Monthly Archives: Mart 2021

Rize’de ‘risk azaltma’ planıyla sel afetlerinde can ve mal kayıplarının nedenini belirlendi

İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı’nca pilot il se­çi­len Tür­ki­ye’nin en çok yağış alan ili Rize’de, bir yıl süren ça­lış­ma ile ‘İl Afet Risk Azalt­ma Planı’ (İRAP) ha­zır­lan­dı.

Rize’de yüzde 96’sı sel ve he­ye­lan­la­rın neden ol­du­ğu afet­ler­de, can ve mal kay­bı­nın ya­şan­ma ge­rek­çe­le­ri or­ta­ya ko­nu­lan plan­da, ha­ta­lı ev ve yer­le­şim yeri se­çim­le­ri, dere ya­tak­la­rı­na ev ya­pıl­ma­sı, je­olo­jik etüt ya­pıl­ma­dan açı­lan ha­ta­lı yol­lar, ev yapan va­tan­daş­la­rın hiç­bir uz­man­dan bilgi al­ma­dan rast­ge­le yer­le­re ev in­şa­sı gibi tes­pit­le­re yer ve­ril­di. Vali Kemal Çeber, “De­re­le­ri­mi­zin içe­ri­sin­den ev sök­mek is­te­mi­yo­ruz. Bunun için hep be­ra­ber mü­ca­de­le ede­ce­ğiz” dedi. İçiş­le­ri Ba­kan­lı­ğı Afet ve Acil Durum Yö­ne­ti­mi Baş­kan­lı­ğı’nca İl Afet Risk Azalt­ma Planı’ ça­lış­ma­la­rı­nın baş­la­tıl­ma­sı için pilot il ola­rak se­çi­len Rize’de doğal afet­ler du­ru­mun­da risk teş­kil eden so­run­lar tes­pit edi­le­rek, ‘İl Afet Risk Azalt­ma Planı’ ha­zır­lan­dı. 1 yıl­dır devam eden ça­lış­ma­lar­da Rize’de sel ve he­ye­lan­lar­da, risk teş­kil eden so­run­lar be­lir­len­di. Kent­te, yüzde 96’sı sel ve he­ye­lan­la­rın neden ol­du­ğu afet­ler­de, can ve mal kay­bı­nın ya­şan­ma ge­rek­çe­le­ri or­ta­ya ko­nul­du. 52 kurum ve ku­ru­luş ile kent­te­ki mes­lek oda­la­rı tem­sil­ci­le­ri­nin de önem­li katkı sağ­la­dı­ğı ça­lış­ma ve ana­liz­ler­de; ha­ta­lı ev ve yer­le­şim yeri se­çim­le­ri, dere ya­tak­la­rı­na ev ya­pıl­ma­sı, je­olo­jik etüt ya­pıl­ma­dan açı­lan ha­ta­lı yol­lar, ev yapan va­tan­daş­la­rın hiç­bir uz­man­dan bilgi al­ma­dan rast­ge­le yer­le­re ev in­şa­sı gibi tes­pit­le­re yer ve­ril­di.

VALİ: DE­RE­LERİMİZİN İÇERİSİNDEN EV SÖK­MEK İSTEMİYORUZ


Rize Va­li­si Kemal Çeber, kent­te il afet risk azalt­ma plan­la­rı için bir yıl­dır ça­lış­tık­la­rı­nı be­lir­te­rek, “Rize’nin afet fo­toğ­ra­fı­nı çek­tik. Afet risk­le­ri­ni or­ta­ya çı­ka­ran çok kap­sam­lı ve çok de­tay­lı bir plan or­ta­ya koy­duk. Bun­dan sonra Rize’de ya­pı­la­cak tüm ya­tı­rım­lar ‘İl Afet Risk Azalt­ma Planı’ dik­ka­te alı­na­rak ya­pı­la­cak. De­re­le­ri­mi­zin içe­ri­sin­den ev sök­mek is­te­mi­yo­ruz. Artık her sene sel gel­di­ğin­de, o selle be­ra­ber giden köp­rü­ler, kamu ya­tı­rım­la­rı ve özel ya­tı­rım­la­rı is­te­mi­yo­ruz. En önem­li­si de can kaybı is­te­mi­yo­ruz. Bunun için hep be­ra­ber mü­ca­de­le ede­ce­ğiz. Aynen vi­rüs­le mü­ca­de­le gibi afet mü­ca­de­le­si de top­lu­mun tüm ke­sim­le­ri­ni kap­sa­yan bir mü­ca­de­le­dir. Top­lum­sal ola­rak bu mü­ca­de­le­yi yap­maz­sak hiç­bir ku­ru­mun tek ola­rak bu yükün al­tın­dan kalk­ma­sı müm­kün de­ğil­dir” dedi.

‘RİZE AFET­LER­DEN ÇOK ÇEKTİ’

Rize’nin afet­ler­den çok çeken bir vi­la­yet ol­du­ğu­nu söy­le­yen Vali Kemal Çeber, “Özel­lik­le su kay­nak­lı doğal afet­ler­den he­ye­lan, kaya düş­me­si ve sel gibi afet­ler­de Tür­ki­ye’de li­de­riz. Yıl­lık or­ta­la­ma 620 ci­va­rın­da irili ufak­lı afe­ti­miz olu­yor. Bir veya iki büyük afet ya­şa­rız. Ma­ale­sef can ka­yıp­la­rı­mız da olur. Hem coğ­ra­fi öze­lik­le­ri­miz hem fi­zi­ki şart­la­rı­mız, Rize’yi ve bu böl­ge­yi bu an­lam­da çok zor­lu­yor. Biz de bunun için her türlü ted­bi­ri almak için gay­ret edi­yo­ruz. Bu yıl ‘afet far­kın­da­lık eği­tim yılı’dır. İnsan­la­rı bi­linç­len­dir­me nok­ta­sın­da eli­miz­den gelen ne varsa ya­pa­ca­ğız” diye ko­nuş­tu.

‘RTEÜ’DE HE­YE­LAN UY­GU­LA­MA VE ARAŞ­TIR­MA MER­KEZİ KUR­DUK’


Rize Va­li­li­ği ile Recep Tay­yip Er­do­ğan Üni­ver­si­te­si (RTEÜ) ara­sın­da ‘Afet Far­kın­da­lık Eği­tim İşbir­li­ği’ pro­to­ko­lü im­za­lan­dı­ğı­nı be­lir­ten RTEÜ Rek­tö­rü Prof. Dr. Hü­se­yin Ka­ra­man da, “Bizim bir gö­re­vi­miz de bu­lun­duğu­muz top­lu­mun so­run­la­rıy­la il­gi­len­mek ve çözüm üret­mek­tir. İlimiz afet­ler ko­nu­sun­da has­sas bir il. Her yağ­mur yağ­dı­ğın­da türlü sı­kın­tı­lar ya­şı­yo­ruz. Çö­züm­ler nok­ta­sın­da ça­lış­ma­lar ya­pı­yo­ruz.
Üni­ver­si­te ola­rak yak­la­şık bir ay önce He­ye­lan Uy­gu­la­ma ve Araş­tır­ma Mer­ke­zi kur­duk” diye ko­nuş­tu.

HER YAĞ­MUR­DA KOR­KU­YO­RUZ’


Yöre sa­ki­ni İsmail To­pa­loğ­lu, “Bu­ra­da bi­raz­dan ba­kar­sın yağ­mur yağar, bir afet olur. Bu bölge afet­ler­den çok çekti. Benim de ara­zim he­ye­lan se­be­biy­le zarar gördü. Daha fazla can kaybı, mal kaybı ol­ma­dan çözüm bu­lun­ma­sı lazım” dedi.
Meh­met Yıl­maz ise, “Her yağ­mur­da kor­ku­yo­ruz, de­re­le­rin taş­ma­sın­dan en­di­şe edi­yo­ruz. Yan­lış yer­le­re evler ya­pı­yo­ruz, fazla ya­ğın­ca de­re­ler tı­ka­nı­yor ve önün­de ne varsa zarar ve­ri­yor. Artık ka­lı­cı çö­züm­ler üret­mek gerek” diye ko­nuş­tu.

Haber Merkezi

Rize İl Özel İdaresi Yargıyı da dinlemiyor Bakanı da!

Da­nış­tay’ın iptal et­ti­ği ve yü­rüt­me­nin dur­du­rul­ma­sı ka­ra­rı ver­di­ği Yeşil Yol’da ısrar eden Rize İl Özel İda­re­si, 2025 yı­lı­na kadar Yeşil Yol kap­sa­mın­da 12 adet yol iha­le­si ya­pa­cak. Ara­lık 2020’de ha­zır­la­nan 2020-2024 St­ra­te­jik Plan­da yer alan ya­tı­rım prog­ra­mın­da Yeşil Yol ıs­ra­rı­nı sür­dü­ren Rize İl Özel İda­re­si ile Va­li­lik, mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı uy­gu­la­ma­dı­ğı gibi Bakan’ın “mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı uy­gu­la­yın” şek­lin­de­ki ta­li­ma­tı­nı da din­le­mi­yor.

Ko­nuy­la il­gi­li ola­rak Çevre ve Şe­hir­ci­lik Ba­ka­nı Murat Kurum’a 16.07.2020 tarih ve 7/32487 Esas Sa­yı­lı Ya­zı­lı Soru Öner­ge­si ile bazı so­ru­lar yö­nel­ten CHP İstan­bul Mil­let­ve­ki­li Meh­met Be­ka­roğ­lu, Bakan’ın öner­ge­ye ver­di­ği ce­vap­ta, il mü­dür­lük­le­ri­ne “Mah­ke­me ka­rar­la­rı­na uygun işlem tesis et­me­le­ri” yö­nün­de ver­di­ği ta­li­ma­tı ha­tır­lat­tı. Be­ka­roğ­lu, Rize Va­li­li­ği ve İl Özel İda­re­si­nin yargı ka­rar­la­rı­nı uy­gu­la­ma­dı­ğı gibi Bakan’ın ta­li­ma­tı­nı da din­le­me­di­ği­ni be­lir­te­rek, ye­ni­le­ye­rek ver­di­ği soru öner­ge­sin­de, “Yeşil Yol kap­sa­mın­da bu­lu­nan, yay­la­la­rı tah­rip eden yol in­şa­at­la­rı mah­ke­me ka­rar­la­rı­na ve Bakan’ın ‘mah­ke­me ka­rar­la­rı­na uyul­ma­sı” ta­li­ma­tı­na rağ­men devam et­mek­te­dir. Yeşil Yol pro­je­si­nin uy­gu­la­yı­cı ku­ru­lu­şu olan DOKAP’ın 2021-2023 Eylem Planı Bel­ge­sin­de yay­la­lar­da yeni yol in­şa­at­la­rın­dan söz edil­mi­yor olsa da Rize İl Özel İda­re­si­nin Ara­lık 2020’de ha­zır­la­mış ol­du­ğu 2020-2024 St­ra­te­jik Pla­nın­da Tu­rizm Yol­la­rı ve Yeşil Yol­la­rın Ya­pı­mı baş­lı­ğı al­tın­da 2025 yı­lı­na kadar 12 adet yol iha­le­si ya­pı­la­ca­ğı be­lir­til­mek­te­dir.” dedi.
Rize İl Özel İda­re­si ve Rize Va­li­li­ği­nin yargı ka­rar­la­rı­nı umur­sa­ma­dı­ğı gibi, Bakan’ın yargı ka­rar­la­rı­na uyul­ma­sı yö­nün­de­ki ta­li­ma­tı­nı da dik­ka­te al­ma­dı­ğı­nı ifade eden Be­ka­roğ­lu, Bölge hal­kı­nın, mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı uy­gu­la­ma­yan yet­ki­li­le­re olan gü­ve­ni­ni yi­tir­di­ği­ni, artık mah­ke­me ka­rar­la­rı­nın da bir et­ki­si­nin ol­ma­dı­ğı in­ti­ba­ına ka­pıl­dı­ğı­nı vur­gu­la­ya­rak, Bakan Kurum’dan şu so­ru­la­rı­na cevap is­te­di:

  1. Rize İl Özel İda­re­si, St­ra­te­jik Bel­ge­de be­lir­til­di­ği gibi yeşil yol kap­sa­mın­da yeni yol iha­le­le­ri ya­pa­cak mıdır?
  2. Yar­gı­nın iptal ve yü­rüt­me­yi dur­dur­ma ka­rar­la­rı­na rağ­men Rize İl Özel İda­re­si­nin yeşil yol ıs­ra­rı­nın ne­de­ni nedir?
  3. Bakan ola­rak mah­ke­me ka­rar­la­rı­nın uy­gu­lan­ma­sı yö­nün­de ver­di­ği­niz ta­li­ma­tı Rize İl Özel İda­re­si­nin ye­ri­ne ge­tir­me­me se­be­bi nedir?
  4. Rize Va­li­li­ği ile İl Özel İda­re­si; Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Hü­kü­me­ti­nin, Ana­ya­sa­sı­nın, Ya­sa­la­rı­nın ve Yar­gı­sı­nın üze­rin­de yahut dı­şın­da mıdır?
  5. Mah­ke­me ka­rar­la­rı­nı uya­rı­nı­za rağ­men uy­gu­la­ma­yan Rize İl Özel İda­re­si ve Rize Va­li­li­ği hak­kın­da so­ruş­tur­ma aça­cak mı­sı­nız?
    Haber: Mus­ta­fa SAKLI

RİZE KÜLTÜR VE SANAT AKADEMİSİ EĞİTİM VERMEYE BAŞLADI

Rize Türk Te­le­kom Güzel Sa­nat­lar Li­se­si­nin ar­dın­da, Aydın Adnan Men­de­res Üni­ver­si­te­si Müzik Öğ­ret­men­li­ği Bö­lü­mü me­zu­nu, Ri­ze­li Eği­tim­ci, Sa­nat­çı İsmail Mü­ca­hit ÖKSÜZ ta­ra­fın­dan açı­lan, Rize Kül­tür ve Sanat Aka­de­mi­si eği­tim ver­me­ye baş­la­dı.

Rize Mer­kez Kazım Ka­ra­be­kir Cad­de­si Ku­yum­cu­lar Sokak, Şe­hir­li iş ha­nın­da, Güzel Sa­nat­lar Li­se­si Ha­zır­lık Üni­ver­si­te Sı­nav­la­rı­na Ha­zır­lık Müzik Ders­le­ri, Nota, Sol­fej Eği­ti­mi ve Ritim ders­le­ri­nin ve­ril­di­ği Aka­de­min ku­ru­cu sa­hi­bi, Eği­tim­ci, Sa­nat­çı İsmail Mü­ca­hit ÖKSÜZ, “Ala­nın­da Üni­ver­si­te me­zu­nu öğ­ret­men kad­ro­muz­la eğit­tim veren, Rize Kül­tür ve Sanat Aka­de­mi­miz de 4 yaş­tan iti­ba­ren tüm yaş grup­la­rı­na uygun müzik eği­tim­le­ri, Enst­rü­man eği­tim­le­ri ver­me­yi he­def­le­yen özel bir müzik oku­lu­muz­dur. Aka­de­mi­miz de her türlü çalgı aleti bu­lun­mak­ta­dır.
Müzik Öğ­ret­me­ni ola­rak şah­sın ve diğer pro­fes­yo­nel müzik eği­tim­ci­le­ri­miz ta­ra­fın­dan tüm ders­le­ri bi­re­bir ki­şi­ye özel ola­rak ver­mek­te­yiz. Rize Kül­tür ve Sanat Aka­de­mi­si mü­zi­ğe ve Enst­rü­man çal­ma­ya te­orik bil­gi­ler da­hi­lin­de baş­la­yıp son­ra­sın da uy­gu­la­ma­lı ola­rak eği­tim­le­re devam et­mek­te­yiz. Eği­tim sü­re­sin­ce dü­zen­li ola­rak her ders­ten sonra öğ­ren­ci­le­rin se­vi­ye­si­ni ve iler­le­me­si­ni tes­pit etmek için öğ­ret­men­ler ta­ra­fın­dan kayıt al­tı­na alın­mak­ta­dır. Rize Kül­tür ve Sanat Aka­de­mi­miz, Rize ‘ de Müzik eği­ti­mi­ni, Müzik kül­tü­rü­nü, Sanat kül­tü­rü­nü art­tır­ma­yı, her türlü müzik ter­ci­hi­nin ya­nın­da yöre mü­zi­ği­ni de ge­liş­tir­mek ve sa­hip­len­mek­le bir­lik­te, çev­re­ye du­yar­lı, ol­duk­ça hoş­gö­rü­lü, say­gı­lı, nazik bi­rey­ler ola­rak genç­le­ri­mi­zi ye­tiş­tir­me­yi ilk hedef ola­rak gör­mek­te­dir.” şek­lin­de açık­la­dı.


Ha­ber-Fo­to: Bay­ram Ali Ka­val­cı

GENÇLERİN İNTERNET DÜNYASI

Bil­gi­sa­yar, in­ter­net, fa­ce­bo­ok ve twit­ter ba­ğım­lı­lı­ğı, te­le­viz­yon, cep te­le­fo­nu gibi ol­maz­sa olmaz hale gelen araç­lar, gü­nü­müz genç­li­ği­nin temel so­run­la­rı ola­rak gö­rül­mek­te­dir. Gü­nü­müz­de ço­cuk­la­rın ve genç­le­rin elin­den cep te­le­fo­nu düş­mü­yor.
Evde, so­kak­ta, yolda ve ara­ba­da, yani her yerde cep te­le­fo­nuy­la sü­rek­li ko­nu­şu­yor­lar ya da dur­ma­dan bir yer­le­re mesaj çe­ki­yor­lar, gelen me­sa­jı oku­yor­lar. Ço­cuk­lar ve genç­ler için ev; in­ter­net demek, te­le­viz­yon de­mek­tir, hayat oyun ala­nı­dır, nefse hoş gelen özel­lik­ler­dir. Bu bağ­lam­da genç­lik; te­le­viz­yon­suz, mü­zik­siz, film­siz, in­ter­net­siz, çet­siz ve cep­siz bir ya­şan­tı­yı artık dü­şü­ne­mi­yor. Genç­le­rin tek­no­lo­jik ay­gıt­la­rı aşırı ve uy­gun­suz kul­la­nı­ma karşı bil­gi­len­di­ril­me­si, oluş­ma­sı muh­te­mel so­run­la­rı azal­ta­cak­tır.
Ana-ba­ba­la­rın; çocuk ve genç­le­rin sağ­lı­ğı­nı ko­ru­mak ve güç­len­dir­mek, so­rum­lu­luk duy­gu­la­rı ve öz gü­ven­le­ri­ni ge­liş­tir­mek, boş za­man­la­rı­nı olum­lu yönde de­ğer­len­dir­mek, top­lum­sal­laş­ma­la­rı­na yar­dım­cı olmak, ken­di­le­ri­ni yö­ne­te­bil­me­le­ri­ni sağ­la­mak, uyum­lu, ba­şa­rı­lı ve ah­lâk­lı birer birey ol­ma­la­rı­na yar­dım­cı olmak gibi temel gö­rev­le­ri­ni unut­ma­ma­la­rı ge­re­kir.
İnter­net ama­cı­nın dı­şın­da ve ol­duk­ça uzun sa­at­ler­ce kul­la­nı­lır­sa, ba­ğım­lı­lık­la bir­lik­te kötü ah­lâ­ka sebep olur, aile­den uzak tutar, obez yapar, ki­şi­yi tem­bel­leş­ti­rir. Or­gan­la­rın uzun zaman ha­re­ket­siz ka­lın­ma­sı so­nu­cu vü­cu­dun belli nok­ta­la­rın­da ve bir kısım or­gan­lar­da ki­reç­le­me ve ha­re­ket­siz­li­ğe neden olur.
Bugün gör­sel ve ya­zı­lı med­ya­da hemen her gün fa­ce­bo­ok gibi in­ter­net­te ya­pı­lan sanal soh­bet or­tam­la­rı bir­çok ev­li­li­ğin yı­kıl­ma­sı­na sebep olu­yor. Bu sa­yı­lan­la­rın dı­şın­da, in­ter­ne­tin daha bir­çok za­rar­la­rı da var­dır. Çocuk ve genç­le­rin bil­gi­sa­yar ve in­ter­net­le olan iliş­ki­si, ca­ğı­mı­zın ge­re­ği ola­rak, ka­çı­nıl­maz hale gel­miş­tir. Bu se­bep­le hem ken­di­mi­zi, hem de ço­cu­ğu­mu­zu bil­gi­sa­yar kul­la­nı­mı ko­nu­sun­da di­sip­li­ne etmek ve ya­pı­la­cak­la­rı plan­la­mak ge­re­kir. Can­sız hiç­bir şey kendi ba­şı­na ne fay­da­lı­dır ne de za­rar­lı. Fayda veya za­ra­rı, sizin onu nasıl kul­lan­dı­ğı­nı­za bağ­lı­dır. Do­la­yı­sıy­la in­ter­net kul­la­nı­mı­na çok dik­kat et­me­li­yiz.

Kay­nak: Genç­le­rin Dün­ya­sı

KİM, NASIL ANT İÇİYOR?

Dün­ya­da­ki bir­çok ül­ke­de okul­lar­da öğ­ren­ci­ler, ana­oku­lun­dan 12. sı­nı­fa kadar her sabah derse baş­la­ma­dan önce “bağ­lı­lık ye­mi­ni” edi­yor.
ABD’de ço­cuk­lar sı­ra­la­rın­da ayağa kal­kı­yor ve sağ el­le­ri­ni kalp­le­ri­nin üze­ri­ne ko­ya­rak ant içi­yor­lar. Ül­ke­de öğ­ren­ci­le­rin bir­ço­ğu ta­ra­fın­dan oku­nan ve 1892 yı­lın­da Fran­cis Bel­lamy ta­ra­fın­dan ya­zı­lan ant ise şöyle:
“Ame­ri­ka Bir­le­şik Dev­let­le­ri’nin bay­ra­ğı­na ve onun tem­sil et­ti­ği cum­hu­ri­ye­te bağ­lı­lık ye­mi­ni edi­yo­rum: Tan­rı­nın gö­ze­ti­min­de tek ve bö­lün­mez bir mil­let, her­ke­se öz­gür­lük ve ada­let.”
Mek­si­ka’da, ana­oku­lun­dan or­ta­oku­la kadar tüm okul­lar­da ve bazı li­se­ler­de haf­ta­da bir olmak üzere her pa­zar­te­si bir tören ya­pı­lı­yor. Tö­ren­de ülke bay­ra­ğı gön­de­re çe­ki­le­rek ulu­sal marş oku­nu­yor. Bu tö­ren­de öğ­ren­ci andı oku­mak da zo­run­lu. Öğ­ren­ci­le­rin sağ el­le­ri­ni göğüs hi­za­sın­da tu­ta­rak andı oku­ma­la­rı ge­re­ki­yor.
“Mek­si­ka’nın bay­ra­ğı, kah­ra­man­la­rı­mı­zın mi­ra­sı, ata­la­rı­mı­zın ve kar­deş­le­ri­mi­zin bir­li­ği­nin sim­ge­si. Ha­yat­la­rı­mı­zı ada­dı­ğı­mız ana­va­ta­nı­mı­zı in­san­cıl ve cö­mert bir ba­ğım­sız ülke yapan öz­gür­lük ve ada­let de­ğer­le­ri­ne sadık kal­mak için ant içi­yo­ruz.”
Fi­li­pin­ler’de her sabah (Ge­nel­lik­le Pa­zar­te­si, ama bazı yer­ler­de haf­ta­nın başka bir günü ola­bi­li­yor) ulu­sal mar­şın ar­dın­dan ülke bay­ra­ğı­na “bağ­lı­lık ye­mi­ni” etmek zo­run­lu. Yemin sı­ra­sın­da öğ­ren­ci­ler sağ el­le­ri­ni omuz hi­za­sı­na kal­dı­ra­rak avuç­la­rı­nı açı­yor­lar. Andın söz­le­ri ise şöyle:
“Ben bir Fi­li­pin­li­yim. Fi­li­pin­le­rin bay­ra­ğı­na ve onun tem­sil et­ti­ği ül­ke­ye bağ­lı­lık andı içi­yo­rum. Gurur, ada­let ve öz­gür­lü­ğün ol­du­ğu bir ulus için. Tanrı için. İnsan­lar için. Doğa ve ülke için.”
Hin­dis­tan da zo­run­lu öğ­ren­ci an­dı­nın ol­du­ğu ül­ke­ler­den biri. Her sabah top­la­nan öğ­ren­ci­le­rin oku­du­ğu ant ise şöyle:
“Hin­dis­tan benim ül­kem­dir. Tüm Hint­li­ler benim kar­deş­le­rim­dir. Ül­ke­mi se­ve­rim ve onun zen­gin mi­ra­sın­dan gurur du­ya­rım. Her zaman buna değer ol­ma­ya ça­lı­şa­ca­ğım. Ebe­veyn­le­ri­me, öğ­ret­men­le­ri­me ve tüm yaş­lı­la­ra saygı duyup her­ke­se hür­met ede­ce­ğim. Ül­ke­me ve in­san­la­rı­ma bağ­lı­lık ye­mi­ni edi­yo­rum. On­la­rın mut­lu­lu­ğu ve re­fa­hı benim mut­lu­lu­ğum­dur.”
Sin­ga­pur’da il­ko­kul ve or­ta­okul dü­ze­yin­de­ki tüm okul­lar­da, ders­ler baş­la­ma­dan önce top­la­nan öğ­ren­ci­ler her gün ulu­sal marşı ve ar­dın­dan ulu­sal andı oku­yor. Açık ha­va­da ya­pı­lan tören, her tür hava şar­tın­da ger­çek­le­şi­yor. Ant sı­ra­sın­da öğ­ren­ci­ler sağ yum­ruk­la­rı­nı kalp­le­ri­nin üze­ri­ne koy­mak zo­run­da­lar. Sin­ga­pur ulu­sal an­dı­nın söz­le­ri ise şöyle:
“Biz, Sin­ga­pur va­tan­daş­la­rı, ır­kı­mız, di­li­miz ya da di­ni­miz ne olur­sa olsun, bir olmuş in­san­lar ola­rak ada­le­te ve eşit­li­ğe da­ya­nan de­mok­ra­tik bir top­lum ya­rat­mak için ve aynı za­man­da ulu­su­mu­zun mut­lu­lu­ğu, re­fa­hı ve iler­le­me­si için ant içe­riz.”
Öğ­ren­ci andı ya da An­dı­mız, Tür­ki­ye’deki il­köğ­re­tim okul­la­rın­da 1933-2013 yıl­la­rı ara­sın­da her sabah öğ­ren­ci­ler derse gir­me­den oku­tul­muş olan ant­tır. Ku­ru­lu­şun­dan beri KKTC’de oku­tul­ma­ya devam edil­mek­te­dir.
Dö­ne­min Millî Eği­tim Ba­ka­nı Reşit Galip ta­ra­fın­dan ha­zır­lan­dı ve 1933 yı­lın­da uy­gu­la­ma­ya ko­nul­du. Daha sonra 1972 ve 1997 yı­lın­da çe­şit­li de­ği­şik­lik­le­re uğ­ra­ya­rak bu­gün­kü ha­li­ni aldı.
Çözüm sü­re­ci kap­sa­mın­da ya­pı­lan yasal de­ği­şik­lik­ler­le, HDP’nin de ta­le­bi doğ­rul­tu­sun­da 2013’te Tür­ki­ye’de okul­lar­da okun­ma­sı uy­gu­la­ma­sı­na son ve­ril­di. Türk Eği­tim Sen’in uy­gu­la­ma­nın son­lan­dı­rıl­ma­sı­na iliş­kin ola­rak Da­nış­tay’da aç­tı­ğı da­va­nın so­nu­cun­da Da­nış­tay 8. Da­ire­si, 2018 yı­lın­da oy çok­lu­ğuy­la al­dı­ğı ka­rar­da, andı yü­rür­lük­ten kal­dı­ran dü­zen­le­me­nin ip­ta­li­ne karar verdi. Ancak bu karar, yü­rüt­me ta­ra­fın­dan uy­gu­la­ma­ya alın­ma­dı. Millî Eği­tim Ba­kan­lı­ğı, ka­ra­rı tem­yiz etti ve dosya Da­nış­tay İdari Dava Da­ire­le­ri Ku­ru­lu­na geldi. Kurul, Mart 2021’de iti­ra­zı oy çok­lu­ğuy­la kabul ede­rek, Da­nış­tay 8. Da­ire­si­nin yö­net­me­li­ği iptal eden ka­ra­rı­nı kal­dır­dı. Okul­lar­da An­dı­mız’ın okun­ma­sı­nın öğ­ren­ci dav­ra­nış­la­rı üze­rin­de de önem­li bir et­ki­si ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­rum. Sabah zilin çal­ma­sıy­la oyun, eğ­len­ce, ko­şuş­tur­ma ye­ri­ni bir cid­di­ye­te, dik­ka­te bı­ra­kır­dı. Bütün öğ­ren­ci­ler bah­çe­de sıra olur­lar­dı. Sonra hep be­ra­ber An­dı­mız oku­nur­du; baş­lar yu­ka­rı­da, göz­ler çak­mak çak­mak…
“Türk’üm, doğ­ru­yum, ça­lış­ka­nım,
İlkem: kü­çük­le­ri­mi ko­ru­mak, bü­yük­le­ri­mi say­mak, yur­du­mu, mil­le­ti­mi özüm­den çok sev­mek­tir.
Ülküm: yük­sel­mek, ileri git­mek­tir.
Ey Büyük Ata­türk!
Aç­tı­ğın yolda, gös­ter­di­ğin he­de­fe dur­ma­dan yü­rü­ye­ce­ği­me ant içe­rim.
Var­lı­ğım Türk var­lı­ğı­na ar­ma­ğan olsun.
Ne mutlu Türk’üm di­ye­ne!”
Öğ­ren­ci­le­rin yü­zün­de ‘okul­da­yım, ders­le­re ha­zı­rım’ cid­di­ye­ti ve mut­lu­lu­ğu olu­şur­du.
Bu ruhla ders­le­re gi­rer­di öğ­ren­ci­ler. Öğ­ret­men­ler de…
Şimdi mi?
Ne sen sor, ne de ben söy­le­ye­yim.