Monthly Archives: Nisan 2021

Rize’ye atanan Çocuk Nöroloji ve Çocuk Kardiyoloji uzmanları görevlerine başladı

Rize’ye ataması yapılan Çocuk Nöroloji ve Çocuk Kardiyoloji uzmanları ile birlikte 10’u uzman 25 tabip görevlerine başladı.

Sağlık Bakanlığınca 97. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası ile Rize’de açılan boş kadrolara atamaları yapılan Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Dr. Hikmet Kıztanır ile Çocuk Nöroloji Uzmanı Dr. Merve Feyza Yüksel görevlerine başladı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı olarak Rize Devlet Hastanesi hizmet binasında göreve başlayan hekimler; Merkezi Has- tane Randevu Sistemi (MHRS) veya 182 üzerinden randevu alan hastalara hizmet verebiliyor. Ayrıca 97. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası ile Rize’deki sağlık tesislerine atamaları yapılan 10’u uzman ve 25 tabip de görevlerine başladı.

Haber Merkezi

Güneysu Tarım Müdürlüğü’nden İlçe Kütüphanesine Kitap Bağışı

Güneysu İlçe Tarım Müdürlüğü tarımsal eğitime kaynak oluşturması için ilçe kütüphanesine kitap bağışladı.

İlçe Tarım Müdürü Serdal Karanfil, yaptığı açıklamada, personelin yürütmüş olduğu çalışmada ilk etaptan kitap, kütüphane ve okuma kültürü konularında bilinç uyandırmak istediklerini söyledi. Yaptıkları bir aylık çalışma ile ilçe önemli bir eksikliği gidermek için çabaladıklarını ifade eden Karanfil, “Tarımsal eğitime kaynak oluşturacak çok değerli ve ayrıntılı teknik bilgi içeriğine sahip su ürünleri, gıda hayvancılık, ziraat gibi tarımın tüm bölümlerini kapsayan, 305 kitap Güneysu İlçe Halk Kütüphanesine bağışladık. Bu anlamda çiftçilerimizin kütüphanede kaynak olarak kullanabileceği bir köşesi oldu.” dedi. Karanfil, kütüphanenin gelişimi için tarım alanındaki kitap bağışı çalışmalarının ise devam ettiğini söyledi.

Haber Merkezi

BAYRAM İKRAMİYESİ

Türk Eğitim-Sen Rize Şubesi Başkanı Murat Köseoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Bayram ikramiyesi enflasyon oranında artırılacak’ açıklamasının ardından değerlendirmelerde bulundu.

Görevi başındaki kamu çalışanlarına da bayram ikramiyesi verilmesini talep eden Köseoğlu, 12 milyon vatandaşına bayram ikramiyesi verebilen bu devletin bütçesinin, görevi başındaki kamu çalışanlarına da ikramiye verebilecek güçte olduğunu söyledi.

Başkan Köseoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Bilindiği gibi, 2018 yılından bu tarafa dini bayramlar öncesinde işçi ve memur emeklilerine bayram ikramiyesi veriliyor. Çok ciddi bir meblağ olmasa da bayram ikramiyesinin sembolik bir anlamı vardır. Bayram ikramiyesi, vatandaşlarımızın eksiklerini gidermesi noktasında önemli bir hamle olmuştur. Türk EğitimSen olarak bu uygulama hayata geçirildiğinde Hükümete teşekkür ettik. Ancak görevi başındaki kamu çalışanlarının da bayram ikramiyesinden faydalanma- sını talep ettik. 12 milyon kişiye bayram ikramiyesi veren devletimizin görevi başındaki memurlarımıza da bayram ikramiyesi verebilecek güce sahip olduğunu düşünüyoruz.

Hükümete yakışan; işçi, işçi emeklisi ve memur emeklisine olduğu gibi görevi başındaki memura da ikramiye ödemektir.”

Haber-Foto: Ceyhun KALENDER

Denizlere attığımız plastikler balıklarla soframıza geri geliyor

Karadeniz’de kilometrekarede 1 milyonun üzerinde tespit edilen mikroplastikler aralarında hamsi, palamut, mezgit, barbun ve istavrit gibi 12 balık türünde görüldü.

Denizlere attığımız plastikler balıklarla soframıza geri geliyor haberi,  haberleri

Türkiye’de denizlerde 5 milimetreden daha küçük plastik parçacıklar olan mikroplastik kirliliği araştırıldı. Karadeniz’de kilometrekarede 1 milyonun üzerinde tespit edilen mikroplastikler aralarında hamsi, palamut, mezgit, barbun ve is- tavrit gibi 12 balık türünde görüldü. Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Su Ürünleri Fakültesi Mikroplastik Araştırma Grubu ekip lideri Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ülgen Aytan, “Mikroplastikler denizler için çok büyük bir tehlike” dedi.

RTEÜ Su Ürünleri Fakültesi Mikroplastik Araştırma Grubu denizlerde 5 milimetreden daha küçük plastik parçacıklar olan mikroplastik kirliliğini çok yönlü araştırıyor. Nehir ağzı ve kıyısal bölgelerden alınan deniz suyu ve sediman örnek- leri incelenerek mikroplastiklerin kompozisyonu, dağılımı ve olası kaynakları belirleniyor. Proje kapsamında yürütülen deneysel  çalışmalarla  mikroplastiklerin deniz besin zincirinin işlevine etkileri de- ğerlendiriliyor. Ekip, ileri görüntüleme ve analiz teknikleriyle plastiklerin olası kaynaklarını belirliyor. Araştırmalarda, Karadeniz’de kilometrekarede 1 milyonun üzerinde tespit edilen mikroplastikler aralarında hamsi, palamut, mezgit, barbun ve is- tavrit gibi 12 balık türünde görüldü.

‘MİKROPLASTİKTEN ETKİLENMEYEN NOKTAYOK’ RTEÜ

Su Ürünleri Fakültesi Mikroplastik Araştırma Grubu ekip lideri Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ülgen Aytan mikroplastiklerin denizler için çok büyük tehlike olduğunu söyledi. Plastikler denize ulaştığında fiziksel, biyolojik ve kimyasal süreçle daha ufak parçalara ayrılarak mikroplastiklere dönüştüğü- nü kaydeden Doç. Dr. Aytan, “Mikroplastiklerin her geçen gün sayıları artmakta ve parçalanarak daha fazla alanı, canlı hayatını tehdit etmekte. Birçok canlının besinini oluşturan planktonla aynı boyuta indiği andan itibaren deniz canlıları tarafından

besin zannedilerek tüketilmekte ya da yanlışlıkla alınmakta. Besin zinciri içinde ilerleyerek hem canlı yaşamını tehdit etmekte hem de insan sağlığı için risk oluşturmakta. Şu an denizlerde mikroplastikten etkilenmeyen hiçbir nokta yok diyebiliriz. Bu global kirlilik problemi sadece bizim denizlerimizde etkili değil. Her geçen gün miktarı artıyor,bölgesel farklılıklar gösterebiliyor” dedi.

BALIKLARDA MİKROPLASTİK TESPİT EDİLDİ’

Karadeniz ve Marmara denizinde balık türlerinde mikroplastiğin etkilerini araştırdıklarını söyleyen Doç. Dr. Aytan “Denize giren büyük plastikler her geçen gün parçalanıp mikroplastikleri oluştururken ayrıca bu boyutta üretilmiş ya da kullanımları sırasında aşınarak o boyuta inmiş mikroplastikler denizler için büyük tehdit. Biz yaptığımız çalışmalar ile mikroplastiklerin dağılımı ve miktarlarını, akü- mülasyon alanlarını, kaynaklarını ve deneysel çalışmalar ile etkilerini araştırıyoruz. Yeni tamamladığımız çalışma ile ekolojik ve ekonomik öneme sahip Karadeniz’de 7 balık türünde, Marmara’da 12 balık türünü inceledik. İçlerinde palamut, mezgit, barbun, istavrit, zargana gibi balık türlerinin de yer aldığı incelenen tüm balık oluşturan zooplanktonda da mikroplastik tüketimi tespit ettik” diye konuştu.

‘KİLOMETREKAREDE1 MİLYONDAN FAZLAMİKROPLASTİK VAR’

Kilometrekarede 1 milyonun üzerinde mikroplastik olan Karadeniz’in kirliliğe karşı savunmasız bir deniz olduğunu ifade eden Doç. Dr. Aytan, şöyle konuştu: “Nehirler yoluyla sadece kıyısı olan 6 ülkenin değil, toplamda 22 ülkenin drenaj alanını oluşturuyor. Nehirler, kanalizayon, deniz kenarı ve nehir vadisine yapılan kaçak çöp, hafriyat boşaltım alanları, kıyı dolguları, balıkçılık faaliyetleri, yetersiz atık yönetimi başta olmak üzere çok çeşitli yollarla her geçen gün daha fazla plastik denizlerimize ulaşmakta. Ülkemizde hangi plaja giderseniz gidin attığınız her adımda plastiğe rastlıyorsunuz, bunlar geleceğin mikroplastiklerini oluşturuyorlar. Yağmur, rüzgar, fırtına ile denize taşınıyorlar, bir süre sonra yine aynı yollarla sahil şeridine ulaşıyorlar. Bu iki yüzey arasında gidip gelerek parçalanmaya ve daha fazla alanı etkilemeye devam ediyor.”

‘PANDEMİDE  PLASTİK  KİRLİLİĞİBOYUT KAZANDI’

Pandemi sürecinde değişen alışkanlıklarla plastik kirliliğinin yeni boyut kazandığını söyleyen Doç. Dr. Aytan, “Plastikler sadece su ürünlerinde yok. İçtiğimiz suda, soluduğumuz havada, işlenmiş her türlü gıda da şu an plastikler var. Etrafımız plastiklerle çeviri. Akıllıca kullanılması gereken ve mutlaka döngüsel ekonomiye tekrar sokulması gereken bir materyal fakat doğada ve denizde bu kadar fazla birikmesinin en büyük sebebi yanlış yönetilmesi. Bugüne kadar üretilen plastiklerin yüzde 9’u geri dönüştürülebilmiş, yüzde 12’si yakılarak bertaraf edilmiş, geriye kalan yaklaşık yüzde 80’lik kısmı doğada, bunun da büyük kısmı denizlerde sonlanmış durumda.

Acilen denizlere giren plastiğin miktarını azaltmak gerekli önlemleri almak zorundayız. Pandemi ile birlikte plastik kir- liliği yeni bir boyut kazandı. Mevcut yükün üzerine yenisi eklendi. Maske, eldiven gibi kişisel korunma ürünleri, internet alışverişi ile beraber artan alışveriş/kargo poşetleri, marketlerde kullanmak zorunda olduğumuz eldivenler, evlere yemek siparişleri ile artan ekstra plastik yükü şu an plastik kirliliğinin katlanarak artmasına neden olmakta. Mevcut yükün üzerine yenisi eklendi. Tüketim alışkanlıklarımızı gözden geçirmek durumdayız.

Bilmeliyiz ki kullandığımız her 10 plastikten 1’i mutlaka denizlerde sonlanmakta. Yaptığımız çalışmalarla hem bu kirlilikle mücadelede farkındalık oluşturmaya hem de karar vericilere yol göstermeyi amaçlıyoruz. Denizlerimize giren plastik miktarını azaltmak/durdurmak ve mevcut olanı uzaklaştırmak için acil yönetim stratejilerine ihtiyaç var” diye konuştu.

Rize Hemşin Spor Bilardo Takımı Türkiye Şampiyonu

Antalya’da düzenlenen Kulüpler 1. Lig müsabakalarında Hemşin Spor Şampiyon olarak, Porto’ da yapılacak olan Kulüpler Avrupa Şampiyonasında Ülkemizi ve Rize’ mizi temsil etme hakkı elde ettiler. 8 Nisan’da başlayan organizasyonda, Dünya Şampiyonu Bilardo oyuncuları; Semih Saygıner ve Tayfun Taşdemir gibi rakipleri geride bırakarak finale yükselen Hemşin Spor, finalde eşleştiği Elazığ Yol sporu 4-0 yenerek şampiyonluğa ulaştı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Hemşin Spor Bilardo oyuncusu ve basın sözcüsü Şefik İNCE, “2016 yılından beri Bilardo 1. Ligi’nde mücadele ediyoruz. İlçe olarak daha öncesinde yine Kulüpler Avrupa 2. si olarak Ülkemizin ve Rize’ mizi başarı ile temsil etmiştik. Takım Kaptanımız ve oyuncumuz Halim Doruk ile verdiğimiz emek mücadelesinin, Belediye başkanımız Halim Kazım Bekar, Kulüp Başkanımız Nadir İNCE ve yönetim kurulu üyelerimiz nezdinde destek bulması ile 1. Lig musabakarında Şampiyon olduk ve Ülkemizi Avrupa’da temsil etme hakkı elde ettik. Ben şahsım adına desteklerinden ötürü hepsine teşekkür ediyorum. Sırada inşallah Kulüpler Avrupa Şampiyonluğu var ” dedi. 

Haber Merkezi

RİZE-ARTVİN TABİPLER ODASINDAN AÇIKLAMA

Türkiye genelinde tehlikeli bir durumda seyreden Covid-19 hakkında Rize-Artvin Tabipler Odası tarafından bir açıklama yapıldı. Çaytoplamayagelenlere 10 gün karantina kesinlikle uygulanmalı.

Rize-Artvin Tabipler Odası Başkanı Doç. Dr. Kazım Şahin tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi.

‘’İlimizde gerek vaka sayısında gerekse hasta sayısında geçen aya oranla ciddi artışlar söz konusu.

Buna bağlı olarak da yoğun bakımlarda doluluk oranı yüzde yüzlere yaklaşmış durumda. Böyle gittiği takdirde ay sonuna doğru hasta seçmeye başlayacağız demektir.

Şubat ve Mart ayları başında defalarca yetkililere uyarı yapmamıza rağmen aşılama olmadan okulların bazı sınıflarında yüz yüze eğitimlere başlandı, geldiğimiz noktada eğitime yeniden ara verildi.

Bu arada hastalanan ve vefat edenlerin sorumluluğu kime yüklenecek.Canla başla çalışan sağlık çalışanlarının durumu salgının başlangıç dönemine dönmüş vaziyette.

Bütün bunlar zamanında söylenen tedbirleri uygulamayan ve her şeyi biz biliriz mantığıyla yürütmeye çalışan yetkililerin vurdumduymazlığından kaynaklanmaktadır.

Çözüm nedir

Peki, çözüm nedir? Çözüm belli zincir kırılana kadar tam kapanma olmalıdır. Bunu ilimiz için yapamıyorsak Rize’ye giriş çıkışların mutlak kontrolü gerekir.

Çay için il dışından gelecek işçi ve üreticilerden PCR istenmeli, geldikten sonrada 10 gün karantinada tutulmaları gerekir düşüncesindeyim.

Bu arada toplumun kendisinin de gerekli hassasiyeti gös- termesi gerekir. Zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmamalı, zorunlu hallerde de erkenden eve dönülmelidir. Mümkün olduğunca toplu taşıma kullanılmamalı, kalabalık toplu ulaşım araçlarına binilmemeli. Maskesiz kesinlikle dışarı çıkılmamalı. Eve döndükten sonra el temizliği mutlaka yapılmalı, günde birkaç kez gargara ile boğaz temizliği yapılarak virüsün bulaşması önlenebilir. Ayrıca düzenli uyku ve sağlıklı gıdalarla vücudumuzun direncini arttırmalıyız. Aşı- lama sırası gelen vatandaşların zaman geçirmeden aşılanması gerekir. Aşıya rağmen hastalığa yakalananlar aşısız kişilere göre daha kolay atlatıyorlar’denildi.

Haber-Foto: İsmet KÖSOĞLU

TORUNU OKUR; MERHUM ZAVENDİKLİ MUSTAFA YILDIZ HOCAEFENDİNİN HAYATINI KİTAPLAŞTIRDI

Rize’nin tanınmış eğitimcilerinden, Çayeli Büyükköy eski Belediye Başkanlarından, Milli Eğitim Bakanlığı Müşaviri yazar Mustafa OKUR, 19.10.2009 tarihinde vefat eden dayısı, Rize’nin devrinin tanınmış en saygın kanaat önderlerinden ve manevi dinamiklerinden olan, Zavendikli Mustafa Yıldız hoca efendinin vaazlarını ve hayatını anlatan iki cilt kitabı büyük beğeni topladı.

Merhum dayısı Zaven-dikli Mustafa Yıldız Hoca efendinin iki cilt halinde yayımlanan eserle ilgili yapmış olduğu çalışma süreci ve kaynakları hakkında ilgili bilgi veren, Milli Eğitim Bakanlığı Müşaviri Mustafa OKUR; Öncelikle merhum muhterem dayım Zavendikli Mustafa YILDIZ Hoca Efendi’nin 73 vaazının yer aldığı (Zavendikli Mustafa Yıldız Hoca efendinin Vaazları) isimli birinci eserle ilgili özet bilgileri aktarmış olayım. İlimizin kanat önderlerinden olan Zavendikli Mustafa YILDIZ Hoca Efendi’nin ablasını çocuğuyum. Üzerime düşen bu vazifeyi tam olmasa bile yerine getirmenin az da olsa mutluluğunu yaşamaktayım. Sizler de takdir edersiniz ki Hocamız gayet mütevazı, yüzüne bakan Allah’ı hatırlayan, kendisi bile konuşmasa duruşu ile bizlere birçok şeyler anlatan bir özelliği vardı.

Vaaz edeceği zaman sözlerinin kasete veya ses kayıt edici cihazlara alınmasını bile tasvip etmezdi. Bundan dolayıdır ki birçok vaazına ulaşmamız kolay olmamıştır. Yine de bu kadarına şükürler olsun. Elinde Hocamızın vaazlarından olan kişiler bunları bize ulaştırır ise biz de bunları vatandaşımızla buluşturabiliriz. Bu eserdeki vaazlarının hangi tarihte yapıldığını kesin olarak bilemiyoruz. Ama seneler az çok tahmin edilmektedir. O vaazlarında asla fetvaya göre hareket etmemiş olup her zaman ki gibi takva üzere yaşamış ve öyle de örnek olmuştur. Hayatta iken birçok vatandaşımızın meselesine çözüm yolları bulmuştur. Eserin elbette hataları vardır, bunların tarafımıza bildirilmesi hususunu sizlerden rica ederim. Merhum hocamızın birçok vaazından bulabildiklerimizi yazıya dökerek bu çalışmayı yaptık. Vaazlarının temininde bize yardımcı olan herkese teşekkür ederim. Aslında Hoca Efendi’nin vaaz için hazırlamış olduğu Osmanlıca yazılmış birçok vaaz notu daha vardır. Onları yayımlamak için benim yeterli becerim yoktu. O notlarda sadece vaaz edeceği ayetler ve hadisi şerifler yazılı olduğu için vaaz esnasında hangi sözleri söylediğini bilmediğimiz için bu notlarını farklı bir alanda değerlendirmemiz gerektiği kanaatindeyim.” şeklinde açık- ladı.

 Eğitimci-yazar Mustafa OKUR; ”Kaleme aldığım ikinci eserim ise; “Zavendikli Mustafa YILDIZ Hoca Efendi’nin Hayatı” simini taşımaktadır. İlimizin değişik alanlarında kendini yetiştirmiş, insanımıza faydalı olmuş bu değerli zatların maalesef kıymetleri- ni yaşadıkları süre içerisinde bile- miyoruz. Rahmetli olduktan sonra da eyvahlar para etmiyor. Oysa yaşadıkları süre içerisinde onlardan almamız gereken birçok daha faydalı ve aydınlatıcı bilgiler olabilir- dikanaatindeyim.

Bu eseri yazarken birçok kişinin görüşünden, resimlerinden, sosyal medyada yayımladık- ları sözlerinden istifade ettim. Kimisinden Hocamız hakkında özel yazılar yazmasını istedim. Eskiyi ve o eskimeyen hatıraları yeniden yaşamak için uzun bir süre çaba sarf ettim. İnşallah sizlerde memnun olurs nuz. Bana göre

Rize’mizde yaşamış olan büyük şahsiyetlerin isimleri, sadece din âlimleri değil, siyasi ve eğitim öğretim alanında katkısı olan herkesin ismi şehrimizin değişik köşelerinde yaşatılmalıdır. Yaşayan şahsiyetlerine sahip çıkmayanlar, gelecek nesillere maalesef hiç de güzel örnek olmazlar. Anadolu’nun birçok ilinde değişik isimler altında hatırı sayılan merhumların türbeleri veya isimleri bir şe- kilde yaşatılmaktadır. Somuncu Baba, Koyuncu Baba, vb. bizler de bu şehrin sakinleri olarak kendi değerlerimize sahip çıkmalıyız kanaatindeyiz.

Değişik kurum ve kuruluşlar öncülük yapan bu kişilerin tanıtılmasını üstlenmelidir. İlçe ilçe bu isimler tespit edilerek belki her biri bir kitap olmayabilir ama birleştirilerek güzel bir eser ortaya çıkacağını ümit etmekteyim. Bu arada kitapta yazısının olmasını isteyeceğiniz kişiler de olabilir, daha güzel resimler, daha güncel olaylar elbette olabilir.

Bu yaptığımız çalışma tamamen amatör bir ruhla yapılmış bir çalışmadır. Aslında bu tür eser ortaya konulmak istendiği zaman masraftan kaçınılmamalı, profesyonel fotoğrafçılar tutulmalı, özel pozlar çekilmeli, anlayacağınız masraftan kaçınılmamalıdır. Hataların düzeltilmesi için görüş ve düşüncelerinize her zaman hazırım. Selam ve dua ile Allah’a emanet olunuz.” diye açıkladı.

Eğitimci Yazar Mustafa OKUR kimdir? 1959 yılında Kocaeli ilinin Gölcük İlçesi’nde dün- yaya geldi. İlkokulu Gölcük Dum- lupınar İlkokulu ile Çayeli Büyükköy Merkez İlkokulu’nda bitirdi.

1970- 1975 yılları arasın- da Zavendik Kuran Kursu’nda Hafızlığını tamamladıktan sonra, bir müddet Arapça okudu. 1975- 1982 yılları arasında Rize Merkez İmam Hatip Ortaokulu’nu ve Lise kısmını bitirdi. 1982-1983 yılları arasında Ankara İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. Hazırlık ve 1. Sınıfı bu okul- da okuduktan sonra 1984- 1985 eğitim ve öğretim yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne yatay geçiş yaptı.

1987 yılında bu okuldan mezun olunca ilk görev yeri olan Bitlis ili Tatvan İlçesi Atatürk Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak atandı.

08 Ağustos 1992 yılında Rize İmam Hatip Lisesi’ne Meslek Dersleri Öğretmeni olarak atandı. Kısa zaman sonra müdür başyardımcılığı görevine atandı. Üç yıl bu görevi sürdürdü, sonra aynı okulda iki yıl daha öğretmenlik yaptı ve sonrasında 11. Aydan itibaren 1997 ile 05 Mayıs 1999 yılları arasında Rize İmam Hatip Lisesi’nde Müdürlük yaptı. O tarihte malum post modern darbe sonrası 28 Şubat sürecinde o dönemin İl Milli Eğitim Müdürü’nün tavsiyesi ve dönemin valisinin yetkisi ile Salarha Mehmet Akif ERSOY Lisesi’ne Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak sürgün edildi. İki yıl bu okulda görev yaptık- tan sonra Rize Merkez Kurtuluş İlköğretim Okulu’na Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni olarak atandı. Bu okulda iken Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yeniden yazılması düşünülen Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitaplarının yazım komisyonunda Rize ilimizi temsilen katıldı. Ve ekibi ile beraber 14 ünitede 6 birincilik kazanıldı.

28 Mart 2004 ve 29 Mart 2019 yılında yapılan Mahalli İdareler Seçimlerinde Çayeli İlçesi Büyükköy Beldesi’nden Adalet ve Kalkınma Partisi’nden Belediye başkanı seçildi.

Bu süreçte Büyükköy Belediyesi’ne ait 2004-2019 yılları arasında Belediye Faaliyet Raporlarını kitap haline getirerek yayımladı. Bu esnada Büyükköy Beldesi’ni tanıtıcı eserler kaleme aldı. Birçok dergi ve gazetede günlük yazıları yayımlandı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanmaktadır.

Memur Sen ve Eğitim Bir Sendikası’nın kurucu başkanıdır. Rize Anadolu İmam Hatip Lisesi Yaptırma ve Koruma Derneği üyeliği yaptı. Birçok hayır işlerinde öncülük yapmıştır.

Rize İRŞAD VAKFI Yönetim Kurulu üyesidir.

Yazdığı eserler: 1- Tarih- ten Günümüze Değişen, Gelişen Yeşil Büyükköy, 2- Şiirlerim, 3- Yılancıoğlu Mehmet Efendi’nin Beyitleri ve Açılamaları, 4- Concikli (Pekmezli Köyü) Tahir Efendi’nin Naatı (Müceddidi Mevlidi Şerifi) ve Açıklamaları, 5- Zavendikli Mustafa YILDIZ Hocaefendi’nin Vaazları ( 73 vaazını kapsıyor), 6- Zavendikli Mustafa YILDIZ Hocaefendi’nin Hayatı

  • Peygamberimi Seviyorum ( Basılmamış kitap Çocuklara yönelik şiir),
  • Yoruldum Anne (Basılmamış kitap),
  • Açılışından Günümüze Rize İmam Hatip Lisesi’nin 53. Yılı (Kitap basım aşamasındadır.)

Mustafa OKUR, bir oğlu rahmetli olmuş diğer oğlu sağdır. Halen Milli Eğitim Bakanlığı kadrosunda müşavir olarak görev yapmaktadır. Mustafa OKUR Tel: 0 533 664 37 49”

Haber-Foto: Bayram Ali KAVALCI

ÇAYKUR’UN YENİ SATINALMA DAİRESİ BAŞKANI ÖZKAN YALÇIN OLDU

Çaykur’da yeni göreve getirilen, Çaykur BİM Dairesi Başkanlığı, Çaykur Çay Tarım DairesiBaşkanlığı, Çaykur İdari ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığının ardından, Çaykur Satınalma Dairesi Başkanlığına da Özkan YALÇIN asaleten atandı.

Çaykur’un sevi- len yeni Satınalma Da- iresi Başkanı Özkan YALÇIN kimdir?

1967’de Rize’nin Fındıklı İlçesinde doğdu.

1990’da Atatürk Üni-versitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünü bitirdi.

Memurluk mesleğine ilk olarak, Fındıklı Ticaret Lisesi, Fındıklı Endüstri Meslek Lisesi ve Ortaöğretimde ücretli öğretmenlik yaptı.

Askerlik görevin den sonra 1992 yılında işçi kadrosunda Çaykur’da göreve başladı.

Çaykur’da yapılan sınavla 1994 yılında muhasebe memuru ola- rak memurluk görevine başladı.

Sırasıyla, Çaykur’daki görevleri; 1992-1994 yılları arasında Fındıklı Çay Fabrikasında işçi statüsünde, 1994-1996 yılları arasında Azaklı Çay Fabrikasında muhasebe memuru olarak, 1996-2001 yılları arasında Genel Müdürlük Merkez Muhasebe Müdürlüğünde muhasebe memuru olarak, 2001-2002 yıllarında Kalecik Çay Fabrikasında Uzman kadrosunda Muhasebe Kısım Müdür Vekili olarak görev yaptıktan sonra 2002 yılından bu yana Satın Alma Dairesi Başkanlığında görev yapmaktaydı.

2006 yılı başına kadar Satın Alma Şube Müdürlüğünde Uzman olarak raportörlük görevi, aynı yıl uzman olarak Satın Alma Şube Müdürlüğüne vekâlet, Şubat 2007 yılından itibaren de Şube Müdür Yard. Kadrosuyla aynı Müdürlüğe vekâlet etti.

2007 yılında yapılan görevde yükselme sınavında başarılı olduktan sonra Fındıklı Çay Fabrikası Muhasebe Kısım Müdürlüğüne Muhasebe Kısım Müdürü olarak asaleten atandı.

Aynı gün vekâlet’ten yürüttüğü, Satın Alma Şube Müdürü görevine asaleten atandı.

2007 yılından Mayıs 2019 yılına kadar aralıksız olarak yaklaşık 12 yıl Satın Alma Dairesi Başkanlığında İç Alımlar Şube Müdürü olarak görev yaptı.

Satın Alma Dairesi Başka- nı’nın 23.05.2019 tarihinde yaş haddinden emekli olması üzerine bu tarihten itibaren yaklaşık 2 yıl Satın Alma Dairesi Başkanlığına vekâlet ettikten sonra, 25 Mart 2021 tarihinde aynı göreve asaleten atandı. Yeni Daire Başkanı Yalçın, evli ve iki çocuk babasıdır.

Haber-Foto: Mustafa SAKLI

VİRÜS KIRMIZILIĞI DEVAM EDİYOR

Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 Virüsü tüm hızıyla bilhassa Doğu Karadeniz Bölgemizde etkisini sürdürüyor.

Bizim gibi birçok gazeteci arkada- şım ve başta İl Sağlık Müdürlüğümüz olmak üzere bütün idarecilerimiz defalarca tedbirlere uyalım çağrısında bulundu.

Yapılan çağrı ve duyurular adeta bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkıyor.

Görülen Virüs vakaları ortada. Açıklanan rakamların gerçekliği tartışılır ama gerçek olan tek şey var vaka sayısında azalma yok. Her geçen gün azalma yerine artışlar var.

Türkiye Vaka sayısında Avrupa’da birinci, dünyada ise Brezilya’dan sonra ikinci sırada. Mavi, sarı, turuncu şehirleri-

miz kalmadı, Doğu Karadeniz’in öncülük yaptığı Kırmızı 81 vilayete yayıldı.

Günlük vaka sayısı 50 bini geçerken vefat eden sayıları 3’lü rakamlarda dolaşıyor.

Dokunduğumuz her şeyden, yan yana konuştuğumuz her insandan bulaşma riski en üst seviyeye ulaştı.

Çoğunluk Rize’de olmak üzere bölgemizde önümüzdeki günlerde ÇAY toplamak için gurbetçiler yine yollara düşecek. Geçen yıl yaşananları unutmayalım. Tedbirler şimdiden önemle gözden geçirilmeli.

Yayılmayı önlemek için başka illerden Rize’ye gelecekler için acilen kontrol noktaları oluşturulmalı. Rize giriş ve çıkış- larında geçen yıl olduğu gibi ölçümler sık

bir şekilde yapılmalı, vakalı olanlar kesinlikle karantinaya alınmalı veya girişlerine izin verilmemeli.

Vaka artışlarının devam edeceği yönünde endişelerimiz var inşallah gerçek olmaz.

Aşılama çalışmaları devam ederken, virüse yakalanan insanlarımız için sağlık çalışanları gerçekten büyük bir özveri gösteriyor. Bizler hele gözlüklü insanlar maske takmada çok zorlanırken bütün gün boyunca maske ve astronot elbisesi içinde çalışan sağlıkçılarımızın hakkını ne yapsak ödeyemeyiz. Tedbirlere uyarak onların verdiği çabayı boşa çıkarmayalım.

Her geçen gün bu dalga daha da yayılıyor. Devletimiz tarafından katı tedbirler

alınmalı. Mesela şehirlerarası seyahatlere kısıtlama, haftada 1-2 değil 3-4 günlük sokağa çıkmama olabilir. Toplu taşıma araçlarında yolcu ve sefer sayılarında azaltmalar olabilir. Lokanta ve kahvehaneler kapalı ama burasını işletenlere de ekonomik yönden destek olunmalı. Kira ödeyen adam çalıştıran vergi veren işletmelere destek verilmeli.

Çözüm ne ise Yol yordam ne ise Sokağa çıkma yasağı ise o Gerekli cezai tedbirlerin artırılması ve uygulanmasıyla olacaksa o Belli ki bu iş bugüne kadar alınan tedbirlerle olmadı olmayacak da. Bu iş uyarmayla da cezayla da olmuyor. Salgın krizini en iyi yöneten ülkeler İsrail, Almanya Güney Kore ne yaptıysa onu yapmalıyız.

RİZE’YE YAZIK OLUYOR

2023’de hizmete açılacak Hastane Son yıllarda Rize gündemini ençok işgal eden konulardan birisi 2023 yılında hizmete açılacak sözü verilen 800 yataklı Rize Hastanesi.

Yakından takip edenler iyi biliyor önce taşınan Çay Paketleme yeri dendi, yok burası ufak daha büyük yer lazım denilerek sanki Konya Ovamız var gibi Rize’nin kıt arazisinde Ankara’nın talimatıyla 200-300 dönüm arazi aranmaya başlandı.

Kamuoyunun yönlendirmeleriyle Düzköy olsun, Salaha olsun diyerekten henüz yer bulunmamışken siyasilerimiz ani- den deniz doldurularak Gündoğdu’da yapılacağı müjdesini verince bayağı sevinmiştik.

2023 yılında hizmete açılacağı sözü verilen 800 yataklı Hastane ne durumda Rizeli kardeşlerim. Bu ara Taşlıdereden öteye geçemedim Gündoğdu’daki Karadeniz’de Hastane yapımına başlandı mı? Kısa süre önce Ordu’da ki Hastanenin ihalesi yapılarak çalışmalara başlanmış üstelik orada Cumhurbaşkanının köy evi de yok.

Rize’de Gazeteci yok mu? TRT ve Rize

Bölgemizde TRT yayını olarak her gün yayın yapan tek radyo var. TRT Trabzon Radyosunda her gün mü oluyor dinleyeme- diğim için bilmiyorum sabahları yayınlanan bölgenin gündemi var.

Bölgeden Radyo kanalıyla bölge il- lerinin haberlerini dinlemek güzel.

Bir ara ben ve B. Ali Kavalcı arkadaşımda bu gündem programına alınmıştık. Sonra ne olduysa beğenilmedik ki aranmadık.

Olabilir belki saçımız ağardı başımız kel diye beğenmediler ama başka kimse yok muydu?

Salı günü tesadüfen denk gelince dinledim.

TRT Radyosunda, Trabzon günde- mini gayet normal olarak Trabzon’dan bir Gazeteci arkadaşımız anlattı. Trabzon’un kı- demli gazetecisi değerli arkadaşım Yusuf Turgut Trabzon’un birçok konusunu detaylıca güzelce konuştu, kaç dakika olduğunu bilemem çünkü radyoyu açtığımda yayındaydı.

Trabzon gündeminden sonra Rize Gündemini hangi Gazeteci arkadaşımız söyleyecek diye beklerken baktım aynı arkadaşımız Rize’yi yalnız 2 atanmış doktor haberiyle geçiştirdi.

Ardından Artvin gündemi, baktım yine aynı arkadaş Yusufeli yangınından bahsediyor.

Devamla Gümüşhane gündemi geliyor ve yine Trabzon’daki arkadaşımız bölge illerinin gündemini dile getiriyor.

Ey TRT, el insaf, Rize’nin Artvin’in veya Gümüşhane’nin gündemini bildirecek Gazeteci bu illerde bulamadınız mı? Haber olduğunda ararsınız ama Radyoda telefonla gündem almak için bir Gazeteci bulamadınız öylemi?

TRT Trabzon Radyosunu kınıyorum.

Rize Merkezde ferahlık

Rize’de deniz dolgusunda yapılan çürük binaların yıkılması çok güzel oldu.

Merkezin ortası ferahladı.

Atatürk Caddesi esen deniz yeliyle üşüyor çünkü önü çok açıldı.

Çin Seddi gibi merkezi saran Kara- yollarının üst geçidi de olmasaydı bu alana hiç bina yapılmasın diyecektim.

Halil Bakırcı Başkan döneminde çok seslendirilen ve haklı olarak gündem- den hiç düşmeyen Belediye Blokları ve çevresinin yıkılmasının kolay olmadığını bilirim.Yıllarca uğraşıldı. Esnaf zor ikna edildi, mağdur olan yok mu elbette olacak ama güzel bir Rize için katlanmak zorundayız.

Bu yıkımda Rize’nin markaları Huzur, Liman, Durak lokantalarımız darma- dağın edildi. Bu lokantalar Rize’nin sembo- lüydü. Huzur’un Pidesindeki lezzet, Liman’ın sabah Kavurması, Durak’ın güler yüzlü hizmetini çok özleyeceğiz.

Halil Bakırcı’nın gündeme getirerek başlattığı proje Reşat Kasap döneminde hayat bulamadı ama biraz daha gecikti.

Reşat Kasap etrafını saran sarmalın içinden görev süresince ancak Atatürk Heykelini kaldırarak meydanı açma proje- siyle uğraştı.

Gelinen süreçte Hükümet desteğinden başka Belediye Başkanı Rahmi Metin ve ekibinin kararlı duruşu bu yıkım ça- lışmasında çok önemli yol aldı.

Yıkılamaz, yapılamaz denilen ger- çek bugün ortada.

Başkan Rahmi Metin ve ekibini bir kez daha kutluyorum, söz verdiği gibi 500 günde bu projenin hayata geçmesiyle mer- kez çok önemli bir görünüm ve temizliğe kavuşacaktır. Kolay gelsin Başkanım.

Rektör Karaman Fındıklı Uygulamalı Bilimler Yüksekokulunu Ziyaret Etti

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Fındıklı Uygulamalı Bilimler Yüksekokulunu ziyaret ederek yürütülen faaliyetler hakkında bilgi aldı.

Fındıklı Uygulamalı Bi- limler Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Önder Dilek ve Bölüm Başkanları ile bir araya gelen Rek- tör Karaman, mevcut durumları ye- rinde gözlemlemek ve gereksinimlerini tespit üzere incelemelerde bulundu.

Rektör Karaman yaptığı konuşmada, “İlçelerimizde bulu- nan yüksekokullarımızın ihtiyaç- larının belirlenmesi ve gereksinimlerinin karşılanması adına gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerimiz kapsamında incelemelerde bulunduk. Müdürümüz ve Bölüm Baş- kanı hocalarımızla birlikte mevcut durum, teknik ve fiziki altyapı çalışmalarımız ile ilgili istişarede bulunduk.” dedi.

xHaber-Foto: RTEÜ BASIN

İNGİLİZ CASUSUNUN İTİRAFLARI

Yukarıda köşe yazımın başlığı olan, “İngiliz Casusunun  İtirafları  ve  İngilizlerin  İslam  Düşmanlığı”  isimli kitap 128 sayfadan oluşmaktadır.

Hakikat Kitabevi tarafından yayımlanan ve 125’cı baskısı gerçekleştirilen bu kitap, Devletin resmi olarak FETÖ’nun bir Terör ve Casusluk Örgütü olduğu ortaya çık- tıktan  sonra,  “İngiliz  Casusunun  İtirafları  ve  İngilizlerin İslam Düşmanlığı” en çok okunan kitaplar arasında yerini aldı.

Kitabın özetinde tembih olarak , “Misyonerler, Hristiyanlığı yaymağa, Yahudiler, Talmûtu yaymağa, İstanbul’daki Hakikat Kitabevi, İslamiyet’i yaymağa, masonlar ise, dinleri yok etmeğe çalışıyorlar.

Aklı, ilmi ve insafı olan, bunlardan doğrusunu iz ‘an, idrak eder, anlar. Bunun yayılmasına yardım ederek, bütün insanların dünyada ve ahirette saadete kavuşmalarına  sebep  olur.  İnsanlara  bundan  daha  kıymetli  ve daha fâideli bir hizmet olamaz.

Bugün Hristiyanların ve Yahudilerin ellerindeki Tevrat ve İncil denilen din kitaplarının, insanlar tarafından yazılmış olduklarını kendi adamları da söylüyor.Kur’an-ı kerim ise, Allahü teâlâ tarafından gönderildiği gibi tertemizdir.

Bütün papazların ve hahamların, Hakikat Kitabevinin neşr ettiği bu kitapları dikkat ile ve insaf ile okuyup anlamağa çalışmaları lazımdır. “diye yazmaktadır.

Bu önemli kitabı ivedilikle okumanızı tavsiye ederim.

Bölgesel Amatör Lig (BAL) maçları ertelendi

Tür­ki­ye Fut­bol Fe­de­ras­yo­nu (TFF) Sağ­lık Ku­ru­lu ta­ra­fın­dan ya­pı­lan açık­la­may­la Böl­ge­sel Ama­tör Lig (BAL) maç­la­rı Mayıs ayına er­te­len­di.

Geç­ti­ği­miz sezon Ko­ro­na­vi­rüs (Ko­vid-19) sal­gı­nı ne­de­niy­le 15 Mart ta­ri­hin­den sonra oy­nan­ma­yan ve yeni se­zo­nun oy­nan­ma­sı için ay­lar­ca bek­le­ni­len Böl­ge­sel Ama­tör Lig (BAL) maç­la­rı bir kez daha er­te­len­di.
Özel­lik­le Eylül ayın­dan iti­ba­ren Süper Lig başta olmak üzere diğer pro­fes­yo­nel lig­le­rin oy­nan­ma­sın­dan do­la­yı, se­zo­na baş­la­nıl­ma­sı­nı is­te­yen bin­ler­ce Ama­tör fut­bol­cu için Şubat ayı için­de müj­de­li haber ve­ril­miş ve 29 Mart ta­ri­hin­de de Böl­ge­sel Ama­tör Lig için grup ku­ra­la­rı çe­kil­miş­ti.
9 böl­ge­de 52 grup­ta top­lam 266 ta­kı­mın 17 Nisan ta­ri­hin­de baş­la­ma­sı plan­la­nan lig­le­ri, TFF Sağ­lık Ku­ru­lu ta­ra­fın­dan ya­pı­lan açık­la­ma­sı ile Mayıs ayı son haf­ta­sı­na er­te­len­di.
Kurul ta­ra­fın­dan ya­pı­lan açık­la­ma­da, “Yeni ted­bir­le­ri zo­run­lu kılan mev­cut sü­reç­te, gerek şart­la­rın el­ve­riş­li ol­ma­dı­ğı ge­rek­se 266 ta­kı­mın ka­tı­lı­mı­nın söz ko­nu­su ol­du­ğu lig or­ga­ni­zas­yo­nu­nun yeni risk­ler ta­şı­dı­ğı ko­nu­sun­da Sağ­lık Ku­ru­lu görüş bir­li­ği­ne var­mış­tır.
Bu kap­sam­da, daha önce 17 Nisan’da baş­la­tıl­ma­sı plan­la­nan Böl­ge­sel Ama­tör Lig’in sağ­lık şart­la­rı uygun ol­du­ğu tak­dir­de Mayıs ayı­nın son haf­ta­sı baş­la­tıl­ma­sı uygun bu­lun­muş­tur.” de­nil­di.


Haber Merkezi

ÇAYKURSPORLU GENÇ GÜREŞCİLER ANTALYA’DAN ŞAMPİYON OLARAK DÖNDÜLER

Genç­lik ve Spor Ba­kan­lı­ğı, Tür­ki­ye Güreş Fe­de­ras­yo­nu ta­ra­fın­dan, 09-11 Nisan 2021 ta­rih­le­ri ara­sın­da, An­tal­ya Kemer Be­le­di­ye Spor Sa­lo­nun­da ger­çek­le­şen, 2021 Genç­ler Gre­ko-Ro­men Güreş Av­ru­pa ve Dünya Şam­pi­yon­la­rı Milli Takım Kamp Kad­ro­su Be­lir­le­me seç­me­le­rin­de, 77 ki­lo­da Çay­kurs­por Güreş (TOHM) Yük­sel SARIÇİÇEK ve 97 ki­lo­da Çay­kurs­por Güreş (TOHM) Mus­ta­fa OLGUN ya­rış­ma­nın Tür­ki­ye Şam­pi­yo­nu bi­rin­ci­li­ği­ni elde et­ti­ler.

Tür­ki­ye Güreş Fe­de­ras­yo­nu, Gre­ko-Ro­men Güreş Genç­ler Milli takım seç­me­le­ri adı al­tın­da, An­tal­ya Kemer’de ger­çek­le­şen Tür­ki­ye Şam­pi­yo­na­sın ’da, Çay­kurs­por gü­reş­çi­le­rin­den 60 ki­lo­da Bekir ATEŞ ve 67 ki­lo­da Nihat KARA Tür­ki­ye üçün­cü­lü­ğü ba­şa­rı­sı elde et­ti­ler.
Çay­kurs­por’lu bir başka genç gü­reş­çi 55 ki­lo­da Mü­ca­hit TİRYAKI ise, Şam­pi­yo­na­nın be­şin­ci­si oldu.
Çay­kurs­por Genç­ler Güreş ta­kı­mı mü­sa­ba­ka­la­rı­nın so­nun­da takım ha­lin­de şam­pi­yo­na­nın bi­rin­ci­li­ği­ni elde eden en ba­şa­rı­lı takım ol­du­lar.
Tür­ki­ye Güreş Fe­de­ras­yo­nu ve Çay­kurs­por Ku­lü­bü As Baş­ka­nı Mahir BİBE­ROĞ­LU, “Genç gü­reş­çi­le­ri­miz, ata spo­ru­muz bu mü­sa­ba­ka­lar­da or­ta­ya koy­muş ol­duk­la­rı ba­şa­rı­lı gü­reş­le­riy­le, elde etmiş ol­duk­la­rı bi­rin­ci­lik, üçün­cü­lük şam­pi­yon­luk­la­rıy­la, ül­ke­mi­ze, Rize’mize, Çay­kur’a ve ku­lü­bü­mü­ze gurur ya­şat­mış­lar­dır. Bu ba­şa­rı­da ku­lü­bü­mü­ze her daim ver­miş ol­duk­la­rı des­tek­ler­den do­la­yı, Çay­kurs­por Ku­lü­bü Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı sn. Yusuf Ziya ALİM’e ve yine görev gel­di­ği gün­den bu­gü­ne değin, Güreş spo­ru­na sağ­la­mış ol­du­ğu des­tek­ten do­la­yı, Rize Genç­lik ve Spor İl Mü­dü­rü sn.
Gür­han YIL­DIZ’a, şah­sım, Ant­re­nör­le­ri­miz ve spor­cu­la­rı­mız ola­rak şük­ran­la­rı­mı­zı su­nu­yo­ruz. ”dedi.


Ha­ber-Fo­to: Bay­ram Ali KA­VAL­CI

« Older Entries Recent Entries »