BERÂT GECESİ

Berat ge­ce­si, Şaban ayı­nın on be­şin­ci ge­ce­si­dir. Yani on dör­dün­cü günü ile on be­şin­ci günü ara­sın­da­ki ge­ce­dir. [Önü­müz­de­ki Cu­mar­te­si gü­nü­nü, Pazar gü­nü­ne bağ­la­yan gece Berat ge­ce­si­dir.]
Al­la­hü teâlâ, ezel­de hiç bir şey ya­rat­ma­dan önce, her şeyi tak­dir etti, di­le­di. Bun­lar­dan, bir yıl için­de ola­cak her şeyi, bu gece me­lek­le­re bil­di­rir.
Duhân sü­re­si, üçün­cü aye­tin­de me­alen “Biz onu [Kur’an-ı ke­ri­mi] mü­ba­rek bir ge­ce­de in­dir­dik” bu­yu­rul­du. Ehl-i sün­net âlim­le­ri “rah­me­tul­la­hi aley­him ecma’în” bu ayet-i ke­ri­me­yi tef­sir eder­ken, bu mü­ba­rek ge­ce­nin Berat ge­ce­si ol­du­ğu­nu ve Kur’an-ı ke­ri­min bir se­fer­de, top­lu­ca Levh-i mah­fu­za bu gece in­di­ril­di­ği­ni an­la­mış­lar­dır.
Ha­dis-i şe­rif­ler­de bu­yu­rul­du ki:
“Şa­ban-ı şe­ri­fin on be­şin­ci ge­ce­si olun­ca, o ge­ce­yi ihyâ edi­niz ve gü­nün­de oruç tu­tu­nuz! Mu­hak­kak ki, Al­la­hü teâlâ, “Mağ­fi­ret olun­mak is­te­yen yok mudur, mağ­fi­ret ede­yim? Rızık is­te­yen yok mudur, rızık ve­re­yim. Kim ne is­ter­se ve­re­yim!” bu­yu­rur. Bu hâl sa­ba­ha kadar devam eder.”
“Berat ge­ce­si­ni ga­ni­met, fır­sat bi­li­niz! Çünkü belli bir ge­ce­dir. Şaban’ın on be­şin­ci ge­ce­si­dir. Kadir ge­ce­si, çok büyük ise de, hangi gece ol­du­ğu belli de­ğil­dir. Bu gece (Berat ge­ce­sin­de) çok iba­det edi­niz. Yoksa kı­ya­met gü­nün­de piş­man olur­su­nuz.”
“Şaban ayı­nın on beşi ge­lin­ce, ge­ce­si­ni na­maz­la, gün­dü­zü­nü oruç­la ge­çi­ri­niz.”
Ayşe va­li­de­miz, Pey­gam­ber efen­di­mi­zin Berat ge­ce­sin­de, sa­ba­ha kadar iba­det et­ti­ği­ni gö­rün­ce sordu:
Ya Re­sû­lal­lah, Al­la­hü te­la­nın en sev­gi­li ku­lu­sun! Buna rağ­men niçin bu kadar ken­di­ni yo­ru­yor­sun?
Pey­gam­ber Efen­di­miz şöyle cevap verdi:
Ey Ayşe, ben şük­re­di­ci kul ol­ma­ya­yım mı? Ey Ayşe, sen bu ge­ce­de, ne ol­du­ğu­nu bilir misin?* Ayşe va­li­de­miz tek­rar sordu?
Bu ge­ce­nin diğer ge­ce­ler­den üs­tün­lü­ğü nedir ya Re­sû­lal­lah? Pey­gam­ber efen­di­miz şöyle cevap verdi: Bu sene için­de do­ğa­cak her çocuk, bu gece def­te­re ge­çi­ri­lir. Bu sene için­de öle­cek­le­rin isim­le­ri bu gece özel def­te­re ya­zı­lır. Bu gece her­ke­sin rızkı ter­tip edi­lir. Bu gece her­ke­sin ameli ve iş­le­ri Al­la­hü te­la­ya arz olu­nur.* Bir kimse, evin­den ay­rı­lıp yol­cu­lu­ğa çıkar. Hâl­bu­ki onun adı ya­şa­yan­lar def­te­rin­den, ölü­ler def­te­ri­ne ge­çi­ril­miş­tir. Gâfil ol­ma­ma­lı, bu ge­ce­yi mut­la­ka ihya et­me­li­dir. Kaza na­ma­zı kıl­ma­lı. Kur’an-ı kerim oku­ma­lı, dua, tövbe et­me­li, sa­da­ka ver­me­li, Müs­lü­man­la­rı se­vin­dir­me­li­dir. Bun­la­rın se­va­bı­nı ölü­le­re de gön­der­me­li­dir. Bu gece “Ya Rabbi, bize dünya ve ahi­ret sa­ade­ti ihsan eyle, bize hi­da­yet ver­dik­ten sonra, kalp­le­ri­mi­zi kay­dır­ma” diye dua et­me­li­dir. Berat ge­ce­niz mü­ba­rek olsun. Kay­nak: Hu­zu­ra Doğru…