Monthly Archives: Ocak 2021

27 OCAK OSMANLI DEVLETİNİN KURULUŞU

Osmanlı Devletinin temellerini oluşturan Osmanlı Beyliği Osman
Gazi tarafından bugünkü Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde, 27 Ocak 1299’da kuruldu. Osmanlı Devleti; dünyanın en büyük, en uzun ömürlü, büyük kültür ve medeniyet kurucusu, muazzam teşkilât ve müesseselere sâhip Türk-İslâm devletidir. Türk ve İslâm tarihinin en muhteşem devri, Osmanlıların zamanıdır.
Onlar, millî ve İslâmî mefkûrelerinin dâhiyane terkibi, siyasi istikrar ve sosyal
adaletleri sayesinde, üç kıtanın ortasında ve Akdeniz havzasında, insanlık tarihinde nizam-ı âlem davasının en kudretli temsilcileri olmuşlardır. Endonezya’dan İspanya’ya, Kırım’dan Yemen’e veAlmanya’danAfrika ortalarına kadar
Müslüman milletlerin hamiliğini yaptılar. Osmanlılar, insanî esaslara bağlı bir
cihan devleti kurmuşlar, ilme, sanata, medeniyete ve insanlığa asırlarca faydalı hizmetler yapmışlardır.

 Kurulurken Söğüt’te yedi yüz yıl evveli,
 Yüceltmekti yurdunu her Türk’ün emeli.
 Yıldırımlar çakan Osmanlı’nın Osman’ı,
 Ezip geçti, önünde ordusuyla düşmanı.

TÜKETİM AHLAKI VE HARAM OLAN İSRAF

Tüketim harcamalarında yalnızca kişisel mutluluk değil, başkalarının mutluluğu da hesaba katmalıyız, gerçek mutluluğun fakir, yoksul ve yetimlerin de ihtiyaçlarını karşılamak için helâlinden kazanıp, helalından harcamada olduğu unutulmamalıdır. Mal ve servet, aile, akraba ve kamu çıkarlarına aykırı bir şekilde kullanılmamalı; tüketim özgürlüğü adına sağlığa, sosyal ekonomik yapıya, tabiata, çevreye ve gelecek nesillerin potansiyel kaynaklarına zarar verilmemelidir.
Dünya servetin gerek kötü kullanımından, gerekse başta zekât olmak üzere sosyal sorumlulukların yerine getirilip getirmediğinden dolayı ahirette de hesaba çekileceğimiz bilinmeli, topluma ve muhtaç insanlara karşı olan görev ve sorumluklar yerine getirilmelidir.
Kısaca yüce Allah’ın sevgisini kazanmayı arzu eden ve dünya ve ahiret mutluluğunu hedefleyen Müslümanlar hayatlarının diğer alanlarında olduğu gibi tüketim alanında da Kur’an ve sünnetten adeta süzülerek çıkarılan
ve adına “TüketimAhlakı” dediğimiz ahlaki prensiplere uymalıdırlar.
Çünkü geniş anlamda Allah’a ibadet ve kulluk; namaz, oruç, hac, zekât gibi dinen belirli şartlara ve vakitlere bağlı olan bazı özel ibadetleri kapsadığı gibi; kişiyeAllah katında değer ve sevap kazandırıcı her türlü güzel söz ve salih amelleri de kapsamaktadır. İslam’ı prensiplere uygun olarak tüketim faaliyetinde bulunmak da geniş anlamda ibadet hükmündedir.
Yüce, İslam dinimizde, israfın her çeşidinin haram olduğu “küllü
müsrifin haram’ün” Peygamber efendimizin, bu sözlerinde açıklanmaktadır.
İsrafın haram olduğu gibi, cimrilikte haramdır. Bu konuda İslam dininde ne
israf ne de cimriliğe yer verilmemiştir.

RİZE’DE AFET OKULU OLMALI

Nedense doğal afetler olduğunda o niye yok bu niye yok diye eleştiriler olur, eksikler o zaman hatırlanır.
Bir büyüğüm hatırlattı.
Türkiye’de afetlere kalifiye eleman yetiştiren bir niye Okul yok.
Her şeyde Avrupa’yı örnek alırız bu konuda niye doğal afetlerde eğitimli elemanların yetiştiği okulları Türkiye’de yapmayız.
Benzer okullar Kanada, Almanya, İsviçre’de var. Bu okulların çalışmaları detaylıca incelenebilir.
Dağdaki çığ olayına çığ yaşamayan, çığ bölgesinde antrenman yapmayan kimse yaşanan olaylarda gerektiği gibi hizmet yapamaz. Bölgemizde sık sık sel, yangın, çığ gibi doğal afetler yaşarız.
Bu olayların çoğunda can kaybımızda olur.
Doğal afetlerde Kamu olarak AFAD başta olmak üzere birçok özel STK lar da yardımda bulunur.
Afetlerde görev yapan, yapacak elemanlar ne kadar bilgili, ne kadar tecrübeli.
Görevde bulunanları yermek istemem
ama bu gibi kuruluşlarda görev yapacak insanlar eğitim almış olsalar daha iyi olurdu.
Bu işlerde çalışacak elemanlar için Lise sonrası gireceği Dağcılık ve Afetle Mücadele Yüksek Okulu yapılması gerekir düşünüyorum.
Sıradan insanların doğal afetlerde gelişigüzel müdahale etmesindense yetişmiş eğitimli elemanların daha yerinde hizmet yapacağını biliriz.
Yapılacak hizmet ayrı bir iş kolu olabilir. Türkiye’de afetlere ne kadar hazırlıklıyız her
zaman tartışılır.
Sel deprem gibi doğal afetlerde bilinçli elemana ihtiyaç var. Bu elemanlar yapılması gereken Yüksek Okulda rahatlıkla yetişebilir. Dağcılık ve Afetle Mücadele Yüksekokulu okuyacaköğrenciler için İkizdere Vadisi ameli eğitimler için
güzel parkurlar barındırıyor.
Karda, Çığda yapılacak mücadele yılın 12 ayı karın hiç eksik olmadığı Ovit dağında niçin yapalmasın. Ormanlık alanlarda arama kurtarma ve dereye düşen araç vs. kazalarda nasıl müdahale edileceği İkizdere deresinde rahatlıkla tatbik
edilebilir. Türkiye’de böyle bir okul hiç yok. İlk olmasına RTEÜ niye öncü olmasın. RTE Üniversitesine bağlı Dağcılık ve Afetle Mücadele Yüksek Okulu düşünülen okul olabilir.

RİZE’DE AK PARTİ SİYASETİ AMATÖR KÜME ‘DE !…

Bugün ki konumuz; Rize siyasetinde çalkantılar, halaÖmer’lerin bulunmaması ve 31 mart yerel seçimlerine, yaşanılan hezimet, halktan kopuk idarecilerin hala görevlerinde devam etmesi
değil,10 Yıl önce başlayan ve 5 yılda bitirilmesi planlan, Derepazarı Kendirli transit yolunun daha yüzde 20’nin yapılıp kaderine terk edilmesi olayıdır !….
2012 de başlayan OVİT tüneli iki yıl önce açıldı,2015 de başlayan SALARHA Tüneli’nin ilk tüpü (3 km) (31 Aralık 2020) açıldı..2017 temeli atılan uluslararası RİZEARTVİN Havaalanı bitme aşamasında ve daha bir çok proje bitme aşamasında iken ama, ne hikmetse,(2011) yılında başlayan, dolaylı olarak Derepazarı, Kendirli, Kalkandere İkizlere ve Ovit tüneli güzergahında yüzlerce yerleşim merkezini etkileyecek, DEREPAZARI- KENDİRLİ transit yolu aradan 10 yıl geçmesine rağmen neden kaderine terk edildi, anlaşılmış değil!
Kendirli yönünden Şantiyeden başlamak üzere, sadece 2.5 km yapılan, Derepazarı yönünde ise hiçbir çalışma yapılmayan, bu önemli projede Bir’de Tünel’de bulunuyor..
Bu önemli Transit yol neden kaderine terk edilmiş durumdadır? Eğer ekonomik kiriz söz konusuyla, neden diğer projelerde sorunolmayıp işler tıkır tıkır devam ediyor!..
Cumhurbaşkanı veAK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, her zaman ilk göz ağrım dediği, gerek Başbakanlığı döneminde gerek Cumhurbaşkanı olduğu zaman, ilk ziyaretini yaptığı Kendirli Beldesini kimse hafife almasın, alanlar nasıl altında kaldığını eryada geç göreceklerdir !..
Ama şunu herkes anlasın ki, Bürokraside ve Siyasette yoksan ,bir elin bir kanadın kırık demektir !.. bugün bizim yaşadığımız bu sorunları ,yarın başka bölgelerin yaşaması da muhtemeldir !..
Özellikte son 4-5 yıldır bizim bölgemiz Kalkandere, İkizdere, İyidere, Derepazarı Rize bürokrasisinde sefilleri oynadığı gibi,Rize siyasetinde deAmatör kümeye düşmüştür!!
Bugün Rize siyaseti ve Rize bürokrasi hangi bölgenin egemenliği altındadır lütfen herkes şapkasını önüne koysun düşünsün ve kendisini muhakemeye çeksin !..
Rize sadece Merkez ve Güney bölgesinden ibaret değildir!
İşte bunlar dile getirilmediği için 31 Mart Yerel seçimlerinde Ak Parti tarihinde ilk kez reisin baba ocağı Rize’de 4 İlçesini kaybederek
büyük bir hezimet yaşamıştır !..
Bugün olduğu gibi, Siyasetin ve Bürokrasinin ele geçirilmesiyle Ekonomik Sosyal, her alanda, her türlü imkanı Rize merkez ve bir Bölgeye ayrıcalık olarak tanırsanız, korkarım ki, gelecek seçimlerde, 31 mart seçimleri mumla aranacaktır!..

COVİD BİZİ ÇOK DEĞİŞTİRDİ

Tarih boyunca pek çok buna benzer salgınlar olmuş.
İnsanoğlunun çare bulamadığı salgınlar toplumları ölüme götürmüş.
Bir asır kadar önce İspanyol Gribi olarak isimlendirilen salgının 100 milyona yakın insanın ölümüne sebep olmuş olduğu yazılı
kaynaklarda bulunuyor.
Yakın dönemdeAİDSvirüsü, Domuz gribi insanlığı olumsuz yönde çok etkilemişti. Günümüzdeki Covid-19 virüsü sebepleri ve sonuçları
itibarıyla diğerlerinden daha tehlikeli olurken Türkiye’de ve Dünyada can kaybı her gün devam ediyor.
Yaklaşık bir yıl önceye kadar dünyada mesafe kavramı, mesafe korkusu yoktu. Her yere her türlü taşıt ve araçla seyahatler serbestti.
Seyahatler sayesinde ekonomik ve sosyal hizmet sektörleri alabildiğince gelişmiş 5-7 yıldızlı oteller yurdumuzda bile hızla artmış ve
turizm hizmetine girmişti.
2020 Mart ayından sonra bütün dünya ile birlikte yurdumuzda da bana göre geçte kalınmış olsa çok radikal tedbirler alınmış.
Maske, Temizlik ve Sosyal mesafe virüs sayesinde hayatımızda yer aldı. Yıllar sonra maskeli insanların fotoğraflarını görecek nesil nasıl
duygular içinde olur bilemem.
Koca bir yılda sosyal hayat durmuş, ekonomi turizm vs. birçok sektör dibe vurmuştur. Dezenfekte malzemesi üreten dışında hiçbir
iş kolu ayakta kalmadı. Bir ara Rize’deki yerel Gazetelerim bile hafta bir gün sırayla basılır olmuştu. Sokağa çıkma yasakları, akşam
yasakları hayatımıza virüs sayesinde yer buldu. Binlerce çalışan Covid-19 sayesinde işsiz kaldı.
Yaylada, dağda, köyde, kasabada, şehirde insanlar artık tüm davranışlarını değiştirmiş veya değiştirmeye mecbur kalmış durumda.
Cenaze namazlar, definleri, taziye gelenekleri o kadar değişti ki, arkadaş, akraba ve kardeş cenazesine gidememek hayatımıza yerleşti.
Hasta ziyaretleri tamamen kalktı.
Aylarca Cuma Namazları kılınmaz olmuş. Camilerde vakit namazı kılınmadı. Daha sonra serbestleştiğinde sosyal mesafeli saf tutulması
kaydıyla seccadesini herkes kendi getirmesi kaydıyla izin verildi, safları sıklaştırın söylemini İmamlardan duymaz olduk artık.
Düğünler, nişanlar, kına geceleri ile horonlarımız o renkli görüntülerini kaybetmiş, neredeyse gençler evlenmekten vaz geçmiş durumdalar.
Arkadaşlıklar, dostluklar sanallaşmış, taziyeler, hayırlı olsunlar, komşuluklar telefon veya internet üzerinden sanal dünyaya kaydırılmış
durumda..
Ana sınıfından üniversiteye tüm eğitim ve öğretim faaliyeti gerçek dünyadan sanal dünyaya kaymış, çocuklar artık sanal dünyanın
esiri durumuna getirilmiş. Lokantalar, pastaneler, kahvehaneler, parklar,
eğlence yerleri kapatılmış. Sıkıntılı dönemde işsiz kalan ve borcunu ödeyemeyen vatandaş kredi almak için banka kapılarına yığılmış.
Evet, korona denilen illet insanları, toplumları öyle bir hizaya getirdi ki, tüm eski alışkanlıklarını bırakıp (mecburen) yeni hayata
alışmalarını sağladı. Köylere önem vermeyen insanlar bu süreçte köylü olarak yıllarca uğramadığı bağ bahçelerinde çalışmaya başlamış.
Artık istesek de, istemesek de maskeli hayatımız başlamış ve ne zaman sona ereceğini de bilmiyoruz.

ENFLASYON ATLI, MEMUR YAYA

2020 yılı enflasyon rakamları belli oldu. Buna göre 2020 yılında tüketici fiyatları ortalama %14,6 oranında yükseldi.
Hal böyle olunca memurlara %4.36 enflasyon farkı verilmesi gündeme geldi. Buna göre memur maaşları ocak ayı itibari ile %7,36 oranında zamlanacak. Bu oran gerçek anlamda memur maaşlarına 2021 yılı için yapılacak zammı ifade etmemekte, 2020 yılından alacaklı oldukları %4.36’yı da içermektedir.
Hal böyle olunca memur maaşlarına yalnızca enflasyon kadar zam yapılmakta bu zam da altı ay geriden gelmektedir. Dolayısıyla memur maaşları sürekli enflasyon karşısında erimekte alım gücü hızla düşmektedir. Enflasyonun %14,6 olduğu, asgari ücrete %21,6 oranında zam yapıldığı bir ortamda memur maaşları %3 oranında zamlanacaktır.
Bunun adalet ve hakkaniyetle bağdaşmadığı açıktır. Her dönem enflasyon farkı aldatmacasıyla memur ve emekliler oyalanmaktadır. Enflasyon farkının yaşandığı dönemlerde enflasyon sürekli önden gitmekte memur maaşları erimekte alım gücü düşmekte altı ay sonra bu zararı bir defaya mahsus telafisi söz konusu olmaktadır.
Dolayısıyla mevcut durumda enflasyon atlı, memur ise yaya bırakılmış durumdadır. Enflasyon farkı ile birlikte memurun zammı %7,36 olarak lanse edilmektedir ancak memurun aldığı zam %3 tür.
Türkiye Kamu-Sen olarak memur maaşlarının yeniden revize edilmesi ısrarımızı bir kez daha buradan ilan ediyoruz.

VEFATININ 60. YILINDA TÜRK GİBİ GÜÇLÜ YAŞAR DOĞU

Aslen Kafkas Türklerindendir.
Ecdadı Samsun’a muhacir gelmişti.
Daha önce bebek sayılabilecek çağda iken cepheye giden babasının şehit düştüğü haberi gelmiş, bu yüzden annesiyle birlikte dedesinin köyü olan Emirli ‘ye göç etmek zorunda kalmıştı.
Çocukluğunun geçtiği bu köyde güreşe başladı ve daha delikanlılığın eşiğinde iken yaman bir karakucak güreşçisi olarak adını bütün çevreye duyurdu. Karşılık beklemeden yaptığı hizmetlerden dolayı “Türk güreşinin babası” olarak anılan Yaşar DOĞU, 1913 yılında Samsun’un Kavak ilçesine bağlı Karlı köyünde doğdu.Ata sporumuz güreşin tarihe geçmiş en başarılı büyük şampiyonalarından olanYaşar Doğu, kendisi bebekken 1. Dünya Savaşı’na katılan babasının şehit olması üzerine, Kavak ilçesine bağlı dedesinin köyü Emirli ‘de büyüdü.
Türk güreşinin en büyük şampiyonlarından Yaşar Doğu, 8 Ocak 1961’de kalp krizi sonunda Ankara’da vefat etmişti.
1915 yılında Samsun’un Kavak ilçesinin Karlı köyünde doğdu. Yaşar Doğu, gü- reşe 16 yaşında başladı.
1940’da Balkan, 1946, 1947, 1949’da Avrupa, 1948’de Olimpiyat ve 1951’de de dünya şampiyonluklarını kazandı. Yaptığı 47 millî maçın 33’ünü tuşla olmak üzere 46’sını kazandı. Sadece 1939’da sayıyla bir yenilgisi vardır.
Yaşar Doğu’nun yurt içinde ve yurt dışında yaptığı güreşlerde, sırtı hiç yere gelmemişti.
Beş vakit namazını devamlı kıldığı gibi, her güreşten evvel de 2 rekât nafile namaz kılardı.
Dış devletlere giderken Eyüp Sultan hazretleri gibi kutsal yerleri ziyaret etmek adetiydi.
08 Ocak 1961’de Ankara’da vefat etti.
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun

2020’NİN ARDINDAN

2020 yılı ülkemiz, devletimiz, milletimiz, bölgemiz ve ailemiz açısından hiç de olumlu olarak hatırlanmayacak kara bir yıl olarak tarih sayfasında yerini alacağı düşüncesiyle yazımı yazmaya başlıyorum.

2020 yılı tüm dünyayı etkisi altına aldığı gibi ülkemizi de etkisi alan Covid-19 virüsü (corona) bulaşıcı salgın hastalığından dünyada 2 milyonu aşkın insan hayatını kaybederken, ülkemizde bu rakam 20 binin üzerine çıkmış bulunmaktadır. Dünya bu illet hastalıkla mücadelesinde epeyce bir yol kat etmesine rağmen ülkemizde henüz somut bir gelişmenin olmaması hemen her şeyde olduğu gibi bir kez daha bizi dışa bağımlılıktan kurtaramamıştır. Umudumuz ve dileğimiz şudur ki, ülkemiz bilim insanları en kısa zaman diliminde insan hayatını hiçe sayan bu lanet hastalığın ortadan kalkması veya etkisinin azaltılması noktasında kullanılacak anti virüs aşıyı hayata geçirir de insanlarımız rahat bir nefes alır.
Sadece Covid-19 salgın hastalığına bağlı olmamakla birlıkte ekonomide ki daralma ve artan işsizlik oranları insanlarımızın yarınlarına dair gelecek kaygısını daha ileri noktalara taşımış olmakla birlikte, eğitim-öğretimde ki belirsizlik, esnafın siftah yapmadan dükkan kapaması, özellikle özel sektördeki iş yükünün azalmasıyla eleman çıkarmalarına veya işyeri kapanma sayılarına her gün onlarcasının eklenmesi, hayat şartlarının her geçen gün zorlaşması, özellikle gıda ürünlerine kısa aralıklarla zam yapılması, özellikle emeklilerin büyük bir bölümünün artan hayat pahalılığına karşı ezdirilmesi yani aradaki makasın her yapılan zamla birlikte biraz daha açılması gelir dağılı- mındaki adaletsizliğin en belirgin örneğini teşkil etmektedir.
2021 yılında umulur ki aradaki fark yapılacak iyileştirmelerle birlikte biraz olsun giderilir ve zaten kıt kanaat geçimini sağlamaya çalışan düşük emeklilerimizde biraz olsun rahat bir nefes almaları sağlanmış olur. Ülkemizi 2020 yılı için en sevindirici olaylarının başında kardeş ülke can Azerbaycan’ın 30 yıldır Ermenistan işgali altındaki bölgeleri Türk İHAve SİHA’larının üstün başarıları,Azeri silahlı kuvvetlerinin üstün kararlılığıyla işgalden kurtarılması ile anavatanına tekrardan katılması olmuştur.
Bunun yanında özellikle Türk silahlı kuvvetlerinin Suriye’de göstermiş olduğu üstün başarı, sınır güvenliğimizin kontrol altına alınması ve PKK terör örgütüne amansız bir şekilde yapılan operasyonlarla birlikte bitme noktasına getirilmesi olmuştur. 2020 yılının bizim açımızdan en üzücü olayı ise 1993 yılından 2020 yılının Temmuz ayının 24’üne kadar gazetemizin imtiyaz sahipliğini görevini yürüten, sürekli Basın Kartı sahibi ailemizin büyü- ğü Abdul Talip SAKLI’nın (60) genç yaşta yakalanmış olduğu amansız hastalıktan ebediyete intikali olmuştur. Bunun yanında yine ilimizin yetiştirmiş olduğu mümtaz şahsiyetlerdenArdeşen’in sesi Gazetesinin sahibi Ahmet Özcan’ın genç yaşta Covid-19 hastalığından aramızdan ayrılması acımıza acı katmıştır. Bu vesile ile bu iki değerli abimizeAllah’tan rahmet, basın camiasına ve sevenlerine bu vesile ile tekraren sabır ve başsağlığı diliyorum.
Sonuç olarak 2020 yılı birçok açıdan olumsuzluklarla dolu geçtiği, 2021 yılın ülkemiz, milletimiz, devletimiz ve vatandaşlarımız açısından her şeyin yeniden ve daha bir güzelliklerle dolu bir şekilde geçmesi en büyük dileğimdir. Her kesin, her kesimin yeni yılını kutlar, sağlık ve esenliklerle dolu yeni bir yıl diliyorum.

Rize Organize Sanayi Bölgesi Büyümeye Devam Ediyor

Rize Va­li­si Kemal Çeber, Kal­kan­de­re’ye ger­çek­leş­tir­miş ol­du­ğu zi­ya­re­tin ilk bö­lü­mün­de Rize Or­ga­ni­ze Sa­na­yi Böl­ge­si­ni zi­ya­ret ede­rek in­ce­le­me­ler­de bu­lun­du.

Vali Çeber, zi­ya­re­tin­de Or­ga­ni­ze Sa­na­yi Böl­ge­sin­de ya­pı­lan ça­lış­ma­lar, fab­ri­ka­la­rın genel du­ru­mu ve diğer ko­nu­lar hak­kın­da Or­ga­ni­ze Sa­na­yi Böl­ge­si Mü­dü­rü Hasan Günal’dan bilgi aldı.

Ya­pı­lan bil­gi­len­dir­me­le­rin ar­dın­dan Vali Çeber, Or­ga­ni­ze Sa­na­yi Böl­ge­si­nin Rize ve Tür­ki­ye için çok önem­li ol­du­ğu­nu vur­gu­la­ya­rak “OSB Rize’ye son yıl­lar­da ka­zan­dı­rı­lan en önem­li temel ya­tı­rım­lar­dan bi­ri­si. Şu an pek çok fab­ri­ka­mız aktif du­rum­da ça­lış­mak­ta­lar.
Ya­pı­lan ya­tı­rım­lar ve yeni açı­lan fab­ri­ka­lar ile bir­lik­te eko­no­mik ola­rak böl­ge­miz ciddi ka­za­nı­lar elde et­mek­te­dir.
Bu ve­si­le ile biz­ler­de ya­pı­lan ça­lış­ma­la­rı ya­kın­dan takip et­mek­te­yiz. “ dedi.
Vali Çeber’e ger­çek­leş­tir­miş ol­du­ğu zi­ya­ret­te İl Özel İdare Genel Sek­re­te­ri Ümit Hü­se­yin Sarı ve Kül­tür Ve Tu­rizm Mü­dü­rü Esra Alem­da­roğ­lu eşlik etti.

              Haber Merkezi

Rize’de Elektrik Tüketiminde Yüzde 23’lük Azalma

Aksa Elekt­rik, hiz­met böl­ge­sin­de­ki il­le­rin 2020 yı­lı­na ait elekt­rik tü­ke­tim ra­kam­la­rı­nı açık­la­dı. Çoruh böl­ge­sin­de­ki tü­ke­tim­de en be­lir­gin azal­ma yüzde 23’lük dü­şüş­le Rize’de ger­çek­leş­ti.

Şir­ket­ten ya­pı­lan açık­la­ma­ya göre, Trab­zon, Rize, Gi­re­sun, Gü­müş­ha­ne ve Art­vin’in yer al­dı­ğı Çoruh böl­ge­sin­de­ki elekt­rik tü­ke­ti­mi 2020’de bir ön­ce­ki yıla göre yak­la­şık yüzde 15 azal­dı.
Çoruh böl­ge­sin­de­ki tü­ke­tim­de en be­lir­gin azal­ma yüzde 23’lük dü­şüş­le Rize’de ger­çek­leş­ti. Bunu yüzde 19 dü­şüş­le Gü­müş­ha­ne, yüzde 15 dü­şüş­le Art­vin ve Trab­zon, yüzde 7’lik bir dü­şüş­le de Gi­re­sun takip etti. Ma­lat­ya, Ela­zığ, Bin­göl ve Tun­ce­li’nin yer al­dı­ğı Fırat böl­ge­sin­de­ki elekt­rik tü­ke­ti­mi ise bir ön­ce­ki yıla göre az da olsa artış gös­ter­di. Ela­zığ’da elekt­rik tü­ke­ti­mi bir ön­ce­ki yıla göre yak­la­şık yüzde 5 artış gös­te­rir­ken,Ma­lat­ya’da yüzde 1’in al­tın­da da olsa artı. Bin­göl’deki elekt­rik tü­ke­ti­mi ise bir ön­ce­ki yıla göre yak­la­şık yüzde 7, Tun­ce­li’de yüzde 2 se­vi­ye­sin­de düştü. Öte yan­dan 2020’nin son çey­rek ra­kam­la­rı­nı da açık­la­yan şir­ket, söz ko­nu­su dö­nem­de Çoruh böl­ge­sin­de elekt­rik tü­ke­ti­mi­nin bir ön­ce­ki yılın aynı dö­ne­mi­ne göre yüzde 25’ten fazla azal­dı­ğı­nı, Fırat böl­ge­sin­de ise yüzde 5’ten fazla art­tı­ğı­nı açık­la­dı.

  • Ti­ca­ret­ha­ne ve sa­na­yi gru­bun­da­ki tü­ke­tim son 6 ayda arttı
    Şir­ket, Çoruh böl­ge­sin­de­ki ti­ca­ret­ha­ne gru­bu­nun top­lam elekt­rik tü­ke­ti­mi­nin, 2020’nin son 6 ayın­da yılın ilk ya­rı­sı­na göre yüzde 20, sa­na­yi gru­bun­da­ki tü­ke­ti­min yüzde 34 art­tı­ğı­nı bil­dir­di. Fırat böl­ge­sin­de ise ti­ca­ret­ha­ne gru­bu­nun top­lam tü­ke­ti­min­de, 2020 yı­lı­nın son 6 ayın­da yılın ilk ya­rı­sı­na göre yüzde 22’lik artış ya­şa­nır­ken, sa­na­yi gru­bun­da­ki artış oranı yüzde 18 ola­rak ger­çek­leş­ti. Ay­rı­ca Çoruh böl­ge­sin­de 2020’nin so­nun­da abone sa­yı­sı­nın bir ön­ce­ki yıla göre yak­la­şık yüzde 3, Fırat böl­ge­sin­de ise yüzde 4’ten fazla art­tı­ğı kay­det­ti. Söz ko­nu­su dö­nem­de Fırat böl­ge­sin­de sa­na­yi ve ti­ca­ret­ha­ne gru­bun­da­ki abone sa­yı­sı yüzde 16 ar­tar­ken, Çoruh böl­ge­sin­de sa­na­yi ve ti­ca­ret­ha­ne gru­bun­da­ki abone sa­yı­sı 2020’de yüzde 3 artış gös­ter­di.
  • Yeni ya­ban­cı abone sa­yı­sı azal­dı
    Ya­ban­cı uy­ruk­lu ki­şi­le­re ait abo­ne­lik bil­gi­le­ri­ni de açık­la­yan Aksa Elekt­rik, 2020 yı­lın­da bir ön­ce­ki yıla göre yeni ya­ban­cı abone sa­yı­sın­da aza­lış ol­du­ğu­nu kay­det­ti. Buna göre, Çoruh böl­ge­sin­de 2020’de yeni ya­ban­cı abone sa­yı­sı bir ön­ce­ki yıla göre yak­la­şık yüzde 15 ora­nın­da azal­dı. Fırat böl­ge­sin­de ise söz ko­nu­su dö­nem­de yeni ya­ban­cı abone sa­yı­sı bir ön­ce­ki yıla göre yak­la­şık yüzde 13 ora­nın­da düştü. Haber Merkezi

RİZEDE NELER OLUYOR

Son gün­ler­de bazı kadro de­ği­şik­lik­le­ri­ne şahit olu­yo­ruz de­va­mı olur mu bi­le­mem.
Bir süre önce Ça­ye­li Kay­ma­ka­mı Meh­met Öz­türk Rize Hukuk İşleri Mü­dür­lü­ğü­ne çe­kil­miş de­nil­di, fazla bir süre geç­me­den bugün açığa alın­dı­ğı ha­be­ri­ni öğ­ren­dik.
Ça­ye­li Kay­ma­ka­mın­dan sonra şim­di­de Ar­de­şen Kay­ma­ka­mı Ufuk Özen Ali­be­yoğ­lu Ar­de­şen Kay­ma­kam­lı­ğın­dan alı­na­rak Va­li­lik Hukuk İşleri Mü­dür­lü­ğün­de gö­rev­len­di­ril­di.
Şunu her­kes bilir ki hiç­bir Kay­ma­kam Hukuk İşle­rin­de gö­rev­de bu­lun­mak is­te­mez zira der­ler ya kızak görev öyle bir şey orası.
Kay­ma­kam­lar ara­sın­da gö­rev­den al­ma­lar devam eder mi bil­me­yiz ama bir­çok ismin rahat du­rum­da ol­ma­dı­ğı iki mes­lek­taş­la­rı­nın el çek­ti­ril­me­sin­den te­dir­gin­lik du­yu­yor­lar.
Üç yıla yakın ve­ka­le­ten yü­rüt­tü­ğü gö­re­ve asa­le­ten ata­nan Yusuf Ziya Alim Genel Mü­dü­re ÇAY­KUR’daki yeni gö­re­vin­de ba­şa­rı­lar di­le­rim.
Genel Müdür Y.​Ziya Alim’in dı­şa­rı­dan gel­me­yen bir isim ol­ma­ma­sı Çay için şans­tır.
Rize dı­şın­dan gelen çayı bak­kal­da ve bar­dak­ta gören Genel Mü­dü­rü is­te­me­di­ği­mi­zi bir­kaç ya­zım­da da be­lirt­miş­tim.
Her dö­nem­de Genel Baş­kan ve Ba­kan­lar et­ki­siy­le si­ya­se­tin çok baskı al­tın­da tut­tu­ğu ÇAY­KUR’da ne olsun olum­suz bas­kı­la­ra mey­dan ve­ril­me­me­li.
Böl­ge­mi­zin en önem­li gelir ve geçim kay­na­ğı olan ÇAY’ın olum­lu yönde ge­liş­me­si için her­ke­sin yar­dım­cı ve des­tek ol­ma­sı ge­re­kir. İsraf ko­nu­sun­da güven ka­za­nan yeni Genel Müdür Alim’in he­de­fi kurum ola­rak yaş çay alım­la­rı ve kuru çay sa­tı­şı ko­nu­sun­da üre­ti­ci ve ku­ru­mun men­fa­at­le­ri­ni her zaman ön plan­da tut­ma­lı­dır.
Ga­ze­te­ci ola­rak Rize’ye her ko­nu­da olum­lu ça­lış­ma kim ya­par­sa yap­sın her daim ya­nın­da­yız bi­lin­me­sin­de fayda var. Sağ­lık Ba­ka­nı An­ka­ra’da yap­tı­ğı açık­la­ma­sın­da 1000 ya­tak­lı Rize Has­ta­ne­si 2023 de ta­mam­la­na­cak diye bah­set­miş, Mil­let­ve­ki­li Mu­ham­med Avcı Gün­doğ­du’da deniz dol­du­ru­la­cak yerde ya­pı­la­cak diye ye­ri­ni gös­ter­miş­ti.
Daha önce 200 dönüm için 800 ya­tak­lı has­ta­ne de­nil­miş­ti şimdi 1000 yatak için 300 dönüm arazi deniz dol­du­ru­la­rak ka­za­nı­la­cak ama or­ta­da daha fol yok yu­mur­ta yok fakat açık­la­nan 2023 de Has­ta­ne ta­mam­la­na­cak mı bek­li­yo­ruz. Rize İl Milli Eği­tim Mü­dür­lü­ğün­de önem­li oy­na­ma­lar oldu.
Bir süre önce ve­kâ­le­ten ata­nan İl Mü­dü­rü­nün yakın za­man­da asa­le­ti onay­lan­dı. Asa­le­ti­nin de­va­mın­da Yar­dım­cı­la­rı de­ğiş­ti.
İl Müdür Yar­dım­cı­la­rı Ça­ye­li­li Salih Yel­ken­ci ile Gü­ney­su­lu Mus­ta­fa Ka­len­der’in de­ği­şim se­be­bi­ni bil­mi­yo­ruz, idari ta­sar­ruf­tur.
Gö­rev­den alı­nan Mü­dü­rü Yar­dım­cı­la­rı İl Mü­dür­lü­ğün­de araş­tır­ma­cı ola­rak gö­rev­len­di­ril­miş­ler, yeni Müdür Yar­dım­cı­la­rı Şube Mü­dür­le­rin­den Meh­met Ki­ba­roğ­lu ve Si­nop-Bo­ya­bat’tan İlko­kul Mü­dü­rü Ahmet Gür­büz oldu. Son de­ği­şim­ler­den bi­ri­si İl Tarım Mü­dür­lü­ğün­de oldu. Tarım Mü­dü­rü­nün de­ği­şi­mi as­lın­da çok geç kal­mış bir ge­liş­me.
Ata­nan Müdür Murat Genç’i ta­nı­mam fakat ba­şa­rı­lar di­li­yo­rum.
ÇAY­KUR’dan kurum de­ği­şi­mi ya­pı­la­rak Tarım İl Mü­dür­lü­ğü­ne ata­nan Murat Genç’in ili­miz zi­ra­at, tarım ve hay­van­cı­lık ba­kı­mın­dan kat­kı­la­rı­nı bek­li­yo­ruz. Rize’de, ili­mi­ze has yö­re­sel önem­li or­ga­nik ürün­le­ri­miz var.
Man­da­li­na, Por­ta­kal, Li­ka­pa, ko­ku­lu üzüm, hay­van­cı­lık ko­nu­sun­da Te­re­ya­ğı, Kaşar ve Ka­vur­ma ko­nu­su­nu ge­liş­ti­ri­ci pro­je­ler­de des­tek bek­li­yor üre­ti­ci­le­ri­miz. Rize’de ye­tiş­me­si için çok el­ve­riş­li top­ra­ğı olan Ken­dir ye­tiş­ti­ri­ci­li­ği ko­nu­sun­da köy­lü­le­ri­mi­ze bil­gi­len­di­ri­ci top­lan­tı­lar­la teş­vik et­me­li­si­niz.

Çağlayan Şelalesini Doğallığını Koruyarak Turİzme Kazandırmayı Hedeflİyoruz

Rize Va­li­si Kemal Çeber, Kal­kan­de­re il­çe­sin­de­ki Çağ­la­yan Şe­la­le­si­ni zi­ya­ret ede­rek ya­pı­lan ça­lış­ma­la­rı ye­rin­de in­ce­le­di.

Vali Çeber, Çağ­la­yan Şe­la­le­si­ni zi­ya­re­tin­den önce Kal­kan­de­re Kay­ma­kam­lı­ğı­nı zi­ya­ret ede­rek Kal­kan­de­re Kay­ma­ka­mı Sefa Gök­me­noğ­lu’ndan il­çe­de ya­pı­lan ça­lış­ma­lar ve Çağ­la­yan Şe­la­le­si’nde ki son durum hak­kın­da bilgi aldı.
Vali Çeber, Kay­ma­kam­lık zi­ya­re­ti­nin ar­dın­dan Çağ­la­yan Şe­la­le­si­ni zi­ya­ret ede­rek ya­pı­lan ça­lış­ma­la­rı de­tay­lı bir şe­kil­de in­ce­le­di.
Ya­pı­lan in­ce­le­me­le­rin ar­dın­dan de­ğer­len­dir­me­ler­de bu­lu­nan Vali Çeber, “Rize bin­bir çeşit doğal gü­zel­li­ği içe­ri­sin­de ba­rın­dı­ran, bun­la­rı ta­ri­hi do­ku­su ile bü­tün­leş­ti­ren ve bu gü­zel­lik­le­ri in­san­la­rı ile renk­len­di­ren çok özel bir şehir. İlimiz içe­ri­sin­de yer alan doğal gü­zel­lik­le­rin bir bö­lü­mü faz­la­sı ile bi­lin­mek­te, bir bö­lü­mü ise aynı gü­zel­lik­te ol­ma­sı­na rağ­men di­ğer­le­ri kadar bi­lin­me­mek­te­dir. Biz­ler­de yap­mış ol­du­ğu­muz ça­lış­ma­lar­la bu do­ğal­lı­ğı ko­ru­ya­rak bu böl­ge­le­ri tu­riz­me ka­zan­dır­ma­yı he­def­li­yo­ruz.
İlçe­miz içe­ri­sin­de yer alan Çağ­la­yan Şe­la­le­si ’de, Kal­kan­de­re ilçe mer­ke­zi­ne 3 ki­lo­met­re me­sa­fe­de bu­lun­mak­ta­dır. Şe­la­le­mi­zin et­ra­fı kes­ta­ne, gür­gen, ıh­la­mur ve kayın ağaç­la­rıy­la çev­ri­li­dir. Bu­ra­da yap­tı­ğı­mız ça­lış­ma­lar ile bir­lik­te yerli ve ya­ban­cı tu­rist­le­ri­mi­zin bu alana ulaş­ma­la­rı­nı ko­lay­laş­tı­ra­cak, bunu ya­par­ken de en önem­li ön­ce­lik­le­ri­miz­den olan do­ğa­yı ko­ru­ma nok­ta­sın­da çok dik­kat­li ola­ca­ğız. Bu­ra­da ya­pı­lan ça­lış­ma­lar­da emeği geçen her­ke­se ve özel­lik­le des­tek­le­rin­den ötürü bölge va­tan­daş­la­rı­mı­za te­şek­kür edi­yo­rum. “ dedi. Vali Çeber’e ger­çek­leş­tir­miş ol­du­ğu zi­ya­ret ve in­ce­le­me­ler­de, Kal­kan­de­re Kay­ma­ka­mı Sefa Gök­me­noğ­lu, Kal­kan­de­re Be­le­di­ye Baş­ka­nı Kenan Yıl­dı­rım, İl Özel İdare Genel Sek­re­te­ri Ümit Hü­se­yin Sarı ve Kül­tür ve Tu­rizm Mü­dü­rü Esra Alem­da­roğ­lu eşlik etti.

Haber Merkezi

DAVETSİZ MİSAFİR KORONAVİRÜS

Ko­ra­na­vi­rüs sal­gı­nı ile mü­ca­de­le­miz ili­miz ge­ne­lin­de bir yan­dan yaş grup­la­rı­na göre sı­ra­sı ge­len­le­ri­nin aşı­lan­ma­sı, diğer yan­dan ise fil­yas­yon ekip­le­ri­nin kapı kapı, ev ev ge­ze­rek yü­rüt­tük­le­ri te­mas­lı ta­kip­le­ri ile de yoğun bir bi­çim­de devam et­mek­te­dir.

Lakin son za­man­lar­da bir­çok po­zi­tif va­tan­da­şı­mı­zın ıs­ra­rı­mı­za rağ­men ger­çek­te temas et­tik­le­ri kim­se­le­ri ye­te­rin­ce bil­dir­me­yip, isim­le­ri­ni giz­le­dik­le­ri gö­rül­mek­te­dir.
Temas et­tik­le­ri ki­şi­le­ri bil­dir­me­mek­le on­la­ra iyi­lik et­tik­le­ri­ni dü­şün­se­ler de ger­çek­te asla bu durum bil­dir­me­dik­le­ri ki­şi­nin le­hi­ne de­ğil­dir.
Bu se­bep­le za­ma­nın­da tes­pi­ti ya­pı­lıp, hem erken te­da­vi­ye baş­la­ma­la­rı, hem de baş­ka­la­rı­na ve sev­dik­le­ri­ne bu­laş­tır­ma­la­rı en­gel­le­ne­bi­lecek iken sırf bil­di­ril­me­me­le­ri se­be­bi ile so­run­lar bü­yü­yüp, acı­lar ço­ğal­mak­ta­dır.
Yap­tı­ğı­mız göz­lem­ler­de halen süre gelen kı­sıt­la­ma­la­rın ciddi olum­lu et­ki­si­ne rağ­men bu­laş­ma­nın aynı evde kal­ma­yan yakın aile fert­le­ri­nin, yakın ak­ra­ba eş dost, komşu zi­ya­ret­le­ri­nin kı­sıt­la­ma gün­le­rin­de dahi büyük öl­çü­de devam et­me­si so­nu­cu or­ta­ya çık­tı­ğı tes­pit edil­miş­tir.
Bu min­val­de vi­rü­sün ya­yıl­ma­sı­nı, hal­kı­mı­zın olum­suz et­ki­len­me­si­ni en aza in­di­re­bil­mek ama­cıy­la artık so­nu­cu po­zi­tif çıkan hasta veya has­ta­la­rı­mı­zın ol­du­ğu eve komşu du­rum­da­ki gerek apart­man da­ire­si ge­rek­se de ma­hal­le ve köy yer­le­rin­de­ki müs­ta­kil ev­ler­de ya­şa­yan va­tan­daş­la­rı­mız­dan da fil­yas­yon ekip­le­ri­mi­zin uygun gör­dü­ğü ki­şi­ler­den nu­mu­ne alı­na­cak­tır.
Yani sa­de­ce po­zi­tif çıkan ki­şi­nin te­mas­lı ola­rak be­lirt­ti­ği ki­şi­ler­den değil, çev­re­de yakın temas ih­ti­ma­li yük­sek olan ki­şi­ler­den de nu­mu­ne alımı sağ­lan­mış olu­na­cak­tır. Çünkü komşu aile­le­ri­nin ço­cuk­la­rı­nın dahi bir­bi­riy­le temas et­me­siy­le bile virüs bu­la­şa­bil­mek­te­dir.
İnsan­la­rı­mı­zı daha iyi ko­ru­mak ve vi­rü­sün ya­yı­lım hı­zı­nı azalt­mak adına bu ted­bir de uy­gu­la­ma­ya baş­la­tıl­mış­tır. Va­tan­daş­la­rı­mız­dan kendi fay­da­la­rı­na ola­cak bu uy­gu­la­ma­ya tam des­tek ol­ma­la­rı­nı talep edi­yo­ruz.
İlimiz ge­ne­lin­de halen 80 yaş ve üzeri va­tan­daş­la­rı­mı­zın aşı­lan­ma­sı­na sağ­lık te­sis­le­ri­miz­de devam edil­mek­te­dir. Ran­de­vu ala­ma­dı­ğı için aşı yap­tır­mak ama­cıy­la aile he­kim­le­ri­mi­ze veya has­ta­ne­le­ri­mi­ze ge­le­me­yen veya ge­ci­ken in­san­la­rı­mız ka­ti­yen en­di­şe et­me­sin­ler. Şuan için 80 yaş üze­rin­de ol­ma­la­rı şar­tıy­la ran­de­vu ala­ma­yan in­san­la­rı­mız­da di­rekt aile he­kim­le­ri­ne veya has­ta­ne­le­ri­mi­ze baş­vu­ra­bi­lir­ler. Sağ­lık per­so­ne­li­miz ken­di­le­ri­ne ran­de­vu şartı aran­mak­sı­zın mut­la­ka yar­dım­cı ola­cak­lar­dır.
Tü­ne­lin so­nun­da­ki ışık her ne kadar gö­rün­müş gibi olsa da önü­müz­de soğuk kış gün­le­ri bizi bek­le­di­ği ha­se­biy­le vaka sa­yı­la­rı­nın tek­rar­dan art­ma­sı ola­sı­lı­ğı­na kar­şın her za­man­ki kadar ted­bir­li ve tem­kin­li olmak zo­run­da­yız. Asla ve asla re­ha­ve­te ka­pıl­ma­ya­lım. Henüz fır­tı­na din­miş, teh­li­ke geç­miş de­ğil­dir.
Ka­mu­oyu­na say­gıy­la du­yu­ru­lur.
Haber: Mus­ta­fa SAKLI

BAHÇEŞEHİR KOLEJİ GENEL MÜDÜRÜ ÖZLEM DAĞ; UZAKTAN EĞİTİM HAKKINDA KONUŞTU


Uzaktan eğitim kesintili de olsa bir yıla yakındır devam ediyor. Son bir yılı göz önüne alarak uzaktan eğitimle yüz yüze eğitim arasındaki farklılıklar hakkında neler söylersiniz?

Eği­tim ister yüz yüze ister on­li­ne olsun bizim için ka­za­nım he­def­le­ri açı­sın­dan bir de­ği­şik­lik yok. Eği­tim, plat­form­lar­dan ba­ğım­sız ola­rak aka­de­mik, psi­ko­sos­yal ve fi­zik­sel ge­li­şim açı­sın­dan ke­sin­ti­siz devam et­me­li­dir. Di­ji­tal eği­tim, pan­de­mi son­ra­sın­da da eği­tim­de es­ki­sin­den daha çok yer tu­ta­cak. Pan­de­miy­le bir­lik­te özel­lik­le branş öğ­ret­men­le­ri­nin hem yüz yüze hem on­li­ne eği­ti­mi aynı anda yü­rüt­tü­ğü­nü göz önün­de bu­lun­du­rur­sak, pan­de­miy­le bir­lik­te ha­ya­tı­mı­za giren “hib­rit öğ­ret­men” kav­ra­mı üze­ri­ne de ça­lı­şıl­ma­ya devam edi­lecek.

Bah­çe­şe­hir Ko­le­jin­de di­ji­tal eği­tim ya­tı­rım­la­rı­mız 12 yılı aşkın sü­re­dir devam edi­yor. Bah­çe­şe­hir Üni­ver­si­te­si Eği­tim Bi­lim­le­ri Fa­kül­te­si’nin de des­te­ğiy­le di­ji­tal eği­ti­min pe­da­go­ji­si üze­ri­ne de ça­lı­şı­yor, öğ­ret­men eği­tim­le­ri­mi­zi buna göre şe­kil­len­di­ri­yo­ruz. Öğ­ret­men­le­ri­miz, Bah­çe­şe­hir Üni­ver­si­te­si bün­ye­sin­de fa­ali­yet gös­te­ren Ye­ni­lik­çi Eği­tim Ge­liş­tir­me Araş­tır­ma Mer­ke­zi (YEGAM) ta­ra­fın­dan ger­çek­leş­ti­ri­len “Di­ji­tal Pe­da­go­ji Prog­ra­mı”na ka­tı­lı­yor­lar. Tek­nik alt­ya­pı­mı­zı her geçen gün daha da ge­liş­ti­ri­yo­ruz. Ders içe­rik­le­ri­mi­zi de di­ji­tal pe­da­go­ji­ye uygun şe­kil­de ta­sar­lı­yo­ruz. Öğ­ret­men­le­ri­mi­zin di­ji­tal yet­kin­lik­le­ri­ni ar­tı­rı­yo­ruz. Her öğ­ret­me­ni­mi­zin bir “di­ji­tal eği­tim li­de­ri” ol­ma­sı için tüm do­na­nım­la­rı ka­zan­dı­rı­yo­ruz. Di­ji­tal eği­tim ta­sa­rım­la­rı da yap­ma­la­rı için 6 kam­pü­sü­müz­de pilot uy­gu­la­ma ola­rak Di­ji­tal Eği­tim Mer­ke­zi’mizi ha­ya­ta ge­çir­dik. Bu mer­ke­zi

tüm kam­püs­le­ri­miz­de yay­gın­laş­tır­mak için plan­la­ma ya­pı­yo­ruz. Hem ve­li­le­ri­mi­zin hem öğ­ren­ci­le­ri­mi­zin daha iyi öğ­ren­me ve sür­dü­rü­le­bi­lir di­ji­tal eği­ti­me dair bek­len­ti­le­ri­nin öte­sin­de, 360 de­re­ce di­ji­tal eği­tim çö­zü­mü su­nu­yo­ruz.
Hib­rit model, eği­tim­de bir zo­run­lu­luk ol­mak­tan çık­tı­ğın­da da aynı şe­kil­de devam edecek mi?
Hib­rit model, ka­lı­cı ola­cak­tır. Eği­tim­de di­ji­tal dö­nü­şüm pan­de­mi ön­ce­si baş­la­yan bir süreç. Ancak pan­de­mi ko­şul­la­rı, di­ji­tal eği­tim­de dünya ge­ne­lin­de yol alın­ma­sı­nın önünü açtı. Di­ji­tal eği­tim ola­nak­la­rı­nın öğ­ret­men­le­ri öz­gür­leş­tir­di­ği­ni, ma­ter­yal ola­rak zen­gin­leş­tir­di­ği­ni gö­rü­yo­ruz. Öğ­ren­ci­le­re gel­di­ği­miz­de, öz di­sip­lin ko­nu­la­rın­da ken­di­le­ri­ni ge­liş­ti­ri­yor­lar. Kendi öğ­ren­me de­ne­yim­le­ri­ni ta­sar­lı­yor­lar. Öğ­ren­mek bir görev değil yaşam boyu sü­recek bir alış­kan­lık ola­rak be­nim­se­ni­yor. Yaşam boyu öğ­ren­me ko­nu­sun­da

ön­ce­den be­nim­se­dik­le­ri alış­kan­lık­la­rı da ge­liş­ti­ri­yor­lar. Pan­de­mi­nin ge­tir­di­ği tüm olum­suz­luk­la­ra rağ­men di­ji­tal dö­nü­şüm ko­nu­sun­da ya­rat­tı­ğı zo­run­lu­luk­lar­la or­ta­ya çıkan ino­vas­yon­lar, eği­tim başta olmak üzere ya­şa­mın pek çok ala­nın­da ka­lı­cı ola­rak devam ede­cek­tir. Uzak­tan eği­tim sü­re­cin­de ve­li­le­ri en çok kay­gı­lan­dı­ran ko­nu­lar neler oldu? Bah­çe­şe­hir Ko­le­jin­de veli ile­ti­şi­mi­ni­zi bu an­lam­da nasıl yü­rü­tü­yor­su­nuz? Uzak­tan eği­tim sü­re­ci­nin ba­şın­dan bu yana tüm ve­li­le­rin, aka­de­mik ge­li­şi­min ke­sin­ti­ye uğ­ra­ma­dan devam et­me­si ko­nu­sun­da çok has­sas ol­du­ğu­nu söy­le­ye­bi­li­riz. Eği­tim­ci­ler ola­rak biz, eği­ti­min yal­nız­ca aka­de­mik ge­li­şim­den iba­ret ol­ma­dı­ğı­nı bi­li­yor, di­ji­tal eği­ti­me 360 de­re­ce ba­kı­yor ve bu an­lam­da ge­liş­tir­me­ler ya­pı­yo­ruz. Eği­ti­min en önem­li ayak­la­rın­dan biri, okul ve ebe­veyn iş bir­li­ği. Ko­şul­lar ne olur­sa olsun eği­tim en iyi şe­kil­de devam et­me­li ve

veli iş bir­li­ği­ni de bun­dan ayrı tut­mak müm­kün değil. Bah­çe­şe­hir Ko­le­jin­de uzak­tan eği­tim sü­re­ci­ni öğ­ren­ci­le­ri­mi­zin aka­de­mik, psi­ko­sos­yal ve fi­zik­sel ge­li­şim­le­ri­ni ke­sin­ti­siz sür­dür­mek üzere yü­rü­tü­yo­ruz. Ve­li­le­ri­miz­le olan iş bir­li­ği­miz­de de tıpkı yüz yüze eği­tim­de ol­du­ğu gibi hem aka­de­mik ge­li­şim ko­nu­sun­da­ki iş bir­li­ği­mi­zi hem de psi­ko­sos­yal des­te­ği­mi­zi aynı şe­kil­de devam et­ti­ri­yo­ruz. Uzak­tan eği­tim sü­re­cin­de tek­no­lo­ji­nin des­te­ğiy­le bu des­te­ği­mi­zin daha yakın ve kap­sa­yı­cı bir hale gel­di­ği­ni de söy­le­mek müm­kün. Özel­lik­le ça­lı­şan ebe­veyn­ler için öğ­ret­men ve ida­re­ci­ler­le bire bir gö­rüş­me ola­nak­la­rı zaman ve mekân sı­nı­rı­nın or­ta­dan kalk­ma­sıy­la bir­lik­te daha ko­lay­laş­tı. Veli iş bir­li­ği­mi­zin önem­li ayak­la­rın­dan olan veli se­mi­ner­le­ri de aynı şe­kil­de. Daha önce iş yo­ğun­lu­ğu ne­de­niy­le veli se­mi­ner­le­ri­mi­ze ka­tı­la­ma­yan ebe­veyn­ler, gö­rün­tü­lü gö­rüş­me plat­form­la­rıy­la dü­zen­le­di­ği­miz veli se­mi­ner­le­ri­ne daha rahat ka­tı­lım gös­te­re­bil­di­ler. Veli se­mi­ner­le­ri­mi­zi yıl­lar­dır, ve­li­le­ri­mi­zin yoğun il­gi­siy­le ger­çek­leş­ti­ri­yo­ruz. Pan­de­mi ön­ce­si Tür­ki­ye’nin 63 ilin­de bu­lu­nan kam­püs­le­ri­miz­de sü­rek­li ola­rak dü­zen­le­di­ği­miz se­mi­ner­ler­le ve­li­le­ri­mi­zi di­ji­tal eği­tim­den, ebe­veyn ve çocuk iliş­ki­si­ne, sos­yal medya okur­ya­zar­lı­ğın­dan ge­le­ce­ğin mes­lek­le­ri­ne dek çok geniş bir konu ha­vu­zun­da ko­nu­nun uz­man­la­rı ve aka­de­mis­yen­ler­le bu­luş­tu­ru­yor­duk. Pan­de­mi dö­ne­mi, veli se­mi­ner ve eği­tim­le­ri­mi­zi di­ji­tal plat­form­la­ra ta­şı­ma­mı­zı ge­rek­tir­di. Yüz yüze se­mi­ner­le­re zaman kı­sıt­la­ma­sı ne­de­niy­le ka­tı­la­ma­yan ve­li­le­ri­miz, on­li­ne se­mi­ner­ler için çok yoğun talep gös­ter­di. 1000 kişi ile sı­nır­lı olan on­li­ne se­mi­ner­le­re gös­te­ri­len ta­le­bi kar­şı­la­mak için ek se­mi­ner­ler koy­duk. On­li­ne se­mi­ner­le­re aile ola­rak ka­tı­lan ve­li­le­ri­mi­zi de göz önün­de bu­lun­du­rur­sa her otu­rum­da iki bini aşkın ve­li­mi­ze ses­len­dik.
Haber-Foto: Mustafa SAKLI

Berkay Sandıkçı Bergama Belediyespor’da

Çay­kur Ri­zes­por Alt­ya­pı­sın­da ye­ti­şen 20 ya­şın­da­ki genç fut­bol­cu Ber­kay San­dık­çı, 3. Lig ekip­le­rin­den Ber­ga­ma Be­le­di­yes­por ile 1,5 yıl­lık söz­leş­me im­za­la­dı.

TFF 3. Lig 4. Grup’un İzmir ekip­le­rin­den Ber­ga­ma Be­le­di­yes­por, Çay­kur Ri­zes­por alt­ya­pı­sın­da ye­ti­şe­rek pro­fes­yo­nel olan 20 ya­şın­da­ki Sol Bek oyun­cu­su Ber­kay San­dık­çı ile 1,5 yıl­lık söz­leş­me im­za­la­dı.
Fut­bo­la 11 ya­şın­da Çay­kur Ri­zes­por alt­ya­pı­sın­da baş­la­yan ve 18 ya­şın­da Ye­şil-Ma­vi­li Kulüp ile 2 yıl­lık pro­fes­yo­nel söz­leş­me im­za­la­yan Ber­kay, bu­gü­ne kadar ku­lü­büy­le 23’ü U21 Li­gin­de olmak üzere 175 maça çık­mış ve 24 gole imza at­mış­tı. Çay­kur Ri­zes­por ile sezon ba­şın­da söz­leş­me­si sona eren genç fut­bol­cu, ken­di­si­ni 1,5 yıl­lı­ğı­na Ber­ga­ma Be­le­di­yes­por­lu yapan im­za­yı ata­rak, yeni ta­kı­mıy­la ça­lış­ma­la­ra baş­la­dı.

Haber Merkezi

« Older Entries