Monthly Archives: Mayıs 2021

Kılıçdaroğlu: Kota Ve Kontenjanın Kaldırılması Lazım

CHP Genel Baş­ka­nı Kı­lıç­da­roğ­lu par­ti­si­nin grup top­lan­tı­sın­da, “Kota ve kon­ten­ja­nın kal­dı­rıl­ma­sı lazım” dedi.

CHP Genel Baş­ka­nı Kı­lıç­da­roğ­lu, par­ti­si­nin grup top­lan­tı­sın­da gün­dem­de­ki ko­nu­la­rı de­ğer­len­dir­di. Top­lan­tı­da Çay Ka­nu­nu’nu ha­zır­la­ya­ca­ğı­nı be­lir­ten Kı­lıç­da­roğ­lu, “Çay Ka­nu­nu’nu ha­zır­lar­ken çay üre­ti­ci­le­ri ile bir araya ge­le­ce­ğiz. Kota ve kon­ten­ja­nın kal­dı­rıl­ma­sı lazım. Çayda taban fiyat uy­gu­la­ma­sı ol­ma­sı lazım. Çay it­ha­la­tı­na da son ve­ril­me­si lazım. Çay Tür­ki­ye’de kar­de­şim. Ri­ze­li kar­deş­le­rim beni din­le­yin. Ge­le­ce­ğim, si­zin­le otu­rup ko­nu­şa­ca­ğım. Tür­ki­ye’nin so­run­la­rı nasıl çö­zü­lür size an­la­ta­ca­ğım. Çay ko­nu­sun­da Rize önem­li bir böl­ge­dir. Çay, Rize ve Art­vin için st­ra­te­jik ürün­dür. Fın­dık, Ka­ra­de­niz için st­ra­te­jik ürün­dür” şek­lin­de ko­nuş­tu.

Haber Merkezi

Türkiye’den 40 ülkeye 9,5 milyon dolarlık bal satıldı

Tür­ki­ye’den 2021’in ocak-ni­san dö­ne­min­de Ame­ri­ka, Al­man­ya, Ku­veyt ve Bel­çi­ka başta olmak üzere 40 ül­ke­ye 9 mil­yon 542 bin 306 do­lar­lık bal ihraç edil­di.

Doğu Ka­ra­de­niz İhra­cat­çı­lar Bir­li­ği (DKİB) ve­ri­le­rin­den yap­tı­ğı der­le­me­ye göre, Ocak-Ni­san 2021’de Tür­ki­ye’den 2 bin 502 ton bal dış sa­tı­mı ger­çek­leş­ti­ril­di. Bal ih­ra­ca­tı, 2 bin 12 ton kar­şı­lı­ğı 8 mil­yon 990 bin 22 dolar girdi elde edi­len Ocak-Ni­san 2020’ye göre mik­tar ba­kı­mın­dan yüzde 24, değer ba­kı­mın­dan da yüzde 6 artış gös­ter­di.Ame­ri­ka, Al­man­ya, Ku­veyt, Bel­çi­ka, Katar, İspan­ya ve Ja­pon­ya, en fazla dış satım ya­pı­lan ül­ke­ler ola­rak sı­ra­lan­dı. Bu dö­nem­de Ame­ri­ka’ya 2 mil­yon 825 bin 250 dolar kar­şı­lı­ğın­da 707 ton bal sa­tıl­dı. Bu ül­ke­yi 2 mil­yon 802 bin 956 do­lar­la Al­man­ya, 412 bin 530 do­lar­la da Ku­veyt iz­le­di.​Geçen yılın aynı dö­ne­min­den fark­lı ola­rak Bel­çi­ka, Bul­ga­ris­tan, Hong Kong, İtalya, Fas, Dubai, Slo­vak­ya, Po­lon­ya, Pa­kis­tan, Af­ga­nis­tan, Kenya, İsrail ve Ro­man­ya’ya da bal ihraç edil­di.- Böl­ge­den ya­pı­lan bal ih­ra­ca­tı yüzde 65 art­tıDKİB Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Saf­fet Kal­yon­cu, Tür­ki­ye’den ocak-ni­san dö­ne­min­de ger­çek­leş­ti­ri­len bal ih­ra­ca­tı­nın bir ön­ce­ki yılın aynı dö­ne­mi­ne göre yüzde 24 ar­ta­rak 2 bin 502 tona ulaş­tı­ğı­nı söy­le­di.Söz ko­nu­su bal ih­ra­ca­tın­dan 9 mil­yon 542 bin 306 dolar gelir sağ­lan­dı­ğı­nı be­lir­ten Kal­yon­cu, bu ra­ka­mın da ön­ce­ki yılın aynı dö­ne­mi­ne göre yüzde 6 art­tı­ğı­nı ak­tar­dı.Kal­yon­cu, Trab­zon, Ordu, Gi­re­sun, Gü­müş­ha­ne, Rize ve Art­vin’in yer al­dı­ğı TR90 böl­ge­sin­den ise 2021 yı­lı­nın ocak-ni­san dö­ne­min­de 14 ül­ke­ye 145 ton bal ihraç edi­le­rek, kar­şı­lı­ğın­da 663 bin 169 dolar girdi sağ­lan­dı­ğı­nı vur­gu­la­dı.Böl­ge­den geçen yıl aynı dö­nem­de 6 ül­ke­ye ih­ra­cı ger­çek­leş­ti­ri­len 71 ton bal­dan 400 bin 955 dolar gelir elde edil­di­ği­ni dile ge­ti­ren Kal­yon­cu, bu dönem ihraç edi­len bal mik­ta­rı­nın yüzde 103, ge­li­rin de yüzde 65 art­tı­ğı­na dik­ka­ti çekti.​Kal­yon­cu, böl­ge­den ih­ra­cat ya­pı­lan ülke sa­yı­sı­nın 6’dan 14’e çık­ma­sı­nın se­vin­di­ri­ci ol­du­ğu­nu be­lir­te­rek, şun­la­rı kay­det­ti:”Böl­ge­den en fazla bal, geçen yıl da ol­du­ğu gibi Al­man­ya’ya sa­tıl­dı. Bu yılın 4 aylık dö­ne­min­de Al­man­ya’ya ger­çek­leş­ti­ri­len 67 ton bal ih­ra­ca­tın­dan 259 bin 370 dolar gelir sağ­lan­dı. Geçen yıl ih­ra­cat ya­pıl­ma­yan Çin Halk Cum­hu­ri­ye­ti’ne ise 6 ton bal ih­ra­ca­tı kar­şı­lı­ğın­da 70 bin 585 dolar gelir elde edil­di.”Geçen yıla oran­la en yük­sek ar­tı­şın Bah­reyn’e ya­pı­lan ih­ra­cat­ta ya­şan­dı­ğı­na dik­ka­ti çeken Kal­yon­cu, bu ül­ke­ye ger­çek­leş­ti­ri­len bal ih­ra­ca­tı­nın ge­lir­de yüzde 439 ar­ta­rak 62 bin 122 do­la­ra ulaş­tı­ğı­nı ak­tar­dı.Kal­yon­cu, özel­lik­le son dö­nem­de ka­li­te­li bal ve bal ürün­le­ri­ne olan ta­le­bin, bun­dan son­ra­ki sü­reç­te de ar­ta­rak devam et­me­si­ni bek­le­dik­le­ri­ni söz­le­ri­ne ek­le­di.

Haber Merkezi

Ak Parti Rize İl Başkanı Alim’den Can Ataklı Hakkında Suç Duyurusu

AK Parti Rize İl Baş­ka­nı İshak Alim, Can Atak­lı’nın Rize ve Ri­ze­li­ler için kul­lan­dı­ğı ağır ha­ka­ret­ler ve aşa­ğı­la­ma­lar do­la­yı­sıy­la suç du­yu­ru­sun­da bu­lu­na­ca­ğı­nı açık­la­dı.

İl Baş­ka­nı Alim ko­nuy­la il­gi­li şu açık­la­ma­yı yaptı; “İYİ Parti Genel Baş­ka­nı Meral Ak­şe­ner’in Rize prog­ra­mı es­na­sın­da olu­şan pro­tes­to­lar, İYİ Par­ti­li üst düzey yö­ne­ti­ci­le­ri­nin bu pro­tes­to­lar kar­şı­sın­da ta­kın­dı­ğı pro­vo­ka­tif ve sal­dır­gan tavır ile son­ra­sın­da­ki tez­vi­rat­lar artık yar­gı­nın ve yüce mil­le­ti­mi­zin tak­di­rin­de­dir. Ancak ya­şa­nan olay­la­rı TELE1 te­le­viz­yo­nun­da yo­rum­la­dı­ğı­nı iddia eden Can Atak­lı’nın Rize ve Ri­ze­li­le­ri çok ağır bir şe­kil­de aşa­ğı­la­ma­sı, ha­ka­ret­ler yağ­dır­ma­sı kabul edi­le­bi­lir bir durum de­ğil­dir.
Kör mu­ha­lif si­ya­si zih­ni­ye­tin söz­cü­sü olup ga­ze­te­ci­lik­le maruf Can Atak­lı’nın tek­rar et­mek­ten hicap du­ya­ca­ğım ha­ka­ret­le­ri­nin al­tın­da­ki ana unsur; Recep Tay­yip Er­do­ğan ve AK Parti düş­man­lı­ğı­dır. Rize’nin Cum­hur­baş­ka­nı­mız Recep Tay­yip Er­do­ğan’a olan mu­hab­be­ti ve al­dı­ğı oy ora­nı­nı baz ala­rak ja­ko­ben tarz­da­ki nef­ret dili ve ha­ka­ret­le­ri, Er­do­ğan düş­man­lı­ğı­nın bütün Rize’ye ve Ri­ze­li­le­re teş­mil edi­li­şi­nin te­za­hü­rü­dür. Daha ön­ce­le­ri de mil­let ira­de­si­ni, de­mok­ra­si­mi­zi ve Cum­hur­baş­ka­nı­mız Recep Tay­yip Er­do­ğan’ı hedef alan, darbe çı­ğırt­kan­lı­ğı ile bir­lik­te ül­ke­mi­zin krize gir­me­si­ni ar­zu­la­yan çı­kış­la­rı­na şahit ol­du­ğu­muz Can Atak­lı’nın Rize ve Ri­ze­li­ler için kul­lan­dı­ğı bu tah­kir ve nef­ret di­li­ni kı­nı­yor, söz ko­nu­su ifa­de­ler hak­kın­da suç du­yu­ru­sun­da bu­lu­na­ca­ğı­mı ka­mu­oyu­nun bil­gi­si­ne su­nu­yo­rum.” dedi.


Haber Merkezi

TMMOB RİZE İL SEKRETERİ MURAT YAZICI GÖREVİNDEN ALINDI

TMMOB Yönetim Kurulu Rize’nin İkizdere İlçesi İşkence dere mevkiinde ormanlık alan içinde açılmak istenen taş ocağı projesini destekleyen ve karşı çıkanları bölücülükle suçlayan TMMOB Rize İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Yazıcı’yı TMMOB Yönetim Kurulu’nun 22 Mayıs 2021 tarihli kararı ile görevinden alarak Disiplin kuruluna sevk etti.

TMMOB 45. Dönem 52. Yö­ne­tim Ku­ru­lu top­lan­tı­sın­da alı­nan 789 Nu­ma­ra­lı karar şöyle de­nil­di” Bir­li­ği­miz ve bağlı Oda­la­rı­nın Baş­kan­la­rı ta­ra­fın­dan 12 Mayıs 2021 ta­ri­hin­de ger­çek­leş­ti­ri­len ortak basın açık­la­ma­sı ile Rize’nin İkiz­de­re İlçesi İşken­ce­de­re mev­ki­in­de or­man­lık alan için­de açıl­mak is­te­nen taş oca­ğı­nın bir doğa kat­li­amı­na neden ol­du­ğu ve dur­du­rul­ma­sı çağ­rı­sı ya­pıl­mış­tır. TMMOB ve Oda­la­rı­mı­zın web say­fa­la­rın­da ya­yım­lan­mış olan açık­la­ma ay­rı­ca İKK sek­re­ter­le­ri­mi­ze de ile­til­miş­tir.
Hal böy­ley­ken, TMMOB Rize İl Ko­or­di­nas­yon Ku­ru­lu Sek­re­te­ri Murat Ya­zı­cı’nın 16 Mayıs 2021 ta­rih­li bazı basın yayın or­gan­la­rın­da yer alan açık­la­ma­sın­da, söz ko­nu­su taş oca­ğı­na iliş­kin ola­rak TMMOB’deki gö­re­vi TMMOB İnşaat Mü­hen­dis­le­ri Odası Rize İl Tem­sil­ci­si ol­ma­sı­na rağ­men “Rize İnşaat Mü­hen­dis­le­ri Odası Baş­ka­nı” un­va­nı kul­la­na­rak “Bazı ya­tı­rım­lar do­ğa­ya ve çev­re­ye zarar ve­re­bi­lir. Bu çev­re­sel et­ki­ler ve za­rar­lar dev­let gü­ven­ce­si ile dü­zel­ti­le­bi­lir. Bu yö­re­de yak­la­şık 2,5 yıl­dan beri de­ni­zin tuzlu su et­ki­si ile erit­me­ye­ce­ği taş tipi ile il­gi­li araş­tır­ma ya­pıl­dı. Bu yö­re­de 7 tane uygun yer bul­du­lar. Fakat 16 mil­yon ton taş lazım ol­du­ğu için tek re­zerv kay­na­ğı­nın bu­ra­da ol­du­ğu­nu tes­pit et­ti­ler. Bir yer­den taş çı­kart­mak mı yoksa 7 tane ayrı ayrı yeri tah­rip etmek mi? Dev­let en mi­ni­mum tah­ri­bat ala­nı­nı seçti” şek­lin­de de­ğer­len­dir­me­ler­de bu­lun­du­ğu ve taş oca­ğı­na karşı çıkan çev­re­le­ri “bö­lü­cü ke­sim­ler” le ir­ti­bat­lı ol­mak­la itham et­ti­ği tes­pit edil­miş­tir.
Ko­nu­ya yö­ne­lik ola­rak 17 Mayıs 2021 tarih, 781 sa­yı­lı ya­zı­mız­la Rize İl Ko­or­di­nas­yon Ku­ru­lu Sek­re­te­ri’nden Bir­lik Yö­ne­tim Ku­ru­lu top­lan­tı­sı­na su­nul­mak üzere ba­sı­na ver­di­ği açık­la­ma­da yer alan tes­pit ve de­ğer­len­dir­me­le­rin varsa da­yan­dı­ğı il­gi­li ba­kan­lık ve ku­rum­lar­ca onay­lı etüt, proje, rapor, ruh­sat vb. bel­ge­le­rin ve tek­nik do­kü­man­la­rın 21 Mayıs 2021 günü mesai saati bi­ti­mi­ne kadar Bir­li­ği­mi­ze gön­der­me­si is­ten­miş­tir.
Rize İl Ko­or­di­nas­yon Ku­ru­lu Sek­re­ter­li­ği’nin 21.05.2021­ta­rih, 2021/7 sa­yı­sı ce­va­bi ya­zı­sı ve ek­le­ri in­ce­len­di­ğin­de ya­pı­lan de­ğer­len­dir­me­le­re iliş­kin hiç­bir belge ve ra­po­run yer al­ma­dı­ğı gö­rül­mek­te, sa­de­ce “il­gi­li bel­ge­le­rin Ulaş­tır­ma ve Alt Yapı Ba­kan­lı­ğın­da ol­du­ğu” be­lir­til­mek­te­dir.
1. Dün­ya­da ko­ru­ma al­tın­da­ki 200 va­di­den bi­ri­si olan İkiz­de­re va­di­sin­de Çev­re­sel Etki De­ğer­len­dir­me Ra­po­ru dahi ha­zır­lan­ma­dan açıl­mak is­te­nen taş ocağı ile il­gi­li ya­pı­lan ça­lış­ma­la­rın ve­re­ce­ği za­ra­rı hiç­bir bi­lim­sel veri ve tek­nik ça­lış­ma­la­ra da­yan­mak­sı­zın “dev­le­tin te­la­fi ede­ce­ği” gibi öznel ve mes­net­siz de­ğer­len­dir­me­ler­le ka­mu­oyu­nu ya­nıl­tan açık­la­ma­la­rı,
2.Söz ko­nu­su açık­la­ma­da “Ne halkı ne de sivil top­lum ör­güt­le­ri­ni dev­le­tin bu ya­tı­rı­mı­na ha­zır­la­ya­ma­dık. Ha­zır­la­ya­ma­dı­ğı­mız gibi de bazı bö­lü­cü ke­sim­ler bunu fır­sat bi­le­rek bu­ra­da dev­le­ti­ne mil­le­ti­ne bağlı in­san­la­rı sanki bu­ra­da bir kat­li­am var­mış gibi or­ga­ni­ze et­me­ye baş­la­dı­lar.” ifa­de­siy­le başta TMMOB ve bağlı Oda­la­rı olmak taş ocağı iş­let­me­si­ne karşı çıkan çev­re­le­ri bö­lü­cü­lük suç­la­ma­sıy­la hedef gös­te­ren tu­tu­mu ne­de­niy­le;
Murat Ya­zı­cı’nın TMMOB İl/İlçe Ko­or­di­nas­yon Ku­rul­la­rı Yö­net­me­li­ği’nin 7. Mad­de­si uya­rın­ca Rize İl Ko­or­di­nas­yon Ku­ru­lu Sek­re­ter­li­ği gö­re­vin­den alın­ma­sı­na, İnşaat Mü­hen­di­si Murat Ya­zı­cı hak­kın­da, ge­rek­li di­sip­lin iş­lem­le­ri­ni yü­rüt­mek üzere, mes­le­ği­ni ve gö­re­vi­ni ki­şi­sel ya da bir grup adına çıkar sağ­la­mak için TMMOB mev­zu­atı­na, bi­li­me ve mes­lek tek­ni­ği­ne ay­kı­rı bi­çim­de uy­gu­la­ya­rak ka­mu­ya, halka, üçün­cü şa­hıs­la­ra zarar ver­mek, te­mel­siz suç­la­ma­lar­la mes­le­ği, mes­lek men­sup­la­rı­nı ya da Türk Mü­hen­dis ve Mimar Oda­la­rı Bir­li­ği­ni, Oda­la­rı ve bun­la­rın alt bi­rim­le­ri­ni ka­mu­oyun­da küçük dü­şür­mek ve et­kin­lik­le­ri­ni en­gel­le­mek suç­la­rı­nı iş­le­di­ği ge­rek­çe­siy­le TMMOB İnşaat Mü­hen­dis­le­ri Oda­sı­na bil­di­rim­de bu­lu­nul­ma­sı­na karar ve­ril­miş­tir” de­nil­di.


Ha­ber-Fo­to: İsmet KÖ­SOĞ­LU

Rize’nin 7 İlçesindeki Nüfus Müdürlüğü, Yeni Konsepti İle Vatandaşlara Daha Modern Şartlarda Hizmet Verecek

Tür­ki­ye ge­ne­lin­de nüfus mü­dür­lük­le­rin­de yeni bir kon­sep­te ge­çil­di. Tek­no­lo­ji des­te­ği ile bir­lik­te hiz­met sü­re­le­ri kı­sal­dı, yo­ğun­luk azal­dı. Rize’de İl ve İlçe Nüfus Mü­dür­lük­le­ri de bu çer­çe­ve­de ye­ni­den ta­sar­lan­dı ve Mü­dür­lük­le­ri ye­ni­le­ne­rek Kon­sept Nüfus Mü­dür­lü­ğü­ne dö­nüş­tü­rül­dü.

İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı Nüfus ve Va­tan­daş­lık İşleri Genel Mü­dür­lü­ğü ta­ra­fın­dan baş­la­tı­lan proje kap­sa­mın­da Rize Mer­kez, Gü­ney­su, Ça­ye­li ve Pazar İlçe Nüfus Mü­dür­lük­le­ri­nin ar­dın­dan bugün iti­ba­riy­le Ar­de­şen ve Hem­şin Nüfus Mü­dür­lük­le­ri de Kon­sept Nüfus Mü­dür­lü­ğü­ne dö­nüş­tü.
Ön­ce­ki yıl­lar­da Em­ni­yet Mü­dür­lü­ğün­ce ve­ri­len pa­sa­port ve sü­rü­cü bel­ge­si gibi hiz­met­le­rin Nüfus ve Va­tan­daş­lık Mü­dür­lük­le­ri­ne dev­re­dil­me­si ile bir­lik­te Nüfus Mü­dür­lük­le­ri­nin hiz­met alanı ge­niş­le­di.
Bu­nun­la bir­lik­te yoğun bir şe­kil­de va­tan­daş­la­ra hiz­met veren Nüfus Mü­dür­lük­le­rin­de hiz­met ka­li­te­si­ni ar­tır­mak için yeni pro­je­ler oluş­tu­rul­du.
Çağ­daş, kon­for­lu, ku­rum­sal kim­li­ği ön plan­da tutan Kon­sept Nüfus Mü­dür­lü­ğü ile va­tan­daş­la­rın doğru ve yön­len­di­ri­ci bil­gi­le­re ula­şa­bi­le­cek­le­ri da­nış­ma alanı, ça­lış­ma ala­nı­nın için­de oluş­tu­ru­lan bek­le­me sa­lon­la­rı, böl­me­ler­le bir­bi­rin­den ay­rıl­mış es­te­tik baş­vu­ru ma­sa­la­rı ile kon­sept ta­mam­la­na­rak, Nüfus Mü­dür­lük­le­ri nezih ve ferah or­tam­lar ile es­te­tik gö­rü­nü­me ka­vuş­tu­lar.
Daha önce Rize Mer­kez, Gü­ney­su, Ça­ye­li ve Pazar İlçe­le­rin­de ta­mam­la­nan ça­lış­ma­lar Ar­de­şen ve Hem­şin İlçe­le­rin­de de ta­mam­lan­dı.
İyi­de­re Kay­ma­kam­lık bi­na­sı­nın hiz­me­te gir­me­si ile İyi­de­re Nüfus Mü­dür­lü­ğü de kon­sep­te uygun hiz­met ve­recek.
Şu ana kadar 7 İlçede ta­mam­la­nan ça­lış­ma­lar ile Nüfus Mü­dür­lük­le­ri yeni kon­sep­te ka­vuş­muş oldu.
4 İlçede de en kısa sü­re­de ça­lış­ma­lar baş­la­ya­cak.


Haber Merkezi

Her Gün Yeni Bir Şeyler Öğreniyoruz

Daha fazla öğ­ren­mek için de gay­re­ti­miz var. Öğ­re­necek, gö­recek, ge­zecek, kav­ra­ya­cak ne çok şey var. İlk bil­gi­le­ri­mi­zi bir dü­şün­ce sis­te­mi ile iliş­ki­len­dir­me­ye baş­la­yın­ca ken­di­mi­zi o dü­şün­ce sis­te­mi­nin an­la­tı­cı­sı ola­rak gö­rü­yo­ruz. Baş­lı­yo­ruz bi­li­yo­rum de­dik­le­ri­mi­zi baş­ka­la­rı­na öğ­ret­me­ye.
An­lat­mak, an­la­şıl­mak uzun bir süreç. Kabul gör­me­si, tak­dir edil­me­si ve ya­şa­nıl­ma­sı öyle kolay ol­mu­yor. Tu­tar­lı ol­ma­sı is­te­ni­yor an­lat­tık­la­rı­mı­zın, her­kes­çe uy­gu­la­na­bi­lir ol­ma­sı. Doğru ol­ma­sı ve güven ver­me­si de is­te­ni­yor. Belki bir ka­za­nım sağ­la­ma­sı, öğ­re­nil­di­ğin­de ne işime ya­ra­ya­cak so­ru­su­na cevap ver­me­si. Bir de an­lat­tık­la­rı­mız­da bir iz ara­nı­yor: Ya­şan­mış­lık izi. Tec­rü­bey­le sa­bit­tir, der gibi. Ata­dan, ba­ba­dan ve tö­re­den kalan miras gibi.
Ko­nu­şup an­lat­tık­la­rı­mız birer söz esa­sın­da. Sözü öz yapan dav­ra­nış ile tu­tar­lı ol­ma­sı. Bir söz, ifade et­ti­ği bir dav­ra­nı­şın ha­re­ket­le­rin­de ah­lâ­ki ise ağır­lı­ğı olu­yor. “Öyle boş ko­nuş­ma” di­yo­ruz ya, dav­ra­nı­şı yani ah­lâ­ki bir gös­ter­ge­si ol­ma­yan sözün içi de, dışı da bo­şa­lı­yor. Ge­ri­ye kuru laf, boş söz ka­lı­yor.
Son za­man­lar­da sözün özünü öyle bir bo­şalt­tık ki, “ken­di­ni gös­ter­me, çok iş yapma, her işe atıl­ma, sana mı kal­mış, senin işin mi…” min­va­lin­de kı­sıt­la­ma­lar ile öze­lik­le baş­ka­la­rı­na yö­ne­lik iş ve hiz­met üre­ten­ler ne­re­dey­se elini aya­ğı­nı çek­ti­ler iş­le­rin­den. Bir uyu­şuk­luk, ata­let ve du­ra­ğan­lık.
Sanki ko­nuş­tuk­la­rı­nı yap­ma­la­rı için ya­zı­lı emir gel­me­si­ni bek­ler gi­bi­ler. Kendi sö­zü­ne, mes­le­ği­ne ve işine yap­tı­ğı işin ha­re­ke­ti­ni ger­çek­leş­ti­re­rek sahip çık­ma­ma­ya baş­la­dı­lar.
Çok şey öğ­re­nip, çok da ko­nu­şu­yo­ruz. Hele hele ço­cuk­la­rı­mı­za da çok şey öğ­re­tip ge­le­cek­le­ri­ni kur­tar­mak için çır­pı­nı­yo­ruz.
Biz­ler birer anne ve baba ola­rak yeni doğan be­bek­ten ne öğ­ren­dik? Sahi ilk defa ku­ca­ğı­mı­za al­dı­ğı­mız­da, o ko­ku­su­nu içi­mi­ze çek­ti­ği­miz­de, ilk ağ­la­ma­sın­da, ilk ba­kı­şın­da, gü­lü­şün­de, biz­ler ço­cuk­la­rı­mı­zın ta­le­be­si olduk mu?
Bu öğ­ren­dik­le­ri­miz lazım bize.

23 ODA BAŞKANLIĞINDAN TAŞ OCAĞI AÇIKLAMASI

Lo­jis­tik Li­ma­na Taş almak ama­cıy­la açıl­mak is­te­nen İşken­ce­le­re Taş Oca­ğı­na tepki gös­te­ren yur­dun de­ği­şik yer­le­rin­den ko­nu­nun uz­ma­nı 23 ODA Baş­ka­nı açık­la­ma yaptı.

23 Oda Baş­ka­nı­nın açık­la­ma­sı
Doğu Ka­ra­de­niz’in eşsiz va­di­le­rin­den biri olan Rize’nin İkiz­de­re İlçesi İşken­ce­de­re mev­ki­in­de or­man­lık alan kat­le­di­le­rek açıl­mak is­te­nen ta­şo­ca­ğı­na karşı di­re­nen yöre hal­kı­nın mü­ca­de­le­si­ni se­lam­lı­yo­ruz.
Rize İyi­de­re’de inşa edil­mek is­te­nen Lo­jis­tik Mer­ke­zi ve Li­ma­nı’nın deniz dol­gu­sun­da kul­la­nı­la­cak taş­la­rı çı­kart­mak için bölge hal­kı­nın ve doğal ha­ya­tın yaşam kay­na­ğı olan or­man­lık ala­nın yok edil­me­si kabul edi­le­mez.
Lo­jis­tik Mer­ke­zi iha­le­si­ni alan şir­ke­tin ma­li­yet­le­ri­ni dü­şür­mek için ger­çek­leş­ti­ril­mek is­te­nen bu doğa kat­li­amı hem ya­sa­la­rın, hem de yaşam hak­kı­nın ih­la­li an­la­mı­na gel­mek­te­dir.
Ma­den­ci­lik fa­ali­yet­le­ri, ser­ma­ye ke­sim­le­ri­nin kâr hırsı gö­ze­ti­le­rek değil, hal­kın ih­ti­yaç ve çı­kar­la­rı gö­ze­ti­le­rek yü­rü­tül­me­li­dir.
Hal­kın yaşam hak­kı­nı ve sağ­lı­ğı­nı gör­mez­den gelen, doğal ya­şa­mı teh­dit eden, çev­re­ye te­la­fi­si im­kân­sız za­rar­lar veren bir ma­den­ci­lik an­la­yı­şı kabul edi­le­mez.
Yak­la­şık 100 bin ağa­cın bu­lun­du­ğu 100 hek­tar or­man­lık alanı kap­sa­yan ve İşken­ce­de­re’deki tüm doğal ya­şa­mı ve eko­sis­te­mi or­ta­dan kal­dı­ra­cak olan ta­şo­ca­ğı ruh­sa­tı der­hal iptal edil­me­li­dir.
Ül­ke­mi­zin or­man­lık alan­la­rı her yıl çe­şit­li ge­rek­çe­ler­le tah­rip edil­mek­te­dir.
Ya­şam­sal ve çev­re­sel et­ki­le­ri göz önün­de bu­lun­du­rul­mak­sı­zın ha­zır­la­nan pro­je­ler, açı­lan yol­lar ve yü­rü­tü­len ma­den­ci­lik fa­ali­yet­le­ri ne­de­niy­le ni­te­lik­li or­man­lık alan­la­rı­mız zarar gör­mek­te­dir.
Yakın za­man­da Kaz Dağ­la­rı’nda, Fatsa’da, Kuzey Or­man­la­rı’nda ya­şa­nan orman kat­li­am­la­rı­nın gö­rün­tü­le­ri yü­rek­le­ri sız­lat­ma­ya devam eder­ken, bu gö­rün­tü­le­re ye­ni­le­ri­nin ek­len­me­si­ne izin ver­me­ye­ce­ğiz.
İkiz­de­re’de daha şim­di­den, ta­şo­ca­ğı böl­ge­si­ne yol aça­bil­mek için bin­ler­ce ağaç yok edil­di.
İnşaat fir­ma­sı­nın doy­mak bil­mez rant hırsı, he­pi­mi­zin göz­le­ri önün­de ül­ke­nin ve do­ğa­nın ge­le­ce­ği­ni yok edi­yor.
Tüm yet­ki­li­le­ri bilim in­san­la­rı­nın, çevre gö­nül­lü­le­ri­nin, yöre hal­kı­nın ve do­ğa­nın se­si­ne kulak ver­me­ye, bu in­san­lık su­çu­na dur de­me­ye davet edi­yo­ruz.
TÜRK MÜ­HENDİS VE MİMAR ODA­LA­RI BİRLİĞİ Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Emin Ko­ra­maz
BİLGİSAYAR MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Ali Rıza Ata­soy
ÇEVRE MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Ahmet Kah­ra­man
ELEKTRİK MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Bü­lent Pala
FİZİK MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Ab­dul­lah Za­rar­sız
GEMİ MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Salih Bos­tan­cı
GEMİ MAKİNA­LA­RI İŞLET­ME MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Fe­ra­muz Aşkın
GIDA MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Yaşar Üzüm­cü
HARİTA ve KA­DAST­RO MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Ali İpek
İÇMİMAR­LAR ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Emrah Kay­mak
İNŞAAT MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Taner Yüz­geç
JEOFİZİK MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Şev­ket De­mir­baş
JE­OLOJİ MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Hü­se­yin Alan
KİMYA MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Ali Uğur­lu
MADEN MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Ayhan Yük­sel
MAKİNA MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Yunus Yener
ME­TA­LURJİ VE MAL­ZE­ME MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı İrfan Türk­ko­lu
ME­TE­ORO­LOJİ MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Fırat Çu­kur­ça­yır
MİMAR­LAR ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Deniz İnce­da­yı
PEY­ZAJ MİMAR­LA­RI ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Yasin Otu­zoğ­lu
ŞEHİR PLAN­CI­LA­RI ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Gen­cay Ser­ter
TEKSTİL MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Aykut Üstün
ZİRAAT MÜ­HENDİSLERİ ODASI Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Baki Remzi Su­iç­mez


Haber: İsmet KÖ­SOĞ­LU

ÇAYKUR’DAN YAŞ ÇAY ALIMLARI VE KONTENJAN UYGULAMASI AÇIKLAMASI

Çay İşlet­me­le­ri Genel Mü­dür­lü­ğü; De­ğer­li üre­ti­ci­le­ri­miz, 24 Mayıs iti­ba­riy­le 61.500 ton yaş çay alımı ya­pıl­mış­tır. Ma­lum­la­rı­nız üre­tim ka­pa­si­te­miz 9.020 ton/gün­dür. Buna rağ­men 11 bin ton ci­va­rın­da yaş çay alım ger­çek­leş­mek­te­dir. Tüm ger­çek­ler or­ta­da iken üre­ti­ci­le­ri­mi­zin yan­lış yön­len­di­ril­me­si doğru ve hak­ka­ni­yet­le bağ­daş­ma­mak­ta­dır.

ÇAY­KUR; Gün boyu tüm fab­ri­ka­la­rı do­la­şı­yor hatta ve hatta tüm alı­mev­le­ri, çay bah­çe­le­ri do­la­şı­lı­yor. Üre­ti­ci­le­ri­mi­ze ger­çek­ler an­la­tı­lı­yor, çay taze ve bir­kaç günde ha­sa­dı ya­pı­lıp bi­ti­ri­lecek bir işlem ol­ma­dı­ğı­nı he­pi­miz bil­mek­te­yiz. Çay ha­sa­dı­nın hiç ol­maz­sa 20-25 gün devam et­me­si ge­rek­ti­ği­ni bil­me­yen üre­ti­ci­miz yok­tur. Üre­ti­ci­le­ri­miz hiç­bir söy­le­ne­ne kulak ver­me­den be­lir­le­nen li­mit­ler nis­pe­tin­de çay sat­ma­ya devam etsin. Çay alım­la­rı­mız gün­lük be­lir­le­nen li­mit­ler se­vi­ye­sin­de devam ede­cek­tir. ÇAY­KUR mev­cut ka­pa­si­te­si ile üre­ti­ci­den 1 kg daha fazla nasıl çay alı­rız he­sa­bı ile uğ­raş­mak­ta ol­du­ğu­nun bi­lin­me­si ge­re­kir. Acele edil­me­den gün­lük ha­sa­da devam edil­me­si­ni özel­lik­le is­tir­ham eder ko­lay­lık­lar di­le­riz, şek­lin­de açık­lan­dı.


Ha­ber-Fo­to: Bay­ram Ali KA­VAL­CI

KEKİK BÖLGEYİ SEVDİ

DOKAP Baş­kan­lı­ğı des­tek­le­ri ve ANG Vakfı ile Rize İl tarım Orman Mü­dür­lü­ğü İşbir­li­ği ile yü­rü­tü­len “Doğu Ka­ra­de­niz Böl­ge­si Tıbbi ve Aro­ma­tik Bit­ki­ler Pro­je­si” kap­sa­mın­da Rize/ İkiz­de­re’de Yayla Ke­ki­ği (Thy­mus num­mu­la­ris) Üre­ti­mi baş­la­tıl­dı.

Geçen yıl 350 kg Kekik top­lan­dı
İlçe Tarım Mü­dür­lü­ğü ta­ra­fın­dan ya­pı­lan ya­zı­lı açık­la­ma­da ’İlk 2019 yı­lın­da İkiz­de­re il­çe­mi­ze bağlı Çağ­ran­ka­ya ma­hal­le­sin­de ekimi ya­pı­lan Tıbbi Aro­ma­tik bitki olan Yayla Ke­ki­ği pro­je­si ile İlaç, Gıda ve Koz­me­tik sa­na­yi vb.​de kul­la­nıl­ma­sı plan­la­nan ay­rı­ca arı­lar­da gö­rü­nen Var­roa has­ta­lı­ğı­na da al­ter­na­tif çözüm ge­ti­ren ve En­de­mik bir bitki olan Yayla Ke­ki­ği­nin­de geçen dönem 350 kg kekik top­lan­mış­tı. İlçe­miz Çağ­ran­ka­ya Ma­hal­le­si’nde Muh­tar Endam Biber’in yap­tı­ğı Kekik bah­çe­sin­den geçen dö­nem­de ya­pı­lan hasat so­nu­cun­da yak­la­şık 350 kg Yayla Ke­ki­ği top­lan­dı. Yayla ke­ki­ği ha­sa­dı ilk­ba­har ve son­ba­har ay­la­rın­da olmak üzere yılda 2 kez hasat ya­pı­lı­yor ve bir di­ki­mi ile yak­la­şık 15 yıl ye­ni­den ekim ya­pıl­ma­dan aynı çay bit­ki­si gibi verim alı­nı­yor.
İlçe­miz Ba­yır­köy kö­yü­ne de önü­müz­de­ki gün­ler­de yak­la­şık 3,5 dönüm ara­zi­ye Yayla ke­ki­ği ekimi ya­pıl­ma­sı plan­lan­mak­ta­dır.
Şim­şir­li­de 30 ton Li­ka­pa
Yine İlçe­miz­de ‘Ma­vi­ye­miş’ ya da ‘yaban mer­si­ni’ ola­rak ta bi­li­nen Li­ka­pa üre­ti­min­de pilot bölge se­çi­len Şim­şir­li kö­yün­de, yıl­lık yak­la­şık 30 ton Li­ka­pa ha­sa­dı ya­pı­lı­yor. İkiz­de­re’de top­rak Li­ka­pa ye­tiş­ti­ri­ci­li­ği için­de ol­duk­ça uygun. Özel­lik­le son yıl­lar­da çaya al­ter­na­tif ola­rak üre­ti­len Li­ka­pa­nın maddi açı­dan ge­ti­ri­si de ol­duk­ça tat­min edici. Ay­rı­ca şeker has­ta­lı­ğı, göz ve damar has­ta­lık­la­rı başta olmak üzere bir­çok has­ta­lı­ğa şifa kay­na­ğı ol­ma­sı da va­tan­da­şın Li­ka­pa üre­ti­mi­ne eği­li­mi­ni ar­tır­mış du­rum­da. İl Tarım ve Orman Mü­dür­lü­ğü­mü­zün ha­zır­la­mış ol­du­ğu proje ile be­lir­le­nen yer­ler­de önü­müz­de­ki gün­ler­de 1600 adet Li­ka­pa fi­da­nı­nın da da­ğı­tı­mı ya­pı­la­cak. Pro­je­de emeği geçen her­ke­se İlçe Tarım Mü­dür­lü­ğü­müz adına Te­şek­kür ede­riz’ de­nil­di.
Çağ­ran­ka­ya Ma­hal­le­si Muh­ta­rı Endam Biber’kekik bizi sevdi bizde kat­kı­da bu­lu­nu­yo­ruz. Daha da güzel verim ala­ca­ğız. Ma­hal­le ve köy­le­ri­miz­de yay­gın­laş­ma­sı­nı is­te­rim. Top­lan­dık­tan sonra iş­le­nip paket ve pi­ya­sa için satış gibi sı­kın­tı­la­rı­mı­zın gi­de­ril­me­si­ni is­ti­yo­rum. Bizim önü­müz­de mal sa­ta­cak, pa­zar­la­ya­cak Pazar ol­ma­lı’ dedi.


Ha­ber-Fo­to: İsmet KÖ­SOĞ­LU

ÇORUH EDAŞ’IN “ÇOCUKLARIMIZIN GÖZÜNDEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ” TEMALI RESİM YARIŞMASI SONUÇLANDI

Çoruh Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin (Çoruh EDAŞ), 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Haftası kapsamında, çalışanlarının çocukları arasında düzenlediği “Çocuklarımızın Gözünden İş Sağlığı ve Güvenliği” resim yarışmasının kazananları belli oldu.

Artvin, Giresun, Gümüşhane, Rize ve Trabzon illerinde, kesintisiz enerji parolasıyla faaliyetlerini aralıksız sürdüren Çoruh EDAŞ, 4-10 Mayıs İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası kapsamındaki çalışmalarıyla farkındalık yaratmaya devam ediyor. “Çocuklarımızın Gözünden İş Sağlığı ve Güvenliği” temasıyla Çoruh EDAŞ çalışanlarının çocukları arasında düzenlenen resim yarışmasının kazananları düzenlenen törenle açıklandı. 

İş sağlığı ve güvenliği konusunda farkındalığa çocuk gözünden dikkat çekilen bu anlamlı projede çocuklar, çizdikleri resimler ile hayal güçlerini yetenekleriyle buluşturdu. Yarışmada dereceye giren çocuklar ödüllerini, Çoruh EDAŞ Dağıtım Operasyonları Genel Müdürü Ömer Kandemir’in elinden aldı.

İş sağlığı ve güvenliğinin, enerji sektörünün ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Çoruh EDAŞ Dağıtım Operasyonları Genel Müdürü Ömer Kandemir, “Her işimizin, her toplantımızın ilk gündemi iş sağlığı ve güvenliği. Çalışmalarımızın temel hedefi, tüm birimlere 365 gün iş güvenliği kültürünü aşılamak ve bu kültürü görünür kılmak. Tüm çalışanlarımızın iş kazası geçirmeden sahadaki faaliyetlerini devam ettirmesi her zaman birinci önceliğimiz. Farkındalığımıza en büyük katkıyı çocuklarımızın sunacağı düşüncesiyle gerçekleştirilen iş sağlığı ve güvenliği resim yarışmamızın ödül töreninde, bu güzel eserleri bizlere sunan büyük ressamlara teşekkür ediyorum” dedi.

“Temel dinamiğimiz iş sağlığı ve güvenliği”

5 il ve 61 ilçede yaklaşık 1,5 milyon aboneye, 1.377 kişilik bir ekiple hizmet verdiklerinin altını çizen Kandemir, “Parolamız kesintisiz enerji arzı sağlamak. Ancak bunu yaparken saha ekiplerimizden yöneticilerimize kadar her görevdeki çalışanımız için insan odaklı, insan hayatını ve mutluluğunu önceleyen planlamalar yapmakta, iş sağlığı ve güvenliği konusunda tüm standartları hayata geçirmekteyiz. Hangi iş kolunda olursa olsun, her akşam iş dönüşünde sevdiklerimize ulaşmanın, onlarla aynı sofrada oturabilmenin mutluluğu ve huzurunu çalışma hayatımızın sonuna kadar yaşamak için “önce iş güvenliği” prensibini hiç aklımızdan çıkarmamalıyız” şeklinde konuştu. Kurum içi iletişim faaliyetlerinin önemine de dikkat çekilen projede Çoruh EDAŞ, sürdürdüğü insan odaklı yönetim anlayışıyla hem abonelerine hem de insan kaynağına yönelik çalışmalara aralıksız devam edileceğini belirtti.

Haber Foto: Ezgi Kaygısız

Savaş Ay Hep “Ortalık”taydı

Fatih Sultan KAR/ İSTANBUL

Savaş Ay, yaşadığı ülkenin insanlarına tepeden bakmayan, asla erişilmez olmayan bir yapıya sahipti. Hep “Ortalık” da gözükürdü. Kitaplarımın, yazdıklarımın sevdalısı olduğum Rizeliler (bazı) tarafından anlaşılamamasına, hatta zaman zaman mesnetsi z ve sahibi belli olmayan ithamlarla karşılaşmama içerdiğim zamanlar “Aldırma Laz Uşağı” derdi.

Muhabbetin içinde para geçmeyenini severdi

Onunla ilk kez Rize Dedeman Otel’in açılışında karşılaştım. Rize TV ‘de çalışan toy bir gazeteci adayı idim.  Yanına sokuldum. Sohbet ettik. Sadece adımı sordu. Ona erişmek onun gönlüne dünyasına girmek için üst düzey- alt düzey ayrımı yoktu. İnsanı severdi. Muhabbetin içinden para geçmeyenini severdi. 1997 yılında İş gereği İstanbul’a taşınınca daha sık görme ve nasihatlerinden faydalanma şansına sahip oldum. Tam anlamıyla “Savaş Abi”yim olmuştu.

Rize’deyim ve çoook keyifliyim

Rize’yi, Rizeliyi severdi.  Aralık 2008 de A’dan Z’ye Karadeniz isimli yazı dizisi için Rize’ye gitti. Oradan yaptığımız görüşmede “Laz Uşağı ne işin var İstanbul’da burada sadece Rize simidi yiyerek yaşar insan” demişti. Ve Köşe yazısına  “Selam dostlar. Bugün Rize’deyim ve çoook keyifliyim” yazarak başlamıştı.

Geçmişe vefa

Güzel gördüğü neyde ona destek olurdu. Rize üzerine yazdığım kitapları hep köşesine taşımıştı. Topluma mal olmuş değerlerin unutulmasına üzülürdü. Şenol Birol için yaptığım kitap hakkında yazdığı yazı bunun bir örneğidir: “Şenol Birol Gol. Bu başlık ne anlatır, belki de bilmiyorsunuz. Oysa bizim kuşaklar kadar siz de bilmeliydiniz o adamı. “Topa ıslık çaldıran” efsane futbolcu Şenol Birol’u bilmeliydiniz. Şenol Birol, Metin Oktay’ın ünlü 38 gol kaydettiği 1962-63 sezonunda 34 golle ikinci olmuştu. Bu sayı Şenol’a “Bir sezonda en çok gol atan unvanını da kazandırıyordu. Şimdi hemen gidin, 50 ya dost, akraba, abi, baba, amca kıyısına vurun kendinizi ve sorun.‘Kimdi futbolcu Şenol Birol?” deyin, alın kallavi yanıt. Ya da Rize’li yazar Fatih Sultan Kar’ın altın kaleminden çıkan hayat öyküsü kitabını “Bir futbol efsanesi Şenol Birol Gol!..”ü alın okuyun”.

Her şeyi “Ortalık”ta söylerdi

2008 yılında Savaş Abi’ye ilk kitabım “Rize’de yaşanmış Fıkra Gibi Olaylar” ile Rize Dedeman Oteli’n kendisiyle çektirdiğim fotoğrafı getirdim. Kitabı hakkında düşüncelerini sorduğumda “Bekle , böyle “Ortalık”ta söyleyemem. Eleştirilerimi sana ileteceğim” dedi. Savaş Abi ertesi gün “Ortalık” isimli köşesini kitabıma ayırmıştı: “Şükür ki Anadolu’nun Nasrettin Hocaları hala yaşıyor, ürüyor, çoğalıyor, yaşıyor, insanımızın eşsiz gülmece ustalığı doğudan batıya, kuzeyden güneye her yanı her yöreyi kahkahalar diyarı ediyor. Çağdaş Nasrettin Hocalarımız’dan biri de pırıl pınl bir Karadeniz evladı. Adı Fatih Sultan Kar. Onun marifetlerini kıvançla sunacağım şimdi size. Mademki İstanbul’a kar geldi o zaman bugün bu köşeye de kar yağsın, Fatih Sultan Kar kardeşimin derlemeleri, gözlemleri, derledikleri gelsin ta Rize’den”.

O bizim sesimizdi

O İstanbul’un, ülkemizin en güzel rengi idi. Gözümüz her yerde onu arayacak. Ona erişmek, haksızlığa uğradığınızda sesinizi onun sayesinde duyurmak kolaydı. İstanbul’a tepeden bakmayı çok severdi ama asla ve asla insanlara tepeden bakmadı. O hep “Ortalık” ta oldu. Mekânı cennet olsun. Nur içinde yatsın.

Haber: Fatih Sultan Kar

Korona sürecinde YKS’ye girecek öğrencilere 10 öneri

İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikolojik Danışmanı Uzman Psikolog  Sevgi Umuç, YKS 2021 sınavına girecek öğrenciler için önemli tavsiyelerde bulundu. Umuç, öğrencilere evdeki deneme sınavlarını maske takarak yapmalarını önerdi.

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs 2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek öğrencileri de büyük oranda etkiledi. Öğrencilerin birçoğu “Bu sınav hayatımı belirleyecek. Ya kazanamazsam?” gibi yaygın endişeleri taşıyorken üstüne “Ya sınavda virüs kaparsam?” gibi düşünceler de eklenmiş durumda. Sınava girecek olmak başlı başına bir kaygı sebebi iken üstüne virüsün gündemde olması öğrenciler için baş etmesi zor bir hal aldı. Peki öğrenciler kalan kısa sürede bu zamanı nasıl değerlendirebilir? İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikolojik Danışmanı Sevgi UMUÇ YKS 2021 sınavına girecek öğrenciler için 10 önemli öneride bulundu.

Psikolojik Danışman Sevgi Umuç; ‘’İçinde bulunduğumuz sürecin öğrencilerin hayatlarında, rutinlerinde birtakım değişiklikler yarattı. Dolayısıyla sınava yönelik ders çalışma düzenlerini ve motivasyonlarını da etkiledi. Gündem pandemiyken bu değişikliklerin geçici olduğunu, şu günlerin elbet sonlanacağını bilmeliler. Kaygılarını bir tarafa bırakıp, ‘’Şimdi ne yapabilirim?’’, ‘’Kalan zamanı en iyi nasıl değerlendirebilirim?’’ sorularına cevap aramaları gerek’’ dedi. Umuç’un öğrencilere 10 önemli önerisi ise şöyle;

  • Sonuç odaklı değil de süreç odaklı bakabilmek kaygınızı hafifletecek ve sınava daha rahat girmenizi sağlayacaktır.
  • En çok verim aldığınız saatlerde çalışmalarınızı yapabilir, konu eksiklerinizi listeleyip günlük ve haftalık ders çalışma planları yapabilir, bu konuda destek alabilirsiniz.
  • Ders çalışma isteğinizin olmadığı zamanlarda, o hâlinize saygı duymalı, kendinizi zorlamamalısınız.
  • Kendinize, yapabileceğiniz ölçüde ve gerçekçi hedefler belirleyin. Gerçekçi olmayan hedefler ve beklentiler, sizin çalışma motivasyonunuzdan başarıya olan inancınıza kadar birçok konuda olumsuz tutumlar sergilemenize sebep olabilir.
  • Evde deneme çözerken maskeli çözebilirsiniz, böylelikle gerçek sınavın provasını yapmış olursunuz.
  • Sınava yönelik gerekli hijyen tedbirlerinin alınacağını, önlemler alınacağı zaman virüsün bulaşamayacağını bilin ve sınav anında sadece sınav sorularına odaklanın.
  • Salgınla ve sınava yönelik süreçle ilgili haberlerden ve sosyal medyadaki olası bilgi kirliliğinden uzaklaşın.
  • Sosyal ilişkilerinizi şu koşullarda da mümkün olduğunca iyi tutmanız, arkadaşlarınızla görüntülü konuşmalar yapmanız dayanıklılığınızı arttıracaktır. Ancak size iyi gelmeyen, olumsuz konuşmalarla iç karartan kişilerden bir süre uzakta kalmaya; size iyi hissettiren, güzel enerji veren kişilerle daha sık iletişimde olmaya özen gösterin.
  • Evde olmak, aktivitelerden uzak kalacağınız anlamına gelmiyor.  Size mutluluk veren, keyifli hissettiren hobilerinizi ve aktivitelerinizi yapmayı ihmal etmeyin. Müzik dinleyebilir, dans edebilir, resim çizebilirsiniz.
  • Vücudunuzu hareketsiz bırakmayın, her gün 10 dakika bile olsa egzersiz yapabilirsiniz. Stresinizi hafifletecek nefes egzersizlerini, yoga ve meditasyon yapmayı da şu süreçte deneyebilirsiniz. Normalde yapmasanız dahi sınavın yaklaştığı şu günlerde deneyerek yalnızca kendinize odaklanmanın, anda kalmanın dinlendirici etkisini keşfedebilirsiniz.

İstanbul Rumeli Üniversitesi Hakkında:

İstanbul Rumeli Üniversitesi, 23 Nisan 2015 tarihinde İstanbul’da kurulan bir vakıf üniversitesidir. Çağdaş ve evrensel düşünce yapısına sahip olan, vatan sevgisi ve milli değerlerin kıymetini iyi bilen Rumeli Felsefesi doğrultusunda yetiştirdiği ve toplumun ihtiyacı olan bilim insanlarını ülkeye kazandırmak; bilgili, çağdaş, donanımlı, deneyimli, topluma yararlı, araştırmacı gençler yetiştirmeyi hedefleyen bir yüksek eğitim kurumu olmak amacını taşımaktadır. İstanbul Rumeli Üniversitesi 2020-2021 eğitim öğretim yılında Silivri, Haliç ve Bostancı Yerleşkelerinde 5 Fakültede 18 Bölüm, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokuluna bağlı 16 Program, Meslek Yüksekokuluna bağlı 10 Program, Lisansüstü Eğitim Enstitüsüne bağlı 10 bölümde eğitim vermektedir.  2021- 2022 eğitim öğretim yılında Tıp Fakültesi ve Hukuk Fakültesi’nin açılması planlanmaktadır. 

Detaylı bilgi ve görsel malzeme için DLR / Teni Tapık Çimen- 0506 973 62 24

Haber Foto: Teni Tapık Çimen

İYİ PARTİ ISPARTA MİLLETVEKİLİ DR. AYLİN CESUR KADIN YOKSULLUĞU KONUŞMA METNİ

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Önergenin konusu kadın yoksulluğu. Özellikle son 5-6 yıldır ülkece ciddi şekilde yoksullaşıyoruz, kişi başı milli gelirimiz 2007 seviyelerine geriledi ve pek çok kazanımlarımızı kaybettik. En çok kadınlarımız yoksullaşıyor ve kadın yoksulluğunu bu küsüde 3 senedir konuşuyorum ama bugün altı çizilecek olan şudur; bu sorun artık kronikleşti. Güçlü kadın istiyoruz ve kadının gücü de ekonomik özgürlüğüne bağlı. Aile içi şiddet ve kadına karşı şiddetteki artan rakamlar, kadın yoksulluğu ile paralel. Kadın yoksullaştıkça çaresiz ve çaresiz kaldıkça da şiddetin daha çok kurbanı yani..

“Kız çocuğu okuyacak da ne olacak, otursun evinde” yaklaşımını Türkiye Cumhuriyeti 79 yılda gidermişti neredeyse ve bugün geçen son 19 sene içindeki geriye taktığınız vitesle, kronikleşti hastalık ve acil müdahale gerektiriyor artık!  Neden mi?

-1.872.537 okuma yazma bilmeyen kadınımız var, erkeklerden 6 kat daha fazla.

-Yüksek öğretim ve ileri derecelerden mezun kadınlar erkeklerden %15 daha az. Lisede %24 bu azlık. (Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü).

-Eğitim çağında olup, okula hiç gitmemiş ya da eğitimini yarıda bırakmış yaklaşık 516 bin kız çocuğumuz var (TÜİK). 

-15-19 yaş arası kız çocuklarımızın %25’i ne eğitimde, ne de istihdamda. (UNICEF 2019 Türkiye Raporu)

-Kadınlarımızın ortalama eğitimde geçirdiği zaman, erkeklerin 2 yıl gerisinde. (OECD).

-Aynı yaklaşım kadının çalışma hayatına katılımında da sürüyor.

-Ülkemizde koronavirüsü salgını başlamadan önce 20-65 yaş arası kadın istihdam oranı %34,4; erkek istihdamı oranı %73,2 idi. AB’de ortalaması kadında %67,3. (EUROSTAT)

-Çalışma hayatında ortalama kalış süresi kadınlarda 19 yıl, erkekler içinse 39 yıl.

-Türkiye’de yönetici pozisyonundaki kadınlar %14,8. Avrupa’da % 40’lara varıyor.

-Ülkemizde aynı iş için kadınların maaşı, erkeklerin %58’i.

-Erkeklerin kazandığı her 100 TL’ye karşılık kadınlarımız 43 TL kazanıyor. (OECD)

Kadın hamile kalır diye işe alınmıyor, çocuğu var diye işe alınmıyor, kadındır yapamaz diye işe alınmıyor.

İşe alınanlar iş yerinde psikolojik ve cinsel şiddete uğrayabiliyor. Terfi ettirilmiyor, tepeden bakılıyor.

Ev işi kadında, devletin el atmadığı yaşlı bakımı kadında; bu yükleri arttıkça kadın iş hayatına katılamıyor ve yoksullaşıyor.

Parası elinden alınıyor; yani aile içi ekonomik şiddete uğruyor kadınlarımız. %30 bu oran da.

En önemli hazırlayıcılardan biri, çocuk evlilikler.

Kriz anlarında da en çok yoksullaşan, işini ilk kaybeden, gözden ilk çıkarılan kesim kadın olunca ve krizler ülkesi olan ülkemizde krizler de kronikleşince sonuç ortada. Kadınlar yoksuldu, AK parti iktidarında daha yoksullaştı, kadınlar çaresizdi, AK Parti iktidarında daha çaresiz kaldı, kadın yardıma muhtaçtı ve AK Parti iktidarında daha muhtaç hale geldi. 

Ve vizyonda son sığınağınız salgın geldi çattı; Salgında erkek işgücü %2.5 azalırken, kadın işgücü %8.2 azaldı. Siz yardım yapmayıp cenazeyi esnafa taşıtınca, kadınlar daha çok ücretsiz izine çıkarıldı. İşbaşında olan erkeklerin sayısı %6.5 azalırken, kadınların sayısı %11.5 azaldı. (DİSK-AR).

20 yıl gibi bir süre bu saydıklarımı değiştirmeye yeterdi ama göremedik biz kadınlar.

Genel Başkanı kadın olan bir partinin kadın milletvekili olarak diyorum ki, şimdi biz kadınlar değiştireceğiz bu durumu. Gençlerimizle yapacağız bunu. Önce 20 yıldır koyduğunuz kaderi bir iteceğiz elimizin tersiyle ve Güçlü Türkiye’ye de kadınlarımızı güçlendirerek ulaşacağız. Bahar, dalları ile açacak yeniden güzel ülkemizde, söz veriyoruz!

Ve kadınlarımızı kaderini eline almaya davet ediyorum buradan: Silkeleyelim üzerimize inen kara kaderi, değiştirebileceklerimizi değiştirmek için ihtiyacımız olan tek şey cesaret! Şimdi Sandık zamanı, kadınlarımız için çalışma zamanı.

Haber Foto: Arda Mert ŞEHAN

MİLLETVEKİLİ CESUR’UN, MECLİS KÜRSÜSÜNDEN KADINLARA ÇAĞRISI:

“KADINLARIMIZIN ÜZERİNE İNEN KARA KADERİ, DEĞİŞTİRMEK İÇİN İHTİYACIMIZ OLAN TEK ŞEY CESARET”

“ŞİMDİ SANDIK ZAMANI; KADINLARIMIZ İÇİN ÇALIŞMA ZAMANI”

İYİ Parti Isparta Milletvekili Dr. Aylin Cesur, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir kez daha kadın yoksulluğu konusunu gündeme getirdi. Milletvekili Cesur, kadın yoksulluğunun daha da derinleştiğini belirterek, “kadın yoksulluğu kronikleşti” dedi.

KADIN YOKSULLUĞU SORUNU ARTIK KRONİKLEŞTİ VE PEK ÇOK KAZANIMIMIZI KAYBETTİK

“Özellikle son 5-6 yıldır ciddi şekilde yoksullaşıyoruz, kişi başı milli gelirimiz 2007 seviyelerine geriledi ve pek çok kazanımımızı da kaybettik. En çok kadınlarımız yoksullaşıyor ve kadın yoksulluğunu bu kürsüde 3 senedir konuşuyorum ama bugün altı çizilecek olan şudur; bu sorun artık kronikleşti.”

AİLE İÇİ ŞİDDET VE KADINA KARŞI ŞİDDETTEKİ ARTAN RAKAMLAR, KADIN YOKSULLUĞU İLE PARALEL

“Güçlü kadın istiyoruz ve kadının gücü de ekonomik özgürlüğüne bağlı. 

Aile içi şiddet ve kadına karşı şiddetteki artan rakamlar, kadın yoksulluğu ile paralel seyrediyor. Kadın yoksullaştıkça çaresiz ve çaresiz kaldıkça da şiddetin daha çok kurbanı yani.”

79 YILDA YIKILAN “KADIN EVDE OTURSUN” ALGISI SON 19 YILDA YENİDEN GETİRİLDİ

“’Kız çocuğu okuyacak da ne olacak, otursun evinde’ yaklaşımını Türkiye Cumhuriyeti 79 yılda gidermişti neredeyse ve bugün geçen son 19 sene içindeki geriye takılan vitesle, kronikleşti hastalık ve acil müdahale gerektiriyor artık!”

MİLLETVEKİLİ CESUR, KADININ UĞRADIĞI AYRIMCILIĞI SAYILARLA AÇIKLADI

“1.872.537 okuma yazma bilmeyen kadınımız var, erkeklerden 6 kat daha fazla.”

“Yüksek öğretim ve ileri derecelerden mezun kadınlar erkeklerden %15 daha az. Lisede %24 bu azlık.”

“Eğitim çağında olup, okula hiç gitmemiş ya da eğitimini yarıda bırakmış yaklaşık 516 bin kız çocuğumuz var.”

“15-19 yaş arası kız çocuklarımızın %25’i ne eğitimde, ne de istihdamda.”

“Kadınlarımızın ortalama eğitimde geçirdiği zaman, erkeklerin 2 yıl gerisinde”

KADININ EĞİTİMDE YÜZLEŞTİĞİ AYRIMCILIK ÇALIŞMA HAYATINDA DA SÜRÜYOR

Aynı yaklaşımın kadının çalışma hayatına katılımında da sürdüğünü söyleyen Milletvekili Cesur, sözlerine şöyle devam etti:

“Ülkemizde koronavirüs salgını başlamadan önce 20-65 yaş arası kadın istihdam oranı %34,4; erkek istihdamı oranı %73,2 idi. AB’de kadın istihdam oranı ortalaması %67,3.”

“Çalışma hayatında ortalama kalış süresi kadınlarda 19 yıl, erkekler içinse 39 yıl”

“Türkiye’de yönetici pozisyonundaki kadınlar %14,8. Avrupa’da % 40’lara varıyor.”

“Ülkemizde aynı iş için kadınların maaşı, erkeklerin %58’i”

“Erkeklerin kazandığı her 100 TL’ye karşılıkkadınlarımız 43 TL kazanıyor.”

KADINLARIMIZ KADIN OLDUĞU İÇİN İŞE ALINMIYOR, İŞ HAYATINDA DA ŞİDDETİN HER TÜRLÜSÜ İLE KARŞILAŞIYOR

“Kadın hamile kalır diye işe alınmıyor, çocuğu var diye işe alınmıyor, kadındır yapamaz diye işe alınmıyor. İşe alınanlar iş yerinde psikolojik ve cinsel şiddete uğrayabiliyor. Terfi ettirilmiyor, tepeden bakılıyor.”

“Ev işi kadında, devletin el atmadığı yaşlı bakımı kadında; bu yükleri arttıkça kadın iş hayatına katılamıyor ve yoksullaşıyor. Parası elinden alınıyor; yani aile içi ekonomik şiddete uğruyor kadınlarımız. Ekonomik şiddete uğrayan kadınlarımızın oranı %30. Bu koşulların en önemli hazırlayıcılardan biri de çocuk evlilikler.”

KRİZLER ÜLKESİNE DÖNEN ÜLKEMİZDE KADINLARIMIZ YOKSULDU, AK PARTİ İKTİDARINDA DAHA DA YOKSULLAŞTI

“Kriz anlarında da en çok yoksullaşan, işini ilk kaybeden, gözden ilk çıkarılan kesim kadın olunca ve krizler ülkesi olan ülkemizde krizler de kronikleşince sonuç ortada. Kadınlar yoksuldu, AK parti iktidarında daha yoksullaştı, kadınlar çaresizdi, AK Parti iktidarında daha çaresiz kaldı, kadın yardıma muhtaçtı ve AK Parti iktidarında en çok kadınlar muhtaç hale geldi.”  

SALGIN EN ÇOK KADINLARIMIZI ETKİLEDİ

“Ve vizyonda son sığınağınız salgın geldi çattı; Salgında erkek işgücü %2.5 azalırken, kadın işgücü % 8.2 azaldı. Siz yardım yapmayıp cenazeyi de sağlıklıyla birlikte esnafa taşıtınca, kadınlar daha çok ücretsiz izine çıkarıldı. İşbaşında olan erkeklerin sayısı % 6.5 azalırken, kadınların sayısı % 11.5 azaldı.”

20 YILDA BÜTÜN KADIN SORUNLARI AŞILABİLİRDİ, AŞMADINIZ

“20 yıl gibi bir süre bu saydıklarımı değiştirmeye yeterdi ama göremedik biz kadınlar. Genel Başkanı kadın olan bir partinin kadın milletvekili olarak diyorum ki, şimdi biz kadınlar değiştireceğiz bu durumu. Gençlerimizle yapacağız bunu. Önce 20 yıldır önümüze koyduğunuz kaderi bir iteceğiz elimizin tersiyle ve Güçlü Türkiye’ye de kadınlarımızı güçlendirerek ulaşacağız. Bahar, dalları ile açacak yeniden güzel ülkemizde, söz veriyoruz!

KADINLARIMIZI KADERİNİ ELİNE ALMAYA DAVET EDİYORUM, ŞİMDİ SANDIK ZAMANI

“Ve kadınlarımızı kaderini eline almaya davet ediyorum buradan: Silkeleyelim üzerimize inen kara kaderi! Değiştirebileceklerimizi değiştirmek için ihtiyacımız olan tek şey cesaret! Ve diyorum ki; “Şimdi Sandık zamanı, kadınlarımız için çalışma zamanı.”

Haber Foto: Arda Mert ŞEHAN

Erbakan’dan çarpıcı ‘Sedat Peker’ yorumu

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan, Türkiye’nin gündemini meşgul eden Sedat Peker iddialarına ilişkin, halkın asıl gündeminin geçim sıkıntısı ve işsizlik olduğunu hatırlatarak, iddiaların ciddi olduğunu ve mutlaka araştırılması gerektiğini, her şeyde olduğu gibi bu yaşananların  da  dış güçlere bağlanmasını doğru bulmadıklarını söyledi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan, partisinin İstanbul il başkanlığında düzenlenen haftalık olağan basın toplantısında gündemi değerlendirdi.

27 Mayıs’ın arkasında ABD vardı

27 Mayıs askeri darbesini yıldönümünde darbelerden en çok mağdur olan  siyasi hareketin Milli Görüş olduğunu hatırlatan Genel Başkanı Erbakan, 27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat darbelerinin arkasındaki gücün ABD olduğunu yineledi ve  bir daha demokrasi dışı halkın iradesini hedef alan olayların yaşanmaması için dua etti.

Halkımız borç ve faiz batağında

Erbakan halkın asıl gündeminin geçim sıkntısı ve işsizlik olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Türkiye’de Pandeminin başladığı 2020 Mart ayından 2021 Mart ayına kadar geçen bir yıllık sürede hane halkının kredi kartı borçları %47 arttı. Hane halkının bankalara, finans kuruluşlarına toplam borcu ise %36 artışla 899 milyar TL’ye ulaştı. Yani diğer bir deyişle 83 milyon vatandaşın bankalara, finans kuruluşlarına borcu 100 milyar doları aştı. Bu da iktidarın salgın süresince desteksiz bıraktığı, hiçbir nakdi katkı sağlamadığı milyonlarca insanın, hayatını ihtiyaç kredisi çekerek, kredi kartıyla borçlanarak sürdürdüğünü, kirasını, faturasını, yeme-içme ihtiyacını yani en temel ihtiyaçlarını faizli borçla karşılamaya çalıştığını gösteriyor. 83 milyonluk ülkede 34,5 milyon kişi kredi borçlusu durumunda. Sektörler ve işletmeler açısından da tablo çok farklı değil. Pek çok sektörde şirketler, işletmeler kredi ve borçla ayakta duruyor. Krediler yapılandırılarak, yeni çekilen kredilerle önceki kredi kapatılarak, kredi kartı borçları ihtiyaç kredisi çekilip ödenerek bireyler yaşamaya, işletmeler kendilerini yüzdürmeye çabalıyor.”

Genç işsizlik alarm veriyor

Türkiye’nin dünyanın en yüksek genç işsizlik oranına sahip ülkelerinden bir tanesi haline geldiğini söyleyen Erbakan, “Artan nüfusuna, gençlerine iş-istihdam imkanı oluşturmanın bir ülkenin en önemli meselelerinden bir tanesi olduğunu söyledik… Şimdi de yeni bir istatistik daha ortaya konuldu. Türkiye, OECD ülkeleri içinde gençleri en çok ‘boşta gezen’ ülke. Türkiye ne eğitim alan ne de istihdamda olan, yani okumayan ve çalışmayan, ‘boşta gezen’ gençlerin oranında % 28.8 ile OECD ülkeleri arasında ilk sırada. Bu düzeyde bir boşta gezen genç oranı maddi ve manevi açıdan yıkıcı sonuçlar doğuracak çok sayıda sosyal, toplumsal problemlere yol açma potansiyeli taşır.” ifadelerini kullandı.

İktidarın AB hayali son buldu,  çözüm D-8’i canlandırmak

Avusturya’nın İsrail’e verdiği destekten de bahisle Erbakan, “Avusturya’da devlet binalarına İsrail bayrağı asılarak açık bir şekilde İsrail’e destek verildi. Gözlerimizle gördük. Başbakanlık binası üstünde Avusturya bayrağı ile İsrail bayrağı yan yana göndere çekilmiş. Yine bu olay bizzat Merhum Erbakan Hocamızın ifade ettiği, “Siyonizm bir timsah ise, bu timsahın üst çenesi ABD, alt çenesi AB, gövdesi Müslüman ülkelerdeki işbirlikçiler, kuyruğu ise İsrail’dir” diye tanımlama yapmıştır. Bu olay tanımlamanın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor’. Ayrıca Avrupa Parlamentosu’nda (AP) öteden beri tartışılan “Türkiye Raporu” da kabul edildi biliyorsunuz. AP’nin tam üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısı statüsü gereği tavsiye niteliğinde olduğundan bu aşamada somut bir sonuç doğurması söz konusu değil, Ancak bu çağrı AB komisyonu ve AB Liderler Zirvesi’nde gündeme alınarak kabul edilirse üyelik müzakerelerinin kesilmesi ya da tümden sonlandırılması mümkün olabilir. Böylelikle iktidarın yıllardır büyük bir coşkuyla sarıldığı bir dalın daha hayal olduğu ortaya çıktı. Sadece tek başına bu olay dahi iktidarın sürekli tekrarladığı “Geleceğimizi AB’de görüyoruz” sözünü sorgulaması için yeterli bir sebeptir.  Tüm bu ibretlik olaylar karşısında asıl yapılması gereken ise; Hükümet’in 19 senedir adeta rafa kaldırdığı D-8 Organizasyonu’nu canlandırmak, güçlendirmek ve bir an önce D-60 adımını atmak için çaba göstermektir.” dedi.

Erken seçime gidip halkımızı Milli Görüş zihniyeti ile buluşturmalıyız

Bir gazetecinin erken seçim sorusunu üzerine Erbakan “Erken seçimin bir an evvel olmasını ve milletimizin Milli Görüş iktidarı ile buluşmasını istiyoruz. Çünkü söylediğimiz gibi halkımız için tablo giderek ağırlaşıyor. Milli Görüş’ün ekonomi politikasını ortaya koyup borç faiz zam ekonomisi yerine üretim istihdam ihracat ekonomisi borçla faizle değil milli kaynaklarımızla kaynak üretecek bir yönetimin gelmesi lazım.

Sedat Peker iddialarına cevap: Her şeyi dış  güçlere bağlamak olmaz Türkiye’de gündemi meşgul eden Sedat Peker iddialarına ilişkin de soruyu yanıtlayan Erbakan, “Bir defa iddialar çok ciddi. İddialarda söz konusu olan kişiler önemli ve kritik görevlerde. kamuoyu ve toplumun da bu konuya ilgisi çok yüksek. Dolayısıyla bu iddiaları göz ardı etmek gibi bir durum söz konusu olamaz. En başta bu iddiaları araştırılmasının  Ak Parti’nin istemesi lazım. Çünkü töhmet altında kalıyorsunuz. Tabii konuyla ilgili  Meclis’e gelen araştırma komisyonu kurulması teklifi AK Parti ve MHP’nin oyları ile reddedilmesi de bizleri şaşırtmadı. Ayrıca her olayı da dış güçlere bağlamamak lazım. Dış güçlerin size operasyon yapması için onların oyununu bozmanız lazım. Hangi noktada dış güçlerin ajandasına aykırı hareket ettiniz? Kürecik’te radar sistemi kur diyorlar kuruyorsunuz, Afganistan’a asker gönder diyorlar gönderiyorsunuz? 19 yılda  530 milyar dolar borç faizi haraç ödüyorsun. Dolayısıyla artık Her şeyi dış güçlere bağlamanız toplum tarafından da hoş karşılanmıyor.” şeklinde konuştu.

Haber Merkezi

« Older Entries