VAZİYET KÖTÜ

Pandemi sürecinde ülke genelinde kısmi uygulamalara paralel olarak uygulanan kısıtlamalar beraberinde insanları çaresizliğe, esnafı kepenk kapamaya, çalışanı işsiz bırakmaya, özelliklede sebze meyve ve temel ihtiyaç ürünlerinin fiyatlarının aşırı artmasına, sonuç olarak ekonominin çarklarının dönmeyişine sebep olduğu net bil şekilde hissediliyor.

Özellikle son yıllarda çok zor şartlar altında ayakta kalma mücadelesi vermeye çalışan esnaf ve sanatkârlar özellikle son bir yıldır ne yapacağını şaşırmış durumda. Gıda hariç diğer iş kollarında faaliyette bulunan esnaf ve sanatkarlar ya kepenklerini kapatıyor veya istihdam ettiği çalışanlarının işlerine son vermek durumunda kalıyor.
Bu durum işsizliğin daha da artmasına sebep olduğu gibi ülkenin katma değerinin düşmesine de sebebiyet veriyor.

Hemen her gün yeni umutlarla başlanan gün ilerleyen saatlerde yerini karamsarlığa bıraktığı gibi, yarınlarından endişe edenlerin sayısının da çoğalmasına neden olduğu gerçeğinden vatandaşlar gün günü kurtarabilme günüdür, yarına Allah kerim demektedirler.Anne-balalar kendilerinden geçtiği gibi çocuklarının geleceğinden dahi endişe eder duruma gelmişken, ekonominin nasıl, ne şekilde düzelebileceği ise merak konusudur.

Bir yandan da ülkemiz geleceğinin teminatı gençlerimizin eğitimden geri kalmaları bir başka düşündürücü durumdur. Allah muhafaza bu olumsuz durumun birkaç yıl daha sürme ihtimali düşünülürse ülkemiz diplomalı vasıfsız insanlarla dolup taşacağı da dikkate alınmak zorundadır.

Bir başka vahim durumda emeklilerin durumu olarak göze çarpmaktadır. Özellikle emekliler arasındaki maaş farkları bir başka adaletsiz dağılımı gözler önüne sermekte. Bu günün şartlarında 1500 tl. maaşla geçimini sağlamaya çalışan emeklilerimiz varken, diğer yanda ise 6000 tl. ve üzeri emekli maaşı alan emeklilerimizin de olduğu göz önünde bulundurulmalı ve aradaki makasın kapanması yönünde çalışmalar yapılması gerekmektedir. Hem çift dikiş yapma diyecek, hem de 1500 lira ile bir ay boyunca idare et demek kadar komik birşey olabilir mi?

Her gün onlarca, yüzlerce işyeri kapanırken bunların önüne geçilemeyişi bir başka düşündürücü sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Devletimizi yöneten hükümetler bu olumsuzlukların ortadan kalkması için küçük, orta ve büyük işletme sahiplerine gerekirse karşılıksız destek vermeli esnafın ve tüccarın ayakta kalmalarısağlanmalıdır. Bir yıldır hemen her gün borçlanarak ayakta kalmaya çalışan özellikle küçük ve orta derece esnaf bitme noktasına gelmişken yeterli desteği görememesi, buna karşın faiz oranlarının artması borç yükünün her gün daha da yukarı çıkmasına sebep olmaktadır.

Elçiye zeval olmaz anlayışıyla vatandaşların sorunlarını, hem de kendi görüş ve düşüncelerimizi siz kamuoyu ve idarecilerimizle paylaşmaktayız. Umarım ki yazdıklarımızın bir karşılığı olurda vatandaşlarımızın sorunlarına bir nebzede olsa yardımcı olmuş olabiliriz.

Söylemeye gerek yok beyler,
Vaziyet kötü
Allah TÜRK Milletinin ve insanlığın yar ve yardımcısı olsun.
Sevgi ve selamlar.