RİZE’NİN KURTULUŞU KUTLU OLSUN

2 Mart 1918 Rize’nin kur­tu­lu­şu. Rize ili­nin adı ile il­gi­li ola­rak de­ği­şik gö­rüş­ler ileri sü­rül­müş­tür; Yu­nan­ca pi­rinç an­la­mı­na gelen Rhi­sos, Rumca ‘da “RIZA” ola­rak dağ eteği an­la­mın­da kul­la­nıl­mış­tır. Os­man­lı­ca ‘da ise “RİZE” ufak kı­rın­tı, dö­kün­tü an­la­mın­da­dır. Ay­rı­ca Er­zin­can’ın Sa­ka­lar dö­ne­min­de­ki “Eriza” olan adı­nın ba­şın­da­ki “e” se­si­nin düş­me­si ile adaş ola­rak Rize için de kul­la­nıl­dı­ğı ifade edil­mek­te­dir.
Rize ili ve çev­re­si­nin bi­li­nen ilk hakim aha­li­si, bi­tiş­ken dilli ve Asya kö­ken­li ka­vim­ler­dir. Bun­lar Rize ve çev­re­sin­de tarım ve hay­van­cı­lık­la ge­çi­nen yer­le­şik top­lu­luk­la­rı­dır. Bu top­lu­luk­lar­dan “KUL­KU-KULK­HA”ların adına, Er­zu­rum yö­re­si­ni kendi ül­ke­si­nin top­rak­la­rı­na katan URAR­TU kralı II. SAR­DUR (M.Ö. 765-735) ‘un Çıl­dır gö­lü­nün gü­ne­yin­de Taş­köp­rü kö­yü­nün üs­tün­de­ki ka­ya­lık­la­ra kaz­dır­dı­ğı çivi ya­zı­lı ki­ta­be­de rast­lan­mış­tır.
M.Ö. 2000’lerde Kaf­kas dağ­la­rı ile Ka­ra­de­niz’in ku­ze­yin­de ya­şa­yan Kim­mer­ler’in Ül­ke­si, M.Ö. 720 yıl­la­rın­da Sa­ka­lar ta­ra­fın­dan işgal edil­di. Kim­mer­ler’in Azak de­ni­zi ile Kaf­kas­lar ara­sın­da ya­şa­yan kolu, Sa­ka­lar’ın bas­kı­sı ile M.Ö. 714 yıl­la­rın­da yurt­la­rı­nı bı­ra­ka­rak Aras ve Çoruh nehri boy­la­rın­ca ya­yıl­dı­lar. Kim­mer­ler’in bu ilk göç­le­ri, en eski des­ta­ni Gür­cis­tan ta­ri­hi olan “Kart­lis-Çk­hov­re­be”da kart­li (Gür­cis­tan) ve kom­şu­la­rı­nı esa­re­te al­dık­la­rı ilk se­fe­ri diye anıl­mak­ta­dır. Daha son­ra­la­rı Kı­zı­lır­mak ve Adana Böl­ge­si­ne kadar hakim olan Kim­mer­ler’den, Trab­zon-Bay­burt ara­sın­da­ki Kemer dağı, Rize Ça­ye­li İlçesi çı­kı­şın­da­ki Kemer köyü, Kı­zı­lır­mak bo­yun­da­ki Ge­me­rek ile Kars’ın do­ğu­sun­da yer alan Ümrü gibi coğ­raf­ya ad­la­rı gü­nü­mü­ze kadar gel­miş­tir.
Aşağı Tuna ve Kar­pat­la­ra kadar Doğu Av­ru­pa’ya hakim olan Sa­ka­lar M.Ö. 680 yı­lın­da ken­di­le­ri­ne itaat et­me­yen son Kim­mer­ler’i de ye­ne­rek Azer­bay­can ve Gür­cis­tan’a ya­yıl­dı­lar. Saka Kralı MA­DO­VA’nın M.Ö. 626’da Med­ler’ce hile ile öl­dü­rül­me­si üze­ri­ne He­re­dot’un an­dı­ğı “Asya’da 28 yıl süren Sa­ka­la­rın hâ­ki­mi­yet­le­ri” sona erdi.

Saka göç­le­ri sı­ra­sın­da, Aşağı Çoruh ve Ri­ze-Ba­tum ara­sı­na “Kalaç” adlı bir Türk boyu yer­leş­miş­tir. Bu boyun yer­leş­ti­ği böl­ge­ye, M.S. 150 yıl­la­rın­da ya­zı­lan PTO­LE­ME­US’un coğ­raf­ya­sın­da Ka­lar­zen, Gürcü kay­nak­lar­da ise Klarc-et (=Klarç yurdu) den­mek­te­dir. Ba­tom-Ri­ze ara­sın­da gü­ney­den Ka­ra­de­niz’e esen sıcak rüz­gar­lar hala “Kalaş yeli” ola­rak anıl­mak­ta­dır. Ay­rı­ca Rize yö­re­sin­de­ki Türk­men/Oğuz top­lu­lu­ğu için­de yer alan Askur Bo­yu­nun Rize’nin do­ğu­sun­da­ki As­ko­roz çayı diye bi­li­nen çaya adını ver­miş ol­ma­sı ge­rek­tir. Yine Sa­ka­la­rın Ho­ro­san ko­lu­nun gelen Ar­şak­lar ve Bal­kar­lar Bay­burt çev­re­si Çoruh va­di­si bo­yun­ca yer­leş­miş­ler­dir. Bu yüz­den Bay­burt ve İspir’in ku­ze­yin­de­ki sıra dağ­la­ra gü­nü­mü­ze kadar ve hece kay­ma­sıy­la “Bal­kal” ve bu­ra­dan gü­ne­ye doğru esen yağ­mur ge­ti­ren rüz­gâ­ra da “Bal­kal yeli” de­ni­le gel­mek­te­dir. Rize’de Hem­şin­li­le­rin en güzel yay­la­la­rı Bay­kal dağ­la­rın­da­dır.
M.Ö. 5. Yüz­yıl­da Ka­ra­de­niz’in ku­ze­yi­ni gezen He­ro­dot sa­ka­la­rın “Ala­zon” (+Alaz­lar) bo­yun­dan söz eder. M.S. 23-79 yıl­la­rı ara­sın­da ya­şa­yan Ro­ma­lı PİLİNUS aynı yö­re­de “Laz’lar” (Laz’oi) adlı bir kavim ya­şa­dı­ğı­nı bil­di­rir. 131 yı­lın­da Ka­ra­de­niz kı­yı­la­rı­nı gemi ile do­la­şan Ro­ma­lı ARRİANOS, Ka­ra­de­niz’in do­ğu­sun­da hakim olan Laz­lar­dan bah­se­der. Rize, M.S. 10-395 yıl­la­rı ara­sın­da Roma, 395 yı­lın­dan iti­ba­ren de Bi­zans ha­ki­mi­ye­ti al­tın­da yer al­mış­tır.
Sa­ka­la­rın Kars, Iğdır ke­si­mi­ne yakın Gök­çe­göl ile Ala­gez dağı ara­sın­da ya­şa­yan bir boyu olan Ama­du­nu­ler 626 yı­lın­da İran­lı­la­rın bas­kı­sın­dan kur­tul­mak için Boy Bey­le­ri Hamam’ın ön­cü­lü­ğün­de Çoruh ır­ma­ğı­nı aşıp Rize’nin Dam­pur adlı ıssız ye­ri­ni şen­len­di­re­rek ve bu yö­re­ye HA­MAM-A ŞEN (Ha­ma­mın şen­li­ği) adını ve­re­rek yer­le­şip yurt tut­tu­lar. Bu yö­re­ye bu gün Hem­şin den­mek­te­dir. 646 yı­lın­da yöre Arap­lar ta­ra­fın­dan ver­gi­ye bağ­lan­mış olup 737 yı­lın­da da kısa bir süre Arap­lar’ın eline geç­miş­tir.
XI. Yüz­yıl­dan iti­ba­ren Rize’ye Türk­men­le­rin akın­la­rı yo­ğun­la­şır. 1071 Ma­laz­girt za­fe­ri ile bir­lik­te Bi­zans’tan feth edi­len böl­ge­ler­de Türk emir­lik­le­ri ku­ru­lur­ken, Er­zu­rum-Sal­tuk­lu­la­rı da Çoruh nehri boy­la­rı ile bir­lik­te Rize böl­ge­si­ni hu­dut­la­rı içine al­dı­lar. Al­pas­la­noğ­lu Sul­tan Me­lik­şa­hın emir­le­rin­den Ebu Yakup ile Emir İsa Böri adın­da­ki Ko­mu­tan­lar 24 Ha­zi­ran 1080 Po­sof-Kol za­fe­ri ile Ap­kaz-Gür­cis­tan kral­lı­ğı­nı ye­ne­rek Gi­re­sun’un ba­tı­sı­na kadar olan Doğu Ka­ra­de­niz böl­ge­sin­de Bi­zans’ın Ha­ki­mi­ye­ti­ne son ver­di­ler. Böy­le­lik­le Büyük Sel­çuk­lu­la­rın yük­sel­me dev­rin­de tüm Ana­do­lu ile bir­lik­te Rize de Sel­çuk­lu­la­rın ha­ki­mi­ye­ti­ne gir­miş­tir.
Bu ge­liş­me­ler­den sonra 100 bin nü­fus­lu Çepni’ler ile Kür­tün­ler Doğu Ka­ra­de­niz kı­yı­la­rı­na ve Rize’nin İkiz­de­re ke­si­mi­ne yer­leş­ti­ril­di­ler. 1098 yı­lın­da Da­nış­men­li­le­rin yö­re­ye kısa bir dönem hâ­ki­mi­yet­le­ri söz ko­nu­su­dur. Ancak Haçlı se­fer­le­ri yü­zün­den can­la­nan Bi­zans­lar, 1098’de Trab­zon ve Rize ke­si­mi­ni Emi­rüs­se­va­hil Sü­lü­bey’den al­dı­lar. Çoruh va­di­sin­de yer­leş­miş olan Kıp­çak bo­yun­dan Ku­ba­sar aile­si ve ta­raf­tar­la­rı 1195 ta­ri­hin­de do­ğu­dan ye­ni-Kıp­çak­la­rın ge­li­şin­den ra­hat­sız ola­rak Bi­zans ida­re­sin­de­ki Rize ve Trab­zon böl­ge­si­ne gelip yer­leş­miş­ler­dir. İkiz­de­re ve Sür­me­ne’deki 60 aile­den çok Kum­ba­sar oy­ma­ğı, bun­la­rın to­run­la­rı­dır. IV. Haçlı se­fe­rin­de Frenk­le­rin İstan­bul’u iş­ga­li üze­ri­ne bas­kı­dan kaçan KOM­MEN­LER soyu, 1204 yı­lın­da Rize’yi de içine alan TRAB­ZON PON­TOS RUM im­pa­ra­tor­lu­ğu­nu kur­muş­lar­dır.
Trab­zon Rum­la­rı, 1456 yı­lın­dan iti­ba­ren Os­man­lı dev­le­ti­ne vergi ver­me­ye baş­la­mış, 1461 yı­lın­da Trab­zon’u feth eden Fatih Sul­tan Meh­met 1470 yı­lın­da Ali Paşa is­min­de­ki Ko­mu­tan ta­ra­fın­dan Rize ve çev­re­si Türk ege­men­li­ği al­tı­na alın­mış­tır. Böy­le­ce Ana­do­lu Türk bir­li­ği­ne ka­tı­lan Rize böl­ge­si­ne, 1461 yılı ve son­ra­sın­da Çoruh, Amas­ya, Sam­sun ve Tokat’tan; 1466 yı­lın­da yı­kı­lan Ka­ra­ma­noğ­lu Bey­li­ği bir daha can­lan­ma­sın diye Konya yö­re­sin­den; 1501 yı­lın­da Şil Şah İsmail’in yık­tı­ğı Sünni Ak­ko­yun­lu­lar­dan Teb­riz ve öteki böl­ge­ler­den ka­çan­lar­dan; 1515 yı­lın­da Dul­ka­dır­li bey­li­ği kal­dı­rı­lın­ca Ma­ra-El­bis­tan Türk­men­le­ri Trab­zon ve Rize yö­re­si­ne yer­leş­ti­ril­di­ler. Yavuz Selim dev­rin­de Trab­zon’un do­ğu­sun­da­ki dir­lik­ler­den ba­zı­la­rı ünlü Oğuz boyu Çep­ni­ler’in elin­de idi. Fakat Çep­ni­le­rin Trab­zon’un do­ğu­sun­da­ki yer­le­re ve bil­has­sa Rize böl­ge­sin­de yer­leş­me­le­ri son­ra­ki yüz­yıl­lar­da ol­muş­tur. Ger­çek­ten Çep­ni­ler ka­ra­da ve de­niz­de yi­ğit­çe mü­ca­de­le ve­re­rek ora­lar­da ka­la­ba­lık top­lu­luk­lar ha­lin­de yurt tut­muş­lar­dır. Bil­has­sa Rize şehri ve böl­ge­sin­de Çep­ni­ler yoğun bir şe­kil­de yer­leş­miş­ler­dir. Şimdi Rize şehri ve böl­ge­sin­de sa­de­ce Türk­çe ko­nu­şul­ma­sı­nın se­be­bi bu yoğun Çepni yer­leş­me­si­dir. Za­ma­nı­mız­da Rize böl­ge­sin­de­ki köy­ler­de Çepni adlı aile­le­re rast­lan­dı­ğı gibi, Çepni bu yö­re­de “yiğit” , “gözü pek”, “cesur ve çetin”, adam ma­na­sı­na ge­li­yor.
Yavuz Sul­tan Selim’in san­cak bey­li­ği sı­ra­sın­da An­ne­si Gül­ba­har Hatun Sul­tan Rize’ye ge­le­rek kendi adı ile anı­lan camii yap­tır­mış­tır. 19. Yüz­yı­lın baş­la­rın­dan iti­ba­ren Rize’de Tuz­cu­oğul­la­rı­nın is­ya­nı de­ği­şik ta­rih­ler­de bir­kaç kez tek­rar­lan­mış­tır. 1834 yı­lın­da bu is­yan­la­ra son ve­ri­le­rek Tuz­cu­oğul­la­rı Ru­me­li de iskan edil­miş­ler­dir. Rize, 1867 Vi­la­yet Ni­zam­na­me­si­ne göre Trab­zon Vi­la­ye­ti­nin mer­kez san­ca­ğı­nın 6 ka­za­sın­dan biri du­ru­mun­da­dır. 1877 yı­lın­da mer­kez san­ca­ğa bağlı na­hi­ye ol­muş­tur. 1877-1878 Os­man­lı Rus sa­va­şı­nın ar­dın­dan La­zis­tan san­ca­ğı ku­ru­lun­ca Rize hem kaza, hem de bu san­ca­ğın mer­ke­zi oldu. Bi­rin­ci Cihan sa­va­şın­da 9 Mart 1916 ta­ri­hin­de Rize, Rus­la­rın iş­ga­li­ne uğ­ra­mış, 2 Mart 1918 de ba­ğım­sız­lı­ğı­na ka­vuş­muş­tur.

Bir Cevap Yazın