Monthly Archives: Haziran 2021

5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ KONUSUNDA AV.REMZİ KAZMAZ AÇIKLAMADA BULUNDU

5 Ha­zi­ran Dünya Çevre Günü do­la­yı­sıy­la Çev­re­ci Avu­kat Remzi Kaz­maz bir açık­la­ma­da bu­lun­du. Çevre mü­ca­de­le­si üze­ri­ne Av. Remzi Kaz­maz’ın ya­zı­lı açık­la­ma­sı şöyle.

Bod­rum Çevre Plat­form ku­ru­cu­su ve Çevre Avu­ka­tı Remzi Kaz­maz’ ’Ül­ke­miz­de 20 yıl ön­ce­si­ne kadar her yıl 5 Ha­zi­ran­da ya­pı­lan ko­nuş­ma ve et­kin­lik­ler­le kut­la­nır ve bi­ter­di. Börtü böcek çöp yeşil çev­re­ni temiz tut, Üze­ri­ne ko­nuş­ma­lar re­vaç­ta idi.
Gün geçti bu ko­nuş­ma­lar fark­lı­laş­ma­ya baş­la­dı Kü­re­sel ısın­ma İklim de­ği­şik­li­ği Su­la­rın ti­ca­ri­leş­ti­ril­me­si Dünya su sa­vaş­la­rı Ozon ta­ba­ka­sı HES RES JES vb. Si­ya­nür­le altın arama Dünya ban­ka­sı ve so­nuç­ta an­la­şıl­dı ki Vahşi ka­pi­ta­lizm kendi var­lı­ğı­nı sür­dü­re­bil­mek için tü­ke­ti­mi hız­lan­dır­mak ama­cıy­la en fazla üre­ti­mi yap­mak zo­run­da­dır.
Bu ne­den­le çev­re­ye do­ğa­ya karsı acı­ma­sız bir sal­dı­rı ile do­ğa­dan ken­di­ne lazım olan her şeyi almak için her yolu de­ne­di de­ni­yor Hatta bu ko­nu­da ül­ke­de ya­sa­la­rı Ana­ya­sa­la­rı dahi de­ğiş­tir­mek­te hiç bir sa­kın­ca gör­mü­yor­lar­dı. Ta ki Dün­ya­da ve ül­ke­miz­de Çevre ve Eko­lo­jik mü­ca­de­le­nin ör­güt­le­ne­rek yaşam alan­la­rı­na sahip çık­ma­sıy­la bir­lik­te her şey de­ğiş­me­ye baş­la­dı. Bende bugün size vahşi ka­pi­ta­liz­me karşı bu­gü­ne kadar neler yap­tık ko­nu­sun­da bir kaç baş­lık su­na­ca­ğım Bu ko­nu­la­rın çok daha geniş an­la­tıl­dı­ğı.
BİR ÇEVRE AVU­KA­TI­NIN ANI­LA­RI
Adlı ki­ta­bım ya­kın­da kitap raf­la­rın­da ye­ri­ni ala­cak oku­yu­cu­suy­la bu­lu­şa­cak. Ge­le­lim bu­gü­ne kadar yap­tık­la­rı­mı­za. Ka­ra­de­niz’deki bütün de­re­le­rin üze­rin­de bir kan­ser vi­rü­sü gibi ku­ru­lan HES lere karşı tek tek et­ki­siz kal­dı­ğı­mı­zı gö­rün­ce, bütün de­re­le­ri bir araya top­la­ya­rak benim ön­cü­lü­ğüm­de
DE­RE­LERİN KAR­DEŞLİĞİ Plat­for­mu­nu kur­duk
6 yıl baş­kan­lı­ğı­nı yap­tım. Başta Ka­ra­de­niz olmak üzere Tür­ki­ye’de bir­çok de­re­nin bir araya gel­me­si­ni sağ­la­dık Tür­ki­ye’nin en büyük sivil top­lum ör­gü­tü ha­li­ne ge­tir­di­ği­miz bu plat­form bugün hala ar­ka­daş­la­rı­mı­zın omuz­la­rın­da mü­ca­de­le­si­ne devam edi­yor
BOD­RUM ÇEVRE PLAT­FOR­MU
Başta Bod­rum ya­rı­ma­da­sı olmak üzere Ege sa­hil­le­ri­nin yağ­ma­lan­ma­sı­na yö­ne­lik bir RANT po­li­ti­ka­sı ola­rak sözüm ona RES rüz­gâr ener­ji sant­ral­le­ri kuran an­la­yı­şın tek amacı vardı. Acele ka­mu­laş­tır­ma yo­luy­la deniz sa­hil­le­rin­de­ki kıy­met­li ara­zi­le­ri ele ge­çir­mek ve onlar üze­rin­de otel vb kur­mak­tı Bu ne­den­le Bod­rum Urla Çeşme Ka­ra­bu­run Didim Datça gibi tu­riz­min göz­be­be­ği yer­ler­de RES adı al­tın­da soy­gun ve rant dü­ze­ni kur­du­lar. Biz­ler du­yar­lı ar­ka­daş­lar­la.
BOD­RUM ÇEVRE PLAT­FOR­MU
Ku­ra­rak bu an­la­yı­şa karşı yaşam alan­la­rı­nı ko­ru­duk. 6 yıl Bod­rum Çevre Plat­for­mu­nun baş­kan­lı­ğı­nı ve söz­cü­lü­ğü­nü ya­pa­rak çevre ve Eko­lo­jik mü­ca­de­le­nin sa­de­ce börtü böcek temiz çevre değil vahşi ka­pi­ta­liz­me karşı ör­güt­lü bir Eko­lo­jik ve Çevre mü­ca­de­le­si­nin yol ve yön­tem­le­ri­ni gös­ter­dik. Ha­liy­le ül­ke­nin dört bir ya­nın­da süren doğa ve çevre kat­li­amı­na karşı yavaş yavaş hem yerel de hem de ülke ça­pın­da ya­şa­nan çevre mü­ca­de­le­si ile bugün gel­di­ği­miz bu nok­ta­da biz­ler çevre mü­ca­de­le­sin­den sa­de­ce börtü böcek ola­rak değil her gün dün­ya­mı­zı her gün talan eden bu so­rum­suz vahşi ka­pi­ta­liz­mi or­ta­dan kal­dır­ma­dan dün­ya­mız­da devam eden bu teh­li­ke­yi ber­ta­raf ede­me­ye­ce­ği­mi­zi bi­li­yo­ruz. O ne­den­le yılda sa­de­ce 5 Ha­zi­ran’la sı­nır­lı kal­ma­dan her gün her saat çevre ve Eko­lo­jik mü­ca­de­le için hazır ol­ma­lı­yız. Söz­le­ri­mi başta İkiz­de­re olmak üzere bugün ül­ke­miz­de ve Dün­ya­da çevre ve Eko­lo­ji için mü­ca­de­le eden­le­ri saygı ile se­lam­lı­yo­ruz. Bu uğur­da ha­yat­la­rı­nı kay­be­den­le­ri de mü­ca­de­le­miz­de bir bay­rak gibi ta­şı­ma­ya söz ve­ri­yo­ruz’ ’dedi.


Ha­ber-Fo­to: İsmet KÖ­SOĞ­LU

Rizeliler, Çaylıklarına Yabancıları Sokmamakta Kararlı

Pan­de­mi ile bir­lik­te geç­ti­ği­miz yıl­dan iti­ba­ren sınır ka­pı­la­rı­nın ka­pan­ma­sı ile bir­lik­te ça­yı­nı Gürcü çay iş­çi­le­ri ye­ri­ne ken­di­le­ri top­la­ma­ya baş­la­yan Ri­ze­li­ler, çay­lık­la­rı­na ya­ban­cı­la­rı sok­ma­mak­ta ka­rar­lı gö­rü­nü­yor.

1 Ha­zi­ran iti­ba­riy­le Sarp Sınır Ka­pı­sı yaya ge­çiş­le­ri­ne açıl­ma­sı­na rağ­men Ri­ze­li­ler, Gürcü çay iş­çi­le­ri­ni ter­cih et­me­ye­rek çay­la­rı­nı imece usulü ile top­la­ma­yı sür­dü­rü­yor.
Ge­çit­ği­miz yıl çay se­zo­nun­da pan­de­mi ne­de­niy­le Gür­cis­tan uy­ruk­lu çay tarım iş­çi­le­ri Tür­ki­ye’ye gi­re­me­yin­ce çayın nasıl top­la­na­ca­ğı çok tar­tış­ma ko­nu­su ol­muş­tu. Çay ta­rı­mı­nın ya­pıl­dı­ğı iller Rize, Art­vin, Gi­re­sun ve Trab­zon olsa da çay top­la­ma­nın ak­sa­ya­ca­ğı al­gı­sı geç­ti­ği­miz yıl tüm Tür­ki­ye’de gün­dem olmuş, çayın nasıl top­la­na­ca­ğı ko­nu­şul­muş­tu. Geç­ti­ği­miz yıl 19 Mayıs iti­ba­riy­le açı­lan 2020 yaş çay se­zo­nu 21 Ekim 2020 ta­ri­hin­de son buldu ancak hiç­bir ak­sa­ma ya­şan­ma­dan bütün Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­sin­de çay ha­sa­dı imece ya­pı­la­rak ta­mam­lan­dı. Gür­cis­tan’dan iş­çi­le­rin ge­le­me­yi­şi ise ne­re­dey­se yok ol­ma­ya yüz tut­muş bir kül­tür olan ‘İmece’ kül­tü­rü­nün ye­ni­den hayat bul­ma­sı­na sebep oldu.
Rize’de bir çok köyde es­ki­den de ol­du­ğu gibi in­san­lar bir­bir­le­riy­le yar­dım­la­şa­rak se­zo­nu kolay bir şe­kil­de ge­çir­di. İmece kül­tü­rü­nün ta­dı­nı alan va­tan­daş­lar bu yıl da imece usulü ile ça­yı­nı top­la­ma­yı sür­dü­rü­yor. 1 Ha­zi­ran iti­ba­riy­le Gür­cis­tan ile ka­pı­la­rın açıl­ma­sı­na rağ­men va­tan­daş­lar yine kendi çay­lık­la­rı­na gi­re­rek, kendi çay­la­rı­nı ken­di­si top­la­dı. Rize’de ye­ni­den can­la­nan imece kül­tü­rü hem çay se­zo­nun­da har­ca­nan pa­ra­nın ta­ma­mı­nın Tür­ki­ye’de kal­ma­sı­na hem de Türk ça­yı­nın ka­li­te­si­nin art­ma­sı­na ve­si­le oldu.
“Sınır ka­pı­la­rı açıl­dı ama Gür­cü­ler’e ye­ni­den çay top­lat­mak is­te­mi­yo­ruz”
Ço­cuk­luk yıl­la­rın­dan ha­tır­la­dı­ğı imece kül­tü­rü­nün pan­de­mi ne­de­niy­le ye­ni­den can bul­du­ğu­nu dile ge­ti­ren Mu­mi­ne Çay­lak isim­li çay üre­ti­ci­si “İmece kül­tü­rü bizim ço­cuk­lu­ğu­muz­dan beri vardı ama biz İstan­bul’a gi­din­ce Gür­cis­tan­lı­la­ra kaldı çay bah­çe­le­ri. Pan­de­mi ne­de­niy­le şeh­ri­mi­ze dö­nün­ce de ye­ni­den kendi ken­di­mi­ze çay­la­rı­mı­zı top­la­ma­ya baş­la­dık. Ben nor­mal­de İstan­bul Üm­ra­ni­ye’de otu­ru­yo­rum ama her yıl gelip ça­yı­mı ken­dim top­lu­yo­rum. Sınır ka­pı­la­rı açıl­dı ama Gür­cis­tan­lı­la­ra ye­ni­den çay top­lat­mak is­te­mi­yo­ruz. Biz bu şe­kil­de 10-15 kişi olu­yo­ruz ve güle oy­na­ya, kah­ka­ha ata­rak ça­yı­mı­zı top­lu­yo­ruz. Bugün yen­ge­miz­de he­pi­miz çay top­lu­yo­ruz, 2 hafta sonra da bana ge­lecek sıra, her­kes benim çay bah­çem­de çay top­la­ya­cak. Sı­ray­la gi­di­yo­ruz. Ben biraz geç ka­tıl­dım ara­la­rı­na ama sezon açıl­dı­ğın­dan bu­gü­ne sı­ray­la 15 ki­şi­ye yakın kişi çay top­lu­yor­lar” şek­lin­de ko­nuş­tu.
“Sı­ray­la ak­ra­ba­la­rı­mı­zın bah­çe­si­ne gi­ri­yo­ruz”
Ken­di­si kom­şu­la­rı­na yar­dım et­tik­ten sonra sıra kendi ça­yı­nın top­lan­ma­sı­na gelen Şeh­za­ne Yıl­dız ise ime­ce­den mem­nun ol­duk­la­rı­nı dile ge­ti­re­rek “Ka­pı­la­rın ka­pan­ma­sı iyi oldu. Para bizim in­sa­nı­mı­za kaldı. İnsa­nı­mız ça­lış­tı. İstan­bul’dan gelen baya kişi oldu. Bugün 10 ki­şi­yiz. Benim bah­çem­de ça­lı­şı­yo­ruz. Bende sı­ray­la on­la­rın bah­çe­si­ne çay top­la­ma­ya gi­di­yo­rum” dedi.
Sema Aloğ­lu isim­li bir başka çay üre­ti­ci­si de çay top­la­mak için ak­şam­dan sabah ol­ma­sı­nı bek­le­dik­le­ri­ni, çay bah­çe­le­rin­de bir araya gel­dik­çe eğ­le­ne­rek çay top­la­dık­la­rı­nı söz­le­ri­ne ek­le­ye­rek “Bir­lik olun­ca daha iyi olu­yor. Bil­di­ği­niz insan, kay­ta­rı­yor mu kay­tar­mı­yor mu dü­şün­ce­si yok. Böyle imece usulü çay top­la­mak daha iyi olu­yor. Sı­ray­la top­lu­yo­ruz. Biz zaten ak­ra­ba­yız, kar­deş, yenge falan. Bir gün bana top­lu­yor­sak diğer gün içi­miz­den bir baş­ka­sı­na top­lu­yo­ruz. Sı­ray­la gi­di­yo­ruz. Akşam eve gi­din­ce yo­rul­du­ğu­mu­zu an­lı­yo­ruz ama sabah olsa da yine be­ra­ber olsak di­yo­ruz” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.
Pan­de­mi ne­de­niy­le bir­çok in­sa­nın ça­lı­şa­ma­dı­ğı­nı ve ken­di­le­ri­nin de ev eko­no­mi­si­ne bu şe­kil­de katkı sağ­la­dı­ğı­nı dile ge­ti­ren Ayşe Yıl­dı­rım ise “Yo­ru­cu ama bir o kadar da zevk­li. Şü­kür­ler olsun Rab­bi­mi­ze bize bu im­ka­nı verdi. Sa­de­ce biraz çay satma sı­kın­tı­mız var. Ondan do­la­yı biraz sı­kı­lı­yo­ruz açık­ça­sı. Biz kendi ara­mız­da top­lu­yo­ruz, dı­şa­rı­dan da işçi al­mı­yo­ruz ama is­ti­yo­ruz ki biraz da rahat sa­ta­lım ça­yı­mı­zı. Pan­de­mi ne­de­niy­le nice in­san­lar ça­lış­mı­yor. Ne güzel eş­le­ri­mi­ze des­tek olu­yo­ruz” diye ko­nuş­tu.

Haber Merkezi

AMERİKALI ARI YETİŞTİRİCİSİ DEBRA ROBERTS HEMŞİNLİ ARI YETİŞTİRİCİLERİYLE BULUŞTU!

Hem­şin Yaşam Der­ne­ği 2020 Ocak ayın­dan beri Tür­ki­ye’nin Canı Prog­ra­mı kap­sa­mın­da WWF-Tür­ki­ye’nin des­tek­le­di­ği Kovan Ruhu pro­je­si­ni yü­rü­tü­yor. Proje’de Hem­şin’in kadim ırkı Kaf­kas arısı ve ge­le­nek­sel bir üre­tim yön­te­mi olan kara kovan arı­cı­lı­ğı­nı des­tek­le­mek için ça­lış­ma­lar ya­pı­yor. Geç­miş­te­ki üre­tim hav­za­la­rı­nı ye­ni­den can­lan­dı­ra­rak va­di­de kara ko­van­cı­lı­ğın ge­liş­me­si için hem arı­cı­la­rı hem de arı­cı­lık yap­mak is­te­yen­le­ri teş­vik edi­yor.

Proje kap­sa­mın­da Hem­şin’deki bi­linç­li arıcı sa­yı­sı­nı ar­tır­mak için Hem­şin Halk Eği­tim Mer­ke­zi iş­bir­li­ğiy­le usta arıcı Yavuz Şahin’in eğit­men­li­ğin­de ser­ti­fi­ka­lı arı­cı­lık eği­tim­le­ri ger­çek­leş­ti­ri­yor­lar. Eği­tim­ler devam eder­ken ye­rel­de­ki arı­cı­la­ra fark­lı bir bakış açısı ka­zan­dır­mak için; Tür­ki­ye’yi zi­ya­ret eden ve Hem­şin’deki kadim üre­tim hav­za­la­rı­na hay­ran kalan Ame­ri­ka­lı Arı Ye­tiş­ti­ri­ci­si Debra Ro­berts hem Ame­ri­ka’daki pra­tik­le­ri hem de kendi pra­tik­le­ri­ni arı­cı­la­ra an­lat­tı.
Hem­şin­li­ler­le arı­cı­lık bil­gi­le­ri­ni pay­la­şan Ro­berts, özel­lik­le Ame­ri­ka’nın arı ye­tiş­ti­ri­ci­li­ği ko­nu­sun­da henüz ergen sa­yı­la­bi­lecek bir ülke ol­du­ğun­dan, Doğu ül­ke­le­rin­de­ki kadim bil­gi­le­rin ve ge­le­nek­sel üre­ti­min önem­li ol­du­ğun­dan ve bu bil­gi­le­rin kay­be­dil­me­me­si ge­rek­ti­ğin­den bah­set­ti. Özel­lik­le bu coğ­raf­ya­da geç­miş­ten beri arı­cı­lık­la uğ­ra­şan aile­le­rin, aile bü­yük­le­rin­den bu işin önem­li nok­ta­la­rı­nı öğ­ren­me­le­ri­ni ve ar­şiv­le­me­le­ri­ni tav­si­ye etti. Arı­cı­la­rın bu ko­nu­yu kendi ara­la­rın­da daha çok ko­nu­şa­rak bir­bir­le­ri­ni ge­liş­tir­me­le­ri­nin öne­mi­ni vur­gu­la­dı.
Eği­tim son­ra­sın­da ken­di­sin­den arı­cı­lık ko­nu­sun­da­ki dü­şün­ce­le­ri­ni al­dı­ğı­mız Ro­berts 2013’te Art­vin’de bu­lun­du­ğu­nu ve ilk defa orada rast­la­dı­ğı kara kovan arı­cı­lık pra­tik­le­ri­nin çok il­gi­si­ni çek­ti­ği­ni ve bu se­bep­le tek­rar­dan böl­ge­ye gel­mek is­te­di­ği­ni dile ge­tir­di. “Dünya’nın her ye­rin­de ol­ma­sa da pek çok ye­rin­de ve Tür­ki­ye’de arı­cı­lık eği­ti­mi ver­dim. Tür­ki­ye arı­cı­lık ko­nu­sun­da ina­nıl­maz bir ülke; Hem­şin ise arı­cı­lık ko­nu­sun­da çok özel bir bölge. Hem­şin’deki bü­yü­nün ne ol­du­ğu­nu an­la­mak, Ame­ri­ka’ya dön­dü­ğüm­de vak­ti­mi ala­cak ko­nu­lar­dan biri ola­cak.” Dedi.
DEBRA RO­BERTS’A “AMAN ALLAH’IM” DEDİRTEN UY­GU­LA­MA
Bu­ra­da çok bal arısı ve çok bitki çe­şit­li­li­ği var. Bazı bit­ki­ler ya­şa­dı­ğım yer, Kuzey Ca­ro­li­na eya­le­tin­de de var ancak ba­zı­la­rı­nı ilk defa bu­ra­da gö­rü­yo­rum. Arı­lar bu­ra­da komar (orman gülü) ola­rak ad­lan­dı­rı­lan çi­çe­ğe gi­der­ken, Kuzey Ca­ro­li­na’da bu çi­çe­ği ter­cih et­mi­yor­lar­mış. Komar ve kes­ta­ne çi­çe­ği ka­rı­şı­mın­dan elde edi­len bal bana çok bü­yü­le­yi­ci ge­li­yor. Geçen gün et­raf­ta ge­zer­ken ağaç­la­ra ku­rul­muş plat­form­la­rın üs­tün­de­ki ko­van­la­rı gör­dük. “Aman tan­rım, bu da ne, ben ne­re­de­yim?” dedim. Ya­şa­dı­ğım yerde, dağ­lar­da arı­la­rı­mız ve ayı­la­rı­mız var. Ko­van­la­rı­mı­zın et­ra­fı­nı elekt­rik­li çitle çe­vi­ri­yo­ruz. Çünkü sa­nı­yo­rum Ame­ri­kan arı­cı­lı­ğın­da eko­no­mik mo­ti­vas­yon daha fazla. Bu yüz­den Ame­ri­kan arı­cı­la­rı daha çok ko­van­la­rı ol­du­ğu için, plat­for­mun üs­tü­ne çıkıp in­mey­le uğ­ra­şa­maz­lar. Arı­cı­lı­ğın öl­çe­ği­ni, yaşam ve arı­la­rın üze­rin­de­ki baskı bağ­la­mın­da dü­şü­necek olur­sak, Tür­ki­ye’de daha şef­kat­li bir arı­cı­lık yak­la­şı­mı var. Bu­ra­da arı ye­tiş­ti­ri­ci­si eğer bal elde etmek is­ter­se, ki bu an­la­şı­lır bir şey, 10 bin ya da 1000 kovan ye­tiş­tir­mek zo­run­da değil. Eş, dost, aile ve yakın çevre ile pay­laş­mak ve sat­mak için daha küçük öl­çek­li üre­tim ya­pa­bi­li­yor.
KADİM IRK, KAF­KAS ARI IRKI DES­TEK­LEN­MELİ
Büyük öl­çek­li üre­tim, arı­la­rın ka­pa­si­te­le­ri­nin üs­tün­de üre­tim yap­ma­la­rı için ge­rek­siz bir baskı ve stres ya­ra­tı­yor. İngi­liz­ce­de bir deyiş var­dır, “Arı gibi meş­gul olmak.” Arı­lar do­ğa­la­rı ge­re­ği ça­lış­kan ya­ra­tık­lar. Arı­la­rın bu üret­ken­li­ğiy­le ça­lış­mak ve biraz bal alıp biraz on­la­ra bal bı­rak­mak ince bir denge ge­rek­ti­ri­yor. Eko­no­mik talep çok den­ge­siz olur­sa arı­la­rı ge­re­ğin­den fazla zor­la­mış olu­ruz. Ki bunun dünya ge­ne­lin­de ve Ame­ri­ka’da arı­cı­lı­ğın prob­lem­le­rin­den biri ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­rum. Bu­ra­da ol­du­ğum­da ise umu­dum ar­tı­yor. Bu­ra­da­ki arı­cı­lık yak­la­şı­mı ve yerel ırk­la­ra olan adan­mış­lık, kaç tane var emin de­ği­lim, biri kaf­kas arısı sa­nı­rım, bu coğ­raf­ya­ya uyum­lan­mış ve belki de dün­ya­nın hiç­bir ye­rin­de bu kadar iyi uyum­la­na­ma­ya­cak bu yerli arı ır­kı­nı des­tek­le­mek ge­re­kir. Arı ye­tiş­ti­ri­ci­le­ri­nin pek çok ne­sil­dir arı­cı­lık yapan aile­ler­den gel­di­ği, ki artık dün­ya­nın pek çok ye­rin­de buna rast­lan­mı­yor, pek çok insan arı­cı­lık yap­mak­tan vaz­ge­çi­yor. Ata­la­rın­dan gelen bu bil­gi­ye eri­şe­bi­li­yor­lar. Arı­la­rın coğ­raf­ya­ya uyum­lan­dı­ğı, bitki ya­şa­mı­nın ko­run­du­ğu ve yaşam alan­la­rı­nın in­san­lar­la iç içe ol­ma­dı­ğı, top­rak ve bit­ki­le­rin ve arı­la­rın sağ­lık­lı ol­du­ğu bu durum bal üre­ti­min­den daha önem­li bir fır­sat su­nu­yor. Bal üret­me eği­li­mi­ni an­lı­yo­rum. Bu, dün­ya­nın başka yer­ler­de kay­bol­muş ve do­ğay­la den­ge­li bir iliş­ki mo­de­li­nin müm­kün ol­du­ğu­nun gö­rün­me­si için iyi bir fır­sat. Pek çok arı ye­tiş­ti­ri­ci­si kendi coğ­raf­ya­la­rın­da­ki kadim arı ye­tiş­ti­ri­ci­li­ği pra­tik­le­ri­ne nasıl geri dö­ne­cek­le­ri­ni bi­le­mi­yor­lar. Bu­ra­da­ki mo­de­li kop­ya­la­ma­la­rın­dan bah­set­mi­yo­rum, ama in­san­lar kendi ya­şa­dık­la­rı yere ve ge­le­nek­le­re dik­kat ve­rir­ler­se arı­la­rın daha iyi ola­ca­ğı­na dair umut ta­şı­yo­rum. Pek çok in­sa­nın vaz­geç­ti­ği ya da ça­re­siz his­set­ti­ği bir dün­ya­da ça­lı­şan ya da iş­le­yen mo­del­ler bana ümit ve­ri­yor. Bu­ra­da­ki po­tan­si­yel bana ilham ve­ri­yor.
EN İYİ UY­GU­LA­MA: KÜL­TÜR­LE­RE, ORADA HA­YATTA OLAN­LAR İÇİN IŞIK TUT­MAK

Dün ak­şam­ki arı­cı­lık eği­ti­min­de bir bey bu­ra­nın “doğu kül­tü­rü” ol­du­ğun­dan bah­set­ti. Bu dili kul­la­na­cak olur­sak ben “batı kül­tü­rün­den” ge­li­yo­rum. Ge­nel­lik­le dünya ge­ne­lin­de eği­tim­le­re davet edi­len bir öğ­ret­men ola­rak -di­ye­bi­li­rim ki- ge­nel­lik­le batı kül­tü­rü­nün en iyisi ol­du­ğu­na dair bir dü­şün­ce var ve ben buna ka­tıl­mı­yo­rum. Bence Doğu, Batı, Kuzey, Güney bun­la­rın hepsi en iyisi. Fakat, bas­kın kül­tür yak­la­şı­mı ola­rak tek bir yöne git­me­nin, yani her şeyin batı tar­zın­da ol­ma­sı ge­re­ki­yor­muş gibi dü­şün­me­nin teh­li­ke­li bir ca­zi­be­si var. İnsan­lar eko­no­mik ola­rak daha üret­ken ola­bi­le­ce­ği­ni dü­şün­dük­le­ri şey­ler uğ­ru­na kendi ge­le­nek­le­rin­den uzak­laş­tı­rı­lı­yor­lar. Bu işe ya­ra­mı­yor! Bu ne­den­le gö­rev­le­rim­den bi­ri­nin in­san­la­rın en iyi uy­gu­la­ma­la­rı­nı tek­rar ken­di­le­ri­ne gös­ter­mek (yan­sıt­mak) ol­du­ğu­nu his­se­di­yo­rum. Ben sa­de­ce et­raf­ta do­la­şıp yeni şey­ler öğ­ren­di­ği­mi dü­şü­nü­yo­rum ve bu öğ­ren­me ay­rı­ca­lı­ğı­na sahip biri ola­rak ben temel kav­ram­la­rı pay­la­şa­bi­li­rim, in­san­lar sı­kın­tı­dan ölene kadar arı­lar hak­kın­da ko­nu­şa­bi­li­rim. Fakat asıl mevzu, kül­tür­le­re, orada ha­yat­ta olan­lar için ışık tut­mak­tır. Öy­ley­se ba­tı­ya büyük değer ver­mek ye­ri­ne, do­ğu­da işe ya­ra­yan şey­le­re ba­tı­lı bir kıl­lıf/örtü bul­mak ve batı ile ko­nuş­mak, çünkü her­kes her­ke­si et­ki­ler… Ve biz he­pi­miz öğ­ren­mek is­ti­yo­ruz. Ba­tı­da yan­lış bir şey yok ama ba­tı­nın çok fazla rek­la­mı ya­pı­lı­yor. Bence bu­ra­da asıl olan; bak­ma­ya, ya­tı­rım yap­ma­ya ve bü­yük­ler­le ve arı­cı­lık­la meş­gul ki­şi­ler­le ko­nuş­ma­ya, genç in­san­la­rı ve on­la­rın fi­kir­le­ri­ni dahil et­me­ye değer olan şey­dir.
ARI­LA­RIN YA­NIN­DA MÜ­TE­VAZİ OLMAK ÇOK ÖNEMLİ
Bir öğ­ret­men ola­rak en iyi öğ­ren­me yolum in­san­la­rın so­ru­la­rı­nı din­le­mek­tir, çünkü onlar beni sün­dü­rür, bü­yü­tür. Ben bir şeyi bil­di­ği­mi farz et­mi­yo­rum ve 16 yıl­lık arı­cı­lık ha­ya­tım­da bazı gün­ler daha da az bil­di­ği­mi his­se­di­yo­rum. Fakat bu iyi an­lam­da çünkü ha­yat­ta mü­te­va­zi olmak önem­li­dir ve arı­la­rın ya­nın­da mü­te­va­zi olmak çok önem­li­dir.
Öy­ley­se, tek­rar, ben bu­ra­nın de­ğe­ri­ni his­se­di­yo­rum, bu­ra­nın in­sa­nı­nın ve arı­la­rın ger­çek de­ğe­ri­nin önün­de iç­ten­lik­le eği­li­yo­rum.


Ha­ber-Fo­to: Mus­ta­fa SAKLI

BAŞKAN KARADAĞ, DEDESİNDEN KALMA 150 YILLIK BAKIR SİNİYİ ANKARA’DA SERGİLİYOR

Ri­ze­li Sen­di­ka­cı, Öz Gıda İş Sen­di­ka­sı Genel Baş­kan Yar­dım­cı­sı Sul­tan Murat KA­RA­DAĞ, rah­met­li de­de­si Sul­tan Ka­ra­dağ’dan, rah­met­li ba­ba­sı hacı Hü­se­yin Ka­ra­dağ’a Os­man­lı­dan kalma 150 yıl­lık bakır si­ni­yi, An­ka­ra Bal­gat’taki Öz Gıda İş Sen­di­ka­sı Genel Mer­ke­zi ça­lış­ma ofi­sin­de ser­gi­le­ye­rek mi­sa­fir­le­ri­ne ta­nı­tı­yor. Ta­ri­hi bakır si­ni­yi bir hayli be­ğe­nen Ri­ze­li ol­ma­yan mi­sa­fir­le­rin bakır si­niy­le bir­lik­te fo­toğ­raf çek­tir­me­yi ihmal et­mi­yor­lar.

Öz Gıda İş Sen­di­ka­sı Genel Baş­kan Yar­dım­cı­sı Sul­tan Murat KA­RA­DAĞ, ”İsmini ta­şı­dı­ğım rah­met­li Sul­tan de­dem­den aile­mi­ze ha­tı­ra kalan ve 150 yıl­lık geç­mi­şi olan Os­man­lı­dan kalma si­ni­yi Rize’den An­ka­ra’ya ge­ti­rip ofi­sim­de ser­gi­li­yo­rum.
Geç­miş­te ev­le­ri­miz­de sofra ola­rak kul­la­nı­lan, bakır ve hatta gümüş olan si­ni­ler bile vardı.
Yıl­lar sonra bakır si­ni­ler ye­ri­ni alü­min­yum si­ni­le­re bı­rak­tı.
Bugün halen alü­min­yum si­ni­ler ka­la­ba­lık aile­ler­de sofra ola­rak kul­la­nıl­mak­ta­dır.
Fakat bakır si­ni­ler artık ta­ri­hi eser ol­du­lar.
Sehpa üze­rin­de mi­sa­fir­le­ri­min bir hayli dik­ka­ti­ni çe­ki­yor.
Mi­sa­fir­le­ri­min dik­ka­ti­ni çeken ta­ri­hi bakır si­niy­le il­gi­li ken­di­le­ri­ne bilgi ve­ri­yo­rum.
Rize’mizin geç­mi­şin­de yemek sof­ra­sı ola­rak kul­la­nı­lan ve ço­ğun­lu­ğu yöre sa­na­tı mo­tif­ler­le iş­le­me­li olan bakır si­ni­yi Rize’mizde halen ba­kır­cı­lar çar­şı­sı so­ka­ğın­da ba­kır­cı­lık sa­na­tı­nı devam et­ti­ren bir esnaf kar­de­şi­mi­ze si­ni­nin iç kıs­mı­na Rize yaz­dı­rıp, çay bit­ki­mi­zin fi­li­zi­ni iş­let­tim. “şek­lin­de açık­la­dı.


Ha­ber-Fo­to: Bay­ram Ali KA­VAL­CI

RİZE’DE 5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ ETKİNLİĞİ KAPSAMLI KUTLANDI

Rize Be­le­di­ye Baş­ka­nı Rahmi Metin, 5 Ha­zi­ran Dünya Çevre Günü do­la­yı­sıy­la Av­ru­pa Bir­li­ği ve Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ta­ra­fın­dan fi­nan­se edi­len, “Rize Atık Su pro­je­si” kap­sa­mın­da Dünya Çevre günü için dü­zen­le­nen ya­rış­ma­la­rın ödül tö­re­ni­ne ka­tıl­dı.

5 Ha­zi­ran Dünya Çevre Günü do­la­yı­sıy­la, Rize Be­le­di­ye­si ile İl Çevre ve Şe­hir­ci­lik Mü­dür­lü­ğü’nün şeh­ri­miz­de yü­rüt­müş ol­du­ğu, resim, slo­gan, mek­tup, fo­toğ­raf ve atık yağ ka­te­go­ri­le­rin­de dü­zen­le­nen Dünya Çevre Günü kut­la­ma prog­ram­la­rı Kur­tu­luş İlko­ku­lu bah­çe­sin­de ya­pı­lan et­kin­lik­le sona erdi.

Çevre te­miz­li­ği bi­lin­ci­nin özel­lik­le ço­cuk­la­rı­mız ve fark­lı yaş grup­la­rı­nı kap­sa­yı­cı şe­kil­de top­lum üze­rin­de et­ki­si­ni art­tır­mak üzere Rize Be­le­di­ye­si’nin de des­tek­le­riy­le Kur­tu­luş İlko­ku­lu bah­çe­sin­de dü­zen­le­nen et­kin­lik, Çevre Şe­hir­ci­lik Bakan Yar­dım­cı­sı Prof. Dr. Meh­met Emin Bin­pı­nar’ın, Video ko­nuş­ma­sı ile baş­la­tıl­dı.

Prog­ra­ma, Rize Va­li­si Kemal Çeber, Rize Be­le­di­ye Baş­ka­nı Rahmi Metin, İl Jan­dar­ma Ko­mu­ta­nı Albay Hakan De­de­ba­ğı, Çevre ve Şe­hir­ci­lik İl Mü­dü­rü Ali Ser­kan Savaş, İl Milli Eği­tim Mü­dü­rü Engin Emen, RTEÜ Rek­tör Prof. Dr. Hü­se­yin Ka­ra­man, İl Müf­tü­sü Naci Çak­mak­çı, Öğ­ret­men­ler, öğ­ren­ci­ler ve va­tan­daş­lar ka­tıl­dı.
Dünya Çevre günü do­la­yı­sıy­la bir ko­nuş­ma ger­çek­leş­ti­ren Rize Be­le­di­ye Baş­ka­nı­mız Rahmi Metin; İnsa­noğ­lu var olu­şun­dan bu yana do­ğay­la iç içe ya­şa­mış­tır. Ne yazık ki sa­na­yi­leş­mey­le bir­lik­te doğal çev­re­nin çö­kü­şü baş­la­mış­tır. En­düst­ri­yel­leş­me­nin ve tek­no­lo­ji­nin ya­nın­da tü­ke­ti­min art­ma­sı doğa tah­ri­ba­tı­nı ar­tır­mış, ön­ce­le­ri kir­li­lik tut­ma­yan doğa artık ken­di­ni ye­ni­le­ye­mez du­ru­ma gel­miş­tir.
Bunun so­nu­cun­da da ulu­sal ve ulus­la­ra­ra­sı bir çevre so­ru­nu or­ta­ya çık­mış­tır. 1972 yı­lın­da Stock­holm’da ya­pı­lan “İnsa­nın Çev­re­si Kon­fe­ran­sı”na ül­ke­miz­de ka­tıl­mış, böy­le­ce çevre ko­nu­sun­da en önem­li ça­lış­ma baş­la­mış­tır.
Bu sü­reç­le bir­lik­te iklim kri­zi­ne dö­nüş­müş kü­re­sel ısın­ma ve çevre kir­li­li­ği dün­ya­nın ve ül­ke­mi­zin en önem­li baş­lık­la­rın­dan biri olmuş ve pro­je­ler oluş­tu­rul­muş­tur.
Biz­ler de ül­ke­miz­de­ki çevre ça­lış­ma­la­rı­na des­tek ver­mek ve şeh­ri­mi­zin ken­di­ne özgü ta­bi­atı­nı, ha­bi­ta­tı­nı, en­de­mik bitki çe­şit­le­ri­ni, top­ra­ğı­nı ve su­yu­nu ko­ru­mak ama­cıy­la çe­şit­li ku­rum­la­rı­mız­la bir­lik­te pro­je­ler baş­lat­tık.
ATIK SU ARIT­MA TESİSİ KU­RU­YO­RUZ
Ön­ce­lik­li ola­rak bi­linç­siz­ce tü­ke­ti­len ve artık do­ğa­ya zarar ver­me­ye baş­la­yan atık su­la­rın ye­ni­den kul­la­nı­mı için bir pro­je­nin te­me­li­ni atı­yo­ruz.
Yaşam stan­dart­la­rı­nın yük­sel­me­si­ne bağlı ola­rak artan su kul­la­nı­mı, te­miz­lik an­la­yı­şı, sa­na­yi te­sis­le­ri zaten kı­sıt­lı mik­tar­da olan kul­la­nı­la­bi­lir suyun kir­len­me­si­ne ve tü­ken­me­si­ne yol aç­mak­ta­dır. Bu kir­li­lik ve tü­ke­ti­mi te­la­fi etmek için biz­ler de şeh­ri­mi­ze Atık Su Arıt­ma Te­si­si ku­ru­yo­ruz.
Çünkü su­la­rın arı­tıl­ma­dan do­ğa­ya tek­rar ve­ril­me­si, var olan kay­nak su­yu­nu da kir­let­ti­ği gibi bütün can­lı­la­rın yaşam alan­la­rı­na da zarar ver­mek­te­dir. Biz­ler de Rize’mizin yem­ye­şil do­ğa­sı­nı ko­ru­mak ve ge­le­ce­ği­ne sahip çık­mak için Rize Atık Su Arıt­ma Te­si­si­ni inşa edi­yo­ruz. Çünkü arıt­ma te­sis­le­ri sa­ye­sin­de su­lar­da­ki kir­li­lik oranı %95 ora­nın­da azal­tı­la­bil­mek­te­dir. Böy­le­ce hem hal­kı­mı­zın hem de ge­lecek ne­sil­le­ri­mi­zin sağ­lı­ğı­nı ko­ru­ya­rak, şeh­ri­mi­zin zen­gin eko­sis­te­mi­ne katkı sağ­la­ya­ca­ğız.
DOĞA İÇİN ÇEVRE İÇİN KAY­BE­DECEK ZA­MA­NI­MIZ YOK
Yine aynı şe­kil­de şeh­ri­mi­zin en önem­li gelir kay­na­ğı olan Çay, fab­ri­ka­lar­da iş­len­dik­ten sonra artık ola­rak ka­la­nı çöp ola­rak do­ğa­ya dön­mek­te­dir. Bir en­düst­ri­yel atık olan bu çöp çev­re­de büyük gö­rün­tü ve top­rak kir­li­li­ği­ne se­be­bi­yet ver­mek­te­dir.
Biz­ler de bu çöpün çev­re­ye ver­di­ği za­ra­rı ön­le­mek ve geri dö­nü­şüm­le tek­rar eko­no­mi­ye ka­zan­dır­mak için Çay Çö­pün­den Man­gal Kö­mü­rü ve Elekt­rik Üre­tim Te­si­si’nin te­me­li­ni attık ve en kısa za­man­da da fa­ali­ye­te ge­çir­me­yi plan­lı­yo­ruz. Çünkü doğa için, çevre için artık kay­be­decek çok za­ma­nı­mız yok.
Yılda ton­lar­ca atık ola­rak çıkan ve do­ğa­yı kir­le­ten bu çöpü top­la­ya­rak, yıl­lık 4.200 ton üre­tim ka­pa­si­te­li te­si­si­miz­de man­gal kö­mü­rü üret­me­yi plan­lı­yo­ruz. Ay­rı­ca çay’ın için­de bu­lu­nan %16 ci­va­rın­da­ki yağ dan da aylık 0,8 MWh elekt­rik üre­te­ce­ğiz. Aynı za­man­da bu te­si­si­miz­de is­tih­da­ma katkı sağ­la­ya­cak 20 ile 30 ki­şi­ye de iş im­kâ­nı oluş­tur­muş ola­ca­ğız.
Böy­le­ce çay üre­ti­mi ve ima­la­tın­da or­ta­ya çıkan çay atı­ğı­nı ber­ta­raf ede­rek, ye­ni­le­ne­bi­lir ener­ji kay­na­ğı ola­rak eko­no­mi­mi­ze ka­zan­dı­ra­ca­ğız.
SIFIR ATIK ÇA­LIŞ­MA­LA­RI 7’DEN 70’E DEVAM EDİYOR
Yine aynı şe­kil­de çev­re­nin öne­mi­ni or­ta­ya koy­mak ve çevre du­yar­lı­lı­ğı­mı­zı ar­tır­mak için 7’den 70’e her­ke­sin dâhil ola­ca­ğı “Sıfır Atık” ça­lış­ma­la­rı ve kam­pan­ya­la­rı ya­pıl­mak­ta­dır. “Rize Senin” pro­je­siy­le ana­oku­lu, il­ko­kul, or­ta­okul ve lise olmak üzere top­lam­da 51 okul, 25.000 öğ­ren­ci ve 50.000 ve­liy­le çevre ve sıfır atık ça­lış­ma­la­rı ya­pıl­mış­tır. 35,000 konut, 718 adet iş­ye­ri­ne ula­şı­la­rak atık pil­ler, elekt­ro­nik atık­lar, atık giy­si­ler, cam­lar, plas­tik­ler, me­tal­ler ve atık yağ­lar top­lan­mış­tır. 5 Ha­zi­ran Dünya Çevre Günü et­kin­lik­le­ri kap­sa­mın­da çe­şit­li kam­pan­ya ve ya­rış­ma­lar­la çevre kir­li­li­ği­ni ön­le­me­ye des­tek sağ­la­ma­yı plan­lı­yo­ruz. Bu çer­çe­ve­de Bit­ki­sel Atık Yağ Top­la­ma, Fo­toğ­raf Ya­rış­ma­sı, Mek­tup Ya­rış­ma­sı, Slo­ğan Ya­rış­ma­la­rı dü­zen­le­ye­rek de­re­ce­ye gi­ren­le­re he­di­ye­ler ve­re­rek geri dö­nü­şü­mü daha cazip ve eğ­len­ce­li du­ru­ma ge­ti­ri­yo­ruz. Çevre ko­nu­sun­da­ki bu du­yar­lı­lı­ğı­mı­zın yap­tı­ğı­mız proje ve ça­lış­ma­lar­la devam ede­ce­ği­ni, ge­lecek ne­sil­le­re daha ya­şa­nı­la­bi­lir ve temiz bir dünya bı­ra­ka­ca­ğı­mı­zı te­men­ni edi­yor, 5 Ha­zi­ran Dünya Çevre Gü­nü­nü kut­lu­yo­rum.
Haber: Bay­ram Ali Ka­val­cı


Foto: Rize Be­le­di­ye­si Ba­sı­nı

RTEÜ’nin Asya Üniversiteleri Arasındaki Başarısı

Son yıl­lar­da bi­lim­sel ba­şa­rı ve top­lum­sal hiz­met ça­lış­ma­la­rı ile dünya üni­ver­si­te­le­ri lis­te­le­rin­de adın­dan sıkça söz et­ti­ren Recep Tay­yip Er­do­ğan Üni­ver­si­te­si (RTEÜ), bu kez de ‘Dün­ya­nın En İyi Asya Üni­ver­si­te­le­ri’ sı­ra­la­ma­sın­da ken­di­ni gös­ter­di.

RTEÜ, Times Hig­her Edu­ca­ti­on’ın (THE) 02.06.2021 ta­ri­hin­de ya­yın­la­dı­ğı 2021 Asya Üni­ver­si­te­le­ri Sı­ra­la­ma­sın­da (THE Asia Uni­ver­sity Ran­kings 2021) 401+ sı­ra­ya yer­le­şe­rek, kı­ta­lar ba­zın­da de­ğer­len­di­ri­len sı­ra­la­ma­da Asya’nın en iyi üni­ver­si­te­le­ri lis­te­si­ne adını yaz­dır­dı.
Dün­ya­nın en say­gın yük­se­köğ­re­tim de­re­ce­len­dir­me ku­ru­luş­la­rın­dan biri olan Times Hig­her Edu­ca­ti­on’ın yü­rüt­tü­ğü söz ko­nu­su böl­ge­sel sı­ra­la­ma­da bu yıl Tür­ki­ye’den 43 üni­ver­si­te yer aldı. RTEÜ, sı­ra­la­ma­ya giren Türk üni­ver­si­te­le­ri ara­sın­da 20. sı­ra­da, dev­let üni­ver­si­te­le­ri ara­sın­da ise 12. sı­ra­da yer aldı.
Lis­te­de 401+ da yer alan Türk Üni­ver­si­te­le­ri harf sı­ra­sı­na göre sı­ra­lan­mış­tır.
1. ve 2. sı­ra­da Çin’den Tsing­hua ve Pe­king Üni­ver­si­te­le­ri var 30 fark­lı böl­ge­den top­lam 551 üni­ver­si­te­nin lis­te­ye gi­re­bil­di­ği Asya Üni­ver­si­te­le­ri 2021 yılı sı­ra­la­ma­sın­da bi­rin­ci ve ikin­ci sı­ra­ya Tsing­hua Üni­ver­si­te­si ve Pe­king Üni­ver­si­te­si ile Çin yer­leş­ti. Söz ko­nu­su sı­ra­la­ma­da Ja­pon­ya ise 116 üni­ver­si­te ile en çok tem­sil edi­len ülke oldu.


Haber: Mus­ta­fa SAKLI

ÇAYKUR’UN YENİ ERZURUM BÖLGE MÜDÜRÜ ÖZTÜRK OLDU

Çay­kur Er­zu­rum Pa­zar­la­ma Bölge Mü­dü­rü Resul Zen­gin’in yaş had­din­den emek­li ol­ma­sı­nın ar­dın­dan, Çay­kur Er­zu­rum Pa­zar­la­ma Bölge Mü­dür­lü­ğü­ne, Çay­kur Sa­bun­cu­lar Çay Fab­ri­ka­sı Mü­dü­rü Yakup Öz­türk ge­ti­ril­di.

Çay­kur’un yeni Er­zu­rum Bölge Mü­dü­rü Yakup Öz­türk’ün, Doğu Ana­do­lu Böl­ge­si in­sa­nı ola­rak Doğu Ana­do­lu il­le­ri çok iyi ta­nı­ma­sı ve çayın en çok tü­ke­til­di­ği, Çay­kur Er­zu­rum Bölge Mü­dür­lü­ğü gö­re­vi­ne ge­ti­ril­me­si Doğu Ana­do­lu il­le­rin­de se­vinç­le kar­şı­lan­dı.
Yakup ÖZ­TÜRK kim­dir?
1969 yı­lın­da Kars ilin­de doğdu.
Bursa İmam Hatip Or­ta­oku­lu ve Bursa Top­ha­ne En­düst­ri Mes­lek Li­se­si Eği­ti­mi­nin ar­dın­dan, Ka­ra­de­niz Tek­nik Üni­ver­si­te­sin­de Çay Eks­per­li­ği Bö­lü­mü­nü bi­tir­dik­ten sonra, Ana­do­lu Üni­ver­si­te­si İİBF İkti­sat Bö­lü­mün­den mezun oldu.
1985-1992 yıl­la­rı ara­sın­da, Özel sek­tör­de tu­rizm ala­nın­da ve gıda pa­zar­la­ma­sı üze­ri­ne ti­ca­ri fa­ali­yet­le­rin için­de yer aldı.
Bu süre içe­ri­sin­de Yük­se­köğ­re­ni­mi­ne devam etti.
1992 Çay İşlet­me­le­ri Genel Mü­dür­lü­ğün’ de gö­re­ve baş­la­dı.
1992-2003 Yaş çay üre­ti­mi­nin Tarım ve İşlet­me Bi­ri­min­de görev yaptı.
2003- 2012 Kamu ihale ka­nu­nu ve il­gi­li mev­zu­at ko­nu­sun­da eği­tim ala­rak ÇAY­KUR’un Satın Alma Da­ire­si Baş­kan­lı­ğın­da, Satın Alma Uz­ma­nı ola­rak gö­re­ve ge­ti­ril­di.
Bu kad­ro­da yapım iş­le­ri, hiz­met ve mal alımı gibi iha­le­ler­de ra­por­tör­lük ya­pa­rak ala­nın­da uz­man­laş­tı. 4734 sa­yı­lı Kamu İhale Ka­nu­nu, 4735 sa­yı­lı Kamu İhale Söz­leş­me­le­ri Ka­nu­nu ve il­gi­li Kamu ihale mev­zu­at­la­rı kap­sa­mın­da eği­tim ve se­mi­ner­le­ri­ne ka­tıl­mış­tır.
2012-2021 Gö­rev­de yük­sel­me Sı­na­vı’nı de­re­cey­le ka­zan­mış olup ça­lış­tı­ğı ku­rum­da sı­ra­sıy­la, Çay­kur Per­so­nel Mü­dü­rü, Çay­kur Fab­ri­ka Müdür Yar­dım­cı­sı ve Çay­kur Fab­ri­ka Mü­dü­rü kad­ro­su­na geç­miş­ti.
Çay­kur Kal­kan­de­re Çay Fab­ri­ka­sı Mü­dür­lü­ğü­nün ar­dın­dan, Ça­ye­li Çay­kur Sa­bun­cu­lar Çay Fab­ri­ka­sı Mü­dür­lü­ğü gö­re­vi­nin ar­dın­dan, 1 Ha­zi­ran 2021 ta­ri­hin­de Çay­kur Er­zu­rum Pa­zar­la­ma Bölge Mü­dür­lü­ğü­ne atan­dı.
Yakup Öz­türk evli, iki erkek çocuk ba­ba­sı ve Orta de­re­ce­de İngi­liz­ce bil­mek­te­dir.


Ha­ber-Fo­to: Bay­ram Ali KA­VAL­CI

İKİZDEREDEN GEZİ ÇIKMAZ-3

İşken­ce dere Va­di­sin­de ya­pıl­mak is­te­nen Taş Oca­ğı­na tepki gös­te­ren köy in­sa­nı­na bir­çok ke­sim­den des­tek olu­yor. Ya­pı­lan işin ne kadar doğru yan­lış ol­du­ğu­na gir­mek is­te­mi­yo­rum.
Bu­ra­da ya­kın­dan göz­lem­le­di­ğim şu ki, des­tek gös­te­ri­yo­ruz adı al­tın­da gü­ven­lik güç­le­ri­nin söy­le­di­ği aşırı uç­la­rın pro­va­ka­tif ça­lış­ma­sı var.
45 gün­dür ara­lık­sız devam eden hal­kın haklı is­ya­nı­na ka­tıl­ma­mak müm­kün değil. Zira o güzel va­di­yi Taş Ocağı ya­pıl­sın diye karar ve­ren­ler­den çok daha iyi bi­li­yo­rum. Orada Taş Ocağı ol­ma­ma­lı. Liman dol­gu­su için al­ter­na­tif mal­ze­me kul­la­nı­la­bi­lir beton tab­li­ye­ler gibi.
Tepki ey­le­min­de yöre in­sa­nı­nın ta­ma­men haklı ol­du­ğu­nu ra­hat­lık­la söy­le­rim.
Bu saf­ha­ya gel­me­de, va­tan­da­şı iş yapan firma ile karşı kar­şı­ya ge­tir­me­de Ulaş­tır­ma Ba­kan­lı­ğı­nın il­gi­li ka­de­me­le­ri sı­nıf­ta kal­mış­tır. Yöre in­sa­nı­nı adam ye­ri­ne koy­ma­dan, sorgu sual ve bilgi ver­me­den köy hal­kı­nın ara­zi­si­ne iş ma­ki­ne­siy­le gi­ri­şil­me­si­nin kabul edi­lir yönü yok­tur.
Of’ta bu Ba­ka­nın kö­yü­ne aynı iş ma­ki­ne­si sorgu sual et­me­den girse ne ya­pı­lır­dı, Ba­ka­nın ağ­zın­dan öğ­ren­mek is­ter­dim. Cevap ve­re­ce­ği­ni san­mam zira halka bil­gi­len­dir­me top­lan­tı­sı­nı halk­tan ka­çı­rır­ca­sı­na Ga­ze­te­ci­ye yasak, liste dışı köy­lü­le­rin iz­le­me­si­ne yasak koyan zih­ni­yet­ten olum­lu cevap bek­le­mi­yo­rum. İşken­ci­de­re Va­di­sin­de Taş Oca­ğı­na ulaş­mak­la için yol ça­lış­ma­sı ya­pı­lı­yor ve 45 gün­dür yöre in­sa­nı­nın tepki gös­ter­me­si­ne ve eylem yap­ma­sı­na rağ­men devam edi­yor.
Bu­ra­da köy hal­kı­na hak­sız­lık ya­pıl­dı­ğı doğ­ru­dur.
Hak­sız­lık­lar­la karşı kar­şı­ya kalan köy halkı kim­den des­tek gö­rü­yor­sa ha­liy­le on­la­rın ya­nın­da olu­yor. Des­tek verme ko­nu­sun­da do­ğa­ya du­yar­lı ol­duk­la­rı­nı söy­le­yen mar­ji­nal gu­rup­lar yok değil. Böyle gu­rup­lar sa­ye­sin­de Va­li­lik ta­ra­fın­dan iki kez 15 er gün­lük ola­ğa­nüs­tü hal ilan edil­me­si­nin bir se­be­bi olsa gerek. Köy in­sa­nı­nın 45 gün­dür gös­ter­di­ği tep­ki­ler ne zaman sona erer bi­lin­mez ama bu in­san­la­ra des­tek ve­ri­yo­ruz diye yur­dun Gü­ney­do­ğu­da­ki en ucun­dan Hak­kâ­ri’den Kal­kan­de­re Ce­za­evin­de yatan yan­daş­la­rı­nı zi­ya­ret et­tik­ten sonra İkiz­de­re’ye ge­len­le­rin ve İşken­ce­de­re Va­di­sin­de o malum işa­ret­le­ri ya­pan­la­rın des­te­ği­ne de inan­mak biraz zor dost­la­rım.
Rize in­sa­nı­nın o des­te­ğe ih­ti­ya­cı yok.
Hak­kâ­ri’den gelen bö­lü­cü ka­til­le­ri­ni sa­vu­nan­la­ra ka­tıl­mak müm­kün de­ğil­dir. Bö­lü­cü ka­til­le­ri sa­vu­nan­la­rın İkiz­de­re’de ne işi var.
Ad­la­rı­nı kolay kolay anmak ve yaz­mak is­te­me­di­ğim bö­lü­cü eş­kı­ya­nın, vatan ev­la­dı asker ve po­lis­le­rin, öğ­ret­men ve hem­şi­re­le­rin ka­til­le­ri­ni sa­vu­nan Hak­kâ­ri­li Avu­kat­la­rın sa­vun­ma­sı­na İkiz­de­re’nin, İşken­ci de­re­nin ih­ti­ya­cı yok­tur. Asker, Polis, Öğ­ret­men ka­til­le­ri­ni sa­vu­nan­la­rın İkiz­de­re’yi sa­vun­ma­sı­nı ben kal­dı­ra­mı­yo­rum.

DAĞ YEŞİL DENİZ MAVİ KALSIN PROJESİ HAYATA GEÇİRİLDİ

Recep Tay­yip Er­do­ğan Üni­ver­si­te­si Spor Yö­ne­ti­ci­li­ği öğ­ren­ci­le­ri ta­ra­fın­dan dü­zen­le­nen “Dağ Yeşil Deniz Mavi Kal­sın” pro­je­si Doç.Dr. Nihal AKO­ĞUZ reh­ber­li­ğin­de ger­çek­leş­ti­ril­di.

Özel­lik­le Co­vid-19 va­ka­sı ne­de­niy­le uzun za­man­dır evde kal­mak zo­run­da kalan öğ­ren­ci­le­ri do­ğay­la bu­luş­tur­ma­yı ve genç yaş­ta­ki bi­rey­le­re çev­re­yi ko­ru­ma far­kın­da­lı­ğı ver­me­yi amaç­la­yan proje 3 Nisan – 2 Ha­zi­ran ara­sın­da ya­pıl­dı.
Proje kap­sa­mın­da ilk ola­rak lise dü­ze­yin­de­ki öğ­ren­ci­le­re çev­re­nin ko­run­ma­sı ve ye­ni­le­bi­lir ener­ji kay­nak­la­rıy­la il­gi­li uzak­tan eği­tim­ler ve­ril­di.
Daha sonra Rize Be­le­di­ye­si ve Rize İl Orman Mü­dür­lü­ğü kat­kı­la­rıy­la ağaç dikim et­kin­li­ği ger­çek­leş­ti­ril­di.
Pro­je­nin son aya­ğın­da ise üni­ver­si­te öğ­ren­ci­le­ri ta­ra­fın­dan sahil te­miz­li­ği ya­pıl­dı.
Pro­je­nin ağaç dikim et­kin­li­ği­ne Rize İl Orman Mü­dür­lü­ğü Mü­hen­di­si Bur­çak BULUT, proje tem­sil­ci­le­ri Mu­ham­met ÇUBUK, Ba­tu­han SA­RU­HAN, Halit SEZ­GÜN, Gök­tuğ YIL­MAZ, Mah­mut KA­LAY­CI ve Gül­ba­har Hatun Mes­le­ki ve Tek­nik Ana­do­lu Li­se­si öğ­ren­ci­le­ri ka­tıl­dı.
Öğ­ren­ci­le­re doğru ağaç di­ki­miy­le il­gi­li bilgi veren Bur­çak BULUT; “ bu tür pro­je­le­ri des­tek­li­yo­ruz.
Bun­dan son­ra­ki sü­reç­te daha büyük pro­je­ler yap­ma­lı­yız” şek­lin­de açık­la­ma­lar­da bu­lun­du.
2 ay süren proje son ola­rak üni­ver­si­te öğ­ren­ci­le­ri ta­ra­fın­dan ya­pı­lan sahil te­miz­li­ğiy­le sona erdi.


Ha­ber-Fo­to: Mu­ham­met ÇUBUK

Çaykur Rizespor Kulüp Başkanı Hasan Kartal resmen istifa etti

Çay­kur Ri­zes­por Baş­ka­nı Hasan Kar­tal, An­ka­ra’da dü­zen­le­di­ği basın top­lan­tı­sıy­la Çay­kur Ri­zes­por ve Eti­mes­gut Be­le­di­yes­por’daki gö­rev­le­rin­den is­ti­fa et­ti­ği­ni açık­la­dı.

Tür­ki­ye Fut­bol Fe­de­ras­yo­nu (TFF) ile genel ola­rak ters düş­tü­ğü­nü dile ge­ti­ren Kar­tal, “Artık bun­dan sonra yokum. Ar­ka­daş­la­rım­la gö­rüş­tüm, kulüp baş­kan­lık­la­rın­dan is­ti­fa etme ka­ra­rı aldım. Çay­kur Ri­zes­por ve Eti­mes­gut Be­le­di­yes­por’daki gö­rev­le­rim­den baş­kan ve yö­ne­ti­ci ola­rak ay­rı­lı­yo­rum. İlk genel ku­rul­da da TFF’nin ibra edil­me­me­si için uğ­ra­şa­cak­tım, bir­çok kulüp baş­ka­nıy­la da gö­rüş­tüm. Zan­ne­di­yo­rum ibra da et­me­ye­cek­tik. Böyle olun­ca bir kaos olur­du. Kaos ol­ma­ma­sı için, doğru ola­nın fut­bol­dan benim çe­kil­me­min ola­ca­ğı gö­rü­şüy­le bu ka­ra­rı aldım” dedi.
RİZES­POR VE ETİMES­GUT BELEDİYES­POR’LA HEP BE­RA­BERİM”

Hasan Kar­tal, yine ku­lüp­ler­le be­ra­ber ola­ca­ğı­nı be­lir­te­rek, “Ri­zes­por’la hiç­bir prob­le­min ol­ma­dı, çok sev­di­ğim bir ku­lü­bü­müz­dür. Ay­rı­ca Eti­mes­gut Be­le­di­yes­por Ku­lü­bü de benim ço­cu­ğum gibi bü­yüt­tü­ğüm 2’nci Lig’e kadar ge­tir­di­ğim bir ku­lüp­tür. Yine bun­lar­la be­ra­be­rim. Bu fe­de­ras­yon gi­de­ne kadar in­şal­lah bir daha bir görev al­ma­ya­ca­ğım. Bu fe­de­ras­yo­nun al­tın­da görev yap­ma­ma­ya karar ver­dim” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.
ALT YAPI KO­NU­SUN­DA BİR STAN­DART GETİRİLMELİ”
Kulüp borç­la­rın­dan baş­kan­la­rın so­rum­lu ol­ma­sı ile il­gi­li ka­nu­nun çık­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni dile ge­ti­ren Hasan Kar­tal, “Ma­ale­sef bu kanun çık­ma­dı. Ya­ban­cı oy­nat­ma­ya­lım di­yo­ruz. Al­tı­ya­pı ile il­gi­li her­han­gi bir karar alın­ma­dı. 3’üncü Lig’deki bir ta­kı­mın alt ya­pı­da oy­na­ta­ca­ğı ço­cuk­la­rın li­sans­lı ol­ma­sı­nı be­lir­le­me­si lazım, te­sis­le­ri be­lir­le­me­si lazım, bir stan­dart ol­ma­sı lazım. Ör­ne­ğin 3’üncü Lig’den 2’nci Lig’e çı­kar­ken de bir stan­dart ol­ma­sı lazım. 1’nci Lig’e çık­tı­ğı zaman ve yine Süper Lig’e çık­tı­ğı zaman bir stan­dart ol­ma­sı lazım” diye ko­nuş­tu.
“AİLECE BI­RA­KI­YO­RUZ”
Çay­kur Ri­zes­por ve Eti­me­gut Be­le­di­yes­por’a des­te­ği­nin devam ede­ce­ği­ni be­lir­ten Kar­tal, Eti­me­gut Be­le­di­yes­por’u 1 lira borcu ol­ma­dan bı­rak­tı­ğı­nı ifade ede­rek, “Ri­zes­por’u 30 mil­yon TL borç­la bı­ra­kı­yo­rum 160 mil­yon TL borç­la al­mış­tım. Benim gi­bi­le­ri fut­bol­dan so­ğut­tu­nuz. Fe­de­ras­yon ted­bi­ri­ni al­maz­sa ku­lüp­ler borç ba­ta­ğı için­de yüzer.
Ku­lüp­ler Ya­sa­sı’nı Ba­kan­lı­ğa bı­rak­ma­ya gerek yok, biz ha­zır­la­ya­lım on­la­ra su­na­lım. Ba­kan­lık da düz­gün bir hale ge­ti­rir, ya­sal­la­şır. Aile­ce bı­ra­kı­yo­ruz. Oğlum da Genç­ler­bir­li­ği’ndey­di o da bı­rak­mak kay­dıy­la ta­ma­men fut­bol­dan çe­ki­li­yo­ruz. İnşal­lah yö­ne­ti­ci ola­rak tek­rar dö­ne­riz” şek­lin­de ko­nuş­tu.
Hasan Kar­tal, ku­lüp­le­rin genel ola­rak maddi du­ru­mu­nun kötü ol­du­ğu­nu vur­gu­la­ya­rak, “Bakın ya­pı­lan­ma yapan ku­lüp­ler pat­la­ya­cak. O ku­lüp­le­rin hepsi pat­la­ma nok­ta­sı­na ge­lecek. O zaman baş­kan da bu­la­ma­ya­cak­sı­nız” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.

Haber Merkezi

VALİ ÇEBER TÜRKİYE OLİMPİYAT MERKEZİNDE ŞAMPİYON GÜREŞCİLERLE BULUŞTU

Rize Va­li­si Kemal ÇEBER, Sa­lar­ha Spor­cu Kamp Olim­pi­yat Mer­ke­zi­ni zi­ya­ret ede­rek, 2021 Gre­ko-Ro­men Güreş Av­ru­pa ve Dünya Şam­pi­yon­lu­ğu ön­ce­sin­de, An­tal­ya Kemer’de ger­çek­le­şen, Genç­ler Milli Takım Kamp Kad­ro­su Tür­ki­ye Şam­pi­yo­na­sın­da ba­şa­rı­lı olan spor­cu­la­rı ödül­len­di­re­rek devam eden kamp ha­zır­lık ant­ren­man­la­rı­nı iz­le­di.

Rize Va­li­si Kemal ÇEBER’i, Sa­lar­ha Olim­pi­yat Ha­zır­lık Mer­ke­zi­ne ge­li­şin­de, Vali Yar­dım­cı­sı Gül­ha­ni Ozan SARI, Rize Genç­lik ve Spor il Mü­dü­rü Gür­han YIL­DIZ ve Tür­ki­ye Güreş Fe­de­ras­yo­nu As Baş­ka­nı Mahir BİBE­ROĞ­LU ve Gro­ko-Ro­men Güreş Tek­nik Di­rek­tö­rü Rüs­tem KO­YUN­CU kar­şı­la­dı­lar.
Genç­lik ve Spor Ba­kan­lı­ğı, Tür­ki­ye Güreş Fe­de­ras­yo­nu ta­ra­fın­dan, 09-11 Nisan 2021 ta­rih­le­ri ara­sın­da, An­tal­ya’nın Kemer İlçesi Be­le­di­ye Spor Sa­lo­nun­da ger­çek­le­şen, 2021 Genç­ler Gre­ko-Ro­men Güreş Av­ru­pa ve Dünya Şam­pi­yon­la­rı Milli Takım Kamp Kad­ro­su Be­lir­le­me seç­me­le­rin­de, 77 ki­lo­da Çay­kurs­por Güreş (TOHM) Yük­sel SARIÇİÇEK ve 97 ki­lo­da Çay­kurs­por Güreş (TOHM) Mus­ta­fa OLGUN ya­rış­ma­nın Tür­ki­ye Şam­pi­yon­lu­ğu bi­rin­ci­li­ği ba­şa­rı­sı­nı elde et­miş­ler­di. Mü­sa­ba­ka­lar­da, Çay­kurs­por gü­reş­çi­le­rin­den 60 ki­lo­da Bekir ATEŞ, 97 ki­lo­da Nihat KARA ve 55 ki­lo­da Mü­ca­hit TİRYAKİ şam­pi­yo­na­nın Tür­ki­ye üçün­cü­lü­ğü ba­şa­rı­sı elde et­miş­ler­di. ÇAY­KUR spor Gre­ko-Ro­men Güreş Ku­lü­bü Genç­ler ta­kı­mı mü­sa­ba­ka­la­rın so­nun­da takım ha­lin­de şam­pi­yo­na­nın en ba­şa­rı­lı bi­rin­ci ta­kı­mı ol­muş­tu.
Rize Va­li­si Kemal ÇEBER, Sa­lar­ha Tür­ki­ye Olim­pi­yat Ha­zır­lık Mer­ke­zi Şam­pi­yon gü­reş­çi­le­ri bu­luş­ma zi­ya­re­tin­de yap­tı­ğı ko­nuş­ma­da, “Tür­kün gü­cü­nü gös­te­ren şam­pi­yon spor­cu­la­rı­mız­la bir arada ol­mak­tan çok mut­lu­yum. Siz­ler hem ili­mi­zi hem de ül­ke­mi­zi ulu­sal alan­lar­da tem­sil edi­yor­su­nuz. Sizin ka­zan­dı­ğı­nız her ma­dal­ya biz­ler için guru kay­na­ğı olu­yor. Ay­rı­ca gü­re­şin bizim kül­tü­rü­müz­de çok ayrı bir yeri var. Siz­le­rin bu alan­da elde et­ti­ği­niz her ba­şa­rı aynı za­man­da bizim kül­tü­rel de­ğer­le­ri­mi­ze ne kadar sahip çık­tı­ğı­mı­zın bir gös­ter­ge­si olu­yor.
Şuan Sayın Cum­hur­baş­ka­nı­mız Recep Tay­yip Er­do­ğan ön­cü­lü­ğün­de Ba­kan­lık­la­rı­mı­zın da ça­lış­ma­la­rı ile bir­lik spor ala­nın­da ciddi iler­le­me­ler kat­let­tik. İna­nı­yo­rum ki iler­le­yen sü­reç­ler­de siz­le­rin ve siz­le­ri ye­tiş­ti­ren ant­re­nör­le­ri­mi­zin sa­ye­sin­de çok daha güzel yer­le­re ge­le­ce­ğiz.
Rize’miz geç­miş­te ve yakın ta­rih­te Tür­ki­ye’ye Olim­pi­yat, Dünya ve Av­ru­pa şam­pi­yon­la­rı ka­zan­dır­mış bir şeh­ri­miz­dir. Rize aynı za­man­da ata sporu gü­re­şin­de şeh­ri­dir.
Çay­kurs­por güreş ku­lü­bü­müz ve Olim­pi­yat Kamp Mer­ke­zi­mi­zin (TOHM) alt ya­pı­sın­da baş­la­ya­rak pro­fes­yo­nel ve milli olan gü­reş­çi­le­ri­mi­zi ül­ke­mi­ze ve ili­mi­ze bun­dan son­ra­da çok daha yeni Olim­pi­yat, Av­ru­pa ve Dünya şam­pi­yon­la­rı çı­kar­ma­la­rı için dev­let ola­rak ne yap­ma­mız ge­re­ki­yor­sa ya­pı­yo­ruz. Ve daha da faz­la­sı­nı yap­ma­ya devam ede­ce­ğiz. Genç gü­reş­çi­le­ri­mi­zin en son An­tal­ya’daki mü­sa­ba­ka­lar­da elde etmiş ol­duk­la­rı ba­şa­rı­la­rın­dan do­la­yı her bir spor­cu­mu­zu, Genç­lik ve Spor Ba­kan­lı­ğı­mız, Tür­ki­ye Güreş Fe­de­ras­yo­nu, Çay­kurs­por ku­lü­bü yö­ne­ti­mi­ni ve on­la­ra her daim des­tek olan, Rize Genç­lik ve Spor İl Mü­dür­lü­ğü­mü­zü kut­lu­yo­rum. Mü­sa­ba­ka­lar­da or­ta­ya koy­muş ol­duk­la­rı ba­şa­rı­lı gü­reş­ler­le, elde etmiş ol­duk­la­rı bi­rin­ci­lik ve üçün­cü­lük şam­pi­yon­luk­la­rıy­la, ül­ke­mi­ze, Rize’mize ve Çay­kur’a gurur ya­şat­tı­nız.” dedi.
Sa­lar­ha Spor­cu Olim­pi­yat Kamp Mer­ke­zi hak­kın­da, Rize Genç­lik ve Spor İl Mü­dü­rü Gür­han Yıl­dız’dan bilgi alan, Rize Va­li­si Kemal ÇEBER ve ber­be­rin­de­ki­ler, zi­ya­re­tin so­nun­da şam­pi­yon gü­reş­çi ve ant­re­nör­le­ri­ne çe­şit­li he­di­ye­ler tak­dim et­tik­ten sonra, bir müd­det spor­cu­la­rın id­man­la­rı­nı iz­le­di.


Ha­ber-Fo­to: Bay­ram Ali KA­VAL­CI

Rize Valisi Çeber; Çay Sezonunda Sosyal Hareketliliğe Dikkat Çekerek Uyardı!

Sağ­lık Ba­ka­nı Fah­ret­tin Koca’nın yeni açık­la­dı­ğı Ko­ro­na virüs vaka ha­ri­ta­sın­da Rize’de 100 bin ki­şi­de gö­rü­len vaka sa­yı­sı­nın 72,92’ye ge­ri­le­me­si ve geç­ti­ği­miz haf­ta­la­ra oran­la vaka sa­yı­la­rın­da yüzde 36,1’lik düşüş ya­şan­ma­sı tüm Ri­ze­li­ler’i ol­du­ğu gibi Vali Kemal Çeber’i de mem­nun etti.

Rize Va­li­si Kemal Çeber, Ri­ze­li­le­rin sal­gın­la mü­ca­de­le­de ku­ral­la­ra uy­du­ğu­nu ve buna bağlı ola­rak vaka sa­yı­la­rın­da­ki dü­şü­şün ya­şan­dı­ğı­nı be­lir­te­rek uya­rı­lar­da bu­lun­ma­yı ihmal et­me­di. Çeber, “Tür­ki­ye’nin en yoğun sos­yal ha­re­ket­li­li­ği şuan Rize’de; Aman aman buna dik­kat ede­lim.
Biz dar alan­da kısa pas­laş­ma­lar yapan bir vi­la­ye­tiz. Başka bir vi­la­yet­te 10 bin kişi 20 ki­lo­met­re kare alan­da ti­ca­ri, sos­yal ha­ya­tı­nı yü­rü­tü­yor­sa biz 10 bin kişi ola­rak 3 ki­lo­met­re­ka­re içe­ri­sin­de bunu yü­rü­tü­yo­ruz. Va­tan­daş­la­rı­mı­zın du­yar­lı­lı­ğı bizi iyi bir nok­ta­ya ge­tir­di ama hala ye­ter­li nok­ta­da de­ği­liz” dedi.
“Vaka sa­yı­la­rı­mı­zın ön­ce­den yük­sek ol­ma­sı­nın ne­de­ni yöre in­sa­nı­nın sı­cak­kan­lı olu­şun­dan­dı”
Rize’de geç­miş­te vaka sa­yı­la­rın­da­ki ar­tı­şın Ka­ra­de­niz in­sa­nı­nın sı­cak­kan­lı­lı­ğın­dan kay­nak­lı duygu pay­la­şı­mı­nın önem­li rol oy­na­dı­ğı­nı ama Ri­ze­li­le­rin artık bu ko­nu­da daha dik­kat­li ol­du­ğu­nu söy­le­yen Vali Çeber “Rize ola­rak son açık­la­ma­lar­da en çok vaka sa­yı­sı aza­lan il­ler­de­niz. Bizim vaka sa­yı­la­rı­mı­zın yük­sek ol­du­ğu dö­nem­ler Rize’nin sos­yo­kül­tü­rel yo­ğun­lu­ğu­nun ol­du­ğu dö­nem­ler­di. Ka­ra­de­niz in­sa­nı ola­rak se­vin­ci­mi­zi, hüz­nü­mü­zü biz hep iç içe ya­şa­rız.
Ce­na­ze ol­du­ğun­da, se­vinç­li bir günde her­kes koşar. Bu bizi yo­ru­yor diye ifade eder­dim. Va­tan­daş­la­rı­mı­zın du­yar­lı­lı­ğı bizi iyi bir nok­ta­ya ge­tir­di ama hala ye­ter­li nok­ta­da de­ği­liz. Ka­bi­ne top­lan­tı­sı­nın ar­dın­dan açık­la­nan ka­rar­lar­dan sonra inan­la­rı­mız çok sı­kıl­dı­ğı için ilk 2 gün biraz yo­ğun­luk oldu. İşte buna çok dik­kat et­me­li­yiz” diye ko­nuş­tu.
“Rize’ye çay top­la­ma­ya son 1,5 ay için­de 40 bin ci­va­rın­da kişi geldi” Çay se­zo­nu için Rize Va­li­li­ği’nin yap­tı­ğı uya­rı­ya va­tan­daş­la­rın genel an­lam­da uy­du­ğu­nu dile ge­ti­ren Vali Çeber “Çay se­zo­nu­nu ya­şı­yo­ruz. İli­mi­ze her ne kadar yurt dı­şın­dan gelen ol­ma­sa da yurt için­den müs­tah­sil, çay iş­çi­si ve ya­rı­cı ola­rak 40 bin ci­va­rın­da va­tan­daş geldi son 1 buçuk ay içe­ri­sin­de. Geç­ti­ği­miz yıl gelip dön­me­yen 10-15 bin ci­va­rın­da hem­şeh­ri­miz de var. Bun­lar çay iş­le­ri­ni yü­rü­tü­yor. Çok şükür dik­kat edi­yor­lar, alan­da uya­rı­la­rı­mı­zı dik­ka­te alan­la­rı ben göz­lem­li­yo­rum. Özel­lik­le dı­şa­rı­dan ge­len­ler­den çay bah­çe­le­ri ile ko­nak­la­dık­la­rı yer­ler­de ken­di­le­ri­ni izole et­me­le­ri ve sağ­lık­lı bir şe­kil­de çay ha­sa­dı­nı ta­mam­la­ma­la­rı­nı biz rica ettik. Genel an­lam­da uyul­du­ğu­nu göz­lem­li­yo­ruz” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı.

“Bütün tu­rizm­ci­le­ri­miz gibi biz­ler de öz­lem­le ve has­ret­le zi­ya­ret­çi­le­ri­mi­zi bek­li­yo­ruz”
Çay se­zo­nu ne­de­niy­le Tür­ki­ye’nin en ha­re­ket­li il­le­rin­den bi­ri­nin Rize ol­du­ğu­nu ve Ri­ze­li­le­rin dik­ka­ti elden bı­rak­ma­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni söz­le­ri­ne ek­le­yen Vali Çeber “Ekst­ra ha­re­ket­li­li­ği­miz bizim hiç bit­mi­yor. Bu dö­nem­de de Tür­ki­ye’nin en ha­re­ket­li ili­nin çay böl­ge­si olan 4 il ve özel­lik­le çay üre­ti­mi­nin yüzde 70’ten faz­la­sı­nın ya­pıl­dı­ğı Rize’nin ol­du­ğu­nu hiç­bir hem­şe­ri­mi­zin unut­ma­ma­sı lazım. En yoğun sos­yal ha­re­ket­li­lik şuan Rize’de. Aman aman buna dik­kat ede­lim. Çünkü biz dar alan­da kısa pas­laş­ma­lar yapan bir vi­la­ye­tiz.
Yani başka bir vi­la­yet­te 10 bin kişi 20 ki­lo­met­re kare alan­da ti­ca­ri, sos­yal ha­ya­tı­nı yü­rü­tü­yor­sa biz 10 bin kişi ola­rak 3 ki­lo­met­re kare içe­ri­sin­de bunu yü­rü­tü­yo­ruz. Çok dar bir alan­da ya­şa­yan bir vi­la­ye­tiz. Bu an­lam­da hem­şeh­ri­le­ri­miz­den bizi mem­nun eden özen­le­ri­ne dik­kat et­me­le­ri­ni is­ti­yo­rum. Böyle devam eder­sek daha da is­te­nen se­vi­ye­le­re ge­le­ce­ğiz. Tu­rizm se­zo­nu geldi. On­la­rın­da rahat bir sezon ge­çi­re­bil­me­si için he­pi­mi­zin çok dik­kat et­me­si lazım” şek­lin­de ko­nuş­tu.


Haber Merkezi

İsrail’in Mescid-İ Aksa’ya Yönelik İhlalleri Rize’de Protesto Edildi

AK Parti Rize İl Genç­lik Kol­la­rı üye­le­ri, İsrail’in Mes­cid-i Aksa’ya yö­ne­lik ih­lal­le­ri­ni pro­tes­to etti.

Sahil Ca­mi­si’nin önün­de bir araya gelen yak­la­şık 200 ki­şi­lik grup adına açık­la­ma yapan AK Parti İl Genç­lik Kol­la­rı Baş­ka­nı Ma­ri­ye Mü­ber­ra Arıcı, ra­ma­zan­dan ateş­ke­sin ilan edil­di­ği 20 Mayıs’a kadar 61 ço­cu­ğun İsrail eliy­le kat­le­dil­di­ği­ni söy­le­di. Bugün in­san­lı­ğın her türlü bi­lim­sel iler­le­me­yi sağ­la­dı­ğı­nı dile ge­ti­ren Arıcı şöyle devam etti: “Ama bütün bun­la­rın hiç­bir ya­ra­rı yok. Tek bir şeyin dı­şın­da hiç­bir eylem, hiç­bir dü­şün­ce önem­li değil. Ci­na­yet­ler ne zaman son bu­la­cak? İsrail’in mız­rak­la­rı kız kar­deş­le­ri­mi­zin kar­nın­da­ki ço­cuk­la­rı dü­şür­müş­tür. Yı­kı­lan evler bizim ev­le­ri­miz­dir. Bi’ru’s-Se­ba’da, Yafa’da ve Hayfa’da idam edi­len­ler bizim kar­deş­le­ri­miz­dir. İsrail’in Fi­lis­tin hal­kı­nın meşru hak­la­rı­nı gas­bet­me gi­ri­şim­le­ri ve Kudüs’ün sta­tü­sü­nü de­ğiş­tir­me­yi amaç­la­yan ope­ras­yon­la­rı bir kez daha gös­ter­di ki tüm maz­lum­la­rın umudu Tür­ki­ye’dir. Şeyh Cer­rah’taki Fi­lis­tin­li Müs­lü­man­la­rın ha­mi­si Tür­ki­ye ve Türk genç­le­ri­dir.”
Arıcı, İsrail’in söz ko­nu­su yasa dışı uy­gu­la­ma­la­rı­nı red­det­tik­le­ri­ni be­lir­te­rek şun­la­rı kay­det­ti:
“İsrail’in ulus­la­ra­ra­sı hu­ku­kun ih­la­li­ni teş­kil eden po­li­ti­ka ve uy­gu­la­ma­la­rın­dan do­la­yı so­rum­lu tu­tul­ma­sı­nın öne­mi­ni bir kez daha vur­gu­lu­yor ve Şeyh Cer­rah da­va­sın­da ka­ra­rın Fi­lis­tin­li kar­deş­le­ri­miz le­hi­ne ve­ril­me­si ge­rek­ti­ği­ni bil­di­ri­yo­ruz. Ön­le­yi­ci pro­tes­to ni­te­li­ğin­de­ki bu yü­rü­yü­şü­müz­le ver­mek is­te­di­ği­miz mesaj şudur: Ey İsrail; Türk genç­le­ri­nin, Ri­ze­li genç­le­rin gözü üze­rin­de­dir. Fi­lis­tin ve Fi­lis­tin­li­le­rin her zaman ko­ru­yu­cu­su ve göz­cü­sü ol­ma­yı sür­dü­re­ce­ğiz. Biz bi­li­yo­ruz ki, Aya­sof­ya’da zin­cir­le­rin kı­rıl­ma­sı­nı müm­kün kılan inanç yarın Mes­cid-i Aksa’yı da öz­gür­lü­ğü­ne ka­vuş­tu­ra­cak­tır.” Grup, İsrail aley­hin­de slo­gan­lar at­tık­tan sonra da­ğıl­dı.

Haber Merkezi

ÇAYKUR’DAN YENİ KONTENJAN VE KOTA BİLGİLENDİRMESİ

Çay İşlet­me­le­ri Genel Mü­dür­lü­ğü devam eden 1 sür­gün yaş çay alım­la­rı kon­ten­jan ve kota uy­gu­la­ma­sıy­la il­gi­li bir bül­ten ya­yım­la­dı.

ÇAY­KUR; “De­ğer­li üre­ti­ci­le­ri­miz ve ka­mu­oyu­nun bil­gi­si­ne; Çay se­zo­nu baş­la­dı­ğı gün­den iti­ba­ren baş­la­yan ve sa­de­ce kamu ku­ru­mu olan Çay­kur üze­rin­den her türlü basın yayın, in­ter­net plat­form­la­rı ve sos­yal medya ile­ti­şim mec­ra­la­rı üze­rin­den ya­pı­lan haber içe­rik­le­ri­ne bak­tı­ğı­mız­da; sü­rek­li isyan edi­len, çay sek­tö­rü­nün bütün ta­raf­la­rı­nı il­gi­len­di­ren ve mesul et­me­si ge­re­ken ortak ko­nu­lar­da bile tek mü­seb­bip ÇAY­KUR’un gö­rül­dü­ğü bir olum­suz tablo oluş­tu­rul­ma­ya ça­lı­şıl­mak­ta­dır.
-ÇAY­KUR; Üre­ti­ci­si­ni hiç­bir şe­kil­de bir yer­le­re veya bi­ri­le­ri­ne muh­taç etmek için art ni­yet­li üre­tim plan­la­ma­sı yap­maz, ya­pa­maz. Bi­la­kis Çay­kur’un ça­ba­sı, çay üre­ti­mi­nin bütün dö­nem­le­rin­de ol­du­ğu gibi üre­ti­ci­le­ri­mi­zin men­fa­ati­ne yö­ne­lik iyi niyet üze­ri­ne ol­muş­tur. Kon­ten­jan olayı yaş çayda ya­şa­nan re­kol­te ar­tı­şıy­la iş­let­me ka­pa­si­te­si­nin ye­ter­siz kal­ma­sı so­nu­cu mec­bu­ren uy­gu­la­ma­ya ko­nul­muş ve bu yolla çay ha­sa­dı za­ma­na ya­yı­la­rak kısa sü­re­li ge­çi­ci çö­züm­ler bu­lun­muş­tur. Çay­kur, sür­gün dö­nem­le­ri­ni kı­sal­ta­rak üre­ti­ci­le­ri­mi­ze hasat ko­lay­lı­ğı sağ­la­mak ve satın al­dı­ğı yaş çayı müm­kün ol­du­ğu en kısa süre içe­ri­sin­de taze iş­le­mek için son yıl­lar­da Te­şek­kü­lün 6.200 ton olan gün­lük çay iş­le­me ka­pa­si­te­si­ni, 9.050 tona çı­kar­mış­tır. Yak­la­şık 3 bin ton ilave ka­pa­si­te­si ise or­ta­la­ma 150 ton gün­lük iş­le­me ka­pasi­te­li 20 adet yeni fab­ri­ka­ya kar­şı­lık gel­mek­te­dir. Ay­rı­ca bugün gel­di­ği­miz nok­ta­da 10 bin tonun üze­rin­de yaş çay iş­le­me ka­pa­si­te­si­ne ula­şan özel sek­tör fir­ma­la­rı­nı da he­sa­ba dâhil et­ti­ği­miz­de bile kon­ten­jan ger­çe­ği yine önü­müz­de dur­mak­ta­dır. Gö­rül­dü­ğü gibi kon­ten­ja­nın yine de gün­de­me gel­me­si; ka­pa­si­te­nin ye­ter­siz­li­ğin­den zi­ya­de, genel eği­li­min çok kısa sü­re­de ça­yı­mı­zı ve­re­lim dü­şün­ce­sin­den kay­nak­lan­dı­ğı bir ger­çek­tir.” de­nil­di.
ÇAY­KUR; “Çay sek­tö­rün­de yılda or­ta­la­ma 1.400.000 ton yaş çay re­kol­te­si ger­çek­leş­mek­te­dir. Son yıl­lar­da bu alım­la­rın 750 bin tonu Çay­kur ta­ra­fın­dan, ka­la­nı ise özel çay fir­ma­la­rı ta­ra­fın­dan ya­pıl­mak­ta­dır. Tek­nik im­kân­lar ve iş­le­me ka­pa­si­te­mi­zin bu­gün­kü ger­çek­le­ri, 750 bin ton­la­rın üze­ri­ne çık­ma­mı­zı en­gel­le­mek­te­dir. Ancak sür­gün dö­nem­le­ri ön­ce­sin­de çay sek­tö­rü­nün ge­ne­lin­de fiyat re­gü­las­yo­nu için kota mik­ta­rı­nı müm­kün ol­du­ğun­ca yük­sek tutan Çay­kur, sü­re­ce olum­lu katkı sağ­la­mak­ta­dır. Ne­ti­ce iti­ba­riy­le bi­lin­me­si ge­re­ken temel bir husus var ki; çay ha­sa­dı, 3-5 güne sığ­dı­rı­la­cak bir bo­yut­ta ve imkân dâ­hi­lin­de de­ğil­dir. Ancak kon­ten­jan ve kota uy­gu­la­ma­sı, bi­ri­le­ri ta­ra­fın­dan her yıl hatta her sün­gün dö­ne­min­de ıs­rar­la gün­de­me ge­ti­ri­le­rek çok fark­lı olum­suz ne­ti­ce­ler için kul­la­nıl­mak­ta­dır. De­ğer­li üre­ti­ci­le­ri­miz­den is­tir­ha­mı­mız; dı­şar­dan ge­le­rek veya üre­ti­ci­lik­le il­gi­si ol­ma­yan kişi veya grup­la­rın me­se­le­yi tam so­ruş­tu­rup öğ­ren­me­den yarım ya­ma­lak bil­gi­ler­le zihin bu­lan­dı­ran mak­sat­lı açık­la­ma­la­rı­nı dik­ka­te ala­rak on­la­rın yan­lış yön­len­dir­me ça­ba­la­rı­na iti­bar et­me­sin­ler.
Üre­ti­ci­le­ri­miz müs­te­rih olsun, Çay­kur açık­la­dı­ğı kota ora­nın­da çayın alı­mı­nı ger­çek­leş­ti­re­cek­tir. Tüm üre­ti­ci­le­ri­mi­ze, ça­lı­şan­la­rı­mı­za; sağ­lık, mut­lu­luk ve ko­lay­lık­lar diler; Ka­mu­oyu­nun bil­gi­si­ne say­gıy­la arz ede­riz. ”şek­lin­de açık­lan­dı.


Haber: Bay­ram Ali KA­VAL­CI

Bakan Koca İnsidans Haritasını Paylaştı! Rize’de Vaka Sayısı Düşmeye Devam Ediyor

Sağ­lık Ba­ka­nı Fah­ret­tin Koca haf­ta­lık top­lam vaka sa­yı­sı­nı gös­te­ren in­si­dans ha­ri­ta­sı­nı pay­laş­tı.

Sağ­lık Ba­ka­nı Fah­ret­tin Koca, 22-28 Mayıs ara­sın­da il­le­re göre her 100 bin ki­şi­de gö­rü­len Co­vid-19 vaka sa­yı­la­rı­nı açık­la­dı. İllere göre haf­ta­lık Co­vid-19 vaka sa­yı­sı, her 100 bin ki­şi­de İstan­bul’da 89,97, An­ka­ra’da 115,71, İzmir’de 47,74 oldu. Son bir haf­ta­da vaka sa­yı­sı en çok aza­lan iller ise Er­zu­rum, Tun­ce­li, Kas­ta­mo­nu, Sam­sun ve Ko­ca­eli oldu. Koca, Twit­ter he­sa­bın­da­ki pay­la­şı­mın­da, “İlle­ri­miz­de 100 bin nü­fu­sa kar­şı­lık gelen bir haf­ta­lık top­lam vaka sa­yı­sı­nı gös­te­ren in­si­dans ha­ri­ta­sı­nın gün­cel ha­li­ni ekte gö­re­bi­lir­si­niz. Vaka sa­yı­la­rı­nın düşüş eği­li­mi devam edi­yor” ifa­de­le­ri­ne yer verdi.


Haber Merkezi

« Older Entries Recent Entries »