Monthly Archives: Mayıs 2021

Türkiye Kamu-Sen Rize İl Temsilcisi Murat Köseoğlu, Mescid-i Aksa’da yaşanan olaylara ilişkin bir açıklama yaptı

Tür­ki­ye Ka­mu-Sen Rize İl Tem­sil­ci­si Murat Kö­se­oğ­lu, İsrail vah­şe­ti­nin bir kez daha or­ta­ya çık­tı­ğı Mes­cid-i Aksa’da ya­şa­nan olay­la­ra iliş­kin bir açık­la­ma yaptı.

“Çocuk, yaşlı, genç de­me­den, gö­zü­nü kırp­ma­dan in­san­lık suçu iş­le­yen İsrail’e 1947’den beri dök­tü­ğü kan­lar, al­dı­ğı can­lar yet­me­miş ola­cak ki, şimdi yeni bir kat­li­ama daha gi­riş­miş­tir” diyen Kö­se­oğ­lu, İslam dün­ya­sı­nın tek yürek, tek ses ol­ma­dı­ğı sü­re­ce dün­ya­nın her kö­şe­sin­de Müs­lü­man ka­nı­nın ak­ma­ya devam ede­ce­ği­ni söy­le­di. Yıl­lar­dır devam eden İsrail te­rö­rü­nün yü­rek­le­ri dağ­la­dı­ğı­nı be­lir­ten Kö­se­oğ­lu, şöyle devam etti, “İsrail, bir süre ara ver­di­ği vah­şe­ti­ne geç­ti­ği­miz gün­ler­de ye­ni­den baş­la­mış, Müs­lü­man­lı­ğın ilk Kıb­le­gâ­hı, kut­sal iba­det­ha­ne­si Mes­cid-i Aksa’da nöbet tutan Fi­lis­tin­li­le­re sal­dır­mış, çok sa­yı­da Fi­lis­tin­li­yi kat­let­miş­tir.
Çocuk, yaşlı, genç de­me­den, gö­zü­nü kırp­ma­dan in­san­lık suçu iş­le­yen İsrail’e 1947’den beri dök­tü­ğü kan­lar, al­dı­ğı can­lar yet­me­miş ola­cak ki, şimdi yeni bir kat­li­ama daha gi­riş­miş­tir. Yıl­lar­dır süren bu vah­şe­te göz yu­mul­ma­sı, İsrail’in yıl­lar­dır ulus­la­ra­ra­sı hu­ku­ka ve an­laş­ma­la­ra ay­kı­rı bir bi­çim­de Fi­lis­tin top­rak­la­rı­nı işgal et­me­nin de öte­sin­de İslam dün­ya­sı­nın kut­sal­la­rı­na açık bir sal­dı­rı cü­re­ti­ni gös­ter­me­si­ne yol aç­mış­tır.
İslam dün­ya­sı tek yürek, tek ses ol­ma­dı­ğı sü­re­ce dün­ya­nın her kö­şe­sin­de Müs­lü­man ka­nı­nın ak­ma­ya devam ede­ce­ği bi­lin­me­li­dir. Bu nok­ta­da ay­rıl­ma­nın, bö­lün­me­nin kim­se­ye bir yarar sağ­la­ma­dı­ğı, yal­nız­ca ül­ke­miz ve İslam üm­me­ti üze­rin­de oyun oy­na­yan­la­rın ek­me­ği­ne yağ sü­re­ce­ği açık­tır. Batı’nın yap­tı­rım içer­me­yen gös­ter­me­lik açık­la­ma­la­rı­nın İsrail vah­şe­ti­ni dur­dur­mak­tan öteye daha da ce­sa­ret­len­di­re­rek az­dır­dı­ğı gö­rül­mek­te­dir. Bu ba­kım­dan İslam top­lum­la­rı­nın ortak karar al­ma­sı ve Batı’yı da bu ka­rar­la­ra uy­ma­ya zor­la­ma­sı, bu coğ­raf­ya­da huzur ve ba­rı­şın sağ­lan­ma­sı için vaz­ge­çil­mez zo­run­lu­luk, dün­ya­nın dört bir ya­nın­da zulme uğ­ra­yan maz­lum mil­let­ler açı­sın­dan da ha­ya­ti de­re­ce­de önem­li­dir. Öte yan­dan bizim için Fi­lis­tin da­va­sı, in­san­lık ta­ri­hi bo­yun­ca sü­re­gel­miş bir mü­ca­de­le­yi ifade eder.
Fi­lis­tin, bize “Kanla alı­nan bu top­rak­lar pa­ray­la sa­tı­la­maz” diyen Ab­dül­ha­mit Han’ın ha­tı­ra­sı, Kabe’den ön­ce­ki Kıb­le­gâ­hı­mız ol­ma­sı do­la­yı­sı ile de mu­kad­des ema­ne­ti­miz­dir. Bu ne­den­le hain sal­dı­rı­lar­da ha­ya­tı­nı kay­be­den­le­re Allah’tan rah­met, ya­ra­lı Müs­lü­man kar­deş­le­ri­mi­ze acil şi­fa­lar di­li­yo­ruz. De­ğer­le­ri­ni yi­tir­me­miş, olay­la­ra ta­raf­sız ba­ka­bi­len tüm in­san­lık âlemi; Bir­leş­miş Mil­let­ler­den, yıl­lar­dır hu­ku­ku hiçe sayan İsrail’den yap­tık­la­rı­nın he­sa­bı­nın so­rul­ma­sı­nı bek­le­mek­te­dir. Ne yazık ki, İsrail’in yap­tı­ğı zulüm, soy­kı­rım ve iş­ken­ce ulus­la­ra­ra­sı ku­ru­luş­lar ta­ra­fın­dan gör­mez­den ge­li­nir­ken; Müs­lü­man ül­ke­le­re en küçük bir olum­suz­luk­ta her türlü yap­tı­rım ve NATO mü­da­ha­le­si için anın­da karar alı­na­bil­mek­te­dir. Bu durum, Bir­leş­miş Mil­let­le­rin de olay­la­ra si­ya­si yak­la­şım gös­ter­di­ği­nin en açık de­li­li­dir.
Türk­me­ne­li’ni gör­mez­den gelen, Doğu Tür­kis­tan’ı yok sayan, Kaf­kas­lar’a kör ba­kan­la­rın artık ses­le­ri­ni yük­selt­me za­ma­nı gel­miş­tir. Bütün İslam alemi ba­rı­şa ve hu­zu­ra has­ret­tir; bu has­ret sona er­me­li­dir. Tür­ki­ye Ka­mu-Sen ola­rak, 74 yıl­dır bütün in­sa­ni de­ğer­le­ri ayak­lar al­tı­na alan, kural ta­nı­maz uy­gu­la­ma­la­rıy­la ka­nı­mı­zı don­du­ran İsrail’i şid­det ve nef­ret­le kı­nı­yo­ruz. Her şeye rağ­men ina­nı­yo­ruz ki İsrail, bir gün akıt­tı­ğı maz­lum Müs­lü­man ka­nın­da bo­ğu­la­cak, uy­gu­la­dı­ğı dev­let te­rö­rü­nün ve in­san­lık su­çu­nun he­sa­bı­nı er geç öde­ye­cek­tir.”


Haber: Cey­hun KA­LEN­DER

RİZE 11 STK TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMAYA TMMOB ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI TEPKİ GÖSTERDİ

Rize’de geçen hafta 11 STK ta­ra­fın­dan ya­pı­lan açık­la­ma­ya TMMOB Zi­ra­at Mü­hen­dis­le­ri Odası ‘’Ka­mu­oyu­na Du­yu­ru­lur’’ açık­la­ma­sı ile tepki gös­ter­di.

Ya­pı­lan açık­la­ma­da İkiz­de­re köy­lü­sü­nün ya­nın­da­yız de­nil­di. TMMOB Zi­ra­at Mü­hen­dis­le­ri Oda­sı­nın açık­la­ma­sın­da ’Rize İkiz­de­re’de ya­şa­nan rant odak­lı ta­şo­ca­ğı doğa kat­li­amı hak­kın­da bugün ortak açık­la­ma ya­pa­rak yan­daş şir­ke­ti des­tek­le­yen 11 STK ara­sın­da yer alan ZMO Rize Şube Baş­kan­lı­ğı­nın gö­rü­şü ODA ör­gü­tü­mü­zü bağ­la­ma­mak­ta­dır. Oda­mız Ana­ya­sa’nı­n­135.mad­de­si ge­re­ği kamu ku­ru­mu ni­te­li­ğin­de bir mes­lek ör­gü­tü­dür. STK değil, kamu ya­ra­rı­nı gö­ze­ten ve bu doğ­rul­tu­da ça­lı­şan de­mok­ra­tik bir kitle ör­gü­tü­dür. İmza met­ni­nin içe­ri­ğin­de­ki hak­sız suç­la­ma­la­rı ve çir­kin it­ham­la­rı kabul et­mi­yor, im­za­cı ku­ru­luş­la­rı kara bir leke ola­rak ta­ri­he not dü­şü­yo­ruz. ZMO Rize Şube Baş­kan­lı­ğı hak­kın­da ge­rek­li di­sip­lin sü­re­ci­nin iş­le­ti­le­ce­ği­nin bi­lin­me­si­ni is­ti­yo­ruz. TMMOB Zi­ra­at Mü­hen­dis­le­ri Odası Genel Mer­ke­zi ve ZMO ör­güt­lü­lü­ğü do­ğa­sı, yaşam alanı, yaşam hakkı için di­re­nen Rize İkiz­de­re köy­lü­sü­nün ya­nın­da­dır’

Ha­ber-Fo­to: İsmet KÖ­SOĞ­LU

SİVİL TOPLUMDAN SİYASİ TOPLUMA

Sivil Top­lum Ku­ru­luş­la­rı, resmî ku­rum­la­rın dı­şın­da kalan ve bun­lar­dan ba­ğım­sız ola­rak ça­lı­şan, va­tan­daş­la­rın ortak bir amaç uğ­ru­na bir araya gel­di­ği, buna bağlı ola­rak daha iyi yaşam şart­la­rı için ge­rek­li fa­ali­yet­le­rin ko­lek­tif ve ba­ğım­sız bir bi­çim­de yü­rü­tül­dü­ğü hu­ku­ki, sos­yal, çev­re­sel, kül­tü­rel he­def­ler doğ­rul­tu­sun­da fa­ali­yet­le­ri­ni sür­dü­ren ku­ru­luş­lar­dır.
Sivil Top­lum Ör­güt­le­ri­nin en be­lir­gin özel­li­ği ise, hü­kü­met­ler­den, kamu ma­kam­la­rın­dan ve si­ya­si par­ti­ler­den ba­ğım­sız ol­ma­la­rı, ti­ca­ri çıkar gö­zet­me­me­le­ri ve kar amacı güt­me­me­le­ri­dir.
Ay­rı­ca Sivil Top­lum Ör­güt­le­ri, si­ya­si oto­ri­te­nin yön­len­dir­me­sin­den uzak, dev­let kar­şı­sın­da özerk ola­rak, yap­tık­la­rı fa­ali­yet­ler­le ka­mu­sal alan­da et­ki­si ola­bi­len kol­lek­tif gi­ri­şim­ler­dir.
Sivil Top­lum Ör­güt­le­ri-si­ya­set iliş­ki­si­ni de­ğer­len­di­rir­ken de, ne si­ya­se­tin ya­nın­da ne de kar­şı­sın­da­dır­lar di­ye­bi­li­riz. Çünkü Sivil Top­lum Ör­güt­le­ri, üye­le­ri­nin men­fa­at­le­ri­ni gö­ze­te­rek kendi amaç­la­rı doğ­rul­tu­sun­da ha­re­ket eden ku­ru­luş­lar­dır.
Sivil Top­lum Ku­ru­luş­la­rı, top­lum­sal so­run­la­rı ba­ğım­sız bir şe­kil­de ele al­ma­lı, ka­mu­oyu­nu bil­gi­len­di­rir­ken, ay­dın­la­tır­ken ve buna yö­ne­lik öneri su­nar­ken bu has­sa­si­ye­ti gös­ter­me­li­dir­ler.
Sivil Top­lum Ku­ru­luş­la­rı, de­mok­ra­si­nin en temel un­sur­la­rı­dır.
Bütün bu ta­nım­la­ma­lar ve açık­la­ma­lar­dan sonra bir de­ğer­len­dir­me yap­tı­ğı­mız­da ili­miz­de, böl­ge­miz­de, ül­ke­miz­de sivil top­lum ör­güt­le­ri­nin ya­pı­sı ve iş­le­yi­şi hak­kın­da daha net bir fikir sa­hi­bi ola­bi­li­riz.
Özel­lik­le son za­man­lar­da top­lum­sal so­run­lar­la il­gi­li ko­nu­lar­da, gü­cü­nü üye­le­rin­den değil de si­ya­set­ten alan, eko­no­mik ola­rak sır­tı­nı belli ki­şi­le­re da­ya­yan Sivil Top­lum Ku­ru­luş­la­rı­nın açık­la­ma­la­rı­na ve yön­len­dir­me­le­ri­ne tanık ol­mu­yor muyuz?
Oysa Sivil Top­lum Ör­güt­le­ri­nin en be­lir­gin özel­li­ği, kamu ma­kam­la­rın­dan ve si­ya­si par­ti­ler­den ba­ğım­sız ol­ma­la­rı ve ti­ca­ri çıkar gö­zet­me­me­le­ri değil miydi?
Bu se­bep­le, bu has­sa­si­yet­le­re uy­ma­yan Sivil Top­lum Ku­ru­luş­la­rı­nın iş­le­yiş­le­ri ve amaç­la­rı yö­nün­den özgün, ba­ğım­sız ol­ma­dık­la­rı için top­lu­mu doğru ay­dın­lat­ma­la­rı veya top­lum ya­ra­rı­na bir fa­ali­yet yü­rü­te­bil­me­le­ri­nin müm­kün ol­ma­dı­ğı­nı söy­le­ye­bi­li­riz.
“Kom­şu­da pişer belki bize de düşer!” ni­ye­tiy­le olur olmaz her ko­nu­da ik­ti­da­rın se­si­ni top­lu­ma yan­sı­tan Sivil Top­lum Ör­güt­le­ri, açık­la­ma yap­tık­la­rı ko­nu­da da ye­te­rin­ce bilgi sa­hi­bi de­ğil­dir­ler.
Bu ya­pı­la­rın amacı ke­sin­lik­le top­lum ya­ra­rı değil, si­ya­set­le pa­ra­lel ça­lı­şa­rak ken­di­le­ri­ne dev­le­tin üst ka­de­me­le­rin­de yer edin­mek ve dev­le­tin im­kan­la­rın­dan daha etkin bir şe­kil­de ya­rar­lan­mak­tır. Yani amaç­la­rı kı­sa­ca, her yö­nüy­le pas­ta­dan daha fazla pay alma ça­ba­sı­dır.
Ko­nu­yu bir­kaç cüm­ley­le biraz daha so­mut­laş­tı­ra­cak olur­sak; özel­lik­le son za­man­lar­da bazı Sivil Top­lum Ör­güt­le­ri­nin İkiz­de­re’deki taş oca­ğıy­la il­gi­li yap­tık­la­rı açık­la­ma­lar­da, si­ya­se­tin di­liy­le ve şir­ke­tin men­fa­at­le­riy­le bir pa­ra­lel­lik gör­mek­te­yiz.
Önem­li sivil top­lum ör­güt­le­ri­nin aslı gö­rev­le­ri dı­şı­na çı­ka­rak kendi ira­de­le­ri­ni or­ta­ya ko­ya­ma­ma­la­rı, top­lu­mu yan­lış bil­gi­len­dir­me­le­ri so­nu­cun­da kay­be­den de­mok­ra­si ve top­lum ol­mak­ta­dır.
Bu nok­ta­da bu ku­ru­luş­la­ra gö­rev­le­ri­ni ha­tır­la­ta­rak bir uya­rı­da bu­lun­mak is­ti­yo­ruz: Sizin yap­tı­ğı­nız açık­la­ma­la­rı il­gi­li resmi ku­rum­lar yap­mak­ta­dır. Şir­ket de zaten bun­la­rı söy­lü­yor.
Yap­tı­ğı­nız şu açık­la­ma­lar bu ko­nu­da­ki tav­rı­nı­zı ve bil­gi­ni­zi or­ta­ya koy­mak­ta­dır: “Lo­jis­tik Üst ya­pıl­ma­sın mı? Taş ocağı açıl­ma­sın mı? Bu­ra­da karşı çı­kan­lar mar­ji­nal bir grup. Tür­ki­ye’nin kal­kın­ma­sı­nı is­te­mi­yor­lar.”
Ken­di­ni­ze ait bir dü­şün­ce­niz yok mu?
Size ait bir fik­ri­niz, bil­gi­niz, araş­tır­ma­nız varsa bunu top­lum­la pay­la­şın. Yoksa önce bir araş­tı­rın, söz ko­nu­su alana gidin, in­san­lar­la ko­nu­şun ondan sonra açık­la­ma­nı­zı ya­par­sı­nız.
Bu şe­kil­de ta­raf­lı ve bil­gi­siz­ce, şir­ke­tin ağ­zıy­la ya­pı­lan açık­la­ma­lar, so­ru­nu daha da de­rin­leş­ti­rir­ken va­tan­da­şın il­gi­li ku­rum­la­ra gü­ve­ni­ni sars­mak­ta, top­lu­mu daha fazla ger­mek­te­dir.
Bir açık­la­ma mı ya­pa­cak­sı­nız? Önce gidip bu­ra­da­ki halk­la ko­nu­şun, din­le­yin.
Bu iş­le­rin ge­liş­miş ül­ke­ler­de nasıl ya­pıl­dı­ğı­na bir bakın, im­ka­nı­nız var; ge­re­kir­se gidip ye­rin­de görün. Acele et­me­yin, bu bil­gi­le­ri top­la­yın, ondan sonra açık­la­ma­nı­zı ya­par­sız.
Bu durum el­bet­te ki sa­de­ce İkiz­de­re İşken­ce­de­re’deki taş oca­ğıy­la il­gi­li de­ğil­dir.
Bu tavrı Gür­gen Kö­yün­de­ki Ali­cik HES’le il­gi­li de gös­ter­di­niz.
Ül­ke­nin ne­re­sin­de bir talan olsa ona kol kanat ger­di­niz. Tepki gös­te­ren­le­ri ağır it­ham­lar­la yar­gı­la­dı­nız.
Ya­zık­tır, gü­nah­tır…
Bu ülke he­pi­mi­zin…
Su­yu­muz, top­ra­ğı­mız, or­man­la­rı­mız bizim en de­ğer­li kay­nak­la­rı­mız­dır.
Bu kay­nak­lar bütün mil­le­tin, ço­cuk­la­rı­mı­zın, ge­lecek ne­sil­le­rin­dir.
Bi­ri­le­ri­ne şirin gö­rün­mek için ira­de­ni­zi, bil­gi­ni­zi, vic­da­nı­nı­zı bir ke­na­ra koy­ma­yın.
Hak­tan yana, araş­tı­ra­rak, bilgi sa­hi­bi ola­rak, vic­da­nı­nı­zın se­si­ni din­le­ye­rek fikir sa­hi­bi olun ve buna göre de­ğer­len­dir­me yapın.

AGD: Kudüs Tüm Müslümanların Ortak Sorunudur

Anadolu Gençlik Derneği Rize Şubesi (AGD), Siyonist Terör örgütü İsrail’in, Mescidi Aksa’da Müslümanlara yönelik saldırılarına karşın basın açıklaması gerçekleştirdi.

İl başkanı Gökhan Pehlivan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Anadolu Gençlik Derneği olarak Kudüs’ten vazgeçmemiz mümkün değildir. Tüm kalbimizle şuna inanıyoruz ki Kudüs Müslümanların en çetin imtihanıdır. Kudüs, bugünün Müslüman’ının yeryüzünde olup bitenler karşısında nerede durduğunun, kimlerle olduğunun ve neye hizmet ettiğinin en önemli göstergesidir.  Bu coğrafyaya çizilen yapay sınırlar tarih atlaslarında sömürgeciliğin sonu olarak yer alacaktır. Kudüs mutlaka özgürlüğe, Müslümanlar da mutlaka birliğe kavuşacaktır. Mescid-i Aksa’nın işgal altında olması sadece Filistinlilerin bir meselesi değildir. Ümmetin meselesidir.

“Anadolu Gençlik Derneğimiz Kudüs’ten Vazgeçmesi Mümkün Değildir”

Her Ramazan ayının son Cuma günü Kudüs günü olarak programlar tertip edilmektedir. Siyonist Terör örgütü İsrail, Müslüman toplumun Kudüs meselesindeki hassasiyetini tekrardan tazelediği bugünde kutsalımız olan Mescid-i Aksa’ya haince ve teröristçe saldırılar düzenlemekten çekinmemektedir.

Mescid-i Aksa, Müslümanların kırmızı çizgisidir. Efendimiz (sas), ‘Mescid-i Aksa’ya gidin ve içinde namaz kılın. Eğer oraya gidemez ve içinde namaz kılamaz iseniz kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin’ buyurmuşlardır. Zeytinyağı bir semboldür. Bize düşen tarih boyunca vahyin, tebliğin ve mücahedenin merkezi olmuş bir beldeye sahip çıkmak, oranın bir İslam şehri olması için her türlü desteği o topraklara vermektir. Mekke’nin Fethini, İstanbul’un Fethini, Diyarbakır’ın Fethini bu ülkede gündeme taşıyan Anadolu Gençlik Derneğimizin elbette Kudüs’ten vazgeçmesi de mümkün değildir. Mescid-i Aksa ve çevresi için, Kudüs ve civarı için, yani Filistin toprakları için, İsra süresinde, çevresinin mübarek kılındığı söylenmiştir.  Maide Suresi’nde topraklarının kutsallığı vurgulanmıştır. Enbiya ve Araf surelerinde bereketlendirilmiş belde olarak nitelendirilmiştir. Kudüs İslam’ındır ve kıyamete kadar da öyle kalacaktır.

“Kudüs Mutlaka Özgürlüğe, Müslümanlar İse Birlik ve Beraberliğe Kavuşacaktır”

Kudüs’e yürümek Müslümanların yeryüzünün Firavunlarının, Nemrutlarının, Ebu Leheblerinin zulümlerinden kurtuluşunun en önemli sembolüdür. Tüm kalbimizle şuna inanıyoruz ki; Kudüs Müslümanların en çetin imtihanıdır. Kudüs, bugünün Müslüman’ının yeryüzünde olup bitenler karşısında nerede durduğunun, kimlerle olduğunun ve neye hizmet ettiğinin en önemli göstergesidir. Bir organizasyon kimlerle saf tutuyor, kimlerle işbirliği halinde, nihai noktada kime hizmet ediyor, bunu en iyi gösteren Kudüs davasıdır. Bugün ilk kıblemiz olan Mescid-i Aksa, peygamberler şehri Kudüs ve bereketli Filistin toprakları işgal atındadır.

1916 Mayıs’ında imzalanan Syces-Picot Antlaşması, Kasım 1917’de yayınlanan Balfour Deklarasyonu, Şubat 1945’de gerçekleşen Yalta Konferansı işgalcilerin kim olduğunun göstergesidir. İşgalciler bu topraklara nasıl geldilerse öyle de gideceklerdir. Bu coğrafyaya çizilen yapay sınırlar tarih atlaslarında sömürgeciliğin sonu olarak yer alacaktır. Kudüs mutlaka özgürlüğe, Müslümanlar da mutlaka birliğe kavuşacaktır.   Mescid-i Aksa’nın işgal altında olması sadece Filistinlilerin bir meselesi değildir. Kudüs’ün işgal altına olmasını Araplarla İsrail arasında bir mesele değildir. Bu tüm inananların ve ümmetin meselesidir.

“Irkçılığı, Mezhepçiliği ve Kardeş Kavgasını Körükleyen İsrail’dir”

Bir ırkın üstünlüğünü ve seçilmişliğini iddia eden Siyonizm’in insanlığa getireceği ancak ve ancak köle düzeni olacaktır. Irkçılığın, mezhepçiliğin, kardeş kavgasının bu coğrafyaya zerrece bir faydası yoktur. Pehlivan, “Müslümanlar şunun farkına varmalı ki bu coğrafyada ırkçılık, mezhepçilik ve kardeş kavgasını körükleyen İsrail’dir. Üzücü olan taraf kardeşlerimizin bunu görememesidir” dedi.

Kudüs coğrafyamızın ayrılmaz bir parçasıdır. Çünkü Kudüs demek Mekke demektir, Medine demektir. Kudüs demek Şam, Bağdat, Kahire demektir. Kudüs demek Meşhed, Kum, Tahran demektir. Kudüs demek Diyarbakır, Ankara, İstanbul demektir. Biz biliyoruz ve inanıyoruz ki Kudüs’e sahip çıkmak, Bağdat’a, Şam’a, Tahran’a, Beyrut’a, Kahire’ye ve Mekke’ye sahip çıkmaktır. Biz biliyoruz ki Kudüs’e sahip çıkmak Müslüman ya da değil tüm mazlumlarının dertleriyle dertlenmektir.

“Terör örgütü İsrail’in Kudüs’ten ve işgal ettiği topraklardan sökülüp atılacağı günler çok yakındır”

Terör örgütü İsrail, ‘çok yakında nasıl bir inkılâba uğrayıp devrileceğini’ görecektir. Terör örgütü İsrail’in Kudüs’ten ve işgal ettiği topraklardan sökülüp atılacağı günler çok yakındır. Sadece güçten anlayan, insanlıktan nasibini almamış, her gün onlarca insanı gözünü kırpmadan öldüren ve yaralayan, gözü yaşlı Filistinli annelerin acılarına acı katan, genç çocukları öldürmekten çekinmeyen, bebek, kadın, yaşlı demeden kan döken terörist örgüt İsrail, hak etti tokadı Allah’ın izniyle bir araya gelmiş, birlik olmuş Müslümanlar tarafından yiyecektir. Bölgeye ve Dünya’ya huzur ancak bu şekilde gelecektir.

Bundan sonra söz bitmiştir artık. Bu zalimlere anladığı dilden konuşma vaktidir. TBMM toplanmalıdır. İslam İşbirliği teşkilatının toplanması sağlanmalıdır. Ordumuz teyakkuz haline geçmesi gerekir. Allah için yola çıkanın yardımcısı Hazreti Allah’tır. Anadolu Gençlik Derneği olarak 81 ilden milyonlarca teşkilat mensubumuzla, Kudüs Gönüllüsü olarak yola çıkmaya, Aksa için kanımızı akıtmaya ve canımızı vermeye hazırız.Son Siyonist ölünceye kadar mücadeleye devam edeceğiz.Mücahedemiz; başta Kudüs ve tüm İslam beldeleri, kutlu bir zaferle Siyonizm’den kurtulana dek devam edecektir.

Terör örgütü İsrail’in Mescid-i Aksa’ya yapmış olduğu haince saldırıları kınıyor ve lanetliyoruz. Filistinli kardeşlerimizin yanında olduğumuzu, verdikleri diriliş mücadelesinde onlarla birlikte saf tuttuğumuzu bir kez daha belirtmek isteriz.

Filistin ve Kudüs davasının yılmaz savunucusu Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın; “Zafer inananlarındır ve zafer yakındır. Allah nurunu tamamlayacaktır.” İnancıyla Filistinli kardeşlerimizi ve Kudüs davasını savunanları selamlıyoruz.

Haber-Foto: Erkan PEHLİVAN

RAMAZAN BAYRAMI HAZIRLIĞI

Bu Ra­ma­zan bay­ra­mı­nı da geçen yıl ol­du­ğu gibi dünya ge­ne­lin­de devam eden pan­de­mi sal­gı­nı kı­sıt­la­ma ve ted­bir­le­ri kap­sa­mın­da ev­le­ri­miz­de aile fert­le­ri­miz­le bir­lik­te ge­çi­re­ce­ğiz.
Ha­ya­tı­mız­da ol­ma­yan Ko­vid-19 Ko­ra­na­vi­rus sal­gı­nı ön­ce­si ya­şa­dı­ğı­mız, mutlu, hu­zur­lu, coş­ku­lu ve bir o kadar büyük bir ma­ne­vi at­mos­fer için­de mil­let­çe ya­şa­dı­ğı­mız Ra­ma­zan ve kur­ban bay­ram­la­rı­mı­zı göz önüne ge­ti­rip bugün dünya da ve ül­ke­miz­de ya­şa­dı­ğı­mız pan­de­mi sal­gı­nı­nın ve ha­ya­tı­mı­zın mu­ha­se­be­si­ni yap­mak he­pi­miz için önem arz et­mek­te­dir. Hep bir­lik­te bu mü­ba­rek aynın ve bay­ra­mın hür­me­ti­ne yüce Mevla’mız bu sal­gın­dan biz­le­ri ve bütün in­san­lı­ğı kur­tar­sın in­şal­lah.
Sal­gın­dan ön­ce­ki bay­ram­lar­da, bay­ram ön­ce­si, yi­yecek ve gi­yecek için alış­ve­riş­ler, ev ve çevre te­miz­li­ği ya­pı­lır. Ço­cuk­la­ra yeni el­bi­se­ler alı­nır. Fakir, öksüz ve ye­tim­ler se­vin­di­ri­lir. Bay­ram gün­le­rin­de her­kes, temiz gi­yi­nir. Bay­ram na­ma­zın­dan sonra, ka­bir­ler zi­ya­ret edi­lir; geç­miş­le­rin, ak­ra­ba ve din bü­yük­le­ri­nin ruh­la­rı için Kur’an-ı kerim oku­nur, du­alar edi­lir ve sa­da­ka­lar ve­ri­lir. Daha sonra da, aile bü­yük­le­ri, dost, ak­ra­ba, ar­ka­daş ve ta­nı­dık­lar zi­ya­ret edi­lir­di. Artık iki bay­ram­dır bu teb­rik ve kut­la­ma­la­rı te­le­fon­la ger­çek­leş­tir­me mec­bu­ri­ye­ti­miz devam edi­yor. İnşal­lah ge­lecek kur­ban bay­ra­mı­nı nor­mal ha­ya­tı­mı­za dö­ne­rek kut­la­ma­yı Allah he­pi­mi­ze nasip etsin.
Bay­ram gün­le­ri­nin sün­net­le­ri: Erken kalk­mak, Gusül ab­des­ti almak, Mis­vak kul­lan­mak, Güzel koku sü­rün­mek, Yeni ve temiz el­bi­se gi­yin­mek, Na­maz­dan önce tatlı veya hurma yemek, Tek adet­te yemek, Yüzük tak­mak, Ca­mi­ye erken git­mek, Gi­der­ken ses­siz tek­bir söy­le­mek, Müs­lü­man­la­ra selâm ver­mek, Güler yüzlü ve tatlı dilli olmak, Mü­min­ler­le bay­ram­laş­mak, Fa­kir­le­re sa­da­ka ver­mek, Dar­gın­la­rı ba­rış­tır­mak, Ak­ra­ba­yı zi­ya­ret etmek, İsla­mi­yet’i doğru ola­rak ya­yan­la­ra yar­dım yap­mak, Din kar­deş­le­ri­ni zi­ya­ret etmek ve he­di­ye gö­tür­mek, Ka­bir­le­ri zi­ya­ret etmek, Mi­sa­fir­le­re ikram etmek, Çok dua ve tövbe etmek, Se­vin­di­ği­ni belli etmek, Sa­da­ka-i fıtri, bay­ram na­ma­zın­dan önce ver­mek.
BAY­RAM NA­MA­ZI; Bay­ram na­ma­zı iki re­kât­tır. Ce­ma­at­le kı­lı­nır. Bi­rin­ci re­kât­ta Süb­hâ­ne­ke’den sonra tek­bir ge­ti­ri­le­rek eller üç defa ku­lak­la­ra kal­dı­rı­lıp bi­rin­ci ve ikin­ci­sin­de iki yana sa­lı­nır. Üçün­cü­sün­de, göbek al­tı­na bağ­la­nır. Fa­ti­ha ve zamm-ı sûre oku­nup rükû ve sec­de­ler ya­pı­lır. İkinci rekât kal­kı­la­rak, Fa­ti­ha ve zamm-ı sure okun­duk­tan sonra, tek­bir ge­ti­ri­le­rek iki el yine üç defa ku­lak­la­ra gö­tü­rü­lür. Üçün­de de eller yana sa­lı­nır. Dör­dün­cü tek­bir­de, eller kal­dı­rıl­ma­yıp, rükûa eği­li­nir. Sec­de­ler ya­pı­lıp otur­duk­tan sonra, selâm ve­ri­lir. (Usul: 2 salla 1 bağla, 3 salla 1 eğil)….
Bu ve­si­ley­le, He­pi­ni­zin mü­ba­rek ra­ma­zan bay­ra­mı­nı teb­rik edi­yo­rum. Ha­yır­la­rın fet­hi­ne ve şer­le­rin de­fi­ne ve­si­le ol­ma­sı­nı yüce ya­ra­tan­dan niyaz edi­yo­rum.

BAKAN GÜRDERE KÖYÜNDE VATANDAŞLAR TARAFINDAN PROTESTO EDİLDİ

Ulaş­tır­ma ve Alt­ya­pı Ba­ka­nı Adil Ka­ra­is­ma­iloğ­lu İkiz­de­re’de açıl­mak is­te­nen Ta­şo­ca­ğı­na yöre in­sa­nı­nın tep­ki­le­ri üze­ri­ne bil­gi­len­dir­mek için İkiz­de­re’ye geldi.

Ulaş­tır­ma ve Alt­ya­pı Ba­ka­nı Adil Ka­ra­is­ma­iloğ­lu prog­ra­mın ilk kıs­mın­da İkiz­de­re Kay­ma­kam­lı­ğın­da Rize Va­li­si Kemal Çeber, Genç­lik ve Spor Eski Ba­ka­nı Rize Mil­let­ve­ki­li Osman Aşkın Bak, Rize Be­le­di­ye Baş­ka­nı Rahmi Metin, İkiz­de­re Kay­ma­ka­mı Cafer Kay­mak­çı, Be­le­di­ye Baş­ka­nı Hakan Ka­ra­göz ve si­ya­si parti tem­sil­ci­le­ri­nin de hazır bu­lun­du­ğu top­lan­tı­da tes­pit edi­len 6 kişi ile bir araya ge­le­rek ba­sı­na gizli top­lan­tı yaptı.
Atan­mış Ulaş­tır­ma Ba­ka­nı Ka­ra­is­ma­iloğ­lu, top­lan­tı son­ra­sı Kay­ma­kam­lık önün­de basın açık­la­ma­sı yaptı. İyi­de­re Lo­jis­tik Li­ma­nı Pro­je­si kap­sa­mın­da İkiz­de­re’de ya­pıl­ma­sı plan­la­nan taş oca­ğı­na iliş­kin açık­la­ma­lar­da bu­lun­du. Bakan ’Rize’de devam eden pro­je­ler­den en önem­li­le­rin­den biri Rize-İyi­de­re Lo­jis­tik Mas­ter Pla­nı­dır. Geçen yıl Ağus­tos ayı için­de iha­le­si­ni yap­mış­tık. İnşal­lah bu­ra­sı bit­ti­ğin­de 13,5 mil­yon ton ka­pa­si­te­li, 34 fark­lı sek­tör­de 8 bin ki­şi­ye iş is­tih­da­mı sağ­la­ya­cak çok önem­li bir proje ola­cak. Yoğun bir şe­kil­de ça­lış­ma­lar devam edi­yor. İkiz­de­re’de bizim ka­ra­yo­lu pro­je­le­ri­miz de devam edi­yor. Böl­ge­de 10 fark­lı nok­ta­da araş­tır­ma ya­pıl­dı­ğı­nı ve en uygun taşın İkiz­de­re’de bu­lun­du­ğu­nu ‘’söy­le­di.


En uygun taş İkiz­de­re­de
” Rize-İyi­de­re Lo­jis­tik Li­ma­nı dol­gu­su için kul­la­nıl­ma­sı ge­re­ken en uygun taşın bu­lun­du­ğu böl­ge­de açı­la­cak taş oca­ğın­dan ra­hat­sız olan bazı va­tan­daş­la­rı­mız var. On­lar­la da is­ti­şa­re­le­ri­miz devam edi­yor. Li­ma­nın taş dol­gu­su için böl­ge­de 10 fark­lı nok­ta­da araş­tır­ma­lar ya­pıl­dı. Bu araş­tır­ma­lar so­nu­cun­da tek uygun taşın bu böl­ge­de ol­du­ğu uz­man­la­rı­mız ve Maden İşleri Genel Mü­dür­lü­ğü­müz bize söy­le­di. Bunun aka­bin­de ça­lış­ma­la­ra baş­la­dık. Bu­ra­da­ki köy­lü­le­ri­mi­zin va­tan­daş­la­rı­mı­zın şi­kâ­yet­le­ri tabi ki bizim için çok kıy­met­li bölge va­tan­daş­la­rı­mı­zın ba­şı­mı­zın üs­tün­de yeri var. On­lar­la is­ti­şa­re etmek için bugün bu­ra­ya gel­dik. İnşal­lah böl­ge­yi fazla ra­hat­sız et­me­den devam ede­ce­ği­miz ça­lış­ma­la­rı­mız­da et­ki­le­necek 10 tane ağaç varsa ye­ri­ne 100 tane ağaç di­ke­ce­ğiz. Bu­ra­da sa­de­ce 13,5 hek­tar­lık alan­da Rize-İyi­de­re Lo­jis­tik Li­ma­nı için ol­maz­sa olmaz olan dol­gu­nun taşı için bu­ra­yı kul­la­nıp 2 yılı dol­dur­ma­dan bu­ra­dan çık­ma­yı ta­ah­hüt edi­yo­ruz. İnşal­lah bu böl­ge­ye çok büyük kat­kı­lar sağ­la­ya­cak pro­je­yi Ri­ze­li­ler ile bir­lik­te on­la­rın des­tek­le­ri ile bir­lik­te yap­ma­nın ça­ba­sı içe­ri­sin­de­yiz” dedi.
İlçeye dı­şar­dan ge­len­le­re tavır
“Tabi ki Ri­ze­li­le­rin ba­şı­mı­zın üs­tün­de yeri var ama bu­ra­ya gelip ka­şı­ma­ya ça­lı­şan ar­ka­daş­la­rı­mı­za veya dı­şa­rı­dan ge­len­le­re tav­rı­mız böyle ol­ma­ya­cak­tır. İnşal­lah bu işi Ri­ze­li­ler ile İkiz­de­re­li­ler ile çö­ze­rek bu ya­tı­rı­mı hep bir­lik­te ya­pa­ca­ğız. Ama­cı­mız bu­ra­da is­tih­dam sağ­lan­sın bölge in­sa­nı aile­si­nin ya­nın­da ça­lış­sın. Biz­ler gibi kal­kıp İstan­bul­la­ra gidip iş ara­mak zo­run­da kal­ma­sın­lar. Bu ne­den­le böl­ge­sel ve yerel kal­kın­ma­ya çok önem ve­ri­yo­ruz. Rize’yi bu pro­je­ler­le lo­jis­tik bir üs ha­li­ne ge­tir­me­yi he­def­li­yo­ruz” di­ye­rek ko­nuş­ma­sı­nı ta­mam­la­dı.
Ga­ze­te­ci­ler tep­ki­li
Ulaş­tır­ma ve Alt­ya­pı Ba­ka­nı Ka­ra­is­ma­iloğ­lu basın açık­la­ma­sı­nın ar­dın­dan be­ra­be­rin­de­ki heyet ile bir­lik­te İkiz­de­re Kül­tür Mer­ke­zi­ne gi­de­rek bu­ra­da va­tan­daş­la­ra proje hak­kın­da bilgi ve­re­ce­ği söy­len­miş­ti. Sa­lo­na giden Ga­ze­te­ci­le­rin sa­lo­na alın­ma­ma­sı tepki çekti. Ga­ze­te­ci­le­rin alın­ma­dı­ğı sa­lo­na AK Par­ti­li­ler­den olu­şan lis­te­de isim­le­ri olan­la­rın alın­dı­ğı id­di­ası var. Ba­sı­na ka­pa­lı ol­ma­sı ga­ze­te­ci­ler ta­ra­fın­dan tepki ile kar­şı­lan­dı.
Bakan Ka­ra­is­ma­iloğ­lu, salon prog­ra­mı son­ra­sın­da Rize’ye gi­der­ken İşken­ce­de Va­di­sin­de­ki Ce­viz­lik Taş Oca­ğın­da sı­nır­lı sa­yı­da ka­tı­lım­cı ile in­ce­le­me­ler­de bu­lun­du ve bu­ra­da da Ga­ze­te­ci­le­re yasak uy­gu­lan­dı. Ga­ze­te­ci­le­rin Taş oca­ğın­da­ki in­ce­le­me­si­ne neden izin ve­ril­me­di­ği bi­lin­mi­yor. Taş oca­ğı­na tepki gös­te­ren in­san­lar­la ko­nu­şan Bakan ko­nuş­ma­sı­nın so­nun­da ’taş ocağı is­te­mi­yo­ruz ’slo­ga­nı atan­la­rın tep­ki­siy­le kar­şı­la­şa­rak ani­den ara­cı­na bi­ne­rek alan­dan ay­rıl­dı.


Ha­ber-Fo­to: İsmet KÖ­SOĞ­LU

LOJİSTİK VE TAŞ OCAĞI

Rize’nin en geri kal­mış il­çe­si İkiz­de­re gün­ler­dir çok de­ğer­li TAŞ’ından do­la­yı yurdu aşa­rak dünya gün­de­min­de yer aldı.
Bu böl­ge­de doğan ya­şa­yan ve yazan bi­ri­si ola­rak TAŞ’ımı­zın çok de­ğer­li ol­du­ğu­nu bu sü­reç­te öğ­ren­miş oldum.
Mem­le­ke­te bir ya­tı­rım ya­pı­la­cak­sa karşı çık­mak akıl karı değil. Ol­ma­sı ge­re­ken hiç­bir pro­je­ye kimse karşı çık­maz.
İkiz­de­re’de Gür­de­re köy­lü­sü ağır­lık­lı ola­rak bir­çok kim­se­nin 20 Ni­san­da baş­lat­tı­ğı ki­mi­ne göre eylem, ki­mi­ne göre di­re­niş niye ya­pı­lı­yor.
Biz bi­li­riz ki bu il­çe­de kimse dev­le­ti­ne karşı gel­mez, jan­dar­ma­sıy­la sür­tüş­mez çünkü hepsi biz­ler için gö­rev­de.
Bir­çok kimse ha­tır­la­maz, biz­ler sü­rek­li yaz­dı­ğı­mız için ha­fı­za­mız­da ve ya­zı­la­rı­mız­da durur.
İyi­de­re’de bugün deniz dol­gu­sun­da ya­pıl­ma­sı için ihale ka­ra­rı alı­nan Lo­jis­tik Mer­kez pro­je­sin­de ilk za­man­lar LİMAN de­ni­len bir şey yoktu.
Bugün AK Parti Genel Baş­kan Yar­dım­cı­sı olan dö­ne­min Ba­ka­nı Ha­ya­ti Ya­zı­cı de­fa­lar­ca seçim za­ma­nın­da İyi­de­re Lo­jis­tik mer­ke­zin dere bo­yun­ca yu­ka­rı doğru ya­pı­la­ca­ğı­nı açık­la­mış­tı.
Ben­zer açık­la­ma­la­rı de­fa­lar­ca o za­man­lar AK Parti Rize Mil­let­ve­ki­li olan Hasan Karal ta­ra­fın­dan da ya­pı­la­rak ça­lış­ma­la­rın baş­la­dı­ğı, proje iha­le­si ya­pıl­dı­ğı gibi ba­sı­na yan­sı­yan çok açık­la­ma­la­rı­na şahit olduk.
İkiz­de­re De­re­si­nin Ka­ra­de­niz’e dö­kül­dü­ğü hav­za­da dere ya­ta­ğı­nın yu­ka­rı­ya doğru ge­niş­le­ti­le­rek, te­miz­le­ne­rek ge­mi­le­rin gi­re­bi­le­ce­ği alana dö­nü­şe­ce­ği ve kıyı bo­yun­da LOJİSTİK ÜS de­dik­le­ri ala­nın ya­pı­la­ca­ğı söy­len­miş­tir.
Bir süre sonra ne ol­duy­sa kim veya hangi uya­nık­lar çomak sok­tuy­sa bu proje de­ğiş­ti­ri­le­rek deniz dol­gu­sun­da LİMAN işine döndü.
Lo­jis­tik mer­kez ka­ra­dan de­ni­ze niye kay­dı­rıl­dı kimse sor­gu­la­mı­yor.
Hav­za­da ya­pı­la­cak pro­je­nin geç­mi­şi 1999-2000 yı­lı­na da­ya­nı­yor.
ANAP-DSP-MHP ko­alis­yon hü­kü­me­tin­de Ulaş­tır­ma Ba­ka­nı­nın Enis Öksüz ol­du­ğu dö­nem­de, RO-RO ge­mi­le­ri­ne uygun dere ya­ta­ğı­nın ge­niş­le­ti­le­rek ya­pı­la­ca­ğı açık­la­nan bir proje vardı. Dere ya­ta­ğı­nın deniz araç­la­rı­na açıl­ma­sı o araç­lar için çok özel doğal bir bakım sa­ha­sı da ola­cak­tı. Tatlı su ve kum ile ge­mi­le­rin alt ta­ba­nı böyle or­tam­da te­miz­le­nir­miş. Tek­nik bir konu ol­du­ğu için fazla ay­rın­tı ver­mek is­te­mem.

RİZEDE SİYASET ÇALKANTIDA MI?

Rize’nin Mil­let­ve­ki­li sa­yı­sı 3
Son genel se­çim­de önü­mü­ze ko­nu­lan lis­te­de AK Parti’nin 3 adayı Er­do­ğan rüz­gâ­rı al­tın­da se­çil­di. Bunu kimse inkâr ede­mez.
Rize’deki mev­cut 3 Ve­kil­den kaçı Er­do­ğan genel baş­kan ol­ma­say­dı se­çi­le­bi­lir­di?
Gö­rü­nen köy kı­la­vuz is­te­mez, sü­rek­li yazan bi­ri­si ola­rak ki­min­le gö­rüş­tüy­sem biz Er­do­ğan’dan do­la­yı OY ver­dik tü­rün­de ifa­de­ler­de bu­lun­du. Daha fark­lı söy­le­yen­ler­de oldu ama sa­tır­la­rı­ma almak is­te­me­dim.
Geçen hafta sos­yal med­ya­da Mu­ham­met Avcı Ve­ki­li­miz­den bir açık­la­ma ya­pıl­mış. Ken­di­siy­le gö­rüş­me­dim in­ter­net si­te­le­rin­de oku­dum.
Ve­ki­li­miz ta­ra­fın­dan bu­gü­ne kadar ya­lan­lan­ma­dı­ğı­na göre demek ki doğ­ruy­muş.
Genel se­çim­ler­de değil aday, aday adayı olmak için dahi ne tak­la­lar atıl­dı­ğı­nı çok iyi bi­li­rim. Ce­bin­de çok pa­ra­sı olan ve çok iyi tak­la­lar ata­bi­len­ler aday ve Mil­let­ve­ki­li olmak ister. Bunu kimse inkâr ede­mez.
Çok hayli rağ­bet ve eğer se­çil­di­ğin­de son­ra­sın­da sı­nır­sız iti­bar gö­ren­le­rin Mil­let­ve­kil­li­ği­ne hayır de­me­si­ni an­la­mak zor.
Sn. Avcı bu açık­la­ma­sıy­la Rize’nin ka­fa­sı­nı ka­rış­tır­dı. Recep Ali Ak­soy­lu dos­tu­muz­da bu konu hak­kın­da de­tay­lı­ca yaz­mış­tı.
‘Se­çil­di­ğim gün­den beri her or­tam­da tek­rar aday ol­ma­ya­ca­ğı­mı ifade ettim ve aday ol­ma­yı da dü­şün­mü­yo­rum ’diyen Avcı neyi ima etmek is­te­di acaba.
Son gün­ler­de bazı Ba­kan­la­rın prog­ra­mı­na İkiz­de­re ve Rize’de ka­tıl­ma­ma­sı dik­kat çekti.
Ulaş­tır­ma Ba­ka­nı­nın prog­ra­mı­na eski Ba­kan­lar­dan bi­ri­si ka­tı­lır­ken daha önce İkiz­de­re’de ya­pı­lan ve iki eski Ba­ka­nın ka­tıl­dı­ğı prog­ram­da da ol­ma­ma­sı par­ti­li­le­ri ta­ra­fın­dan da doğ­ru­su ya­dır­gan­dı.
Et­kin­lik­le­re ka­tıl­ma­ma­yı yeğ­le­yen Sn. Avcı’nın daha sonra yap­tı­ğı bir daha aday ol­ma­ya­ca­ğım söy­le­mi­nin se­be­bi ne ola­bi­lir.
Rize’de AK Parti’de se­çi­len Ve­kil­ler ara­sın­da önce Hasan Karal sonra Mu­ham­met Avcı iyi bi­li­ni­yor ki hal­kın en kolay ulaş­tı­ğı me­se­le­si­ni ilet­ti­ği ve­kil­ler­dir.
Kim­se­ye kolay kolay nasip ol­ma­ya­cak genç de­ni­lecek bir yaşta si­ya­se­tin en tepe nok­ta­sı­na kadar yük­se­len Mu­ham­met Avcı’yı bu açık­la­ma­ya iten sebep ne ola­bi­lir. Rize’de halen Bakan ha­va­sıy­la ara sıra gezen iki eski Ba­ka­nın et­ki­si ola­bi­lir mi?
Ri­ze­li ile so­kak­ta ma­hal­le­de en çok hem­hal olan şu anki Mil­let­ve­ki­li­nin Mu­ham­met Avcı ol­du­ğu inkâr edi­le­mez.
Niye aday ol­ma­ya­ca­ğı­nın ar­dın­da genç yaşta Rize’nin yü­kü­nü kal­dı­ra­ma­mak mı var. Genel Baş­ka­nın mem­le­ke­tin­de si­ya­set yap­mak her­ke­sin harcı değil. Sebep ağır tem­po­ya da­ya­na­ma­mak­ta ola­bi­lir.

GAZETECİYE YASAĞI KINIYORUM

Gün­ler­dir ka­mu­oyun­da yer alan önem­li bir ilçe oldu İkiz­de­re. Ne kadar önem­liy­mi­şiz ki dev­le­tin te­pe­sin­de­ki­ler An­ka­ra’dan kopup ge­li­yor.
Ge­len­ler ara­sın­da Mec­lis­te görev yapan AK Par­ti-MHP hariç her par­ti­den ve­kil­ler oldu. Ta­şo­ca­ğın­da doğru veya yan­lış nöbet tu­tan­lar­da var.
Gür­de­re-Ce­viz­lik köy­le­ri­nin bir­leş­ti­ği İşken­ce­de­re Va­di­sin­de 13.5 Hek­tar­lık Ruh­sat ala­nın­da ya­pıl­ma­sı plan­la­nan Taş Ocağı yöre in­sa­nı­nı ikiye böl­müş. Haklı ola­rak is­te­yen­de var is­te­me­yen­de.
Bir süre önce AK Parti Rize Mil­let­ve­kil­le­ri Ha­ya­ti Ya­zı­cı ve O. Aşkın Bak be­ra­ber­le­rin­de Ulaş­tır­ma Ba­kan­lı­ğı Alt­ya­pı ve Ya­tı­rım­lar Genel Mü­dü­rü ile çok geç kal­mış bir halkı bil­gi­len­dir­me top­lan­tı­sı yap­tı­lar.
Bu top­lan­tı­da İkiz­de­re ta­şı­nın çok ağır, sağ­lam ve de­ni­ze iyi batan taş ol­du­ğu­nu biz bil­mez­ken biz­zat Mil­let­ve­ki­li Ha­ya­ti Ya­zı­cı’dan öğ­ren­miş olduk.
Yu­kar­da yaz­dım bu taş ocağı çok önem­li ve de­ğer­li ki gelen gi­de­nin sa­yı­sı­nı bil­mi­yo­rum.
Ga­ze­te­ci ola­rak or­ta­da ha­ber­lik konu varsa biz ora­da­yız.
Bende öyle ya­pı­yor­dum.
30 Ni­san­da ya­pı­lan İkiz­de­re Kül­tür Mer­ke­zi sa­lo­nun­da ya­pı­lan AK Parti ağır­lık­lı eski Ba­kan­la­rın ka­tıl­dı­ğı top­lan­tı­dan daha top­lan­tı baş­la­ma­dan Polis ta­ra­fın­dan çı­ka­rıl­mış­tım, sonra prog­ra­mı yine takip ettim o ayrı bir vaka idi.
Bu zih­ni­yet kimi kim­den ko­ru­yor veya ka­çı­rı­yor veya ya­yın­lan­ma­sı­nı is­te­mi­yor.
Dün, atan­mış Ulaş­tır­ma Alt­ya­pı Ba­ka­nı has­sa­si­yet ka­za­nan TA­ŞO­CA­ĞI ko­nu­sun­da çok geniş bir ka­tı­lım­cı ile bir git bak diye An­ka­ra’dan gön­de­ril­di.
Kay­ma­kam­lık­ta kendi eki­biy­le gö­rüş­me­ler yaptı. Daha sonra Gür­de­re kö­yün­den iki bayan olmak üzere top­lam beş kişi ve İDEF Avu­ka­tı­nı isim­le­ri gü­ven­lik amaç­lı sıkı bir şe­kil­de kont­rol edi­le­rek Kay­ma­kam­lık ma­ka­mın­da özel gö­rüş­me yap­tı­lar.
Prog­ram Kül­tür Mer­ke­zi sa­lo­nun­da hal­kın ka­tı­lı­mıy­la devam ede­cek­ti. Geçen top­lan­tı­da ol­du­ğu gibi bu kez de ha­zır­la­nan lis­te­ye göre ço­ğun­lu­ğu köylü ol­ma­yan AK Pa­ti­li­le­rin ya­zıl­dı­ğı lis­te­de adı olan­lar sa­lo­na alın­dı. Oysa konu İşken­ce­de­re Va­di­sin­de Ulaş­tır­ma Ba­kan­lı­ğı­nın Cen­giz’e yap­tır­mak is­te­di­ği Taş ocağı idi fakat o Ta­şo­ca­ğı­nı is­te­me­yen köy­lü­le­rin büyük bir ço­ğun­lu­ğu ya­zı­lı lis­te­de yoktu.
Lis­te­de köy­lü­ler gibi BASIN da yoktu.
Sa­lo­na gir­di­ğim­de Ba­kan­lık gö­rev­li­si ol­du­ğu­nu söy­le­yen şahıs prog­ra­mın BA­SI­NA KA­PA­LI ol­du­ğu­nu ve içeri al­ma­ya­ca­ğı­nı söy­le­me­si ’neyi sak­lı­yor­su­nuz so­ru­su­nu ken­di­me sor­dur­du.
Sahi atan­mış Bakan, İkiz­de­re’ye halkı bil­gi­len­dir­mek için mi gel­di­niz halk­tan bazı şey­le­ri sak­la­mak için mi gel­di­niz.
Ey atan­mış Bakan, Sa­lo­na Ga­ze­te­ci­le­rin gi­ri­şi­ne niye izin ve­ril­me­di. Kim­den neyi sak­lı­yor­su­nuz. İzin ver­me­yen Polis değil Ulaş­tır­ma Ba­kan­lı­ğı­nın gö­rev­li­siy­di ha­tır­la­ta­yım.
Hal­kın doğru bil­gi­len­dir­me­sin­den niye kor­ku­yor­su­nuz.
Halka açık bir top­lan­tı­da, Ga­ze­te­ci­nin Haber alma hak­kı­nı en­gel­le­yen bu zih­ni­ye­ti şid­det­le KI­NI­YO­RUM.

AKES-DER’DEN ANLAMLI BİR PROJE DAHA

ÖZEL İNSANLARA ÖZEL PROJE HAYATI KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN

Anadolu Kültür Eğitim ve Spor Yardımlaşma Derneği (AKES DER) tarafından Rize Valiliği, RTEÜ Araştırma Hastanesinde uygulamaya konulan proje Hakkâri’de de hizmete başladı.

Projeyle ilgili açıklama yapan AKES-DER Genel Başkanı Hasan Kansızoğlu’Okur yazarlığı olmayan ve işitme engellilerin kamu kurumlarında daha rahat hizmet almaları için özel insanlara özel proje Hakkâri Valiliğinde uygulanmaya başlandı. Engelli bireylerimiz hiç kimseden yardım almadan girişteki TV ekranından, valilik içindeki binanın yerleşkesi ve birim odaların işaret dili alt yazı ve seslendirme olarak hizmet almış olacak ve yine aynı şekilde her kurum kapısı da yazılı ve işaret dili resimlendirilmiş olarak hizmet ‘ten yardım alabilecek.    Bugün itibariyle Hakkâri Valiliği’nde Özel İnsanlara özel proje hizmet vermeye başlamıştır. Hakkâri Valimiz ve Belediye Başkanı Sn. İdris Akbıyık’a desteklerinden dolayı teşekkür ederiz’ dedi.

Haber-Foto: İsmet KÖSOĞLU

ÇAYKUR YK BAŞKANI VE GENEL MÜDÜRÜ ALİM

BİR GÜNDE 3 AYRI ÇAY FABRIKASINDA KAMPANYA AÇILIŞINI BAŞLATTI

17 Mayıs 2021 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslenen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, diğer tarım ürünleriyle birlikte memleketinde aynı gün ÇAYKUR tarafından başlatılan yaş çay hasadı, 2021 Yılı Yaş Çay Alım fiyatında pandemi salgını nedeniyle Ankara’dan açıklamış oldu.

Yaş çay fiyatının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandığı gün, Tarım ve Orman Bakanlığında 2021 yaş çay kampanyası ve yaş çay fiyatı tespit toplantının ardından aynı günün gecesi Rize’ye dönen, Çaykur YK Başkanı ve Genel Müdürü Yusuf Ziya ALİM; Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan bu yılkı yaş çay alım fiyatı kilo başına 3,87 Liraya, Destekleme İle Birlikte 4 Liraya yükseldiğini açıklamışlardır. Bu fiyat aileleriyle birlikte 1. Milyonu bulan D. Karadeniz Bölgemizde, Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun illerimizde çay tarımı yapan yaş çay üreticisini bir hayli mutlu etmiştir. Bu sabah erkenden yardımcılarım ve bir kısım ilgili Daire Başkanlarımla birlikte, yaş çay işlemek üzere hazır bekleyen,  Doğudaki en uzak fabrikamız Artvin Kemalpaşa Çay Fabrikası, ardından batı yakası iç kısımda bulunan, Kalkandere Çay Fabrikamız ve devamında ÇAYKUR’un ilk fabrikalarından olan, Çaykur Cumhuriyet Çay fabrikamızda ’da, her yıl geleneksel olarak gerçekleştirdiğimiz dua ve kurban kesme işleminin akabinde 2021 yılı yaş çay hasadı üretimini başlatmış olduk. “ şeklinde açıkladı.

Bir günde üç ayrı fabrikada üretimi başlatan, Çaykur Genel Müdürü Yusuf Ziya ALİM;  Kampanya ’ya başlamadan önce üreticilerimize duyurduğumuz gibi, birinci sürgün dönemi yaş çay alım kotası dekara 600 kg olarak uygulanacaktır. Üreticilerimizin bahçelerini kontrol ederek hasat olgunluğuna ulaşmış olan çaylarını beklemeden toplamaları kalite anlamında önem arz etmektedir. Bir kez daha açıklamak istiyorum, kıymetli üreticilerimizin hasat esnasında çayın (kök, ot, kuru yaprak vb. gibi yabancı maddeler katılmayarak) evsafına uygun olacak bir şekilde toplanarak teslim edilmesi gerekmektedir. Bugün çalışma ziyaretinde bulunduğum 3 ayrı fabrikamız bölgesindeki yaş çay bitkisinin verim seviyesi iç kesimlerde toplanacak durumda. Sahil kesimlerde ise bir hafta gibi bir zamana ihtiyaç görülmektedir. Artık iklim yaz havasına geçmiş durumadır. İnşallah hep birlikte, pandemi kurallarına uygun ve bir o kadar da dikkatli bir şekilde çok verimli ve huzurlu bir hasat dönemi yaşayacağız. Bu sezonun ve üreticilerimizi menün eden yaş çay fiyatının ülkemize, bölgemize, milletimize ve özellikle üreticilerimize Allah’tan hayırlı bereketli olmasını diliyorum” dedi. Çaykur Genel Müdürü ALİM’in 3 ayrı fabrikadaki çalışma programına, Yardımcıları Dr. Turgay Turna, Zeki Karaoğlu, Erdinç Hatinoğlu ve çok sayıda ilgili Daire Başkanları katıldılar. Çaykur Cumhuriyet Çay Fabrikasında üretime başlanan, Yeşil çay üretim birimleri ve Siyah Organik Çay üretim birimlerini Rize’de görev yapan yazılı ve görsel medya temsilcileriyle birlikte gezen, Çaykur YK Başkanı ve Genel Müdürü Yusuf Ziya ALİM, Fabrika Müdürü İbrahim Akgül’den çalışmaları hakkında bilgi alarak, bu başarılı organizasyondan dolayı kendisini tebrik etti.

HABER: BAYRAM ALİ KAVALCI

Gazzeli yetimler Türkiye’ye emanet

Yetim Vakfı, işgalci İsrail’in saldırıları sonucu yetim kalan Gazzeli çocuklar ve aileler için yardım kampanyası başlattı. Kampanya ile Gazzeli yetimlerin barınma, gıda ve eğitim masrafları üstlenilecek.

İSTANBUL

İsrail’in Gazze’ye son saldırılarında yüzlerce kişi şehit oldu, binlerce kişi yaralandı ve on binlerce kişi de evlerini kaybetti. Dünya’da çok sayıda ülke ise bu saldırıları görmezden geliyor. Yıllardır ülkelerinde adeta açık cezaevi hayatı yaşayan Filistin halkı, son saldırılardan sonra çok daha zor durumda mücadele veriyor. Yetim Vakfı, başlattığı ‘Gazze’de Yetimler Bizi Bekler’ kampanyası ile yetimlere sahip çıkmak için kolları sıvadı. Böylelikle, tüm zorluklara rağmen yaşama tutunmaya çalışan Filistin halkının yaraları bir nebze de olsa sarılacak.

“ZULÜM BİTENE KADAR KARDEŞLERİMİZİN YANINDA OLACAĞIZ”

Kampanya ile ilgili açıklama yapan Yetim Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yılmaz, “İşgalci güçlerin sivil insanlara yönelik katliamlarını kınıyoruz. Bizler STK’lar olarak Gazze halkının yaralarını sarmak için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. Hayırseverlerimizin yardımlarını Gazzeli yetim çocuklar ve ailelerine ulaştıracaklarını aktaran Yılmaz, “Gazzeli yetim yavrularımızı sponsorluk sistemimizle destekleyeceğiz. Ailelerimize ayni ve nakdi destekler vereceğiz. Zulüm bitene kadar kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

İSRAİL YIKIMI DEVAM EDİYOR

İsrail saldırılıları dün olduğu gibi bugün de Gazzeli ailelerin yaşadığı evleri hedef alıyor. 1948 işgalinden bu yana evi 5’den fazla kez yıkılan aileler bulunuyor. İsrail’in 2008 yılı sonu ve 2009 başındaki saldırılarında 17 binin üzerinde ev yerle bir edildi ya da ağır hasar gördü. Son saldırılarda ise yıkımın maliyeti yine milyonlarca doları aştı.

İSRAİL KADIN VE ÇOCUKLARI HEDEF ALIYOR

Nüfusun yüzde 38’i 15 yaş altı çocuklardan oluşan Gazze’de abluka ve saldırılarında en büyük zararı kadın ve çocuklar görüyor. Son 10 yılda İsrail saldırılarında Filistin’de şehit edilen çocuk sayısı 970 olurken en az 12 bin 500 çocuk yaralandı. Ayrıca İsrail hapishanelerinde tutulan çocuk sayısı 200’ün üzerinde.

ÇOCUKLARIN EĞİTİM HAKKI GASP EDİLİYOR

İşgalci İsrail güçleri havadan ve karadan yaptığı saldırılarla okulları ve eğitim merkezlerini özellikle hedef alıyor. Gazze’de 259 okul İsrail saldırılar nedeniyle yerle bir edildi. Mevcut öğrenciler için zaten yetersiz olan okullar bir de İsrail saldırılarıyla yok ediliyor. En az 22 bin çocuğun yetim olduğu Gazze’de her 4 çocuktan 1’i sürekli olarak psikolojik desteğe ihtiyaç duyuyor. Bu sayı toplamda 300 bini aşıyor.  Filistin’de sayıları 20 bini bulan engelli çocukların yüzde 38’i hiç eğitim alamıyor. Yine 15 yaşına gelen erkek çocukların yüzde 25’i ailelerine ekonomik katkı için çalışmak zorunda kalıyor. 500 binden fazla çocuk eğitimine devam edebilmek için insani yardıma ihtiyaç duyuyor.

Destek Olmak İçin

Sizler de Gazzeli kardeşlerimizin yaralarını sarmak için https://bagis.yetimvakfi.org.tr/donate  tıklayıp online bağış yapabilirsiniz. Gazze yazıp 9868’e göndererek bir yetime 10 TL destek olabilirsiniz. Ayrıca daha fazla bilgi için 0 212 970 6060 arayabilirsiniz.