Monthly Archives: Temmuz 2021

YAZAR DÜŞÜN İNSANI MEHMET SALİHOĞLU RİZE ÇAYELİ VE LİMANKÖY HATIRALARI

Yıl­lar­ca ki­tap­la­rı­nın izini sür­düm. Tüm eser­le­ri­ni temin et­me­me bir­kaç ek­si­ğim kal­mış­tı.
Bir gün sa­haf­ta sa­yı­sız eser­le­riy­le kar­şı­laş­tım. Ba­zı­la­rı özel ha­zır­lan­mış. Ba­zı­la­rı­na el ya­zı­sıy­la ken­di­si ta­ra­fın­dan top­lar alın­mış­tı.
Eser­le­ri­ni bul­ma­nın se­vin­ci bir anda hüzne dö­nüş­tü. Meh­met Sa­li­hoğ­lu vefat etmiş eser­le­ri sa­haf­la­ra düş­müş­tü.
Bu de­ğer­li bü­yü­ğü­mü­zü ve Ça­ye­li’ne Li­man­köy’e dair al­dı­ğı not­la­rı siz­ler­le pay­la­şa­ca­ğım.

ÇAYELİLİ MEH­MET SALİHOĞLU
Sa­ni­ye Hanım ile tüc­car Meh­met Sa­li­hoğ­lu’nun ço­cu­ğu ola­rak Rize, Ça­ye­li’ne bağlı Li­man­köy ma­hal­le­sin­de 25 Ara­lık 1922 ta­ri­hin­de doğdu.
Ça­ye­li İlko­ku­lu, İstan­bul Eyüp Or­ta­oku­lu ve İstan­bul Erkek Li­se­si’nde öğ­re­nim gör­dük­ten sonra 1947’de İstan­bul Tek­nik Üni­ver­si­te­si İnşaat Fa­kül­te­si’nden mezun oldu.
1962’de Tür­ki­ye ve Orta Doğu Amme İda­re­si Ens­ti­tü­sü’nü ta­mam­la­dık­tan sonra Dev­let De­mir­yol­la­rı ve Ka­ra­yol­la­rı’nda ça­lış­tı. Daha sonra uzun süre İmar ve İskan Ba­kan­lı­ğı’nda genel müdür yar­dım­cı­sı, genel müdür ve tet­kik ku­ru­lu üyesi ola­rak ça­lış­tı.
1971’de müs­te­şar, 1973’te ise da­nış­man ola­rak görev yaptı, 1982’de emek­li­ye ay­rıl­dı. Sa­li­hoğ­lu’nun ilk şiiri 1941’de İstan­bul der­gi­sin­de ya­yım­lan­dı. Şiir, de­ne­me ve eleş­ti­ri ya­zı­la­rı­nı Türk Dili, Ye­di­te­pe, Var­lık, Dost, Sal­kım, Ilgaz, Yeni Ufuk­lar, Akşam, Mil­li­yet, Güney ve Yeni Ortam gibi dergi ve ga­ze­te­ler­de ya­yım­la­dı.
Alf­red de Mus­set ve Ba­ude­la­ire’in bazı ya­pıt­la­rı­nı Türk­çe­ye çe­vir­di. Türk Dil Ku­ru­mu’nda yö­ne­ti­ci­lik yaptı ve uzun yıl­lar Türk Dili der­gi­si­nin yazı kad­ro­sun­da bu­lun­du. 1955’te Türk Dil Ku­ru­mu’nun Öz­türk­çe De­ne­me Ya­rış­ma­sı’nda bi­rin­ci­lik ödülü, 1970-1971’de TRT Bilim Kül­tür ve Sanat Ödül­le­rin­de De­ne­me Ba­şa­rı Ödülü aldı. Öz Türk­çe’yi sa­vu­nan ya­zı­lar yazdı.
Şi­ir­le­rin­de aşk, doğa, dost­luk, yurt ve insan sev­gi­si gibi te­ma­la­rı­nı iş­ler­ken; düz ya­zı­la­rın­da ise ço­ğun­luk­la top­lum­sal so­run­la­ra eğil­di.[1]
27 Tem­muz 2010’da An­ka­ra’da ya­şa­mı­nı yi­tir­di. Kar­şı­ya­ka Me­zar­lı­ğı’na def­ne­dil­di.
YA­YIN­LAN­MIŞ KİTAP­LA­RI
Ağa­cın Derdi (şiir) – 1955
Duman Duman Üs­tü­ne (şiir) – 1959
Bana Sen­sin Ya­şa­mak (şiir) – 1966
Işık­la­nan Ülke: Türk Dili ve Dil Dev­ri­mi Üze­ri­ne Bir İnce­le­me (de­ne­me) – 1966
Ataç’la Gelen (de­ne­me) – 1968
Ata­türk­çü Dü­şün­ce (de­ne­me) – 1972
Esin­ti­ler Kav­şa­ğı (şiir) – 1973
Gün Işı­ğı­na Çık­tık­ça (de­ne­me) – 1975
Sevgi Tu­ta­na­ğı (şiir) – 1979
Son 37 Hy­pos­pa­di­as Ta­mi­rin­de Uy­gu­la­dı­ğı­mız Cer­ra­hi Yön­tem­ler (araş­tır­ma) – 1983
Oku­yup Dü­şün­dük­çe (de­ne­me) – 1989
Güz Şar­kı­la­rı (şiir) – 1991
Gü­zel­lik Or­ta­sın­da (şiir) – 1992
Gün­ler­le Gelen: De­ne­me­ler, Eleş­tir­me­ler,

Öy­kü­ler – 1994
Gün­ler­le Gelen III: De­ne­me­ler-Eleş­ti­ri­ler – 1994
Pi­ra­mi­din Te­pe­sin­den (de­ne­me) – 1994
HACI MEK­SUT
Ça­ye­li Liman Köy’ün çok say­gın, hatta en sa­yı­lan, çe­ki­ni­len ki­şi­si!
Ve 3-5 kim. öte­de­ki Ça­ye­li’nin Be­le­di­ye baş­ka­nı; Ama yaşlı bir adam ol­du­ğu halde her gün evin­den çıkar, yü­rü­ye­rek şo­se­den Ça­ye­li’ne varır, ma­ka­mı­na girer, otu­rur, ça­lış­ma­ya baş­lar­dı. Ça­ye­li halkı da sever, sa­yar­dı onu! Ciddi, dü­rüst, ça­lış­kan bir adam­dı.
Hacı Mek­sut, Ata­türk dö­ne­min­de de, Ke­ten­ci so­ya­dı­nı alın­ca bütün ak­ra­ba ve yakın kom­şu­la­rı da Ke­ten­ci oldu! Oğlu, küçük oğlu Ziya ve kızı, Li­man­köy ilk oku­lun­dan ar­ka­da­şım­dı­lar. Sa­yı­nur esmer bir kızdı.
Ziya ke­ke­mey­di. Ölmüş ol­du­ğu­nu duy­dum! Sa­ye­nur ya­şı­yor­sa, 70-80 yaş­la­rın­da bir Ne­ne­dir artık. Hacı Mek­su­tun büyük oğlu Mus­ta­fa, ondan kü­çü­ğü Osman’dı. Uzun kara kir­pik­le­ri kıpır kı­pır­dı! Olay çı­kar­ma­yı seven bir adam­dı. Ben­den çok büyük ol­duk­la­rı için belki de çok­tan öl­müş­ler­dir! Olaki!
ŞEY­TAN SÜ­LEY­MAN
Sü­ley­man dayı, ih­ti­yar bir ba­lık­çıy­dı! Kal­kan ba­lı­ğı ye­mekk is­ter­se­niz, ona gi­decek, pa­ra­sı­nı verip ala­cak­tı­nız. Annem de öyle ya­par­dı.
Kal­kan ba­lı­ğı, sırtı pul pul, yu­var­lak bir ba­lık­tı. Ve Ka­rad-eni­ze, öz­gü­dür. Sü­ley­man da­yı­nın, bir başka zevki ve mes­le­ği de, Hacı Mek­sut’un dı­şın­da­ki köy hal­kın­dan sivri, renk­li ki­şi­le­re takma bir ad tak­mak­tı. Ör­ne­ğin, Dedem Meh­met Kap­ta­noğ­lu’na Kafa Meh­met de­miş­ti! Oyle sa­nı­yo­rum ki, Rah­met­li dedem, ko­nu­şur­ken, iki uzun sağ par­ma­ğı­nı sağ şa­ka­ğı­na da­ya­dı­ğı için, bu adı tak­mış­tı ona! O’nun ana bir, baba ayrı ağa­be­yi­si­ne de Kara Yahya de­miş­ti.
Ben Yahya da­yı­yı ha­tır­la­rım. Yüzü koyu esmer ba­kış­la­rı kara idi. Onun oğ­lu­na, Kara Ali der­ler­di, Yüz­le­ri­ne karşı ise dayı! Ali emi­ce­miz­di, an­nem­le benim! O da Dedem Meh­met Reise, emice derdi.
KAM­BUR BİR ANNE
Bu anne, eş­kı­ya­lık su­çun­dan idama mah­kûm edi­len ve Ce­za­evin­de ası­la­cak olan oğ­lu­na, ken­di­ni ya da onu asa­cak olan­la­rı öl­dür­mek için, mısır unu ile ya­pıl­mış ha­mu­run içine ateş­li, ve ke­si­ci si­lah­lar ko­ya­rak, fı­rın­la­nıp pişen mısır ek­me­ği­ni, ceza evine sır­tın­da keçe ta­şı­yan, Ke­çe­li­oğlu’na zi­ya­ret es­na­sın­da gö­tü­rüp veren bir an­ne­dir!
Oğlu da ya bi­ri­ni, ya iki­si­ni bir­den ya­pa­rak, yine ölüm­den kur­tu­la­ma­mış­tır! aile, idam olu­nan oğ­lu­nun ceza evin­de­ki la­ka­bı­nı, son­ra­dan, so­ya­dı ola­rak al­mış­tır, ve bu ku­şak­lar boyu sürüp git­miş­tir.
Bu kam­bur an­ne­nin son büyük oğlu da ba­ba­mın ba­ba­sı­nın kız kar­deş­le­rin­den bi­ri­nin ko­ca­sı idi.
Tatlı dilli bu ha­tu­na an­nem­de ben de, Emine Teyze der­dik. Eşine de dayı der­dik. Bu yaşlı – başlı say­gı­de­ğer da­yı­nın bana : “To­ri­num, seni gö­rün­ce içi­min yap­rak­la­rı açı­lı­yı!” de­me­si, ne­den­se çok ho­şu­ma gi­der­di.
İlko­kul dör­dün­cü sı­nı­fı Trab­zon­da, Cu­di­bey ilk oku­lun­da oku­muş­tum! Orada sınıf ar­ka­daş­la­rı­mız ara­sın­da, Kev­ser adın­da esmer, güzel gözlü bir kız vardı! Onu, bir türlü unu­ta­ma­dım. Acem­miş.
BENİM SEVGİLİ DA­YI­LA­RIM
Ben, Ça­ye­li’nin Liman Köyü’nden Meh­met SALİHOĞLU, Ça­ye­li İlko­ku­lu­nu Pe­ki­yi de­re­ce ile bi­ti­rin­ce, annem beni Ab­la­la­rı ol­du­ğu İstan­bul’a yer­leş­miş beş kar­de­şi ile an­ne­si­ne gön­der­miş­ti.
Oku­ma­mı sağ­la­sın­lar diye! Da­yı­la­rım ve an­ne­an­nem, beni se­vinç­le ve ku­cak­la­ya­rak kar­şı­la­mış­lar­dı. Hatta or­tan­ca dayım, Eyüp or­ta­oku­lu­na beni kay­det­tir­mek için yaş­lı­ca bir adam tut­muş ve o adam ben or­ta­oku­lu bi­ti­re­ne kadar hep velim ol­muş­tu. Dede der­dim ona!
Çünkü an­ne­min ba­ba­sı ger­çek dedem, an­ne­an­nem­le arası açık, dar­gın­dı­lar.. O sı­ra­lar ve yıl­lar da­yı­la­rım ve an­ne­an­nem Ayvan sa­ray­da, Zey­rek­te, Fatih At Pa­za­rı ma­hal­le­sin­de otur­muş­lar­dır. İstan­bul erkek li­se­si­ne devam eder­ken, Fa­tih­te otu­ru­yor­duk. Ki­ra­lık evde otur­muş­lar­dır hep, ben li­se­yi bi­ti­rip, Yük. Mü­hen­dis Okulu sı­na­vı­nı ka­za­nıp oraya gi­rin­ce­ye kadar. Allah, ba­ba­mı 26 ya­şın­da aldı biz­den ama, O’nun ye­ri­ne di­re­nen, na­mus­lu, dü­rüst an­ne­miz ve onun ar­ka­sın­da da dağ gibi beş da­yı­mız vardı! Ben on­la­rın sa­ye­sin­de eği­ti­mi­mi ta­mam­la­dım! Ve bu­gün­kü Meh­met Sa­li­hoğ­lu ola­bil­mi­şim­dir; on­la­rın sa­ye­sin­de, Mar­ma­ra de­ni­zi­nin kı­yı­la­rın­da­ki ünlü yer­le­ri­mi­zi, Ban­dır­ma, Te­kir­da­ğı, Mü­ref­te, Lap­se­ki, Ça­nak­ka­le, Ege’de Boz­ca­ada, İpsala, Meriç gibi ünlü yer­le­ri, hem bir­çok kez gör­mü­şüm­dür, İzmir, Mi­dil­li adası Boz­ca­ada­yı da gör­mü­şüm­dür. Da­yı­la­rım ol­ma­say­dı, bütün edin­ti­le­rim ve ka­za­nım­la­rım­la bu­gün­kü Meh­met Sa­li­hoğ­lu da asla ola­maz­dı. Ama bütün ba­şa­rı­la­rı­mın te­me­lin­de, el­bet­te ki benim ça­lış­kan­lı­ğım, zekâm ve dü­rüst­lü­ğüm var­dır! Zorla olan ne var­dır ki! Da­yı­la­rım, ara­la­rın­da ağa­bey de­me­dik­le­ri gibi, hep­si­nin ab­la­sı olan an­ne­me de adiy­le hitap eder­ler­di! Ne yazık ki an­nem­de, on­lar­da çok­tan öl­müş­ler­dir! Ben şim­di­ler­de ikin­ci eşim­le ya­şı­yo­rum. İlk eşim öl­müş­tür kan­ser­den.
LİMAN­KÖY KO­MAK­LIK­TA ŞABAN DAYI
Li­man­köy’ün se­vim­li ih­ti­yar­la­rın­dan biri idi. Ca­mi­ye bay­ram na­ma­zı­na gel­di­ği zaman bazı şa­ka­cı, ta­kıl­gan kim­se­ler, en­se­si­ne elle do­ku­nun­ca, ir­ki­lir, huy­la­nır­dı! Çok gı­dık­la­nır­dı, ak­saç­lı, ak bı­yık­lı bir adam­dı Şaban dayı, onun evin­de, onun­la ya­şa­yan iki erkek to­ru­nu vardı! Bi­ri­nin adı Haşan, öbü­rü­nün de ince Ahmet idi. Ben Ça­ye­li İlko­ku­lu son sı­nı­fı­na gi­der­ken, elim­de çanta evden çık­tık­tan sonra, Kur­taş De­re­si’nin taş köp­rü­sün­dan geçer, sta­bi­li­ze şose yo­lun­dan yü­rü­ye­rek on­la­rın evi­nin hi­za­sı­na ge­lin­ce, onlar da bana ka­tı­lır, yü­rü­ye­rek pa­ra­ko­ma­dan geçer, Ça­ye­li­ne çok yakın ahşap köp­rü­den (ozan­lar de­re­si) geçip okula gider, sı­nıf­la­rı­nı­za gi­rer­dik, ben be­şin­ci sınıf, Ahmet’le Haşan dör­dün­cü sınıf öğ­ren­ci­siy­di. Yıl­lar sonra, ben İstan­bul Tek­nik Üni­ver­si­te­si­ni bi­ti­rip Yük­sek Mü­hen­dis ola­rak an­ne­mi ve dedem Meh­met Kap­ta­noğ­lu’nu­zi­ya­re­te gi­din­ce, Kap­ta­noğ­lu il­ko­ku­lu­nun av­lu­sun­da hem­şe­ri­le­rim­le ko­nu­şup söy­le­şir­ken, bak­tım gü­lüm­se­ye­rek İnce Ahmet ya­nı­ma geldi ve bana”Hoş­gel­din Meh­met bey!” dedi. Hemen ta­nı­dım onu vc kol­la­rım, açtım sev­giy­le ku­cak­laş­tık her­kez bu du­ru­mu ya­dır­ga­mış­tı! Ve ona Ahmet’ciğim de­miş­tim. İnce Ahmet, yine kibar, yine efen­diy­di. Ko­mar-luk­ta Şaban dayı eğer öl­müş­se, Al­lah­tan rah­met di­le­rim…
HACI ALİ
Ça­ye­li’nin, Per­kam de­ni­len dağ kö­yün­den, Liman köye inmiş, ora­dan bir mal satın almış ve oraya yer­leş­miş bir adam­dı. Benim ba­ba­mın ba­ba­sı, genç yaşta hacca git­miş ol­du­ğu için Hacı Ali de­ni­len zen­gin sa­nı­lan, na­mus­lu, na­ma­zın­da ni­ya­zın­da, tu­tum­lu bir adam­dı.
Ben ta­nır­ken onu sa­kal­la­rı ağar­ma­mış­tı daha, sonra, eş­kı­ya kor­ku­sun­dan kaçıp, Trab­zon’a yer­leş­miş­ti. Orada ma­ni­fa­tu­ra ti­ca­re­ti ile ge­çin­di durdu yıl­lar­ca! 1939 yı­lın­da ölün­ce, İstan­bul’da ya­şa­yan erkek, kadın bütün ço­cuk­la­rı ile Meh­met Osman ölmüş oğlu Meh­met’in ço­cuk­la­rı, yani to­run­la­rı Trab­zon’a ça­ğır­dı­lar, son ikisi otel­de kal­dı­lar.
Çünkü evde ka­la­cak yer yoktu ev­lat­la­rın­dan, yal­nız, gün­düz­le­ri, eve gi­di­yor, İstan­bul’dan ge­len­ler­le bir­lik­te olu­yor­lar­dı.
Bir ara Hacı Ali’nin ka­rı­sı Sa­ki­ne hanım ço­cuk­la­rı­nı ça­ğır­dı oda­sı­na, ba­ba­nız­dan kalan biraz altın var, on­la­rı pay­la­şa­yım ara­nız­da dedi. Gizli altın pay­la­şı­mı. Baş­tan bir esas kabul et­ti­ler, er­kek­ler 150 şer reşat al­tı­nı, kız­lar 100 er altın ala­cak.
Tam o sı­ra­da ge­ce­yi otel­de ge­çi­ren to­run­lar eve gel­mez­ler mi? Bir telaş alır on­la­rı, sel önün­den kütük ka­çı­rır gibi ol­du­lar, çünkü Meh­met’le Osman gö­rür­se, on­la­ra da ver­mek ge­re­kir­di, yasal ola­rak, sizin hak­kı­nız yok­tur di­ye­mez­ler­di.

ÇAYKUR GENEL MÜDÜRÜ ALİM DİYABAKIR’DA

Çay­kur Genel Mü­dü­rü ve YK Baş­ka­nı Yusuf Ziya ALİM, Çay­kur Di­yar­ba­kır Pa­zar­la­ma Bölge Mü­dür­lü­ğü­nün bu­lun­du­ğu, Tür­ki­ye’nin ta­ri­hi eser­le­ri, ka­le­si, kar­pu­zu ile meş­hur Gü­ney­do­ğu Ana­do­lu’nun en büyük şe­hir­le­rin­den olan Di­yar­ba­kır’a dü­zen­le­di­ği ça­lış­ma prog­ra­mı kap­sa­mın­da Di­yar­ba­kır’ın Ri­ze­li Va­li­si Münir KA­RA­LOĞ­LU’nu zi­ya­ret etti.

2021 yılı yaş çay kam­pan­ya­sı­nın 1’inci sür­gün dö­ne­min­de hemen her gün yaş çay ta­rı­mı­nın ya­pıl­dı­ğı, Rize, Trab­zon, Art­vin ve Gi­re­sun il­le­rin­de­ki iş­let­me­le­rin­de yoğun bir fab­ri­ka ve alım yeri de­ne­tim­le­ri yapan Çay­kur Genel Mü­dü­rü Yusuf Ziya ALİM ve ekibi bi­rin­ci sür­gün­de rekor yaş çay alı­mı­na imza attı. 310 bin ton do­la­yın­da yaş çay alımı yapan ÇAY­KUR’da, Genel Müdür Alim, 1’inci sür­gü­nün so­nu­na ge­lin­me­si ile bu kez bölge zi­ya­ret­le­ri ile kuru çay sa­tış­la­rı­nı ar­tır­mak ve Di­yar­ba­kır Pa­zar­la­ma Bölge Mü­dür­lü­ğü­mü­zün bu­lun­du­ğu bu ta­ri­hi ili­miz­de, Çay­kur Çay Satış Ma­ğa­za­sı’nın pro­je­len­dir­me­si için Di­yar­ba­kır’a gitti.
Çay­kur Genel Mü­dü­rü ve YK Baş­ka­nı Yusuf Ziya Alim’ın Di­yar­ba­kır ça­lış­ma prog­ra­mı kap­sa­mın­da, Genel Müdür Yar­dım­cı­sı Er­dinç Ha­ti­noğ­lu ve Di­yar­ba­kır Çay­kur Pa­zar­la­ma Bölge Mü­dü­rü Ali Satı ile bir­lik­te, Ri­ze­li Di­yar­ba­kır Va­li­si Münir Ka­ra­loğ­lu’nu zi­ya­ret etti. Çay­kur’la il­gi­li ha­ya­ta ge­çi­ri­len her ili bir çay satış ma­ğa­za­sı, yeni üre­ti­len ürün­ler ve yeni proj­le­rel il­gi­li bilgi pay­la­şı­mın­da bu­lu­nul­du.
Di­yar­ba­kır Va­li­si Vali Ka­ra­loğ­lu, “Kıy­met­li Genel Mü­dü­rü­müz Yusuf Ziya bey kar­de­şi­miz­le Rize’de aynı Li­se­den me­zu­nuz. Türk ça­yı­nın ön­cü­sü ÇAY­KUR’da son dö­nem­de güzel ge­liş­me­ler ya­şan­dı­ğı­na şahit ol­mak­tan se­vinç du­yu­yo­rum.
ÇAY­KUR’un Di­yar­ba­kır ili­mi­ze yıl­lar­dır bölge mü­dür­lü­ğü dü­ze­yin­de ver­miş ol­du­ğu hiz­met­ler­den çok mem­nu­nuz. Şim­di­de çay ma­ğa­za­sı­nın açıl­ma ça­lış­ma­la­rı müj­de­si­ni biz­le­re ilet­me­niz­den do­la­yı sizi ve kad­ro­nu­zu teb­rik edi­yor, ba­şa­rı­lı ça­lış­ma­la­rı­nı­zın de­va­mı­nı di­li­yo­rum.” diye ko­nuş­tu.
Çay­kur Genel Müdür ve YK Baş­ka­nı ALİM, “Ül­ke­mi­zin bir çok büyük şeh­rin­de yıl­lar­dır ba­şa­rı­lı ça­lış­ma­la­rı­nız­la, şim­di­de do­ğu­nun en büyük şe­hir­le­rin­den Di­yar­ba­kır Va­li­lik gö­re­vi­niz­de biz­le­ri büyük hiz­met­ler ve­re­me­ye devam et­ti­ği­niz bu ta­ri­hi şe­hir­de biz­le­ri mi­sa­fir et­me­niz­den büyük onur ve gurur duy­duk.” dedi. Genel Mü­dü­rü Alim; Zi­ya­re­tin anı­sı­na Di­yar­ba­kır ili­nin Bakır an­la­mı­na gelen is­mi­nin ha­tı­ra­sı­na ken­di­le­ri­ne ÇAY­KUR’un is­mi­nin iş­len­miş ol­du­ğu çay bar­da­ğı­nın da bu­lun­du­ğu bakır çay­dan­lık ve he­di­ye etti.


Ha­ber-Fo­to: Bay­ram Ali KA­VAL­CI

RİZE BEYOĞLU DEĞİLDİR RİZE’NIN AY PARÇASI FİRMALARI

Rize Be­le­di­ye Baş­ka­nı Sayın Rahmi Metin Bey’i ba­şa­rı­lı bu­lu­yor ya­ki­nen takip edi­yo­rum. Kent­sel dö­nü­şüm için ver­di­ği mü­ca­de­le ve Ri­ze­li­ler­le iç içe be­le­di­ye­yi yö­net­me an­la­yı­şı her­ke­sin tak­di­rin­de­dir. Kül­tü­rel de­ğer­le­re sahip çı­kı­şı­nın en güzel gös­ter­ge­le­rin­den biri de Rize ili­nin ef­sa­ne be­le­di­ye baş­ka­nı Ekrem Orhon ki­ta­bı­nın ba­sı­mı ve da­ğı­tı­mı­dır.
Be­le­di­ye Baş­ka­nı her ne kadar kent­le bü­tün­leş­se ba­şa­rı­lı olsa da ar­ka­sın­da­ki ekip­te önem­li­dir çünkü baş­ka­nın her işe her yere ye­tiş­me­si müm­kün de­ğil­dir.
*Rize’de son za­man­da ya­pı­lan önem­li et­kin­lik­ler­de pay­daş­la­rın neden se şehir dı­şın­dan se­çil­di­ği­ni üzü­le­rek gö­rü­yo­rum. Et­kin­lik­ler­de bizim fir­ma­la­rı­mı­za yer ve­ril­me­li ona çı­ka­rıl­ma­lı­dır.
*Ör­ne­ğin GAST­RO RİZE et­kin­li­ğin­de ben Öz­tir­ya­ki­le­ri değil son üç ayda Sır­bis­tan’a Rize’den 150 bin do­lar­lık ih­ra­cat yapan, üre­ti­nin ta­ma­mı­nı Rize’de ger­çek­leş­ti­ren dün­ya­ca ünlü fu­ar­lar­da ül­ke­mi­zi tem­sil eden Yel­ken­ci’lerin yer al­ma­sı­nı te­men­ni ede­rim. GAST­RO RİZE et­kin­li­ğin­de Ri­ze­li pay­daş­lar var mıdır? Ta­nı­tım­da rüş­tü­nü is­pat­la­mış Ajan­s­53 var mıdır? Bu et­kin­lik­ler­le il­gi­li Sayın Baş­kan Yar­dım­cı­mız Kemal Genç uma­rım Be­yoğ­lu Be­le­di­ye­si man­tı­ğıy­la değil de Rize Be­le­di­ye­si Man­tı­ğıy­la ha­re­ket edi­yor­dur. Dün­ya­ca ünlü Tulum fes­ti­val­le­ri­ne imza atan Ri­ze­li firma var­ken ara­ba­lı si­ne­ma et­kin­li­ği­nin or­ga­ni­zas­yo­nu­nu yapan ya­ban­cı fir­ma­nın ger­çek­leş­tir­me­si ne kadar doğ­ru­dur. Unut­ma­ya­lım Bu­ra­sı Rize Be­yoğ­lu değil… Lüt­fen kendi de­ğer­le­ri­miz­le yol ala­lım üre­te­ni tü­ket­me­ye­lim.

RESMİ GAZETEDE YAYINLANDI EMLAK SATIŞLARINA KANUN AYARI !

Resmi Ga­ze­te­de yeni ya­yım­la­na­rak yü­rür­lü­ğe giren ka­nun­la gay­ri­men­kul sa­tış­la­rın­da iki önem­li uy­gu­la­ma dev­re­ye girdi. Em­la­kın borç­lu şe­kil­de dev­ri­ni ya­sak­la­yan yeni uy­gu­la­ma ile beyan de­ğe­ri­nin al­tı­na sa­tış­lar­da ka­nu­nun be­lir­le­di­ği mat­rah de­ğe­ri­nin esas alı­na­cak.

Gay­ri­men­kul Uz­ma­nı Hakan ERİLKUN, Bu­gü­ne kadar ki uy­gu­la­ma­lar­da sa­tı­şı ya­pı­lan gay­ri­men­ku­lün sa­tış­tan ön­ce­ki dö­ne­me ait öden­me­miş emlak ver­gi­si borç­la­rın­dan ta­şın­ma­zı satan ya­nın­da ta­şın­ma­zı ala­nın da mü­te­sel­si­len so­rum­lu­lu­ğu bu­lun­du­ğu­nu ancak yeni uy­gu­la­ma ile bu kanun hük­mü­nün ge­çer­li­li­ği­ni yi­tir­di­ği­ni söy­le­di. ERİLKUN, yeni uy­gu­la­ma­nın özel­lik­le­ri­ni şu söz­ler­le ifade etti: Bun­dan böyle em­la­kın geç­miş dö­ne­me iliş­kin vergi borç­la­rı­nı öde­me­den devri söz ko­nu­su ola­ma­ya­cak.. Tapu mü­dür­lük­le­ri devir ve ferağ iş­le­mi­ni, iş­le­min ya­pıl­dı­ğı ayı takip eden ayın 15’inci günü ak­şa­mı­na kadar il­gi­li be­le­di­ye­le­re elekt­ro­nik or­tam­da bil­di­recek ve böy­le­lik­le miras, mah­ke­me ka­ra­rı, cebrî icra, ka­mu­laş­tır­ma hâl­le­ri ile özel ka­nun­lar­da ön­gö­rü­len diğer hâl­ler ha­ri­cin­de emlak ver­gi­si borcu bu­lu­nan bina ve ara­zi­nin borç­lu şe­kil­de devir ve fe­ra­ğı­nın ya­pıl­ma­ma­sı, alıcı ile sa­tı­cı ara­sın­da olu­şan ve yeni alıcı için sı­kın­tı ya­ra­tan büyük bir so­ru­nu kök­ten çöz­müş ola­cak.”
Ben­zer şe­kil­de aynı kont­rol sis­te­mi ile em­la­kın beyan de­ğe­ri­nin al­tın­da ya­pı­lan sa­tış­lar­da dev­le­tin as­ga­ri beyan de­ğe­ri­ni esas al­ma­sı­nın çok ye­rin­de bir uy­gu­la­ma ol­du­ğu­nu be­lir­ten Gay­ri­men­kul Uz­ma­nı Hakan ERİLKUN yeni uy­gu­la­ma­yı şöyle açık­la­dı: Halk ara­sın­da beyan de­ğe­ri ola­rak bi­li­nen, ta­pu­da dev­le­tin resmi ka­yıt­la­rın­da gö­rü­len ve emlak ver­gi­si­ne esas olan de­ğe­rin daha al­tın­da satış ya­pı­la­bi­li­yor, bu da vergi ve harç oran­la­rın­da eşit­siz bir uy­gu­la­ma­ya neden olu­yor­du. Yeni ka­nun­la satış be­de­li ne olur­sa olsun as­ga­ri değer beyan de­ğe­ri ola­rak kabul edi­lecek ve buna göre vergi ve harç öden­me­si sağ­la­na­cak. Sa­de­ce konut sa­tı­şı baz alın­dı­ğın­da bile 1.400.000’i aşkın konut sa­tı­şın­da %10’luk bir düşük beyan bile mil­yon­lar­ca Li­ra­lık harç kay­bı­na neden ol­du­ğu için ka­nun­la ger­çek de­ğe­ri beyan edi­le­me­se bile en azın­dan beyan de­ğe­ri üze­rin­den harç ge­li­ri­nin ga­ran­ti­ye alın­dı­ğı gö­rül­mek­te­dir.’
Hakan ERİLKUN Kim­dir ?
1974 yı­lın­da İstan­bul’da doğdu. Mar­ma­ra Üni­ver­si­te­si İkti­sa­di ve İdari Bi­lim­ler Fa­kül­te­si’nden mezun oldu. 25 yıl­dır gay­ri­men­kul sek­tö­rün­de fa­ali­yet gös­te­ren ERİLKUN, TUR­YAP Emlak Bilgi Ban­ka­sı Genel Mü­dür­lü­ğün­de Müdür ve Yö­ne­tim Ku­ru­lu Üyesi ola­rak uzun yıl­lar görev aldı. Eği­tim­li Em­lak­çı­lar Der­ne­ği Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­kan­lı­ğı’na iki dönem üs­tüs­te se­çi­len ERİLKUN, Mar­ma­ra Üni­ver­si­te­si, İstan­bul Üni­ver­si­te­si, İstan­bul Ti­ca­ret Odası ve Üni­ver­si­te­si gibi pek çok ku­rum­da gay­ri­men­kul ala­nın­da öğ­re­tim üye­li­ği yaptı. Sek­tör­de üç ayrı mar­ka­yı franc­hi­se sis­te­mi­ne ka­vuş­tu­ra­rak ülke ça­pın­da ba­şa­rı­lı ol­ma­sı­nı sağ­la­yan Hakan ERİLKUN 2018 yı­lın­da bu yana Hakan Eril­kun Gay­ri­men­kul, Eği­tim ve Franc­hi­se Da­nış­man­lık Hiz­met­le­ri adı al­tın­da kendi iş­let­me­sin­de fa­ali­yet gös­ter­mek­te­dir.


Haber: Mus­ta­fa SAKLI

Rizeli Kadınların Yaylalarda Zorlu Mesaisi

Rize’nin İkiz­de­re il­çe­sin­de­ki yay­la­lar­da ya­şa­yan ka­dın­lar, ev iş­le­ri­nin yanı sıra hay­van­la­rı­nın kış mev­si­min­de­ki yi­yecek ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­mak için ara­zi­de­ki ot­la­rı bi­çi­yor.

Rize’nin İkiz­de­re il­çe­sin­de­ki yay­la­lar­da ya­şa­yan ka­dın­lar, ev iş­le­ri­nin yanı sıra hay­van­la­rı­nın kış mev­si­min­de­ki yi­yecek ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­mak için ara­zi­de­ki ot­la­rı bi­çi­yor.

Haber Merkezi

“Gerekirse Ankara’ya yürürüz”

TGF Genel Başkanı Yılmaz Karaca Aydın’dan seslendi;

“Gerekirse Ankara’ya yürürüz”

TGF Genel Baş­ka­nı Yıl­maz Ka­ra­ca, Cum­hur­baş­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan açık­la­nan yeni ta­sar­ruf ted­bir­le­ri­nin Ana­do­lu ba­sı­nı­nı bi­ti­re­ce­ği­ni be­lir­te­rek, “Umu­yo­ruz ki geri çe­kil­sin, aksi halde An­ka­ra’da eylem planı ger­çek­leş­tir­me­yi dü­şü­nü­yo­ruz” diye ko­nuş­tu.

Genel Baş­kan Yıl­maz Ka­ra­ca, şun­la­rı kay­det­ti;
“Ana­do­lu ba­sı­nı her geçen gün bitme nok­ta­sın­da. Ga­ze­te, TV, rad­yo­la­rın yanı sıra ça­lı­şan ga­ze­te­ci­ler de büyük sı­kın­tı ya­şı­yor.
Biz TGF ola­rak des­tek pa­ke­ti çı­ka­rıl­ma­sı­nı is­te­dik ama ma­ale­sef çık­ma­dı. Ana­do­lu ba­sı­nı­nın bit­me­si için bir ça­lış­ma var. Biz çare bu­lun­ma­sı­nı is­ter­ken yeni ta­sar­ruf ted­bir­le­ri gör­dük. Son de­re­ce üzücü ve Ana­do­lu ba­sı­mı­nı bi­tir­me­ye yö­ne­lik ça­lış­ma ola­rak de­ğer­len­di­ri­yo­ruz. Buna ses­siz ka­la­ma­yız. Yet­ki­li­le­ri uyar­mak için eylem planı yap­ma­mız lazım. Bütün basın mes­lek ör­güt­le­ri­ni de bu eylem pla­nı­mı­za ka­tıl­ma­ya bek­li­yo­ruz.
Basın ça­lı­şan­la­rı da so­run­la­rı­na sahip çık­ma­lı” dedi. Ka­ra­ca, TGF ola­rak Ana­do­lu ba­sı­nı­nın so­run­la­rı­nı çöz­mek için mü­ca­de­le et­tik­le­ri­ni ifade ede­rek, “Son 3 gün­dür Kırk­la­re­li, Uşak, Afyon, İzmir ve Aydın’dayız, bi­raz­dan Muğla’ya gi­de­ce­ğiz. Mü­ca­de­le­miz sü­recek” dedi.
Aydın Ga­ze­te­ci­ler Ce­mi­ye­ti’ne zi­ya­ret Tür­ki­ye Ga­ze­te­ci­ler Fe­de­ras­yo­nu Genel Baş­ka­nı Yıl­maz Ka­ra­ca, Genel Baş­kan ve­ki­li Cafer Esen­de­mir ve Genel Sek­re­ter Yar­dım­cı­sı Le­vent Altun, Aydın Ga­ze­te­ci­ler Ce­mi­ye­ti’ni zi­ya­ret etti. TGF Yö­ne­ti­ci­si ve Aydın Ga­ze­te­ci­ler Ce­mi­ye­ti Baş­ka­nı Semra Şener ve üye­le­ri­nin de ka­tıl­dı­ğı top­lan­tı­da, Aydın Ga­ze­te­ci­ler Ce­mi­ye­ti’nin Didim’de baş­lat­tı­ğı Basın Yapı Ko­ope­ra­ti­fi pro­je­si­nin son du­ru­mu ile il­gi­li de­ğer­len­dir­me­ler ya­pıl­dı.
Aydın Ga­ze­te­ci­ler Ce­mi­ye­ti Baş­ka­nı Semra Şener de, zi­ya­ret­le­rin­den do­la­yı TGF he­ye­ti­ne te­şek­kür etti.


Ha­ber-Fo­to: Mus­ta­fa SAKLI

RİZE BELEDİYESİ SAYESİNDE GÜNDOĞDU’DA 24 SAAT GÜNDOĞDU GÖRÜNTÜSÜ

Rize’nin doğu ya­ka­sı sa­hi­lin­de bu­lu­nan, En­gin­de­re, Taş­lı­de­re ve Ha­mi­di­ye Ma­hal­le­rin­den geçen ve halk ara­sın­da Gün­doğ­du iç yolu ola­rak bi­li­nen Men­de­res Bul­va­rı’nda alt­ya­pı ye­ni­le­me ve ışık­lan­dır­ma ça­lış­ma­la­rı Ka­ra­yol­la­rı ta­ra­fın­dan Rize Be­le­di­ye­si ko­or­di­ne­sin­de ta­mam­lan­dı.

Pro­je­nin üst­ya­pı ima­la­tın­da Rize Be­le­di­ye­si ta­ra­fın­dan kul­la­nı­lan es­te­tik gö­rü­nüm­lü ve ta­sar­ruf­lu led tek­no­lo­ji­li ay­dın­lat­ma­la­rın ise 1. etabı ta­mam­lan­dı 2. Etap ça­lış­ma­la­rı ise devam edi­yor.
Bul­va­rın alt ya­pı­sın­dan elekt­rik ve ha­ber­leş­me hat­la­rı­na, kal­dı­rım ça­lış­ma­la­rın­dan yağ­mur­su­yu gi­der­le­ri­ne kadar bü­tü­nü ye­ni­len­di. Şehre ya­kı­şır mo­dern bir gö­rü­nüm ka­za­nan bul­var, va­tan­daş­la­rın da be­ğe­ni­si­ni top­la­dı.
Rize sa­na­yi kav­şa­ğın­dan Gün­doğ­du cad­de­si­nin gi­ri­şi­ne kadar top­lam­da 3 ki­lo­met­re­lik bul­var­da 2. etap ay­dın­lat­ma ça­lış­ma­la­rıy­la bir­lik­te proje ta­mam­la­na­cak.


Haber: Bay­ram Ali Ka­val­cı
Foto: Rize Be­le­di­ye­si Basın Bü­ro­su

DOĞU KARADENİZ’DE TURİZME EL FATİHA…

Şu anda raf­ting milli ta­kı­mı­mız WFR-R4 Açık Yaş Dünya Raf­ting Şam­pi­yo­na­sı için Güney Fran­sa’da Alp Dağ­la­rı etek­le­rin­de bu­lu­nan L’Ar­gen­tière-la-Bessée’de bu­lu­nu­yor. Alp Dağ­la­rın­dan doğan Du­ran­ce Nehri’nde raf­ting ya­rış­ma­la­rı devam edi­yor.
Ekip­te­ki bir ar­ka­daş bir video çekip bana gön­der­miş.
Biraz an­lat­ma­sı­nı is­te­dim, Du­ran­ce akar­su­yu­nu, köy­le­ri, do­ğa­yı, Alp­le­ri…
Me­se­la Du­ran­ce akar­su­yu üze­rin­de kaç tane HES var, Dere bo­yun­ca kaç tane otel var.
Ma­lu­mu­nuz Fran­sa, dün­ya­da en çok tu­rist ağır­la­yan ülke. Bir yılda 80 mil­yon­dan fazla zi­ya­ret­çi 55 mil­yar Dolar’dan fazla para bı­ra­kı­yor.
Buna rağ­men doğa ko­run­muş, in­san­lar bir­bir­le­ri­ne ol­du­ğu kadar do­ğa­ya da say­gı­lı.
Akar­su üze­rin­de değil HES bir kazık bile ça­ka­maz­sın. Öyle on katlı, yirmi katlı otel­ler hiç yok. Çünkü dün­ya­da hiç­bir tu­rist be­to­na veya HES’e bak­mak için ül­ke­ler arası yol­cu­luk yap­maz.
Ko­nu­yu ül­ke­miz­de­ki tu­rizm fa­ali­yet­le­ri­ne ge­tir­mek is­ti­yo­rum. Özel­lik­le son za­man­lar­da Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­si’nde tu­riz­mi ge­liş­tir­mek için bazı ham­le­ler ya­pı­lı­yor. Yayla tu­riz­mi, doğa tu­riz­mi, raf­ting tu­riz­mi adı al­tın­da in­san­lar böl­ge­mi­ze çe­kil­mek is­te­ni­yor. Ancak bir ta­raf­tan da tu­riz­min ol­maz­sa ol­maz­la­rı dik­ka­te alın­ma­ya­rak böl­ge­nin doğal kay­nak­la­rı, li­ya­kat­siz in­san­la­rın keyfi veya bi­linç­siz uy­gu­la­ma­la­rıy­la heba edi­li­yor.
Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­si’nde de­re­le­rin ölü­müy­le bir­lik­te artık tu­rizm de öl­müş­tür.
Raf­ting için akar­su lazım, yü­rü­yüş için tah­rip edil­me­miş bir doğa lazım…
Şimdi yet­ki­li­le­re so­ru­yo­rum; Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­si üze­rin­de yüz­ler­ce de­re­yi, yüz­ler­ce HES’le öl­dür­dü­nüz. Bu de­re­ler üze­rin­de tu­rizm amaç­lı ku­ru­la­bi­lecek diğer yüz­ler­ce küçük iş­let­me­yi de öl­dür­dü­nüz. De­re­le­rin ke­nar­la­rın­da­ki doğal din­len­me alan­la­rı­nı öl­dür­dü­nüz. De­re­ler üze­rin­de­ki on­lar­ca şe­la­le­yi öl­dür­dü­nüz. De­re­ler­le be­ra­ber böl­ge­nin gü­zel­li­ği­ni, ye­şi­li­ni öl­dür­dü­nüz. Do­la­yı­sıy­la çay­dan sonra böl­ge­mi­zin eko­no­mik yön­den kur­tu­lu­şu ola­bi­lecek tu­riz­mi de öl­dür­müş ol­du­nuz.
İnsan­lar sizi sa­mi­mi bir şe­kil­de uyar­dı. Bu ko­nu­da büyük mü­ca­de­le­ler ve­ril­di. Din­le­me­di­niz, ak­lı­se­lim in­san­la­rı ya­tı­rım­la­rı en­gel­le­mek­le suç­la­dı­nız. Yan­daş fir­ma­la­rı zen­gin etmek için iyi ni­yet­li va­tan­daş­la­ra yalan söy­le­di­niz. Ko­nu­şur­ken de “tu­rizm” söz­cü­ğü­nü di­li­niz­den dü­şür­me­di­niz.
Bütün de­re­le­ri, belli şir­ket­le­re peş­keş çe­ke­rek in­sa­nı­mı­zın ge­le­ce­ği­mi­zi, ço­cuk­la­rı­mı­zın ümi­di­ni neden heba et­ti­niz? Bunun he­sa­bı­nı nasıl ve­re­cek­si­niz?

İlimizde Kabotaj Bayramı Dolayısıyla Denize Çelenk Bırakıldı

İli­miz­de 1 Tem­muz De­niz­ci­lik ve Ka­bo­taj Bay­ra­mı mü­na­se­be­ti do­la­yı­sıy­la de­niz­de kut­la­ma tö­re­ni dü­zen­len­di.

Ri­port’ta bek­le­yen ba­lık­çı tek­ne­siy­le de­ni­ze açı­lan Rize Vali Yar­dım­cı­la­rı Bay­ram Sağır, Gül­ha­ni Ozan Sarı, Sedat Sezik, Rize Be­le­di­ye Baş­kan Yar­dım­cı­sı Meh­met Yol­daş, Ça­ye­li Be­le­di­ye Baş­ka­nı İsmail Hakkı Çifçi ve Rize Liman Baş­ka­nı Uğur Uzu­noğ­lu ka­bo­taj bay­ra­mı do­la­yı­sıy­la de­ni­ze çe­lenk bı­ra­ka­rak şe­hit­le­ri­miz için saygı du­ru­şun­da bu­lun­du­lar. Saygı du­ru­şu­nun ar­dın­dan tüm şe­hit­le­ri­miz için du­alar edil­di.
Deniz turu sı­ra­sın­da Sahil Gü­ven­lik ve Deniz Po­li­si ekip­le­ri de tö­re­nin ya­pıl­dı­ğı ba­lık­çı tek­ne­si­ne siren ça­la­rak eşlik et­ti­ler.


Haber Merkezi

Çayelispor’da Yeni Başkan Engin Sofu oldu

Böl­ge­sel Ama­tör Lig (BAL) ta­kım­la­rın­dan Ça­ye­lis­por’da ya­pı­lan kong­re­de Engin Sofu, kulüp baş­ka­nı se­çil­di.

Böl­ge­sel Ama­tör Lig (BAL) ta­kım­la­rın­dan Ça­ye­lis­por’da ger­çek­leş­ti­ri­len Ola­ğan Genel Ku­rul­da, Baş­kan Yusuf Ziya Şe­ri­foğ­lu aday ol­ma­dı.
Engin Sofu ile Mu­ham­met Yel­ken­ci’nin lis­te­le­ri­nin ya­rış­tı­ğı kulüp baş­kan­lı­ğı se­çi­min­de Engin Sofu 54 oy ala­rak Baş­kan se­çi­lir­ken, Mu­ham­met Yel­ken­ci ise 50 oy aldı.
Baş­kan Engin Sofu’nun Yö­ne­tim Ku­ru­lu şu isim­ler­den oluş­tu: Ergün Çak­mak­çı, Metin Yıl­maz, Sefer Kurt, Meh­met Ali Karul, Metin Ça­lış­kan, Zafer Ka­dı­lar, Mu­ham­met Aloğ­lu, Yahya Ke­si­ci, Gür­can Karul, Mu­ham­met Baki Ka­ra­oğ­lu, Meh­met Emin Fet­ta­hoğ­lu, Erdi Çolak, Abdul kerim Sarı, Ercan Şahin, Yusuf Kol­cu­oğ­lu
Yö­ne­tim Ku­ru­lu Yedek Lis­te­si şu isim­ler­den oluş­tu: Ali Faik Taş, Selim Makas, Cevat Su­iç­mez, Ahmet Makas, Bay­ram Ya­zı­cı, Ku­bi­lay Ateş, Sul­tan Her­ne­vik, Murat Çolak, Tev­fik Şiş­man, Yıl­maz Fıs­tık, Hü­se­yin Mert, Ahmet Ge­mi­ci, Ay­te­kin Tır­nak­çı­oğ­lu, Ahmet Ali Yücel, Nu­ray­dın Girit, Nedim Öz­de­mir
De­net­le­me Ku­ru­lu, Mu­ham­met Yıl­maz, Zafer Sofu ve Ayhan Sarı isim­le­rin­den olu­şur­ken Yedek Lis­te­sin­de Gür­kan Yel­ken­ci, Hü­se­yin Tüy­lü­oğ­lu ve Uğur Aydın yer aldı.
Di­sip­lin Ku­ru­lun­da İbra­him Fu­run­cu ve Mu­ham­met Sarı yer alır­ken Yedek Üye­lik­le­re Murat Kes­kin ve Ahmet Bay­rak­tu­tan se­çil­di.

Haber Foto. Mustafa Saklı

Madengücü Spor’un “Semt Futbol Sahalarında Çocuklarla Buluşuyoruz” projesi başladı

1 Ha­zi­ran ta­ri­hin­de Ça­ye­li Ma­den­gü­cüs­por Ku­lü­bü ta­ra­fın­dan baş­la­tı­lan “Semt Fut­bol Sa­ha­la­rın­da Ço­cuk­lar­la Bu­lu­şu­yo­ruz” pro­je­si­nin ta­nı­tı­mı dü­zen­le­nen kah­val­tı prog­ra­mı ile devam edil­di.

Genç­lik pro­je­si des­tek prog­ra­mı (GPDP 2020-1) kap­sa­mın­da Genç­lik ve Spor Ba­kan­lı­ğı ta­ra­fın­dan des­tek­le­nen pro­je­nin ta­nı­tı­mı için dü­zen­le­nen kah­val­tı prog­ra­mı­na Ça­ye­li Kay­ma­ka­mı Bay­ram Tür­ker, Ça­ye­li İlçe Genç­lik ve Spor Mü­dü­rü Mu­ham­met Yıl­maz, Genç­lik Mer­ke­zi Mü­dü­rü Emre Ça­tak­lı ve Genç­lik ve Spor Ba­kan­lı­ğı Proje Kont­ro­lö­rü Halil İbra­him Aydın, Ça­ye­li Ma­den­gü­cüs­por Ku­lü­bü Baş­ka­nı Mu­ham­met Aloğ­lu, genç spor­cu­lar ve aile­le­ri ka­tıl­dı.
Ça­ye­li Kay­ma­ka­mı Bay­ram Tür­ker, “ço­cuk­la­rı­mı­zın fut­bol­la bu­luş­ma­sı­nı gör­mek mem­nu­ni­yet ve­ri­ci. Bu pro­je­yı ha­zır­la­yan ve il­çe­mi­ze ka­zan­dı­ran Ça­ye­li Ma­den­gü­cüs­por Ku­lü­bü­mü­zü teb­rik edi­yo­rum. Ba­şa­rı­lar di­li­yo­rum” dedi.
Kah­val­tı­da ko­nu­şan Ça­ye­li Ma­den­gü­cüs­por Ku­lü­bü Baş­ka­nı Mu­ham­met Aloğ­lu, “ka­tı­lım­cı­la­ra te­şek­kür ede­rek, “ku­lü­bü­müz genç­li­ğe yö­ne­lik ça­lış­ma­la­rı­mız devam edi­yor. Bu pro­je­miz­de köy ve şe­hir­le­ri­miz­de bu­lu­nan ço­cuk­la­rı­mı­zı fut­bo­la semt sa­ha­la­rın­da bu­luş­tur­mak, ge­li­şim­le­ri­ni spor ah­la­kı ile yo­ğur­mak ola­cak­tır” dedi.


Haber Merkezi