ti­miz oldu” de­di­ği cad­de­de sa­de­ce sesi var. Şar­kı­la­rı, söz­le­ri… Ha­ya­ta karşı du­ru­şu bir de… Onun ar­dın­dan ya­şa­nan­la­rı şöyle bir film şe­ri­di gibi gö­zü­mün önün­den ge­çir­dim. Kazım Ko­yun­cu’ yu son­suz­luk­ta uğur­la­yı­şı­mı­zın ar­dın­dan ya­şa­nan­lar gönül ku­şu­nun çok uzak­la­ra uç­ma­sın­da­ki hak­lı­lı­ğı or­ta­ya çı­ka­rı­yor. Ken­di­le­rin­de bir bi­ri­kim, gü­zel­lik ol­ma­yan bazı in­san­lar Kazım’ın ar­dın­dan eti­ket pe­şin­de koş­tu­lar. Fakat zaman geç­tik­çe Kazım sev­gi­si daha da bü­yü­dü onlar tek tek kay­bol­du or­ta­lar­dan…
KAZIM ADI EN GÜZEL YERDE GÖ­NÜL­LER­DE

Hopa’da, eski be­le­di­ye bi­na­sı res­to­re edi­le­rek ya­pı­lan kül­tür sanat mer­ke­zi­ne ”Kazım Ko­yun­cu adı ve­ril­sin mi ve­ril­me­sin mi tar­tış­ma­la­rı oldu. Ba­sı­na yan­sı­yan tar­tış­ma­lar­da ”Bir türkü söy­le­mek­le sa­nat­çı mı olu­nur” diyen bir mec­lis üyesi bile ol­muş­tu. Üs­te­lik bu olay Hopa Be­le­di­ye mec­li­sin­de ya­şa­nı­yor­du. Oraya Kazım’ın adı ve­ril­se ya da ve­ril­me­se ne ya­zar­dı. Onun ismi mil­yon­la­rın yü­re­ği­ne si­lin­mez harf­ler­le ya­zıl­mış­tı. Sonra büyük bir he­ves­le te­laş­la “Kazım Ko­yun­cu Kül­tür Mer­ke­zi” ya­pıl­dı. Ama ya­şa­tı­la­ma­dı.

BENİ YA­ŞAR­KEN ANLA
12. Kral TV Video Müzik Ödül­le­ri” de “onur ödülü” Kazım Ko­yun­cu’ya ve­ril­di. Keşke ya­şar­ken an­la­say­dı­lar onu. Bizim gibi ya­şa­yan ve değer ver­di­ği­miz sa­nat­çı­la­rı ya­şar­ken an­la­yın öl­dük­ten sonra se­ven­le­ri­nin il­gi­si­ni çek­mek için on­la­rı ödül­len­dir­mek bey­hu­de bir an­la­yış­tı Bu ödül in­sa­nı­mı­zın sa­na­ta ve sa­nat­çı­ya ver­di­ği önemi gös­te­rir.
OMUR­GA­LI OL­MA­LI
Kazım Ko­yun­cu Ka­ra­de­niz Sahil Yo­lu­na karşı ya­pı­lan ey­lem­ler­de en önde sı­ra­da yer aldı. “İlk defa bu kadar ce­za­lan­dı­rıl­ma­sı­nı is­ti­yo­rum. Çünkü 700-800 sene sonra bu sa­hil­ler tek­rar eli­mi­ze ge­lecek ve bu in­san­lar yü­zün­den ta­ri­hin içini bo­şalt­mış ola­ca­ğız.” De­di­ği Ka­ra­de­niz Sahil Yo­lu­nun açı­lı­sın­da onun şar­kı­la­rı ça­lın­dı. Yıl­lar­ca karşı dur­du­ğu de­ğer­le­ri ta­şı­ma­yan si­ya­si par­ti­ler onun şar­kı­la­rıy­la Oy is­te­di halk­tan. On­la­rın bu yüz­süz­lü­ğü­ne karşı tep­ki­miz ne oldu?
ME­ZA­RIN REK­LA­MI OLUR MU?
Kazım Ko­yun­cu ile il­gi­li ya­pı­lan bu yan­lış­lık­la­ra dur di­yecek ciddi bir bir­lik­te­lik ol­ma­dı­ğın­dan yan­lış­lar zin­cir hal­ka­la­rı gibi arttı. Anıt mezar yap­ma­sı için gö­rev­len­di­ri­len mimar il­ginç bir gi­ri­şim­le, çıktı kar­şı­mı­za. Kazım Ko­yun­cu için ya­pıl­ma­sı plan­la­nan anıt me­zar­la il­gi­li be­lir­siz­lik bir yıl­dır sü­rer­ken kar­şı­mız­da bir in­ter­net si­te­si be­li­ri­yor. http://www.​ka­zim­ko­yun­cu­ma­nit­me­zar.​com .Kazım Ko­yun­cu ismi ‘mezar’ ke­li­me­siy­le yan yana.. Si­te­yi aç­tı­ğı­nız­da bütün bö­lüm­le­rin­de “2M Aka­de­mik Mi­mar­lık” iba­re­si ile kar­şı­la­şı­yor­duk. Anıt mezar için bir site açıl­ma­sı “rek­lam” dan başka hiç­bir man­tık­la açık­la­ya­mı­yor­dum. Site, Kazım Ko­yun­cu’ nun anıt me­za­rı­nı pro­je­len­di­ren mi­mar­lar ta­ra­fın­dan ha­zır­lan­mış. Si­te­nin ku­ru­cu­su iç Mimar Murat Öz­bay­rak ile ko­nuş­tum: Si­te­nin ta­ma­men rek­lam amaç­lı ol­du­ğu­nu söy­le­dim Bana aynen şu ce­va­bı verdi: Uğraş ver­dik mas­raf ettik el­bet­te rek­la­mı­mız ola­cak. Öz­bay­rak, bu­nun­la da ye­tin­me­yip, bana:” Çok iyi bir ka­me­ram var, Kazım Ko­yun­cu için bel­ge­sel ha­zır­la­ya­ca­ğım demez mi”?
KAZIM’I YA­ŞAT­MAK İÇİN DU­RU­ŞU VE ŞAR­KI­LA­RI YETER
Bu şe­kil­de sa­yı­sız yan­lış­lık­la kar­şı­laş­tık. Onun üze­rin­den eti­ket yap­ma­ya ça­lı­şan­lar oldu. Onun için kitap ha­zır­la­yan şahıs ben­den yar­dım is­te­miş­ti. Ha­zır­la­dık­la­rı­nı gö­re­yim ek­sik­ler­de yar­dım­cı olu­rum de­miş­tim. Ver­di­ği cevap şu idi: “Henüz bir şey ha­zır­la­ma­dım. Sende ne varsa ver de baş­la­ya­yım” Sonra bu isim­ler yavaş yavaş kay­bol­du or­ta­lar­dan. Ve benim de­di­ğim gibi oldu. Kazım’ı ya­şat­mak için şar­kı­la­rı ve ki­şi­li­ği yeter. Bı­ra­kın halk­lar onu gön­lün­ce ya­şat­sın. Kimse Kazım’ı te­ke­li­ne al­ma­ya ça­lış­ma­sın….Rahat koy­ver­sun… Bu­lut­la­rın üs­tün­de bir gün bu­lu­şa­ca­ğız. Ner­den sözü kes­tiy­sek ordan baş­la­ya­ca­ğız.